Küresel krizle birlikte iş dünyasından yükselen endişeli mesajların dozajı arttı. Peki, en çok feveran eden isimler kimler? Tamer Korkmaz
Mustafa Koç'la Arzuhan Doğan Yalçındağ…
Rahmi Bey'in oğlu, IMF ile biran önce "stand-by anlaşması" istiyor…
Aydın Bey'in kızı da "IMF ile anlaşma sağlansaydı, küresel dalganın sınırlarımıza ulaştığı bugünlerde sağlamda olurduk" diyor.
Kaybeden Statüko'nun evlatları, çare olarak IMF'yi işaret ediyorlar:
Hangi takımda top koşturdukları malum…
Koç ve Yalçındağ, 2006 Mayıs ayının ikinci yarısı ile Haziran ayının ilk yarısı boyunca "Türkiye'de ekonomik kriz çıkartılmaya çalışıldığını" ancak "başarılamadığını" bilmiyor olamazlar!
Sözünü ettiğim dönemde, "New York'tan düğmeye basılmıştı" da, mali piyasalarımızdan üç hafta boyunca tam 25 milyar dolar para ayaklanıp gidivermişti; ancak "Körfez sermayesi sürprizi" nedeniyle Sam Amca ile "içimizdeki muhipleri" amaçlarına ulaşamamıştı.
2006'nın 5 Haziran'ında gizlice İstanbul'a gelen Paul Wolfowitz'in Çengelköy-Kordon Restoran'da çok sayıda işadamıyla yaptığı "piyasalarımızı hançerleme zirvesi" deşifre edilmiş ve "iş dünyasını efsunlama girişimi" boşa çıkmıştı.
* * *
ABD, tarihinin ikinci büyük ekonomik felaketiyle boğuşuyor; 850 milyar dolarlık kurtarma paketi de derde derman olmuyor, Wall Street'te büyük çöküş yaşanıyor…
Başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanını sallayan finansal kriz, 53 borsadaki 50 bine yakın şirketin değeri silip süpürmüş vaziyette…
Buna mukabil, "fevkalade kırılgan" bir ekonomiye sahip Türkiye'de bir türlü ekonomik kriz çıkmış değil:
"İçimizdeki İrlandalılar"ı acayip rahatsız eden de bu ya!
* * *
ABD'nin "Kurgusal 11 Eylül"ün üzerine inşa ettiği "dünya hegemonyası" planının siyasal ve ekonomik temelleri berhava olmuş durumda…
Washington'ın "büyük entrikası" zincirleme hadiseler neticesinde bumerang etkisi meydana getirip; yedi yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede döndü, kendisini vurdu.
Bu süre zarfında, özelde 'Körfez Parası' genelde İslam ülkelerinin sermayesi peyderpey Amerikan piyasalarından çekildi. Özellikle Irak'ın işgalinden sonraki süreçte perde arkasında ABD'den peş peşe siyasal kopuşlar yaşandı. Bu bağlamda Türkiye lokomotiflik yaptı. Washington'ın "geleneksel kankası" Riyad'ın bile Sam Amca'dan zincirlerini koparıyor olması, Ortadoğu'daki bildik dengelerin büyük ölçüde bozulduğunu gösteriyor.
Suudi'lerin "ABD'ye rağmen" önce Türkiye'ye sonra da Rusya'ya yakınlaşması diplomatik ezberleri yerle bir ediyor. Mesela, Suudi Arabistan'ın eski Washington Büyükelçisi son dönemde Rusya'yı niçin altı kez gizlice ziyaret etmiş olabilir, dersiniz?
Küresel kriz İzlanda'yı yerle bir ederken bu ülkenin yardımına "müttefiki" ABD değil; Rusya koşuyor: "NATO üyesi İzlanda Rusya'nın stratejik ortağı mı olacak?" diye Sam Amca makaraya alınıyor!
ABD'nin lokomotifliğini yaptığı işgal güçleri, Irak'tan sonra Afganistan'da da dönülmez akşamın ufkunda:
Ülkedeki İngiliz birliklerinin komutanı "Taliban'ı yenemeyiz" itirafında bulunduktan kısa bir süre sonra ABD Savunma Bakanı Robert Gates "Taliban'la uzlaşabiliriz" diye açıklama yapma ihtiyacı hissetti.
Bir türlü İran'ı vuramıyor, ABD:
Gürcistan olayında Rusya'ya karşı aldığı yarayı müteakip saldırı olasılığı zayıflamışken, finansal krizle birlikte Washington'ın "İran Planı" çok ciddi bir darbe daha yemiş halde…
* * *
Newsweek'teki "Amerika Şirketi Yıkılıyor" başlıklı yazısıyla, Francis Fukuyama bile "teslim bayrağı"nı çekmiş satırlar sarf ediyor:
"-Ekonomik felaketten en fazla Amerikan markası zarar görecek. Küresel olarak ABD artık eski hegemonik pozisyonunda kalamayacak. ABD'nin küresel ekonomiyi ticaret anlaşmaları, IMF ve Dünya Bankası ile yönlendirme yeteneği zayıflayacak…"
Yorumlar Seyit Güle güle Sam amca, seni özlemeyeceğiz...Benden sonra gelenlere ABD denen büyük balinanın neler çevirdiğini anlatacağım. "Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar SSCB ve ABD denen iki büyük canavar varmış...ABD ahtapot şeklindeymiş ve kolları her yere uzanırmış..."E.Dağıstan Mali kriz sebebi ile (sözde) ülke yönetiminde etkisi olan amerikan halkı sıkı bir zapt altına alınıp "isteseler de istemeseler de ülke seferberliğe yönlendirilecek ve gizli iktidarın istediği bölgelere ölümüne bir savaşa sürüklenecek" durumunun tesisi için de bu kriz kullanılabilir. Bu durumda durum uygunmuş değilmiş, halk ne dermiş demeden siyonistlerin yapılmasını istediği hücuma amerika mecbur bırakılabilir. 11 eylül oyunu ile ortadoğuya sefere razı edilen gönüllü yazdırılan amerikan halkı, "aç avrupalıların doğunun zenginlikleri hayali ile haçlı seferlerine girişmesi" gibi hedef bölgeye ne pahasına olursa olsun saldırıya razı edilebilir. Nasıl olsa tanesine para saymadılar ya onları kullanacak olanlar. Mahir Kaynak'ın durumla ilgili yazılarından anlayabildiğim kadarı ile çıkartabildiklerim bunlar.ali baba bir çok yazınızda oldugu gibi reel tesbitler,okuyunca ülkemiz adına da ümitvar oluyorum teşekkürler selamlar
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.