Amerika önüne geleni asıyor, işine gelmeyene kulak asmıyor! Sezai Şen
Vuruyor, kırıyor, yok ediyor ama asla yargılanmıyor. Başka zalimlere haddini bildiren en büyük zalim havalarında kendinden kurtulmak isteyenleri başkalarından kurtarıyor. Kendi içindeki demokrasisi başka ülkelerde ölüm kusan bir makina haline geliyor adeta; kendi ülkesinde iç barışı, ekonomik kalkınmayı ve biriysel hakları geliştiren demokrasisi başka yere gittiğinde iç barışı bozuyor, ekonomik hayatı felç ediyor, bireysel hakları daraltıyor. Huzur götürdüğünü iddia ettiği yerlerde huzur kalmıyor, barış için gittiği yerlerde insanlar barışı unutuyor. Dost gördüklerine de düşman bildiklerine de bir şekilde saldırıyor; bir bölümüne 'kusura bakmayın, kaza oldu' diyor. Yeteri kadar menfaatlenemediği dostlarını, o dostun düşmanları ile dost olarak vuruyor arkadan. İşi hainlik, kan akıtmak ancak bunu demokrasi hikayeleri ile süsleyerek yapmak. Barış, huzur ve demokrasi hayal edenleri en büyük hayal kırıklıklarına uğratan bir uğursuzdan başka bir şey değil ABD. Dünyanın en büyük ekonomik ve askeri gücü. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Battığında bile dünyadaki bir çok ekonomiyi batırır. Varlığı, önemi inkar edilemez ancak politikaları ile artık kendisine karşı nefreti artırmaktan başka becerebildiği birşey yok.
Afganistan'ı Ruslar'a karşı destekledi; Afganlılar Ruslara haddini bildirdi. Rusları ülkelerinden kovmak için canlarını ve mallarını ortaya koydular. Geride milyonlarca yetim kaldı. Ruslar yedikleri Afgan darbesi ile o derece sersemlediler ki bir süre sonra SSCB dağılarak, geride bugünkü Rusya kalıverdi. SSCB'nin dağılıp, eski gücünü yitirmesinin ardından ABD, bölgede kendisine karşı koyabilecek hiçbir gücü olmayan Afganistan'ı 11 Eylül bahanesi ile işgal etti. İşgal ederken, kardeşi kardeşe kırdırdı. Afganlılar birbirini öldürürken, ABD'nin denetiminde bir hükümet Afganistan'ı yönetmeye başladı.
Afganistan'ın işi bittikten sonra gözler Irak'a çevrildi. Saddam, kendisini yıllarca kullananlara ülkesini işgal ettirmek için elinden gelen herşeyi yapıyordu. Kendi ülkesinde insanlara yaptığı işkenceler bir yana önce İran'a sonra Kuveyt'e girerek, milyonlarca insanın bir hiç uğruna ölmesine, milyonlarcasının sakat kalmasına, her üç ülkenin trilyonlarca dolarının yok olmasına, Batılı ülkelerin silah sanayilerinin gelişmesine büyük katkılarda bulundu. Hangi amaç ve niyetle yaparsa yapsın yaptıkları sonuçları itibari ile bir kere değil bin kere idam edilmesini gerektirir, ancak Saddam'ı asması gereken Bush tarafından yönetilen ABD olmamalıydı.
ABD'nin dünyanın dört bir tarafından ne kadar insan öldürdüğü ve ne kadarını ölümüne neden olduğu hesap edilemiyor bile. Amerikan ordusunun sağ kolu gibi çalışan kimi ABD kuruluşları Irak'taki ölümleri az göstermek için olmadık yol ve yöntemler deniyorlar mesela. ABD'nin bizzat öldürdüğü veya ölümüne sebep olduğu insan sayısı Irak'ta, kimi kaynaklara göre, 700 bini buldu. Aslında ABD'nin tarafını tutan kimi insan hakları örgütleri veya sivil örgütler de Irak'taki cesetleri sayıyorlar. http://iraqbodycount.net/ sitesine göre Irak'ta ölen sivillerin sayısı 53-59 bin arasında. Yani Saddam'ın asılmasına neden olan ölümlerden yüzlerce kat fazla. Normalde bir insanı haksız yere öldürenin hakkıdır öldürülmek, idam edilmek. İdam ABD'nin birçok eyaletinde halen uygulanıyor. Hak edene verilmesi gereken bir ceza şekli. Ancak neden en iyi ihtimalle, sadece Irak'ta 53 bin kişinin ölümüne neden olan ABD'nin yöneticilerinden herhangi birisi asılmıyor, bırakın asılmayı en küçük bir cezaya çarptırılmıyor? Cevabı gayet basit; çünkü güç onların elinde. Gücü elinde tutan seni nasıl yargılayacağına da nerede ne zaman asacağına da karar verip, uyguluyor. Kimsenin ne dediğine de asla bakmıyor. Pekiyi Lanset Medical Journal'ın bir raporuna göre yaklaşık 700 bin kadar sivilinin ölümüne neden olan ABD'yi kim yargılayacak, kim asacak?( http://news.bbc.co.uk/1/hi/world/middle_east/4525412.stm )
Saddam'dan önce Irak'ta huzuru ve getirmeyi vaad ettiği demokrasiyi asan ABD, yıllarca kendisini Ortadoğu'ya getirip yerleştirmek için bir elinden geleni diğer elinden esirgemeyen Saddam'ı asarken bile ne kadar acımasız olduğunu gösterdi. Bunu Saddam'a bayramı göstermeyerek gösterdi. Kendi açılarından İslam Alemi'ne belki bir bayram hediyesi idi Saddam'ın idamı, İslam ülkelerinde yaşayan insanların büyük bir bölümüne göre ise Saddam'ın idamı ile ABD, Müslümanların bayramını zehir etmek istemişti.
Zalim ya da masum olun, farkeden birşey olmuyor. Güçlü olmadığınız taktirde haklı olmanızın bir önemi yok. Aklı başında hareket etmediğiniz taktirde, diktatör olmanız boynunuza birgün ip geçirilmesine engel değil.
Ben hadi Saddam'ın asılmasını anlıyorum da şu huzur neden idam edildi Irak'ta? Neden ABD'den silah yüklü uçak gemileri ile getirilip, gökten cömertçe Iraklıların başlarına atılan sevgili demokrasi de harcandı bu arada? Hani bunların derdi huzur ve demokrasi getirmekti, istikrar getirmekti. Nerede istikrar var? Afganistan'da mı, Irak'ta mı? ABD yönetimi bu eleştirileri, bu gerçekleri görmüyor, görmek istemiyor. Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör, duymak istemeyen kadar sağır, ABD kadar zalim olamaz!
Yorumlar Tuncay GÖKER Irak bize pek Irak değil!
Irak kan ağlıyor; çocuklar inliyor!
Irak'ta İslam merkezleri, Türk şehirleri yakılıp yıkılıyor! İşgalciler; acımasızca, rastgele vuruyor, öldürüyor!..
BATILI BARBARLAR ve HAÇLI SÜRÜLERİNİN kışkırttıkları aç, cahil, serseri halk tarafından bütün MEDENİYET İZLERİ yerle bir ediliyor, siliniyor!
Irak'ta kadınlar sersefil; fuhuş pazarları kuruluyor!
Bugün Irak için ne yaptınız?
Ne zaman harekete geçeceksiniz?
Vicdanlara, yalnız vicdanlara sesleniyorum!
Sizde vicdan var mı EY MÜSLÜMANLAR, EY TÜRKLER!
Siz var mısınız, hayatta mısınız EY AK PARTİLİler, EY HÜKÜMET Bakanları ve EY TBMM üyeleri, milletvekilleri!
İran, İsrail, ABD ve İngiltere; Irak'a, Ortadoğu'ya, bölgeye iyice yerleşirlerken TÜRKİYE; hala işin dedikodusunda! Hala Kürt, Türkmen, Şii sendromu yaşıyor! Bütün unsurları kucaklayıcı adımlar atmıyor; STK ve sanayicilerini harekete geçiremiyor?
PEKİ TÜRKİYE NE YAPMALI?
A-Bölgede kalıcı barışın sağlanması için bütün ilgili ülke ve Irak güçleriyle, temsilcileriyle samimi, ısrarlı çabalarını sürdürüp geliştirmeli...
B-Irak'ın yeniden inşası için; EĞİTİM, SAĞLIK, İMAR ve EKONOMİK KALKINMA alanında sivil-resmi bütün kurumlarını harekete geçirmelidir...
1-Polis veya asker; Irak güvenlik güçlerini TÜRKİYE eğitmelidir; MOSSAD, CIA değil!
2-Irak MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİ Türkiye yeniden inşa etmelidir! Gönüllü vakıf ve kuruluşlar; hızla Irak'ın her yerinde, her düzeyde okullar açmalıdır! Yetim çocukları sahip çıkmalı ve okutmalıdırlar!
3-Yardım ve sağlık kuruluşları Irak için seferber olmalıdır! Kimse Yok mu Derneği, IHH, Deniz Feneri Derneği, Cansuyu, Kızılay...Resmi ve sivil sağlık kuruluşları da harekete geçmeli. İlaç yardımı kampanyası başlatılmalı...Gruplar halinde sağlık ekipleri gönderilmelidir....
Bugüne kadar ne yazık ki Irak için istenilen düzeyde bilinç oluşturup harekete geçemedik! Bugüne kadar resmi olarak 700 BİN İNSAN ÖLDÜRÜLDÜ! Harekete geçmemiz için daha ne kadar insan öldürülecek?!H,AKGÜL BU YAZIN İNSANINYÜREĞİNİ SOĞUTUYOR
sevinç sarı merhaba sezai şen.isabetli tespitlerinizden ve yorumunuzdan ötürü sizi tebrik ederim.başarılarınızı takip etmeye çalışıyor ve gurur duyuyoruz.ayrıca git başımdan hüzün şiirinizi de çok beğendim.iyi günler dilerimNeden? Amerikalılar gittikleri yerlere huzur götürmezler ve sadece kendi menfaatleri için giderler. Gittikleri yerin halkını düşünmezler, umursamazlar.Ender Uslu Allah, zalimleri kahretsin! Madem bir zalimden kurturacaktın ey ABD Irak halkını, neden diktatörlerinden, zalimlerinden kurtardığın halka sen zalimlik ediyorsun!
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...