gasteci.com
     Ana Sayfa Reklam Canlı Tv Seyret Resim Yukle Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ordudan atılmış olmak hayatın sonu değil!
İskender Pala'nın yaşadıkları "Türk Silahlı Kuvvetleri'nde dindar bir subayın nasıl barındırılmadığı...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Perde Arkası
Balyoz Planı'nın lokomotifi Çetin Doğan, "Batı Çalışma Grubu"nu kurmuş bir paşa olarak, Çevik Bir çi...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kürtler 10 Eylül 1979 - Birileri 12 Eylül 1980
PKK Terör Örgütü’nün ivme kazanmaya başladığı tarihler 1982-1983’lere rastlar. Kırılma n...

Harun Tokak

Harun Tokak "Analar Çocuklarınızı Atmayınız!"
Soğuk bir kış gecesi daha sona eriyor ve Moskova, sokaklarda sabahlayan kimsesiz bir adam gibi yavaş...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş MONŞER Saklı seçilmişler
“Monşer” sözcüğü Türk toplumunun kolektif hafızasında bir hitap şekli olmaktan çok öte farklı anlaml...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk On ikinci dalganın püf noktası
On ikinci dalganın ardından kopan fırtınanın püf noktası Ergenekon'un beyninin irkilmesidir. Ne ...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Sen Adammışsın Reis!
Hani Reis.. hani "parke parke taş duvarlara" baktığın günler vardı ya... Hani şu ömründen ...

Halit Esendir

Halit Esendir MAYINLARI KİMLER DÖŞÜYOR
Gün geçmiyor ki güneydoğudan mayına basarak şehit olan asker haberleri gelmesin. Özellikle günd...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI?
Siz de ‘kırılan kolun yen içinde kalması gerektiği'ne inananlardan mısınız? Eğer öyle ise, zah...

Sezai Şen

Sezai Şen DEMOKRATİK AÇILIMDA PARTİLERİN YANLIŞLAR SİLSİLESİ
Hükümetin ‘Demokratik Açılım’ olarak nitelendirdiği, daha başkalarının ise Kürt Açılımı ...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Yahudi Efendi, Vahdettin ve Emmanuel Karasu!

Aydoğan Vatandaş Bir gazetecinin yaşamında, yaptığı kimi haberlerin, röpörtajların özel bir yeri vardır. Geçmişe baktığımda bu şekilde anımsadığım bir çok haber ve röpörtaj ve tv programı var. Ama çok azı beni NY’taki ofisinde görüştüğüm Profesör Toksöz Bayram Karasu röpörtajı kadar heyecanlandırdı doğrusu.
Aydoğan Vatandaş
Çünkü bu hikayenin içinde ucu günümüze kadar ulaşan çok büyük, çok gizemli bir başka hikaye saklı. Geçen hafta Zaman Pazar’da yayınlanan ve bir çok internet sitesinin de alıntı yaptığı röpörtajı, sonsaniye.net okuyucuları için, bir kaç paragraf ekleyerek veriyorum. Sağlıcakla kalın.
***

"Annem bir Sefarad Yahudi'siydi ve Ladino dilini konuşurdu; babam bir Türk'tü ve Sünni Müslüman'dı; mürebbiyem bir Fransız Katoliği'ydi; tarih öğretmenim Şii'ydi ve Arapça konuşurdu; hahamım İbranice konuşurdu; müzik öğretmenim Ermeni'ydi; İslam'ın farklı bir yorumuna inanan bir de haremağam vardı. Hepsi bir çeşit Türkçe konuşurlardı".

Bu sözler, Toksöz Bayram Karasu’nun ‘Yahudi Efendi’ adlı romanının kahramanı Adam Zakir’in sözleri.

Adam Zakir sadece bir roman kahramanı mı? Roman’da anlatılanlar gerçek mi, yoksa tümüyle bir kurgudan ibaret mi? İşte yanıtını aradığımız soru bu.

Karasu, aslında Amerika’nın en saygılı Psikiyatri profesörlerinden biri. Albert Einstein Tıp Fakültesi’nin Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü’nde Üniversite Başkanı olarak görev yapıyor. Emrinde tam 10 hastane bulunuyor. Çok sayıda kitabın yazarı veya editörü. İki de çoksatara imza atmış: The Spirit of Happiness(Mutluluğun Ruhu) ve The Art of Serenity (Huzurlu Yaşama Sanatı).

Karasu’nun ‘Yahudi Efendi’ adıyla çevrilen bu kitabı geçen hafta NY Times’ın kitap ekinin de kapağındaydı.

Kendisiyle, Üniversitedeki Ofisi’nde görüştük.

Karasu’nun ‘Yahudi Efendi’ adlı romanı aslında ilk olarak, 2005 yılında İngilizce yayınlanıyor, ‘ Of God and Madness’(Tanrı ve Deliliğe Dair) adıyla.

Bir yıl aradan sonra, Handan Balkara’nın tercümesiyle ‘Yahudi Efendi’ olarak yayınlanıyor Everest Yayınları tarafından. Acaba Soner Yalçın’ın ‘Efendi’ kitabının rüzgarı ile bir satış stratejisi hedeflenmiş olabilir mi? Karasu bunu şöyle açıklıyor:

(Doğrusu Karasu tüm eserlerini İngilizce yazmış; bu bakımdan İngilizceye Türkçeden daha fazla hakim olduğunu röportaj sırasında açıkça gözlemliyoruz. Sorularımızın bir kısmını Türkçe yanıtlamakta zorlanıyor. Sorular ağırlaştıkça İngilizceyi kullanmayı tercih ediyor, sık sık.)

‘Aslında İngilizcesi de ‘Yahudi Efendi’ yani ‘Mister Jew’ olacaktı ama buradaki yayıncı firma, bu ifadenin, Yahudiler için küçültücü olabileceğini düşündü, oysa Türkçede, bilindiği gibi ‘Efendi’ kelimesinin yüceltici bir anlamı vardır. Ama kitabın alt başlığı ‘Of God and Madness’ tı, Türkçesi’nde de.’

Toksöz Bayram Karasu, kimdir, ondan dinliyoruz.

‘Erzurum, Pasinler’de doğdum 1935’te. 1936- 41 yılları arasında babamın askerlik görevi dolayısıyla Bursa’da, Akşehir’de bulunduk. Hasankale’de Erzurum Lisesi’ni bitirdim. 1953 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdim. O zamanlar Türkiye’deki tek Tıp Fakültesiydi. 1959 yılında mezun oldum. Daha sonra Adana’da Trahom Hastanesi’nde çalıştım, Erzurum’da parasız yatılı okulda okuduğum için. Zengin bir ailenin çocuğu değildim. Askerlik görevimi tamamladıktan sonra, Kanada’ya gittim ve Montreal Üniversitesine girdim. Sonra Yale Üniversitesi’ne kabul edildim 1964 yılında. 1969’da Yale’i bitirdim. 1969’da da bu üniversiteye geldim. O günden bu yana da buradayım. ‘Tekkeyi bekleyen, çorbayı içer’ derler. Ve şimdi bu Üniversite’nin başına geçtim. Emrimde 10 hastane var.’

Kitapta anlatılan hikayeye göre Osmanlı’nın son dönemlerinde, Vahdettin’in oğlu Ertuğrul’dan önce, Yahudi asıllı cariyelerinin birinden bir oğlu olur. Ancak sarayın bu çocuğu tanıması mümkün değildir. Adı: Adam Zakir’dir, saraydan uzakta bir köşkte, farklı dinlere mensup mürebbiyelerin elinde büyür. Annesi de gizli gizli Yahudi kültürünü öğretmektedir. Adam Zakir, Ertuğrul’un padişah olacak olmasını bir türlü hazmedememekte ve onu kıskanmaktadır, beri taraftan da nefsini köreltmeye, bu farklı dinler arasında kalmış olmanın getirdiği paradokslarla Tanrı’yı bulmaya çalışmaktadır.

Yani Tanrı’yı arayan Adam Zakir’in öyküsüdür aslında kitap.

Karasu, Adam’ın bu yolculuğunu şöyle anlatıyor bize:

‘Çok dinli ve çok kültürlü bir ortamın getirdiği paradokslarla yoğun bunalımlar yaşayarak yolunu bulmaya çalışır Adam Zakir. Önce Hıristiyan olur. Fransız mürebbiyesi ve Ermeni müzik hocasına duygusal yakınlığından ötürü Hıristiyan olur bir süreliğine. Arapça Hocası zor bir adamdır, babası ise çok meşgul ve uzaktadır. Fakat bu tercih entelektüel bir tercih olmamıştır. Ancak Ermeni müzik hocasının İncil ve Hıristiyanlık aleyhinde yaptığı konuşmalardan etkilenerek, Hıristiyanlığı da bırakır. Hıristiyanlıktan sonra, Ateist, Yahudi ve Müslüman olur. En sonunda tüm dinlerin mesajının aynı olduğunu fark eder böyle bir ülkeden diğerine, bir inançtan öbürüne, bir insandan başkasına savrulup dururken, en sonunda ‘Tanrı’nın aşk olduğunu’ fark eder.’

Romanda Adam Zakir’in intihar eğilimli oluşunu ve bunun nedenlerini soruyoruz.

‘Adam Zakir, manik depresif bir karakteredir ancak bu mevsimseldir, kışları tümüyle içine kapanık, melankolik, yazları mutlu ve coşku doludur. Bunun nedeni sevgisiz ve kötü bir çocukluk geçirmiş olmasıdır.’

Adam Hıristiyanlığı bıraktıktan sonra Paris’e gider. Burası Doktor Lugner'lerin evidir.

Dr. Lugner, dine bağlı gibi görünen bir Yahudi ama aynı zamanda yaptığı yasadışı kürtajlarla tanınmış bir doktordur. Adam, doktorun iki yüzlü tutumu ve dini kendi işine geldiği gibi yorumlaması nedeniyle Yahudilikten de soğur. Doktorun yardımcılığını yapmaya başlayan Adam, onun yasadışı kürtaj operasyonlarına katılmakla kalmaz, kısır kadınların doğum yapmasını sağlayacak yeni buluşu olan "mekanik dölleme" operasyonlarında da bizzat yer alır.

Bu operasyonlardan biri Sorbonne'da okuyan Türk genci Cemil Karasu, yani kitabın yazarı, Prof. Dr. Toksöz Bayram Karasu’nun babasının eşine, Fransız-Yahudi karısı Sabina'ya yapılır. Yani Sabina aynı zaman da kitabın yazarı Toksöz Bayram Karasu’nun annesidir.

Kitabın başında şu ifadelere rastlarız: "Babama... namsız şair ve düşünür Cemil Karasu'ya".

Aile, Nazilerin yahudi avı nedeniyle Türkiye’ye gelir ve Erzurum’a yerleşir.

İşte meselenin en can alıcı noktası burada başlamaktadır. Yazar aslında Vahdettin’in oğlu olduğu düşünülen Adam Zakir’in biyolojik oğlu olduğunu iddia etmektedir. İşte burayı doğru anlayıp anlamadığımı soruyorum romanın yazarı Toksöz Bayram Karasu’ya.

‘Her roman elbette, yazarın hayatından da bazı gerçekler içerir. Evet romanda anlatılanlar, babamın notlarına göre gerçektir. Dolayısıyla bunlar babamın gerçekleridir. Ama ben babamın notlarında geçenleri araştırdım. Ve bunların gerçek olduğunu öğrendim.’

Yazar’ın bir açığını yakalamış olduğumu sanarak şu soruyu soruyorum: ‘Adam Zakir, İstanbul günlerinde "Cağaloğlu semtinde, Sultanahmet Camii'ne nazır" Hotel Claude Farrere'de kalıyor. Claude Farrere, "Türk dostu" olarak bilinen bir Fransız yazarı. Romanın geçtiği tarihte orada gerçekten bir Hotel Claude Farrere var mıydı?’

‘Evet’ diyor ve ekliyor. ‘Otelin sahibi Ayhan Kıldıoglu’ydu. İşte bu da telefon numarasıdır. Kendisini arayıp bunu sorabilirsiniz. Oteli 1980’lerde satıyor ve otelin adı ‘Avlonya.’ oluyor.

Romanda anlatılanların gerçek olup olmadığını tekrar tekrar soruyorum, duyduklarıma inanamayarak.

Karasu, ısrarla ‘babamın notlarına göre evet gerçek’ diyor. Bu kez tarihi bir açıklama yapıyor yazar:

‘Kitabın Türkçesi ile İngilizcesi arasında bir fark var?’

‘Nedir o diye soruyorum merakla.
‘Türkçe baskısından bazı bölümler çıkarıldı. Adam Zakir’in annesinin soyu Türkiye’de devam etti. Yayın evi bu bölümü çıkarmak zorunda olduklarını, zira bu ailenin şu an Türkiye’nin en etkili ailelerinden biri olduğunu söyledi. Yayınevi bunu aileye soruyor. Bana söyledikleri ailenin Yayınevini tehdit ettiği şeklinde. Bu ailenin kim olduğunu açıkçası ben de bilmiyorum çünkü o zamanlar henüz soyadı yoktu. Bende olanlar sadece ilk isimler. Sadece onların da yayın işinde olduklarını biliyorum, ama sermaye başka bir yerden geliyor.’

Kitabın yayıncısı Everest Yayınları’nın yöneticisi arkadaşım Vedat Bayrak’ı arıyor duyduklarımın doğru olup olmadığını soruyorum. ‘Evet bazı bölümleri çıkarmak zorunda kaldık.’ Diyor o da. Sonra o aileyi soruyorum. ‘Bana bir mail at, editör arkadaşa sorayım diyor.’ ( Yayınevi’nden henüz bir yanıt gelmiş değil.)

Açıkçası, duyduklarım karşısında neredeyse küçük dilimi yutacak gibi oluyorum ve aynı soruları tekrar tekrar soruyorum. Aldığım cevaplar hep aynı oluyor. Karasu’nun vereceği yanıtların önemini tahmin ettiğim için yanımda sadece ses kayıt cihazı değil aynı zamanda profesyonel bir kameramanla bütün konuşulanları görsel olarak da kaydediyorum.

Israrla o aileyi soruyorum ama ‘hayır’ o ailenin adını alamıyorum bir türlü. Sonra kitabın İngilizcesi’ni gösteriyor bana:

‘İsimler burada var’ diyor. Bakıyor ve Adam Zakir’in annesinin adını ve romanda geçen önemli isimleri görüyorum, bir bir.

İngilizce baskının 69.cu sayfasında Adam Zakir’in pasaport bilgilerini görürüz:
Mother’s maiden name(Annesinin kızlık ismi): Sheera Cohen

Cemil Karasu’nun oğlunun adı romanda Amiti’dir ve yazar Türkçe baskıda yer almayan bu bölümde, bu adı kullanarak, annesi Sabina’nın 1984 yılında ölümünün ardından bulduğu babasına ait notlardan yola çıkarak yaptığı araştırmayı anlatır. Ailenin diğer fertlerini, romanda geçen diğer gerçek tarihi kişilerle ilgili bilgiler verir. Gülseren ve Gülderen adlı iki kız kardeşini nasıl bulduğunu anlatır; Adam Zakir’in, kendisine tıpatıp benzeyen Şükran adlı bayandan olan oğlunu Kudüs’te nasıl bulduğunu da. Kördür ve beyin tümüründen muzdariptir. Adı: Zakir’dir. ‘Yarı kardeşim’ der, Amiti ona.

Roman’da geçen karakterlerinden biri de İttihat Terakki’nin en önemli isimlerinden biri olan Emmanuel Karasu’dur. Onun da hayatının sonlarında kör olduğunu ve beyin tümörüne yakalandığı notunu düştükten sonra, Adam Zakir’in aslında Vahdettin’in değil, Emmanuel Karasu’nun oğlu olduğunu ima eder, şaşırtıcı bir şekilde.

1905’ de İstanbul'da başlayan Adam Zakir'in yaşamı 1947'de Kudüs'te noktalanır.

Roman’ın İngilizce baskısının son satırlarında şu tarihi cümlelere rastlıyoruz: ‘In 1996, I was diagnosed with the same type of brain tumor that Adam, Emmanuel Carasso, and Şukran’s son, Zakir, had. I was operated on, and tumor was partially removed.’

Türkçesi şöyle: ‘1996 yılında Emmanuel Karasu, Şükran ve Adam’ın oğlu Zakir’de olduğu gibi bana da ‘beyin tümürü’ teşhisi konuldu. Ameliyat oldum, ve tümör kısmen çıkarıldı.’

Karasu röportajımızda ise şöyle diyor. ‘Adam Zakir’de olduğu gibi bende de beyin tümörü çıktı. O yüzden çocuk sahibi olmadım, çocuğuma da geçmemesi için.’

Romanın gerçek bir hayat hikayesi mi, yoksa bir kurgu mu olduğuna artık siz karar verin.


17.Şubat.2007 22:04:36

Puan: 2.8/5 (410 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   iyilerle
Alaton'lar
   Bilge
Ben çokkültürlü,çokdinli yapısıyla Osmanlı'yı kastediyorum Sn.Yazar.Kimbilir belki de AB'yi yeni Osmanlı Birliği yapabiliriz genç nüfusumuzla... Bencileyin fakirlerin hayalleri bitmek bilmiyor nedense Sn.Yazar.
   Bilge
Çokkültürlü , çokdinli ortamlarda yetişmek ve kaybolmak isterdim bu yolda.Her türlü kayboluş yeniliğin,yeni fikirlerin doğuşuna sebep olabilir.Gerçekten heyecan verici bir röportaj,tebrikler Sn.Vatandaş emekleriniz için.
   hakan canata
tamamda o yahudi bu yahudi ne oluyor kardeşim ne yapcaz şimdi çözüm ne anlatmak istediğin ne bu ünlü aile kim ve kime ne zararları var bir bilen varsa açıklasın böyle gizem mizem nereye kadar...
   metin kocakurt
Emmanuel Karassu,Osmanlı'nın cenazesini kaldıranlardan. Abdulhamit Han'ın baş düşmanlarından. Tahttan indirilme tebliğini yapan hey'etten. İttihat Terakkiyi ve Jöntürkler oluşumunu sağlayan ve finanse eden yahudi.Tüm Karasu'lar torunlarıdır. Kardeşi İzhack'ın torunu DANONE nin sahibidir.
   Vedat KAR
STV de yayınlanan Yağmurdan Sonra dizisi canlandı zihnimde birden!...
   pls
Tosöz Bayram Karasu , bu adam kesin yahudi...

Aydoğan Vatandaş Arşivi
MONŞER Saklı seçilmişler 13.Eylül.2009
Fetih Suresi, Hakkari’de bulunan İncil ve Muhsin Yazıcıoğlu! 13.Eylül.2009
New York muhteşem Türk Festivaline hazırlanıyor 13.Eylül.2009
Hilmi Paşa'nın savcılara hiç bir şey söylemeyeceğini de yazmıştık 13.Eylül.2009
Öcalan'ın gerçek niyeti 15.Ağustos.2009
Hürriyet'in YAŞ'ta AIDS tetikçiliği 10.Ağustos.2009
Albay Aziz Hacıbektaşoğlu'nu Ordu'dan attıran Medya Grubu hangisi? 05.Ağustos.2009
Türk subayları Şilili subaylardan daha mı değersiz? 03.Ağustos.2009
TSK'da çok garip komplolar silsilesi 29.Temmuz.2009
Çevik Bir ve Hurşit Tolan artık gerçeklerle yüzleşmeli 22.Temmuz.2009
Türkiye ne çektiyse hep 2. adamlardan çekti! 12.Temmuz.2009
Personeliniz Siyasetinizdir! 17.Haziran.2009
Kıbrıs’ta ele geçirilen İncil’e ne oldu? 09.Haziran.2009
Mavi Akım'dan Ergenekon'a Avrasya'da Enerji Savaşları 04.Haziran.2009
Rus gizli servisleri, Ergenekon ve MİT 25.Mayıs.2009
Bir Türkiye gezisi ve akılda kalanlar 21.Mayıs.2009
Dünden bugüne ordu da iktidar savaşları 16.Mayıs.2009
Ergenekon ‘Okulların’ Karşılığında Ruslara Çeçenleri mi verdi? 08.Mayıs.2009
Hilmi Paşa Ergenekon Savcılarına Ne Söyledi? 06.Mayıs.2009
Muhsin Yazıcıoğlu ve CIA'deki Tartışma 30.Nisan.2009
CIA’nin Web Sitesi ve Muhsin Yazıcıoğlu 26.Nisan.2009
Ertuğrul Özkök’e birkaç soru.. 17.Nisan.2009
Yok böyle bir Ressam Koca! 14.Nisan.2009
Ayşe Arman’ın röpörtajı ve New York’lu Ressam Koca! 12.Nisan.2009
Obama ne demek istedi? 07.Nisan.2009
Seçim sonuçları ne anlama geliyor? 31.Mart.2009
Bu millet seni unutmayacak! 28.Mart.2009
Teksas'tan Agarta'ya 10.Mart.2009
İlter Türkmen o resmin neresinde? 17.Şubat.2009
Ülke TV’ye Yakışmayan ‘Sıradışı’ Bir Kıskançlık 05.Şubat.2009
Türkiye’de Dengeler Değişirken… 22.Aralık.2008
Obama’nın Başkanlığı bir devrim midir? 06.Kasım.2008
NY Türk Film Festivali ve akılda kalanlar 12.Ekim.2008
Washington-New York arasında birkaç küçük not 27.Eylül.2008
Gürcistan ve ABD Seçimleri 22.Ağustos.2008
Ergenekon 2001'de neden kapatıldı? 08.Ağustos.2008
Agarta, parapsikoloji ve Ergenekon! 02.Ağustos.2008
‘Agarta meselesi’ ya da ‘iddianameyi sulandırma çabası’! 18.Temmuz.2008
ABD İran'a saldıracak mı? 26.Haziran.2008
Hasidik Hareketin Kökenleri 28.Mayıs.2008
Hasidik Yahudilerin gizli dünyası 17.Mayıs.2008
Ekim ayına dikkat! 11.Mart.2008
NUH GÖNÜLTAŞ'I DOĞRU OKUMAK! 13.Haziran.2007
GENELKURMAY’IN TERÖRE KARŞI KİTLESEL TEPKİ ARAYIŞI 09.Haziran.2007
TERÖR VE FIRSAT OPERASYONU! 07.Haziran.2007
Beatles’ın ‘Dr. Robert’i bir Türkmüş! 08.Mayıs.2007
NY TIMES: ABDULLAH GÜL ORTA SINIFIN YÜKSELİŞİ! 26.Nisan.2007
TÜRKİYE ÇOK DİKKAT ETMELİ! 18.Nisan.2007
Amerikan Kongresi’ne New York çıkarması 11.Nisan.2007
Psikolojik Savaş Filmlerle devam ediyor: 300 Spartalı 15.Mart.2007
Hayalet Sistemi! 02.Mart.2007
Amerika’da Eğitim 25.Şubat.2007
Yahudi Efendi, Vahdettin ve Emmanuel Karasu! 17.Şubat.2007
Amerikan Senatosu’na mektup kampanyası 04.Şubat.2007
Tahrik ve Milliyetçi Öfke! 28.Ocak.2007
Hrant Dink Cinayeti: Bir Taşla birkaç kuş 19.Ocak.2007
Çetin Paşa Ne Demek İstiyor? 14.Ocak.2007
Tayyip Erdoğan Sokakta kazandı, Sokakta kaybeder! 12.Aralık.2006
‘ERKE’nin Makinesi’ ve ‘Ya Tutarsa?’ 24.Kasım.2006
İSMET ÖZEL'DEKİ EGO ECEVİT VE GÜLEN'DE YOK! 11.Kasım.2006
Artık gitmesi gerekenler! 10.Kasım.2006
Kongre Seçimleri: Bush Yönetimi İçin Sonun Başlangıcı! 09.Kasım.2006
AHMEDİNEJAD... BİR YAHUDİYE SARILIRKEN? 23.Eylül.2006
Dün ben de oradaydım 12.Eylül.2006
Din Üzerinden Siyaset! 05.Eylül.2006
Doğu Perinçek’i Anlamak 02.Eylül.2006
Yaşar Büyükanıt Dönemi Nasıl Olacak? 02.Ağustos.2006
Hz. İsa Barış timsaliydi. 31.Temmuz.2006
Reha Paşa Olayı! 18.Temmuz.2006
ERTUĞRUL BEY'İN SARI TİŞÖRTÜ 04.Temmuz.2006
TÜRKİYE BİR DAHA HAPISHANE OLMAYACAK 02.Temmuz.2006
GENELKURMAY BAŞKANI KİM OLACAK? 22.Haziran.2006
Nuh Gönültaş'tan korkulur! 19.Haziran.2006
FEHMI KORU’NUN BILDERBERG TOPLANTISINA KATILMASI NE ANLAMA GELIYOR? 13.Haziran.2006
Bir köşe Yazarı Olarak Komplo Teorisyeninin Portresi 08.Haziran.2006
Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök'e daha ne kadar dayanabilir? 03.Haziran.2006
Cemaat klübeleri mi, cemaat klüpleri mi 01.Haziran.2006
DERIN DEVLET, ERGENEKON VE EROL MUTERCIMLER 27.Mayıs.2006
New York’ta Turk Haftasi 23.Mayıs.2006
DA VINCI YALANI 18.Mayıs.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...

Acun Ilıcalı, Yetenek Sizsiniz finali ile ekranlara kitledi. İşte görme özürlü Bilal'i finale taşıyan, Emmoğlu...

MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU

İftar saati için stüdyoya giren Müslüm Gürses ATV Ana Haber'de ezan okudu

BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!

ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.

EVRENESOĞLU'NUN ALLAH İLE KONUŞMA ANI!

İskender Evrenesoğlu'nun bir müridi için Allah ile iletişime geçme görüntüleri 'simsarcılığın da bu kadar' dedirtiyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...
» BAŞBAKANA LAF ATIYORLARDI Kİ, NTV YAYINI KESTİ
» BAYRAMINIZI ZEHİR ETMEYİN
» İLKER BAŞBUĞ 4 ŞEHİT ASKER İÇİN NE DEDİ?
» MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU
» BU MAYINLARI KOMUTAN YERLEŞTİRDİ!
» BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!
» GÜNÜN KLİBİ... BENDE YETİM BİR KIZIM!
» GÜNÜN KLİBİ... MUSTAFA YILDIZDOĞAN'DAN SÜPER ŞARKI
» İdiz Yatak Odasından Bildiriyor
gasteci.com © 2008