gasteci.com
     Ana Sayfa Reklam Canlı Tv Seyret Resim Yukle Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ordudan atılmış olmak hayatın sonu değil!
İskender Pala'nın yaşadıkları "Türk Silahlı Kuvvetleri'nde dindar bir subayın nasıl barındırılmadığı...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Perde Arkası
Balyoz Planı'nın lokomotifi Çetin Doğan, "Batı Çalışma Grubu"nu kurmuş bir paşa olarak, Çevik Bir çi...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kürtler 10 Eylül 1979 - Birileri 12 Eylül 1980
PKK Terör Örgütü’nün ivme kazanmaya başladığı tarihler 1982-1983’lere rastlar. Kırılma n...

Harun Tokak

Harun Tokak "Analar Çocuklarınızı Atmayınız!"
Soğuk bir kış gecesi daha sona eriyor ve Moskova, sokaklarda sabahlayan kimsesiz bir adam gibi yavaş...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş MONŞER Saklı seçilmişler
“Monşer” sözcüğü Türk toplumunun kolektif hafızasında bir hitap şekli olmaktan çok öte farklı anlaml...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk On ikinci dalganın püf noktası
On ikinci dalganın ardından kopan fırtınanın püf noktası Ergenekon'un beyninin irkilmesidir. Ne ...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Sen Adammışsın Reis!
Hani Reis.. hani "parke parke taş duvarlara" baktığın günler vardı ya... Hani şu ömründen ...

Halit Esendir

Halit Esendir MAYINLARI KİMLER DÖŞÜYOR
Gün geçmiyor ki güneydoğudan mayına basarak şehit olan asker haberleri gelmesin. Özellikle günd...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI?
Siz de ‘kırılan kolun yen içinde kalması gerektiği'ne inananlardan mısınız? Eğer öyle ise, zah...

Sezai Şen

Sezai Şen DEMOKRATİK AÇILIMDA PARTİLERİN YANLIŞLAR SİLSİLESİ
Hükümetin ‘Demokratik Açılım’ olarak nitelendirdiği, daha başkalarının ise Kürt Açılımı ...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

KÜRT AÇILIMININ EN BÜYÜK ENGEL YİNE KÜRTLERDİR"

Mehmet Ali Bulut Türkiye cumhuriyeti devleti, bugün, tam bir asır önce haber verilen büyük bir ‘Salih Amel’in bânisi olma yolunda hızla ilerliyor.
Mehmet Ali Bulut

Bu Salih Amel, hiç şüphesiz ki, asırların, ihmalkârlıkların ve tabii ki –karşılıklı- kasıtlı garaz ve nefretlerin, Kürtlerle aramıza koyduğu nifak ve ayrılıkları sarılması ve kalplerdeki nefretin giderilmesidir! İslam ümmetinin selameti ve muhabbeti, gelecekteki muhteşem medeniyetinin inşası noktasından bu hizmeti yapanlar ve yürütenler hiç şüphesiz sayısız dünya ve ahiret nimetlerine müstahak olmaya layıktırlar..


Amma ki, bilinmelidir hayır işlerin manisi çoktur!


İşte görüyorsunuz; Kürt Açılımı dedikleri, belki de cumhuriyet tarihimizin en büyük marazı olan şu hadisenin halli için yapılan çalışmalara ne kadar çok mani çıkıyor.


Bugün söndürmeye çalıştığımız şu nifak ve fitne ateşinin –ki şimdiye kadar binlerce gencimizin hayatına mal olmuş- en büyük müsebbibi olan CHP, -CHP’nin bugünkü idarecilerini o yanlışlardan mesul tutmak ne aklî ne vicdanî ne de dinîdir. Biz sadece o partinin geçmişine atıfta bulunuyoruz- elini taşın altına sokmuyor.


MHP, Kürtlerin tarih içinde, bazı kritik zamanlarda sergiledikleri menfi tavırlarından dolayı nasıl karar vereceğine tam emin olamıyor. Ama meselenin çözümüne de mani olmak istemiyor. Bu süreçte MHP’nin -en az DTP kadar ve hatta daha fazla- mutlaka işin içine sokulması gereklidir.


Çünkü MHP’nin onayı, aynı zamanda ‘askerin büyük ekseriyetinin rızası’ anlamına da gelebilir. Evet, askerler MHP’ye oy vermeseler de onların devlet ve tarih tezine inanırlar! Ben, o tabanı iyi tanıyan biri olarak, MHP’nin bu hayırlı hizmete mani olacağı kanaatinde değilim.

* * *

Kürt açılımına mani olan veya olabilecek tarafları doğru koymamız gerekir.


Bunların başında, Kemalist laikçiler gelir!

İkincisi, milliyetçiliği, ırkçılık sanan bir takım sivil ve askeri gruplar!

Üçüncüsü CHP!

Dördüncüsü ve en tehlikelisi Kürtlerin içindeki ‘istemezük’çüler! Bunların başında da DTP geliyor!


* * *

İlk üç grup için bugüne kadar çok şey söylendi, çok eleştirildiler. Ama kimse, Kürt açılımının asıl mânilerinin bizatihi Kürtler olduğu üzerinde fazla durmadı…


Esasında bu konuyu yazmak uzun süredir aklımdaydı. Uygun zeminin gelmesini bekliyordum. Önceki günkü yazısında Ertuğrul Özkök, Van'ın Özalp İlçesi'nin DTP'li yeni Belediye Başkanı Murat Durmaz'a açacağı bir heykel münasebetiyle yazdığı açık mektup, zamanının geldiğini hatırlattı.

* * *

Evet, Kürt meselesinin, bu kadar girift hale gelmesinde elbette cumhuriyet idarecilerinin –özellikle 1925–1945 yılları arasında- milli bir devlet yaratma çabasının büyük etkisi olmuştur.


İmparatorluk bakiyesi idarecilerin, hiçbir zihnî ve kültürel altlığa sahip olmadan millî bir devlet yaratma çabaları, ancak kırarak, dökerek ve yıkarak olabilirdi ve öyle oldu. Çünkü ne halk milli devletin ne olduğunu biliyordu, ne de idareciler, milli devlet kurmanın pratiklerine sahipti!… O açıdan evet, diyebiliriz ki ‘bizim hatamız var ve büyüktür’.


Ancak hiçbir hata, tek taraflı işlenmez. Bir elin ses çıkarması için bile, ötekinin de karşısında durması lazım ki çarpıp ses çıkarsın.


Kürtlerin içindeki milliyetçi unsurlar ve Türk aleyhtarları, bu tarihî birlikteliğin bozulması için ellerinden geleni yapmışlardır. İşte bugün onlara işaret etmeye çalışacağım!


Tabii ki, onların ‘melle seyda’ dedikleri Bediüzzaman’ın dili ile sesleneceği... Aşağıda aktardığım diyalog 1908/1909 yıllarında Aşiret reisleri ile Bediuzzaman arasında geçmiştir. (Bknz. Münazarat, s. 25-30)


Bediuzzaman(BZ):

“Ha şunu da belirtmeliyim; Elbette meşru bir meşrutiyet -(cumhuriyet/demokrasi diyebiliriz!)- hükümetinin idarecileri "Hepiniz çobansınız ve idareniz altındaki insanlardan sorumlusunuz" hadisinin bilinciyle hareket etmeliler. Aksi takdirde derman dert getirir.


Aşiret Reisleri (AR): Derman dermandır, neden dert getirsin?


BZ: Bir derdin dermanı başka bir derde zehir olabilir çünkü. Bir derman hadden geçse, dert getirir.


AR: Sen Meşrutiyet (Şimdi Cumhuriyet)) yanlısı olduğun için bunların hatasını görmüyorsun. Meşrutiyetle iş başına gelenlerin de sayısız kötülükleri var, bize eskiler gibi zulmediyorlar. Üstelik güçsüzlükte ve çaresizlikte eskisini aratmıyorlar. Demek tarif ettiğin Meşrutiyet daha bize gelmemiş ki biz de ona "hoş geldin baş göz üstüne geldin" diyelim.


BZ: Hayır, ben onları hatasını görmezlikten gelmiyorum. "Aksine, ben bir akarsudan su almak istedim. Bir bulutun çalışıp yağmur indirmesini arzu ettim. Siyah gözlüyü güzel gördüm. Ben huri gibi güzel bir hürriyeti övdüm"


Doğu’nun Geri kalmışlığı kimin hatası?


(Ey Kürtler) eğer meşrutiyet buraya gelmemişse, sizin divaneliğinizden korktuğu içindir. Zülüm, ‘Meşrutiyet’in hatasından değil, kafalarınızdaki cehaletten kaynaklanan karanlıktandır. Siz divanelikle kısa yolu uzun yapıyorsunuz.


Kudan ve Mamehoran aşiretleri, bir hükümetin mensupları olmaları gereği mutlaka vermeleri gereken vergiyi, asker gelmeden hazır etselerdi, şu kadar zulme uğramayacaklardı.


Eğer bir millet cehaleti sebebiyle hukukunu bilmezse, hamiyet ehli (insaflı) insanları dahi zorba haline getirir! Hükümeti, sizin hakkınızda zorbalık yapmaya sevk eden sizin cehaletinizdir!

.

Şimdi diyorsunuz ki "Bu hükümet de eskisi gibi zayıftır" Evet kuvvetsizlikte, dokuz yaşındaki çocuk doksan yaşındaki ihtiyar gibidir. Fakat o yaşlı; kabre gider, ama bu çocuk gençliğe doğru, yani güçlenmeye doğru gidiyor...


AR: Neden işler böyle bulanık. Açık ve safi olsa olmaz mı?


BZ: Yüz yıldan beri harap olmuş bir şey birden yapılamaz. Size bir misal vereceğim. Bir bulagbaşı (pınar göleti), çok uzun süren bir zaman boyunca çürümüş ve kokuşmuş. İçine çok pislikler düşmüş. Sonra onu temizlemek için o pislikleri çıkarılıp temizlenir ve bir havuz haline getirilirse, acaba daha bir süre o pınarın suyu bulanık gelmeyecek mi? Elbette gelecek. Ama meraklanmayınız, sonunda su mutlaka temizlenip berraklaşacaktır. (İşte şimdi o suyun berraklşaması zamanıdır)


AR: Tarif ettiğin bu Meşrutiyetin ne kadarı bize gelmiş, niçin tamamı gelmiyor?


BZ: Ancak onda biri size gelmiştir diyebilirim.


Çünkü ‘medeniyet’ sizin şu vahşi; medeniyetten uzak, cehaleti ve düşmanlığı sevmiş sarp dağ ve derelerinizdeki ‘vahşet ayılar’ından, ‘cehalet ejderhaları’ndan ve ‘husumet (düşmanlık) kurtları’ndan korkar. Kolay kolay gelmeye cesaret edemez.


Eğer siz tembel kalıp da onun yolunu yapmazsanız, bu tembelliği sürdürürseniz, belki yüz sene sonra ancak, onun cemalini görebilirsiniz! (Bu konuşmanın üzerinden tam yüz yıl geçmiş. Muhteşem bir ufuk, öyle değil mi!)



Zira sizinle İstanbul arasındaki mesafe bir aylıktır. Fakat sizinle meşrutiyeti benimsemiş insanlar arasındaki mesafe bin aydan fazladır.


Çünkü siz eski zaman adamlarına benziyorsunuz. O nazik tenli, narin meşrutiyet/medeniyet ‘İstanbul havalisindeki yılanlar’dan kurtulsa bile, şu uzun mesafeden geçerken,

cehalet gibi müthiş bir bataklığı,

fakirlik gibi acımasız kıraçları

ve aranızdaki düşmanlıklar gibi son derece sarp ve aşılmaz dağları geçmeye mecbur kalacak!

Yol boyunca karşılaşacağı ‘eşkıyalar’ da işin cabası!.


Kısacası, hak ettiği cezayı hazmedemeyen veya o meşhur, her şeyi tersiyle anlayan Bektaşi gibi bazı eşkıya ve yol kesiciler, (toleransı zaaf zannedip), o (yani medeniyet) daha size ulaşmadan onu derdest eder ve yolunu keserler! (Ne müthiş bir tesbit! PKK’nın neye hizmet ettiği ortada) Meoeniyetin size ulaşmasına mani olurlar!


Sonra bütün bunlardan başka bir kısım gevezeler de vardır. Onla, Meşrutiyetin/medeniyetin gelmesini istemezler. O yüzden de o gelmeden önce onu parça parça etmek isterler. (DTP bu cümlelerden kendine bir hisse buluyor mu acaba!)


Öyleyse, siz ona bir yol yapmak veya onu havadan bir balonla buraya getirmek zorundasınız. Onun bu topraklara gelmesini siz sağlamalısınız! (Hakiki Kürt aydınlarına düşen de bu!)


AR: Biz artık ümitsizliğe düştük. Bu meşrutiyet ne zaman gelecek bize, daha ne kadar bekleyeceğiz?


BZ: Ümitsizlik acizlikten gelir ve gelişmeye manidir. Hamiyet (vatanını ve milletini sevme) ise en şiddetli zorluklara ve engellere aynı şiddetle metanet göstermekle olur. Hâlbuki bu zaman, adi imkânsızlıkları imkânlı kılmıştır. Olmayacak, yapılamayacak iş hemen hemen kalmamıştır. Hemencecik ümitsizliğe dönüşen hamiyet, hamiyet değildir.


Ben sizi tembellikten kurtarmak için kusurlarınızı gösteriyorum. Onun çabucak gelmesini istiyorsanız, ona bir rayı marifet/bilim, diğeri fezilet/ahlak olan bir demir yolu döşeyin. Ta ki, meşrutiyet, medeniyet denilen kamâlât (iyilikler/güzellikler) trenine binip, beraberine, gelişim tohumlarını da alıp, engelleri de geçerek size gelebilsin. Siz yolu ne kadar kısa sürede yapabilirseniz o da o kadar kısa sürede size gelecektir.


AR: Şansımız varsa inşallah bize gelir. Şu anda bize düşen tevekkül etmek değil mi?


BZ: Doğrudur ama zavallı talihinize siz de yardımcı olmalısınız. Bağdat tarrarları (yankesici) gibi olmayınız. Sizin tembelliğe bahane ettiğiniz girişimcilikten mahrum tevekkülünüz, neticelerin oluşmasında sebeplere baş vurmak gerektiği şeklindeki doğal/fıtri hükme muhalefetiniz, kainatta geçerli iradeye karşı inatlaşmak demektir. Şu tevekkül, döner sizi yalanlar. Munazarat’tan sadeleştirerek..)

* * *


Görülüyor ki Kürt Açılımı’nın manisi sadece Türkler ve Türk unsurlar değil. Aksin eve daha fazlasıyla Kürtler ve Kürtlerin içinde yerleşmiş ‘menfi unsurlar’dır. Kürt sureti giymiş yabancılar, kendisini Kürt sanan eski bakiyyyeler, suret-i haktan görünüp onları şiddete sevk eden ecnebi yılanlar ve hilebaz tilkiler ve vahşet ayılarıdır.


Ben bu yazımı, özellikle Abdullah Öcalan ve Başta Ahmet Türk ve DTP’liler olmak üzere barış, huzur ve salim bir gelecekleri olsun isteyen tüm Kürt kardeşlerimin dikkatine sunmak istedim.


Onlara, onların arasından çıkmış ve Seyda dedikleri zatın sözünü hatırlattım. Ve omuzlarındaki akrebi gösterdim. Bana gücenmesinler.


Asabı bozulan, küfredeceğine aynaya baksın ve bir kere daha dönüp izanla yazıyı okusun!


Ruhu tefessüh etmiş olanlara söz tesir etmez!


05.Ağustos.2009 15:58:41

Puan: 3.8/5 (12 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar

Mehmet Ali Bulut Arşivi
KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI? 13.Ağustos.2009
KÜRT AÇILIMININ EN BÜYÜK ENGEL YİNE KÜRTLERDİR" 05.Ağustos.2009
MOĞULTAY, HSYK VE AK PARTİ 31.Temmuz.2009
CUNTAYI MİLLET TEMİZLEYEBİLİR AMA MİLLET UYUYOR 18.Temmuz.2009
ARTIK AĞLAMAK İSTEMİYORUM 13.Temmuz.2009
Gül gül ile mi yoksa diken ile mi tartılır görveceğiz 04.Temmuz.2009
Darbeciye atılan tokat ordunun gözünü çıkarmasın 04.Temmuz.2009
Asimetrik harbin galibi millet olacak! 04.Temmuz.2009
TSK en temel partidir, diğerleri fasa fiso 04.Temmuz.2009
İran nereye... 04.Temmuz.2009
Gidip hasmınızın evinde oturacak yürek var mı? 18.Haziran.2009
Müsbet hareketin gücü yahut Fethullah hareketi... 18.Haziran.2009
Beyaz Türklerin tanrısı sekeratta 18.Haziran.2009
Eşyanın hakikati sabit mi? 18.Haziran.2009
İyilik insanı ahmaklıktan kurtarır mı? 18.Haziran.2009
KÜRT HALKI’NDAN ÖZÜR DİLEMEK… 04.Haziran.2009
Yaşasın islam! 04.Haziran.2009
İstanbul Konstantiye olur mu? 30.Mayıs.2009
BAŞLIĞI OKURA BIRAKILMIŞ BİR YAZI! 21.Mayıs.2009
Kadın hayatın özüdür! 12.Mayıs.2009
Kadın kıble olunca 12.Mayıs.2009
KATLİAMDA TAKILAN MASKELER HANGİ YÜZLERİ GİZLEMEK İÇİNDİ 07.Mayıs.2009
TİYNİYET DEĞİŞMEZSE KABİNE İYİ NİYETTEN İBARET KALIR... 02.Mayıs.2009
İşte bu yüzden korkuyorum! 24.Nisan.2009
Başı göğe erdi ama aramızda yaşadı 24.Nisan.2009
Baharda kış soğuğu 14.Nisan.2009
Obama Kanuni, Türkiye Fransa olur mu? 09.Nisan.2009
Millet CHP'ye dedi ki... 01.Nisan.2009
Millet iktidara dedi ki... 31.Mart.2009
Senin için ağlıyorum, seninle gurur duyarak! 28.Mart.2009
Bu kadar acz bir devlete yakışır mı? 28.Mart.2009
Ağız tadıyla iktidarı bile eleştiremiyoruz 24.Mart.2009
ASKER ASABİLEŞMESİ 19.Mart.2009
DARWİN’İ SUSTURAN CEVAP 12.Mart.2009
AHMET TÜRK’ÜN DEDESİNİN DE BULUNDUĞU MECLİSTE KONUŞULANLAR… 04.Mart.2009
“BEN CUMHURİYETİN ADALETSİZ VE HUKUKSUZ OLANINI SEVERİM” 04.Mart.2009
Neden Kılıçdaroğlu değil de Topbaş? 25.Şubat.2009
Ergenekon'dan çıkış ve Bediüzzaman 17.Şubat.2009
Seçim atmosferine girerken... 09.Şubat.2009
Bediüzzaman yaşasaydı kime oy verirdi? 07.Şubat.2009
Sultanın gölgesine basan adamın başına gelenler 30.Ocak.2009
Madımak'ı yakanlarla İpekçi'yi öldürenler 23.Ocak.2009
Atatükçü sanıyorduk, meğer mandacıymış! 20.Ocak.2009
Masuniyet karinesi ha! 17.Ocak.2009
Kerbela siyaseti ve iktidar! 13.Ocak.2009
Sistemin tanrısına dokunmak! 07.Ocak.2009
İsrail ve canımı sıkan bir ayet (2) Yorumlar, tarizler, cevaplar... 05.Ocak.2009
İsrail ve canımı sıkan bir ayet 29.Aralık.2008
Tuncay Güney'in karmaşıklığı Ergenekon'u masum yapar mı? 06.Aralık.2008
CHP nereye koşuyor? 25.Kasım.2008
APO'nun yeni komşusu İskender Büyük mü? 21.Kasım.2008
Siyasette müspet hareketler 20.Kasım.2008
Anayasanın değişmezleri... 14.Kasım.2008
Ergenekon savcısı 11.Kasım.2008
Obama'nın beriki yüzü 08.Kasım.2008
O ba ma, Necdet Sezer ve Cumhurbaşkanı Apo ! 06.Kasım.2008
Mustafa 04.Kasım.2008
Allah bizi sizin Cumhuriyetinizden korusun! 30.Ekim.2008
Evet, daha kötü günler geliyor, ama kime? 27.Ekim.2008
Temel Ağabey'i uğurlarken... 26.Ekim.2008
Sermaye ve iktidar! 20.Ekim.2008
Sayın başbakanım bu sizin gerçek duruşunuz ise... 17.Ekim.2008
Başbakan, Bahçeli'yi muhatap almak zorunda! 16.Ekim.2008
Kürt kimin umurunda be kardeş! 09.Ekim.2008
Neden askerler hiç mesul olmazlar? 05.Ekim.2008
AK Parti'nin geleceği 26.Eylül.2008
Benim hırsızım iyidir! 21.Eylül.2008
Başbakan'ın adamları ne yapıyor? 15.Eylül.2008
Talut Calut'u yener, nitekim yenmişti... 11.Eylül.2008
Kenya'ya kar yağıyor! 06.Eylül.2008
Bir sarhoş Yeltsin yok mu? 03.Eylül.2008
Türkiye için semirme vakti! 02.Eylül.2008
Başbuğ ve ideolojik muhalefet döneminin sonu! 29.Ağustos.2008
Ergenekon'un Kürt Memetleri 25.Ağustos.2008
Gürcistan dramından Asya Medeniyetine... 14.Ağustos.2008
Amerika'nın İp'i yahut kan oyunları 11.Ağustos.2008
Değerlerin ihyası! 08.Ağustos.2008
AK Parti'nin farzı, vacibi, sünneti... 05.Ağustos.2008
Bediüzzaman Önder Sav'a ne dedi 02.Ağustos.2008
Batı'nın Karlofçası 31.Temmuz.2008
Eyvah, AK Parti kapatılmıyor! (Adnan Menderes Çıkmazı'nda kan gölü= 29.Temmuz.2008
Evet bu bir hesaplaşmadı 24.Temmuz.2008
Agarta'nın gelini 18.Temmuz.2008
Perestroyka yahut temellerin çöküşü 12.Temmuz.2008
BU mu yanlış? 10.Temmuz.2008
AK Parti out olurken nasıl oluyor da Şener in? 09.Temmuz.2008
Yarasalar gündüz uçuyor, demek ki karanlıktakilerin de keyfi kaçtı 03.Temmuz.2008
Ben yazmasam bir şey olmaz ama siz tepki koymazsanız çok şey kaybederiz 01.Temmuz.2008
Firavun, Musa ve Deveyi Kesen 9 Kişi 07.Haziran.2008
Mustafa Kemal ve arkadaşları nerede, şu kafa yapısı nerede? 03.Haziran.2008
Öğretmeni kim mağlup etti? 28.Mayıs.2008
Önder Sav'a din öğretildi de o mu yanlış öğrendi? 23.Mayıs.2008
Turhan Çömaz Ali Suavi mi olmak istiyor? 20.Mayıs.2008

Gazetelerin 1. Sayfaları

BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...

Acun Ilıcalı, Yetenek Sizsiniz finali ile ekranlara kitledi. İşte görme özürlü Bilal'i finale taşıyan, Emmoğlu...

MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU

İftar saati için stüdyoya giren Müslüm Gürses ATV Ana Haber'de ezan okudu

BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!

ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.

EVRENESOĞLU'NUN ALLAH İLE KONUŞMA ANI!

İskender Evrenesoğlu'nun bir müridi için Allah ile iletişime geçme görüntüleri 'simsarcılığın da bu kadar' dedirtiyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...
» BAŞBAKANA LAF ATIYORLARDI Kİ, NTV YAYINI KESTİ
» BAYRAMINIZI ZEHİR ETMEYİN
» İLKER BAŞBUĞ 4 ŞEHİT ASKER İÇİN NE DEDİ?
» MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU
» BU MAYINLARI KOMUTAN YERLEŞTİRDİ!
» BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!
» GÜNÜN KLİBİ... BENDE YETİM BİR KIZIM!
» GÜNÜN KLİBİ... MUSTAFA YILDIZDOĞAN'DAN SÜPER ŞARKI
» İdiz Yatak Odasından Bildiriyor
gasteci.com © 2008