4 MİLYAR DOLAR BİR AYDA NASIL 6 MİLYAR DOLAR OLUR?
Danıştay saldırısı derine inilmeden hemen kapatıldı. Aynen, “sonuna kadar gidilecek; ucu nereye dokunursa dokunsun bitirilecek” denilen Şemdinli hadisesinde olduğu gibi, saldırıyı bizzat gerçekleştirenler bir şekilde hapse konuldu, meselenin gerisi kapatıldı.
Danıştay’a yapılan saldırıdan sonra yazdığımız “Saldırıyı gerçekleştirenler belli!” yazımızın satır aralarında vurgulamaya çalıştığımız bir şey vardı. Pek fazla dikkat çekmemesine üzüldüm doğrusu.
Sezai Şen
Bizim o yazıdaki iddiamızın temeli şu idi: Türkiye’de laik/anti-laik, Sünni-Alevi, Kürt-Türk çatışmaları devleti ve parayı bizzat yönetenlerin umurunda değildir. Onlar vatandaşların huzurunu da umursamazlar. Onlar için tek bir şey önemlidir; meydana gelen yeni hal, değişim ve gerginlikler ile nasıl olur da daha fazla kazanırlar. Onların umurunda değildir Mehmetçik’e Kuzey Irak’ta, Güneydoğu’da ne olduğundan; ama sanki gece gündüz Mehmetçik’i düşünürlermiş gibi konuşurlar. Şehit olan askerlerimizin ardından timsah gözyaşı döker, sokakta izinsiz gösterilerine müdahale eden jandarmaya taşlayıp, sakat bırakmaktan, gözünü çıkarmaktan ar etmeyen bu sakat anlayışın sahipleri.
O yazımızda Hükümet’i seçime zorlamak, ekonomik istikrarı bozmak için bir takım planlar ve programlar yaptıklarını, Şemdinli olayları ile Türkiye’yi bir çatışma ortamına çekmek isteyenlerin elleri böğürlerinde kaldığından yeni planlar peşinde koştuklarını ve tam da 19 Mayıs’tan sadece iki gün önce milli birlik ve beraberlik mesajlarının verileceği, Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde, Danıştay saldırısının gerçekleştirildiğini ifade etmiştik.
Ne oldu? Danıştay saldırısı ile birlikte borsa kısa sürede büyük kayıp yaşadı, faiz fırladı. Sonra bu saldırıyı hükümetin üstüne yıkmakta, saldırganları “Allah” lafzı ile birlikte anmakta bir sakınca görmeyen medya birden bire susmadı mı? Sustu. Pekiyi hiç sordunuz mu neden susuluyor diye?
Ben size söyleyeyim. Para piyasalarında meydana gelen dalgalanmalarda en büyük etkiyi önce karar mekanizmaları sonra da medya belirler. (Medyanın karar mekanizmalarını da etkileme, yönlendirme gücü bulunduğunu da bir yana koyalım) Bu nedenle elinde büyük medya gücü bulunan gruplar dalgalanmalardan, aniden ortaya çıkan krizlerden, gerginliklerden ve hatta birbiri ardına kaldırılan cenazelerden dolayı güzel bir ekmek(!) yer. Düşünün ki patronunuzun elinde sattığı bazı kuruluşlardan elde ettiği önemli miktarda nakit para (döviz) var. Bu para bir şeyler için bir kenarda bekletiliyor. Ancak bu para beklerken neden daha çok kazanmasın, değil mi?
Bu para nasıl kazanır pekiyi?
Ben size cevabı vereyim. Manipülasyon ile; piyasaların dalgalandırılması ile. Piyasalar ister iç nedenlerle ister dış nedenlerle dalgalansın. Yeter ki dalgalansın. Sizin elinizde medya var; gazeteler, televizyonlar. Önce elinizdeki dolarların YTL cinsinden değer kazanmasını beklersiniz. Sonra siz bunları YTL’ye çevirirsiniz. Örneğin elinizde sattığınız kurumlardan kalmış 4 milyar dolar para olsun. Daha iki ay önce bu 4 milyar dolar 5.36 milyar YTL ediyordu. Ancak dünya piyasalarını da yakından takip edenler, Danıştay saldırısını öyle bir zamanda yaptılar ki birden bire Türkiye’de döviz fiyatları yüzde 30’lara varan oranlarda yükseldi. 4 milyar dolar parası olan bir kişinin 1.34 YTL yerine 1.64 YTL’den bu parayı YTL’ye çevirdiğini düşünelim. Ne kadar fark ediyor, biliyor musunuz? Tam 1.2 milyar YTL. Bu kadar parayı bu kadar kısa sürede kim kazanabilir acaba? Mümkün mü herhangi bir işe 4 milyar dolar yatırıp, 2 hafta içinde 1.2 milyar YTL kazanmak?
Sonra ne oldu. Merkez Bankası çok geç kaldı denilerek, Merkez üzerindeki baskılar arttırıldı. Merkez müdahale etmek zorunda kaldı. Bana sorarsanız geç kaldı bile, ancak elinde 3-4 milyar dolar nakit parası olan birisi için Merkez Bankası’nın kura geç müdahale etmesi aslında bulunmaz bir şeydi. Ne kadar yukarıdan müdahale olursa o kadar çok kazanmak mümkündü. Merkez Bankası üzerinde baskı yeteri kadar artırılmadan önce muhtemelen dolarlar YTL çevrildi. Belki sonra YTL bir kez daha dolara ve sonra bir kez daha YTL’ye ve kar katlandı durdu. Bu tür iki operasyonu peş peşe iki defa yaptığınız taktirde 4 milyar dolarınızı, 6 milyar dolara bir ay içinde çıkarmanız içten bile değil. Dolar bazında yüzde 50 kazanç, dudak uçuklatıcı değil mi?
Şimdi gözler Borsa’da yapılan ve 9 milyar doları bulduğu ifade edilen manipülasyonun üzerinde. Ama acaba aynı hükümet Danıştay saldırısı ile yapılan manipülasyonun farkına varabildi mi? 9 milyar dolarlık işlemin yapıldığı Borsa’da, hiçbir şekilde yükselme potansiyeli olmayan hisseleri ölü eşek fiyatından alıp 4-5 kat yükselttikten sonra vatandaşlara satanların elde ettiği para 1 yılda 2-3 milyar doları geçemez. Ancak size verdiğim örnekte de görüldüğü gibi esas manipülasyon Danıştay saldırısı ile yapıldı. Milyarlarca dolar haksız kazanç onlarca milyon insanın ceplerinden azar azar alınıp, sayıları belli kişilerin ceplerine milyar dolarlar olarak konuldu. Bu nedenle bence Danıştay saldırısının gerçek yüzü ve bugüne kadar hiçbir şekilde gündeme dahi gelmeyen yurt dışı bağlantıları üzerinde incelikle durulmalı. Danıştay saldırısının hedefi piyasalardaki istikrarı ve morali bozmaktı. Ondan sonra da ortalık süt limanmış gibi davranmaktı düşündükleri. Çünkü Borsa’da yeteri kadar değerlenmiş olan paranın kısa sürede ikiye katlanabilmesi için dalgalanma, piyasalarda istikrarsızlık, güvensizlik gerekliydi. Böyle bir ortamda dövizini kısa sürede yüzde 30 YTL bazında değerleniyordu. Sonra da bu parayı yüzde 22’leri bulan oranlardan devlete borç verebilirdiniz ya da tekrar borsaya dönerek karınıza kar katabilirdiniz. Nihayetinde para kazananların önemli bir bölümü bu tür ayak oyunları ile yapıyor bu paraları. Kimisi yüzyıllardan beri süren şirketi ile ancak dünyanın zenginler listesine giriyor, kimisi de böyle, birkaç yıl içinde elindeki gücü iyi kullanarak.
Daha size ne söyleyeyim ben, anlayın artık demek istediğimi!
Yorumlar CELALETTİN YILMAZ Yazdıklarınız tamamen doğru ve çoktan beri halkımızın çoğu tarafından bilinen bir gerçek,bilinenmeyen bu oyunu yazan ve oynayanların isimive siyasi bağlantıları Gaztecilerin görevleride bu isimleri bulup çıkarmak Ayşen Yazılarınızı dikkatle okuyoruz,takip ediyoruz.Gazetecinin görevi okurları bilgilendirmek ve uyarmaksa siz gerekeni yapıyorsunuz.Danıştay saldırısı ile ilgili en doğru teşhis MSB'ındı.Babıali baskınına benzetirken çok da haklıydı.Direkt Devletin kurumlarını ve hükümeti hedef almıştı çünkü.Ve tabii bir taşla iki kuş,hem para,hem iktidar değişikliği.Tarih tekerrürdür.Ferhan Özmen uzun bir süredir yazmıyordunuz :) kendinize gelmişsiniz gibi görünüyor...sevindim.
Bu arada yorumlarınız oldukça mantıklı. Katılıyorum. Paralarına para katmak için insanlar insan öldürüyorlar. Gündem oluşturuyor, borsayı etkiliyorlar. Bu dünyada hiçbirşey süpriz değil...Allah hepimize sabır versinCemal Maalesef yazılanlar bu ülkede çok rahat gerçekleştirilebilecek şeyler. Bunu bilmek ve görmek insanı üzüyor. 4 milyar dolar ile bir ayda yüzde 50 getiri sağlamak demek bu kadar kolay, vay be. Biz de kendimizi akıllı sanıyoruz ya!Merak Bu yazıda bahsedilen kişi Aydın Doğan mı yoksa? Çünkü Aydın Doğan banka falan satmıştı bir kaç ay önce, onun elinde nakit para olduğu ileri sürülüyordu...Bedri Yavaş Bu yazıda örnek verilen ya da kendisinden bahsedilen patronu hepimiz biliyor muyuz, ne!
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...