|
|
|
|
|
Türkiye ne çektiyse hep 2. adamlardan çekti!
Hayır bu söz bana ait değil. Bu sözü, hafızam beni yanıltmıyorsa, Kurtlar Vadisi'nin son bölümünde duyduğumu hatırlıyorum. Hani şu Başbakan'ın bir suikastle vurulduğu son bölüm.
Aydoğan Vatandaş
Kurtlar Vadisi, Türkiye'deki gündemi ‘derinden' takip ederek çok ince mesajlar veren bir dizi.
‘Türkiye ne çektiyse hep 2. adamlardan çekti sözünü' bu yüzden mercek altına almıştım o sıra ama bir sonuca ulaşamamıştım.
Daha sonra yavaş yavaş zihnim aydınlandı ve bu sözle ne anlatılmak istendiğini kavramaya başladım.
Bakın şu satırlar Şamil Tayyar'dan:
‘İlker Paşa emekliye sevk edilirse ne olur?
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Genelkurmay Başkanı olur. 2005 yılında Orgeneral rütbesini alan ve bu rütbede 4 yıllık bekleme süresini dolduran Ergun Saygun'a Kara Kuvvetleri Komutanlığı yolu açılır.
Sonrası Allah kerim...
Yani İlker Paşa'nın gitmesiyle oynayacak tek taş o. Bunca kıyamet o yüzden kopmuş olabilir mi? Kimdir Saygun Paşa?
Hatırlayalım...
17 Kasım 2006 günü Amerika'da Neoconların düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü tarafından düzenlenen kayıt dışı özel toplantıya katıldı. Görevi, o tarihte Genelkurmay 2. Başkanlığı'ydı.'
Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar bu yazıyı, kamuoyunda fırtınalar çıkaran ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı' olarak bilinen Taraf Gazetesi'nin ortaya çıkardığı üzerinde Albay Dursun Çiçek'in imzası bulunan malum belge üzerine yazmıştı. Yani bu belgenin tam da bu sırada ortaya çıkmasının nedeni, İlker Paşa'nın bu olaydan ötürü istifasını sağlayıp eski bir 2. Başkan olan 1. Ordu Komutanı Ergun Saygun'un Genelkurmay Başkanlığı yolunu açmaktı.
2. adam olmak zordur, Genelkurmayda 2. Başkan olmak da. Genelkurmay 2 Başkanları, başlarında Korgenerallerin bulunduğu J Başkanlıklarına komuta eder. Aslında Genelkurmay Karargahı'nda icranın sorumlusu odur. Ancak hatırlanması gereken 2. Başkanlar tüm faaliyetlerini, Genelkurmay Başkanı namına yaparlar. Genelkurmay Başkanı'ndan habersiz bir şey yapabilmeleri aslında imkansızdır. Yapılıyorsa bu elbette büyük suçtur ve cezasını da elbette Genelkurmay Başkanı verir.
Geçmişe baktığımızda, ilginç bazı 2. Başkanlar görüyoruz.
Bunların başında yakın tarihten bildiğimiz emekli Orgeneral Çevik Bir geliyor.
28 Şubat'ın en şahin generali olarak ün yaptı. ‘Demokrasiye balans ayarı yaptık' sözü ona ait. Yakın tarihin ilk andıcı olarak bilinen, Mehmet Ali Birand, Mehmet Altan, Cengiz Çandar'ın, Akın Birdal'ın PKK'lı gibi gösterilmek istendiği o andıç da onun zamanında hazırlandı. Birdal bu konuyla ilgili şimdilerde dava açmaya hazırlanıyor Çevik Bir'e.
Çevik Bir ise bir süre önce Ergenekon savcılarına ifade verdi ve doğruysa eğer, ‘Ben sadece bana verilen emirleri uyguladım.' Demiş.
Bu söz doğru olabilir.
2. Başkanların günah keçisi olarak seçilmeleri, hatta zaman zaman kullanılmaları kuvvetle muhtemeldir.
İlginçtir ki, Çevik Bir'o dönemde, bizzat Hakkı Karadayı tarafından Genelkurmay Karargahı'nda 1 yıl daha tutularak, Kıta'ya çıkması geciktirilmişti.
Acaba Çevik Bir o dönemde insiyatif kullanarak mı o çıkışları yapıyordu yoksa dediği gibi sadece kendisine verilen emirleri mi uyguluyordu?
Aynı soru Ergun Saygun için de geçerlidir. Hudson Ensitüsü'nün düzenlediği olaylı topantıya kendi insiyatifiyle mi katılmıştı? Yaşar Büyükanıt'ın ben yazdım demesine rağmen başarısız 27 Nisan muhtırasını o mu yazmıştı? 1. Ordu komutanlığına atanması beklenirken, 3. Ordu Komutanlığına atanarak Genelkurmay Başkanlığı yolu özellikle, üstelik Yaşar Paşa tarafından mı planlanmıştı?
Genelkurmay'da kurumsal kimlik herşeyin önünde gelir. Kurumun prestijini korumak için her zaman kurbanlar verilebilir.
Benim gördğüm 28 Şubat'ın sorumluğunun sadece Çevik Bir'e bırakılamayacağıdır. Hakkı Karadayı Genelkurmay Başkanı'dır ve elbette sorumluluğu en üst düzeydedir.
Aynı şekilde, Şemdinli olayındaki tutumu bilinen Yaşar Büyükanıt'ın 27 Nisan'daki sorumluluğu en üst düzeydedir. Beyanına inanmak zorundayız. ‘Ben yazdım diyorsa, elbette o yazmıştır.'
Nasıl oluyorsa, Ankara'da bir merkez, tüm bu olayların sorumluğunu 2. Başkanlara yüklemekte oldukça mahir.
Şimdiki Genelkurmay 2. Başkanımız Orgeneral Hasan Iğsız…
Bu son belge olayı da onun 2. Başkanlığı dönemine rastladı.
Bakalım, önümüzdeki YAŞ kararlarında yine aynı şey mi olacak?
12.Temmuz.2009 20:57:58
|
|
|
|
|