gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ömür denilen şey...
İnsan yaşlandıkça, vücut hatları yuvarlaklaştığı gibi fikir ve düşüncelerindeki sivrilikler de zam...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz "Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!"
Ergenekon kapsamında tutuklanan Emekli Albay Arif Doğan'ın Yalova'daki otelci arkadaşı Ali Haydar Ya...

Harun Tokak

Harun Tokak Babacığım! Ceketin 'Sen' kokuyor
“Ben babamın ilk göz ağrısı ve en iyi dostuydum. Geçen hafta ilk defa bir babalar gününü bab...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Ergenekon 2001'de neden kapatıldı?
Şu sıra herkesin yanıtını aradığı soru bu. Dün ‘Sis Perdesi’ başlığıyla verdi Milliyet g...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Ölümü gösterip, sıtmaya razı etme kararı!
Anayasa Mahkemesi'nin kararı kesin! Bu kararı değiştirecek merci yok. Karar aslında son dere...

Halit Esendir

Halit Esendir Şuradan sürpriz çıkmadı
4-5 aydır Türkiye ve dünya gündemini etkileyen Cumhuriyet başsavcısının bir çoğu zorlama delillerle ...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Gülen'e düşünsel hazırlık ve fikirlerinin çalışılması üzerine
Akşam Gazetesi genel yayın yönetmeni Serdar Turgut, Yeni Şafak Gazetesinden Mehmet Gündem’le y...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Gürcistan dramından Asya Medeniyetine...
Şu Gürcistan olayını “ezberleri bozacak” bir bakış açısıyla ele alabilir miyiz acaba? Ya...

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

RAMAZAN BEREKETİ BÜTÜN AÇLARI DOYURMAYA YETER Mİ?

Sezai Şen Ne zaman mübarek Ramazan kapımızı çalmaya yaklaşsa hep aynı düşünceler gündeme gelir. Özellikle açın halinden anlamamız için Afrikalı çocuklardan, fakir ve fukaralardan dem vurulur; onlardan örnekler verilir. Her birimiz bir merhamet şelalesi olur çağlar ancak çok azımız kendi insafsızlığımıza, aç gözlülüğümüze, bencilliğimize ve girmiş olduğumuz günahlara ağlarız.
Sezai Şen
Bugün bir Tansaş mağazasına girdim; adım atacak yer yok! O derece bir Ramazan alış-verişi almış başını gitmiş. İçki satışlarının yapıldığı raflar ile Bereketli Ramazan paketleri yan yana! İnsanlarımız Ramazan'ın gelişini büyük bir coşku ile karşılıyorlar.
Nihayetinde Ramazan bizim gündemimizi 29 veya 30 günlüğüne değiştiriyor, bir parça hayatımızı da. Sonra futbolcuların oruç tutup tutmadıklarından, hangi İslam ülkesinin ne zaman oruç tutmaya başladığına kadar hiç eskimeyen tartışmaların içinde buluyoruz kendimizi. Hem hayır ayı hem heyecan ayı. Hemen ardında bir bayramın olması da heyecanı artırıyor.
Aslında Ramazan ile verilmek istenen mesaj, her zaman Ramazan'da olduğumuz gibi olabilmektir. Yoksa 'yılın 11 ayında farklı davran, bu bir ayda farklı davran' değil denilmek istenen. Bizden istenen her an ve her şartta iyi insan ve iyi Müslüman olabilmektir. İyi insan olmak ile iyi Müslüman olmak çoğu zaman örtüşür. Her zaman demek isterim aslında ama iyilik de nihayetinde göreceli bir kavram ve başkaları için iyi olan bir şey ve insan bir Müslüman için iyi olmayabilir.
Ramazan'da kendimizi aç ve susuz bırakmak ilk önce kendimizi anlamak içindir, sonra da başkalarını. Aç kalan bir insan elbette açın halinden daha iyi anlar, Nasrettin Hoca'nın deyimiyle de “eşekten düşenin halinden eşekten düşen” anlar. Ancak ne var ki açın halinden anlamak için Ramazan'ı beklemek ve aç kalmak zorunda değiliz.
Geçen gün okur yorumlarını okurken okurlardan birinin lüks lokantada yemek yemesi eleştiriliyor ve Afrikalı çocuklara yardım için lüks lokantada yemek yerine başka bir yerde yemek yenilmesi tavsiye ediliyordu. Çalışan, alın teri ile helalinden kazanan bir insanın size göre lüks, belki kendine göre sıradan bir lokantada yemek yemesinde hiçbir olumsuz taraf göremiyorum ben. Böyle bir insan gün gelir lüks lokantada yemek yer, gün gelir benim yaptığım gibi bazı öğünleri hiç yemez; o öğünlerin parasını sadaka olarak verir ya da biriktirir. Bizim insanlarda kınamamız gereken özellikler haramdan kazanmaları ve harama harcamaları, bir başka deyişle haksız kazanıp pervasızca harcamaları olmalı. Hiçbirimiz diğerimizi bizim arzu ettiğimiz insanlara yardım etmeye zorlamaya veya yardım etmediği zaman kınamaya yetkili değiliz. Nihayetinde yardım içten gelen bir şeydir ve hiçbir zorlamanın, dış tesirin altında kalınmaması esasıdır. Bazı zamanlarda bizim içimizdeki merhamet duygularının yeşermesi ve kendini göstermesi için başkalarının tavsiyelerine, yüreğimizin gerçek kimliğini ortaya çıkaran sözlerine, hatırlatmalarına ihtiyaç duyarız. Dikkat ediniz; insana tavsiye edilir ancak sizin tavsiyenize uymadı diye kınanmaz ve kızılmaz!
Dünyada birçok aç insan var, günde bir doların altında bir ücret ile geçinmek zorunda kalan. Asya'daki açların sayısı Afrika'dan az değil. Hem zaten açlık sadece fakir olarak bilinen ülkelere has değil. Zengin ülkelerde de milyonlarca aç insan var. Fakirlik, açlık sadece başkalarının bu insanlara veya ülkelere yaptığı art niyetli oyunlar ve savaşların bir sonucu değil. Burada fakir ve aç olmanın en büyük suçu fakir ve aç olan insanlarda. Fakirliğin en büyük sebebi tembelliktir. Nerede çalışkan bir ulus, bir topluluk varsa bir şekilde zenginleşmiştir veya en azından fakirlikten kurtulmuştur. Zenginleşmenin en büyük kaynağı da, her ne kadar bizim ülkemizde çalmak olsa da, çok çalışmaktır. Eğer bir ülke zengin ve diğeri fakir ise mutlaka birisi daha çok çalışmış ve diğeri o derece gayret göstermemiştir. Fakir ve zengin olmakta şüphesiz başka etmenlerde var. Ancak başka etmenlerin ve etkenlerin olması bizi temel gerçeği görmekten uzaklaştırmamalı.
Afrika'nın en büyük sorunu bence tembellik. Amerikan kıtasına ilk ayak basan Avrupalıların ellerinde avuçlarında Avrupa'dan birbir güçlükle getirebildikleri haricinde hiçbir şeyleri yoktu. Ama onların umutları, hırsları, çalışma aşkları, yeni bir dünya kurma şevkleri vardı. Nihayetinde topraklar işlendi, evler kuruldu; yerliler ile yaşanan savaşlara, daha sonra birbirleri arasında yaptıkları savaşlara rağmen bugün dünyanın askeri ve ekonomik yönden en güçlü devletinin bulunduğu bir ülkeyi ortaya çıkardılar. Batı'nın güçlenmesinin altında yatan şeyi sadece 'sömürme' olarak gördüğümüz taktirde doğruyu görmüş ve kendimize doğru örneği seçmiş olmayız. Çalışma azmini kaybetmiş toplumların fakirleşmesi, başkalarının kölesi olması haktır. Bu dünyada Allah 'bu insan Müslümandır' diye ona çok vermez. Kim çalışırsa ona verir. Çalıştığı halde kazanamayan, zengin olamayan da olur ama aç kalan olmaz. Bu nedenle bizim acımamız ve sadakalarımız bu kadar aç ve fakir insanın durumunu düzeltmeye yetmez. İlk önce bu insanların tembellik ve cahillik giysilerini üzerlerinden çıkarması, gayrete gelmesi şarttır. Yoksa bizim burada bir lüks lokantaya gitmek yerine onlara gönderilmek için para ayırmamız bir çözüm değildir. Nihayetinde o parayı siz değilde başkaları götürüyorsa nerede, nasıl harcandığını da bilemezsiniz. Belki bir aşiret reisinin eline ulaşan o para ile başka bir kabilenin katledilmesi için silah bile alınıyordur!
Ramazan gelince insanlarımızın daha hassas olması ve başkalarını da hassas olmaya davet etmesi olumlu bir durum. Ancak Ramazan bize başkalarına herhangi bir şeyi tavsiye ederken ve başkalarını bir yanlıştan alıkoyarken de nasıl davranılması gerektiğini öğretmeli, değil mi? Ramazan'da biz kendi nefsimizden feragat beklemeliyiz önce, başkalarının feragat etmesini istemekten ziyade. Ramazan'da biz nasıl yaşamamız ve nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmeli, bir sonraki Ramazan'a kadar da o yaşantımızı sürdürmeliyiz. Eğer Ramazan ile birlikte hassasiyetimiz bitiyorsa bizim anlayışımızda, imanımızda, aklımızda bir eksiklik var demektir ya da biz aslında Ramazan'ın gerçek yüzüne hiç bakamamışız demektir.
Sadece Ramazan'da değil, yaşadığımız her an fakirlerin elinden tutalım, açları doyuralım; sevdiklerimiz için verdiğimiz sadakaları onlara adayalım. Ama eğer insanlara gerçekten yardım etmek istiyorsak onları eğitelim, bilgilendirelim, iş öğretelim, gayrete getirelim. Yoksa bizim yardımlarımız ile belki bir öğün, belki bir günleri ancak kurtulabilir. Eğer cahillikten ve tembellikten kurtarabilirsek onların hayatları ve nesilleri kurtulur. Akılları başlarına gelir ve başkalarının kölesi olmaktan, onların oyunlarına gelmekten kendilerini çeker çıkarırlar. Batılı ülkeler Afrika'nın 200 milyar dolardan daha fazla olan borçlarını siliyorlar ama bakıyorsunuz bunun onlara hiçbir faydası olmamış. Çünkü Afrikalılar Batılılardan borçlanmışlar; silah alıp, birbirini kırmak için. Suç ilk önce birbirine düşen insanlarda, ondan sonra da bunları birbirine düşürenlerde. Sonra 1980'lerde ABD'de faizler çok hızlı yükselmiş ve yüzde 20-22 seviyesine kadar çıkmışlardır. Afrika'nın borçları da bu dönemde katlanmış. Öyle ki Afrika her yıl aldığı borçtan daha fazlasını sadece faiz olarak ödemek durumundadır. Ancak Batı'nın yaptığı iyilik midir, kötülük müdür bilinmez: Zira borç silerek bu insanlar bir nevi tembelliğe itilmektedirler. Tamam iyilik gibi gözükmektedir ama 'sen yatmana bak, çalışma; ben ileride yapacağın borçları da nasıl olsa silerim' anlayışıyla yapılan bir operasyon benim açımdan bir iyilik değildir. Afrikalıları eğitmek, onları AIDS'e götüren yollardan uzak tutmak, sağlık hizmetlerinden faydalanmalarını sağlamak daha mantıklı bir yardım gibi geliyor bana. İnsanlara balık vermektense onlara balık tutmayı öğretmek her zaman daha akıllıca bir iştir; zira balığı her zaman gören insanların sizi her zaman balık tutacak kadar bir vakit yanlarında bulmaları mümkün olmayabilir.
Ramazan gelince başkasını düşünmek gerçekten güzeldir ancak Ramazan'da esas insanın kendi nefsini terbiye etmesidir. Ramazan'da olabildiğimiz kadar Müslüman Ramazan'dan sonra olamıyorsak biz bu bir ayda kendimize hiçbir şey katmamışız demektir. Davranışlarımıza ve niyetlerimize çeki düzen vermeliyiz önce, yaptıklarımızı kendimize, kendi inancımıza yakışır şekilde yapmalıyız sonra. Bunu gerçekleştirdikten sonra gidip Tansaş'tan Bereketli Ramazan paketlerinden alarak çevremizdeki fakirlere yardımlarda da bulunabiliriz, lüks bir lokantada iftar da edebiliriz. Ama şunu unutmayın, yaptığınız yardımların ne şekilde harcandığını görmek istiyorsanız çevrenizdeki fakir ve fukaralardan başlayınız yardım etmeye. Zaten kendi çevremizde fakir ve fukarayı tüketmeden bizden uzakta olanlara yardım etmek üzerimize farz değil.
Mübarak Ramazan hepimize güzellikler, hayırlar ve sevaplar getirsin; bizden bütün kötü hasletleri, kini ve ona buna anlamsız düşmanlığı bizden götürsün! Başkalarını karnını doyurmak kadar ruhlarını doyurmanın da büyük bir erdem olduğunu hepimize göstersin!
Merhametimiz ne kadar büyük olursa olsun onunla bir fakirin karnını ancak onun karnını doyuracak kadar zenginliğimiz bu merhametimizle birlekte varsa sağlayabiliriz!
Bugünün Müslümanları Ramazan ayının bereketini kendi bencillikleri ve pintilikleri ile ortadan kaldırmazlarsa, en azından Müslüman toplumlar içindeki açları doyurup, fakirlerin tamamını giydirebilirler. O kadar potansiyel var; ama o kadar merhamet???

23.Eylül.2006 19:03:59

Puan: 3.0/5 (264 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Edip
Doğruya doğru bir yazı.
   Yasemin
Ramazan'ın birçok insanın davranışına yansımadığına, sadece aç ve susuz kalmak ve verilen sadaka miktarını artırmak olarak algılandığına şahit oluyoruz maalesef.
   Asiye Zehra
Ramazan'ın bu ilk gününde yazınız hepimize ilaç gibi geldi.21.yüzyılın demokratik toplumları;sivil toplum örgütleri,yardım kuruluşları ve belediyeler marifetiyle yurttaşlarının yaralarına merhem olabilirler.Bunun için önce toplumsal bir şuur olması,yalnız Ramazan ayında değil,yılın her günü ve ayı çalışmaların devam etmesi gerekir.Zamanında atalarımızda,Osmanlı'da bu şuurun olduğu hepimizce bilinmekte.İşin merhamet boyutunu söylemeye dahi gerek yok,zaten bilinçli yurttaş;eğitimli,ülkesinin sorunlarına duyarlı yurttaştır.Ramazanınız mübarek olsun,saygılarımla...
   Esma Nur Parlak
Sezai Bey olaylara çok farklı pencereden bakıyor. Olumsuz demiyorum. Tam tersine iyi birşey bu. Bir konuda bir başka türlü düşünmenin, konunun farklı bir yönünü gündeme getirmenin alasını yapıyor. Müslüman toplum olarak nitelendirdiği toplumlarda, kendi içindeki açları doyuracak potansiyel var ancak ben merhametin olduğu konusunda şüpheliyim. Müslümanların önemli bir kısmı diğer kısmını hiç düşünmüyor. Kendi ailesini, çocuğunu, eşini düşünmeyen bir Müslüman bir başkasını düşünebilir mi hiç?
   Bence
O kadar merhamet de yok o kadar iman da. Çoğumuz hüviyetimize İslam yazdırarak kendimizi kandırdığımızı gösteren bir hayat yaşıyoruz. Ramazan bile bir kandırmaca gibi. Allah hepimize selamet versin.

Sezai Şen Arşivi
Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM 14.Ağustos.2008
AK PARTİ'Yİ KAPATACAKLAR! 24.Temmuz.2008
YOKSA SİNAN AYGÜN, ERGENEKON'UN BASIN TOPLANTILARINI MI YAPIYORDU? 05.Temmuz.2008
GÜLEN, ASLINDA GURBETTE AĞLAYANDIR 26.Haziran.2008
ALLAH ANKETİNİZİ KABUL ETSİN! ( Yüzde 82 Türkler kazanır) 24.Haziran.2008
Bir annenin tutmayan yanı... 17.Haziran.2008
Bu nefreti anlayabiliyor musunuz? 20.Mayıs.2008
HAZİRAN 2007'DE IRAK'A GİRMEKTE TEREDDÜT EDEN AKP'YE KIZANLAR ŞUBAT 2003'TE IRAK'A GİRMEK İSTEYEN AKP'YE ATEŞ PÜSKÜRÜYORLARDI 08.Haziran.2007
IRAK SINIRINA YIĞINAK YAPARKEN PÜLÜMÜR'DE BASKIN YEMEK 05.Haziran.2007
SÖYLEDİKLERİNİN HİÇBİRİNİ YERİNE GETİRMEYENLER PARTİSİ SEÇİM VAATLERİNİ GURURLA SUNAR! 04.Haziran.2007
OPERASYON İŞE YARAMAZ BİZ EN İYİSİ FETH EDELİM! 25.Mayıs.2007
TEKRAR AKP GELİRSE DARBE OLUR (YERSENİZ!) 21.Mayıs.2007
AK PARTİ'Yİ KAPATMAZLAR! 10.Mayıs.2007
DARBE VE MUHTIRALARDAN BUNALMIŞ BİR VATANDAŞIN MUHTIRASIDIR! 01.Mayıs.2007
BU ORTAMDA SEÇİM OLURSA AK PARTİ YÜZDE 50 OY ALIR! 28.Nisan.2007
SAÇMALIYORLAR! 25.Nisan.2007
GURBETİN TRENLERİ GEÇER İÇİMDEN... 23.Nisan.2007
KANATSIZ MELEK! 15.Nisan.2007
SEZER'İN KONUŞMASI SANKİ MİTİNGE ADAM TOPLUYOR!! 14.Nisan.2007
RUHUMA SIKILAN BU AZAP NİYE? 02.Nisan.2007
BAHARI UNUTTUM! 07.Mart.2007
DÖNÜŞÜM OLMAYACAK! 19.Şubat.2007
MERHABA DOSTUM HÜZÜN! 03.Şubat.2007
SADDAM'DAN ÖNCE HUZUR VE DEMOKRASİ ASILDI! 07.Ocak.2007
ESKİ ATICILARDAN BİR CEM UZAN KALDI GALİBA! 15.Aralık.2006
DİNDAR MIYIZ YOKSA SAHTEKAR MI? 26.Kasım.2006
BAŞLIKSIZ YAZI 14.Kasım.2006
HAKARET İPİNE BAĞLI NOBEL! 14.Ekim.2006
RAMAZAN BEREKETİ BÜTÜN AÇLARI DOYURMAYA YETER Mİ? 23.Eylül.2006
ASKER GÖNDERMEYELİM; YARININ ASKERLERİNİ YETİŞTİRELİM! 02.Eylül.2006
GÜN GELECEK İSRAİL İLE SAVAŞACAĞIZ! 13.Ağustos.2006
EY 'KÜFREDER' TİTRE VE KENDİNE GEL! 26.Temmuz.2006
ZULMÜN ARTMASINA NEDEN OLMAK DA ZULÜMDÜR! 14.Temmuz.2006
4 MİLYAR DOLAR BİR AYDA NASIL 6 MİLYAR DOLAR OLUR? 07.Temmuz.2006
KUSURA BAKMA ANNECİĞİM, KUSURA BAKMA! 19.Haziran.2006
ÖKSÜZLER (şiir) 12.Haziran.2006
SENSİZ OLAMAM Kİ ÇEŞM-İ SİYAHIM 31.Mayıs.2006
AĞLATAN AŞKTIR 24.Mayıs.2006
SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRENLER BELLİ! 19.Mayıs.2006
'Neler oluyor?'un cevabı: Kendi pimini çeken millet 13.Mayıs.2006
HÜRRİYET, BAŞBAKAN'A BUNU NİYE YAPTI? 05.Mayıs.2006
ACELE KARAR VERME! 04.Mayıs.2006
AK Parti ile ‘Tek Parti’ dönemi! 30.Nisan.2006
Irak'ta PKK, Meclis'te TMK operasyonu! 27.Nisan.2006
Demokrasiden bahsetmek suç galiba! 25.Nisan.2006
Bildin mi şehidim? 24.Nisan.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

DEVLETTEN MAAŞLI ACZEMENDİ!

"Aczimendilerin Yalova'da Askeri bir kışlada eğitildiği" bilgisi daha sıcaklığını korurken, devlet görevlisi bir aczimendi ortaya çıktı.

MÜSLÜMAN ŞİRİNLER!

Avrupa, Şirinler'in Türkiye'de bazı TV kanallarında “İslami usul”de yayınlanmasını konuşuyor.

DAYAK YEMEKTEN BIKTI!

Sunucu Ece Erken, sürekli olarak dayak yediği kocasından boşanmak için davayı açtı. Erken oldukça yüksek bir tazminat istiyor.

GECEKONDUDA OTURDUĞU GÜNLERİ ÇABUK UNUTUYORLAR

Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.

NE ORMAN YANGINI, NE YAŞ NE ERGENEKON... İŞTE HÜRRİYET'İN EN ÇOK OKUNAN HABERİ!

Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!! Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!

BİR İLAÇ VE TATLI TARİFNAMESİ...

Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle:

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» JANDARMA HÜKÜMETE BAĞLANIYOR
» AKŞAM GAZETESİNİ ERGENEKON KARARGAHI HALİNE ILICAKLAR GETİRDİ
» KADINLA TOKALAŞMAYANA İŞ YOK!
» TERÖRİST'E TEŞEKKÜR İLANINI BİR TEK GAZETE YAYINLADI
» ARAP KADINLAR İÇİN ÖZGÜRLÜK KENTLERİ
» "Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!"
» UNUTMA UNUTTURMA
» AMERİKAN SAVAŞ GEMİLERİ BOĞAZDAN GEÇİYOR..
» ERBAKAN'A AFFI ELEŞTİRENLERİN SEZER ÇELİŞKİSİ
» RUSYA NATO İLE İŞBİRLİĞİNİ DONDURDU

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
» EY DOST BİZE ÖLÜMDEN BAHSET!
» RUS SNİPER GÜRCÜ MUHABİRİ BÖYLE VURDU
» ÖLECEKLERİNİ DÜŞÜNEREK ŞAHADET GETİRDİLER, SONRA PRES PRES DİYE BAĞIRDILAR
» KABE İMAMINA NAMAZ SIRASINDA SALDIRI!
» YAŞAR BÜYÜKANIT'A BİR TRİLYONLUK OTOMOBİL
» ENKAZDAN SAĞ ÇIKTI
» YUH ARTIK... YOUTUBE'DAN SONRA DAİLYMOTİON VİDEO SİTESİ DE KAPATILDI
» SIRP KASAP KARADZİÇ HESAP VERMEYE BAŞLADI!
» İSTANBUL SALDIRILARI İLE İLGİLİ PKK AÇIKLAMASI
gasteci.com © 2008