22 Kasım tarihli gazetelerde TESEV tarafından düzenlenen ankete verilen cevapları görünce şoke oldum. Özellikle de vatandaşlarımızın yüzde 93.2’sinin kendisini dindar, çok dindar ve oldukça dindar sınıfına sokması beni bir hayli güldürdü. “Galiba” dedim, “bu anketin yapıldığı toplum içinde yaşamıyorum ben!” Sezai Şen
Eğer vatandaşlarımızın yüzde 70’i kendisini sahtekar olarak nitelendirse, yüzde 90’ı kendisini menfaatçi olarak tanımlasa ağrıma gitmeyecekti.
Madem kendini dindar, çok dindar ve oldukça dindar sayıyorsun nasıl oluyor da aynı anketteki bir başka soruya sadece yüzde 71.5 oranında “Başörtüsü İslam’ın emri” diyebiliyorsun? Dindar bir insanın başörtüsünün İslam’ın emri olduğunu bilmesi gerekmez mi? Bu bilinmesi gereken en basit bilgiler arasında sayılmaz mı?
Bizim vatandaşlarımız arasında dindarlık pek yoktur aslında. Bizdeki hastalık dindar görülme hastalığı. Her türlü pisliği yapan kimi insanlar bile bir de bakıyorsunuz gazetelere beyanat vermişler, kandillerde camileri ziyaret etmişler ve olmuşlar dindar!
Sokaklara, izlediğimiz dizilere, hal ve hareketlerimize, davranışlarımıza, çalışma hayatındaki sahtekarlıklarımıza bir bakın, acaba ondan sonra “bu toplumun yüzde 93.2’si dindardır” diyebilir misiniz?
Bu kadar bozuk bir sosyal hayatımız olmasına, rüşvetsiz iş yapmamamıza, fırsat bulduğumuz taktirde İslam’ın yasak ettiği her türlü faaliyeti gerçekleştirmemize rağmen biz dindar sayılabilir miyiz? Ya dindarlığın ne olduğunu bilmiyor bu toplum ya da ikiyüzlülüğü çok iyi biliyor.
Bugün parklar, bahçeler, kafeler fuhuş sektörüne hizmet veren mekanlar haline gelmiş durumda. Başörtülüsü de açığı da, sakallısı da sakalsızı da, dindarı da dindar olmayanı da hep aynı şeyleri yapıyorsa o toplumda öncelikle bir kavram kargaşası var demektir. Kavram kargaşasını takip eden en önemli unsur da ikiyüzlülük ve sahtekarlıktır.
Bu ülkede Cuma namazlarına gitme oranı bile bu rakamın ancak yarısı. Nasıl oluyor da Cuma namazını bile kılmayan insanlar kendilerini dindar kabul ediyorlar. Ben şahsen kendime dindar diyemiyorum, demiyorum. Yaptığım bir hatadan dolayı çevremdeki insanlar “Zaten ne çıkarsa dindarlardan çıkıyor, hacıdan hocadan çıkıyor” demesinler diye kendimi hiçbir zaman dindar olarak nitelendirmedim.
Şimdiki moda insanların namaz kılmadan, oruç tutmadan, zekat vermeden dindar olmaları! Çünkü bu insanlar kendi içlerinde temizler! Bu yüzden kendi içinde kirli olanlar gibi bu tür ibadetleri yapmalarına gerek yok!
Artık mahrem olmayan bir kadına veya bir kıza dokunmak erkeklerimiz açısından sıradan bir duruma gelmiş. Allah’ın haram ettiğini nefislerinin arzu ettiği doğrultuda helal etme yol ve yontemlerini bulmuş millet!
Artık evlenene kadar bir kızın veya bir delikanlının son yılların moda deyimiyle onlarca ‘sevgilisi’, ‘aşkı’ veya ‘manitası’ oluyor. Eğer İslam’da flört varsa ve İslam bunlara müsaade ediyorsa bu toplum dindar sayılabilir. Artık kızlarımız ve erkeklerimiz evlenmekten ziyade flört etmeyi tercih ediyor. Çünkü sorumluluk sahibi olmadan ve çocuk yetiştirme yükünü sırtlanmadan karşı cinsten ruhsal veya fiziksel faydalanmak çok daha cazip artık. Allah’ın yasak, şeytanın teşvik ettiği şeyleri yapmak gözde artık! Siz böyle bir toplumun neredeyse tamamının dindar olduğunu söyleyebilir misiniz?
Ben dindar değilim ve bu toplumun yüzde 93’ünün dindar, yüzde 59,3’ünün de çok veya oldukça dindar olduğuna itiraz ediyorum. Dindar bir toplumda çalışanlara hakları zamanında ve tam olarak ödenir; dindarlık kisvesi altında işverenler çalışanlarının sömürmez, canları sıkıldığı zaman asgari ücrete çalıştırdıkları insanları aşağılamaz ve farklı taktiklerle yanında çalıştırdıkları bayanlardan faydalanmaya kalkmazlar.
Bizim dinimiz artık sadece hüviyette, dindarlığımız da sadece sözde kalıyor. Bizim halkımız öyle bir halk ki daha dindarlığın ne demek olduğunu bilmiyor ya da biliyor ancak özellikle anketlere kendi hayatının gerçeğine uygun, samimi cevap vermiyor. Nihayetinde bu bile bir ikiyüzlülük değil midir?
Daha geçen günlerde bir dergide okudum; Rusya’dan sonra en çok alkol tüketen toplum olmuşuz. İnsanlarının önemli bir bölümünün dininin haram ettiği bir sıvıyı içen bir toplum dindar olabilir mi?
Dindar bir toplumda yüzlerce milyar dolar para bankalarda faize yatırılır mı, faizsiz olarak çalışan bankalar böyle bir toplum içinde sadece yüzde 3 payla çalışabilir mi?
Dindar bir toplumda insanlar bu kadar para, şöhret ve kadın düşkünü olabilir mi? Dindar bir toplumda dolandırıcılık, kaçakçılık, kadın satıcılığı bu kadar yaygın olabilir mi?
Şimdi size soruyorum: Bu toplum sizce daha çok dindar mı yoksa daha çok sahtekar mı?
Yorumlar TURK da nutz'a UYARI Sayın... Lütfen haberlere yorum yazınız ve ilgili habere yorumunuzu yazınız. Orhan Pamuk ile ilgili yazdığınız yorum baştan sona hakaret içerdiği için yayınlanmamıştır. Lütfen bundan sonra yorumlarınızı ilgili haberlere, küfürsüz olarak yazınız! SİTE YÖNETİMİalpertunga korayoğlu biz türkiyede yapılan anketlerde ne derece doğruluk var? onu irdelemeliyiz.türkiyede herkez'e sor atatürk'çü olduğunu söylerler.çalışkanı,tembeli,hırlısı hırsızı...peki atatürkçü olan hırsız,dolandırıcı olabilirmi? atatürk'çü yalancı olabilir mi?olamaz ama gel gör ki atatürkçü olduğunu iddia eden bu şahıslar kendilerini böyle saklıyorlar.TESEV'in araştırmasına katılan %93 kendini dindar olduğunu iddia ediyorsa dindar olmadığını iddia eden insanlar nerede...?bu ülkede yasaların ve dinin yasakladığı hiç bir şey yapılmaması gerekirdi.polise mahkemelere bile gerek yoktu.türkiyede ankette gösterilen manzaraya benzer bir manzara hiç gözükmüyor.ya din kuralları değişmiş,yada toplumun kuralları değişmiş. saygılarımla vedat topçuoğlu ağzından bal damlıyor.toplumumuz bukadar dindar olsaydı çocuk pornosu izlemede dünya birincisi olmazdık.allah korkusu azaldıkça toplumumuz yoldan çıkıyorCemal Terzi Bizim milletin müslümanlığı 1 aydır. O ay da ramazandır. 11 ay her türlü haltı yeriz ve ramazanda günah çıkartırız. Gerçekten müslüman olsak toplumumuz temiz olurdu. Onca insan yıllardır Hacca gider. Nerede bunların temiz çevresi. Çoğu günah çıkarmaya gidiyor. Ama yüce allahı kandıramazlar. Sadece cahil insanları etkilerler. Gerçek müslüman ; halka hizmet ederken işini doğru yapan,allah korkusunu taşıyandır. Bilge Etyen Mahcupyan,TESEV'in iki araştırmasından çıkarmış bu sonuçları.Ve bana göre doğru yargılar.Dini bilmenin ötesinde, içinde yaşadığım toplumu iyi bildiğimi ve tanıdığımı,ayrıca dünyadaki gelişmeleri kendimce takip ettiğimi sanıyorum.Zaten TESEV'in önceki ve yeni araştırmaları da,toplumsal,sosyolojik araştırma ve analizler.Etyen Mahcupyan'la her konuda aynı fikirleri taşımamama rağmen,takdir ettiğim bir yazar olduğunu söyleyebilirim.Din bilgim(ize)e gelirsek,bu konuyla(dindar olmak dışında)çok yakından ilgili değilim doğru,ama sizin de kim bilgili,kim bilgisiz gibi bir ölçme değerlendirme yapacak durumda olduğunuzu da düşünmüyorum.Eğer din konusunda uzmansanız durum değişir tabii ki,bu kez de Etyen Bey'in uzman olduğu alanı -eli kalem tutan herkesin yaptığını yapıp-, analiz etmek gibi bir lüksünüz olamaz...Saygılarımla.Halil Öngör Bu toplumda az eli kalem tutanlarda bir hastalık daha var; güya analizcilik, analitik düşünüp yazma. Mahcuypan'in yazisini nazara veren ve kendisine bilge ismini veren arkadas -belki de gerçek ismidir - Mahcupyan'i hiç anlamamış, hiç. Mahcupyan, bilmeden güya fikir üreten biri, hemen her yazısı çelişkilerle doludur. O, dini bireyselliğe indirger ve her bireyin din yorumunu dinin müsait olduğu dindarlık olarak niteler. Ona göre herkes dindardır. Ne yazık ki, Zaman okuyucusu da, zaman yönetimi de bu yazarı tanımıyor, bilge arkadaşın tanımadığı gibi. Mahcupyan dini hiç bilmiyor ki dindarlığı bilsin. Anlaşılan bilge de dini bilmiyor. Dini bilmeyen dindarlığı bilemez, o konuda hüküm veremez.Bursadan Doğru söze ne hacet. Tespit doğru da reçete ne? birazda bunu sorgulamamıs gerekiyor benceBilge Zaman'da Etyen Mahçupyan'ın konuyla ilgili yazısını okumanızı öneririm.Analizini beğendim,çok doğru noktalara temas etmiş.Özellikle kadınların dindarlığı konusunda yazdıklarına katılıyorum.Etyen Mahçupyan Tesev'in araştırmasının iki önemli sonucuna dikkat çekiyor.Merak edenler okuyabilirler.Birinci sonuca göre özetle(ki doğru bir yargıdır)sekülerleşme ülkemizde dinden kopmadan yaşanıyor,ikinci sonuca göreyse dindarların ve laiklerin tüketim alışkanlıklarının,çocuk,eğitim ve siyasete bakışlarının giderek benzeştiği anlaşılıyor.Sonuç olarak siyasete katılım konusundaki içe dönüklükten kurtulmak için de ,içteki egemen aktörlerin(en başta asker)müdahaleci olmamaları,değişime direnç göstermemeleri gerekiyor.Yani kısaca toplumun,değişimi özgürce yaşaması gerekiyor.Her köklü değişimde Sn Yazar dejenerasyon yaşanabilir.Bence umutsuz olmamalıyız,toplumun reşit olduğunu,bazı şeyleri yaşayarak öğrenmemiz gerektiğini yalnızca vasilerin değil,halkın gerçek seslerinin de anlaması gerekiyor.Üzülerek size katılmadığımı belirtmeliyim. ALPEREN Erdoğan Türkiye`nin %95`inin Müslüman olduğunu söyledi.Bu sözü neye dayanarak söyledi?Bizim bildiğimiz resmi rakamlara göre ise %99`u Müslüman.Aradaki %4`lük kısma ne oldu?Bu %4`lük kısım acaba nüfus cüzdanın`da Müslüman yazıpta gerçekte ateist olan kesim mi?Eğer öyle ise bu araştırmaya göre mi tespit edildi?Yoksa bunlar misyonerlerin kandırdıkları gençler mi?(%4 AZ BİR RAKAM DEĞİL YAKLAŞIK OLARAK 3 BUÇUK MİLYON EDİYOR.)
Neşe Konyalı Umarım bu yazıyı tüm Müslümanım, dindarım diye ona buna inancını hava olarak ya da reklam olarak kullananlar okurlar da kendilerinden utanırlar. Ama birçoğumuzda utanma duygusu bile kalmamış ki. En adi şeyleri bile en sıradan bir şekilde yapan bu insanların kimliklerinde İslam yazması insanı gerçekten de çok üzüyor.
Güzel bir yazı olmuş, teşekkürler Sayın Şen.Vatandaş Bu yazı bütün Müslümanım diyenler okumalı ve vicdanlarını sorgulamalı. Ondan sonra da kendilerine çeki düzen vermeliler. Sahtekarlığı bırakmalılar. Kendilerini ve başkalarını kandırsalar da Allah'ı kandıramazlar nasıl olsa!huseyin kaşıkcı ne dindarlığından bahsediyoruz anlamıyorum.Dinimize göre bir insanın eline bir diken batsa diğer müslüman bununla yükümlü.müslüman ülkelerde kan gövdeyi götürüyor kılımız kıpırdamıyor.islamın emirlerini yapmadan nasıl dindar bir ülke oluyoruz gerçekten hayret verici.Emre Abi insanlar çuvaldızı kendilerine batırmadıkça ( bu arada bende o insanlardanım her halükarda :D ) ister yüzsüz deyin ister ikiyüzlü deyin isterseniz binbir surat deyin. Güzel yazı olmuş ellerinize sağlık. Afyon olmuş iğne bize. el kürdi Dilinize Kaleminize saglik Allah sizden razi olsun toplumuzun yapisi ne yazikki budur ve bugibi toblumlarda her türlü kargasa yasanir türk kürt kavgasida ayyuka cikar toplum elinde geldigi kadar yahut sistem icinde basardigi kadar dini hayati yashasa inanin ilk hal olacak mesele sorun güney dogu sorunudur gel görki öyle bir sorun varki bin tane güney dogu sorunu gölgede kalir oda ahlaksizlik sorunudur ahlaksizlik yer yüzünde milletleri tarih cöplügüne atmisdir ama katliamlarla yer yüzünde milletler yok olmamisdir ve ahlaksizliga karsi en büyük siper islama sarilmakdir islama samimi sekilde birsarilak süper gücler bile bize köle olur Naci Eren Benim dindarlıktan anladığım, dinin emirlerini ciddiye almaktır. Yoksa kimse dinin emirlerini tam olarak yapamaz.Gungor Aydemir Turkiyemizde dindarlik cok farkli anlasilip algilaniyor:)
BAZI KESIMLER 5 VAKIT NAMAz KILINCA BU ISIN BITTIgini saniyor.
bazi kesim illede kendini bir tarikat yada cemaate vakfederek dindar olunacagini saniyor.
bazi kesimler hafta bir cumaya yada bayram namazina giderek bu isin tamam olacagi konusunda kendini tatmin etme yolunda ilerliyor.
bazi kesimler inanmanin sadece kalpte olabilecegine inanmis,pratikte birsey yapmaya gerek yok diye dusunuyorlar.
bazi kesimler daha dogrusu varlikli kesimler,fakirlere yada iyi insanlara ciddi yardimlar yapip her turlu halti yiyebilrim diye kendini ikna etmek icin caba harciyor.
bazi kesimimiz de harbiden yobaz....tipki kendini laik olarak adlandiran budalalar gibi...
OYLE GUZEL VE GUZIDE KESIMLER VAR KI DINIMIZI HARBiden yasiyor.Rabbim onlardan razi olsun.
bu bazi diye adlandirdigim keismler daha da cogaltabiliriz.
demek istedigim dinimizi cok iyi bilmedimiz icin dinimize atilan iftiralar ve oynanan oyunlar karsisinda cok ciliz tepkiler veriyoruz.
isin asli iyi bir din egitimi almamissak anadan babadan dededen duydugumuz kulaktan duyma bilgilerle bu kadar oluyor.malum : dinimizi ogrenmek icin caba gosterenlere de ne tur damgalar vuruldugu ortada.boylelikle dinden yozlastirilma projesini uygulayan ziddiklarin ekmegine yag suruyoruz.
karsi taraf cok sistemli saldiriyor.
bizse dimizin cahili oldugumuz icin dinimizi savunurken berbat ediyoruz:)
ASLINDA TOplumumuz dindar ama dinimizi iyi bilmedigi icin sahtekar durumuna dusuyoruz.
( Bir de bilmedigimiz konularda konusma hastaligini dusunecek olursak:)..... VAY HALIMIZE.
saygilarimlaHaluk Sezai Bey,
Cok tesekkur ederim yaziniz icin. Kendimide icine alarak bu iki yuzlulukten en kisa zamanda kurtulmamiz gerektigine inaniyorum.yorgun gercekden yazacak bir sey bulamadim cunku gercek bir yaklasimdi yorumunuz ama ne yapsin iste insanlari bu sistem bu hale getirdir camurun icindeki insan temiz olamazki sistemin kendisi pisliktir oyle oluncada insanlarda sahtkarlik olmus oluyor yani kisacaci balik bastan kokmustur.sûfî dindar değiliz, hiç değiliz.. dilimizden kalbimize inmemiş bir dindarlık bizimkisi.. laf derler ya işte o türden bir dindarlık.. Allah cümlemizi ıslah etsin...Mustafa Bekiroğlu Yorumun bütünü doğru ve bence bu dindarlar için kral çıplak demek. Şunu da belirtmem gerek ki, bir toplumu başıboş bıraksanız bu hale gelmez. Bilmem anlatabildim mi? Ayrıca yıllarca bizi hristiyanlaştırıyorlar diye bağrılırdı. Meğerse bizi hristiyanlaştırmamışlar, daha beterini yapmışlar. münafıklık hangi din mensuplarında daha çoktur acaba?Gürsel Bütün olumsuzluklara rağmen dindarız Sn Yazar.Bardağın dolu tarafını görmeliyiz.Gürsel Bütün olumsuzluklara rağmen dindarız.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: