Barack Obama’nın ABD’nin 44. Başkanı olarak seçilmesi elbette devrim niteliğinde bir olaydır. Aydoğan Vatandaş
Böylelikle Obama’nın seçim kampanyası süresince ağzından hiç düşürmediği ‘Değişim’in ilk ve en önemli adımı gerçekleşmiş oldu. ABD tarihinde ilk defa müslüman köklere sahip bir siyah ABD Başkanı oldu.
Bunda kuşkusuz Barack Obama’nın seçim kampanyasında gerçekleştirdiği başarı önemli rol oynadı. Obama’nın Martin Luther King’i anımsatan büyülüyeci ses tonu ve belagati elbette oldukça etkileyiciydi.
Bu arada Obama’nın başarısında elbette rakibinin güçsüzlüğü de etkili oldu. Buna bir de Sarah Palin gibi olası bir Başkan Yardımcısı adayı da eklenince, Obama’nın şansı daha arttı. McCain Bush Yönetiminin hatalarını benimsemez gözükmeye çalışsa da, Halk McCain’i Bush tönetiminin devamı olarak algıladı. Halkın Bush yönetimine olan artan nefreti de eklenince Obama’nın şansı daha da arttı. Bunu benzin fiyatlarının düşmesi bile değiştiremedi.
Kuşkusuz son seçimde, yaklaşık 4 milyon yeni seçmen de oy verdi. Bunlar genç insanlardı. Irkçı yaklaşımları olmayan, Obama’nın gençliğinde Mariuna kullanmış olmasını itiraf etmesini de takdir eden liberal eğilimli, öteki amerikalıların çocuklarıydı bunlar.
Obama, Cumhuriyetçi rakibi John McCain'i bu eyalette yenilgiye uğratarak, eyaletin Beyaz Saray yarışında 40 yıldır Cumhuriyetçilere verdiği desteği sona erdirdi.
İlk kez bir Demokratın 1964 yılından bu yana kazandığı Virginia eyaletinde, Obama 13 seçici üye elde etti.
ABD'de yapılan seçimlerin geçici sonuçlarının açıklanmaya başlamasının ardından, New York'ta Demokratlar Times Meydanına koştu.
Barack Obama'nın ABD'nin yeni başkanı olmaya iyice yaklaştığına inanan Obama taraftarları, Times Meydanında Obama lehine sloganlar atarak sevinç gösterilerinde bulundu.
Bu seçim sonucu Amerikalı seçmenin değişim yönünde verdiği önemli bir mesajdır.
Obama’yı iktidara getiren seçmen artık savaş falan istemiyor.
Ne ilginçtir ki, bu seçimde ilk defa, Araplar ve Yahudiler, Ermeni ve Rum Lobileri ile Türkler aynı adayı desteklediler. Eğer gerçekleşebilirse, bu global bir barışın önemli bir adımı olabilir.
Obama’nın Başkanlığı Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
Obama ve yakın çevresinin Ermeni meselesi ve Kıbrıs meselelerinde daha liberal bir vizyona sahip oldukları biliniyor. Ancak yine de Türkiye’yi ilgilendiren dış politikalarda keskin değişikler olacağını sanmıyorum.
Geçen yıl daha hiçbir karine yokken Obama’nın Başkan olacağı değerlendirmesinde bulunmuştum. Bunda da Amerikan sisteminin Bush yönetimi sırasında büyük yara almasının etkili olacağını, sistemin radikal islamın ve tüm dünyada hızla yükselen anti amerikancılığın önüne geçebilmek için Obama’yı tercih edebileceğini değerlendirmiştim.
Bu görüşümü korumaya devam ediyorum.
Ne diyelim tüm dünya için hayırlı olsun!
***
NY Merkezli Forum Gazetesi, 24 Ekim’de değerli kardeşimiz Alp Zencirli’nin yeni mekanı Manhattan’daki Bellini Restoran’da(93.street, 3. Ave.) 100. sayısını kutladı. Doğrusu yerel bir gazetenin Amerikan Türk Toplumu üzerinde bu denli etkili olabildiğini gördüm ve de şaşırdım. Gazetecilik heyecanını kaybetmeden Forum’u ayakta tutmaya çalışan Murat Yeşil, oğlu Ural Yeşil ve Cahit Oktay’ı kutluyorum.
***
Bu yıl 29 Ekim Resepsiyonu, Braynt Parkta’ki ünlü New York kütüphanesinin giriş salonunda yapıldı. Çok geniş bir katılım vardı. Ancak bu tür resmi günlerle ilgili resepsiyonlarda özellikle Amerikan tarafından daha üst düzey bir katılım bekliyoruz. Bunun için Konsolosluk yetkililerinin ellerinden geleni yaptıklarını elbette biliyoruz. Ancak bu çabalar arttırılabilir.
Yorumlar ayse nur Sayin Vatandas, forumgazetem'de yazmis oldugunuz kurban'la ilgili yazi hem ehhemmiyetli, hem egitici; ayrica muhtesem. Bence daha buyuk kitle ile paylasmaliydiniz. hayirli bayramlar... feridun OBAMA VE BRONZLAŞMANIN SIRRI
netapno.com - - Wednesday, November 12, 2008 - 00:00:00
ABD seçimlerinden sonra Barrak Obama'nın başa gelmesi ile tüm Dünya'da ve
özellikle İslam aleminde büyük bir ümit hasıl oldu.
Obama şöyle yapacak
Obama böyle yapacak...
Klasik anlatımlara vakit almasın diye girmeyeceğim.
ABD'nin derin politikasının tıkır tıkır işleyeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.
İşi farklı bir boyutu ile ele alacagım:
Size bir soru,
Kuzey - Güney savaşı niçin yapılmıştı ?
Köleliğin kaldırılması içindi.
Tüm Dünya enazından bu hadiseyi böyle biliyordu. Özgür ırk ayrımı yapılmayan bir
ABD gibilerinden.
Oysa ki asıl gerçek şu idi:
Amerikan farmasonlar teşkilatı 1800'lerin başında Kabaladaki şu gerçeği diretiyorlardı.
Tabiki gizlice.
Bilinen Şeytan siyahtı..
Bu yüzdendir ki hatırlayınız Şeytani ritüeller siyah elbiselerle ve kara gecelerde yapılır.
Yine karanlık ortamlar onların mekanlarıdır.Bu yüzden birçok Şeytani şahsiyete;
siyahlar prensi, karanlıklar prensi gibi adlar takılmıştır.Yarasalar. Siyah Şeytani tüm
objeler aslında siyahın onlarca Şeytani bir renk oldugunu simgeler.
Örnekler çogaltılabilinir.
Peki farmasonların direttikleri Şeytanın siyahlığı neydi.?
Kuzey -Güney savaşındaki tarihi bilinen karekterleri ve hadiselere zaman kaybı olmasın diye geçmiyorum.
Fakat şimdi soruyu tekrar soruyorum:
ABD'nin Kuzey- Güney savaşı gerçekten köleliğe son vermek için mi yapıldı?
El cevap: İşin temelinde şu yatıyordu.
Şeytan siyahtı (Farmasonlarca) Afrikadan getirilen zenci köleler aslında Şeytanın
çocukları idi.
Dolayısıyla bunlar efendilerini temsil ediyorlardı.
Köle olamazlardı.
Öyle ise bunlar kölelikten kurtarılacak. ve efendilerinin hizmetine sevk edileceklerdi.
ABD'deki zencilerin uyuşturucu cinayet,illagel vs tüm kötü fiillerini gerçekleştirmesi için
bunları planlayan farmasonlar içersinde Giza adlı bir teşkilat vardır.
Yani sucsuz masum zenciler ABD'de sözde kölelikten kurtarıldıktan sonra üçüncü sınıf
varlıklar olarak Amerikan sistemi yapısı içersinde örgütlü ve sistemli olarak tüm bu
fiillerin içersine itildiler. Maksat tabiki yukarıda zikrettiğimiz siyah Şeytanın çocuklarını
Şeytani olan herşeye alet ettirmek ve böylelikle Kabaladaki bu medotu onlara
uyarlamaktı.
Yıllarcada böyle oldu ve hala böyle olmaktadır.
ABD'deki zenci imajı siyah Şeytanlardır.
Bu kelime aslında bir ırkçı söylem değil ehilleri tarafından bilinçli takılmış bir söylemdi.
Fakat o demin bahsettiğimiz sistem içersindeki,
Kuzey- Güney savaşında sözde kölelikten kurtarılan zenciler Şeytana köleliğe
itilmişlerdir.
Bir not. Buradaki konu zenci oldugu için şöyle itirazlar etmeyin
Beyazlar da Şeytana kölelik yapmaz mı ?
Şeytana köleliğin beyazı siyahı yoktur.
Bir hadis (s.a.v) 'Irkçılık yapan bizden değildir'
Buna dair başka hadis (s.a.v) 'Beyazın siyaha siyahın beyaza bir üstünlüğü
yoktur. Üstünlük amel ve takvadadır'.
Burada anlatmak istediğimiz konu bağlantısı ile meseleyi siyah realitesine bağlıyoruz .
Siyah Şeytanlar kelimesi özelikle ABD'de planlı programlı yayıldıktan sonra sistemin
onları düşürdüğü konumdan dolayıda bir takım kesimde
Irkçı söylem olarak 'Satan negro' olarak kullanılıyor.
Bir hatırlatma en büyük Irkçı Şeytandır.
Peki zenciler tarafından kullanılan kelime neydi.
Beyaz Şeytanlar
Tüm bunlar özü itibarı ile farmasonların bilinçli seçmiş oldukları kendi Kabala
ritüellerinde inandıkları kelimelerdir.
Yani gelişi güzel söylenmiş ırkçı söylemler değildir.
Şimdi gelelim bronzlaşmaya; hatırlayacagınız üzere, Obama seçimi kazandıktan sonra
İtalya Başbakanı Berlisconi bir cümle sarf etti.
Şöyle dedi kısaca
'Obama yakışıklı ve güneşte yanmış bronzlaşmış biri'.
İtalyan halkı ve bir takım cevreler Berlisconi'ye bu sözünden dolayı tepki gösterip, özür
dilemelerini istediler.
Aslında Berlosconi tepki çeken sözlerini bilinçli bir mesaj olarak söylemişti.
Neden mi ?
Başta belirttiğimiz gibi farmasonların inancında büyük Şeytanın siyah oldugunu kısaca
belirtmiştik.
Giza teşkilatından da bahsetmiştik.
Giza teşkilatının Kabalaya bağlı çalışmalarından biride
şu idi: Beyazlar siyahlaştırılmalı....
Ve bu siyahlaştrılma tam siyah değilde, beyaz ile siyah arası olmalı. Yani Kabaca gri.
Yani bronz
Bu ritüel eski Mısır Kabalasında güneşin tene( İnsan teni) nüzülünun gücünü
simgelemektir.
Kainatta bilinen en güçlü ateş kaynagı olan güneşin
Ateş gücü ile insana hükmünü simgeler. Bu yüzden güneş tanrısı olarak bilinen RA
kendi devrinde seçmiş oldugu beyaz şeytani rahipleri
günlerce güneşte bırakır,derilerini karartırır, bu uygulama sonrasında ölmeyenlerini ise
Şeytani konseyine seçerdi.
Dikkat!!!!!!
Ne beyaz ne siyah
ikisinin arası bir renk
Ufuk açsın diye bir hadis:
Hz Peygamber (s.a.v) :''Güneş ile gölge arasında durmayınız ya güneş tarafında
durunuz ya da gölge tarafında durunuz .Çünkü Şeytan aralara yerleşir.''
Devam edilim.
Şu sözler size tanıdık geliyor mu?
Birçok aydın,siyasetçi vs. gibi insanlar sözkonusu ABD oldugunda şöyle söylerler.
Bir tane ABD yok!
Ne tam siyah ne tam beyaz, gri tonları da var .
Bu söylemlerin aslı felsefi manalar taşısa da, kökeni itibarı ile aslında ABD'li
kabalacıların üflemeleridir.
Devam edelim....
Belki kızacaklar ama moda altında özellikle yüksek sosyetenin olmazsa olmazlarından
biride bronzlaşmadır. Bu da Giza teşkilatının görevlerinden biri idi.
Dünyada özellikle kadınlara yönelik bu uygulama tüm dünya medyasında magazinel
üfleme olarak falan manken filan sosyete denize girip,güneşte
bronzlaştı çok güzel olmuş, Brezilya teni gibi, çikolata rengi gibi vs yakıştırmalarla
konuyu çekici hale getirmektedirler.
Bu tür özendirmelerle bir ritüel olarak moda altında bu tüm Dünyaya
üflendi.Buradaki teknik basit idi.
Tıpkı sözde güneş Tanrısı RA'nın yaptıgı gibi...
Yani insanlar ; plajlara akın edecek, güneş yağlarını sürecek,saatlece güneş altında
bekleyecek,yanıp bronzlaşacaktı.Bu artık günümüzde yapılır hale geldi.
Bu arada, Şeytaniler tıp alanındaki kabala ritüelleri geliştirildi. 1800'lü
yıllarda kurulan Giza birimi çağımızda bunu bir adım öteye götürerek ,
teknolojiden faydalanarak solaryum benzeri cihazlarlada bu işi
(ritüeli insanlara tatbik etmektedirler)
tabiki milyarlarca insanın bunların gizli planlarından ne haberi olsun?
Onların derdi güzel görünmek ve bronzlaşmak.
Aslında bu güneş meselesinden sözetmişken bir sırrı daha Allahın izni ile ifşa edeyim.
İslam inancında güneş tepedeyken namaz kılınmamasının bir sırrıda sözde
RA'nın Güneş ritüelinden kaynaklanmaktadır.
Dünyadaki birçok sözcük ve terimler ve bunlara bağlı olan fiiler Şeytaniler tarafından
Dünyaya üflenmektedir.
Dikkat !!!!!!
Bir takım aydınlarda daha önce hiç duymadıgımız terim ve sözcükleri zikretmeye
başlamışsalar ve bu sözcükler bir virüs gibi
herkesin ağzına yayılıyorsa kökenini araştırın.
Şimdi gelelim Barrak Obama'ya:
Sanıldıgı gibi bir takım sözüm ona ahmakların dediği gibi ABD devrimi filan değildir.
Sözüm ona ey ahmaklar siyah bir başkanı yeni mi zannediyorsunuz ?ABD'de Bush'un
birinci yardımcısı Başkan yardımcısı Başkanın tüm yetkilerini taşıyan Condoleezza Rice
ne renkti? Peki ya Eski Genelkurmay ve Savunma Bakanı Colin Powell ne renkti?
Diğerlerine gerek bile yok...
Bu ABD'nin, Şeytanilerin Eski mısır Kabalasındaki Kabalatik bronz büyüsünden
başka bir şey değildir. Maksat tüm dünya insanlarının zihninde ABD'nin ve
Şeytanilerin aleniyetleşmiş Şeytaniliklerini unutturmak, örtmek için yapılmış bir ilizyon
büyüsüdür. Eski Mısır Kabalatik büyüde simya kodu ile kodlanmış bir büyüdür ki
demirin ya da metallerin Simya sırları ile halden hale geçisini simgeler. Yani şöyle
düşünün,bir paslı demiri bir simya formatı ile bronzlaştırıyorsunuz. O demiri görenler
artık demirin pasını değilde, bronz halini görüyor. Bu da onların zihninde ayrı bir
etki yapıyor.
Aslında demir yine aynı demir. Paslı bir demir. Bu büyü öylesine tutmuş ki, tüm
Dünyadaki insanlık ve hemen hemen İslam aleminin tümü, Barrak Obama ile herşeyi
toz pempe görmeye başladılar. Obama bize şunu iyi yapacak Obama bize bunu iyi
yapacak vs. Ne kadar etkin bir büyü oldugu tesirinden belli.
Tüm insanlık, Irak'taki 1.5 milyon insanın katilini,yapılan
tecavüzleri ve Afganistan ,Pakistan ve Filistin'de yapılan zulumleri unutmuş
görünüyor.İslam alamine yapılan bu zulumler ne çabuk unutuldu?
Ne tesirli bir büyü imiş!!!!
Siz düşünün....
Ama unutulmamalıdır ki Dünyada bu büyülerden etkilenmeyenlerde var.
Bir not: Araştırın Agustos 2008'den bu yana Türk medyasını takip edin. Ama
tümünü.Filistin ile ilgili tek bir haber var mı ?
Sözde ateşkes yapıldıgından beri.
Ne çabuk gündemden düşmüş değil mi?
Taki Barrak Obama'nın seçimi kazanıp seçim zafer konuşmasını yaptıgı iki buçuk
dakika sonrası İsrail'in Gazze şeridini bombalayıp ona yakın insanın bu
bombardımanda ölmesine kadar.
Bu da size bir tüyo olsun;
Obama, Giza teşkilatınca (Şeytanilik içersinde Giza Piramidi ile kodlanmış
etkin bir birimdir) çıkarılmış. ABD'nin ve İsrail'in planlarını tıkır tıkır
işletecek yeni bir karekterdir.
Sözüm ona, Barrak Obama'dan mehdi diye söz edenler veya ne de olsa babası
müslümandır diye ümit bağlayanlar şunu unutmasınlar.
İslam alemini nice babası müslüman olanlar perişan etmiştir.
Ve yine yarın öbürgün Barrak Obama'nın gerçek yüzünü görüp,
Peygamber Efendimizin (s.a.v) habeşli zenci köleden bahseden KABE'yi yıkma
hadisini hatırlayıp ona yormasınlar.
Bir not anlatılanların melez ırklar ile bağdaştırılmamalıdır. Ayrıca Eski
Mısır kabalasında onların anti düşmanı beyazdır.
Bu yüzden Hz İsa'ya beyaz şeytan derler.Bir kısım katolik tarikatlarıda ABD'de
Hz İsa'nın siyah oldugunu savunmuşlardır. ABD'de siyah beyaz çekişmesi dinsel
alanda da her alanda oldugu gibi mevcuttur.
Başkan Obama,Beyaz Saray'ın beyni sayılan Genel Sekreterliğe, babası Yahudi terör
örgütü İrgun'da çalışmış bir Yahudi olan Rahm Emanuel'i getirdi.
Emanuel, birinci Körfez savaşında İsrail ordusunda sivil gönüllü olarak çalışmış,
İsrail'le gönül bağları diri bir Amerikalı Yahudi...
Başkan Yardımcısı ise Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı, dış politika ve ulusal
güvenlikte deneyimli Joseph Biden Biden, Türkiye'de 'Ermeni soykırımı' tasarılarına
verdiği destek ve Irak'ın üçe bölünmesi önerisiyle tanındıgını hatırlatmakta fayda var.
Yine devlet politkası dışına çıkan ABD başkanı Kennedy'nin sonunu hatırlatmakta
fayda var .Kısacası ABD'nin değiştiği filan yok, ama unutmayın Allah'ın da bir planı var.
ABD'nin değiştiğine ancak şöyle inanırım ABD devlet sistemi tümü ile lağvedilirse.
Başkan olarak da ABD'nin asıl sahipleri olan Kızılderillerden biri gelir o zaman
düşünürüz.
Bir not: Netpano yazarı Hakan Yılmaz Çebi'nin hazırlayıp sundugu Hazır
Kıta programında şöyle bir şey şöylemiştim. Size bir metafizik bir istihbahrat vereyim.
Yahudiler 13'cü kabilesini arıyorlar. Necip Türk milletini yanına çekmek için diyecekler
ki 13. kayıp kabileyi bulduk Kim bunlar. Onlar Türk mileti imiş meğerse.Sakın
inanmayın demiştim. Hazır kıta programının arşivinden bakabilirsiniz.
İki sene sonra bütün medya'da şu haber yankılandı. Yahudilerin 13'üncü kayıp
boyunun başkenti bulundu. 1000 senelik bulgulara ulaşıldı. Bu kayıp kabile Türkler
imiş dendi.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9951698.asp13 kabilenin kayıp başkenti
bulundu. Artık bu da fizik istihbahrata döndü.
Geçen ay İsrail tüm dünyaya şunu açıkladı. 12 bin yıllık şaman mezarı bulundu.
Şaman geleneği en çok Türklerde görülür gibi zırva yayınlar ile yalanlarına delil teşkil
etme çalışmaları yapmaktadırlar.
Duyurulur.
Yahudilerin hiç bir zaman 13. boyu olmamıştır.
13. boy sırrı ileride tarafımızdan Nisan 2009 ayında çıkacak olan kitabımızda konuya
bağlı olarak inşallah deşifre edilecektir.
Saygı ve sevgilerimle
ve dualarınızla
Oktan Keleş/netpano.com
oktankeles@gmail.com
xena Kisacasi, diplomasi diplomasi ve diplomasi diyorsunuz.Cüneyt Nedret Ersanel:
nedretersanal@superonline.com:
‘Yes We can’ değil, ‘No, They did!’: Başkan’ın ‘gerçek adamları’!!!
Baracak Obama’nın hem dünyayı hem de belki Türkiye’yi kurtaracağını-hadi “değiştireceğini" diyelim-sananlar büyük hayal kırıklığına uğrayabilirler...
Daha vahimi, siyahi bir Bush’la bile karşılaşabilirler. Daha “kadife” olsa bile...
“Hayallerin” gerçek olup olmayacağını artık ekibine bakarak anlayacağız. Ama hangi ekibine?
Kabine işin biraz da vitrinidir...
Washington’u çoğu zaman “başkaları” yönetir. Özellikle de milli güvenlik, istihbarat, savunma ve Beyaz Saray danışmanları.
Onları bilmek lazım. O zaman dünyanın en güçlü ülkesini kimin yöneteceğini anlayabiliriz.
Bilen var mı?
Hem bizim Dışişleri’ne, milli istihbarata da zemin olsun...
Hem de, “Obama-Obama” diye gözyaşı döken “vatan-daş”lara küpe...
* * *
Peşin söyleyeyim; hem tanıdık hem de hayli garip isimler Obama’nın stratejik kadrosunu oluşturacak...
Clinton iktidarının belli bir kesimine (!) ait isimler var. Ama hayli ilginçtir, Bush döneminden de var. “Ortak bir noktaları” olsa gerek!
Bakın bakalım, bu kadro sizi “kurtaracak” mı, “değiştirecek” mi?
Başkan’ın gerçek adamları, aslında gerçek yüzüdür...
* * *
Hani nasıl derler; Türk basınında ilk kez Barack Obama’nın stratejik ve çekirdek kadrosunu okuyacaksınız...
Kenneth Levit: Şu an Oklahoma Üniversitesi’nin direktörü ama bu önemli değil. Önemli olan CIA’in özel danışmanı olması ve serviste ofis direktörlüğü yapması. Nazi savaş suçluları üzerinde çalışmasıyla biliniyor.
Jeffrey Smith: O da eski bir CIA danışmanı. Şu an “Arnold and Porter LLC” firmasının ortağı, “İn-Q-Tel”in de danışmanı. Bunlar nedir derseniz-ki demelisiniz-: (Lütfen tıklayınız) Ama daha meraklısı için Smith’i buradan okuyabilirsiniz: (Lütfen tıklayınız)
John Brenan: Bu zat Obama’nın özel adamlarından. Öyle CIA danışmanı falan değil. 25 yıllık CIA mensubu. Milli Anti-terör Merkezi’nin başkanlığını yaptı. Şu an “The Analysis Group”un (bilenler daha çok ‘TAC’ diye anar) başkanı. Onun da geçmişini verelim. Uğramışken şirkete de göz atın!.. (Lütfen tıklayınız)
Art Brown: CIA’den devam edelim. 25 yıllık bir CIA’li daha. Servisin Asya bölümünde gizli görüşmeleri yürütmüş. “Veracity Worldwide”ın danışmanlığını yürütüyor. Firma ekonomi ve pazar istihbaratı yapıyor. Buradan izleyebilirsiniz: (Lütfen tıklayınız)
Jack Divine: CIA’in Operasyonlar Direktörü eski yardımcısıydı. Şimdi “Arkin Group”un başkanı... Şu kadar söyleyeyim, kişisel öyküsü film olur. Bakınca, Obama’nın ne görevler vereceği kestirilebilir. Üşenmeyiniz (Tıklayınız)
Robert Richer: Yine CIA. Hem de 35 yıllık. Yakın Asya Bölümü’ndeydi. Şimdi size “Blackwater” desem, “Cofer Black” desem, ah ah, Obama kurtarsın sizi! 2007’den beri “Total İntelligence Solutions”un kurucu ortağı. Bu şirket; (Lütfen tıklayınız), bu Robert Richer: (Lütfen tıklayınız), bu da benden hatıra olsun: (Lütfen tıklayınız)
Rand Beers: NSC’nin, yani Milli Güvenlik Konseyi’nin anti-terörizm danışmanı. Artık “National Security Network” isimli think-tank’da. Sitesini gezmeyi unutmayın: (Lütfen tıklayınız)
John McLaughlin: 32 yıllık CIA geçmişi. Brooking Enstitüsü’nde. Tahminim o ki, Obama iktidarında bu kurumu-zaten biliyoruz ama-daha çok duyacaksınız. Bakın başka kimler varmış: (Lütfen tıklayınız)
Valerie Plame: CIA’in örtülü operasyonlarında 25 yıl. Ama konu bu değil. Hatırladınız mı bu skandal ismi? Obama’ya “Yes We Can” diye bağırırken aklınızdan çıkıp gitti tabi. Anımsatayım efendim: (Kesin tıklayınız)
Claudia Kennedy: Bir başka bayan. Amerikan ordusunun en yüksek rütbeli kadın subayıydı. Üç yıldızlı bir general. Soyadına takılmayın. O soyadı yeni kabinede ortaya çıkabilir! Adı bir "öpüşme" olayına karıştı. Öpen general emekli edildi. Ama asıl önemlisi şu; Pentagon’un istihbarat eski başkan yardımcısıydı. Şimdi meşhur “Val-Mart”ın danışmanı. Clinton ekibinden. Şart değil ama meraklısına: (Lütfen tıklayınız)
İlk bölümü burada keselim.
Ama “büyük turplar heybede”...
İkinci bölümde kimler var kimler.
Cüneyt İsrail: Adamımız Beyaz Saray'da
Barack Obama'nın 'sağ kolu' olacak olan Beyaz Saray Genel Sekreteri Emanuel İsrail ordusunda gönüllü görev almış. İsrail 'adamımız Beyaz Saray'da' diyor. iyibilgi zoom
Obama, Beyaz Saray Genel Sekreterliği görevi için Illinois Eyaleti’nden ABD Temsilciler Meclisi üyesi olan Rahm Emanuel’i (48) tercih etti. Hürriyet'te yer alan habere göre Obama’yı, İsrail’in güçlü lobisi AIPAC ile tanıştıran Rahm Emanuel, teklifi kabul ederse, ABD Başkanı’na "en yakın kişi" ve Obama’nın sağ kolu olacak.
"Israel" göbek adını taşıyan Emanuel’in seçilmesi, göbek adı "Hussein" olan Obama konusunda kuşkuları bulunan İsraillileri sevindirdi. Maariv gazetesi "Adamımız Beyaz Saray’da" diye başlık attı.
Emanuel, Birinci Körfez Savaşı’nda "gönüllü" olarak İsrail Ordusu’na katılmış ve ülkenin kuzeyinde hizmet vermişti. Amerikan Kongresi’ndeki "en İsrail yanlısı" isimlerden biri olan Emanuel’in İsrail vatandaşı olduğu, babası Benjamin’in ise İsrail’in kuruluşu öncesinde Filistin köylerine baskınlar yapan siyonist terör örgütü "Irgun" için silah taşıdığı ileri sürülüyor.
Yeni kabinenin ipuçları
Geçiş dairesinin kurulmasıyla birlikte, Obama’nın bakan adayları da ortaya çıktı. Obama’nın kabinesi için ismi geçen isimlerin çoğu, Bill Clinton döneminde görev almış veya Illinois senatörünün seçim kampanyasına katkıda bulunmuş isimler:
Hazine Bakanı: Larry Summers, Paul Volcker, Timothy Geithner, Laura Tyson veya Warren Buffett
Savunma Bakanı: Robert Gates, Richard Danzig veya Colin Powell
Dışişleri Bakanı: John Kerry, Richard Holbrooke, Chuck Hagel veya Sam Nunn
Ulusal Güvenlik Danışmanı: James Steinberg veya Susan Rice.
zehra Yazınızı ve yorumunuzu çok iyi hatırlıyorum.Değişim talebini ilk farkedenlerdensiniz. Obama evin içini düzeltirken, dış politikada ipleri İngiltere'ye bırakabilir bakarsınız. Bu da benim izlenimim.Açıklamaların en dikkat çekici yönü; ön şartsız, sürekli diyalog politikasında kararlı görünüyor yeni başkan.Zübeyir Güngör Uslu *** “ O bizden biri ” ***
O Ba Ma bir zenci, bak “O bizden biri”,*
O bir Ademoğlu, kâlp taşıyan diri,*
O ten rengi siyah, sanma sakın kiri,*
O bir insanoğlu, fark kara bir deri.*
***
Adamım bir dinle, Hak elbet adildir,*
Mazlum çile çeker, sonu ak ahirdir,*
Köleler şah olur, şahlar da fanidir,*
Beyaz saray ne ki, cennet pek alidir.*
***
Barack ak sarayda, siyahi bir başkan,*
Amerikan rüyası, düşün hele bir an,*
İlk insandan beri, kim kalmış ki saf kan,*
Ak, kara bellolur, Hak kurunca mizan.*
***
Aşık Uslu garip, öz yurdunda parya,*
Din ve örf horlanır, denir ki fasarya,*
Biz Kur’an dinleriz, bazısı hep arya,*
Türban hor görülür, can çeker angarya.*
***
Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngörUslu)
Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön. (0542.423 00 56)
11/7/2008 10:14:33 Samsun
ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.