O kadar uzaktan, böyle yazılar yazılır mı demeyin. Oluyor işte, dayanamıyor insan. Konu Kara Harp Okulu Komutanı Reha Taşkeşen’in, Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı tarafından makamına cagrılması ve önune konan telefon kayıtlarının ardından, hemen oracıkta istifasının istenmesiyle başlayan tartışmayla ilgili. Aydoğan Vatandaş
Ukalalık etmek istemem ama yazılanlara bakınca konu hakkında kalem oynatanların Turk Silahlı Kuvvetleri’ni pek tanımadıkları hissine kapılıyor insan. Paşa’nın Sabah’tan Metehan Demir, Hürriyet’ten Emin Çölaşan ve Cumhuriyet’ten Mustafa Balbay’a konuşmasından olaya ideolojik bir hava vermek istediği anlşılıyor elbette. Adını andığım gazetecilerin de hemen olaya odaklanmalarından, onların da böyle bir şonuc almaya calıştıkları anlaşılıyor. Cumhuriyet Gazetesi, Genelkurmay Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı’na ‘kim gelmeli’ tartışmalarında ‘odak’ olduğu için olsa gerek, Paşa ile yaptığı röportajı yayımlamamış, söylenenlerin doğruluğunu hemen ‘check’ edebilecek imkan ve donanıma sahip olduğu için herhalde.
Asıl yanlış, kamuoyunun olayın arkaşında ‘ideolojik’ bir çekişme yaşandığını düşünebilmekle yapılıyor ki, bu Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök ile Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Buyukanıt arasında sanki çeşitli konularda fikir ayrılığı olduğu şeklinde algılanmasına neden oluyor.
Böyle düşünebilenler Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hic tanımayanlardır. Zira Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Atatürkçü duşuncenin dışında hiçbir görüşün yaşayabilmeşi mümkün değildir. Hele o rutbelere gelen insanların Atatürk’ten, laiklikten ödün verebileceklerini düşünmek, hem o komutanlara, hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’ne zarar veriyor.
Hickimse konuşmuyor ama konuşmalı. Herkes Org. Yaşar Büyükanıt’ın çeşitli çevrelerce yıpratılmak istendiğinden dem vuruyor ama hiç kimse Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’e yaplan hakaretlerden, birkaç yıldır sürdürülen yıpratma kampanyalarından söz etmiyor. Üstelik Gelenkurmay Başkanı’na bu saldırıları, bu hakaretleri yapanların, bir taraftan da Org. Yaşar Büyükanıt’a sahip çıkıyor görüntüsü vermeleri de elbette çok garip.
Bügün Yaşar Büyükanıt yıpratılmak isteniyor diye bağırıp çağıranların, geçmişte üstelik kendi köşelerinde, Org. Hilmi Özkök’e alenen saldırmış olmaları garip değil mi?
Şimdi bu yorumları yapanlar bir şeyi bilmiyorlar: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin işleyişini. Geçenlerde de bir vesileyle yazmıştım. Korgeneral olabilirsiniz ama Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Orgeneral olabilmek kolay değildir diye.
Rutbeniz yukseldikce, rekabet artar, ölçme ve degerlendirme keskinleşir, zorlaşır. Rütbeniz ilerledikçe daha dikkatli olmanız kaçınılmazdır. Dikkat etmeniz gereken alanların başında da özel hayatınız gelir. Generallik sırasına girince, lise mezunu eşini boşayıp universite mezunu daha eğitimli bayanlarla evlenen generaller tanıyorum.
Sekreteriyle yakınlaştıgı için emekliye sevkedilen komutanları da.
Dünyanın bütün ciddi ordularında, aslında bütün ciddi kurumlarında durum böyledir.
Bu rütbelerde bulunan insanlar, ‘bu benim özel hayatımdır’ diyemezler.
Bunu en başta kendileri bilmek durumundadırlar.
Çeşitli meslekleri yürüten insanlar ‘girdikleri’ ilişkileri cok iyi ölçüp tartmaları gerektiğini bilirler.
Guvenlik, Siyaşet ve medya bunların başında gelen meslek alanlarıdır.
Ikincişi de şu: Paşa sözde Yaşar Büyükanıt’a zarar gelmesin diye istifasını vermiş. Böyle bir olayda Yaşar Paşa’nın adını anmak Yaşar Paşa’ya fayda mı getirir yoksa zarar mı? Paşa, Yaşar Paşa’ya yakın bır komutanmış, o makamında olmadığı bır sırada çağrılıp sorgulanmış falan filan. Telefon diye birşey yok mu? Açıp telefonu Yaşar Paşa’yı bilgilendirmek mümkün değil mi?
Böyle bir olayın Yaşar Paşa’nın bilgisi ve izni olmadan gercekleşebilmesi kanımca mümkün değildir.
Yorumlar İnce Memet Sayın E. Turana katılıyorum.Mutlu Emre doğruyu yazmış.Aydoğan Bey hep yazmalı ara vermeden.Emre Aydoğan abi sen hiç durma. Herzaman yaz.Bilge D. Güvenlik nedeniyle cep telefonları askeri binalarda yasaklanmış.Paşalar da uymak zorunda kurallara.Uymazsa başına geleceklere katlanır.Herhangi birisi de dinleyebilir,kayda alabilir.S.Bengü Genelkurmay açıklamayı yaptı,okumadınız herhalde.İstifanın özel hayatla ilgili olduğunu açıkladılar.Medya mensubu hanım hakkında da ne Paşa'dan,ne de üstlerinden bir yalanlama geldi.Hanım meselesi olunca,daha fazla rencide olunmaması için konu kapatıldı.Bilenler konuyu biliyor,evhamlanmayı gerektirecek kadar önemli değil.Ayrıca sizin bilmediğiniz ,aynı nedenlerle istifayı seçen pek çok makam sahibi insan var.İngiltere Kralı Edward'ı hatırlayın,Bayan Wallis Simpson için tahtı bırakmıştı.Mehmet Işık Nedense herkes reha paşa necidir kimin adamıdır birileri onu tasfiye etmek içinmi yaptı noktasında. Peki bu devletin savcıları ve diğer yetkili kurumları nerde. Bu dinlemeyi kim yapmış, reha paşaya dinleme kayıtlarını veren şahıs sorgulanmış mı? Bu şahsa kayıtlar kim tarafından verilmiş ve bu meselenin en uç noktasında kimler vardır? Bunları araştıracak bir kurumu yokmu bu devletin. Yoksa böyle önemli meseleler sadece medyaya malzeme olmaktan öteye gidemeyecekmi. Ben bir vatandaş olarak vergimle geçinen bir paşanın özel hayatının kayıtlarından daha çok bu kayıtları kim neden tutmuş onu merak ediyorum ve reha paşaya hesap sorulup istifasının istenmesinden önce bu dinlemeleri ve fişlemeleri yapanların cezalandırılıp tasfiye edilmesini istiyorum.Gürsel E.Turan'a kalsa Genelkurmay Başkanı hem ABD'ye,hem de 'dinci'lere(!)savaş ilan etmeliydi.Yani 'askeri yönetim'e bir özlem var gibi.Alânur Özkök Paşa'Ben demokratım'diyebilen bir genelkurmay başkanı.Hazmedemiyorlar, ilk kez bir askerin,üstelik de genelkurmay başkanının ağzından 'demokrat'sözcüğünü duymayı.CHP'nin 'demokrasi','demokrat' gibi kavramlara ne kadar yabancı olduğunu yakın tarihimizden de biliyoruz.12 Eylül'den en çok zarar gören kesim'sol'olduğu halde,CHP son derece memnun ve mutlu ki gelinen noktadan , Demirel dahil herkese kucak açıyorlar son zamanlarda.Asli Yagiz Hilmi Pasa bir denge insani. Son yillarin en zor doneminde gorev yapti. Bence basariliydi.E.Turan Hilmi Özkök Dinci takımına karşı sessiz kaldı, AB ve ABD den emir alan hükümetin Türk milletine karşı, cumhuriyete karşı yapılan saldırılarda sessiz kaldı...Asker in kafasına çuval geçirildiğinde ne yaptı?Gürsel Bir komutanlar kalmıştı magazin malzemesi olmayan.Türkiye'de herkes ciddi ciddi dedikodu ve magazinle uğraşır hale geldi;böylelikle gerçek olaylar,haberler gündemden düşüyor.Türkiye'nin güneyinde,güneydoğusunda savaş varmış,kimin umurunda!Varsa yoksa ,'kim kiminle' muhabbeti.Bir de devletle dini kavgalı hale getirmeyi misyon edinmiş bir güruhun tutmayan ve bitmeyen gerginlik senaryoları...S.Bengü Reha Paşa'yla görüşmelerini kayda alıp,üstlerine gönderen medya mensubu hanıma ne demeli.Durup dururken adamcağızın emekli olmasına,aile huzurunun bozulmasına ,neredeyse özel hayatının herkesin ağzına sakız olmasına neden oldu.Vebali çok ağır olmalı.Kadınların intikamı çok kötü oluyor,ama çok eleştirilecek bir durum kadın açısından da.İnsan bir zamanlar sevdiği birini zor durumda bırakacak davranışlarda bulunabiliyorsa, gerçekte sevmemiş demek ki diye düşünülebilir.Bazı kadınlar 'güç 'meraklısı oluyor nedense.S. Ural Aydoğan beyin yazıları fikir veriyor vermesine de Türkçe klavye kullanmadığından olsa gerek Türkçe karakterler tashihten geçerken otomatik düzeltmeye uğruyor:)
Üzerinde bu karakterler bulunmayan bir klavyede de Türkçe karakterlerin yeri biliniyorsa şayet Türkçe yazmak mümkün malum-u alileri.
Okunmayı kolaylaştırmak ya yazarın veya site sahiplerinin mükellefiyeti.
Biz yine de Aydoğan beyin yazılarını okumaya çalışacağız.serhad barış Nihayet Aydoğan beyin köşesinde Ertuğrul özkök'ün tişortünden farklı bir yazı görebildik.
yazıya gelince Aydoğan Beyin askeriye ile ilgili bilinmesi gereken ne varsa en iyi bilen birisi olabileceğini tahmin ediyorum. En azında orduda görev yapmış biri olduğu için. E.Çölaşan olaya her zaman ideolojik bakar. Bu günlerde ordunun yıpratılmasından bahseder ama üç ay önce orduyu yıpratmaya yönelik yazı yazmıştır. Mesela H.Özkük için yazdıkları böyledir.kısaca bu tip insanlar ideolojileri uğruna aydınlığa gözlerini yumarlar.
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: