gasteci.com
     Ana Sayfa Reklam Canlı Tv Seyret Resim Yukle Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ordudan atılmış olmak hayatın sonu değil!
İskender Pala'nın yaşadıkları "Türk Silahlı Kuvvetleri'nde dindar bir subayın nasıl barındırılmadığı...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Perde Arkası
Balyoz Planı'nın lokomotifi Çetin Doğan, "Batı Çalışma Grubu"nu kurmuş bir paşa olarak, Çevik Bir çi...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kürtler 10 Eylül 1979 - Birileri 12 Eylül 1980
PKK Terör Örgütü’nün ivme kazanmaya başladığı tarihler 1982-1983’lere rastlar. Kırılma n...

Harun Tokak

Harun Tokak "Analar Çocuklarınızı Atmayınız!"
Soğuk bir kış gecesi daha sona eriyor ve Moskova, sokaklarda sabahlayan kimsesiz bir adam gibi yavaş...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş MONŞER Saklı seçilmişler
“Monşer” sözcüğü Türk toplumunun kolektif hafızasında bir hitap şekli olmaktan çok öte farklı anlaml...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk On ikinci dalganın püf noktası
On ikinci dalganın ardından kopan fırtınanın püf noktası Ergenekon'un beyninin irkilmesidir. Ne ...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Sen Adammışsın Reis!
Hani Reis.. hani "parke parke taş duvarlara" baktığın günler vardı ya... Hani şu ömründen ...

Halit Esendir

Halit Esendir MAYINLARI KİMLER DÖŞÜYOR
Gün geçmiyor ki güneydoğudan mayına basarak şehit olan asker haberleri gelmesin. Özellikle günd...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI?
Siz de ‘kırılan kolun yen içinde kalması gerektiği'ne inananlardan mısınız? Eğer öyle ise, zah...

Sezai Şen

Sezai Şen DEMOKRATİK AÇILIMDA PARTİLERİN YANLIŞLAR SİLSİLESİ
Hükümetin ‘Demokratik Açılım’ olarak nitelendirdiği, daha başkalarının ise Kürt Açılımı ...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Müsbet hareketin gücü yahut Fethullah hareketi...

Mehmet Ali Bulut Müsbet Hareket, nübüvvet yoludur. Nebilerin meşrebi ve yöntemidir. Hikmet, şefkat ve tebliğ esasına dayanır. Nebiler, insanları, analarının onları sevdiğinden daha çok severler.
Mehmet Ali Bulut



Bir de nebi gönüllü ‘anka’lar var ki, onlar da nebilerin peşinden giden hak dostlarıdır. Başlangıçta bizden biridirler ama nefislerine ve zorluklara karşı ceht, gayret ve sabırla hareket ede ede ta sonunda o nebiler gibi saflaşırlar.


Peygamberimiz, “Benim ümmetimin âlimleri beni irsal peygamberler gibidir” buyurmuş.


Her biri bir yıldız olan sahabelerden sarfı nazar etsek bile, Abdülkadir Geylani, İmam Rabbani, Şahınakşibend, Ahmet Yesevi, Mevlana, İmam Gazali gibi zatlar, her biri ‘nebi görnüllü’ ankalardır ki, ümmeti, şefkatle kanatlarının altına alıp onu, maddi ve manevi belalardan ve musibetlerden muhafaza etmeye çalışmışlar ve şefkatle onları ‘insaniyet-i Kübra’ olan İslam’a davet etmişlerdir.


Her biri kendi asrında ümmeti, Aleyhisselatu vesselam adına sevk ve idare etmişlerdir…


Hz. Peygamber (asv) efendimiz de ‘Her asırda bir müceddid (yenileyici) gelecek’ buyurarak, onların tasarrufuna meşruiyet kazandırmıştır…


İşte Bediuzzaman da bu asırda o görevi yapmakla görevlendirilmiş biridir.


Alem-i manada çağırıldığı ve her asrın mebuslarının ve dünyada emsali bulunmayan zatların hazır bulunduğu bir meclis’te kendisine ‘Ey felaketler ve helakteler asrının adamı. Alem-i İslam’ın mukadderatının konuşulduğu (1918) bu mecliste senin de reyin var, fikrini beyan et’ diye hitap edildiğini hatırlatır… (Rüyada Bir hitabe)

* * *

Bediuzzaman’a gelinceye kadar müceddidlerin görevi, ümmetten bilgisizliği gidererek, onların İslam çizgisinde kalmalarını sağlamaktı. Onların mücadeleleri, ümmeti, Ehl-i Sünnet çizgisinden saptıranlara karşıydı. Bu da ümmetten cehaleti gidermekle olurdu. Çünkü ‘tanrı tanımazlık’ (ateizm) diye bir meslek, bir yol henüz yoktu. Kimse bir yaratıcının varlığını red etmiyordu, sadece onun sıfatlarında hataya düşüyorlardı. Putperestlik dahi, cehaletten dolayı insanların yaratıcı namına taşa toprağa secde ettikleri bir dindi. Yani bir Yaratıcıya inanıyorlardı ama onun her sıfatına ve ismine ayrı bir ilah adı veriyorlardı.


Fakat Bediuzzaman’ın ortaya çıktığı dönemin tabiatı farklı. O bilgisizliğe değil, inkâr-ı ulûhiyete gerekçe edilmiş bir bilime karşı imanı ihya etmekle görevliydi.


Çünkü onun zamanında, imanın erkânına ilişilmiş, geçmiş asırların tanımadığı bir yöntem olan materyalist diyalektik ile müminlerin kalplerine şüpheler sokulmuş, imanları tehlikeye atılmıştır. Bununla da kalınmamış, küfür, dalâlet ve sefahat birer şahs-ı mânevî hâlinde ve dünya çapında organize edilmiş olarak imana, İslâm’a ve ahlâka musallat olmuşlardır.


İşte Bediuzzaman, tarihte benzeri görülmemiş bu yeni ifsat hareketlerine karşı, bir yandan Yaratıcının varlığına yöneltilen şüpheleri gidermeye çalışırken, bir yandan da mevcut imanları takviye etmek için muazzam bir telif hareketine girişmiş. İslam’ın bütün meselelerini yeniden ele alıp onları akıl ve izan çerçevesinde yeniden kurgulamış, diğer bir yandan da bu engebeli, karmaşık ve dağdağalı zamanda bir müminin nasıl hareket etmesi gerektiğini, ‘nasıl davranırsa İslama uygun hareket etmiş olacağını gösteren’ prensipler ve usuller koymuştur. O yüzden birçok layiha yayınlamıştır.


Hep ‘önce iman!’ demiş. İnsanı dünyevi ve uhrevi şekavetten ıstıraptan ve cehennemi huzursuzluklardan korumak için imanın şart olduğunu ifade etmiş. Hem de imanın içinde bir cennet, imansızlığın içinde bir cehennem bulunduğunu dünya ölçüleriyle de ispata çalışmış…


İşte onun, bilimi(!) de arkasına alarak örgütlenmiş bu bozguncu, tahripkâr, cazibedar küfür cephesine karşısı mümini korumak ve kollamak için geliştirdiği yolun adıdır Müsbet Hareket…


Küfrün, bu asırda bütün cepheleriyle birleşip, hiçbir din ayırımı gözetmeksizin tüm dindarlara saldırdığını, mukaddesatları tahrip ettiğini, maneviyatları yok ettiğini gören Bediuzzaman da ‘vahiy çatısı’ altına giren ve vahyin hakikatine inanan bütün dinlerdeki inananları, bu küfür cephesi karşısında ele ele vermeye çağırmıştır.


O yüzden de ‘harice karşı cihad’ da dahil, İslam’ın bir çok meselesinde yeni yaklaşımlar ve anlayışlar geliştirerek, gerek dinler arasında, gerekse İslam mezhepleri arasında eski nizaların giderilmesini ve ‘müttehid’ bir ‘inananlar cephesi’ oluşturulmasını ön görmüş ve din adına şiddet kullanılmasını kesenlikle evet ‘kesinlikle’ red etmiştir.


Biz ‘Muhabbet Fedaisiyiz, husumete vaktimiz yok” demiş ve eklemiş “Biz harici cihadı, Kur’an’ın her biri keskin kılıçlar gibi sağlam olan delillerine havale ediyoruz. Zira medenilere gelebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşi barbarlar gibi icbar ele değildir”


İşte onun bu müthiş azmi ve gayretidir ki, bütün dayatmalar, baskılar, icbarlar, mahkemeler zindanlara rağmen İslamiyet’in bu topraklarda gelişimi, güçlenmesi ve bütün dış güçler ve onların içimizdeki uzantılarına rağmen büyümesi önlenememiştir.


Bir kısım ifsat komiteleri, her türlü hile ve desise ile inananları iğva edip kavgaya çekmeye çalışmışlar, onları silahlı eylemlerle ilişkilendirmek istemişler ama hiçbir cemaati böyle bir oyuna düşmemişlerdir…


Şimdi görülüyor ki, bir kısım darbe heveslileri, iktidarı iktidardan, iman hareketini de gelişmekten alı koymak için entrika çeviriyorlar. Hile ile Fethullah Hoca cemaatine ait evlere baskınlar yapılacak ve buralarda silahlar bulunacakmış da böylece cemaatin bir silahlı kalkışmaya hazırlandığı iddia edilip onlar yok edilecekmiş…


Ben onlara haber vereyim; yakın bir gelecekte kendileri yok olacaklar. Her fani gibi toprak olacaklar ve o topraklarda, şu iman hareketinin çiçekleri yeşerecek! Bu mukadderdir ve olacak.


Bediuzzaman’ı 17 kere zehirlediler, öldüremediler. 28 yıl hapislerde çürüttüler davasını durduramadılar. Kitaplarının her birisi defalarca yargılandı ve beraat ettiler. O kitapların her birisi gazi mertebesini ihraz edip şu milletin imanını takviyeye hizmet ettiler. Ama asla silah kullanmadılar


Çünkü Bediuzzaman’ın –hiç şüphesiz Fethullah Hoca da onun yolundadır- talebelerine telkini hep asayişi muhafaza yönünde olmuştur. ‘Dâhilde ne adına olursa olsun her türlü asayiş bozucu hadise, millet, vatan ve din aleyhinedir. Siz asayiş kuvvetlerinin yanında yer alınız’ diyerek talebelerini silahtan kavgadan uzak tutmuştur.


O bir iman eridir ve yöntemi tebliğ metodudur. Tebliğ metodunda, akla kapı açılır iradeye müdahale edilmez. Elbette o bir ‘rejim taraftarı’ değildir. Rejimi sevmediğini ama ilişmediğini de söyler. Rejimle uğraşmayı kendi vazifesi içinde saymaz. Vazifesi iman hakikatleri olan Risale-i Nur’dur. Rejim adına onu tevkif edenlere ‘…. Size ihtar ediyorum: Kur’ân’a dayanan Risale-i Nur ile mübareze etmeyiniz. O mağlûp olmaz, bu memlekete yazık olur.” diye seslenir. (Şualar, 308)


İşte şimdi, Risale-i Nur ile baş edemeyenler, memlekete yazık edecek hallerin ve entrikaların peşine düşüyorlar. Risale-i Nur hareketinin, zamanımıza en mutabık uygulaması belki de birincisi olan Fethullah Gülen Hareketi’ne bağlı insanları asayişi bozacak olayların içine çekmenin imkânı yoktur. Çünkü iman hareketi, değil dünya, ahiret hesabına bile gizli emeller için alet edilemez.


Ben bu cemaate mensup olmadım. Ama hocanın Risale-i Nur’dan istihraç ettiği yöntem ve o kumaştan yaptığı kıyafet, şu ülke insanlarına kâmilen uygun gelmiş olmalı ki, bütün tedbir ve engellemelere rağmen, insanlar akın akın onun etrafında toplanıyor, onun uyguladığı iman hizmeti büyüyor ve sürekli halkın rağbetini kazanıyor. Hal ve gidişatıyla bu vaktin ‘musa’sı (suyun akış yolu) olduğunu gösteriyor.


Bu da demek oluyor ki, ne yaparlarsa yapsınlar, şu hareketi milletin gözünde düşüremeyecek, onu kendi kirli oyunlarına alet edemeyecekler. Çünkü zaman gösterdi ki ilahi teyid Fethullah Hoca üzerinde.


Bir zaman, Cumhuriyet gazetesi yazarlarından birinin Fethullah Hoca ile ilgili yazdığı bir yazı bir mümin olarak bana çok dokunmuştu. O zaman (1996) Yeni Sayfa’da yazıyordum. Şu mealde bir cümle ile tamamlamıştım:


Bir gün gelecek hepiniz toprak olacaksınız. Çürümüş vücutlarınızla beslenip güçlenmiş o topraklarda Hocanın Kur’an nuruyla suladığı çiçekler neşv ü nema edecek! İş o noktaya doğru da gidiyor. 15 -20 yıldır uğraşıyorlar Fethulah Hoca ile. Bu çabalar onun güçlenmesinden başka şeye hizmet etmedi. Mukadder olan oluyor.


Evet, madem haber verilmiş olacak. Bu kahraman ordu dahi, içindeki İslam karşıtlarını önünde sonunda ayıklayacak, dizgininin onun elinden alacak, hatasını anlayacak ve yapılan tahribatı tamir edecek…


Malazgirt’ten Niğbolu’ya, Sırp Sındığı’dan Çanakkale’ye, Çanakkale’den İstiklal Harbi’ne kadar bir çok cephede İslam adına destanlar yazmış bir orduyu, kim ebediyen bu parlak ve şanlı mazisinden mahrum bırakabilir ki?

* * *

Bilal Habeşi’nin, onu tahrik edip kendisine saldırtamaya çalışan ve böylece ‘Barışı Müslümanlar bozdu’ deyip sulh ortamı yaratan Hudeybiye Anlaşması’nı yok saymayı tasarlayan Halid bin Velid karşısındaki vakarını hatırlatarak derim ki, ‘Ey önden giden atlılar vakur olun. Öfkelenmeyin, geri adım da atmayın. Daha çoook yapılacak işler var bu necip –İslama olan hizmetlerinden dolayı- Türk millet adına. Yola devam!”



18.Haziran.2009 13:01:30

Puan: 4.3/5 (15 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   ulku oflaz
sayin M.A.Bulut.yazilarinizi onemseyerek okuyorum.Fakat Saidi nursi ve F.Gulen hakkinda yanildiginizi dusunuyorum ve eminim.ikisi hakkindacok arastirdim .vebal altindasiniz, lutfen cok arastirip yazin.saygilar.
   Adem Toprakoğlu
ben böyle yazı görmedim! Allah ebeden razı olsun hocam.
   Vatandaş Emin
Teşekkürler Mehmet Ali ABi söylenecek söz bulamayırum.Kalemine ve ağzına sağlık...

Mehmet Ali Bulut Arşivi
KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI? 13.Ağustos.2009
KÜRT AÇILIMININ EN BÜYÜK ENGEL YİNE KÜRTLERDİR" 05.Ağustos.2009
MOĞULTAY, HSYK VE AK PARTİ 31.Temmuz.2009
CUNTAYI MİLLET TEMİZLEYEBİLİR AMA MİLLET UYUYOR 18.Temmuz.2009
ARTIK AĞLAMAK İSTEMİYORUM 13.Temmuz.2009
Gül gül ile mi yoksa diken ile mi tartılır görveceğiz 04.Temmuz.2009
Darbeciye atılan tokat ordunun gözünü çıkarmasın 04.Temmuz.2009
Asimetrik harbin galibi millet olacak! 04.Temmuz.2009
TSK en temel partidir, diğerleri fasa fiso 04.Temmuz.2009
İran nereye... 04.Temmuz.2009
Gidip hasmınızın evinde oturacak yürek var mı? 18.Haziran.2009
Müsbet hareketin gücü yahut Fethullah hareketi... 18.Haziran.2009
Beyaz Türklerin tanrısı sekeratta 18.Haziran.2009
Eşyanın hakikati sabit mi? 18.Haziran.2009
İyilik insanı ahmaklıktan kurtarır mı? 18.Haziran.2009
KÜRT HALKI’NDAN ÖZÜR DİLEMEK… 04.Haziran.2009
Yaşasın islam! 04.Haziran.2009
İstanbul Konstantiye olur mu? 30.Mayıs.2009
BAŞLIĞI OKURA BIRAKILMIŞ BİR YAZI! 21.Mayıs.2009
Kadın hayatın özüdür! 12.Mayıs.2009
Kadın kıble olunca 12.Mayıs.2009
KATLİAMDA TAKILAN MASKELER HANGİ YÜZLERİ GİZLEMEK İÇİNDİ 07.Mayıs.2009
TİYNİYET DEĞİŞMEZSE KABİNE İYİ NİYETTEN İBARET KALIR... 02.Mayıs.2009
İşte bu yüzden korkuyorum! 24.Nisan.2009
Başı göğe erdi ama aramızda yaşadı 24.Nisan.2009
Baharda kış soğuğu 14.Nisan.2009
Obama Kanuni, Türkiye Fransa olur mu? 09.Nisan.2009
Millet CHP'ye dedi ki... 01.Nisan.2009
Millet iktidara dedi ki... 31.Mart.2009
Senin için ağlıyorum, seninle gurur duyarak! 28.Mart.2009
Bu kadar acz bir devlete yakışır mı? 28.Mart.2009
Ağız tadıyla iktidarı bile eleştiremiyoruz 24.Mart.2009
ASKER ASABİLEŞMESİ 19.Mart.2009
DARWİN’İ SUSTURAN CEVAP 12.Mart.2009
AHMET TÜRK’ÜN DEDESİNİN DE BULUNDUĞU MECLİSTE KONUŞULANLAR… 04.Mart.2009
“BEN CUMHURİYETİN ADALETSİZ VE HUKUKSUZ OLANINI SEVERİM” 04.Mart.2009
Neden Kılıçdaroğlu değil de Topbaş? 25.Şubat.2009
Ergenekon'dan çıkış ve Bediüzzaman 17.Şubat.2009
Seçim atmosferine girerken... 09.Şubat.2009
Bediüzzaman yaşasaydı kime oy verirdi? 07.Şubat.2009
Sultanın gölgesine basan adamın başına gelenler 30.Ocak.2009
Madımak'ı yakanlarla İpekçi'yi öldürenler 23.Ocak.2009
Atatükçü sanıyorduk, meğer mandacıymış! 20.Ocak.2009
Masuniyet karinesi ha! 17.Ocak.2009
Kerbela siyaseti ve iktidar! 13.Ocak.2009
Sistemin tanrısına dokunmak! 07.Ocak.2009
İsrail ve canımı sıkan bir ayet (2) Yorumlar, tarizler, cevaplar... 05.Ocak.2009
İsrail ve canımı sıkan bir ayet 29.Aralık.2008
Tuncay Güney'in karmaşıklığı Ergenekon'u masum yapar mı? 06.Aralık.2008
CHP nereye koşuyor? 25.Kasım.2008
APO'nun yeni komşusu İskender Büyük mü? 21.Kasım.2008
Siyasette müspet hareketler 20.Kasım.2008
Anayasanın değişmezleri... 14.Kasım.2008
Ergenekon savcısı 11.Kasım.2008
Obama'nın beriki yüzü 08.Kasım.2008
O ba ma, Necdet Sezer ve Cumhurbaşkanı Apo ! 06.Kasım.2008
Mustafa 04.Kasım.2008
Allah bizi sizin Cumhuriyetinizden korusun! 30.Ekim.2008
Evet, daha kötü günler geliyor, ama kime? 27.Ekim.2008
Temel Ağabey'i uğurlarken... 26.Ekim.2008
Sermaye ve iktidar! 20.Ekim.2008
Sayın başbakanım bu sizin gerçek duruşunuz ise... 17.Ekim.2008
Başbakan, Bahçeli'yi muhatap almak zorunda! 16.Ekim.2008
Kürt kimin umurunda be kardeş! 09.Ekim.2008
Neden askerler hiç mesul olmazlar? 05.Ekim.2008
AK Parti'nin geleceği 26.Eylül.2008
Benim hırsızım iyidir! 21.Eylül.2008
Başbakan'ın adamları ne yapıyor? 15.Eylül.2008
Talut Calut'u yener, nitekim yenmişti... 11.Eylül.2008
Kenya'ya kar yağıyor! 06.Eylül.2008
Bir sarhoş Yeltsin yok mu? 03.Eylül.2008
Türkiye için semirme vakti! 02.Eylül.2008
Başbuğ ve ideolojik muhalefet döneminin sonu! 29.Ağustos.2008
Ergenekon'un Kürt Memetleri 25.Ağustos.2008
Gürcistan dramından Asya Medeniyetine... 14.Ağustos.2008
Amerika'nın İp'i yahut kan oyunları 11.Ağustos.2008
Değerlerin ihyası! 08.Ağustos.2008
AK Parti'nin farzı, vacibi, sünneti... 05.Ağustos.2008
Bediüzzaman Önder Sav'a ne dedi 02.Ağustos.2008
Batı'nın Karlofçası 31.Temmuz.2008
Eyvah, AK Parti kapatılmıyor! (Adnan Menderes Çıkmazı'nda kan gölü= 29.Temmuz.2008
Evet bu bir hesaplaşmadı 24.Temmuz.2008
Agarta'nın gelini 18.Temmuz.2008
Perestroyka yahut temellerin çöküşü 12.Temmuz.2008
BU mu yanlış? 10.Temmuz.2008
AK Parti out olurken nasıl oluyor da Şener in? 09.Temmuz.2008
Yarasalar gündüz uçuyor, demek ki karanlıktakilerin de keyfi kaçtı 03.Temmuz.2008
Ben yazmasam bir şey olmaz ama siz tepki koymazsanız çok şey kaybederiz 01.Temmuz.2008
Firavun, Musa ve Deveyi Kesen 9 Kişi 07.Haziran.2008
Mustafa Kemal ve arkadaşları nerede, şu kafa yapısı nerede? 03.Haziran.2008
Öğretmeni kim mağlup etti? 28.Mayıs.2008
Önder Sav'a din öğretildi de o mu yanlış öğrendi? 23.Mayıs.2008
Turhan Çömaz Ali Suavi mi olmak istiyor? 20.Mayıs.2008

Gazetelerin 1. Sayfaları

BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...

Acun Ilıcalı, Yetenek Sizsiniz finali ile ekranlara kitledi. İşte görme özürlü Bilal'i finale taşıyan, Emmoğlu...

MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU

İftar saati için stüdyoya giren Müslüm Gürses ATV Ana Haber'de ezan okudu

BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!

ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.

EVRENESOĞLU'NUN ALLAH İLE KONUŞMA ANI!

İskender Evrenesoğlu'nun bir müridi için Allah ile iletişime geçme görüntüleri 'simsarcılığın da bu kadar' dedirtiyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...
» BAŞBAKANA LAF ATIYORLARDI Kİ, NTV YAYINI KESTİ
» BAYRAMINIZI ZEHİR ETMEYİN
» İLKER BAŞBUĞ 4 ŞEHİT ASKER İÇİN NE DEDİ?
» MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU
» BU MAYINLARI KOMUTAN YERLEŞTİRDİ!
» BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!
» GÜNÜN KLİBİ... BENDE YETİM BİR KIZIM!
» GÜNÜN KLİBİ... MUSTAFA YILDIZDOĞAN'DAN SÜPER ŞARKI
» İdiz Yatak Odasından Bildiriyor
gasteci.com © 2008