CHP usulü “açılım” buraya kadar: Yankı uyandıran bir Sultangazi Fotoğrafı, daha haftası bile dolmadan “Üniversite okumak isteyenlere orada dur deriz!” çark edişi, kırk kapı dolaşıp “Telaşa kapılmayın, tavrımızda bir değişiklik yok” yollu açıklamalar… Tamer Korkmaz
Zaten Baykal da, son katılımı “hiçbir zaman açılım diye tarif etmediğini” söylüyor:
Muhteşem!
“Sultangazi Fotoğrafı”nın CHP'nin türbanla, başörtüsüyle, çarşafla barışması anlamına gelmediğini görebilmek için Baykal'ın beyanlarına bakmak yeterli…
CHP, yasakçı tavrını koruyor.
Sultangazi resmini geliştireceğine, başörtüsü konusunda özgürlükçü bir çizgiye doğru yöneleceğine dair herhangi bir belirti –maalesef- yok.
*
Her şeye rağmen, Sultangazi Hadisesi'nin şöyle “sembolik” bir tarafı var:
Oy avcılığı uğrunda yapılmış bir organizasyon olsa da; CHP'nin örtünen kadınlarla ilgili şimdiye kadar izlediği dışlayıcı, hor gören ve yasakçı tavrının yanlışlığını ister istemez -kendi eliyle- anlatmasına yaradı, o fotoğraf…
CHP türbana hep “siyasi simge” olarak baka geldiği için, “Sultangazi'deki Katılım”ın yaptığı sembolik çağrışım -kendisini tekzip eden bir algının oluşmasına neden oldu.
Türban, asla bir siyasi simge değil; buna mukabil CHP'nin türban konusuna yaklaşımı “resmi söylem” bağlamında daima “siyasi” oldu.
CHP'nin yasakçı tavrının temelinde “sorunu mütemadiyen yeniden üretmeye yani çözmemeye ayarlanmış” işbu statükocu ve “siyasi” bakış açısı yatıyor.
Son “yapay açılım” da özgürlükçü bir çizgi değişikliğinin veya çözümcü bir yaklaşımın eseri olarak değil, önümüzde yerel seçim olduğundan sahneye kondu.
*
Deniz Baykal, partisine katılan çarşaflı kadınlar için “Çarşafı siyasi simge olarak takmadıkları ortada” diyor.
Doğru bir saptama…
Buna mukabil, üniversite kapısından içeri alınmayan öğrencilerin türbanlarını ısrarla “siyasi simge” olarak niteliyor, CHP lideri…
Türbanlı öğrencilerin inançları gereği örtünüyor olmalarının ne önemi var; geçerli olan Baykal'ın elindeki “siyasi simge ölçer”in yanlış, haksız, keyfi, mevhum, ayrımcı, yasakçı, akıl ve hukuk dışı göstergesidir!
*
Baykal, rozet taktığı çarşaflı kadınların laiklikle bir problemleri olmadığını –gayet güzel- söylüyor:
Üniversite kapılarından kovulan türban öğrencilerin de laiklik bağlamında bir sorunları yok…
Laiklik ekseninde problemi olan CHP'dir: “Baskıcı-katı” laiklik anlayışından bir türlü “özgürlükçü laiklik” çizgisine geçmiyor, Baykal'ın CHP'si!
Yorumlar Kunter Aras Allah, din, din dersi, ahiret, sorumluluk, ahlak olmasın da; sonra ne olacak?..İşte Çorum ve Konya'da ilköğretimde cinsel ilişki skandallarından sonra şimdi Burdur ve Ankara...Çocuklarımız; okula mı, geneleve mi gidiyorlar?..İlköğretimde tam 7 kız cinsel ilişkiye girmiş..Lisede de 3.. Son gelen acı haberler: Burdur'un Tefenni ilçesinde, 3 lise öğrencisi kızla yaşadıkları cinsel ilişkiyi görüntüledikleri ve şantaj yaptıkları iddia edilen 2 kişi tutuklandı.Tefenni Sağlık Meslek Lisesi'nde okuyan 3 kız öğrenciyle girdikleri cinsel ilişkileri cep telefonuna kaydedip, öğrencileri başka erkeklerle de ilişkiye girmeleri için şantaj yaptıkları ileri sürülen İ.Ş. ile Y.O, polis ekiplerince yakalandı. Zanlılar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. ODTÜ'de de taciz skandalı: ODTÜ'lü 14 öğrenci grubu ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezi'nde çalışan bir psikolog'un kadınlara tacizde bulunduğu için açığa alındığını belirterek, "ODTÜ'de okuyan öğrenciler olarak böyle bir insanın bir daha çalışmamasının garantilenmesini istiyoruz" dediler. Bursa’da da üvey babasıyla problem yaşadığı için evden kaçan 14 yaşındaki kız, kafeteryada tanıştığı dört kişinin tecavüzüne, bu kişilerin tanıştırdığı üç kişinin de cinsel istismarına uğradı. Laikçi travma hepimizi esir alıyor!..
Figen Arasıl CHP, çarşaf politikasında samimiyse ve takıyye yapmıyorsa; başörtülülere ve çarşaflılara memurluk yolunu açsın. Üniversiteler ve devlet kurumları dahil hayatın her alanında özgürce görev yapabilsinler, yönetici olabilsinler..CHP Genel Başkanlığı dahil..Baykal, sanırım, sadece çarşaf ve örtü üzerinden oy ticaretine soyunmamıştır..Aksi takdirde halkına ve müslüman kadınlara karşı yaptığı çok çirkin bir oyun olur!..CHP; çarşafa açılım politikasında samimiyse, bir an önce bütün kamusal alanlardaki her türlü örtü-kıyafet yasağını kaldırmalıdır. Ordumuzda da başörtülü ve çarşaflı kadınlar, isterlerse subay olabilmelidir..Sosyalist yönetimli Libya'da ve bazı İslam ülkelerinde olduğu gibi..Nazım Çitlioğlu Aleviler, Atatürk ve Din Üzerine: Cami, cemevi ikisi de toplanılan yer demek..İkisi de Hz. Muhammed ve Hz. Ali zamanında yok! Mescit var, mescit! Secde edilen yer demek!..Secde de dedelere, toprağa değil; Allah'a yapılıyor! Fatiha suresinde geçer; kulluk sadece Allah'a yapılır! Cami, cemevi sonradan çıkmış!..Aslında temiz olduktan sonra her yer ibadethanedir; yeryüzü bir mescittir!..Hz. Ali ve evladı çok namaz kılar, secde ederlerdi..Zaten Hz. Hüseyin'in oğlu Ali'nin lakabı; Zeynelabidin: İbadetedenlerin Süsü ve Çok Secde Eden!..Bu insanlar ne içki içer, ne de saz, bağlama çalardı?!..İslam'ın bir kitabı(Kur'an), bir Peygamberi(Hz. Muhammed) var.Temel referans kaynağı herkes için..Bu kaynaklarda saz çalarak ibadet var mı?..Camide, mescitte, cemevinde; buralar İBADETHANE olacaksa; saz, bağlama çalınıp kadınlı erkekli dönülmez! İslam'da böyle bir ibadet yok!..İslam'da hurafe, batıl inanç yok!..Putperestlikle, hurafelerle İslam'ı karıştırmamak lazım..Bir de Şİİ ve ALEVİLER; TAKIYYEye inanıyor!..Müslüman Müslümana TAKIYYE yapmaz!..Aleviler, Arap soyunun(seyyyidlik) üstünlüğüne dayalı yönetim, hem de dinsel(halifelik-imamlık) yönetim anlayışını savunuyor!..İslam'da LİYAKATA dayalı yönetim anlayışı vardır; soya, kana dayalı değil!..İslam'da RUHBANLIK yoktur; ancak Alevilerde, Şiilerde 12 İmam İnancı ve İmamlara-Mollalara dayalı hiyerarşik üstünlük ve ruhbanlık vardır...Bunlar, PEYGAMBERLER gibi Günahsızdırlar, Masumdurlar!..Tabii sonuçta dedelerde veya İran'da mollalar da!..Aleviler soya dayalı Arap, ruhbanlığa dayalı İran İslam'ını savunmayı bırakıp Kur'an ve Peygamber İslam'ını savunmalıdırlar, yaşamalıdırlar; tabii müslüman iseler!..Kafadan kimse müslümanlık uyduramaz!..İslam'da tanrının isim ve sıfatları bellidir..Bazılaraı sadece O'na mahsustur, yaratıklara, insanlara verilemez. Aleviler genelde Hz. Ali'ye ve Atatürk'e tanrısal sıfatlar veriyorlar!..İslam'sa SAYGI DURUŞU, ölülere çiçek-çelenk bırakmak ve ölülerden yardım istemek gibi şeyler yoktur..Bunlar ŞİRK veya hurafedir..Alevilerde bunların hepsi var..Bugün Ankara'da ANITKABİR, Hacıbektaş'da TÜRBE ziyaretleri bile TAPINAK ziyaretlerine; dogma, batıl inanç ve ilkel putperestlik ayinlerine dönüştürüldü..Akıl ve Bilim çağında bunlar komik şeyler aynı zamanda; hele aydınlara ve üniversite hocalarına bu tür; Anıtkabir ve Türbe ziyaretleri hiç yakışmıyor..Aleviler; İndirilen İslam'ı öğrenmeli ve yaşamalı; Uydurulan İslam'ı değil!..İndirilen İslam çok aydınlık!..Akla, bilime çok açık!..Birleştirici, kucaklayıcı!..Kine ve kana dayalı değil; sevgiye ve hoşgörüye dayalı!..Aleviler, "Biz din dersine karşıyız, şeriata(İslam'a) karşıyız" diyorlar!..İslam'a, dine, din dersine karşı olup müslüman olmak nasıl oluyor acaba?..Din dersi kitaplarında Alevilik yokmuş! İslam'da Alevilik diye bir şey mi var? Hz. Ali nasıl bie Aleviydi acaba? Dindersi kitaplarında İslam'ın, İmanın şartları var, İslam ahlakı var; başka ne var?..Bunlara karşı olan Alevilerin İslam ve İman şartları nelerdir acaba?..İran siyasal İslam ve Kerbela kültü üzerinden kin ve kana dayalı bir ideoloji üretmenin; dinle, İslam'la, sevgi ve hoşgörüyle ne ilgisi var?
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.