Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök'e daha ne kadar dayanabilir?
Bazı okuyucularım dün yazdığım yazıyla ilgili soruyor. ‘Cemaat klupleri ne demek’ diye. Hani geçen gün Hürriyet Gazetesi’nin genel yayin yonetmeni Ertuğrul Özkök’ün kullandığı cemaat klübeleri lafina nazire olarak kullandığım su cemaat klüpleri ifadesi. Aydoğan Vatandaş
Aslında şurdan başlalamak lazım ama önce bir soru sorarak.
Ertuğrul Bey Türkiye’de derin devlet yok derken ne kadar samimidir?
Derin Devleti, salt bazı güvenlik mensuplari ile sınırlı görmek büyük bir yanılgıdır.
Bunun sermaye ve de sınıfsal boyutunu atlamak da
.
Ertuğrul Bey ‘beyaz Türkler tasfiye mi ediliyor sorusunu sorarken yine bir başka yazısında, aslında içindeki o büyük korkuyu, kaybetmek korkusunu da dısarı vurmuş olmuyor mu?
Yasemin Yurtman Soner Yalçın’a buyük ses getiren Efendi kitabiyla ilgili soruyor:
Kitapta anlattığınız Sabetaist hareketlerin başlangıç noktası da onlar mı?
Neredeyse tüm mafya babalarını, MİT, derin devlet ilişkilerini yazdım. Ve bir gün dedim ki kendi kendime; bunların arkasında ideolojik bir güç olması lazım. Herkes konuşuyor ya derin devlet diye; bunun ideolojik temel dayanağı nedir? Bunu Osmanlı’dan Cumhuriyet’e dönüşümün sınırları içinde aramaya başladım. İktisadi ve siyasi ayağını ne anlatabilmişim şimdiye kadar ne de kitaplarıma yansıtabilmişim. Bu konuda okumaya ve çalışmaya başladım. (...)
Yasemin Yurtman bir soru daha soruyor:
Derin devlet nedir diye araştırmaya başladım demiştiniz başta. Derin devlet, Sabetaycılar mı?
Derin devlet diye bir şey yok aslında. Devletin kendisi derin. O devleti kim, hangi ideolojik görüşlerle oluşturmuş? Günümüzde ağırlıkla sol görüşlü partilerin kadrolarında yer alıyorlar sanırız? Öyle bir şey yok. Her yerdeler. (Tempo Dergisi, 13 Mayıs 2004)
Soruyu soran da Doğan grubunda, yanitlayan da.
Biz de onlarin yalancısıyız.
Hürriyet Gazetesi’nin Türkiye’deki sistemin işlerlik kazanmasi ve de devamının sağlanmasında oynadığı tarihi rolü kim inkar edebilir?
Oyunu kuran ben olsam Hürriyet gibi bir gazeteyi başı boş bırakır mıydım.
p düşünmüşümdür, Ertuğrul Bey, yıllar once, Süleyman Demirel’in kontenjanindan, hani o devlet baskanlari zirvesinde, devlet baskanları ile birlikte o kareye nasil girebildi diye.
Aslinda Demirel’le ne de çok benziyor kaderleri.
Beyaz Türklerin tasfiyesine gelince...
Beyaz Türkler’in tasfiye edildiği falan yok aslında, yaşanan köylü Anadolu çocuklarının okuyup adam olup şehirlere yavaş yavaş yerleşmesidir, hepsi bu.
Unutmamak gerekir ki, Ertuğrul Bey şehirli ama Aydın Doğan köylüdür.
Küçük bir isletmeden büyük bir imparatorluk kuran Aydin Doğan, Ertuğrul Bey’e daha ne kadar katlanabilir?
Yorumlar Asiye Zehra Müzakere ve ikna,demokrasilerin vazgeçilmezleridir.Türkiye'nin merkezine yakın olanların çoğunda hala Osmanlı'nın Cumhuriyet'e dönüşümündeki mücadelenin travması devam ediyor.ORHAN MERT CAN DÜNDAR'IN DA BANKA HESAPLARINA BAKILSIN
Türkiye anormal Darbe Reklamı yapanlar ve halkın seçtiği insanları yine halkın oluşturduğu ordu tarafından asılmakla tehdit edenlerin kim veya kimler tarafından yönetildiğinin araştırılması gerekiyor. Çünkü Can DÜNDAR gibi vasıfsız yazarlar sadece para ve ideolojik menfaatleri için ATATÜRK Türkiye'sine çok büyük zararlar vereceklerdir. Tamamen nakit çalışan bu adamlara TÜRK HALKI'nın prim vermemesi ve kışkırtmalarına kanmaması dileğiyle. Atatürk Türkiyesinde böyle yüzsüzlere yer yok....Emre Ah şu derin devlet. Varsa da yoksada pek bir işe yaramıyor bu belli. En azından bizim işimize yaramıyor. Başkaları çatır çatır derin devletten istifade ediyor biz de avcumuzu yalıyoruz. Herneyse Artık tüm iletişim araçları en ücra köylere bile girdiyse ve bu köylerden bazılarına hala su bile gitmemişse Ali Şeriatiniz İktisat sosyolojisi serisinde detaylıca anlattığı gibi o insanlar madem su burda yok deyip şehrin yolunu tutarlar falan filan. Şehirdekilerde doğal olarak tutuşur. Asiye Zehra Kobilere olan ilginin büyüklüğünü katıldığım bir panelde farkettim.''Finans Kulüp''adındaki sivil toplum örgütünün düzenlediği bir paneldi.Kobilerin sorunları tartışılırken siyaset de tartışıldı ve panelistler merkez siyasete yakın kişilerdi.Yani Aydoğan Bey'in bahsini ettiği bir ''cemiyet kulübünün'' mensuplarıydılar.Asiye Zehra Türkiye'deki ilk yedi yüz elli şirket dışında Türkiye'deki kobilerin ekonomimizdeki oranı%99.5'dur.Kobiler dünyadaki bütün ekonomilerin itici gücüdür.Merkez bu olgunun yeni yeni farkına varmaya başladı.Dolayısıyla siyaset sahnesinde etkili olacakları kaçınılmaz.Ertuğrul Özkök çok farkında durumun ciddiyetinin.Asiye Zehra Ertuğrul Özkök,merkezin en büyük seslerinden birisidir,adeta sözcüsüdür.Beyaz Türkler'in tasfiyesinden söz ediyorsa doğruluk payı olabilir.Taşranın merkeze taşınması fikrini en fazla destekleyenlerdendir sözüm ona.Çok destekledikleri AB silahı geri tepmeye başladı.Dediğim gibi hepimiz için,hatta muhafazakarlar için dahi sınav niteliğinde AB'ye entegrasyon süreci.Selamlar Ayşe Hanım.Ayse Aslan Aydogan Bey heralde koylu kokenli dini ve siyasal hareketlerin yavas yavas merkeze yerlestigini soylemek istiyor. Asiye Zehra Köylü çocuklarının okuyup adam olup büyük şehirlere gelmesiyle açıklayamayız olanları.Unutmayınız ki Aydın Doğan'ı bugünlere getiren,Koç ve Sabancı'dır.Ancak ticaret yaptığı Anadolu şehrinde bayağı başarılı olduğunu biliyoruz.Mesele güç paylaşımından çıkmaktadır.Ekonomide ve siyasette söz hakkı azalmaya başlayınca,açıkçası pastadan alınan pay azalınca feryatlar başladı.AB süreci pek çoğumuz için bir sınav niteliğinde adeta...Rustu Akici Aydogan abi,
zevkle okudugum bir yazi kaleme almissiniz,tesekkurler...aydin dogani bilmem ama ben ertugrul ozkok ve onun gibilere daha ne kadar dayanabilirim ,hic bilmiyorum...
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.