‘Apokrifal-Kayıp Kitap Ergenekon ve Bir Cinayet’in Anatomisi…’
TİMAŞ Yayınları’ndan 2008 Eylülü’nde yayımlanan kitabımın adı. Aydoğan Vatandaş
Barnabas İncili’nin 1981 yılında bir mağarada nasıl, kimler tarafından bulunduğunu, Aramice uzmanı Hamza Hocagil’in Özel Harp Dairesi’nin kontrolünde tercüme etmeye başladığını, bulunan İncil’in son sayfalarından yola çıkılarak Aziz Barnabas’ın yazdığı diğer İncil’lerin biri hariç üçünün bulunuş hikayesini, bu bağlamda gelişen Ergenekon örgütünün de adının karıştığı bazı kriminal olayları, Aziz Barnabas’ın mezarına 1996 yılında yapılan baskını ve bu baskın sırasında o mezardan ne alındığını ve ardından da bu konuyu yazan tek gazeteci Kıbrıslı Kutlu Adalı’nın bir süikast sonucu öldürülmesini konu ettiğim röpörtajlarla yüklü kitabımın adı...
Akşam ve Vatan Gazetesi Eylül ayında kitabımla ilgili son derece objektif haberler yaptılar. Birçok internet sitesi aylarca kitabımda geçen bilgileri kaynak göstererek haber yaptılar.
21 Ocak 2009 tarihinde Star Gazetesi yazarı Aziz Üstel hiçbir kaynak göstermeden kitabımda geçen bazı bölümleri kaynak göstermeden aynen yazdı. Neredeyse bütün internet siteleri, söz konusu hadiseyi Aziz Üstel’in yazısını kaynak göstererek manşetlerine taşıdı.
Buradaki incitici durumu tek fark eden haber7.com sitesi oldu. Kendilerine nezaketlerinden ötürü teşekkür ederim.
Aziz Üstel ertesi gün bir yazı daha yazdı ve yazısında bir iki yerde küçük de olsa kaynak gösterme yoluna gitti. Ama bir önceki gün yazdığı yazının kaynağını açıklamadı.
Sonra Ülke TV’de ‘Sıradışı’ programı Aziz Üstel’in bu yazılarından yola çıkarak bir dizi program yaptı.
Programda açık bir şekilde kitabımda geçen konular kaynak gösterilmeden tartışıldı. Program sunucusu Turgay Güler, Aziz Üstel’in kaynağının benim kitabım olduğunu bilmesine rağmen, Aziz Üstel’e şu soruyu sordu: ‘Aziz Bey bu konulara nasıl merak sardınız?
Aziz Üstel, Uğur Mumculardan, Abdi İpekçilerden bahsetti ve en sonunda da Don Brown’ı falan okuyarak bu konulara girdiğini söyledi. Oraya, o programa çıkmasına neden olan tek yazarın adını bile anmadı!
Canlı telefon bağlantısı yapılan Doç.Dr. Hamza Hocagil birçok kez adımı anmasına rağmen, beni arayan soran olmadı.
Ancak şurası doğru. Programa katılan Müfid Yüksel, programdan 5 dakika önce bana mail atarak, programa telefonla katılabileceğimi söyledi. Böylesi bir programda konunun muhattabı bir yazara bir konuk aracılığıyla ulaşmaya çalışmak, ‘telefonla arayın demek’ incitici değil mi? Oysa Ülke TV’de bana ulaşabilecek birçok arkadaş var.
Bu arada ben yine de aradım ve 10 dakika kadar hatta bekledildikten sonra telefon bağlantısı kesildi.
Tekrar aradım. Yönetmen arkadaş bu kez ‘Program sunucusunun beni yayına almak istemediğini söyledi.’ Yönetmen arkadaşı tanımıyorum. Ama bu konuda dürüst davranacağına inancım tam.
O sırada Ülke TV’nin hakperest bir editörünün sayesinde ancak yayına bağlanabildim.
Programın sunucusu Turgay Güler’in bana sorduğu soru şu oldu: ‘Evet Aydoğan Vatandaş, ekleyeceğiniz bir şey var mı?’
Ben de 3 yıl boyunca benzer bir program yaptım. Birisini telefonla yayına bağladığınız zaman önce izleyicilerinize konuğunuzu tanıtmanız gerekir. Hangi gerekçeyle o programa aldığınızı da? Turgay Bey’in bunu izleyicisine açıklaması gerekirdi. Turgay Bey bunu da yapmadı.
Konuyu tüm detaylarıyla yazmış bir yazar olarak Aziz Üstel’e ilk gün yazdığı yazıda neden kaynak göstemediğini sormak hakkım değil mi?
Aziz Bey, ‘bilmiyordum’ dedi.
Turgay Güler’in bunu sorgulaması gerekmez miydi? Nasıl olur da bir köşe yazarı, köşesinde kullandığı bilgilerin kaynağını bilemez? Köşe yazarları yazılarını nasıl yazarlar? Turgay Güler bunun bir operasyon olabilecğini hiç mi aklına getirmedi? Bu sorunun sorulması gerekmez miydi?
‘Neden kaynağınızı açıklamıyorsunuz?’ diye sormam, kitabımın reklamını yapmak istemek değil, yapılan açık bir hak ihlalinin önüne geçmeye çalışmaktı.
Aradan birkaç gün geçiyor, Turgay Bey, Doç Dr. Hamza Hocagil’i tekrar telefonla yayına almış. Kitabımın 41. sayfasında geçen Hamza Hocagil’in ‘İsrail’li yetkililerce tehdit edilişinin’ anlatıldığı bölümü okuyor Hamza Hocagil’e ve soruyor. ‘Bu cümleler size mi ait?’ diye.
Turgay Güler bu alıntıyı nereden yaptığını neden söylemiyor? Doğru mu bu yapılan? Meslek ahlakına uygun mu?
Hocagil bile şahsıma yapılan saygısızlığın ve hukuksuzluğun farkına varıyor ve kitabıma atıfta bulunma ihtiyacı hissediyor ama Turgay Güler tarafından susturulmak isteniyor.
Turgay Güler, Barnabas İncili’nin görüntülerine ulaşıldığını izleyicilerine duyuruyor. Hocagil açık bir şekilde Ortaçağ’a ait olduğu anlaşılan bu görüntülerin Barnabas İncil’ine ait olmadığını söyleyince keyfi kaçıyor ve agresifleşiyor ve yayın sanki o görüntüler Barnabas İncili’ne aitmiş gibi öylece devam ediyor. Bunu yapmaya neden ihtiyaç duyuyorsunuz?
Turgay Güler, en son yaptığı programda ise iyice sınırı aşıyor ve ‘Apokrifal’ adlı kitabımı benim yazmadığımı iddia edecek kadar saçmalıyor ve dahası son derece saygın bir kanal olduğunu düşündüğüm Ülke TV’yi de hırslarına alet ediyor.
Buradan Ülke TV Yönetimine de şunu sormak isterim. O ekranlar babamızın malı mıdır? Her program sunucusu istediği kişiyle ilgili her istediğini söyleyebilir mi? Televizyonunuzda bir iç denetleme sistemi olmalı değil midir?
Turgay Güler, kitabımı okumuş olsa asla böyle bir hata yapmaması gerektiğini anlayacaktı. Ancak içinde bulunduğu psikolojik durum sanırım kitabımı okumasına da engel.
Okusa, değil tek bir satırın, tek bir harfin bile başkası taraından yazılamayacığını anlayacak.
Kitabımı okusa, Apokrifal’den önce, ‘Kayıp Kitap Baranabas’ın Sırrı’nı yazdığımı, ondan önce de aynı konuyu bir film senaryosu olarak yazdığımı da anlayacak.
Kitabımı okusa, kitabın aynı zamanda kendi hikayem olduğunu da anlayacaktı.
Gazeteci şantaj yapan kişi değildir. Kitabımı bir başkasının yazdığnı kanıtlayabilmek büyük bir gazetecilik başarısı olur. İşte size fırsat. Hodri meydan. Ama iddianızı kanıtlayamazsanız bunun hesabını mahkemede vermek zorunda kalacaksınız, bunu da böyle bilin.
Ülke TV ‘çamur at izi kalsın’ yöntemine alet olmamalıydı. Eğer bu konu bir TV programcısının kişisel yaklaşımlarından kaynaklanmıyorsa, Ülke TV kötü bir psikolojik operasyona alet oluyor demektir.
Programda kendisini tehdit ettiğimi de söylemiş. Bana programda yaptığı saygısızlıkla ilgili olarak, Ülke TV’nin Kurumsal İlişkiler Müdiresini aradığım ve konuyla ilgili şikayette bulunduğum doğrudur. Turgay Güler, son derece sinirli bir şekilde, ‘demek beni şikayet edersin ha’ mealine gelecek bir mail attı. Ben de yanıt olarak ‘Elbette, bu yaptığın yanına kar kalmayacak’ dedim. Kalmalı mı peki? Bir program sunucusu bir yazara bu denli saygısız davranabilir mi? Emeğini bu denli hiçe sayabilir mi? Turgay Bey’in bu olaydan alması gereken dersler olmamalı mı?
Ben meselenin buraya gelmesini elbette istemezdim. Turgay Bey’in Doç. Dr. Hamza Hocagil’i telefonla da olsa yayına alması başarıdır. Orada son derece önemli bazı konuları da kayda geçirdi. Bu açıdan kendisini kutluyorum. Ama bu başarıyı, başkalarının başarılarını gölgelemeden de elde edebilirdi.
İyi ki ahiret var! Burada hesaplaşmazsak, ahirette mutlaka hesaplaşırız.
Yorumlar İbrahim Turgay iyi çocuk ama bazan böyle yanlışlara düşüyor. Biraz daha dikkatli olması lazım. betul turgay guler meshur olmanin yolunu buldu.. ne guzel hicbir is yapmadan adindan soz ettirebilmek.. ama tarih sayfalarina terbiyesiz olarak kaydedilecek o ayri..mehmett ilgili programı izledim alınacak hiç bir şey yok size ulaşamamışlar olay bu yani.program sunucusu genç size senini duyurmaya çalıştı olmadı biraz müsamahalı olmak lazım. mesele değil.
z.n. Size hak veriyorum Aydogan bey. Fakat, durmak yok yurumeye devam...
Ayrica, her gununuz 14 subat olsun...Pusatli Sayın A. Vatandaş bu konuda hakkınızın yendiği kanaatindeyim. Doğrular gizli kalmaz elbet. ....Cahit Oktay Uveysi Bey,
Ben de gazeteciyim ve de Aydogan Bey'in sitemini anliyorum. Bu dava meselesi oldugu kadar ayni zamanda hak ve hukuk meselesidir. Askerlikte silah nasil namussa, gazetecilikte de haber namustur. Gazetecinin haberine sahip cikmasi meslegin dogasi geregidir. Aydogan Bey dilerse bu konuyu mahkemeye de tasiyabilir. Taha Kivanc ve Soner Yalcin arasindaki tartismaya bakin mesela. Taha Kivanc gunlerdir Soner Yalcin'in kendisinden ve Sefa Kaplan'dan ilhamla yazdigi yaziyi konu ediyor. Ki ilham ve intihal arasinda epey de bir fark var...İsmail Sayın Aydoğan vatandaşı yıllardır severek okur ve takip ederim. Ona saygısızlık yapanın karşısındayım. Programı izlemedim, o yüzden bu konuda birşey söyleyemeceğim. Ama seni seviyor ve destekliyorum sayın Vatandaş.f.o. bende size bir haksızlık yapıldığı kanaatindeyim fakat siz telefona bağlandığınızda ve sitem ettiğinizde Turgay Güler sizi defalarca aradığını ve ulaşamadığını da söyledi bu konunun netleştirilmesi gerekir kanaatimce.uveysi aydogan bey maalesef bu konuda sizi haksiz goruyorum. cok abartmissiniz. cumle alem bu konuyu iki kitapla ilk sizin yazdiginizi biliyor o programda da kac defa adiniz gecti. agirlikli olarak turgay bey sizden bahsetmemis olabilir ama bu cok abartialcak bir sey degil. degerli kardesim hayatin dalgalanmalai biz farkinda olmadan bizi icinde bulundugumuz kulturle butunlestiriyor. siz de benzer bir durum var. benim diyorsunuz ben diyorsunuz. barnabas incili meselesi bir kere bir dava konusudur. yani hakka hizmetle ilgili bir misyon isidir. bu isi gundeme getirmekle vazifenizi yapmissiniz. bu isten dunyevi san sohret emege saygi telif hakki vs beklentielre girmeniz cok yanlis. varsin sizden bahsetmesinler. hani hizmette onde ucrette arkada olma dusturlari. simdi nefsiniz diyecekki o baska bu baska.. yok degerli kardesim o baska bu baska degil. maalsef degisiyoruz.. bu sitede ne zamandir yazi yazmiyoprdunuz yani sik sik yazamiyorsunuz. ana nefsinizi savunma konusunda hemen kaleme sarilmissiniz. ben dogru bulmuyorum size de yakistirmiyorum aziz kardesim... selamlarahmet akkuş Aydoğan bey Ülke tv deki proğramda Turgay bey şunu söyledi.Aydoğan vatandaş
Barnabas incili ile alakalı kitabınızı sizin yazmadığını başka birinden aldığınızı söyledi bu konu hakkında
bir şey söylememişsiniz.Ben dikkatli
seyrettim bu konuda bir söz söyledi Turgay.Siz bu konuya cevap veririmisiniz.Zehra Kitaplarinizi filme uyarlasaniz da enerjinizi bosuna harcamasaniz diyorum. Siz nasil dusunursunuz bilmem ama'hasmin sitemini anlamamak hasma sitemdir'derler. Saygilar, basarilar...okur Aydogan bey, sizi biz taniyoruz. Bosverin, fazla da uzulmeyin, cunku reklaminizi yapiyorlar. dualarimiz sizinle... muhabbetle...yasemin inanç Sn.Aydoğan Vatandaş,bahsettiğiniz programı izlerken bizlerde sunucunun tavırları yüzünden sinir küpüne döndük ve yazar A.vatandaş olduğu halde bu futbol yazarı kişinin ne işi var diye düşündük.Tamamen haklısınız.Ülke tv ye sormak lazım kendi programına kendisini konuk edecek kadar megolomal birini ne diye hala orada tutuyorlar.h.d. Aydogan bey, merak etmeyin, ahirete de kalmaz cunku bunlarin yaptiklari bu dunyada gorulecek turden. Gercekler ortaya cikacak mutlaka. Okuyucu arkanizda... Saygilar Yusuf Alper Sayın Aydoğan Vatandaş.. Bu konuda tamamen size katılıyorum... Turgay bey MEHDİX adlı roman yazarak meşhur olma (!!!) basamağına adım atmış oldu... Lakin sizin gibi yazarların glgesinde kaldı.. Sizin yazdığınız kulvarda sonlarda kaldığı için ,derinlikli yazamadığı için apaçık KISKANÇLIK olduğu kesin... Bilinen meseleleri, söylenmiş meseleleri, yazılmış meseleleri sanki kendisi yeni millete sunuyormuş gibi sizin isminizi vb. söylemeden sözde orjinal bir program , orjinal bir söylemle arz-ı endam ettiğini yutturmaya çalışıyor... Ben de sizin bir okurunuz olarak ve Turgay beyin ara sıra programlarını izleyen biri olarak e-mail gönderdim.. Gönül ister ki kardeş iki yazar böyle polemiğe girmesindi.. Ama hata yaptığı halde özür dilememesi inad etmesi, enesinin çifte kavrulmuşluğunu gösteriyor... BİZ SİZİ TANIYORUZ.. SİZ YAZDIKLARINIZLA, ARAŞTIRMALARINIZLA ,KİTAPLARINIZLA ZATEN KENDİNİZİ KANITLAMIŞ İNSANSINIZ.. ÇIKARTMIŞ OLDUĞUNUZ KİTAPLAR YILLAR YILI GÜNDEM OLUŞTURMUŞ KİTAPLARDIR... Bir Mehdix romanı yazarak Aydoğan Vatandaştan daha ulu , kapasiteli olduğunu vehmetmek yanlış bir şeydir... Haaa ne zaman kitapları ile , kendi emeği ile sizden fazla kaliteli eser verir onun hakkını o zaman teslim ederiz... Bir iki çiziktirmekle, onun bunun araştırmalarının üstünü örterek kendi orjinal sunumları imiş gibi yutturmaya çalışırsa yükseliş değil çukuru görür... Yine de sinirlerinize hakim olun...Haklı iken haksız duruma düşmeyin.. CÜMLE ALEM SİZİ DE BİLİYOR ONU DA BİLİYOR... Biz size duacıyız... Turgay bey normal şekilde araştırmalarını , emek ürünü olarak ortaya kor , hak gaspetmez ise ona da duacıyız... CANINIZI SIKMAYIN Aydoğan bey "AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ" sözü siz ve Turgay efendinin farkını ortaya koyuyor... Rapçi CEZA'nın son hit parçasındaki sözle bitireyim yazımı biraz değiştirerek "SİZİNLE O'NUN ARASINDA KOCAMAN BİR FARK VAR" ....manifesto Sn.Vatandaş,biz o progamdan çok istifade ettik ve size de çok bir haksızlık yapıldığına şahit olmadık.Kitabınız program içinde bolca geçti.Emeğiniz kapı gibi ortada.Bence ÜLKE TV ye karşı aşırı bir tepki ile yazmışsınızDr. C.U. Programı seyrettim Doç Hamza Hocagil birçok kez Aydoğan Vatandaşın ismini zikretmesine rağmen Turgay Güler duymazdan geldi. Bu büyük bir saygısızlık ve haksızlık idi. Aydoğan Vatandaşa kitabını bir film ya da dizi senaryosu yapmasını öneririm. Eminim çok ilgi görecektir.
ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.