gasteci.com
     Ana Sayfa Reklam Canlı Tv Seyret Resim Yukle Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ordudan atılmış olmak hayatın sonu değil!
İskender Pala'nın yaşadıkları "Türk Silahlı Kuvvetleri'nde dindar bir subayın nasıl barındırılmadığı...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Perde Arkası
Balyoz Planı'nın lokomotifi Çetin Doğan, "Batı Çalışma Grubu"nu kurmuş bir paşa olarak, Çevik Bir çi...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kürtler 10 Eylül 1979 - Birileri 12 Eylül 1980
PKK Terör Örgütü’nün ivme kazanmaya başladığı tarihler 1982-1983’lere rastlar. Kırılma n...

Harun Tokak

Harun Tokak "Analar Çocuklarınızı Atmayınız!"
Soğuk bir kış gecesi daha sona eriyor ve Moskova, sokaklarda sabahlayan kimsesiz bir adam gibi yavaş...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş MONŞER Saklı seçilmişler
“Monşer” sözcüğü Türk toplumunun kolektif hafızasında bir hitap şekli olmaktan çok öte farklı anlaml...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk On ikinci dalganın püf noktası
On ikinci dalganın ardından kopan fırtınanın püf noktası Ergenekon'un beyninin irkilmesidir. Ne ...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Sen Adammışsın Reis!
Hani Reis.. hani "parke parke taş duvarlara" baktığın günler vardı ya... Hani şu ömründen ...

Halit Esendir

Halit Esendir MAYINLARI KİMLER DÖŞÜYOR
Gün geçmiyor ki güneydoğudan mayına basarak şehit olan asker haberleri gelmesin. Özellikle günd...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI?
Siz de ‘kırılan kolun yen içinde kalması gerektiği'ne inananlardan mısınız? Eğer öyle ise, zah...

Sezai Şen

Sezai Şen DEMOKRATİK AÇILIMDA PARTİLERİN YANLIŞLAR SİLSİLESİ
Hükümetin ‘Demokratik Açılım’ olarak nitelendirdiği, daha başkalarının ise Kürt Açılımı ...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Obama Kanuni, Türkiye Fransa olur mu?

Mehmet Ali Bulut Ve Obama da geldi geçti… Ne Türkiye’nin başı göğe değdi ne de herhangi bir problemimiz çözüldü. Gayrın himmetine kalmış bir ülke ya köledir ya da namzettir.
Mehmet Ali Bulut


Esasında, bir ülkenin başka bir ülkeye hayrının dokunması, ancak ona hizmetle mümkündür. Büyük devletlerin raconu bu! Sizden hizmet ve daha da önemlisi itaat beklerler; ya matbusunuz ya hasım!

Amerika bundan muaf değil. Bakın isteseniz de istemeseniz de gelip sizin arka bahçelerinizde icraat yapıyor ve yapabiliyor. Askerlerimizin başına çuval geçirmediler mi? Ne yapabildiniz? Nutuk atmaktan başka?

* * *

Şu sıralarda, Selçukluların Sultan Sancar dönemini etraflıca okumaya çalışıyorum. Gazneliler, Harzemşahlar, Karahitaylar ve Karluklular ve Oğuzlarla ilişkilerini izlerken, “aslında değişen hiçbir şey yok. Sadece coğrafyalar ve isimler değişiyor…” demekten kendimi alamıyorum.

Büyük devletler merbutiyet ve metbuiyet beklemiş hep… Küçükler ise eğer akıllı yöneticiler bulmuşlarsa ‘iyi geçinme’ görüntüsü altında alanlarını ve imkânlarını büyütmüşler. Hamaset ahmaklığına düşenler ise tarihten silinmişler.

Evet, milletler mücadelesinde büyük balık küçük balığı yutuyor ama akıllı küçük balık, kendisini büyük balığa himaye de ettirebiliyor…
Kim, dönemin büyük gücünü karşına almışsa yok olup gitmiş, kim o gücün yanında ama kendi farklılığının da idrakinde olarak hareket etmişse kazanmıştır.
Osmanlı - Fransa ilişkileri buna çok iyi bir örnektir...

* * *

Osmanlı Sultanı Kanuni, annesinin ricası ve daveti üzerine Fransa Kralı I. Fransuva’yı, esir düştüğü Şarlken’in elinden kurtarıp anasına teslim etmiş.
Karşılığında ne almış?
Osmanlıya karşı Hıristiyan dünyasında oluşacak yeni haçlı oluşumlarını önceden bertaraf etmek. Yani nifak!

Bu bir stratejidir. Evet, işin aslına bakılırsa, Osmanlı, tıpkı Amerika’nın yaptığı gibi, gidip Avrupa’nın en batı ucundaki bir kavgaya müdahale edip, resmen mağlubu galip yapmıştır. Fransa da Osmanlı’nın Avrupa’daki ileri karakolluğunu üstlenmiştir.

Tabii Fransa bu hizmeti Osmanlıya çok pahalıya mal etmiştir. 1535’te Kanuni’nin verdiği bir kısım ayrıcalıkları öyle dâhiyane yönetmiştir ki, sonunda bizzat Osmanlı, kendi verdiği tavizlerle yok edilmiştir. (Kapitülasyonları hatırlayın). İşte bu diplomatik zekânın eseridir…

Fransa, ‘Osmanlının batıdaki sadık dostu’ rolünü oynaya oynaya, sonunda Osmanlıdan öyle ayrıcalıklar elde etmiş ki, Osmanlı uyandığında kendini Fransa’nın kucağında bulmuştur…

* * *

İşte bendeniz Türkiye ile Amerika ilişkilerini düşündüğümde, neden bu tecrübeden istifade etmiyoruz diye hayıflanırım.

Maalesef bizde Amerika dendi mi iki tavır ortaya çıkıyor; ya karşı olmak ya uşaklık!
Bunların ikisi de duygusal tepkilerdir. Milletler duygusal tepkilerle varlıklarını sürdüremezler. Duygusal milletler ya kısa sürede komşularına yem olurlar ya da bir süre sonra kendi güçlerini abartıp zulmederler. Her ikisi de yıkıma götürür.

Elbette Amerika kendi çıkarını koruyacak ve kollayacak. Nerede bir menfaati varsa gidip alacak. Şu veya bu şekilde... Bu dünyanın kuralıdır. Dün dahi durum böyleydi. Yoksa İranlı Daryus’un, Orta Asyalı Attila’nın, Fatih’in Avrupa’da ne işi var. Keza Makedonyalı İskenderin’in Çin’de ne işi var?

Amerika da aynısını yapıyor. Bir yerde çıkarını görürse gidip alıyor ve de almaya devam edecek. Bunun da iki yöntemi var:

Ya ordularıyla gelip bizzat alacak. Veya bölgedeki müttefik ve dostlarının yardımıyla bunu yapacak.

Bakın, ne zaman Cumhuriyetçiler iktidara gelmişlerse -ki genelde aynı zamanda silah tüccarlarının, petrol zenginlerinin ve savaş teknolojisi üretenlerin desteklediği bir partidir- Amerika, ordusuyla bizzat gidip çıkarlarını elde etmeyi tercih etmiştir.

Ne zaman Demokratlar iktidara gelmişse, bizzat gitmek yerine, maşa kullanmayı, yani bölge güçlerinden yararlanmayı tercih etmişlerdir. Kenedy’den Clinton’a kadar hep böyle olmuştur.

Dolayısıyla Obama’nın yaptığı da bu. Yani Obama’nın adının Hüseyin olması veya İranlıların deyimi ile onun adının ‘bizimle beraber’ anlamına gelmesi, onun, Amerika’nın bizim nezdimizdeki menfaatinden vazgeçeceği anlamına gelmez. Aksine Bush’un silah zoruyla yaptığını, Obama, gülücükler ve şirinlikler dağıtarak yapacaktır ve yapıyor. Hepsi bu…

Amerika’nın öteden beri bizden istediklerini o da istedi. Sadece maksatlarını şirin sözlere sararak söyledi. Ne dedi:

Ermenilerle anlaşın, Iraktaki oldubittiyi kabul edin, Avrupa’nın sizden beklediklerini yapın, patrikhaneye ekümeniklik verin, Heybeliada ruhban okulun açın… Vs, Vs.

-Peki buna karşılık ben ne kazanacağım Coni Amca?

-Len sana geldim ya bak! Gelip senin parlamentonda konuşup cümle aleme buradan duyurdum sizden ne istediğimi. Hem bak Abdülaziz’i bile hayırla yad ettim! Yetmez mi?

* * *

İşte bizim Amerika ile ilişkilerimiz böyle.

Oysa Türkiye pekâlâ büyük bir devletle karşı karşıya olduğunu bilerek hareket etse, Amerika’nın ‘müttefiki’ olmaklığını milletin yararına dönüştürse fena mı olur?

Şimdi hemen hamaset nutuklarına sarılıp İstiklal Savaşı’ndan falan dem vurup bana hakaretler yağdırdığınızı, “efendim biz yedi düvele meydan okumuşuz’ dediğinizi duyar gibi oluyorum ama ben onları yemem. “Mademki yedi düvelle baş ediyordunuz niçin kendinizi küçücük bir toprak parçasını elde tutmak için istiklal savaşı verecek hale düştünüz? Koca bir imparatorluğunuz varken iki düvel ile baş edemediğiniz halde, ordularınız terhis edilmişken mi yedi düvelle baş ettiniz” demezler mi?

Her ne ise o meseleye girip nasırınıza dokunmayayım. Zira birileri hamaset yaparak, birileri de hamaseti aşağılayarak bu ülkede değirmenine su taşıyor.
Ben bu milletin istikbalinin derdindeyim. Akıllı hareket etmek zorunda olduğumuzu hatırlatmakla yükümlüyüm. Pısırıklıktan, uşaklıktan söz etmiyorum. Amerika’ya istesek de istemesek de hizmet ettirildiğimize göre, bari akıllı davranıp, tıpkı Fransa’nın Osmanlıya yaptığı gibi sonunda onun imkânlarını kendi hanemize taşıyabilsek diyorum...
Bu bir strateji bu bir derinlik meselesidir.

Biliyorsunuz, Kanuni, 1535’te Fransa ile o anlaşmayı imzalarken, sonunda o tavizlerin bir gün imparatorluğu çökertebileceğini düşünmemişti bile. Hatta o anlaşmayı da kendi hayatıyla sınırlamıştı; “Benden sonra gelen padişah dilerse imzalar dilerse imzalamaz” diye kayıt düştü…
Ama Fransızlar öyle bir siyaset takip ettiler ki, her başa gelen Sultan’ı ala yu vala ile pohpohladılar ve o anlaşmanın genişletilerek sürdürülmesini sağladılar.
Biz ise ahmaklılığımızı diplomasi sanıyoruz. Bizim muhalefetin, “Obama ile görüşürüz ama…..” diye başlayarak sanki, i’râbda bir mahali varmış da kendilerini naza çekiyorlarmış gibi davranmaları yok mu?…

Sonunda da tıpış tıpış görüştüler. Hem de hayranlıklarını gizlemeye ihtiyaç bile duymadan!
Diplomasi böyle bir şey işte. İyi eğitmişler Obama’yı. Kendileri sayın başbakanımıza bayıldıklarını söylediler ya, bizim ciciklerimiz gevşeyiverdi.
Ya Baykal’a ne demeli. 7 dakikalık görüşmeyi, yarım saat anlata anlata bitiremedi…
Ülke böyle idare edilmez. Duygusallık şeytandandır, insanı doğru hareket etmekten alıkoyar. Ayılın, ayın da asıl gündeme gelin artık!

Ekonomimiz geriliyor. Sanayi ürünleri ihracatında 52. sıraya düşmüşüz. Keza sanayi üretimimiz geçen yıla göre yüzde 24 gerilemiş. Otomotiv sektöründe gerileme yüzde 53’lerde. Dünya âlem şu krizi nasıl atlatırız diye dost düşman elele verip çare ararken, biz birbirimizi yemeye devam ediyoruz…

* * *

Elbette Obama’nın Türkiye’ye gelmesini küçümsemiyorum.

Bu çağın kültürel etkileşim yöntemlerini bilen biri olarak bunu küçümsemem sadece aptallığımı gösterir. Elbette ki Türkiye için büyük bir reklâm oldu. Elbette ki bir takım getirileri olacaktır ama Obama gelip yanağımızdan bir makas aldı diye sorunlarımız çözülmeyecek. Onları biz çözeceğiz.
Çünkü Obama’nın ziyareti tencereyi pişirmeye yetmiyor. Borcumuzu kapatmıyor. İçimize atılmış nifak ateşini söndürmüyor.

Ama bu demek değildir ki Amerika ile kötü olun. Sadece ondan yararlanmanın bur yolunu bulun. Uşaklık etmeden, kavga da etmeden… “Birazcık İsrail’den ibret alın, İngiltere’den ibret alın” diyorum.

Korkarım yakında İran bile Amerika ile işbirliğine gidip kendi yükünü tutar da biz, içimizdeki beyinsizler yüzünden, hala kavga mı barış mı olduğu belli olmayan bir ilişki ile sonunda bu hasmın öfkesini üstümüze çekeceğiz.
Evet, vallahi şu anda Türk milletinin en büyük hasmı Amerika’dır. Hem dünya genelende hem kendi bölgesinde! Çünkü bu mıntıkada Amerika’nın oyununu bozacak tek güç Türkiyedir, Türk milletidir. Bunu da en iyi bilen yine Amerika’dır. İngiltere, İsrail, Fransa hep onun sütresindeler… Ermenistan’ı, PKK’yı ve diğer ayrılıkçı heveskârları saymıyorum.
CİA Ortadoğu bölge eski şefi Graham Fuller de eserinde bunu itiraf ediyor ve “yakın bir gelecekte Türkiye ile Amerika’nın menfaatleri çatışacak” diyor.

Bununa çık manası; önünde sonunda Amerika ile Türkiye karşı karşıya geleceğidir. Elbette kendimize güveneceğiz ve hakkımız da var ki güvenelim. Amma akıllı davranıp, o kapışma zamanı geldiğinde Fransa’nın Osmanlıya yaptığını yapmış olsak fena mı olur?

Ama nerde… “Yurtta Sulh cihanda sulh” stratejisini, güçlüye uşaklık yapmak zanneden monşer diplomasisiyle bu olmaz. Derinliği olmayan safiyane ‘dostluk ve kardeşlik’ basitliğiyle de olmaz…

Biz uluslararası ilişkilerde dostluğu da hasmâne tavrı da bencilce milletin bekası ve menfaati için kullanmayı öğrenmedikçe daha çoook Bush’ların ‘puştlu’ğu ve Obamaların ‘dostluğu’ arasında sersemleşir, ‘Amerika bizi seviyor sevmiyor’ türündeki papatya fallarına umut bağlarız…

09.Nisan.2009 01:14:40

Puan: 4.3/5 (19 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Harici
Diplomasi dediniz degilmi? Bizim memlekette diplomat, zeki, becereikli ve karizmatik lider yetistiren koklu bir kurumumuz var mi? Su anda is basinda ki meclisten kac tane lider cikar? Bizde islerimiz gibi liderlerimizde kara gurultuden ortaya cikar. Kabiliyeti olanlar biraz sivrilir. Yani o manakama gelmeden once liderlik tedrisatindan gecen yoktur. Tedrisat ki taa 7 yasinda baslar. Ingiltere'de lider yetistiren bir kurum vardir ve butun liderler bu okuldan mezun olurlar. O bolgede yasayan yabanci da yoktur. Taa cocukken aralarindan secilir ve hazirlanirlar, donatilirlar. Mesela; Muhafazakar parti 3 donemdir secimi alamiyor. Alamayacaklarini bildikleri icin partinin basina ellerinde ki kalite adamlari koymayip gunu anlatacak coluk cocugu getirirler. Ama ne zaman ki kamu da ki oyu artarsa iste o zaman hazirda bekleyen yetismis liderlerden birini getirirler ve parti mutlaka secimi kazanir. Yani her an icin ingilizin elinde en az 100 tane Blair vardir. Bizde en kabiliyetli ve zeki lider bir rahmetli Ozal vardi. O da Allah'in bu millete lutfu idi. Ozellikle yetistirilgi falan da yoktu. Kabiliyetini ve zekasini kullandi o kadar. Demirel'de oyle her ne kadar kendisini hic sevmesemede. Simdi; her meseleden hikmet ckaracak, dunden yarini gorecek, her hareketi bir hikmet olacak, zeki, donanimli, kabiliyetli ve karizmatik lider istiyorsak onu carsida pazarda aramak yerine taa 7 sinde tutup yetistirmek lazim. Birileri bunu yapiyor ve onlar yoldalar.Gecikmeli de olsa yoldalar. Muslumanin basiretinden korkun diyen efendiler efendisinin neyi kasdettigini bir kere daha dusunmek ve mutalaa etmek lazim gelir. Dert iste, soyletiyor insani. selametle

Mehmet Ali Bulut Arşivi
KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI? 13.Ağustos.2009
KÜRT AÇILIMININ EN BÜYÜK ENGEL YİNE KÜRTLERDİR" 05.Ağustos.2009
MOĞULTAY, HSYK VE AK PARTİ 31.Temmuz.2009
CUNTAYI MİLLET TEMİZLEYEBİLİR AMA MİLLET UYUYOR 18.Temmuz.2009
ARTIK AĞLAMAK İSTEMİYORUM 13.Temmuz.2009
Gül gül ile mi yoksa diken ile mi tartılır görveceğiz 04.Temmuz.2009
Darbeciye atılan tokat ordunun gözünü çıkarmasın 04.Temmuz.2009
Asimetrik harbin galibi millet olacak! 04.Temmuz.2009
TSK en temel partidir, diğerleri fasa fiso 04.Temmuz.2009
İran nereye... 04.Temmuz.2009
Gidip hasmınızın evinde oturacak yürek var mı? 18.Haziran.2009
Müsbet hareketin gücü yahut Fethullah hareketi... 18.Haziran.2009
Beyaz Türklerin tanrısı sekeratta 18.Haziran.2009
Eşyanın hakikati sabit mi? 18.Haziran.2009
İyilik insanı ahmaklıktan kurtarır mı? 18.Haziran.2009
KÜRT HALKI’NDAN ÖZÜR DİLEMEK… 04.Haziran.2009
Yaşasın islam! 04.Haziran.2009
İstanbul Konstantiye olur mu? 30.Mayıs.2009
BAŞLIĞI OKURA BIRAKILMIŞ BİR YAZI! 21.Mayıs.2009
Kadın hayatın özüdür! 12.Mayıs.2009
Kadın kıble olunca 12.Mayıs.2009
KATLİAMDA TAKILAN MASKELER HANGİ YÜZLERİ GİZLEMEK İÇİNDİ 07.Mayıs.2009
TİYNİYET DEĞİŞMEZSE KABİNE İYİ NİYETTEN İBARET KALIR... 02.Mayıs.2009
İşte bu yüzden korkuyorum! 24.Nisan.2009
Başı göğe erdi ama aramızda yaşadı 24.Nisan.2009
Baharda kış soğuğu 14.Nisan.2009
Obama Kanuni, Türkiye Fransa olur mu? 09.Nisan.2009
Millet CHP'ye dedi ki... 01.Nisan.2009
Millet iktidara dedi ki... 31.Mart.2009
Senin için ağlıyorum, seninle gurur duyarak! 28.Mart.2009
Bu kadar acz bir devlete yakışır mı? 28.Mart.2009
Ağız tadıyla iktidarı bile eleştiremiyoruz 24.Mart.2009
ASKER ASABİLEŞMESİ 19.Mart.2009
DARWİN’İ SUSTURAN CEVAP 12.Mart.2009
AHMET TÜRK’ÜN DEDESİNİN DE BULUNDUĞU MECLİSTE KONUŞULANLAR… 04.Mart.2009
“BEN CUMHURİYETİN ADALETSİZ VE HUKUKSUZ OLANINI SEVERİM” 04.Mart.2009
Neden Kılıçdaroğlu değil de Topbaş? 25.Şubat.2009
Ergenekon'dan çıkış ve Bediüzzaman 17.Şubat.2009
Seçim atmosferine girerken... 09.Şubat.2009
Bediüzzaman yaşasaydı kime oy verirdi? 07.Şubat.2009
Sultanın gölgesine basan adamın başına gelenler 30.Ocak.2009
Madımak'ı yakanlarla İpekçi'yi öldürenler 23.Ocak.2009
Atatükçü sanıyorduk, meğer mandacıymış! 20.Ocak.2009
Masuniyet karinesi ha! 17.Ocak.2009
Kerbela siyaseti ve iktidar! 13.Ocak.2009
Sistemin tanrısına dokunmak! 07.Ocak.2009
İsrail ve canımı sıkan bir ayet (2) Yorumlar, tarizler, cevaplar... 05.Ocak.2009
İsrail ve canımı sıkan bir ayet 29.Aralık.2008
Tuncay Güney'in karmaşıklığı Ergenekon'u masum yapar mı? 06.Aralık.2008
CHP nereye koşuyor? 25.Kasım.2008
APO'nun yeni komşusu İskender Büyük mü? 21.Kasım.2008
Siyasette müspet hareketler 20.Kasım.2008
Anayasanın değişmezleri... 14.Kasım.2008
Ergenekon savcısı 11.Kasım.2008
Obama'nın beriki yüzü 08.Kasım.2008
O ba ma, Necdet Sezer ve Cumhurbaşkanı Apo ! 06.Kasım.2008
Mustafa 04.Kasım.2008
Allah bizi sizin Cumhuriyetinizden korusun! 30.Ekim.2008
Evet, daha kötü günler geliyor, ama kime? 27.Ekim.2008
Temel Ağabey'i uğurlarken... 26.Ekim.2008
Sermaye ve iktidar! 20.Ekim.2008
Sayın başbakanım bu sizin gerçek duruşunuz ise... 17.Ekim.2008
Başbakan, Bahçeli'yi muhatap almak zorunda! 16.Ekim.2008
Kürt kimin umurunda be kardeş! 09.Ekim.2008
Neden askerler hiç mesul olmazlar? 05.Ekim.2008
AK Parti'nin geleceği 26.Eylül.2008
Benim hırsızım iyidir! 21.Eylül.2008
Başbakan'ın adamları ne yapıyor? 15.Eylül.2008
Talut Calut'u yener, nitekim yenmişti... 11.Eylül.2008
Kenya'ya kar yağıyor! 06.Eylül.2008
Bir sarhoş Yeltsin yok mu? 03.Eylül.2008
Türkiye için semirme vakti! 02.Eylül.2008
Başbuğ ve ideolojik muhalefet döneminin sonu! 29.Ağustos.2008
Ergenekon'un Kürt Memetleri 25.Ağustos.2008
Gürcistan dramından Asya Medeniyetine... 14.Ağustos.2008
Amerika'nın İp'i yahut kan oyunları 11.Ağustos.2008
Değerlerin ihyası! 08.Ağustos.2008
AK Parti'nin farzı, vacibi, sünneti... 05.Ağustos.2008
Bediüzzaman Önder Sav'a ne dedi 02.Ağustos.2008
Batı'nın Karlofçası 31.Temmuz.2008
Eyvah, AK Parti kapatılmıyor! (Adnan Menderes Çıkmazı'nda kan gölü= 29.Temmuz.2008
Evet bu bir hesaplaşmadı 24.Temmuz.2008
Agarta'nın gelini 18.Temmuz.2008
Perestroyka yahut temellerin çöküşü 12.Temmuz.2008
BU mu yanlış? 10.Temmuz.2008
AK Parti out olurken nasıl oluyor da Şener in? 09.Temmuz.2008
Yarasalar gündüz uçuyor, demek ki karanlıktakilerin de keyfi kaçtı 03.Temmuz.2008
Ben yazmasam bir şey olmaz ama siz tepki koymazsanız çok şey kaybederiz 01.Temmuz.2008
Firavun, Musa ve Deveyi Kesen 9 Kişi 07.Haziran.2008
Mustafa Kemal ve arkadaşları nerede, şu kafa yapısı nerede? 03.Haziran.2008
Öğretmeni kim mağlup etti? 28.Mayıs.2008
Önder Sav'a din öğretildi de o mu yanlış öğrendi? 23.Mayıs.2008
Turhan Çömaz Ali Suavi mi olmak istiyor? 20.Mayıs.2008

Gazetelerin 1. Sayfaları

BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...

Acun Ilıcalı, Yetenek Sizsiniz finali ile ekranlara kitledi. İşte görme özürlü Bilal'i finale taşıyan, Emmoğlu...

MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU

İftar saati için stüdyoya giren Müslüm Gürses ATV Ana Haber'de ezan okudu

BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!

ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.

EVRENESOĞLU'NUN ALLAH İLE KONUŞMA ANI!

İskender Evrenesoğlu'nun bir müridi için Allah ile iletişime geçme görüntüleri 'simsarcılığın da bu kadar' dedirtiyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...
» BAŞBAKANA LAF ATIYORLARDI Kİ, NTV YAYINI KESTİ
» BAYRAMINIZI ZEHİR ETMEYİN
» İLKER BAŞBUĞ 4 ŞEHİT ASKER İÇİN NE DEDİ?
» MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU
» BU MAYINLARI KOMUTAN YERLEŞTİRDİ!
» BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!
» GÜNÜN KLİBİ... BENDE YETİM BİR KIZIM!
» GÜNÜN KLİBİ... MUSTAFA YILDIZDOĞAN'DAN SÜPER ŞARKI
» İdiz Yatak Odasından Bildiriyor
gasteci.com © 2008