Fikir yürütmek, yorum yapmak gayet güzel; küfretmek, zanna göre konuşup, yazmak ise hiç hoş değil. Bu nedenle ilk önce insan safını belirleyecek; okur mu olacak yoksa ‘küfreder’ mi. Bıraktığı izleri sevdiği çamurlardan mı atacak yazarlara yoksa hakikat ışığından faydalanmaktan yana mı kullanacak tercihini; işte burada altı çizilecek, parantez içine alınacak, bold yapılacak husus bu. Şimdi gelelim benim böyle bir giriş yapmama vesile olan meseleye… Sezai Şen
“Zulmün artmasına neden olmak da zulümdür” yazımıza ilgi büyük oldu. Birçok yorum yapıldı, olumlu-olumsuz görüşler bildirildi; bunların hepsi çok güzel. Bu nedenle bu sitenin okurları ile gurur duyuyorum. İçlerinde hem çok iyi derece yazı yazanlar hem de çok kültürlü, çok bilgili insanlar var. Onların yorumlarından, uyarılarından büyük ölçüde faydalandığımı da ifade etmeliyim. Benim kendimi geliştirmeme, daha çok okumama, yaptığım yanlıştan dönmeme sebep olan her okura ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bu güzellikler arasında bazen hemen herkesin tuhafına giden sesler de çıkıyor. Okur olmaktan, yorum yapmaktan ziyade ‘küfreder’ olmayı, slogan atmayı sevenler de var. Herhangi bir isim vermeyeceğim ama, özellikle birkaç kişi var; bu sitede yazmaya başladığım günden bu yana (Mayıs 2001) e-mail adresime sülalemden hemen herkes ile ilgili olarak oldukça orijinal küfürler üreten, beni ‘dinsizlik-imansızlık-münafıklık’ ile suçlayan e-mailler gönderiyorlar. Mesailerini, vakitlerini benim gibi bir garibanın hemen her gün yeteri kadar kırılan ve artık kırılmaktan, kanamaktan mecali kalmayan kalbini incitmeye çalışmakta harcıyorlar. Bu nedenle bu yazıda okur kitlemize de söyleyeceğim birkaç sözüm olacak.
İsrail-Filistin meselesi ne dünün ne bugünün meselesidir. Sultan Abdülhamit, Müslüman halkların ortasında bir Yahudi gücünün kurulmasına müsaade edilmesinin o bölgedeki Müslümanlara zulüm anlamına geleceğini bundan yüzyıl önce görüvermişti. “Çünkü” demişti, “Yahudiler çok çabuk çoğalırlar ve Müslümanlara zulmederler.”
Söylenenler doğruydu. Nihayetinde o bölge Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolünden çıktıktan sonra Yahudiler daha yoğun bir şekilde yerleştirilmeye başlandı. İkinci Dünya Savaşı’nın iç yaralayan atmosferini iyi değerlendiren Yahudiler, kendilerine yapılanları o derece başarılı abarttılar ve bu abartılı hikayeyi o derece güzel anlattılar ki hemen hemen tüm dünya savaş sonrası İsrail Devleti’nin kurulması için yeşil ışık yakmayı insaniyetin bir parçasıymış gibi görüverdi. Yahudilerin bu başarısı, Kürdistan sevdalısı ayrılıkçı Kürtlere de, Büyük Ermenistan hayali kuran Ermenilere de bir umut oldu. Aynı acındırma ve dezenformasyon tekniklerini kullanarak ‘uygar dünya’nın kendilerine benzer avantajlar sunabileceğini düşünmeye başladılar.
Hile, hurda; her ne ise Yahudiler akıllarını kullandılar. Bu yalancı dünyanın genel-geçer kurallarını bir tarafa fırlatmadılar. Yahudilerin, Allah tarafından üstün ırk olarak, dünyayı yönetmek üzere gönderildiğine inanan Hıristiyanların da (Evangelistler) yardımı ile, kurdukları küçük devleti kısa sürede bölgenin askeri ve siyasi bakımdan en güçlü devleti haline getirdiler.
İsrail büyürken diğer yandan Filistin halkının mağduriyeti de büyüdü. İsrail’in zulmü tüm dünyanın iğrendiği boyutlara ulaştı ve bugüne kadar devam etti. Filistin halkı, Filistinliler Yahudiler gibi birlik olamadılar ve akıllarını kullanamadılar. Onlara destek olabilecek yüz milyonlarca Müslüman vardı; ancak Müslümanlar kendi aralarındaki küçük sorunlardan bile büyük anlaşmazlıklar çıkarmış, bir araya geldikleri taktirde bir denge unsuru olacak güçlerini bölünerek yok etmişlerdi. Dünya üzerinde dikkate alınabilecek, sözü dinlenebilecek tek bir Müslüman devlet veya halkı Müslüman devlet bu nedenle bir türlü oluşamadı. Müslümanlar, kendi nefislerine ve din düşmanlarına düşman olmak yerine kendi din kardeşlerine düşman olmayı, din kardeşleri ile aralarındaki basit tartışmalardan sonu gelmez kırgınlıklar yaratmayı başardılar daha ziyade. İş yapmak yerine slogan atmayı, iyi amellerde bulunmak yerine iyi laflar etmeyi tercih eden, akıllarından ziyade kendilerine zarardan başka bir şey getirmeyen öfkelerini kullanmayı daha kolay bulan, ne kendilerine ne de içinde yaşadıkları topluma faydaları dokunan, her şeyin en iyisini sadece kendisinin bildiğini iddia eden yeni bir Müslüman tipi oluştu. Fertleri böyle olan bir toplumdan da, maalesef, dünya üzerinde sözü geçen güçlü bir devlet ortaya çıkmadı.
Filistin halkı için de benzer şeyler söylenebilir. Filistin halkı adına hareket eden örgütler ile Filistin halkını birbirine karıştırmamak gerekir. Örgütler, ülkenin yönetiminden sorumlu olmadıklarından halkın başına gelenlerden de mesul kabul edilmiyorlar. Devletin olduğu bir yerde halkın huzur ve refahından, ülkenin güvenliğinden sorumlu hükümetler bulunur. Ancak devlet yoksa orada kendini önemli bir güç gören her örgüt kendi ufku ve görüşü nispetinde faaliyetlerde bulunur. Sonunda halka ne olacağını pek fazla umursamazlar; çünkü kimi zaman halkın çektikleri sıkıntılar, yaşadıkları acılar bu tür örgütlerin en büyük geçim kaynağı, rant kapısı olur. Halkı düşünürmüş gibi görünen bu örgütlerin, halkın yaşadığı mağduriyet arttıkça keyifleri artar. Büyük bir sevinç içinde ellerini ovuştururlar, yaşanan dramlar arttıkça. Biz de Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde bulunan vatandaşlarımızın çektikleri sıkıntı arttıkça PKK’lılar ellerini ovuşturması gibi. Çünkü yaşanan her mağduriyet o ülkedeki iktidara karşı soğuyan halkın bu tür örgütlere karşı yakınlaşmasını sağlar.
Filistin’de bir devlet olmadığından, Lübnan ise yeteri kadar devlet olamadığından kendini devletin yerine geçebilecek bir güç olarak gören örgütler türedi buralarda. Bunlar İsrail tarafından zulüm altında inletilen Filistin halkının desteğini almakta, kendi arkalarında bulmakta çok fazla güçlük çekmediler. İslam dünyasından yeterli siyasi desteği göremeyen bir halk için kendi içlerinden çıkmış, elinde az da olsa silahlı güç bulunan ve düşman gördüklerine karşı kendi duygularını da içeren sert açıklamalar yapan, zaman zaman saldırılar düzenleyerek intikamlarını alan bir örgüte sarılmak, onun ardından gitmek çok da zor ve anormal bir durum olmasa gerek.
Filistin ve Lübnan’daki örgütlere özellikle Almanya, İran ve Suriye’nin önemli miktarlarda maddi destek sağladığı biliniyor. Her bir ülkenin yardım yaparken niyeti farklı da olsa İran ve Suriye’nin benzer niyetlerle Filistin’deki veya Lübnan’daki örgütlere destek veriyorlar. Her iki ülke de İsrail’in Filistin ve Lübnan ile uğraşırken kendileri ile uğraşmaya, başlarına bela olmaya aday olamayacağını biliyorlar. Eğer İsrail ile Filistin ve Lübnan’ın arası düzelirse, İsrail gözünü Suriye veya İran’a dikecektir. Bu nedenle bu iki ülke de Filistin ve Lübnan’daki karmaşanın ve dramın devamından yana. Aynı nedenle İsrail’in hemen yanı başındaki bu topraklarda Hamas, İslam-ı Cihad ve Hizbullah gibi örgütlerin her an saldırıya hazır vaziyette durmasından ve bu durumlarını korumalarından memnunlar. Halk acı çekecektir; ölecek, yaralanacaktır. Hem nasıl olsa “Müslüman öldürülünce şehit, yaralanınca gazidir. Çektiği her ızdırap, sırtına yediği her jop Müslümanın sevap defterini kabartmaktadır. Hem zaten her Müslüman cihat ile vazifeli değil midir?”
Böyle bir ortamda Filistinli çocuklar okula gitmezler. Gidebilecekleri okullarının olmaması veya gitmenin zor olmasından ziyade Filistinli çocukları okula gitmekten alıkoyan şey bir düşünce tarzı, bir yaşam biçimidir ki bu yaşam biçimi Filistinli çocukların çocuklarının da acı çekmesine vesile olacaktır. İsrail, kendi çocuklarını 18 yaşından önce ve askeri eğitimi vermeden hiçbir şekilde savaş ve çatışmaya sokmazken, çocuklarının en iyi şekilde eğitilmesi için gayret gösterirken Filistinli çocuklar, özellikle silahlı örgütlerin de gayreti ile vakitlerini İsrail askerlerine taş atmakta harcamaktadırlar. Hangi şart altında olursa olsun eğitim alması, kendini geliştirmesi gereken çocuklar mühendis, doktor, avukat olmak yerine birkaç Yahudi ile birlikte kendilerini de öldürecek “intihar bombacısı” olma hayali ile büyümektedirler. Tüm bunlar, İslam adına veya Filistin adına yapılsın, yanlıştır.
İSRAİL NASIL OYUNA GETİRDİ?
İsrail, Lübnan’dan Suriye askerlerinin çekilmesini Hariri’nin ABD ile birlikte kendileri tarafından öldürülmesinden sonra sağlamayı başarmıştı. İsrail ve ABD birlikte öldürdükleri Hariri’nin ölümünden Suriye’yi sorumlu tuttular. Lübnan’da Suriye karşıtı yüz binlerce insanın katıldığı büyük gösteriler düzenlendi. Suriye, kendisine yönelik tepkilere askerlerini çekerek cevap verdi. Ancak Lübnan’da hala Batı yanlısı yeteri kadar büyük bir güç yoktu. Suriye’nin ülkeden ayrılması için büyük gösteriler yapan halk Hamas, Hizbullah gibi örgütlerin ülkeden ayrılması için kılını bile kıpırdatmıyordu. İsrail bu duruma daha fazla sabredemezdi. Çünkü Suriye karşıtı eylem yapanların bu örgütlere karşı gelecekleri ve ülkede bir iç savaş olacağı beklentisi hakimdi İsrail’de. İç savaş olduğu taktirde bu örgütlere karşı savaşanlara her türlü destek verilecekti. Ama olmadı.
Bunun üzerine İsrail, bu örgütlerin çabukça tahrik olacakları bir eylem yaptı. Tatil yapan, pikniğin tadını çıkarmak isteyen Filistinlileri füze ile vurdu. Bütün dünya bu saldırıyı kınadı. Peşinen bir karşı saldırı gelmeyince hemen iki tane askerini Lübnan’a gönderdi. Amaç askerlerin öldürülmesini veya kaçırılmasını sağlamaktı. Örgütler bu oyuna düştüler ve İsrail kaçırılan iki askeri bahanesi ile yakıp yıkmaya ve kısmen Lübnan’ı işgal etmeye başladı. Örgütlerin kaçırdığı iki asker yüzünden 400-500 civarında Filistinli hayatını kaybetti, belki milyar dolarlık altyapı yok edildi. Anlayacağınız; olan yine masumlara ve masumların dişleri ve tırnakları ile kazandıkları mallarına oldu.
Bu tür durumlarda iyi düşünmek ve o düşüncenin sonucuna göre hareket etmek gerekir. Öfkeyle kendisinden güç olarak çok büyük birine saldıran gafil bir insanın adamakıllı bir sopa yiyerek yerine oturmaktan başka bir kısmeti yoktur. Bu örgütler daha önce de Filistin Devleti kuruluşuna yönelik görüşmeler son aşamaya geldiği bir anda İsrailli bir bakanı öldürmüş ondan sonra İsrail’in dünyada eşi benzeri görülmemiş bir katliamı gerçekleştirmesine sebep olmuşlardı. Bu örgütlerin hiçbiri Filistin’de veya Lübnan’da güçlü bir devlet olmasını istemezler. Güçlü bir devletin olduğu yerde, kendini devlet gibi gören örgüt barınamaz çünkü. Bu örgütlerden de devletin ortaya çıkmasını beklemek boş bir hayaldir. Devleti örgüt gibi yöneten bir anlayış ve bu anlayışın sahipleri o ülkeye ve halkına felaketten başka bir şey kazandıramazlar.
Lütfen bir konuda fikir yürütürken biraz dikkatli olun. Irak’ta ilk başta zaman zaman ABD askerlerine saldıran ve kendilerine ‘direnişçi’ diyen kişiler artık sadece kendi ülkesinin insanını öldürüyorlar. Günde ortalama 60 Iraklı din kardeşi tarafından öldürülüyor. Bir zamanlar ABD askerlerini de öldürdükleri için sempati ve sevgi ile baktıkları kişiler tarafından öldürülmek kim bilir nasıl bir duygudur; öbür dünyaya giden Iraklıları, Afganlıları arayıp sormak lazım! Kalp-kafa bütünlüğünü gerçekleştirememiş, dünyanın ve hadiselerin gittiği yeri ve yönü görememiş insanlar ne kendilerine ne de içinde bulundukları topluluklara faydalı olabilirler. Çok az insan uzak görüşlüdür ve uzak görüşlü bu insanlara uymak, onların ardından gitmek insanlara ve toplumlara sadece mutluluk ve huzur getirir. Filistin ve Lübnan’ın feraset sahibi, kalp gözü açık liderlere ihtiyaçları var. Bu liderler yeteri kadar ızdırap çekmiş insanlar olmalı, yeteri kadar taş atmış, kurşun sıkmış değil. Çünkü yıllardan beri belki bir iki İsrail askerini yaralamayı başaran taşlar birkaç Filistinlinin ölümü olarak geri dönüp duruyor. Ne olacağı bu kadar kesin çizgilerle belli iken hala aynı şeyin yapılmasının bir anlamı var mıdır? Bir Müslüman aynı yılana iki defa aynı yerde sokulur mu? Yada şunu sormak lazım: Müslümanlar genelde sadece öfkeden, duygudan ibaret insanlar mı, onların hiç akılları ve dirayetleri yok mu? Bize ne oldu böyle, neden onun yazdığı oyunların gözü yaşlı oyuncusu olmaktan başka bir rolümüz yok bu dünyada? Çünkü akıl etmiyoruz, düşünmüyoruz. Sadece kızıyoruz. Emin olun bana kızmanın, küfretmenin, beni dinden çıkarıp ‘münafık’ yapmanın Filistinli kardeşime, Lübnan’daki bacıma bir faydası yok. Lütfen kendi kendimizi kandırmayalım. Ben isterdim ki bu örgütler o İsrail askerini kaçırmamış olsaydılar da 500 kadar Filistinli ve Lübnanlı yaşıyor, harap edilmiş alt yapı yerinde duruyor ve başka ülkelere gitmek, ailelerinden ayrılmak zorunda kalan insanlar da hayatlarına olduğu gibi devam ediyor olsaydılar! Sizce bu daha mı kötü olurdu? Ölen, yaralananlara bir bakın; bir toplama, çıkarma yapın. Kim zararda kim karda? Bu kadar hasara ve can kaybına neden olduktan sonra bu örgütlerin İsrail’e askerleri teslim etmesi çok anlamlı olmaz. Ancak buna rağmen askerlerin teslimi ile barış kesin olarak sağlanacaksa bu yapılmalıdır. Bir Müslüman bir yerde barış imkanı varken savaşı tercih edemez. Hele hele Müslümanların mağdur olmasından başka bir işe yaramayan bir savaşın sürmesini hiçbir zaman arzulayamaz.
Lütfen bilip tanımadığınız insanlar hakkında biraz daha insaflı cümleler kurun! Belki yerin dibine geçirmeye çalıştığınız o kul, Allah katında sizden daha makbuldür. Belki o insan sizin hayal dahi edemeyeceğiniz kadar Filistin için, Afganistan için, Irak için ızdırap duyuyordur; belki onun içi sizden daha çok yanıyor, belki manen günde bu yüzden binlerce kez ölüyordur. Belki kendisine küfretmekten lezzet aldığınız o insan, aleyhlerine yazı yazdığını iddia ettiğiniz insanlar için sizden daha fazla canından ve malından sarf ediyordur. Kızıp, köpürdüğünüz bir insanın belki yüzü günde bir kez bile gülmüyordur. Belki o insanın halleri, tavırları, yaptıkları Mele-i Ala’nın sakinleri tarafından alkışlanıyor, sizin ona karşı anlamsızca ve haksızca israf ettiğiniz sözler gök ehlinin kanına dokunuyordur! Bir Müslüman bir başka Müslümanı ‘münafık’ ile suçladığı zaman, karşı taraftaki ‘münafık’ değilse suçlayan taraf ‘münafık’ olmaktadır. Eğer iyi bir Müslümansanız ve kul hakkından da korkuyorsanız, ağzınızdan çıkan sözlere biraz sahip çıkın. Belki o sözlerinizin kırdığı kalbi toparlamak mümkün olamayacak, incinen yüreklerin temsilcisi nemli gözlerden akan yaşlar göz pınarlarına geri döndürülemeyecektir.
Bu yazı biraz uzadı. Yüreğim bazı sözlerden dolayı kırgın, ruhum acılar içinde. Kendi dünyamda yaşadığım sıkıntılara, duyduğum çok ağır hakaretlere rağmen ben bu insanların iyi niyetle (!) bana küfrettiklerine ve iyi niyetle Filistinliyi, Afganlıyı kendi vatanlarını işgal edenlerin savaş makinelerinin önüne atıp yok ettirmek istediklerine inanmak istiyorum. Müslüman nesli gözlerimizin önünde dandik bahanelerle yok edilirken biz yok edilen, öldürülen, sakat bırakılan her Müslümanın bir şekilde sevaba girdiğini düşünecek kadar saflık içindeyiz. Allah, aptalca yapılan hatalar nedeni ile öldürülen, evinden yurdundan olan her Müslümanın hakkını buna sebep olan ve Müslümanım diye geçinenlerden de soracaktır, İsrail askerinden soracağı kadar. Bir Müslüman, Müslümanların mağduriyetine sebep olacağı açık bir hadiseyi körüklemekten uzak durur, benim bildiğim kadarı ile; onu körüklemez.
Benim yanlışımı söyleyin, benimle aynı fikirde olmadığınızı beyan edin. Ama lütfen önce yazdıklarımı ne demek istediğimi anlayana kadar ve o derece dikkatli bir şekilde okuyun. Daha sonra benimle aynı görüşte değilseniz, farklı olan görüşünüzü, yorumunuzu yazın. Eğer yazdığım bir yazıda bir yanlış yapmışsam onu bana küfürsüz, hakaretsiz, isnatsız bir dille aktarın. Aktarın ki o nedenden dolayı size teşekkür edeyim ve arkanızdan ömür boyu dua edeyim. Sizden farklı düşünüyor ve düşündüklerimi daha farklı bir cümle kalıbı ile size aktarıyorum diye bir Müslüman kardeşim, bir soydaşım veya bir masum insan için sizden daha az merhametli olduğuma veya bir İsrail askeri kadar merhametsiz olduğuma hükmetmeyin!
Bazı kimselerin yorum ve e-mail kanalı ile ima ettiklerine çok üzüldüm ve bu yüzden böyle bir yazı yazdım. Sakın sizlere darıldığımı falan sanmayın. Çünkü ben bu sitenin müdavimlerini çok seviyorum.
Son paragraf:Bazılarınızın bana yaptığı küfürler, hakaretler, isnatlar gerçek hayatta insanların bana yaptıklarının yanında devede kulak, pirede kanat değil! İnanın, biz de öyle insanlar var ki yaptıkları zulmü görseniz, Lübnan ve Filistindeki İsrail askerinin bile o kadar merhametsiz olmayabileceğine inandırırsınız kendinizi!
Yorumlar hha sdPoetess Edebiyat bilgilerime(Yoksa dilgilgisi mi demeli?)göre 'bu'sözcüğü isim,zamir sıfat şekillerinde kullanılmakta olup,yazılı ve/veya sözlü anlatımlarda sıkça kullanıldığında bahse konu sözcük beni kullanma artık diye haykırmakta ve yine BU çok sık kullanıldığında yazının ve/veya sözün anlam bütünlüğünü tehlikeye sokmaktadır.Derslere devam etmek isteyenler lütfen çalışıp gelsinler,dersleri zevkli hale getirmeliyiz yoksa çekilmiyor.Asiye Karli Bir ulke surekli catismalarla gerginliklerle,siddetle bölunup,parcalanmak isteniyor ve birileri bu oyunlarin parcasi haline geliyor,getiriliyorsa bunun sorgulanip hesap verilmesi ve sorulmasi gerekir tarih önunde gereklidir.Surekli baska milletler karsi asagilayici,ve kucumseyci tavirlar,bunun dogru yaklasim oldugu dusunulemez,Ikincisi mezhepsel yaklasimlar,burda ulkende yasayan insanlara siddet kullanarak bir seylerin dogru ve hakli oldugunu dusunerek suclamak dogru bir yaklasim degildir.Ucuncusu ideolojik bir kavga veriliyormus gibi bir kilifin icinde bu ulke icin cesitli oyunlar ve tezgahlayanlarla bir mucadele verilmeyip hic bir yazili,sözlu,pratik hic bir karsi koyus yokken diger insanlarin suclanmasi sammimiyetten uzak akildisidir.Dini inanclarindan dolayi insanlari guya ulus kimligini savunuyorum diyerek insanlari kamplastirmaya,kutuplastirmaya calismak yine hangi gerekcelerle olursa olsun dogru ve savunulacak bir yaklasim olamaz.Bunlar bu oyunlari kurgulayanlarin oyununa gelmektir.Eger bu ulkeyi insanlari,insanligi seviyorsan ortak akilla birlik,beraberlik,kardeslik icinde ortak menfaatleri,cikarlari savunmak ve ortak yasam alanlari olusturmak ve oyunlari bozmak icin ugrasmali.Ama bunlari yapmayarak,isbirlikcilerin, uluslararasi guclerin ve sermayenin yapmak istediklerini kolaylastiriyorsan butarihsela hatadir.Sonuc olarak butun yokarida saydiklarimiz hepsi kötu insanin insanligina kendine yabancilasmasi atomize edilmesi bunlari dusunup bir seyler uretme cözumöneriler YEŞİL RABBİMİN LANETLEDİGİ TEK KAVİM İSRAİL KAVKİ...ALLAH MÜMİN KARDEŞLERİME YARDIM ETSİN!BİLSİNLERKİ DUALARIMIZLA YANLARINDAYIZ.BEN HER NAMAZIMDA DUA EDİYORUM ONLARA RABBİM KABUL ETSİN.UNUTMAYIN YANINIZDAYIZ....Sefer Durmuş Sayın Şen. Kendi pimini çeken millet yazınızda dövizdeki artış miktarının yüzde 9-10 olması gerektiğini yazmıştınız ve ben o zaman itiraz etmiştim, çünkü artış miktarı daha yüksekti. Şu günlerde döviz artış oranı sizin o günlerde yazdığınız seviyeye geriledi. 4 milyar doların 6 milyar dolar olmasında ortaya koymaya çalıştığınız hadiseler gerçekleşiyor. Valla ne diyeyim; helal olsun!Hazel Esma Hnm. harika yorumlar yapıyor.Ö.B herzamanki zarif üslubuyla cevap verirse çok mutlu oluruz.Lanet ediciler adına yaptığı değerlendirmeler ve temenniler bizlerin kendilerine olan hayranlığını pekiştirmiş oluyor.Esma Nur Parlak Ömer Yağmur Bey. Öyle görünüyor ki siz Hizbullah ve Hamas gibi örgütlerle bizim Anadolu'daki halk hareketini birbirine benzetmek gibi büyük bir yanlışlığa düşmüşsünüz. Eğer bu örgütler Filistinlileri Kurtuluş Savaşı gibi birşey için örgütleyen insanlar olsalardı, onlara saygı duyulabilirdi. Halbuki olan Filistin halkına oluyor, toplanan yardımlar bu örgütlerin cebine akıyor. Ortada yaşanan dramdan elde edilen tatlı ve sıcak bir rant var. Bu örgütlerin derdi Filistin halkının kurtuluşu değil, bu topraklar üzerinde yaşanan çözümsüzlüğün devam etmesidir. En kötü çözüm bile çözümsüzlükten iyidir. Bakın 1000'den fazla Lübnanlı canından oldu, milyarlarca dolarlık maddi zarar meydana geldi. Yani bir anda toplu bir ayaklanma ile İsrail'i püskürtmekten aciz oldukları hallerinden belli olan bu insanları azar azar İsrail askerlerine öldürtüyorlar. Lütfen işkembe-i kübradan karşılaştırmalar yapmayın bir daha. Bizimle savaşan ülkelerin o günkü durumlarını bilmeden yorum yapmanız komik duruma düşmenize neden oluyor.Omer Bezirgan Omer Yagmur... Yorumunuza katiliyorum ancak daha fazla bu goruslerinizi belirtmeyin cunku sansure ugrayabilirsiniz.
öMER YAĞMUR EĞER FİLİSTİNLİLER HAKSIZ VE SEBEPSİZ YERE TOPRAKLARI İŞGAL EDİLMİŞ VE EN KÜÇÜK İNSAN HAKLARI DA DAHİL BİRÇOK HAKLARI GASP EDİLMEMİŞ İNSANLAR OLMAYIP ,DURUP DURURKEN İSRAİLLİ ASKERLERE TAŞ ATARAK ONLARIN KENDİLERİNİ ÖLDÜRMELERİNE DAVETİYE ÇIKARTAN İNSANLAR OLSALARDI YAZDIKLARINIZDA HAKLI OLABİLİRDİNİZ.AMA GERÇEK ÖYLE DEĞİL Kİ.SİZİN MANTIĞINIZDAN BAKACAK OLURSAK FRANSIZ ASKERLERİNE ATEŞ AÇAN SÜTÇÜ İMAMLARI DA DURUP DURURKEN MÜSLÜMANLARI ÖLDÜRTECEK İNSAN OLARAK GÖRMEMİZ GEREKİRDİ.İŞGALE DİRENMEK ONURLU BİR HALKIN YAPABİLECEĞİ TEK EYLEMDİR.ŞİMDİ İŞGALCİLER VE DESTEKÇİLERİ GÜÇLÜ OLABİLİRLER AMA BU ONLARIN YAPTIKLARI ZULME SEYİRCİ KALINMAMASININ İZAHINDA KULLANILAMAZ.ADAMLARIN ÇOK SİLAHLARI VAR HER DİRENİŞ EYLEMİ DAHA FAZLA MÜSLÜMANIN KATLEDİLMESİNE VESİLE OLUYOR ÖYLEYSE ÖLMEMEK İÇİN YAPILAN ZULÜM VE İŞGALLERE BOYUN EĞELİM TAVRI ONAYLANABİLECEK TAVIR DEĞİLDİR.ONURSUZCA YAŞAYIP İŞGALE BOYUN EĞMEKTENSE,DİRENİŞİ ÖRGÜTLEYEN
HİZBULLAH VE HAMAS GİBİ ÖRGÜTLERE DESTEK OLMAK DAHA ONURLU BİR DAVRANIŞ GİBİ GELİYOR BANA.VE BEN ONLARI KURTULUŞ SAVAŞIMIZDAKİ YEREL ÇETELER GİBİ GÖRÜYORUM.YÜREKTEN ALKIŞLIYOR VA DUA EDİYORUM.BAŞKADA ELİMDEN BİR ŞEY GELMİYOR.SAYGILARIMLA Ayşen Ne kadar naziksiniz Sn.Bezirgan!Yazarın bütün yazılarını dikkatle okuyorum.Yersiz övgüyü birçok eğitimli insan gibi ben de sevmem.Forumu ciddi bulmanız bir tarafa,sizin de kullandığınız sözcükler forumun ciddiyetiyle bağdaşıyor diyebiliriz.Örneğin:İnsanın anatomik yapısını anlatırken kullandığınız bilimsel sözcükler... hepsi birer ciddiyet göstergesi.Yalnız küçük bir hatırlama yaparsak ,işkembenin başka bir canlı türünde mevcut olduğunu bilmenizi isterim.Olsun,önemi yok,lisede biyoloji dersleriniz boş geçmiş olabilir veya sevmemiş olabilirsiniz bu dersi.Sizi tanıdığımıza çok memnun olduk.Nezaketinizden,öngörülerinizden,olaylara bakışınızdan,dilimizi kullanmanızdaki ustalığınızdan ve nihayet parlak zekanızdan ziyadesiyle etkilendik.Hayatınız boyunca bol şanslar dileriz.Omer Bezirgan Nikini klavyemde kullanmak istemedigim yorumcu: Sulale kelimesini yazar kullandigi icin sectim. Yoksa forum aleminde boyle ciddi meselelerde bu kelimeleri kullanmam. Ama sizin yazari okumadiginiz da belli oldu. Yazari her yazdiginda takdir etmek icin once okumak lazim muhennesler.. Gürsel Ben de ,kişinin bulunduğu topluma,insanlığa ne kattığına,üretkenliğine,insana,doğaya olan saygı ve sevgisine bakarım.Hristiyan da olabilir,Yahudi de.Sonuçta aynı yaratıcıya inanıyoruz.Osmanlı konusunda kısmen haklı olduğunuzu,ama Osmanlı'yı son yüzyılda idare edenlerin de hatalı olduklarını düşünüyorum.Sizden ve İng. beddualarınızdan korkulur.Sonuçta size kalsa ben de yok edileceğim yok olmasını istediklerinizle birlikte.Yine de herşeye rağmen ilginç bir kişiliksiniz.Sizi de tanımış olduk,ne diyelim...Omer Bezirgan Ne kokenli oldugumu soyledim cunku daha evvel soyadimdan dolayi Yahudi ilan edildim bu forumda. Turk olmadigimi da beyan ettigimde de ya Ermeni damgasi ya da Kurt damgasi yerim devamli. Yoksa irklarin zerre degeri yoktur dunya gorusumde. Butun irklarin biolojik yapisi aynidir, hepsinde kan dolasimi ve sindirim sistemi aynidir.Hepsinin iskembesi vardir ve icinde tasidiklari da aynidir. Turkluk, cingenelik, ermenilik bu baglamda bir ayricalik katmaz insana. Ben adamin dinine bakarim. Gerisi bos. Gursel sen devam et TC vatandasi olmaktan gurur duymakla. Unutma Osmanliyi yok eden, Osmanli hanedanini bu topraklardan atan, mirasini ic eden, kurtulus savasi gazilerini istiklal mahkemelerinde asan, Osmanliya milli egitim kitaplarinda akil almaz iftiralarda bulunan TC ile gururlan. Sana bu yakisir. Cer ile copu karistirmis bir halk var karsimizda. Gursel senin durumun neye benziyor biliyor musun? Isgal edilmis Filistin topraklarinda ki bir Filistinli nin Israil vatandasi olmaktan gurur duymasina benziyor.. 86 yildir Laik ideolojinin isgali altindaki Islam topraklarinda Laik Ideolojinin ona verdigi kimlikten gurur duyan musluman tipli ama ne oldugu belli olmayan kalabaliklar.. Oh Lord, Please destroy their system with them. AmenGürsel Benim babaannem de Osmanlı tebaasından Kafkasyalı bir hanımdı.Ancak ben TC vatandaşıyım,Osmanlı köklerimle nasıl gurur duyuyorsam,TC vatandaşı olmaktan,ülkemden,dinimden o kadar gurur duyuyorum.Bir avuç toprak parçası için didinen,can veren Filistinliler'i de çok iyi anlıyorum.Öykülerini çok sevdiğim Fransız Yazar Guy de Maupassant'ın adını yanlış yazmışım.Klavyede bazen hızlı yazınca hata yapıyorsunuz.Ayşen Ömer Bezirgan'dan incilere devam:6-Karkasyalı'ymış zat-ı şahaneleri.Ne güzel!Ermeni,Kürt veya Yahudi olmadığını buyuruyor.Ben kendi adıma söylemeliyim,sizin hangi kökenden olduğunuzu zerrece merak etmiyorum.Zenci de olabilirsiniz.Mesele fikirlerinizi açıklayış tarzınızdaki kabalık.7-Ermeni,Yahudi ve Kürt olmadığınızı söylüyorsunuz ki başka halkları kökenlerinden ve dinlerinden dolayı ötekileştirmektir yaptığınız.Kişinin dini ve milliyetinin önemi yoktur.Önemli olan ,insan olarak bu dünyaya,insanlığa katkılarıdır.Sonuçta insanlık bu düşünce düzlemine gelecektir,yüzyıllar da sürse.Geriye dönülüp de bakıldığında 'Din adına' yapılan savaşların ,aslında birtakım güçlerin ekonomik kaygılarla yaptıkları savaşlar olduğu anlaşılacaktır.Haçlı Seferleri de Batı'nın Doğu'daki zenginlikleri ele geçirmek amacıyla yaptıkları savaşlardı.Sözde 'din'adına yapılıyordu.Gürsel Fransızca'yı edebi dil olarak görebilen koyu bir şeriatçı.Yaşadıkça insan her şeyi görüyor.O halde Balzac'ı,Emile Zola'yı,Victor Hugo'yu,Gustave Flaubert'i,Guy de Maupossant'ı,Sartre'yi okumuşa benzer.Bütün bu yazarları okuduysa aydınlanmanın izlerinden bir nebze etkilenmiş olmasını umarız,ama heyhat,kullandığı sözcükler umudumuzu boşa çıkarıyor.Kafkasyalılar bildiğimiz kadarıyla Rus Edebiyatı'ndan etkilenebilirler olsa olsa ki dünyanın en iyi yazarlarıdır Rus yazarları.Omer Bezirgan "Bir Müslüman bir yerde barış imkanı varken savaşı tercih edemez." Yazarin bu sozu ile alakali yorumumu yayinlamadiginiz icin sizi tarafgirlik ile sucluyorum sayin site yoneticisi...Omer Bezirgan Gursel e Cevap: Turk olmadigim halde Turkceme guvenirim. Arapca ve Farscaya olan alakami mevzu etmeye luzum yok zira cumlenizin dikkatini celb etmis zaten. Fransizcayi da cok edebi buldugumu soyleyebilirim. Ha simdi sualleriniz olacaktir nesebim ile alakali, cevap verme mecburiyetinde kalmadan buradan beyan buyurayim. Bendeniz Osmanli Tebaasindanim, Kafkasyaliyim yani ne dusundugunuz gibi Kurt, Ermeni ya da Yahudi degilim. Simdilik bu kadar ile iktifa edelim. vesselam Asiye Zehra Konuyu Ö.B'den uzaklaştıralım.İsrail'in kullandığı yöntemlerden biri de bir gücü,diğerine karşı kullanmak,karışıklık yaratarak esas amaçladığını gizlemek;ya da dünya bir tarafta yaratılan kaosla uğraşırken,kendileri için problem teşkil eden unsurları yok etmek.Şimdi de AB'yi devreye sokmaya çalışıyorlar.Ve tabii Türkiye'yi.Başarılı da olacaklar gibi.Türkiye'nin bu oyunda yer almamasını diliyoruz.Ayşen İncilere devam:4-Ömer Bey'in asıl işinin yazılardan karakter tahlili yapan kişilerin işi,ya da polisiye roman yazarlığı olduğunu tahmin ediyoruz.Çünkü bu konularda hiç yanılmadığını yazıyor.5-Değerli fikir adamı yorumcumuz,sülalelerle ilgilenmediğini ifade ederek ,önemli hasletlerinden birinin de kibarlık olduğunu çok incelikli bir dil kullanarak anlatıyor.İnciler Ömer Bey'in yorumlarından sonra devam edebilir...Ayşen İncilerin gerçek anlamları:1-Ömer Bey kadın okurların(aynı,ya da birden çok farketmez.)fikirlerini,yöntemlerini banal buluyor.2-Namus kavramını çeşitlendirerek,karşılaştırarak edebi dağarcığımızı zenginleştiriyor.3-Yazarın ve diğer okurların üslubuyla ilgili düşüncelerinin yanlış olduğunu,aslında fikirlerini vurgulamak için,içinde bolca cehennem,münafık,kafir...vb.geçen gayet hoş ve anlamlı ifadeler kullandığını açıkça anlatıyor.Gürsel Bu arada 'banal'sözcüğü Fransızca bir sözcük.Ömer Bey hakiki bir'entelektüel'sayın site okurları...Gürsel Belki de 'yapmıycam,gitmiycem,yaaa'gibi banal olmayan ifadeler ve sözcükler de kullanmalıyız yorumlarımızda.Sonuçta sokak dili,kullanılan dil.Kimbilir Ömer Bey'den övgü de alırız belki,çok ihtiyacımız var ustalıklı yorumlarına,yargılarına...Asiye Zehra Yanılmadığınız konular hangileri Sn.Bezirgan?Çok iyi anladığınız konuları öğrenebilir miyiz?Banallik Sn.Bezirgan,duygu,düşünce ne derseniz deyin,bedenden ayrı düşünüldüğü zaman başlıyor.İnsanı insan yapan bütünlükten yani.Her iki hal de banal geliyor insana.Sonuç olarak kişiden kişiye namus kavramı değişmiş oluyor.Bana göre fikri çıkardığınız zaman geriye kalanla yapılanlar namussuzluktur,size göre değildir.Sosyal ve siyasi fikirler anlamında da yine kişiler farklı düşünüp,farklı hareket ederler,birlik teşkil ederler.(Neticede güçtür amaçlanan)Sonuçta sizin yalnızca eleştirme,veya oy hakkınız olabilir,eleştiri seviyeli yapılırsa takdir edilir.Ayşen Bir kadın düşmanı,klasik İslamcı'yla karşı karşıyayız hanımlar.Sayılarının az olmasını ümit ederiz.Zira Ömer Bey
gibilerin dünyasında yalnız erkekler var,kadınlar figüran.Gürsel Durup durup neden 'banal'sözcükler,ifadeler kullanıyorsunuz?Türkçeniz yetersiz mi kalıyor da Arapça kullanıyorsunuz?Hayır,bazen o da yetmiyor İngilizceye dönüyor Ö.B(!)Ne anlatmaya çalışıyorsunuz?Engin kültürünüzle bizleri aydınlatmak mı derdiniz?Fikir namussuzluğu dediğiniz,sizin gibi düşünmeyenleri hizaya getirmek midir?Misyonlarınızdan biri de illaki fikirle bedeni karşılaştırmak.Erkeklerin sürekli başvurdukları yöntem ve söylemler.Yüreğinizin sertliği dilinize vurmuş benim anladığım.Omer Bezirgan bayan nicklerin deki uslup ve isimler bana ayni kisi oldugu izlenimini veriyor.. Cok banel.. Bu konularda hic yanilmam.. Omer Bezirgan her yorumumu yayinlayamiyorsunuz ki icinde kufur yok olmadi olamaz da... Yazar kendisine kufur edeni aciklasin, ismini soylesin, sinsice uzerime camur atmasin.. Ben sulaleler ile ugrasmam, fikirler ile ilgilenirim.. Fikir namussuzlugunu cinsel namussuzluktan daha ser ve kerih gorurum..Merve Külahçı Başka bir sited 'Git Başımdan Hüzün' isimli bir yazısı nedeni ile haberim oldu Sayın Şen'den. O yazı o kadar hoşuma gitti ki Sezai Şen ismini Google araştırdım ve sonsaniye.net'teki yazılarını bulup okudum. Yazılarının tamamı okunduğu zaman yazarın merhametli ve iyi düşünceli bir olduğu izlenimi edindim ben. Bu nedenle yapılan kimi eleştirilerin haddini aşmış olduğunu düşünüyorum. Günümü Şen'in yazılarını okuyarak geçirdim ve her bir yazıda farklı şeyler hissedip, düşündüm. Bu nedenle kendisine teşekkür ediyorum. Düşüncelerinin bazıları benimkinden farklı olsa da özellikle duygusal yazılarındaki mükemmel tanımlamalar ve vurgular nedeni ile takdirlerimi, tebriklerime, teşekkürlerimi sunuyorum. Gürsel Ö.B tesbitler tamam da yazardan ne istiyorsun?Herkes seninle aynı fikirde olmak zorunda mı?Müslüman olmak tek yanlı görüş sahibi olmayı gerektirmez ki.Senin görüşlerini açıklayacağın başka bir site yok mu?En azından sana yakın görüşleri olanları biliyorsundur.Ya da git,kendi siteni kur.Muhaliflik de bir yere kadar,kullandığın ifadeler hiç hoş değil.Belkis ADA IRKCILIK
Irkcilik gecen yuzyilin insanlari birbirine karsi kiskirttigi,catistirdigi,savastirdigi en önemli araaclardan birisi oldu.Insanlar ortak akil olusturup birlikte menfaatlerini cikarlarini koruyup,kollayamadilar.Eger biz butun bu araclari kullanilamaz hale getiremezsek onlarin uluslararasi guclerin,sermayenin ve de icerideki isbirlikcilerin bir sey yapmasina gerek yok zaten yapilanlar devam ediyor,ettiriyoruz demektir.Bizi sekillendirdikleri tarz,dusunce ve davranislar korunuyor muhafaza ediliyor demektir.Önemli olan insanlarin ortak akilla ortak menfaalerini cikarlarini koruyup birlikte yasama iradesini göstermesidir,Bu oyunlari bozabilir.Uzucu olan irkcilik bir cok yoruma hakim buda insani ulasmak istedikleri önunde buyuk bir engel teskil edecek ve ettirilecektir..
Omer Bezirgan 9) Irakta ki patlamalara bakis acisi: Irakta ki oalylar muammadir. Bir hafta sunni camiisi diger hafta sii camiisi bombalanir. Bombalayan gcu anlamamak icin gerizekali olmak lazim. Ha muslumanlarin isgalcileri gebertmek icin kullandigi yontemler yok mu? Elbetteki var, bunlari yaparken de 3-5 amerika yalakasi, isbirlikci telef olmus onemli degil. Hala olaylari cozemediginiz ve kimlerin gozlugu ile baktiginiz ortada. Ya Rabbi Sen, Senin dinin icin carpisan, izzet seref sahibi kullarina guc, kuvvet, nusret ihsan eyle, onlari karalayanlari ise kahr u perisan eyle AMIN.
10)Araplar dar goruslu, sizinkiler acik goruslu degil mi? Tabii acik goruslu olmak icin FG gibi olmak lazim. Ya Rabbi izzetsiz ve serefsiz tavir takinanlari ve bunu halka yaymaya calisanlari sana havale ediyorum. Sen bunlari gor Ya Rabbi. aminAsiye Zehra Sayın Bezirgan;Görüşlerinizin bir kısmına katıldığım halde, kullandığınız bazı ifadelerden dolayı sizi kınıyorum.Kaleminizin çok güçlü olduğunu ,-sevmediğiniz sözcükleri(hoşgörü gibi)kullanmıyorum-fikirlerinizi sert ifadelerle açıklamamanızın hepimiz için daha doğru olacağını düşünüyorum.Yoksa 'muhalif duruş' çok önemli yaşadığımız günlerde.Cemal Ömer Bezirgan yazısında diyor ki: "Islami kisiligim yahudilerin namusuna bile sovmeyi yasaklar.." Anlayabildiğim kadarı ile Yahudilerin namusuna bile sövmeyi yasaklayan İslami kişiliğiniz Müslümanları 'münafıklıkla' suçlamakta bir beis görmüyor! SAYIN SİTE YÖNETİMİ! Biz Ömer Bezirgan gibi kişilerin bir cemaat hakkında iftiraya, yazarınız hakkında karalamaya yönelik saçma sapan sözlerini okumak zorunda mıyız? Sanırım hiç kimseye bu kişiye gösterdiğiniz hoşgörüyü göstermiyorsunuz. Lütfen bu kişinin kendi karanlık dünyasının propogandasını buradan yapmasına daha fazla müsade etmeyin.
TÜRKAN ŞANLI-BALIKESİRAyşen Ömer Bezirgan Bey;Filistinli aynı benim herşeyi devletten bekleyen,ayakkabısını Ermeni ustaya,düvenini Rum ustaya tamir ettirmeye alışmış(Onlar gidince de uzun süre kalakalmış),memuriyetten pek hoşlanan necip milletim gibidir.Aslında hepsini maaşa bağlasalar sesleri çıkmayacak da ABD ve Yahudi sermayeli silah şirketleri izin vermiyorlar.Bir ara Clinton bir atakta bulundu,başarısız oldu.Arafat pek istemedi barışı.Üretmeyi bilmeyen,hazır yemeye alışmış insanların kaybedecek bir canları vardır.Petrol tükenince bakalım ne yapacaklar.Kesinlikle çalışmayı sevmiyorlar,bildikleri tek şey dükkana mal doldurup,birkaç akılsız turisti kandırmak.Alıp satmakta üzerlerine yok,çünkü dünyada yapılacak en kolay işi bulmuşlar,Atalarının bildiği İpek Yolu ticaretinden başka bir şeyden de anlamazlar.Elin adamı dediğiniz de dünyayı merak etmiş, sömürmüş ve 'sanayi devrimi'ni yapmış,sermaye birikimini gerçekleştirmiş,hala bu muazzam sermayenin kaymağını yiyiyor.Arada birbirlerini de yemişler,bakmışlar ki olmuyor birlik oluşturmuşlar.Benim söylemek istediğim,imkansız gibi görünen barışın mutlaka gerçekleştirilmesi gereğinin olduğudur.İsrail olmasa bunlar şii-sunni davasıyla birbirlerine girerler.O zaman kimin yanında olur,kime cehennemlik dersiniz merak ediyorum. Omer Bezirgan 8)Incilere devam..
Iran ve Suriye savasin devam etmesini ve Israilin lubnan ve filistinle ugrasmasindan fayda sagliyormus. Ve orada BARIS(!) OLMASINI istemiyormus.. Simdi bu lafa bir bakalim. Baris olmasi ne demek? Yazarin bahsettigi barisin olmasi demek filistinin uzerindeki topraklardan vazgecmesi,kudusu teslim etmesi lubnanin buyuk israil palni icinde olan topraklari israile vermesi.. Israil ile baris ancak bu sekilde saglanir. Aksini ispat etsin sayin yazar da goreyim.. Suriye ve Iran da bu barisin yani kudusun ve o topraklarin israile verilmesini istemiyormus ve bu yuzden yazar tarafindan elestiriliyorlar. Insaf insaf... Yani dis politikalarinda hep rant saglama var iran ve suriyenin ama turkiye nin yok. Bu yaftalar ile mucadele eden gruplara camur atiliyor ve hakli mucadelelere suphe ile bakilmasini sagliyorsun.. Yahudinin sana bictigi gorev bu mu? Cok basarilisiniz tum cemaat olarak. Goreviniz bi hakkin yerine getiriliyor endiseniz olmasin... OH LORD! PLEASE PUNISH THEM. amenOmer Bezirgan 7)Filistinli cocuklar doktor muhendis olmaliymis. Orgutler olmalarini engelliyormus ve onlarda tas atan militan ve insanlari olduren intiharci oluyormus. Sen isgal altinda inleyen, 25 metre kare icinde 15 kisi kalan, ve yiyecek ekmek bulamayan, okulu universitesi ekonomisi olmayan bir toplumdan neler bekliyorsun boyle.. Israilli bir eli balda bir eli yagda olanlar ile aclik sinirinda olan filistinliyi bir gordugun buradan belli oluyor. Hala filistinliyi anlamamissin sen. Bana aci duydugundan palavralardan hocaefendiden bahsetme. Hocaefendi dediginiz degilmiydi Israilde baris icin aiclmis vakiflar oldugu halde filistinli silah tuccarlarinin bu savasi bitirmek istemediklerini soyleyen.. Inkar etmeyin cunku Nuriye akman nin roportajinda cikmisti. Hocan boyle soylerse senin farkli seyler soylemen zaten beklenemez.. Omer Bezirgan 6)ARTAN SIKINTILAR : Yazariniz demis ki "Çünkü yaşanan her mağduriyet o ülkedeki iktidara karşı soğuyan halkın bu tür örgütlere karşı yakınlaşmasını sağlar. "
Simdi bu laftan ne anlayabiliriz ona bakalim.. 1-Iktidar haklidir ve bu orgutler halki hakli olan yonetimden sogutuyorlar.2-Israil yanlisi yalaka yonetimlere karsi halk uyandiriliyor bu da Israile HIZMET i engelliyor.3-Halk uyanmamali ve Israil ve Amerikaya hizmet eden bolge iktidarlarina teslimiyeti tam olmali...
Yani daha uzatabilirsiniz.. Kardesim sen kimi kandiriyorsun. Ne aglamasi, ne Mele i Alasi... Ey Rabbim gor bunlari. Hakkettiklerini ver bunlara. amin
Omer Bezirgan 5)SATIRLAR ARASINA GIZLENEN ISRAIL SAVUNUCULUGU:
FILISTINLI ORGUTLER VE PKK: Varlýk sebepleri bir birinden yüzde yüz farklý olan bu iki yapý da ayný Türkiye/Ýsrail eþleþtirmesinde olduðu gibi Ýsrail'e meþruiyet, Filistin direniþine de gayri meþru bir maske takma çabasýdýr.
Komþu Yahudi Mahallesi/Bölgesi: Filistinlilerin eylem yaptýklarý mekaný veya bölgeyi tarif için kullanýlýr. "Komþu kelimesi" (Jewish neighbourhood) özellikle kullanýlmaktadýr. Böylece Filistinlilerle "komþu" olan sorunsuz ve zararsýz bir bölgede Filistinlilerin eylem yaptýklarý anlatýlmaktadýr. Komþu denilen bölge ya da mahalle elbette ki Yahudi iþgalciler tarafýndan iþgal edilip inþa edilmiþ yerlerdir.
DEVAMI VAR. isterseniz yazarim..Omer Bezirgan 4)Orgutlere yapilan igrenc yakistirmalar.. Kanla beslenmeleri, olen halkin uzerinden rant saglamalari. Aman ya Rabi sanki Yahudi bir yazarin yazilarini okuyorum.EL INSAF.. Demezler mi adama sizin Kurtulus savasinda orgutlenen mahalle gucleri ne idi? Kuvvayi Milliye dediginiz ne idi? Isgalcilere kursunu atan Sutcu Imam ne idi? Turk olunca okey oluyorda, goklere cikartilip Aziz milletimiz, islama hizmet etmis ejdadimiz, kafiri vatan kovmak icin canini siper etmis mehmetcigmiz deyip goklere cikariyorsunuz da tas atmaktan baska bir sey yapamayan, sehadet eyleminden baska cikar yok bulamayan insanlara rantci diyorsunuz. PES... Kurtulus savasinda isgalcilerin onune canini bile bile koyup olenler sehid oluyor, anasi kizi kardesi tecavuz edilen, evi dami basina yikilan, topraklari her gecen gun isgale ugrayan, hayvan muamelesi goren ve dunyadan gereken destegi alamayan halktan da HOSGORU diyalog sacmaligi bekliyorsunuz. Vay size vay.. VEYL olsun yigitler gibi carpisanlara camur atanlara.. yaziklar olsun.Omer Bezirgan 3) Filistin Yahudiler gibi birlik olamadilar demissin. O cok ovundugunuz ve dunyada Israil i ilk taniyan ulke (!) olan TC Filistinliler ile ortak olmayi tercih etmedi. Tum dunyayi arkasina alan ve TC yi de onune katan israil bunu yapti. Filistin bir vatan topragi idi ve sirf Arap olduklari icin yuzunu kafire donen TC tarafindan terk edilmislige itildi. Diger arap diyarlari ise Osmanlidan kopraildiktan sonra baslarina Ingiliz ve diger somurgecilerin sectigi aileler getirilecek mazlum musluman halki tasallut alltinda tuttular. Olacak olan olacakti ve tipki TC deki tasallut rejimin altinda inleyen muslumanlar gibi filistin, irak, suriye, kuveyt, suudi arabia, misir, cezayir, libya, tunus, urdun, BAE gibi bircok islam diyari gorunurde islam olduklari halde baslarina Kafire gobekten bagli liderlerle ele gecirilmis oldular.Burada mazlum musluman arap halkini suclamaya baslayacagina cok ovundugunuz TC nin ilgisizliginden bahset.Aslinda yok birbirinizden farkiniz (devletler bazinda) hepiniz gobekten baglisiniz yani..Akilsizlikla sucladigin filistin bir avuc mazlum halk. Savastan yenik cikmis bir devletin kaybedilmis topraklari. Tum dunyanin finansman olarak arkasinda durdugu israilin karsisinda nasil durabilirdi? Bu nasil bir bakis acisi ki filistinliyi sucluyor..Nasreddin hoca misali.. Eve giren hirsizin hic mi sucu yok?omerbezirgan@hotmail.com SIMDI BASLAYALIM SU YAZININ ANALIZINE:
1)Mayis 2001 den beri ozel olarak sulalenizle ilgilenen sahsi tanimiyorum. Amerikanin Afganistana girdiginde Turk ordusunun da Amerikalilarla bir olup Talibani devirmesi gerektigini yazdiginiz yazinizi iyi hatirliyorum ve bu yuzden size uayri tarzinda yazi yazmistim.. Kufur dediginiz bu uyari yazisi ise litareturunuzde kufur kelimesi yanlis anlamlandirilmis..Ayni seyleri yakin dostunuz ve cemaatinizden Faruk Arslan da yazmisti.. CanadaTurk adli gazetenizde cikan Afganistanda Kanada ordusunda gorevli casus turk imami oven ve onu havalara cikaran yazisi icin email attim ama tek kelime cevap verememisti...
2)Yahudilerden yola cikarak Kurtlerin ve Ermenilerin de acindirma politikalari guttugunu yazmissiniz.. Tarafli bir soylem.. Gercek su ki Gucunu kaybeden Osmanli icindeki Fasist hatta Shamanist seviyesinde Turkcu (yani gayrimuslim kibarca) pasalar vardi. Bunlarin basinda Enver Pasa, Talat Pasa, ve cemal pasa en bilinenleri.. Osmanlinin zafiyetinden faydalanip Tehcir sirasinda binlerce Ermeniyi kadin cocuk demeden katlettikleri dogrudur. Ama Osmanli ve Islam adina degil Turkculuk adina. Simdi bu gercekleri saklamanin ve inkar etmenin bir anlami yok. Fasist kafa insanlari soykirima tabii tuttu. Ve bugun Turkiyenin basini agritan bu Turkculerin yaptigi igrenc uygulamalardir. Ayni sekilde TC nin mazlum Kurt halkina yillardir uyguladigi 2. sinif muamele PKK denilen orgute davetiye cikarmistir. Evleri koyleri devlet tarafindan yakilan insanlar bir sekilde cevap vermek durumuna itildiler..Omer Bezirgan Kufur etmekten maksadiniz nedir? Kufurden ne anliyorsunuz? Islami kisiligim yahudilerin namusuna bile sovmeyi yasaklar.. Eger munafik demek kufur ise direnenlere hesap icinde olan bir takim gruplar yakistirmasi yaparak onlari dolayi olarak munafik sinifina sokmak kufur degil midir?
Slogan atan sizsiniz ayirica.... Hosgoru, diyalog, sevgi, hizmet (ne idugu belirsiz, kime ve neye hizmet edildigi belli olmayan kavram) dilinize pelesenk edip olmadik yerlerde bile bunlari sayiklayanlar sizlersiniz.. Bence en cok slogan atanlar ortada eger bu pencereden bakarsaniz.. Omer Bezirgan hicbirsey degismemis.. hatta daha beter olmus.. Genis bir vaktimde yazinin icine gizlenmis munafiklik alameti sozleri desifre edecegim.. Beni izlemeye devam edin.. Herkesin ipligi pazara cikacak...Gürsel *Araplar'ın ne yapıp edip İsrail'le ve İran'la birlikte masaya oturup çözümler üretmeleri gerekir.Bir düşünün;İran,İsrail,Filistin aynı masanın etrafında,çok zor bir durum...*Yazar yorumlarla ilgili serzenişlerinde haklı.Maçoluk,kabadayılık ruhlarına işlemiş bazılarımızın.Adam normal hayatında da sürekli aynı ruh hali içindedir eminim.Ailesi ve kendisi için çok zor bir durum...Cemalettin Demir Güzel bir yazı olmuş. Yazarların da kendilerini ifade etme, savunma hakları vardır. Tamamen sessiz kalmak taşlara, kayalara mahsustur. Ben daha önceki yazıyı bu yazıyı okuduktan sonra okudum. Sonra diğer yazıdaki yorumların bazılarının ne kadar haksızca yapıldığına şahit oldum. Bence Sn. Şen de gayet iyi niyetle yaklaşmış konulara. Yazıdan bazı yorumcuların çıkardığı manaları çıkarmak ve yazarı münafıklıkla itham etmek bence çok çirkin bir yaklaşım tarzı. Sn. Şen yazılarınız beğenerek okuyoruz. Yanınızdayız ve dualarımızdasınız...Esma Nur Parlak Sonunda olacağı buydu. Ama iyi oldu. Önceki yazınızdan dolayı Fethullah Gülen Hocaefendi'yi bile anlamsız yere suçlamışlardı. Yazınızda belirttiğiniz gibi, kendisi dünyanın neresinde olursa olsun bir Müslüman'ın kılına zarar görmesinden dolayı büyük ızdırap çeken bir insandır. Umarım küfrederleriniz titreyip, kendilerinen gelirler. Mağduriyetlerimizin sebebinin sadece başkalarının zulmü değil, kendi boşvermişliğimiz ve hakkıyla çalışmamamız olduğu yönündeki düşüncelerinizde tamamen haklısınız.Ayşen Çok kırılmışsınız Sn Şen.Yapılan kaba saba yorumlar,kullanılan dil bizleri de yoruyor,üzüyor.Gerçi sizi daha bir şevkle yazmaya sevketmiş görünüyor ki zaten gazetecinin,yazarın,edebiyatçının görevi; toplumu,insanlığı aydınlatmak,doğru bildiklerini olduğu gibi aktarmak değil midir?Müslüman olmak,güzel ahlak sahibi olmakla eşdeğerse,yorumları yapanların kullandıkları üsluba dikkat etmeleri gerekmez mi?Bazen yazıdaki fikri vurgulamak için hafif eleştirel,dozunda alaycı bir dil kullanabiliriz(Nef'i'yi okusalar ne iyi olur),önemli olan kabalaşmamak,slogancı üsluptan mümkün olduğunca kaçınmak.Emre Abi ilgili yazınız hakkında yorum yapmak istemiyordum ama şimdi ve burada bir yorum yapmam lazım. 1) Yaşanan savaştan dolayı petrol fiyatlarının artmasının İrana getireceği ek geliri sebep-sonuç ilişkisi içinde değerlendirmeyi yeğlerim. İranın karizması ortada. Bu konuda asıl kızılması gereken bölgedeki diğer devletler ve para babası şeyhleri bence. O kaymaktan zevk alan onlar İran değil bence. 2) Abi bedel ödenmeden özgürlük kazanılmaz. İran, Suriye, Hizbullah vb. bunun farkındalar. Ayrıca İsrailin bu tip işler yapmak için herzaman bir bahanesi var bununda farkındalar(ız). sonuç olarak bu grup zaten devamlı savaşıyor ve devamlı bedel ödüyor tabi halkta ödüyor bu bedeli. Zaten yıllardır fiilen süren savaşın dlagalı bir şekilde ilerlediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ve şimdi fırtına zamanı.3) Elbetteki szi petrolden kaymak yeme tezinizde haklı olabilirsiniz. ya da İranın nükleer çalışmalarını ikinci plana itmek istemesi konunda da haklı olabilirsiniz. Ama daha sağlam kanıtlara ihtiyacınız yok mu? Mesela İranlı bir kaynağınız var mı? ya da İranı dış piyasalara bağlayan bir kaynağınız? Bu tip bir şekilde bir bilgi almışlığınız olsa ve bunu belirtseniz çok iyi olurdu bence. Yoksa olay trajik bri sebep-sonuç ilişkisinden başka bişey olmuoyr. 4) İsrailin defalarca deneme amaçlı katliamlar ve suikastlar yaptığını biliyoruz. adamlar rahat durmuyor. Birşey yapıyolar ve sonuçlarını gözlüyolar sonra o sonuçlara göre asıl yapacakları işlere gelebilecek tepkileri hesaplıyolar. bunu yapan sadece israil değil. İranda yakın zamanda düşürülen/düşen sivil yolcu uçakları iranın alarma geçip tüm savıunmasını harekete geçirdimesi ve ABD ve İsrailin o haberleşme ve aktivite üzerinden İranın potansiyelini görmesi için değilmiyydi?? Bu kısımı biryerlerde okumuştum ve gayet mantıklı.///// Çok yazdım, eksik yazdım kusura bakmayın. Şu küfürbazlara ve cennete ve cehenneme bilet kesenlere gelince: Aklınızı başınıza alın. Yok siz önce Aklınızı kalbinize alın ve öyle konuşun. İmaj hiçbirşeydir üslup herşey. İmaj sadece görüntüdür üslup ise içten gelir. yani kendiniz olmadığınız gibi göstermeye çalışırsanız, kendinize salih kul imajı vermeye çalışırsanız içinizin boşluğundan dolayı üslubunuz kayık olur.//// Herkese iyi kandiller. Allah tüm müslümanların yardımcısı olsun. NOT: yorum uzunluğundan dolayı yayınlanmayacaksa litfen kesip falan yayınlamayın. Bu durumda yorumu sadece yazara ulaştırısanız sevinirim.
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
Gülen ile Amerika'da yapılan uzun görüşmeler sonucu, yayıma hazırlanan Faruk Mercan'ın geniş gazetecilik çalışması...Titizlikle hazırlanan bu kitapta; Gülen'in çocukluğundan bugüne, sıradışı ve etkileyici hayatını yer yer kendi ağzından yer yer yazarın ağzından okuyacaksınız.
Uzun yıllardır Türkiye'nin dört bir tarafında kurulan iftar çadırları, ABD'ye kadar ulaştı. Milky Way Education Derneği tarafından bu yıl ilk kez New Jersey Clifton Park'ta kurulan iftar çadırına; Müslüman Türk toplumu yoğun ilgi gösterdi.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...