Türkiye İsrail’siz yapar, İsrail Türkiye’siz yapamaz!
Doğrusunu isterseniz Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Davos’da yaptığı konuşmayı duyunca nasılda heyecanlandığımı anlatmaya kalksam buna kelimeler yetmez! Nuh Gönültaş
Şimon Peres’in küstahça, sesini yükselterek, İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamı överek sürdürdüğü konuşmasına verilen cevap kelimenin tam anlamıyla “Tam yerine geldi manzara koyduk” tarzındaydı.
Gözlemim o ki, Tayyip Bey’in İsrail’e posta koyması Türk Milleti’nin içindeki, büyük devlet olma…
Etkin devlet olma…
imparatorluk varisi olma duygularını ateşliyor.
Bu konuşma İsrail kurulduğundan beri Türk milletinin hiç duymadığı bir sert çıkışı ifade ediyor.
Bu yüzden olacak millet, Davos dönüşü, hemde gece yarısında Başbakan’ı karşılamak için yollara döküldü.
Binlerce İstanbullu gece yarısı saat 3’e kadar Başbakan’ı karşılamak için havaalanında bekledi. O saatte, trafiğin en sakin olduğu bir saatte E-5 karayolu tıkalıydı.
Türk bayrakları ile Filistin bayraklarını yan yana dalgalandırıyordu vatandaşlar.
Pankartlardaki “Dünya böyle lider görmedi”, “Başbakanın kralı, Kasımpaşalı”, “Sana helal olsun Kasımpaşalı” gibi sözler halkın İsrail Cumhurbaşkanı’na atılan Osmanlı Tokatından dolayı coşkusunu, memnuniyetini yansıtıyordu.
Herkes birbirine “İşte Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı böyle olmalı” diyordu.
Gerektiğinde yumruğunu masaya vuracak…
Dik durması gerektiğinde dik duracak…
Zalimin karşısında mazlumun yanında olacak…
Peki, Tayyip Bey’in o konuşmasından bir Osmanlı ruhu çıkar mı?
Bunu önümüzdeki dönemde göreceğiz.
Ancak bu noktada şunu söyleyebiliriz:
Türkiye Başbakanı’nın ilk defa masaya yumruğunu hem de çok sert bir biçimde vurması Türkiye dışında özellikle Ortadoğu’da müslüman halklar arasında büyük dalgalanmalara yol açtı.
Arap dünyasının israil Devleti kurulduğundan bu yana sürekli kırılan gururu ilk defa Erdoğan’ın Dovos’ta yaptığı çıkışla tamir oldu.
Arap halkları memnun oldu, bu kesinde, Tayyip Erdoğan’ın bu çıkışı İsrail’den sonra en çok Diktatör Arap Liderlerin canını sıkmıştır.
İslam devleti adı altında müslüman halkları çok ciddi baskı rejimleri ile yöneten diktatörler halkların bu coşkusu ve heyacanı karşısında direnme yeteneğini zamanla yitirmeye başlayacaktır.
İsrail de eskisi kadar saldırgan olamayacaktır.
Gelelim Türkiye ile İsrail’in ilişkilerinin gerginleşmesinin Türkiye’nin ABD’deki Yahudi lobilerinin desteğini kaybedeceğine yol açacağı yorumlarına…
Dışişleri Bakanı Ali Babacan önceki gün ne demişti; "Türkiye'nin desteği olmadan İsrail'in bölgedeki varlığı da çok kolay olmayacaktır."
Gerek başbakan gerek Türk Dışişleri ne yaptığının farkındalar.
Başbakan öyle Kasımpaşalı ruhuyla, kızgınlıkla hareket etmedi.
Teatral bir gösteri yapmadı.
Türkiye’yi yönetenler Türkiye’nin sıradan bir ülke olmadığını fark etmiş ve öyle davranmaya başlamışlardır.
Zaten İsrailli yetkiliyerin “Türkiye ile ilişkilerimiz sürecek” şeklinde “özür” babındakı açıklamaları da bunu gösteriyor.
Türkiye İsrailsiz yapar ama İsrail Türkiye’siz yapamaz!
Yorumlar Feriştah Aydın Önümüzde BELEDİYE seçimleri var. CHP açılım yapıyor:
1-Çarşaflılara CHP rozeti!
2-Her mahalleye Kur'an kursu vaadi!..
BELEDİYE seçimleriyle ne ilgisi var bunların...İstanbul'u tanımayan Tuncelili Kemal Kılıçdaroğlu, dindarlara neden bize oy vermiyorsunuz diye soracakmış!..Kemal Bey, İlk Dersim isyanının başladığı Pah Köyünden...Her mahalleye bir Kur'an kursu açılacaksa; o zaman en az 1000 adet daha İmam Hatip Okulu, 100 adet de İlahiyat Fak. açılması gerekir..CHP samimi mi?..CHP; rozet taktığı kaç CHP'li çarşaflı-başörtülü kadını Belediye Başkan adayı gösterdi?...Sıfır!..Hani kadın haklarıydı?..Kadınların siyasal yaşama katılımıydı?...Hani eşit anayasal vatandaşlıktı?..Kadınlarımızın yüzde 70'ini oluşturan başörtülü kadınlar; CHP'ye göre hala LANETLİ, öteki, 4. sınıf vatandaş, parya!..Hiçbir sosyal, kamusal hakları yok!..Ne öğretmen olabilirler, ne de öğrenci?..Dünyanın hiçbir ülkesinde üniversitede başörtüsü yasağı yok; sadece bizde var, CHP sayesinde!..CHP yobazlığı ve faşizmi sayesinde!..Bu çağda insanların kafasının içine ve ürettiklerine değil; dışına ve insanların kıyafetlerine bakıyor; buna göre değer biçiyorlar!..Başörtülüler; sadece vergi versinler, oğullarını askere göndersinler ve şehit olsunlar!..Ama CHP'nin avukatlığını yaptığı YAR-SAV Başkanları askerlikten kaçsınlar; fakat devlet de onların elinde olsun; devletin nimetlerini de onlar toplasın, yesin!...Yiyemezlerse; Rejim Tehlikede olsun!...Bu ne bağnaz, ne çağdışı anlayış böyle!...CHP, kesinlikle açılımlarında samimi değil!..Halkımızı Allah ile aldatıyorlar!..Takıyye yapıyorlar!..Gizli gündemlerinde başörtülülere hiçbir hak-hukuk yok!...Mirali Sözen Bu kadar zıtları; Adnan Hoca'da buluşturan güç, cazibe ne ola acaba?...Adnan Oktar Hocanın Bilim Araştırma Vakfı ve
Milli Değerleri Koruma Vakfı: Konferanslarımıza katılan bazı değerli isimler:
Abdullah Akosman (Önce Vatan Gazetesi Sahibi).
Bahattin Beyaz (Emekli Albay)
Bekir Aksoy (Devlet E. Bakanı)
Prof. Dr. Cahit Babuna
Erol Özalp (E. Tümgeneral)
Fuat Veziroğlu (KKTC Sanayi ve Ticaret Eski Bakanı)
Prof. Dr. Hasan Ünal (Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi)
Enver Kaplan (Birleşik Kafkas Konseyi Başkanı)
Ertuğrul Hasipoğlu (Girne Miletvekili )
Güray Değerli (Military Science and Intelligence Strateji Editörü )
Halil Şıvgın (Sağlık Eski Bakanı)
Hamdi Üçpınarlar (Çevre Eski Bakanı)
Hamza Akbulut (İlim Yayma Cemiyeti Başkanı)
Prof. Dr. Hayrani Altuntaş (A.Ü. İlahiyat Fakültesi)
Prof. Dr. Hikmet Üçışık (Boğaziçi Üniversitesi)
İbrahim Artuç (E. Kurmay Albay)
İlhan Çiloğlu (Emekli Albay)
Prof. Dr. İsmet Giritli
İsmet Kotak (KKTC Basın Konseyi Başkanı)
Kamer Genç (TBBM eski Başkan Vekili)
Kenan Akın (Ortadoğu Gazetesi Genel Y. Yönetmeni)
Mehmet Elkatmış (TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı)
Mehmet Karadağ (Emekli Albay)
Mehmet Şevket Eygi (Milli Gazete Yazarı)
Metin Özkan (İstanbul Valiliği Türk Dünyası Koordinatörü)
Nefi Demirci (Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Gnl Başkanı)
Prof. Dr. Nejat Diyarbekirli
Neşet İkiz (Kıbrıs Harekatı'nda adaya ilk çıkan amfibi alayın komutanı Em. Dz. Albay)
Necati Özgen(E.General)
Nusret Demiral (DGM eski Başsavcısı)
Prof. Dr. Nurşen Mazıcı
Ogan Soysal (Marmara Grubu Vakfı Yöneticisi)
Prof.Dr. Orhan Aslan (BBP Genel Bşk.Yrd.)
Orhan Ateş (Emekli Tümgeneral)
Rahim Er (Türkiye Gazetesi Yazarı)
Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan
Resul İzmirli (Türkiye Gazetesi E. Genel Müdürü)
Sadık Öztekin (E. Tümgeneral)
Samim Uygun (Güven Hareketi Başkanı)
Selahattin Yazıcı (Tiyemder Başkanı)
Sergei Velichkin (Rusya Federasyonu Başkonsolosu)
Servet Cömert (Emekli Tuğgeneral, İP Genel Başkan Yard.)
Sabahattin İsmail (KKTC Cumhurbaşkanlığı Danışmanı)
Süheyl Çobanoğlu (Emekli Albay)
Dr. Süleyman Merdanoğlu (Türkiye-Kırgızistan Derneği Başkanı, E. Albay)
Şaban Gülbahar (Avrasya Bir Vakfı Başkanı)
Dr. Tahir Tamer Kumkale (Emekli Kurmay Albay)
Prof. Dr. Turan Güven
Valeri Totev (Bulgaristan Konsolosu)
Yakan Cumalıoğlu (Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi Başkanı)
Prof. Dr. Yavuz Ercan
Yılma Durak (MHP Genel İdare Kurulu Üyesi)
Zeki Hacıibrahimoğlu (Aydınlar Ocağı E. Genel Sekreteri)
Ziya Sağdur (Emekli Yargıtay Üyesi)...(liste çok uzun)
Nizam Bulut İsrailli işadamlarının GAP'a ilgisi yörede olduğu kadar, Türkiye genelinde de tartışılıyor. Alın bunlardan bir tanesi..İsrailli bir firma Diyarbakır'da 50 kişinin istihdam edileceği bir çiftlik kuruyor. Haliyle yöre milletvekilleri devreye giriyor. 50 kişinin istihdam edilmesi gereken çiftlikte 200 kişi göreve başlıyor. İş bu noktada kalmıyor. Bu işçiler sendika hakkı elde ediyorlar. Bir çiftlikte zorunlu kurallardan biri de kesintisiz şekilde hayvanların günlük bakımlarının yapılması, yemlerinin verilmesi ve sütlerinin sağılmasıdır. Yani sığırlar tatil yapmıyor.Sendika işçilere hafta sonu tatil hakkı istiyor ve elde ediyor. Sonuç, fazla istihdam ve sendikal haklar yüzünden çiftlik kapanıyor. Bu çiftliğin başında yer alan Yosi Chassin, şimdi Koç-Ata Çiftliği'nin baş danışmanı. Dünyanın en büyük besi çiftliği durumundaki Koç-Ata'da 106 kişi çalışıyor ve bunların 4'ü İsrail'den gelme. Diğer çalışanlarda öncelik Şanlıurfa yöresine verilmiş...Koç'a raporları ise Kıdemli Rotaryen yönetici ve E. Ömer Şarlak Paşayla birlikte Başkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi olan Yılmaz Erşenkal hazırlıyor..iskender MGK'ya, Genelkurmay'a ve bazı yerli-yabancı kurumlara TUHAF RAPORLAR hazırlayan Bu Adam Ne İş Yapar?...M. Faruk Demir kimdir?...1970 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesine bağlı Gevence köyünde doğdu. Eğitimini sırasıyla Keleklioğlu köyü, Nizip, Adana, Samsun ve Ankara'da tamamladı.
Çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör kuruluşlarında politik psikoloji, taktik ve stratejik güvenlik ile bölgesel dış politika-güvenlik konularında çalışmalar yaptı. Uluslararası Taktik Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünde Başkanlık, Başbakanlık Müsteşarlığında Kıymetlendirme Müşaviri ve Yüksek Strateji Merkezinde Başkanlık görevlerinde bulundu. Halen uluslararası anlaşma mimarileri, enerji güvenliği, enerji diplomasisi, kamu diplomasisi ve uluslararası ticaret konularında hizmetler vermeye devam etmektedir.
Ulusal ve Uluslararası medyada yayınlanmış çok sayıda makale, röportaj ve görüşleri bulunmaktadır. "21 inci Yüzyılda Türkiye için Milli Güvenlik Siyaseti" ve "Enerji Güvenliği, Enerji Ekonomisi, Enerji Diplomasisi" adlı kitaplarının yanı sıra ortak yazarlarla imza attığı "Devlet Teşkilatının Yeniden Yapılandırılması" ile "Çok Taraflı Dünya ve Türkiye İçin Yakın Gelecek" adlarıyla yayınlanmış iki kitabı daha bulunmaktadır.
Dış politika, ulusal ve uluslararası güvenlik, enerji güvenliği, Yakındoğu politik psikolojisi üzerine çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Kaynak: http://mfarukdemir.com/bio.aspÖNEMLİ UYARI Almanya'da yaşayan yabancılar vatandaşlık hakkına sahip olabilmek için hükümetin hazırladığı teste tabi tutulmaya başlandı. Alman vatandaşı olabilmeyi zorlaştırmak için hazırlanan 33 soruluk testin en az 17 sorusuna 1 saat içinde doğru cevap verilmesi gerekiyor. Test sorularını inceleyen BM temsilcileri sorulardan bazılarının ayırımcılık içerdiğini belirttiler.
Geçen yıl yayınlanmış olan Birleşmiş Milletler raporunun verilerine göre, Avrupa'da 21 milyon Müslüman yaşamakta. Fakat Avrupa Müslüman Azınlıklar Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mahmud Sıddık Said'e göre bu rakam 50 milyonu aşkın. Yeni eklenen göçmenler ve mültecilerle Avrupa'daki Müslüman sayısı her geçen gün artış göstermekte. Tüm bu verilerin ışığında baktığımızda, sayıları gün geçtikçe çoğalan Müslümanların Avrupa toplumlarında Müslüman kimlikleriyle hayatlarını sürdürebilme hususundaki taleplerinin artış göstereceği anlaşılıyor.
Günümüzde Müslümanlara karşı uygulanan ayırımcılığın temelinde, Avrupa devletlerinin İslamiyeti kendi sınırları içerisinde inanılan resmî bir din olarak kabul etmemesi yatmaktadır. Resmî olarak kabul edilmeyen bir dinin mensuplarının, inançlarını yerine getirme hususunda yaptıkları talepler de kanunlarda karşılığı bulunmadığı için doğru adreslere ulaşmıyor. Bu noktada Avusturya'yı bir istisna olarak zikredebiliriz.
Avusturya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde, kısa bir süre de olsa egemen olduğu Bosna-Hersek'teki Müslümanlar nedeniyle İslam dinini daha o zamanlar resmî din olarak kabul etmişti. Bugün bu nedenle Avusturya'da yaşayan Müslümanların taleplerinin karşılık bulabildiğinden bahsedebiliriz.
Uyumla ilgili yapılan bir konferansta, Alman bir mühtedi konuyla ilgili yapılan hiçbir tartışmada kendilerinden bahsedilmediğini, halbuki kendisinin bir Alman olduğunu ve topluma uyum problemi gibi bir problemin mevcut olmadığını ve Alman toplumunun kendi içindeki farklılıkları hazmetmesi gerektiğini söylediğinde, salonu kaplayan sessizlik oldukça manidardı...
Mustafa Necati Özfatura - Türkiye
necati.ozfatura@tg.com.tr
Fettah Baran MOSSAD'ın Türkiye Planı Çöktü; ama yine de dikkat!...Gerçek: Son El-Kaide Operasyonuyla, büyük bir MOSSAD Operasyonunun önüne geçilmiş oldu..El-Kaide; Mossad destekli olarak Bursa'da çok büyük bir bombalama ve Musevilere karşı operasyon yapacaktı.Bütün planları, MOSSAD hazırlamıştı.İsrail'de,ABD'de birçok medya ve kuruluş, müjde bekliyordu; bu operasyonun yapılacağından ve Türkiye'ye iyi bir ders vereceklerinden emindiler.Türk Emniyeti, oyunları bozdu!Teşekkürler, tebrikler!İşte küresel terörün finansörleri, destekçileri, baronları, senaristleri!Güner A. MOSSAD ve CIA'ya DİKKAT!...Seçimler öncesi fırıldak çevirme.. ve yepyeni küresel oyunlar peşindeler.! Meşhur olma peşinde olanlar olabilir...Hastalıklı tipler olabilir..Bunalım geçirenler, uyuşturucu kullananlar, deliler...1 TL'ye adam öldürecek tipler!..Şüphesiz seçimlerden önce Türkiye'de yapılacak olan her türlü sıcak, büyük bir eylemin,suikastın, çatışmanın yegane sorumlusu MOSSAD ve CIA olacaktır..İngiliz istihbaratı olacaktır..Bunları takip etmeyen MİT, askeri istihbarat, Emniyet ve Hükümet olacaktır!...Mossad-CIA-M15-16 ortak bir kararla; el-Kaide veya uyduruk bir İslamcı örgüt adına taşeron ve tetikçilere eylem yaptırabilirler..Bu çok muhtemeldir..Başbakanı ve Cumhurbaşkanını zehirletebilirler de..Tarihte Yahudi doktorlar bunu çok yapmıştır...Aman dikkat!..Ve aman içimizdeki siyonistten daha çok Siyonist ve İsrailci işgüzarlara, siyonist medyaya dikkat!..Aydın Doğan medyasına, Akşam-Show Tv grubuna, Cumhuriyet'e...Ortalığı velveleye veren, Türkiye'deki, İsrail'deki, ABD'deki, dünyadaki Yahudileri ve kuruluşları kışkırtan, Türkiye-Türk, AKP Hükümeti düşmanlığını körükleyen ne yazık ki; AYDIN DOĞAN, Doğan Medya Holding patronları, yazarları, gazetecileri; ETÖ militanlarıdır!...haild tebrıkler guzel yazı...BİR UYANMA GELSIN ARTIK ALEME İSLAM AYAGA KALKSIN DIRILELIM YENDIEN DUNYA MÜVAZENESNDEKI O MUHTESEM YERINI BİR KERE DAHA ALSIN İNSALLAH BUNUDA ENGELEMEYE KISMENIN GUCU YETMESIN ALLAH IN IZNI ILEhuseyın kuru Yazdıklarınıza aynen katılıyorum Başbakanımızın bu haklı tavrınıda yürekten destekliyorumServet İçimizdeki Siyonist Daha Tehlikeli: Bugünkü Kanal D(M.Ali Birand)anahaber bülteni haber başlıkları ve ifadeleri:
-Erdoğan Neden Sinirlendi?
-Peres'e Ağır sözler.
-Konuklara da Kızdı.
-Paneli böyle terketti.
-Erdoğan Daha da Gerildi.
-Davos'ta Gazze krizi.
-İsrail Sorun İstemiyor!
-Yahudi Lobisinden Sert Tepki.
-Bütün Kabak Moderatörün Başına Patladı...
İşte Aydın Doğan Medyasının Türkiye çıkarlarına hizmeti!..Ne Peres'in, ne de Moderatörün hiçbir hatası yok!..StarTv de, NTV'de böyle!..İsrail Medyası bile daha insaflı !oteki kiyilardaki gurbet yolcusu nuh abi musaadenle bu yazinin altina ben de imzami atiyorum.
ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.