Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Hrant Dink, dün aldığı 3 kurşun darbesiyle yaşamını yitirdi.
Aydoğan Vatandaş
Kendisiyle 2005 yılının Mayıs ayında tanışmış, Ermeni Meselesi ve ASALA Cinayetlerini anlamaya çalıştığım Alfa Yayınları’ndan çıkan ‘ASALA Operasyonları’ kitabım için bir röportaj yapmıştım.
Dink bu röportajında, Türkiye’de hala kimsenin tartışmaya cesaret dahi edemediği bazı iddialarda bulunmuş, Ermenilerin başına gelen olaylarda bambaşka faktörlere değinmişti.
Dink, Ermenilerin başına gelenlerden, Osmanlı’nın dışında bazı ülkelere, arkalarındaki sermaye yapılarına ve İttihat Terakki içerisindeki etkin, etnik bir cemaate de dikkatleri çekiyordu.
Dink, tehcir hadisesini ‘emperyalizm’ bağlamında da ele alma eğilimindeydi.
Cinayetin zamanlamasına bakıldığında, bir taşla 2 kuş vurulduğu ortadadır.
Bilindiği gibi Ermeni meselesi Amerikan Senatosu’nda bir süre sonra ele alınacak.
Referans Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can, geçen hafta manşetten duyurduğu yazısında, Amerika’daki Yahudi Lobisi’nin temsilcileriyle bir yemekte buluştuklarını ve Yahudi Lobisi temsilcilerinin, Türkiye’yi bu kez kendilerinin bile kurtaramayacaklarını söylediklerini aktardı.
Doğrusu, bu cinayetle, Türkiye, hem Ermeni meselesiyle ilgili yurtdışında hareket kabiliyetini kaybetmiş oluyor, hem de son zamanlarda Ermeni meselesinde ‘Egemen’ güçleri de suçlayan Hrant Dink susturulmuş oluyor.
Cinayeti Cumhurbaşkanlığı süreci ile ilgili olarak değerlendirenler de elbette çıkabilir. Ancak Dink cinayetinin zamanlaması, daha çok Türkiye’nin Ermeni meselesi ile ilgili yurt dışındaki faaliyetleri açısından elini zayıflatacak hamlelerden biri gibi gözüküyor bana.
İşte MİT Müsteşarı sayın Emre Taner’e burada görev düşüyor.
MİT’in proaktif bir vizyona sahip olması gerektiğini, gelişmeleri sadece izlemekle kalmayıp, hamle de yapmayı öneren sayın Taner’e önemli bir fırsat çıktı.
Cinayeti çözmek, uluslararası bağlantılarını ortaya çıkarmak gibi.
MİT müsteşarının sözleri hafızalarda bu denli tazeyken gerçekleştirilen böyle bir suikastın, kuşkusuz MİT’e bakan yönleri de olmalı.
MİT’e söylenen şu olabilir mi: ‘Siz istediğiniz kadar, proaktif olmaya çalışın, biz güpegündüz, gözünüzün önünde, işte böyle cinayet işleriz’.
Yorumlar TarafsızGörüş Türk İntikam Birliği teşkilatı ideolojik açıdan bakıldığında Türkçü Atatürkçü bir yapılanmadır ilgili kimseler bu hakikatleri zaten bilmektedir. TİB'in resmi yayın organlarını takip edenler bu oluşumun 10 yılı aşan bir süredir Türkçü ve Atatürkçü yapıda hareket ettiğini alenen görme fırsatına erişmiştir. TİB'e saldırmak için binbir oyun ve iftira ile çamur atmaya kalkanları kınıyorum, çünkü Türk milleti kimin kime hizmet ettiğini kimin devlete sadık olduğunu çok iyi biliyor. Türk İntikam Birliği teşkilatını kuran "Savaşan Atsız" aynı zamanda "Türkiye Atatürkçüler Birliği" Teşkilatı'nın genel başkanıdır. TİB ve TAB teşkilatlarına bağlı ulusal bir yayın organı "Kanal Türkçü" Türk Milletine hizmet etmeyi sürdürmektedir. Türk Milletine yıllarca hizmet veren bu Türkçü yayın organını faaliyete geçiren "Savaşan Atsız"dır. Türkiye Cumhuriyetine, Türk Silahlı Kuvvetlerine gönülden bağlı, Türklüğün yücelmesi için yıllarca hizmet veren TİB ve TAB teşkilatlarına yönelik her dönem hainler tarafından saldırılmaya ve karalanmaya çalışılmaktadır. Bu bölümde Türk İntikam Birliği teşkilatının resmi yayın organı www.turkintikambirligi.tr.cx site adresinin adını yazarak iftira ve çamur atmaya kalkmaktalar bu kişiler ulusal güçlerin etkinliğinden rahatsızlık duymuş olacakki TİB'le alakalı olmayan sözde eylemleri başkalarının üzerine yıkmaya iftira atmaya çalışmaktalar. Nitekim son zamanlarda basın organlarında açıkca Türkçülüğe Atatürkçülüğe ve bu değerleri savunanlara karşı cephe oluşturulmuş durumda. Emperyalist oyununda piyon olan kişiler, milli güçlere iftira atmaya çalışan kişiler hiç bir zaman milletimizi yanlış yönlendiremez. Türk Milleti kendi ulusal güçlerini çok iyi bilmekte ve her zaman desteklemektedir.ayhan öz Görevden merkeze alındı...Yine aynı polis: Reşat Altay!..Reşat Altay'ın sanırım geçmişte Abdullah Çatlı ve Veli Küçük'le ilşkileri sık sık gündeme getirilmişti. 16 Mart katliamına zemin hazırlamakla suçlandı.. Trabzon'a atanınca Trabzon'da tuhaf işler olmaya başladı...NATO-GLADIO-TMT örgütlenmesinin önemli elemanlarından olmalı. Derin bakanlar A. Aksu ve C. Çiçek'in en itibarlı adamlarındandı aslında! Ama yine tam bilmiyorum...Sami Gecer Turk Intikam Birligi orgutunun sitesi www.turkintikambirligi.tr.cx girince Turk dusmanlarini imha etmek icin her bilgi ve silahli eylem egitimi veriliyor sayfadaki buyuk Turkiye haritasini gorunce gozlerime inanamadim Turkiye haritasi orta asyaya kadar uzuyor Cin sinirlarina kadar variyor. Akif Koçaslan İşte o örgütün web adresi:
http://www.hafif.org/yazi/turk-intikam-birligikatakulli bu sorum hem yazara hemde nuh gönültaş a siz katilin (tetikçi anlamında) ogün samast olduğunu sanıyormusunuz gerçekten. peki delili ne. neden tanıklara bu kişi 5 kişi arasından taınnma testi yapılmadı...Medyanın Görevi??? Faşizm ikliminden kurtulabilmemiz için medyaya çok büyük görevler düşüyor.Herkes elinde bilgi belge olmadan akıl yürütüyor,küçücük çocuklar geleceklerini,eğitimlerini düşünecekleri yerde vatanın onlardan beklediği büyük görevlere(!)talip olabiliyorlar.Medyanın daha çok AB Projesi kapsamındaki konulara ilgi göstermesini istiyoruz.Ülkelerin coğrafyadaki yerlerini,dünyadaki konumlarını değiştirmeye yönelik planlar,projeler de tabii olarak takip edilecektir,bilgi verilecektir.Benim itirazım eğitimini tamamlamamış,hayat tecrübesi olmayan minik beyinlere görev yükleyenlere,bir çırpıda olaylara vakıf olamazlar çocuklar.Ancak onların düzene karşı öfkelerini,heyecanlarını,adı üzerinde deli kanlarını bir tarafa güdüleyebilirsiniz.Sayın Başbakan'ın işaret ettiği ''internet kafeler''hakikaten büyük tehdit.Devletin istihbarat örgütlerinin önce interneti kontrol altında tutması gerekiyor.Bilgi kirliliği,komplo teorilerinin çokluğu gençlerin kafalarını karıştırıyor.Kime inanacaklarını şaşırmış durumdalar.Aslına bakarsanız Ogün Samast çağındaki çocukların yaşadıkları çevreyi güzelleştirecek projelerde,AB'nin eğitim pojelerinde görevler alması gerekirken, bakıyorsunuz bilincinde olmadığı bir dava uğruna masum bir insanı,üstelik ülkesinin çok önemli bir entelektuelini öldürebiliyorlar,etrafa tehditler yağdırıyorlar.Turgay Çelikyelek Ayan-beyan gözyumma mı?..
www.nihalatsiz.com, www.turkcu.net, ozturkler.org, ozturkler.net ve Toplumcu Budun Derneği gibi web sitelerinin; Türk Solu, İleri, Hakimiyeti Milliye, Kuvvayi Milliye, Volkan, Önce Vatan, digimedya, Yeniçağ gibi gazete ve dergilerin; bilhassa son 2 yıldır yayınlarını takip edenler; Danıştay cinayetinden Rahip ve Hrant Dink cinayetine kadar bütün bu olayları kimlerin, neden, nasıl planladıklarını pekala ortaya çıkarabilir? MİT, askeri istihbarat, Emniyet-polis, savcılar ve savcılıklar bu yayınları bilmiyorlar mı, hiç takip etmediler mi? Türk İntikam Birliği Teşkilatı diye bir şey duymadılar mı?
Kim bunlar? Neden sürekli olarak Genelkurmay Başkanımız M. Yaşar Büyükanıt Paşa'nın posterlerini, resimlerini kullanıyorlar? Askerler bunu nasıl müsaade ediyor?hasan capan Ittihat ve Terakki cemiyetindeki Ermenilere karsi olan, tehcirin arkasinda olan etkin grup kimler?Zehra Ne demek kimlik bunalımı Ayın canı,Polat'ın özü???Bizler kimlik bunalımı içinde filan değiliz.Biz AB yolundaki ülkemizde önce insan olmanın erdemlerini yeni yeni anlamaya çalışan yurttaşlarız.Hırant'ın eşinin dediği gibi ''kardeşiz''hepimiz.Kökenlerimizden önce yapabileceklerimiz,bireysel yeteneklerimiz,uğraşlarımız önemli.Düğmelere basanlar,sarkacı harekete geçirenler olabilir ama sen de ekonomik olarak güçlü ol,demokrasini güçlendir.Sana ne GLADIO'dan NATO'dan!!!Hrant'ın Cenazesi bizlere eşitlik,kardeşlik,özgürlük ve demokrasi kavramlarını hatırlattı.Bunlar bilinmedik şeyler değildi,sadece içimizdeki boşluk,son günlerdeki yasalarımızı değiştirmeye yönelik gayretlerimiz ve sağlanmaya çalışılan özgürlük ortamı bizi harekete geçirdi.Bir zamanlar denizler,yusuflar,hüseyinler söylemişlerdi bu özgürlük türkülerini ama susturuldular.Bence sen iyice bir düşün derim.İnsanın kısacık ömrü değişiklikleri görmeye yetmeyebilir,yine de umutlarımız sönmemeli,var gücümüzle üretmeli,çalışmalıyız...ve en önemlisi çağın vebası 'faşizm'le,faşizmin her türüyle mücadele etmeliyiz. ilter barış Samast'lardan Yüksel ve Orhan Samast'lar kimdir? Umur Talu biraz yazmış dün! Dehşet! Sanki Gladio'nun NATO örgütlenmesinin iletişim-istihbarat işlerini yapıyor, yürütüyorlar!
Samast'lar; askerlerle de çok sıkı temas halindeler, belli! Ama hangi çerçevede?! Medya, Emniyet ve Savcılıklar; neden kulağı arkadan gösteriyor veya neyi örtmeye çalışıyor? Operasyon derinleştirilmeli! Ama bunu derin Bakan C. Çiçek ve derin Bakan A. Aksu yapabilir mi? Abiler ne der? İzin verirler mi?
Türkiye'de NATO-GLADIO-CIA-MOSSAD örgütlenmesinin aktif ve pasif toplam 1.5 milyon elemanı olduğu iddia ediliyor! Böyle ise; hiçbir siyasi-ideoljik cinayet-eylem-suikast bu ülkede gerçekte aydınlatılamaz!ATIF YOKUŞ Başı yine dertte...BBP; Gladio'yu bırakamadı!
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu; 12 Eylül 1980 İhtilali sonrası cezaevinde bir muhasebe yaptı. Ama kirli siyasetin ve kirli sistemin zincirlerini bir türlü kırıp özgürleşemedi. NATO-Gladio ve mandacı masonik örgütlenme içerisinde görev verilen Abdullah Çatlı ve Haluk Kırcı gibi kişileri, hatta Mehmet ali Ağca delisini, "vefa" diye sahiplenmeye devam etti.
Syın Muhsin Yazıcıoğlu; Anadolu çocuğudur. Fıtratı temiz bir insandır. Ama hala duyguları aklının önünde! Hala kirli sistem içerisinde ve kirli insanlarla bir şeyler yapabileceğine inanıyor; büyük gaflet ve basiretsizlik bu! Sayın Yazıcıoğlu'nun çevresindeki emekli subay ve istihbaratçıların çoğu; NATO-Gladio'nun adamı! Bir ara Cem Ersever'in samimi arkadaşı Av. Emin Emir'i İstanbul İl Başkanı yaptı!
Sayın Yazıcıoğlu; lütfen kendiniz gibi çevrenizi de ve partinizi de bir an önce kirli unsurlardan temizleyiniz ki; güzel ifade ve beyanlarınız, tepkileriniz inandırıcı olsun! Hala Milli Gürüş'çü bazı gafiller ve Hatdar Baş'ın Trabzon örgütlenmesi gibi; Kıbrıs İngiliz-Hamlet/Otello mason locası üyesi ve NATO-Türk Mukavemet Teşkilatı örgütlenmesinin ele başlarından Sayın Rauf Denktaş'ı desteklemeyi bırakınız!
Sayın Denktaş; hiçbir zaman milli, işe yarar bir siyaset geliştirmedi, geliştirmez de ve Ankara-Gladio merkez karargahının bir milim ötesinde aykırı bir şey yapmadı, yapmaz da! Sayın Denktaş; Kıbrıs'ta Türklük ve müslümanlık bilincinin gelişmesi için hiçbir şey yapmadığı gibi, Bahailer'in ve Yehova Şahitlerinin üs haline getirdikleri Kıbrıs'ta örgütlenmelerine ve Türkiye Büyük Mason Locası'nın Kıbrıs'ta şube açmasına tanıdığı hoşgörü ve imkanı; asla müslümanlara ve İslam'a tanımadı! İslam'a açık hakaret ve Türklüğe meydan okuma gibi; kızının düğününü (dekolte kıyafetleriyle) tarihi bir OSMANLI Camiinde yaptı!
Şu an bile Rumlar; Güney'deki Osmanlı-İslam eserlerine Kuzey'den daha fazla saygı göstermekte; Hala Sultan Türbesi'ni bütün dünya ziyaretçilerine açık tutmaktadırlar. Ama buna karşılık KKTC'de hala camilerin yarısı kapalıdır-kilitlidir! KKTC; resmen İnönü dönemini yaşamaktadır. Birçok müslüman-Türk köyünde ezan bile okunmamaktadır! Çünkü sayın Denktaş; kararı Türkiye MGK'dan çıkmış olmasına rağmen KKTC'de imam hatip okulu açılmasına şiddetle karşı çıkmış, direnmiş ve açtırmamıştır! Bugün KKTC'nin çok fazla din adamına ihtiyacı vardır; ama maalesef birçok Türk de Rum ve İngiliz kültürüyle asimile olmuş durumdadır!!
İşte Sayın Yazıcıoğlu; Miili Gürüş'çülerin hala Sayın Denktaş hayranlığı ve hamaseti gafletinden vazgeçip ciddi bir tövbe ederlerse; milli olma, Türlük ve müslümanlık yolunda çok büyük adım atmış olacaklardır. Çünkü bu; NATO-CIA-GLADIO örgütlenmesini reddetmek, dışarıda bağımsız-milli bir hreket olarak yeniden varoluşmücadelesi başlatmaktır! Bunun için de Sayın Yazıcıoğlu; tepeden tırnağa çevresini, kadrosunu elden geçirmelidir! İyi niyet yetmiyor! Bu zamanda çok akıllı ve basiretli olmak gerekiyor...aycan polatöz Milli Devlet ve Gerçek Cumhuriyet için..
Aslında olup bitenler ortada. Ama karanlıkçılar karartma geceleri uyguluyorlar. Güneşe siyah şal geçirmeye çalışıyorlar, ama nafile! Yapılması gereken, acil yapılması gereken nedir?
1-Türkiye'de şeffaf bir kimlik ve kişilik yapısının, bu ortamın bir an evvel oluşturulması. Ülkemizde resmen ve fiilen bir kimlik bunalımı var: Biz neyiz, kimiz? Hepimiz Ermeni miyiz, hepimiz Türk müyüz? Yoksa ayrı ayrı, ama hepsi de devletine sadakatle bağlı unsurlar mıyız? Şu an hükümran olan laikçi, mandacı(Batıcı), masonik sistem; bütük kimlikleri tehdit ediyor! Herkes kendini gizleme gereği duyuyor! Bu da ikili, üçlü kimlikli yaşama krizlerine yol açıyor..Herkes biliyor ki bu ülkede binlerce GİZLİ ERMENİ, GİZLİ SÜRYANİ, GİZLİ NUSAYRİ, GİZLİ NASTURİ, GİZLİ YAHUDİ, GİZLİ RUM var!
Bugün binlerce müslüman-Türk adları kullanan çifte kimlikli insan var ülkemizde! Bu tam bir rezalet ve skandal bir şey! Bu devlete ve halka güvensizlik, kendine güvensizlik psikolojisi meydana getiriyor. Bu kimlikler, farklı alanlarda zaman zaman tuhaf patlamalara yol açıyor.. Her sosyal patlama, bir rejim krizini de peşinden getiriyor!.. Daha fazla böyle yaşayamayız. Artık herkes neyse, kimse; öyle ortaya çıksın...
2-Ülkemiz, aslında hiçbir zaman tam bağımsız olamadı. Atatürk bazı, önemli adımlar attı elbette. Ama bu süreç devam ettirilemedi. Lozan'da taahhüt altına girdik. Azınlık okulları dışında açılan ve örgütlenen Hıristiyan ve Sabetayist misyoner tarikat okullarını, Lozan'a rağmen kapatamadık. Milli ekonomiyi ve ekonomik heyecanı ortaya çıkaramadık. Koyu devletçilik, devletten beslenen koyu rantçı beynelmilel bir sermaye ortaya çıkardı. Devlet, çoğu zaman bu masonik-siyonist yapılı sermayenin elinde oyuncak oldu. ÇOK HANTAL BİR DEVLET YAPIMIZ VAR HALA! Koyu HANEDAN-AİLE bürokrasisi var devlet içinde: Laikçi-Atatürk maskeli bir oligarşik yapılanma. Mason localarının faaliyetlerine bir türlü son veremediğimiz için, bu yapılanma peşinden GİZLİ GÜNDEM-GİZLİ ÖRGÜTLENMEYİ getirmiş: NATO-GLADIO!. 1945'lerden sonra İsmet İnönü ve Celal Bayar marifetiyle gelişen Türk-Amerikan ilişkileri ve bu çerçevede yapılan 250 civarındaki gizli-özel anlaşma, NATO taahhütleri içerisinde inanılmaz kölelik zincirleriyle bizi dışarıya; ABD ve NATO'ya bağlamış...
Diğer NATO ülkeleri askeri teşkilatlarının yüzde 10'unu NATO'ya tahsis ederlerken biz yüzde 40'ından fazlasını, dolayısıyla da tamamını tahsis etmişiz! Maalesef bugün tam bağımsız MİLLİ ORDUMUZ yok! Milli Ordusu ve MİLLİ İSTİHBARATI olmayan bir ülke; nasıl bağımsız sayılır? Ordumuz gibi; istihbarat teşkilatlarımız da kısa süre içerisinde NATO-CIA istihbaratına veya onların yamağı bir pozisyona dönüşmüş! Hatta MOSSAD'a ihale edilmişiz zaman zaman! Vallahi gücümüze gidiyor!
Halen devlet içinde gerçekte kaç tane istihbarat örgütü var; kim-ne yapar, hangisi nereye bağlı-kime karşı sorumlu tam da belli değil ne yazık ki! Böyle devlet; nasıl ayağa kalkar! Acilen bir defa istihbarat teşkilatlarımız arasında KOORDİNASYON kurulup, gerçekten MİLLİ İSTİHBARAT teşkilatımızın hemen ve mutlaka kurulması lazım...
Son meydana gelen provokatif olay, eylem, kalkışma ve cinayetler de gösterdi ki; Türkiye bu NATO-GLADIO küresel-kirli örgütlenmesi ile daha fazla ileri gidemez! Bu örgütlenme; bir iç savaş; sonra da emperyalistlerin fiilen işgalini gerekli kılan mandacı-masonik örgütlenme! Ne laik, ne Atatürkçü, ne de çağdaş! Hepsi birer kılıf, numara, kamuflaj ve takıyye!
Bir an önce NATO-Gladio örgütlenmesi tasfiye edilmeli! TAKIYYE ve KORKU CUMHURİYETİ yerine gerçekten LAİK, kendine güvenen, tam bağımsız, milli Cumhuriyet; TÜRK CUMHURİYETİ kurulmalı. Laikçi-masonik teröristler ve militanlar; evlerine gönderilmeli, emekliye sevkedilmeli!
YETER artık ! NATO paşalarından ve mandacı mason maşalarından bu ülkeye hayır gelmez!
LÜTFEN biraz IŞIK!...Murat Kocaman HRANT DİNK'İ SABETAYİSTLER ÖLDÜRMÜŞTÜR. ÇÜNKİ ONLARI DEŞİFRE ETMEYE BAŞLAMIŞTI. TEHCİRİN ARKASINDA ONLARIN OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYORDU. bilgehan türk sayın aydoğan vatandaş lütfen bana ulaşın söyleyeceklerim çok önemli alpturk52@hotGıyasettin Yılmaztürk Ülkemden tuhaf insan manzaraları ve şaşkınlıklarım...
Yeni Çağ gazetesinin bir yazarı; Türkiye'deki il il Kürtlerin yerleşim yerlerini vererek açık hedef gösterdi. Kürtleri açıkça işgalci yabancı güçler gibi gösterdi..Bir yazı dizisi gibi köşe yazısı yazdı..Bir-iki yıl kadar önce bir haber yayınlandı medyada: Bu yazarın olduğu söylenen Beyoğlu taraflarındaki Kasablanka Bar'da çatışma çıkmış, birkaç kişi ölmüş, bu yazar bazı yabacı karılarla dışarı çıkıp kaçmıştı! Kimdi bu yazar, kim adına, ne yapmak istiyordu?!
Türk Solu, İleri, Hakimiyet-i Milliye, Kuvvayi Milliye-Ulusal Bilgi Merkezi, Heddam, ozturklar.net, Öztürkler, Digimedya, Türk Kemalistler Teşkilatı, Türk İntikam Birliği, Önce Vatan, Volkan, tukcu.net, nihalatsiz.org, Toplumcu Türk Budun Derneği, İlteriş Türkçüler Derneği gibi bir sürü yayın, yayın kuruluşu, STK; epey zamandır; Kürtleri, Fethullah Gülen Cemaatini, Çingeneleri, Çerkesleri, Arnavutları, Boşnakları, Lazları, Gürcüleri...akla hayale gelmeyecek şekilde suçluyor, aşağılıyor, ağır hakaret ve küfürler ediyor, hain ilan ediyor, hedef gösteriyor! Harita üzerinden fişleme yapıyor; hepsini birer işgal gücü gibi gösteriyor! Gevenlik güçlerini harekete geçmeye, askerleri "ordu göreve!" diyerek darbeye davet ediyorlar...
Bunları kimse engellemiyor, bir şey demiyor nedense! Çünkü bunların ilginç kimlikli yazarları var: VURAL SAVAŞ, YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN, DOĞU SİLAHÇIOĞLU, İZZETTİN İYİGÜN, OSMAN ÖZBEK, HÜSEYİN MÜMTAZ BAYAZITOĞLU, CUMHUR EVCİL... Anlaşılır gibi değil! Yahu bu kişiler akılı başında insanlar değil mi? Nerelerde, niçin yazıyorlar, ne yapmak istiyorlar? Anlayan varsa yazsın da ben de öğreneyim...Cem Özdemir Sayın Yazar ve okurlar 'erke dönergeci'nin ne olduğunu sanırım anlamışlardır.Bir(salınım) hareketle sonsuz hareket elde edebilirsiniz.İstenilen kaotik ortamın yaratılması için uygun zemin sağlandı ve sonsuz hareket için geçen yıl düğmeye basıldı.Hayırlı olsun!Sezen ''Kardeşimi vurdular.Değerli bir hayata,uzaktan da olsa tanık olması insana olağanüstü heyecan veren bir hayat serüvenine hoyrat bir nokta koydular.Meğer Türkiye'yi vurmuşlar.Türkiye'nin imgesini yaralamakmış amaç.EY İMGE DEMOKRATLARI,sinsi yardakçılar,Hrant'a haddini aşmış,çizgiyi geçmiş yabancı muamelesi çekip milleti kışkırtan basın tüccarları,çekilin aradan.Yasımızı tutacağız.Hrant'ın saçının bir teline Türkiye'nin imgesini vermeye hazırdık.Onu koruyamadık.....''Her satırına,her kelimesine gözümüzde yaşlarla katılıyoruz.TÜRKİYE DEĞİL;HRANT DİNK ADLI TÜRK YURTTAŞI VURULDU.Kutsanması,korunması gereken önce insandır.İnsanını koruyamayan ülkesini nasıl korur??????Burkay Duran Sayın Bakanlar Cemil Çiçek ve Abdülkadir Aksu; aynen Mehmet ağar gibi, Türkiye'deki NATO-GLADIO örgütlenmesini ve terörlerini görmezden geliyorlar, tetikçilerle Hayal'i senaryolar ortaya konuluyor!
Beyler; etmeyin eylemeyin! Sizler de pekala bilirsiniz ki; CIA'sız, MOSSAD'sız Türkiye'de asla ve kat'a öyle kolay kolay siyasi ve ideolijik cinayet, suikast işlenmez, kitlesel büyük eylem yapılmaz, terör estirilemez ve askeri darbe yapılamaz! İsterseniz ve zahmet buyurursanız; 1950'lerden bu yana sadece fail-i meçhul siyasi-ideolojik cinayetleri, suikastları araştırıverin bir zahmet! Adres neresi; Türkiye'de hangi baronlar, medya ağaları, parababaları ve yeraltı mafyaları devreye sokulmuş?!
Katil zanlısı; "bazı ulusalcı sitelerden etkilendim!" demiş! Yahu o bazı ulusalcı siteleri kimler çıkartıyor, kimler oralarda yazarlık yapıp milleti kışkırtıyor? Hep kerli ferli adamlar, BÜYÜK TÜRK BÜYÜKLERİ değil mi? Aşırı milliyetçi, ulusalcı, fanatik Türk ırkçısı, okurlarına derin kin ve nefret aşılayan, etnik, dini ve mezhepsel kışkırtıcılık yapan, hain listeleri çıkartıp "öldürün o iti!" tarzı yayınlar yapan ve kişileri ve kurumları açıkça hedef gösteren bazı web sitelerinin yazarlarına, yazı ve demeçleri yayınlananlara şöyle bir baktım; kimler mi çıktı karşıma:
Savaş Süzal, Hulki Cevizoğlu, O. Metin Öztürk, Rauf Denktaş, Cengiz Özakıncı, Saygı Öztürk, Necdet Sevinç, İlhan Esen, Dursun Berkok, Ferruh Sezgin, Taner Ünal, Hasan Kundakçı, Mustafa Erkal, A. Bican Ercilasun, Erol Bilbilik, Vural Savaş(onlarca fanatik ulusalcı sitenin yazarı!), Korkut Eken, Emrah Eke, Kürşad Karacabey, Yakan Cumalıoğlu, Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu, Mehmet Kömen, Sadettin Gömeç, Gani Timur, Erk Yurtsever, Hakan Yeniay, İsmail Hakkı Gökhun, Murat Çoban, Şener Üşümezsoy, Hüseyin Adıgüzel, Buğra Baran, Ali Özoğlu, Bülent Uygun, Yüksel Samast, Cenk Tozkoparan, Kemal Kerinçsiz, Ateş Zoral, Sedat Peker, Adil Serdar Saçan, Veli Küçük, Aynur Saydam, Ramazan Bakkal, Kemal Aksungur, Fethi Bolayır, Erdem Akyüz, Fahrettin Yokuş, Bedri Baykam, Necla Arat, Ümit Zileli, Sönmez Targan, Yetkin Aroz, Yekta Güngör Özden, Meriç Velidedeoğlu, Deniz Banoğlu, Mehmet Yıldırım, Ender Merter, Coşkun Özdemir, Turan Özkışlalı, İlhan Yazgan, Nevzat Aygün, İbrahim Zeren, Mustafa Akkoca, Semih Tufan güraltay, Cumhur Evcil, Necati Özgen, Yaşar Müjdeci, M. emin Değer, Ertuğrul Kazancı, Özdemir Özok, Anıl Çeçen, Ümit Özdağ, Turgay Fişekçioğlu, Turan Yazgan, Nefi Demirci, Gündüz Aktan, Erol Manisalı, Mümtaz Soysal, Atalay Ergüven, İbrahim Yetkin, Çetin Yetkin, Ertuğrul Zekai Ökte, Yaşar Hacısalihoğlu, Kamran İnan, Celal Şengör, Ergun Aybars, Cihan Dura, Altemur Kılıç, Sancar Maruflu, Ali Ekber Tunçdemir, Ferit Bernay, Fatih Hilmioğlu, Ahmet Ercan, Öner Yağcı, Gökçe Fırat, Kemal Yavuz, Tuncer Kılınç, Hurşit Tolon, Tuncer Bahçıvan, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan, Arslan Bulut, Hayreddin Mahmud, Burhan Ayeri, Yalçın Pekşen, Vedat Yenerer, T. Tamer Kumkale, Ergun Poyraz, Hanifi Altaş, Mustafa Yıldırım, Rıza Küçükoğlu, Alparslan Işıklı, Alaattin Dinçer, Türkan Saylan, Doğu Silahçıoğlu, Osman Özbek, Uluç Gürkan, Kemal Özden, Türkel Minibaş, Talat Saral, Celil Gürkan...
Neler oluyor? Türk aydınları, akıl tutulması mı yaşıyor? Nereye gidiyoruz? Türk insanını tek tek fişlemek, sonra hain muamelesi yapıp yargısız infaz etmek, faili meçhule kurban etmek insanlık mıdır; yoksa akılını ve vicdanını şeytana teslim atmişlik midir? Her olay ve eylemde bütün faturayı tetikçilere ve onların kimliğinden yola çıkarak ilgisiz masum insanlara çıkartmak yerine, maşalarla uğraşmak yerine; ele başları ve o maşaları tutanları, onların da arkasındakileri görelim...Yoksa ne beter olaylar yaşarız!..
NOT: Türk milliyetçisi yazarlarımız da dikkat etmeliler...Rastgele her yayın organında yazmamalılar...Atatürk düşmanları da bu ülkede Atatürkçü maskeyle dolaşıyor! Mandacı masonik laikçi teröristlerin asıl hedefi; samimi Türk milliyetçileri ve Türk milleti! Lütfen basiret!A. Aydın DOĞAN Bir süre önce internette karşıma bir site çıktı: www.turkintikambirligi.tr.cx/. Türk İntikam Birliği sitesi; açıkça silahlı bir eylem grubu olduğunu deklare ediyor; halkı silahlanmaya davet ediyor, silahları nereden alabileceklerini söylüyor, yakında öldürdükleri kişilerin cesetlerini internet ortamında sitelerinde yayınlayacaklarını bildiriyordu. Bol bol Nihat Atsız ve M. Yaşar Büyükanıt Paşa posterleri kullanılıyordu...
Dehşete kapıldım..Bir süre sonra aynı siteyi tekrar ulaşmak istedim, ulaşamadım..
Bir gün, bir arkadaşım; "Veli Küçük, Sedat Peker'in patronu" gibi bir şey söyledi. Fenerbahçeliler Grubu imiş: İstanbul eski Valisi Erol Çakır, Veli Küçük, eski Emniyetçi Adil Serdar Saçan...Bunlar FB'li mi, yoksa BÜYÜK KULÜP'çü mü; hala çözemedim...Bir başka gün, Van İl Jandarma'dan Albay Metin Kutluğ'un, "Sedat Peker benim evliyam!" gibi bir sözünü okuyunca iyice tuhaflaştım. Demek; Sedat Peker çok önemli bir kişiymiş! Peker'in internet sitesi varmış: Öztürkler diye. Baktım; fanatik, son derece ırkçı yayınlar yapılıyordu: Özellikle Kürtler, Fethullah Gülen, Ermeniler ve diğer unsurlar aşağılanıyordu. Oradan bir dost sitelerine ulaştım: Nihal Atsiz adına kurulmuştu. Türkçü adında bir başka siteyle ortak yayın yapıyordu. Ama akıllara ziyan yorumlar, görüşler! Hainler listesi çıkarmışlar! Fethullah Gülen gibi bazı isimler için "öldürün o iti!" tarzı emirler yağdırıyorlardı. Gülen it diye de bir başka web sitesi kurmuşlar. Başında da Nurettin Veren mi, kim varmış. Siteden edindiğim bilgiler olarak..
Bugün gazetelere bakınca, Hrant Dink'in katil zanlısının adını gördüm, yine şok oldum. Samast soyismi bana hiç yabancı gelmedi. Türkiye Gerçeği, PKK Gerçeği, tsk.genelkurmay adıyla yayın yapan onlarca, belki yüzlerce antiterör milliyetçi site ve haber toplama ağı, bilgi-iletişim ağının başında Yüksel Samast ve yakınları görünüyordu. Ogün Samast'la bir ilgileri var mı, bilmiyorum. Bence Yüksel Samast kimse bir açıklama yapmalı. Hakkında zan, itham oluşmamalı!...İsim ve soyisimler insanları yanıltabilir.
NOT: Katil zanlısı; TİT militanı mı, onu da merak ediyorum.irtica Hrant dink cinayeti ile türkiyeye verilen mesaj:
Bu Türkiyeyede son günlerde bir şeyler oldu.
Kerkükte aktif hareketten bahsetmek Türkiyenin kârı mı?
Irak konusuna müdahil olmak nedemek?
Sen sana bizi biçtiğimiz rolü oyna yeter.gerisine karışma o bizim gibi büyüklerin bileceği iş.
Sana ne oluyor?
Bize diklenmek ne demek?
Bunların şakasına bile tahammülümüz yoktur bilesiniz.
Ben cumhurbaşkanlığı seçimi varmış, anlamam. Kendime posta koydurmam.böyle şeyler ancak muhalefette söylenir.
İktidardakilerin böyle şeyleri söylemeye hakları yoktur.
Çünki bilinirki buraların bir ağası var ve onun dediğine kayıtsız şartsız uyulur. Ama son zamanlarda bir gariplik oldu.
Biz kendi kararımızı kendimiz veririz benzeri laflar etmeye başladı politikacıları. Bu onların boyunlarını aşan laflardır.Velev ki böyle bir söz söylendi. O zaman başınıza geleceklere katlanacaksınız.
Siz birbirinizle uğraşamlı değilmisiniz.
Zaten ne zaman bir birinizle uğraşmayı bıraksanız dünyanın başına bela oluyorsunuz.
Sizin için bizim biçtiğimiz kaftan bu: birbirirnizle uğraşın
Birde iki meşhur konunuz var: Kıbrıs ve Ermeni meselesi.
Siz bunlarla uğraşmayı bırakıp ortadoğuda aktif rolden mi bahsediyorsunuz.
Alın size rol .
Bak şimdi ben öyle bir adamı katledeceğim ki feleğinizi şaşıracaksınız.
Herkes bir birinden şüphe edecek.
Laikler, hizbullahı, el kaideyi, ibda ceyi.
Dindarlar laikleri, derin devleti.
Başkaları milliyetçileri,milliyetçiler derin devleti.
Ulusalcılar herkesi, herkes ulusalcıları.
Ermeniler herkesi, herkes Ermenileri, Yahudiler Müslümanları, Müslümanlar yahudileri.
Vel hasıl herkes hoşuna gitmeyeni suçlayacak.
Öyle bir fırtına kopacak ki, bu tozdumanda böyle boyunuzdan büyük laflar etmmemek gerektiğini anlayacaksınız.
Siz böyle bir ülkesiniz.
Bir adamın öldürülmesinin sizde koparacağı fırtınaları kimse tahmin bile edemez.
Herkes birbirine düşer, herkes kan davalısını suçlar.
Siz Türkiye olarak böyle sorunlarla uğraşmalısınız.
Ne demek bizim için Irak Avrupa birliğinden daha önemli bir durum aldı.
Siz oturun ve olan biteni seyredin.
Size verdiğimiz seyirci koltuğunu beğenmediyseniz daha rahat bir koltuk verelim.
Ama asla içinizde birlik oluşturmayın, hep birbirinizden şüphelenin.
Ama asla bizim işimize karışmayın emi!
http://irtica.wordpress.com dan alınmıştır
bu günler hicranlı günler bunlarıda atlatırız ALLAh'ın izni ile,nede olsa herşey olacağına varır,zaten ölmeyecekmiydi-ölecekti,illaki amerikası avrıpası düşmanımızmı-evet,gevırdan dost olurmu-hayır,gıyamet kopacakmı-evet,e ben bu dünyada neyim???????????ne alaka,mumcu da öldüğünde baya ses getirmişti ama o da geçti.bana bu ölüm herkesin öleceğini hatırlattı,öyle veya böyle öleceğiz bence ilk hatırlatması gereken mesele bu.ahireti mahvolanın,dünyası mamur olsa ne.ben ne söz edermişim beeee.neyse kendimde oldumu derin analiz ederim penu taküp edün,cengizSezen Bülbülü öldürdük!Gelelim gerçeklere...Geleceği okurken geçmişe bakalım,çok gözlerde büyütülen,devletin parasıyla okutulan,eğitilen,Batıyı tanımış ama tam okuyamamış,ülkesinin gerçekleri konusunda kafaları karışık genç subayların oluşturduğu güruh ve onları kullanan Masonlardan,dönmelerden,Batılı ülkelerin derin devlet ajanlarından oluşan garip yapılanmaya...İttihat Terakki Cemiyeti'ne...Aldıkları yanlış kararları,kendisini Napolyon sanan Enver Paşa'yı ve marifetlerini sanırım herkes biliyordur.Teşkilat-ı Mahsusa ne işe yaramıştır?Yani koskoca İmparatorluk dünyadaki gelişmeleri yakından takip edemediyse,'Sanayi Devrimi'ni yapamadıysa,borçla hayatını idame ettirir duruma geldiyse,nüfusunun %95'i okur-yazar değilse,askerler menfaatlerine dokunan en ufak bir meselede padişaha aba altından sopa gösteriyorsa ne yapabilirdi Teşkilat-ı Mahsusa?Aynı konular yine gündemde ve yine MİT'e olağanüstü misyonlar yükleniyor.Ülkenin gerçek sahipleri,iktidarı ellerinde bulunduranlar ne yapmaları gerektiğini biliyorlar da aydın geçinenler masabaşında 'Kuvvacılık'oynama peşindeler.Acı olan da bu zaten!Bülbülü/Güvercini öldürmek Harper Lee'nin 'Bülbülü Öldürmek'adlı Pulitzer Ödüllü kitabını ilkokuldayken okumuş ve çok etkisinde kalmıştım.Boo Radley karakterini hayatım boyunca belleğimin bir köşesinde bulundurdum.Kitaba adını veren 'bülbül'aslında verilmek istenen mesajın,'masumiyet'in simgelerinden birisiydi.Hrant Dink de güzel ülkemin barış güvercini,masumiyet simgesiydi.Komplo teorisyenleri,uluslararası ilişkiler uzmanları,yazarlar,siyasetçiler ne derlerse desinler,bizleri derinden yaraladı 'masumiyet'in yok edilmesi.Aslına bakılırsa öldürülen bütün gazetecilerin bizde/bende bu duyguyu yaratması beklenirken, neden Hrant Dink diye sorguladığımda sebebini benim de bilemediğim, ama az çok hissettiklerimle açıklayabileceğim bir şey bu.Çünkü Hrant Dink,Boo Radley gibi masumdu ve çok çok iyi bir adamdı,kimsenin olamayacağı kadar,çok fazla iyiydi... Şakir Yorulmaz Bugün HİCRİ YILBAŞI! Bugün 1 Muharrem! Muharreminiz, hicri yılbaşınız mübarek olsun! HİCRET; İslam tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır!
HİCRET EDEN DİNK'LER ve HÜSEYİN'LER!
Dink de hicret etti! Herkes hicret edecek! Dilerim, O'nun hicreti de Allah'a olmuştur!
Ne Hüseyin'ler öldürülsün, ne de Dink'ler! Ancak bugün Türkiye'de Dink'in öldürülmesine karşı çıkan ve büyük tepki gösteren ABD, Avrupa ülkeleri, özgür dünya; neden IRAK'ta binler Dink gibi insanların, ya da Batılılara göre 700 bin müslümanın öldürülmesine ses çıkartmıyorlar?!
Dink'ler insan da HÜSEYİN'ler insan değil mi acaba? Irak'ta sünni Hüseyin'leri kışkırtılmış ve gözü dönmüş Şii caniler katlediyor! Öldürülen 700 bin Iraklı müslümanın 60 bini belki, sünni müslüman! Ama ne önemi var! Onlar da müslüman, onlar da insan; fakat büyük bir bela ve fitne ile sarılıp kuşatılmışız!..
EY bir buçuk milyar müslüman; ey 57 İSLAM ÜLKESİ, ey 350 milyon Türk, ey 7 bağımsız Türk Cumhuriyeti ve EY vefasız TÜRKİYE; neredesiniz? Nerede? Irak'ta her gün yaklaşık 500 HÜSEYİN, 500 DİNK gibi İNSAN katlediliyor!
Kerbela'da 70 küsur şehit verdik; ama KERBELA'yı anma adına yaptığımız vahşet ve linçlerde 700 BİN ŞEHİT vrdik! Bu ne akıl, bu ne basiret ya RABBİ?!
Ölmedik daha...Bugün de dünyanın dört bir tarafına bundan 14 y.y. önce olduğu gibi HİCRET eden; SAHABİ ruhlu kahramanlara müjdeler olsun! Allah onlardan razı olsun! Onlar bizim ak güvercinlerimiz! Onlar sayesinde pek yakın gelecekte artık ne HÜSEYİN'ler ölecek, ne de DİNK'ler!DEDEKORKUT Simdi soralim kendimize Ermeni kartini kim masaya surmus olabilir??
Amerika'da bu konunun gundeme yeni geliyor olmasi soyle yorumlanabilir..Turkiyenin eli zayiflatilir,bu sekilde yeni (belki de coktan planlanmis bir operasyon icin) tezkere krizleri yasanmaz..
Avrupa birligi konusunda irtifa kaybeden Turkiye Atlantik merkezli guclerin kucagina itilmek isteniyor olabilir.
Kuresel sermayenin de yardimiyla bir hayli mesafe alan Turkiye tekrar Amerikanin kontrol edebilecegi bir pozisyona itilmek isteniyor olabilir.
AB den gelecek bir hayir cevabinin mesruiyet altyapisi hazirlaniyor olabilir.(Daha dusuk ihtimal)
Parmagina degil gosterdigi yere bakarsak buyuk guclerin planlarindan bahseden H.Dink"in tasfiyesi de aslinda yeter sebeb olabilir...
Baska, sahi baska ne olabilir? DEDEKORKUT Elbette boyle olacak..Biz surekli savunma refeksleriyle hareket eden global aktor olmayi birakiniz yurt icinde dahi insiyatifi baskasina birakan bir devlet modeline sahibiz..teror elbette tamamen engellenemez ancak biz de buyuk memleket oldugumuzun farkina varir da buyuklerle pazarlik yapabilecek duruma gelirsek...iste o zaman bu tur teror olaylarinin onune gecebiliriz...
Bu olayin da arkasinda yuksek ihtimalle kuresel gucler vardir...
Ne diyelim Allah milletimizi korusun...
NEW York Times Gazetesi’nin Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, özellikle Pakistan’daki Fethullah Gülen okullarına büyük övgü yağdırdığı ünlü yazısından sonra, bu defa da Türkiye’deki türban sorununa el attı.
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...