Kestirme bir cevapla "Bir numaraya ulaşılana kadar" denebilir. Nuh Gönültaş
Ancak bence bu sorunun çok daha komplike bir cevabı var. Şunu söylemek istiyorum:
Bence Ergenekon, devletin birçok kurumunda ve sivil hayatta derin kökleri olan "ihtilalci zihniyetin" tavsiyesine yöneliktir ve "ihtilalciler" hukuk düzeninin ve millet iradesinin üstünlüğünü kabul edip hizaya gelene kadar sürer!
Son alınanlara bakalım.
Evinde arama yapılan ve ilerlemiş yaşı sebebiyle gözaltına alınmaktan kurtulan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu bir televizyon programında şöyle diyordu:
"AKP iktidarı mutlaka görevden uzaklaştırılacaktır. Bu kesindir."
Kanadoğlu evinde arama yapıldı diye aşırı üzülmüş. "Bir zamanlar Türkiye Cumhuriyeti'nin Başsavcısıydım. Bir hukuk adamı olarak 50 yıl bu ülkeye hizmet ettim" diyor.
İyi de, milletin iradesiyle işbaşına gelmiş bir iktidarın her ne pahasına olursa olsun iş başından uzaklaştırılacağını söylemek hukuk adamlığı mıdır, ihtilalci düşünceye pirim mi vermektir?
Gözaltına alınan son sanıklardan biri dikkatimi çekti. Denizci Albay Vural Vural.
Bir arkadaşım uyardı.Bu albay, 12 Martçı subaylardanmış. Yani 12 Mart 1971 döneminde Türkiye'nin Baas tipi bir ihtilalle yönetim değişikliği yaşaması için çaba harcamış.
Görüyorsunuz. Aradan 40 sene geçiyor. İhtilalci albay, bugün Ergenekon sanığı olarak karşımızda.
Tıpkı 12 Mart'ın sivil kanadının liderlerinden İlhan Selçuk'un bugün Ergenekon sanığı olması gibi.
Diyorlar ki, Profesör Yalçın Küçük gibi "uçuk" bir adamla Milli Güvenlik Kurulu'nun eski Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç nasıl aynı dosyada bir araya gelir?
Veya eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz'le Doğu Perinçek nasıl ortak paydada buluşur? Hatırlayalım.Ergenekon sanıklarına yöneltilen suçlama ne?
"Seçimle işbaşına gelmiş Türkiye Cumhuriyeti hükümetini illegal yöntemlerle iş yapamaz hale getirmek ve devirme teşebbüsünde bulunmak."
Sanıklardan Emin Gürses Ergenekon davasının duruşmasında mahkeme önünde açıkça söyledi: "Ben ihtilalciyim. Gücüm olursa bu hükümeti deviririm."
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur ifadesinde ne diyordu: "Beni Ergün Poyraz'la tanıştıran kişi Orgeneral İlhan Kılıç'tı."
Ergün Poyraz kim?
AKP yöneticileri hakkında "Musa'nın çocukları", "Musa'nın Gülü" gibi psikolojik harekat ürünü kitaplar yazan ve Yüzde 99'u Müslüman olan ülkemizde halkı Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'ün dini kimlikleri konusunda kuşkuya sevk etmeyi amaçlayan bir yazar.
Anlaşıldı ki bu yazar JİTEM'den maaş almış. Eğer Ergün Poyraz JİTEM'den maaş almasaydı, Tuncer Kılınç tarafından Şener Eruygur'a gönderilmeseydi ve Eruygur'un kadrosu tarafından "görevlendirilmeseydi" kimsenin onun yazarlık faaliyetine diyeceği bir şey olmazdı.İstediğini yazardı.
Yazdıkları da birer saçmalık olarak okur tarafından değerlendirilirdi.
Ama eğer bu kişi rütbesi orgeneral olan iki kişi tarafından ülkeyi yöneten kadroya karşı görevlendiriliyorsa bunun adı "ihtilalci zihniyet"tir.
Kemal Gürüz ile Doğu Perinçek'i, Hurşit Tolon ile Yalçın Küçük'ü ortak paydada buluşturan şey budur. İşbaşındaki iktidarın her ne pahasına olursa olsun gitmesi için faaliyetler yapmak.
Yalçın Küçük, sırf AKP'yi devirmedi diye yıllardır hedef olan eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök için ne diyordu televizyon ekranında: "Ben Hilmi'nin lise yıllarını bilirim.
Askeri lisede lakabı dinciydi..."
İyi de Hilmi Özkök 1960'lı yıllarda askeri lisede öğrenci iken sosyalist bir devrimci olan Yalçın Küçük, koskoca bir Genelkurmay Başkanı'na ön ismiyle hitap ederek böyle bir şeyi neden söyler? Kendisi bir asker olmadığına göre ve askeri lisede bulunmadığına göre onun kulağına bunu kim fısıldar ve televizyonda söylemesini sağlar?
Bununla görev başındaki Genelkurmay Başkanı'na ne tür bir mesaj verilmek istenir?
Ergenekon işte böyle çetrefilli bir soruşturma.
Gözaltına almalarda ve adli tıpa, adliyeye götürülmelerde bazı "özensizlikler" yapılıyor olabilir. Bu özensizlikler Sami Selçuk gibi bir hukuk adamını bile isyan noktasına getirebilir.
Ama, Kemal Gürüz polis otosuna bindirilirken kafasına bastırılması gibi bir özensizlik Ergenekon soruşturmasının özünü hiçbir zaman gölgede bırakmamalıdır.
Evet, Ergenekon kökleri 1960'lı yıllara dayanan ihtilalci zihniyetin devletten tasfiyesi operasyonudur. Artık zamanı gelmiş ve hatta geçmekte olan bir operasyondur.
Ergenekon. O yüzden herkesler toplanıp toplanıp açıklama yapamadan dağılmaktadırlar.
Yorumlar çArşı E tipi örgütlenmeye karşı...Şahin Aras Bir tuhaf Örgüt ve Örgütlenme Ağı...
http://www.kemalist.org/ Bu web sitesinden bütün ETÖ web bağlantılarına ulaşabiliyorsunuz..Bunlardan birisi çok ilginç: Mustafa Kemal Derneği: 1947..Neden 1947 ?..Derneğin kadrosunda kimler var mesela:Av. Kâmran BARAN(Bşk),Prof. Dr. Erol CİHAN, Özel Harp Dairesinin kurucusu Daniş Karabelen'in damadı Althan ENSON (Ressam),Şefik TOPRAK (İş Adamı),E. Org. Necdet Üruğ
E.Kora. Sabahattin ERGİN,E.Org. Necdet ÖZTORUN, E.Org. İsmail Hakkı KARADAYI,E.Org. Fikret Özden BOZTEPE
E.Org. Hikmet BAYAR...Ve tamamı: Prof. Dr. Vural SAVAŞ(iktisatçı olan),Prof. Dr. Canan KARATAY,
E. Tuğg. Hüseyin YILDIRIM.
E. Org. İbrahim TÜRKGENCİ.
Prof. Dr. Tayfun AKGÜNER.
Prof. Dr. Vakur VERSAN.
E. Korg. Kemal GÖKÇE.
E. Org. Nahit ÖZGÜR.
Prof. Dr. Yılmaz ALTUĞ.
E. Org. Necdet Üruğ.
E. Kora. Sabahattin ERGİN.
E. Org. Necdet ÖZTORUN.
E. Org. İsmail Hakkı KARADAYI.
Prof. Dr. Erol CİHAN.
E. Korg. Selçuk SAKA.
E. Org. Fikret Özden BOZTEPE.
E. Org. Hikmet BAYAR.
Prof. Dr. Durmuş DÜNDAR.
E. Org. Atilla ATEŞ.
Prof. Dr. Hasret ÇOMAK.
E. Tümg. Cihan FAYDALI.
Prof. Dr. Cengiz ERDAMAR.
Prof. Dr. Hilmi ERGİNÖZ.
Prof. Dr. Yavuz GÜNDÜZALP.
Prof. Dr. E. Tuğg. Sedat ARITÜRK.
Prof. Dr. Canan Karatay.
Doğu GÖZAÇAN.
İşte Derneğin web sitesi ve kadrosunun tamamı: http://www.mustafakemaldernegi.org/index.php?option=com_content&task=view&id=16&Itemid=50Halim Cillov Ülkemin Rektörü, "Pezevenk"li konuşursa...Rektörün, bilim adamının üslubu bu olursa...: İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Mesut Parlak, "Paşalarla da görüşmüşüm. Herkesle görüşürüm ben. Yasak mı lan pezevenk? Adama bak! Yediğim yemeğin hesabını soruyor bana" şeklinde konuştu. Yanındaki bayanın, muhabirin niçin aradığını sorması üzerine Parlak, şunları söyledi: "Yediğim yemeklerin parasını soruyor. Ben de 'Sen kimsin lan pezevenk! Yediğim yemeklerin parasını hep ben vermişim' dedim."
Nokta dergisinde çıkan DARBE günlüklerinde de Malatya'nın yüzkarası Mesut Parlak'ın adı geçiyor olması lazım..Bir de Adnan Akfırat'la mason Doçent Ümit Sayın'ın MSN mesajlarında adı geçiyordu..ETÖ ekibi içinde..Bir ara başörtülülere çok ağır hakaret de etmişti..Selma Arpakuyulu Cihat düşmanı Mücahit Denktaş'ı unutmayın ha!..Kıbrıs'ta Rum lider Klerides'le aynı yıl, İngiliz Otello-Hamlet mason locasına üye olan..İngiliz bir yeraltı örgütü örnek alınarak İngiliz uzmanlarca Rum kesiminde EOKA cepheleri,Türk kesiminde TMT kurdurulurken;Türkiye'de Kore'de tanıştığı ABD'li kontgerilla uzmanları tarafından kendisine Özel Harp Dairesi kurdurulan Daniş Karabelen Paşa'nın himayesine giren..Kıbrısta'ki bütün fail-i meçhullerin ve TMT cinayetlerinin sorumlusu..50 yıl boyunca katı İslam düşmanlığı yapan, Talat'ları yetiştiren MÜCAHİT(!) Rauf Denktaş!..Şimdilerde MASON Talat Paşa Komitesi Başkanı Komitacı!..Yakıştı!..Mesut BOZO Böyle Rezillik Görülmedi!..MİT'çilerden TSK'ya Çok Çirkin Bir Tuzak!..Bir grup MİT'çi bakın ne yaptı ve kimlerin üzerine attı?..Ya da ne yapmak istiyorlar?..Eski Aydınlıkçı, sözde sabetayizm uzmanı, şimdinin fanatik ETÖ avukatı Soner Yalçın, odatv'de, inanılmaz bir provokasyona imza attı..Grubunun hazırladığı mesajı ihbar ettiler: BU PROVOKASYONU KİM YAPIYOR? Anadolu'da insanların cep telefonlarına bugünlerde kimliği belirsiz mesajlar atıldığı söyleniyor.Mesaj şöyle; "Sürahi bardağın önünde eğilir. Hak yol İslam'dır. İşte doğru yol bulunuyor."
Gelen bilgilere göre; İnsanlar bu mesajın kimden geldiğini bilmiyor, söz konusu numarayı aradıklarında ise böyle bir numaranın aslında olmadığını görüyorlar.Bu kimliği belirsiz mesajlarda ne söylenmek isteniyor? Mesajdaki iki metafor çok dikkat çekici. Sürahi ve bardak…Koskoca sürahi, küçücük bardak… Metafora göre büyük küçüğün önünde eğiliyor.Türkiye'nin gergin olduğu şu dönemde TSK'ya karşı psikolojik bir harekat başlatıldı. Bu iki metafor kullanılarak askerler mi ima ediliyor, diye bir soru ister istemez geliyor akıllara… odatv.
E.Albay Önder Araklı Kenan Evren Paşam da Konuşmalı: Yüce Türk milletim bilir ki bu vatan, bu topraklar kolay kazanılmadı..Bu Cumhuriyet kolay kurulmadı..Bu nedenle TSK; asla kurucu iradeden, Atatürkçü Düşünce Sisteminden ve Laik-Çağdaş Yaşam tarzından vazgeçmez. Bu nedenle "TSK, artık darbe yapmaz", "Askeri darbeler dönemi kapandı" sözleri sadece birer temennidir..Dış destek olmasa bile bugünkü yapıda ve yasal zeminde her zaman darbe ortamı oluşabilir ve darbe olabilir..Başarılı olur mu?..Hangi darbe başarılıdır ve başarılı olmak için darbe yapılır ki!..Sayın Kıvrıkoğlu Paşama katılmıyorum: Komuta kademesi anlaşırsa Türkiye'de her zaman darbe olur. Olmaması için; 1-Askeri darbeyi suç sayan bir yasa çıkartılması gerekir. 2-Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma, Jandarma'nın da tamamen İçişleri Bakanlığına bağlanması gerekir. 3-Jandarma dışında, askerin asla yurtiçi operasyonlarda kullanılmaması gerekir. TSK; Türk halkı üzerinde operasyon yapmamalıdır..İçeride terörle mücadeleyi tamamen İçişleri Bakanlığına bağlı polis ve jandarma kuvvetleri veya özel timleri yapmalıdır..4-Türkiye en kısa zamanda NATO'nun askeri kanadından çıkmalı; kendi Milli Ordusunu, Milli İstihbarat Ağını ve Milli Savunma Sanayini kurmalıdır..Bağımsızlığın ve topyekün kalkınmanın temeli buradan geçer..1948'de kurulan bir avuç İsrail-Yahudi devletinden istihbarat, modern askeri araç-gereç dilenmekten veya komut ve komuta izni bizde olmayan 2. el NATO savunma araçlarını BİZİM zannetmekten geçmez..Gelelim, ETÖ Davasına..Bu dava, siyasallaştırılmaz, magazinleştirilmez, hukuki mecrasında sürdürülürse; laik Türk Cumhuriyetinin ve Devletinin bağımsızlık savaşımında bir dönüm noktası ve topyekün ayağa kalkmanın önündeki engellerin kaldırılmasının bir aracı olabilir..Ben çok önemsiyorum..Her kurum kendi içinde bir ETÖ soruşturması veya temizlik başlatıp, dosyaları ana mahkemeye intikal ettirmeli..Sanırım TSK da bu konuda çok duyarlı..İşi, nereye varırsa varsın, artık örtbas etme niyetinde değil..Ancak belden aşağı vurmamak, işi siyasal-ideolojik bir tasfiye operasyonuna dönüştürmemek koşuluyla..ETÖ davası kadük olur mu? Olması da çok muhtemel...Çünkü içten ve dıştan güçlü direnç noktaları ve KİRLİ, KARANLIK, KÜÇÜK Türkiye konusunda çıkar birliği olanlar da var..ETÖ davasının kadük olmaması ve Türkiye, Türk ulusu yararına bir sonuca ulaşması için neler yapılabilir?..Hukuki süreç; sağlıklı, şeffaf bir biçimde işlemeli..Bir Mahkeme Sözcüsü tayin edilip; her dava duruşması veya yeni dalga operasyon sonrası bir resmi açıklama yapması, medyanın sorularını yanıtlaması gerekir..Hukuki sürece bağlı olarak siyasi aktörler de TBMM çatısı altında bir ORTAK ETÖ Soruşturma Komisyonu kurup ana Mahkemeye yardımcı olacak çalışmalar yapmalıdırlar..Bu arada üniversitelerden de bu konuda raporlar istenebilir, görevler verilebilir..Sonra ETÖ Davasının 4 bölüme ayrılması gerekir: A-Sivil veya askeri çete ve mafyalar B)Sivil veya askeri kanatta darbe veya Hükümeti devirme, halkı ayaklandırma hazırlıkları C)Siyasi cinayet ve faili meçhuller(bilhassa JİTEM vak'aları), hukuk dışına çıkmalar ve yeraltı illegal silahlı örgütler, oluşumlar, bağlantılar(PKK, Hizbullah...)D)Uluslararası boyut, destek, finansman, bağlantılar (NATO-Gladio örgütlenmeleri, silah-cephane depoları, kitlesel-küresel eylemler vs.)Yine ETÖ'nün iç ve dış medya ayağı üzerinde de titizlikle durulması gerekir..Türk ulusum, korkmasın, telaşlanmasın ve ümitsiz olmasın!..Yarınlar, inşallah daha güzel olacaktır..Ne mutlu Türküm diyene!..xxxxxxxxxxx EVET 1 NUMARAYI ACIKLIYORUM...
KOC GRUBU....ismail işcan ergenokoncuların toplu resmini çıkaran zavat sen nersindesin bu topluluğun sen yoksa ikinci cumhuriyetçi misin vede şunu soruyorum neden akp veya onun yandaşlarını bu listeye dahil etmedin bunların ab ve abd israil ilişkilerini belirtmedin bu milleti bu kadar aptal mı sanıyorsun ey artin kemaller saitmollalar hüsnüyadisler ibret alın ibret türkiyede 21bin tane kilise var ne demek istediğimi sen anlamışındır ismail işcan hiç bir şey türk halkına sunulduğu gibi değildir operasyon içinde operasyon vardır hedef türk milleti ve türk silahlı kuvetleridir hedef direnç gücünü kırmaktır fakat bunu tarih boyunca hiç bir güç başaramadı yine başaramıyacaktır kazanan türk milleti olacaktır dış güçlerin maşası olan beslemeler yine hayel kırıklığına uğrayacaktır kendilerini türklerin avrupalı dostları olarak pazarlayan merkelin sarkozynin ahmak şövalyeleri ve onların yerli işbirlikçileri bizim atalarımızın bir sözü vardır bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim demişlerdir çok doğru söylemişler gözü gören kulağı duyan biraz da okuyan insanoğlu bazı şeyleri görmüştür bazı kişilerin maskeleri düşmüştür ibrahim önsiperh hilmi paşa sanıldığı gibi askeri lise değil turgutlu sivil lisesi mezunudurNazmi-Turhan Laik Devlet DD'lere Teslim: Ergenekon nedir? Devlet içinde legal gibi görünüp illegal olarak faaliyet yürüten, milli-ulusalcı gibi görünüp tamamen mandacıların-masonların-misyonerlerin(3M) yönetiminde olan, yüzlerce hücreler şeklinde örgütlenen ve halen aktif-pasif unsurlarla birlikte tahminen bir buçuk milyon üyesi bulunan bir AHTAPOT!..Kolları mı?..Çok dallı budaklı..Elbette askeri ve istihbari unsurlar ağırlıklı..Sivil kolları da çok: Demirel, Denktaş, Derviş, A. Doğan, Doğu Silahçıoğlu, Doğu Prinçek, Dalan gibi..DD'ler var başlarda! DD'ler!..MİT'te bile!..İsterseniz bir örnek, Denktaş Örneğine değinelim birazcık: Rahmetli Daniş Karabelen Paşa, Kore Savaşında Amerikan istihbarat subaylarının takdirini kazanmış..Türkiye NATO'ya üye olunca unutmamışlar; O'nun başkanlığında Özel Harp Dairesi kurulmuş..(Özel Harp Dairesi, Amerikan Yardım Kuruluşu, JUSSMATT, KOntgerilla, Ergenekon içiçe hep).ABD'li subaylar gerilla eğitim ve taktiklerini öğretmişler..Her yere üsler kurulmuş..Barış Gönüllüleri de bir taraftan..Ülke fiilen ABD işgaline girmiş!..Daniş Paşa, Özel Harp'in vurucu yeraltı örgütünü(TMT) Kıbrıs'a taşımış. Başına Denktaş'ı geçirmişler. Denktaş, 1955'lerden sonra Rumlara kaç kere yakalanmış, bırakılmış!..İlginç pazarlıklar, devreye girmeler falan.. Hem PKK'nın, hem de ETÖ'nün kurucu ve yönetici kadrosundan Doğu Perinçek'in en yakın, en samimi arkadaşlarından olan Denktaş; 1955'lerde İngilizler tarafından kurulan bir yeraltı örgütü aynen Ada'ya uyarlanarak oluşturulan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın(TMT) sivil kanadının başı.Bir de Rum kanadı EOKA cepheleri var.Aynı tarz.Türk kanadında işleri organize eden, TV görüntülerinde Veli Küçük'ün hemen yanında yer alan Yakan Cumalıoğlu..Veli Küçük'ün samimi arkadaşı, Batı Trakyalı istihbaratçı Süleyman Sefer Cihan da Yakan'ın sırdaşı..Prof. Turan Yazgan da, Prof. Mustafa Erkal da..Mış gibi yapmayalım..Milliyetçi Denktaş(!); Klerides'le İngiliz Otello Mason Locasına üye olmuş; hem de aynı yılda!..Akşamları aynı locadalar; "Ne olacak bu memleketin hali?" diye tartışıyorlar yani!..Halk birbirini yerken..Aynen Demirel örneği gibi.. Denktaş mason. Demirel de. Doğu (Perinçek) de. Mason olanın ailesi dışa kapalı olur..Kendi işlerinde, belli kişilerle evlilik yaparlar. Dışarıya SIR çıkmaz!..Rauf Denktaş'ın oğlu Raif'in Nur cemaatleriyle ilgisi başlayınca, hemen şaibeli bir kazayla ortadan kaldırdılar..Babası da ne yazık ki olayın pek peşine düşmedi.. Kızının nikahını-düğününü bile dekolte kıyafetlerle tarihi bir camide yaptıracak kadar İslam ve Türk değerlerine saygısız olan Denktaş; Türkiye'de MGK'da Kıbrıs'a imam hatip okulu açılması kararı çıkmasına rağmen arkasına aldığı masonlarla birlikte sonuna kadar direnmiş ve açtırmamıştır.Ada Türklerinin asimilasyonunda;Rumlaşma ve İngilizleşmelerinde çok büyük rol oynamıştır.Bugün TALAT'lar,peşinden gittiği MASON TALAT Paşalar O'nun eseridir.Rumlar, Hala Sultana saygı gösterirken O,intikam aldı!.. Denktaş; Kıbrıs'ı Erol Manisalı,Mümtaz Soysal, M.Özbek gibi kişilerin,TESUD paşalarının, kumarbaz ve beyaz kadın tüccarlarının, Hıristiyan ve BAHAİ misyonerlerin üssü ve İsrail-ABD-İngiltere'nin ajan devşirme merkezi haline getirdi.İşte asıl korkunç olan budur.Kirli Ada, Denktaş'ın emaneti!Talat ve Talat gibi Rumlaşmış Türkler; Denktaş'ın eseri.Nurcu Yeni Asyacılardan kitap çıkartan Denktaş; Ada'daki İngiliz Otello-Hamlet Locasına üye olma gerçeğini silebilir mi? Neymiş; ayrılmış! Demirel gibi! Masonlukta, istihbaratta öyle zırt-pırt ayrılma oluyor mu yahu?..Dalga mı geçiyorsunuz?..Bunlar YEMİNLİ kuruluşlar..İhanet edenin anasını bellerler!... Çok milliyetçi-Milli Görüşçü bazı arkadaşlarım, size soruyorum: Sayın Denktaş'ınız, yıllardır Ada'da cihad ediyordu, ne cihadı ise; yani MÜCAHİTti de; bugüne kadar Ada'daki İngiliz ve Amerikan üslerini neden bir kere olsun gündeme getirmedi?..Bu üslerin jandarmalığını yapan Denktaş; Ada'da cirit atan MOSSAD ajanlarına eğitim ve lojistik desteği sağladı mı, sağlamadı mı?..Ada'da ilk defa Türkiye B. Mason Locasının; loca-şube açmasına izin verdi mi vermedi mi?..Cumhurbaşkanlığının kapılarını ardına kadar neden Masonlara açtı da Nazım Kıbrısi'lere açmadı?..EDİBE.YAZAR CIA VE HÜKÜMETE KADAR UZANIR..TÜRKİYEDE HALKIN %53 ÜNÜ TUTUKLAMAYA NE DERSİNİZ.. GİDİŞ ORAYADA...Sönmez E. Tuncay Güney, AYDIN DOĞAN yayın organlarını çıldırttı..Star TV, SAHTE HAHAM diye anons etti!.Sanki GERÇEK HAHAM olsa çok makbul olacak!.UĞUR DÜNDAR'ın gözleri dışarı fırladı; Sabih'i konuk etti.M.Ali Birand da bir alemdi.Her ikisi de Güney'in açıklamalarını değil de şahsiyetini tartıştılar.Diyelim ki bu adam sahte, deli..Belli ki amma da gerçekçi sahte, çok akıllı deli a!.Sıra AYDIN DOĞAN'a geldi.Doğan medyası panikte!..Doğan Holding'in kredi notu düştü, hızla çöküyor.İşten çıkarmalar başladı!.
NOT: Yukarıdaki kadro sanırım ikisi dışında değişti şimdi..En kıdemlileri Cumhur Evcil Paşa ile Servet Cömert paşalar olsa gerek...Nermin ETÖ-PKK ilişkisine bir kanıt daha: Baştan beri tavizsiz Ergenekoncuları savunan "sabetayizm uzmanı fişlemeci yazar" Soner Yalçın'ın web sitesinde yer alan bugünkü bir yazı; Yalçın Küçük'ün PKK ile ilişkisini savunayım derken, çok önemli bu ilişkiyi kanıtlayan orjinal bir fotoğraf daha yayınlayıverdi: http://www.odatv.com/index.php?id=14513oguzhan özbek nuh bey
yazarken bazen tutturuyon bu iyi olmuş sagolHasan Paşalarım; pisliği örtmeyin artık...Baykal, "memleketin ahlaklı evlatlarına..." diyor. Özel Harekatçı Oğuz Yorulmaz'ın annesi de, Star TV'de; "Benim oğlum 93-94 kişi öldürdü, öldürttüler!" diyor..Veli Küçük Paşa dahil "öldür" emrini verenleri de söylüyor..Kadın orada..Ergenekon'u faso fiso, masal diyen sorabilir..Bu memleketin ahlaklı evlatları ve sadece bir kişi 94 kişi öldürürse, ahlaksız evlatları ne yapmaz?..Ne yapmadılar acaba?..Keşke Baykal, asker kaçağı Yar-Sav Başkanı, Boralar, bazı Genelkurmay zevatı haklı olsalardı!..
Semiha MYNET.COM'da rezalet!...Bir haber verdiler: İmam tecavüz iddiasıyla tutuklandı..İzmir'in Dikili ilçesi Kızılçukur köyünün imamı 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı.
İzmir'in Dikili ilçesi Kızılçukur köyünde jandarmaya başvuran 14 yaşındaki bir kız, ailesi ile ilçeye bağlı Kızılçukur köyünde yaşadıklarını, Kuran öğrenmek için evine gittiği sırada akrabaları olan cami imamı H.Ö'nün kendisine tecavüz ettiğini ileri sürdü.
SONRA DA BİR YORUM VERDİLER: ne yazıkki dini baskı arttıkça bunu kötüye kullananların sayısı da artıyor. ülkemizde bu tür olaylara sık rastlar olduk. dini arkalarına alıp bu işleri yapanların şereften uzak insanlar olduğu belli. imamların çoğu böyle. demekki şeriat böyle şeyleri gerektiriyor. Atatürkçü olmayanların derhal bu ülkeden defolup gitmesi lazım. (http://haber.mynet.com/detail_news/?type=Life&id=O1231663520095&date=11Ocak2009)Ümit Can Sena ERGENEKONCULARIN TOPLU RESMİ: İşte Türk Gladyo'nun, Ergenekon Terör Örgütü yöneticilerinin-üyelerinin, "çelik çekirdek" TMT'nin mücahitlerinin bazıları, Kıbrıs İngiliz Otello-Hamlet mason locası üyesi Rauf Denktaş'ın destekçisi emekliler...Ya muvazzaflar?..Onlar ayrı bir liste...80 üniversiteden 35'i Dekan 927 Profesör, 325 Doçent, 347 Yardımcı Doçent, 272 Doktor ve Uzman Doktor, 468 Araştırma Görevlisi, 147 Öğretim Görevlisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli yüzlerce subay, ADD’nin 100 şubesi, ÇYDD ve Türk Ocakları’nın çeşitli şubeleri, kitle örgütleri, meslek odaları ve sendikaların yöneticileri, CDP, BCP, CHP, DSP’nin pekçok örgütünün yönetici ve üyeleri, binlerce üniversite öğrencisi ve onbinlerce vatandaş...(E) Orgeneral Tuncer Kılınç (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Edip Başer (İkinci Ordu Eski Komutanı), (E) Orgeneral Doğu Aktulga (Ege Ordusu Eski Komutanı), (E) Orgeneral Necati Özgen (Harp Akademileri Eski Kom.), (E) Hv. Orgeneral Salih Nahit Özgür (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Hikmet Bayar (Kara Kuvvetleri Eski Kom.), (E) Oramiral Bülent Alpkaya (Deniz Kuvvetleri Eski Kom.), (E) Orgeneral Çetin Doğan (1. Ordu Eski Kom.), (E) Orgeneral İbrahim Türkgenci (Harp Akademileri Eski Kom.), (E) Hv. Orgeneral Arif Toroslu (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Hikmet Köksal (Kara Kuvvetleri Eski Komutanı) (E) Korgeneral Hasan Sağlam (Milli Eğitim Eski Bakanı), (E) Korgeneral Selahattin Çetiner, (E) Hv. Korgeneral Sinan Bilge, (E) Korgeneral Kemal Gökçe, (E) Koramiral Aydan Erol, (E) Korgeneral Cengiz İdil, (E) Korgeneral Erdinç Demirbilek, (E) Korgeneral Metin Sağlam, (E) Korgeneral Hakkı Baha Tüzüner (E) Tümgeneral Osman Özbek, (E) Tümgeneral Prof. Dr. Ömer Şarlak (GATA eski komutanı), (E) Tümgeneral Dr. Sıtkı Aydınel, (E) Tümgeneral Celil Gürkan, (E) Tümgeneral Cevat Ülkekul, (E) Tümgeneral Cumhur Evcil, (E) Tümgeneral Sabri Demirbağ, (E) Tümgeneral Kâzım Aydan, (E) Tümgeneral Sabri Kirişoğlu, (E) Tümgeneral Ali Dikmen, (E) Tümgeneral Erdinç Aygün, (E) Tümgeneral Kadri Özer, (E) Tümamiral Tuncel Erdinç, (E) Tümgeneral Halil Sezal (E) Tuğgeneral Mehmet Karateke, (E) Tuğgeneral Atilla Başaran, (E) Tuğgeneral Aktan Dalçık, (E) Tuğgeneral Kenan Koman, (E) Tuğamiral Arif Güven, (E) Tuğamiral İlker Güven, (E) Tuğgeneral Hüseyin Yıldırım, (E) Tuğgeneral Muhsin Öztürk, (E) Tuğgeneral İhsan Salcıoğlu, (E) Tuğgeneral Cahit Özen, (E) Tuğamiral Cemal Üren, (E) Tuğgeneral Abdullah Öztekin, (E) Tuğgeneral Turgut Nasün, (E) Tuğgeneral Zeyyat Uran (E) Tuğgeneral Mümtaz Ün (Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) İstanbul Teşkilat Bşk.), Albay Edip Soytürk (TESUD İzmit Şube Bşk.), (E) Albay Halil Şenbaş (TESUD Samsun Şube Bşk.), (E) Albay İbrahim Kırat (TESUD Narlıdere Şube Bşk.), (E) Albay Ruhan Taylan (TESUD Akçay Şube Bşk.), Albay Nejat Erdil (TESUD Lüleburgaz Şube Bşk.), (E) Yarbay İhsan Arpaç (TESUD Adana Şube Bşk.), (E) Albay Nazım Er (TESUD Çankaya Şb. Bşk.), (E) Albay Yıldırım Can (TESUD Konak Şube Bşk.), (E) Yarbay Hamdi Değer (TESUD Bakırköy Şube Bşk.), (E) Albay Lütfi Soner (TESUD Yıldız Şube Bşk.) Mustafa Erol (Emekli Astsubaylar Der. Gen. Bşk. Yrd), Ahmet Atik (Emekli Astsubaylar Der. İst. İl. Bşk.) Yusuf Günaydın (Muharip Gaziler Der. Genel Sekr.), (E) Albay Saldıray Hakgüder (Muharip Gaziler Der. İzmir Şube Bşk.) Gönül Apaydın (Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği İst. Şb. Bşk.), Yıldız Namdar (Bursa Şehit Aileleri, Terör Mağdurları ve İnsan Hakları Der. Bşk.), Ahmet Özaydın (Eskişehir Harp Malulü ve Şehitleri Derneği Bşk.), Salim Yarar (Harp Malülü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimleri Der. Sakarya Şube Bşk), Av. Zeki Hacıibrahimoğlu (Şehit aileleri avukatı)...(Kaynak: http://www.adkf.org/baglantilar/index.htm)
ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.