|
|
|
|
|
DEMOKRATİK AÇILIMDA PARTİLERİN YANLIŞLAR SİLSİLESİ
Hükümetin ‘Demokratik Açılım’ olarak nitelendirdiği, daha başkalarının ise Kürt Açılımı olarak yorumladığı süreci daha başlamadan öldürülmek için sanki hepsi işbirliği yapıyor gibi.
Sezai Şen
Bir kere Hükümet yapmaya çalıştığı şeyin ne olduğunu iyi anlatamıyor. Hükümetten birisi çıkıp da “Biz şimdi tüm sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin böyle bir açılımın içinde neler olması gerektiğine yönelik düşüncelerini topluyoruz. Bu düşünceleri toplama aşamasındayız. Tüm fikirleri toplayıp, harmanlamadan biz şunu yapacağız diyemeyiz. Biz zaten yapılacaklara kendimiz karar versek sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partileri gezmeye, onların fikirlerini almaya çıkmazdık” diyemiyor!
HÜKÜMETİN İFADE BECERİKSİZLİĞİ
Hükümetin bizzat yaptığı ancak somut olarak kamuoyuna açıklayamadığı bu husus nedeni ile Süleyman Demirel bile ne yapılmaya çalışıldığını göremiyor ve doğal olarak “Ne yapmak istediklerini açıklamalılar” diyebiliyor.
Hükümet, bu açılımı sadece kendine mal etmek istemiyor. İstiyor ki bu açılımın nasıl olması gerektiği konusunda milli bir mutabakat sağlansın. Ama bunu ifade etmede yetersiz. Muhalefet partileri ise böyle bir açılımın AK Parti’nin güçlenmesine neden olacağı korkusunu yaşıyorlar.
KILIÇDAROĞLU’NDAN İNCİLER!
İlk başta oldukça sert tepkiler veren CHP’nin zamanla yumuşadığına şahit oluyoruz. Ne var ki Genel Başkan Yardımcısı Kemal Kılıçdaroğlu evlere şenlik bir açıklama yapıyor ve “Dağdan ineni mayın tarlasına gönderelim” diyebiliyor!
Yapılmak istenen elbette dağdan ineni başköşeye oturtmak değil. Ancak Kılıçdaroğlu bile bu kadar faşizan bir düşünce ile hareket edebiliyorsa sıradan vatandaşların mangalda kül bırakmaması gayet normal.
Mayın tarlasını temizleyecekse adam dağdan niye insin? Yoksa Kılıçdaroğlu, dağdan inmemeleri için özellikle mi böyle bir teklif yapıyor? Hem zaten mayın temizlemek bir uzmanlık işi değil mi? Dağdan inen bir kişinin o mayınları temizlerken kendine ve başkalarına zarar verebileceğini Sayın Kılıçdaroğlu düşünememekte midir?
MHP BİR ZAMANLARIN CHP’Sİ GİBİ OLDU
MHP’nin tutumunu milliyetçi kesim de ben de anlamakta zorlanıyorum. Bir zamanlar CHP “Laiklik elden gidiyor!” vatandaşı korkutur, bu korku içinde bulunan vatandaşların bir kısmı da CHP’ye oy verirdi. CHP’nin bu şekilde nerelere gelebildiği ortada.
Şimdi MHP sanki eski CHP gibi oldu. Vatandaşı “Vatan elden gidiyor!” mealindeki açıklamalarla korkutuyor. Ortada bir sorun olduğu gün gibi açık olmasına rağmen “Sorun yok!” diyebiliyor, Hükümet kanadı ile konuşmaktan dahi korkuyor MHP!
Sanki MHP kendini olan güvenini kaybetmiş, sorunun ortadan kaldırılmasına yönelik hiçbir çözüm önerisi bulunmayan, bunun anlaşılmasından korkan bir parti hüviyetinde. MHP yönetiminin milliyetçilik konusunda yanlış düşünceler içinde bulunduğuna inanıyorum. Çünkü Milliyetçilik henüz hiçbir şey ortaya konulmamışken, henüz ne yapılacağına yönelik somut herhangi bir şey belirtilmemişken, yapılacak şeyin ne olduğunu bilmeden karşı çıkmak, yapılmak istenilen şeyin Atlantik ötesinde hazırlanan bir plan olduğunu iddia etmek değildir.
DTP’LİLER DE BALTALIYOR!
DTP’liler de Hükümetin açılımını baltalamak için ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar. DTP’li Aysel Tuğluk “Böyle giderse süreçten çekiliriz. PKK ve Öcalan da çözümün parçası olsun!” diyerek Türk milletinin sabrını taşırıyor!
Birkaç gün önce televizyonda bir şehit annesi feryat ediyordu: “Söyleyin Erdoğan’a bu kanı durdursun, bu acıları bitirsin!”
Evet şehit anneleri böyle düşünüyor çoğunlukla ama tabloya baktığımız zaman “Bu memlekette kan ve gözyaşı akmasından, terörün devam etmesinden, memleketimizin hem demokratik hem de ekonomik olarak geri kalmasından nemalanan ne kadar çok kişiler, siyasiler, bürokratlar varmış!” demeden de edemiyoruz.
Yazık oluyor bu ülkeye yazık!
(Bu yazı 3 Eylül 2009 tarihinde, Eskişehir'de yayın yapan Yenigün Gazetesi'nde de yayınlanmıştır)
03.Eylül.2009 18:06:37
|
|
|
|
|