CHP lideri Deniz Baykal’ın bir süre önce başlattığı ‘Türban’ açılımını nasıl yorumlamalı? Dahası, muhafazakar kesimlerin Baykal’ın bu açılımını olumlu algılamaları ne anlama geliyor? Aydoğan Vatandaş
Ben Baykal’ın bu açılımının Türkiye’de bazı sosyo politik dengelerin değişme eğiliminde/sürecinde olmasıyla yorumluyorum. Bu değişim dinamiğinin birkaç ayağı var.
Bunların başında Tayyip Erdoğan ve danışma ekibinin ABD’deki başkanlık seçimlerinde yanlış ata oynamış olmalarının önemli bir etken olduğu kanaatindeyim. Erdoğan ve danışmanları son seçimlerde Cunhuriyetçi aday McCain’i desteklediler ve bu Obama’nın yakın çalışma arkadaşları tarafından elbette fark edildi. Nitekim Erdoğan’ın bir süre önce ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında Obama ve yakın çevresiyle temasa geçme çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığını da buraya kaydedelim. Başbakan’ın bu yüzden bazı danışmanlarını fırçaladığı da aldığım duyumlar arasında.
Diğer taraftan, Hükümet’e yakın olduğu görülen kimi basın yayın organlarının eskisi gibi Hükümet yanlısı bir tutum içinde olmayacaklarını, bir başka ifadeyle ‘çantada keklik’ görülmek istemeyeceklerini de not edelim.
Bu net kırılmanın perde arkasının yeterince okunamadığını, Fehmi Koru’nun Başbakan’a ‘Obama gib geldiler, Bush gibi oldular’ sözlerinin yeterince anlaşılamadığını, bu eleştirinin aslında buzdağının sadece görünen bir kısmının hoşnutsuzluğunu yansıttığını da kaydedelim.
Bu kırılmanın Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un Taraf Gazetesi’ne yönelik’ herkes tarafını belirlesin’ sert çıkışının ardından, bunu Başbakan’ın ‘Biz doğru taraftayız’sözlerinin izlediğini de hatırlayalım. Org. Başbuğ’un da aslında bir taktik adamı değil, streteji adamı olduğunun da kanıtıdır bu.
Ben bu yaşananların aslında bir proje olduğunu, bu gelişen olaylarda yer alan aktörlerin de oyuna geldiğini düşünenlerdenim. Böylelikle Başbakan ile muhafazakar-liberal çevrelerin arası başarılı bir şekilde açılabilmiş, kapanması zor bir güven bunalımı yaratılmıştır.
CHP lideri Deniz Baykal’ın Türban açılımının zamanlaması yukarda anlatmaya çalıştığım kırılmanın zamanlaması bakımından son derece önemlidir. Hem iç hem de dış dinamikler bakımından son derece uyumlu bir açılımdır.
Bundan sonra ne olacak? Kanımca Nişantaşı ile Fatih-Üsküdar ekseni yani Beyaz Türkler ve İslamcılar bir süreliğine barıştırılmak istenecek. Bunun siyasete yansıması CHP’ye göz kırpmak olarak tezahür edecektir. Ve salt dini değerlere sahip gözükmekle bir partinin iktidara gelebilmesinin önüne geçilmek istenecek.
Bunu bir de CHP’nin başörtüsü sorununu başarılı bir şekilde çözmesi izlerse, Baykal’ın da aslında bir taktisyen mi stratej mi olduğu anlaşılır. Bu analizimi geçenlerde Amerikan siyasetini yakından izleyen ve bazı Amerikalı siyasetçilerin yakın danışma ekibi içerisinde yer alan uzman bir dostumla paylaştığımda, bana verdiği cevap ‘sadece şok oldum’ şeklinde oldu.
Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkarılan isimlerin bir bir kenara pasifize edildiğini gözlemliyoruz. Doğrusu Melih Gökçek’in Kılıçdaroğlu karşısında epey zorlandığını gözlemledik. Ancak burada bir hatırlatm ayapmak isteriz. Melih Gökçek’in tekrar aday gösterilmemesi ya da yakın gelecekte siyasi olarak tatmin edilememesi durumunda, bu AKP’yi büyük ölçüde yıpratacak gelişmelerin başlangıcı olarak olarak tezahür edecektir. Melih Gökçek gibi siyasetçinin şu ana dek kullanmadığı kozlarını yavaş yavaş kullanacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.
Yorumlar iskender MGK'ya, Genelkurmay'a ve bazı yerli-yabancı kurumlara TUHAF RAPORLAR hazırlayan Bu Adam Ne İş Yapar?...M. Faruk Demir kimdir?...1970 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesine bağlı Gevence köyünde doğdu. Eğitimini sırasıyla Keleklioğlu köyü, Nizip, Adana, Samsun ve Ankara'da tamamladı.
Çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör kuruluşlarında politik psikoloji, taktik ve stratejik güvenlik ile bölgesel dış politika-güvenlik konularında çalışmalar yaptı. Uluslararası Taktik Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünde Başkanlık, Başbakanlık Müsteşarlığında Kıymetlendirme Müşaviri ve Yüksek Strateji Merkezinde Başkanlık görevlerinde bulundu. Halen uluslararası anlaşma mimarileri, enerji güvenliği, enerji diplomasisi, kamu diplomasisi ve uluslararası ticaret konularında hizmetler vermeye devam etmektedir.
Ulusal ve Uluslararası medyada yayınlanmış çok sayıda makale, röportaj ve görüşleri bulunmaktadır. "21 inci Yüzyılda Türkiye için Milli Güvenlik Siyaseti" ve "Enerji Güvenliği, Enerji Ekonomisi, Enerji Diplomasisi" adlı kitaplarının yanı sıra ortak yazarlarla imza attığı "Devlet Teşkilatının Yeniden Yapılandırılması" ile "Çok Taraflı Dünya ve Türkiye İçin Yakın Gelecek" adlarıyla yayınlanmış iki kitabı daha bulunmaktadır.
Dış politika, ulusal ve uluslararası güvenlik, enerji güvenliği, Yakındoğu politik psikolojisi üzerine çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Kaynak: http://mfarukdemir.com/bio.aspLatife Uyaroğlu Yalan mı bunlar, yalan mı?
Bu ülkede asıl sorun bölücülük ve irtica değil!..Bunlar KİRLİ DÜZEN BARONLARININ pisliklerini örtmeye çalıştıkları birer kara çarşaf veya şal!..Bakınız..İçeride sosyal-kültürel-ahlaki felaket, çöküntü, tefessüh içindeyiz!..Şu Ankara'daki Yılbaşı kutlamasında ölenler!..Tanıklar diyor ki; gençlerin belden yukarısı çıplaktı!..Doğruysa yazık bu gençlere; anne-babalarına!..Türk Genci bu mu, böyle mi olmalı?..Ve Şu TRT'nin çıplak Hadise'si ve diğer kızlar!..Kime örnek, nasıl bir idol bunlar?..İngilizce şarkı söylüyor!..Biz İNGİLİZ MİYİZ, İNGİLİZ SÖMÜRGESİ MİYİZ ne yani?..Alkışlayalım mı?..Ve işte 5. kol faaliyetlerinin kutsandığı Türkiye, Türk madyası!..İşte liseler ve üniversiteler; hatta ilköğretimler!..Bizde üniversiteler çok kötü bilhassa...Rezil..Fuhuşhane, meyhane gibi..Kampüslerde İÇKİ SATILIYOR, GENÇLER; KIZLAR PARAYLA SATILIYOR!..İnternet sitelerinde bütün sapık ilişkilerde hep Türkler, Türk kızları!..İnanılmaz bir psikolojik savaş ve Atatürk Türkiyesini içten çökertme mücadelesi var!..NTV'de, CNN Türk'te, Kanal D'de, Star TV'de, Show TV'de, ATV'de bizden ne var?..Türk kültüründen, inanç ve ahlakımızdan?..İşte taşra...Taşra komün evleri, randevü evleri bile var..Örnek Zonguldak'ta...Neden görmezden geliyoruz!..Şimdi bakın bu yeni çıktı: Bakire kızlarla dalga geçiliyor şimdi ülkemizde her yerde; laikçilik, çağdaşlık adına!..Bilhassa TV'lerde..Seks, porno, uyuşturucu, limitsiz alkol!..İsmail YK!..Uyuşturucu!..Üniversite çevrelerinde her Allah'ın günü onlarca LİMİTSİZ İÇKİLİ PARTİLER düzenlenir..Bunların çoğunu da Üniversite hocaları organize ederler!..Bayan araştırma görevlileri, master öğencileri ve asistanlar, genelde hocalarıyla cinsel ilişkiye zorlanırlar..Hatta öğrenciler bile derslerden sınıf geçebilmek için...Çağdaş genç olmanın yolu!..Kız ve erkek öğrencilerin aynı evde ne işi var?..demeyin; sonra ÖZDE LAİK olmazsınız; irticacı, tarikatçı olursunuz!..Hayvan gibi yaşamak; hatta her türlü sapık cinsel ilişkiler, TOPLU SEKS moda şimdi!..Ankara'da YILBAŞI AYİNİNDE 7 Üniversite öğrencisi YANDI!..burası öğrenci evi mi, randevü evi mi; belli değil?.işte üniversiteye gönderdiğimiz çocuklar!.Anne-babaları müslümandır, dindardır, Türk'tür!şimdi nasıl ağlayıp sızlayacaklar, ağıtlar yakacaklar!Elbette büyük günah işlemişlerdir veya işlememişlerdir bu çocuklar; imanları varsa inşallah sonunda cennete giderler.Ve biz yine de hüsnü zan ederiz..Ama görülüyor ki üniversitelerin, kız-erkek üniversite öğrencilerinin durumu hiç iyi değil..nikah dışılıklar, alkol vs...Özendiriliyor..Hemen hemen bütün TV dizileri; ALDATMAK üzere, ŞİDDET, CİNSELLİK ve ALKOL sahneleriyle dolu!..İçkinin içilmediği bir TÜRK FİLMİ(!) veya DİZİSİ neredeyse Yok GİBİ!...İşte RTÜK: 4441178.h.d. Dogru tespitler bunlar. Degisim her zaman iyidir. Degisim gelismeyi tetikler. Bence bu gelismeler Turkiye icin hep hayirlidir. Saygilar...Elif Kuşçu Çok başarılı bir analiz. Aydoğan Bey, yine döktürmüş..ali Climax'tan sonra dususe gecti akp ve erdogan, diyorsunuz yani. Olabilir, nitekim tespitleriniz dogru; fakat erdogan kullerinden yeniden dogabilirkisilige sahip. ZOR BULUNAN, KARIZMATIK BIR LIDER O. BENCE ASLA BECEREKSIZ BUSH ILE KIYASLANAMAZ, VE oBAMAYI DA GORUCEZ.
ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.