Ben sensiz de varım; varlığımı sana bağlamadım hiç bir zaman!
Dükkanın önündeyim, yarım açık kepengin tam altında, yağ damlıyor kel kafama, bu kepengi yeni yaptırdık Mümin Usta'ya ama ayarı yok adamın bir teneke yağ koymuş sanki kenarlarına... Erol Kavas
Tahmin edersiniz yarın ayın son günü, yine çek-senet-kredi kartı borcu var, bunlar nasıl ödeyeceğim onu düşünüyorum... 24 saat önce geldi bir alacaklı, baktı baktı... Sessiz küfürler yağmuruna tuttu o gözleri alacaklının, ezildim kaldım, ne diyeyim onlara, hepsi borç alırken - mal alırken iyiydi ama diyor, bu düşünce bile sessiz kalıp, adım adım kahrolmama yetiyor...
Bu kadar borcu olan bir adam, aynen komadaki bir insanın ruh haletini yansıtır, yani, ruh azraile teslim olacak da, saati ve yeri konusunda mutabık olamıyorlar... Gel ey aziz melek, gel ben hemen mutabık kalacağım, bir dediğini iki etmeyeceğim, belki borcun asıl sahibine verirsem canımı geri iade, kurtulur muyum ki tüm borçlarımdan...
Eski günler aklıma geliyor, orada burada gezip, sefa sürmelerim, Fenerbahçe'nin şampiyonlukları geliyor aklıma, hatta Türkiye Kupasını alışımız... Ne eğlenmiştik o gece... Ama bakıyorum şimdi, varlığımı yok edemesem bile, varlığımın tadı kalmamış, varlığımın keyfi çok uzaklara kaçmış...
Yorumlar Petrarca İçinde bulunduğumuz zor koşulların herkes farkında ve eminim ki herkes gibi Sezai Bey de koşullardan olumsuz etkileniyor.Ancak teşekkür borçluyuz kendisine.Biraz nefes almamızı,kalplerimizi ferahlatmamızı,Aşk'ı,o çok özel duyguyu hatırlamamızı sağladığı için...Umutlarımızın hep canlı kalması dileğiyle...En kötüsü umutsuzluk çünkü...Selime Demir Dikkat ettim site okur-yazarı, Sezai Bey'in yazısının giriş kısmından esinlenerek yazmış; ama hoş olmuş. Nihayetinde yazarların okurlarını bir şekilde etkilemesi doğal ve gayet güzel.esra demir sayın erol kavas,
neden böyle umutsuz yazmışsınız, üzüldüm doğrusu. hayat zormuş ama bezmiş olmamak lazımmış, değil mi dostum;)site okur-yazarı Evdeyim, bilgisayar ekranımın onundeyim ya da bilgisayar ekranı benim onumde...her neyse işte oyle birşey..Sayın Kavas'ın yazısı beni ödemem gereken bilumum taksit borçlarıyla ilgili derin düşüncelere sevk etti!! Ne diyeyim artık bilemiyorum:) site takipçisi sayın erol bey,
sitenizdeki bazı kişiler uçan kuştan böcekten bahsederken, sizin bizi daha iyi anlayıp - ifade ettiğinizi düşünüyorum...
teşekkürler...
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.