Atatürk’ün kovaladığı kargalar hala yaşıyor olabilir!
Bu kesin, Atatürk bir tabu Türkiye’de. Onun film icabı bile olsa öldürülmesi tepki toplayabiliyor. Nuh Gönültaş
Sözü getireceğim yeri anladınız. Gani Müjde’nin filmi “Osmanlı Cumhuriyeti.”
Filmin hikayesi küçük Mustafa’nın tarlada kargaları kovalarken ölmesi ile başlıyor.
Atatürk selanikte tarlalarda karga kovalarken bir ağaçın dallarında asılı bir bülbül görür. Kafesi almak için ağaca tırmanırken bastığı dal kırılır ve düşer. Ekran kararır ve yeni sahne Topkapı Sarayı’nda açılır.
Yıl 2008 olmuştur. Başımızda bir padişah vardır.
Kısaca Filmin Senaristi Gani Müjde şunu söylemek istiyor: Eğer Atatürk olmasaydı, mesela küçük yaşta karga kovalarken ölseydi Türkiye bugün bile padişahlık ile idare edilen bir ülkeydi…
Çok basit, tarih bilgisinden mahrum, zayıf, yüzeysel bir yaklaşım… Dolayısıyla çok kayda değer bir film değil.
Komedi yani.
Bizim Tokta Hoca, yani Toktamış Ateş filmde Atatürk’ün öyle öldürülmesine kızmış ve “Atatürk’ün karga kovalarken ölmesini fevkalade münasebetsiz buldum” demiş.
Yapma hocam, filmi icabı böyle. Filim bu!
Tabu bu, film icabı da olsa kabulu edilemez bir durum Mustafa’nın küçük yaşta ölmesi.
Neyse… Film Atatarük’ün öldüğü sahne ile başlıyar ama filmin fragmanlarını izler, hikayesini okursanız, filmde asıl olay Atatürk’ün ölümü değil, Osmanlı’ya, Osmanlı sultalarına ciddi hakaret var.
“Atatürk olmasaydı” sathi fikri yerleştirilmeye çalışılırken, Osmanlı çok hafife alınmış ve aşağılanmış!
Yıl 2008, başımızda bir padişah var ama Padişah sarayı restore eden bir grup içindeki Asude adlı kıza sırılsıklam aşık oluyor.
Padişah 7. Osman diye biri. Zaten ülkeyi yöneten o değil, bir şekilde kapağı Avrupa Birliği’ne atıp padişahdan kurtulmaya çalışan sadrazamdır, başbakandır.
Anlalşıldığı kadarıyla, filmde padişah rolü tam bir şaklaban rolüdür. Padişah’ı oynayan kişi Ata Demirer’dir.
Sulu, ciddiyetten uzak, her gördüğü kadına sarkan, karısıyla sürekli kavga eden, işi gücü seks düşünmek olan bir padişah portresi var filmde.
Mesela bir yerde padişahın karısı başım ağrıyor diyor, padişah da “bu ne biçim başağrısı, yıllardır sürüyor” diyor... filan.
Anlayacağınız pek izlemeye değer bir film değil. Osmanlı’ya hakaret seyretmek isterseniz gidip seyredebilirsiniz.
Bu film şöyla başarılı olabilirdi… Atatürk’ün kovaladığı kargalar bulunup filmde oynatılsaydı… Bak o zaman olurdu.
Öyle şey olmaz demeyin, kargaların ortalam ömrünün 300 yıl civarında olduğunu düşünürseniz, Atatürk’ün kovaladığı kargaların hala yaşıyor olabileceği anlaşılabilir.
Neyse boşverin, kötü, sulu, tarihimizle alay eden, geçmişine geleceğine saygısı olmayan bir film işte.
Yorumlar ARDİT Böyle REZİLLİK görülmedi!..Hurşit Tolon ve Tuncay Özkan'ın Avukatı, CHP milletvekili Şahin Mengü'nün TED ve Bilkent Ü. mezunu, Habertürk-Kadınlar Kulübü programı sunucusu NEVŞİN MENGÜ; internet PORNO piyasasına ve sitelerine düştü: Tvcaps.Net | TVcapture ve Ünlü Videoları - hatun, uydu, forum, magazin, komik, msn
TVCAPS ÖZEL [Adult Yasak] => Arşiv => Konu Başlığı: Nevşin Mengü (5 Video)
Gönderen: precieux üzerinde
http://momupload.com/files/14378/nevsinmengu_byprecieux.avi.html
http://kotuha.com/file/mPLy5-nevsinmengu_byprecieux1.html
Bu da bonusu solisti...
http://momupload.com/files/14386/nevsinmengu_bonususolisti_byprecieux.avi.html
Konu Başlığı: nevşin mengü...güzel görüntüler...
Gönderen: fitter üzerinde
http://rapidshare.com/files/89938347/nev_inmengue_byfitter1.avi
Konu Başlığı: nevşin mengü...mini etek...
Gönderen: fitter üzerinde.
http://rapidshare.com/files/89938767/nev_inmengue_byfitter2.avi
ARdit Pars bildiriyor Bu yıl 1 Mayıs 2008 çok kanlı geçecekti, sonrasında da İstanbul'da Sıkıyönetim ilan edilecekti..Ergenekoncular TAKSİM için bastırıyorlardı; ancak bir türlü Hükümet, Vali, Polis barikatını aşamıyorlardı..Sıcak taksim görüntüleri için ACAR Muhabirler görevliydi..KANI görüntüleyeceklerdi..Ancak Polis fırsat vermiyordu!..İşte o gün Tuncay Özkan ve Hurşit Tolon Paşa'nın Avukatı-CHP Milletvekili Şahin Mengü'nün kızı haber merkezine bir haber geçiyordu: "Polis gaz bombasıyla müdahale ediyor, göstericiler çekilmiyor. HABERTÜRK muhabiri Nevşin Mengü bildirdi
01.05.2008 08:42
"Gaz maskeleri takıldı. Göstericilerin üzerine gaz bombası atıldı. DİSK'in kararlı olduğu görünüyor. Gerekirse ezin geçin diyorlar biz Taksim'e yürüyeceğiz diyorlar.Polis ekipleri göstericilerin üzerine yürümeye devam ediyorlar. Gergin dakikalar sürüyor.
DİSK Genel Merkezi önünde eylemcilere polis dağıılın uyarısında bulundu. Müdahale başladı. Göstericiler reddetmeye devam ediyor. Panzerden göstericilerin üzerine su sıkılıyor."
Eylemci gruba panzerlerden önce kırmızı renkli su sonra biber gazı sıkıldı ve grup dağıldı. Müdahaleden kaçan kişiler DİSK'e sığındı. Bir kısmı da Abide-i Hürriyet Caddesi'ne kaçtı. Kaçan bu kişiler yine bir başka polis ekibi tarafından dağıtıldı." diyordu..Ancak istenen, planlana bu değildi; daha daha da büyükleri; toplumsal facia ve katliamdı!..Allah'tan olmadı! Ergenekoncular; bazı büyük devletler ve ajanları büyük bir hayal kırıklığı yaşadılar!..NATO paşaları ve mandacı mason maşaları; emellerine ulaşamadılar..İntikamlarını, hınçlarını POLİS ve Validen almaya çalıştılar!..Adem Beşer 1. Gani Müjde bizim en yeteneksiz mizahçılarımızdan biridir. Espri kabiliyeti gerçekten çok azdır. Herhangi bir kahvehanedeki her hangi bir vatandaşın hergün yaptığı esprileri sanki çok büyük bir espri imiş gibi Gani Mujde'nin dizilerinde bolca görürüz. Ayrıca çok ucuza ve kolaya kaçar. Yıllar önce bir dizisinde sözde mahallenin kabadayısı ile (adıyla milliyetçilere de çakmaya çalışır: Kültigin) onun iki yardımcısının yer aldığı bir sahnede -sözde- yardımcılar şöyle der: "(Kabadayı abilerinin yavuklusunu kastederek) abi yengemizi ormana götürüp ormanda bir iki defa üzerinden geçsek..." İşte onun espri düzeyi bu iğrençlikte...
2. Güya padişahları cinsel sapık diye gösteren filmin başrol oyuncusu seçimi de ilginç. Çünkü Ata Demirer katıldığı bir programda telefonunu isteyen bir seyirciye "verecen mi?" diye soracak kadar ahlâklı biridir. Şimdi bu film münasebetiyle bir sürü programa katılıp güya padişahlarla dalga geçecek; kendisi asıl o sapıklıkla malulken...hakan arıcı gani müjde de osmanlıya karşı bir düşmanlık var nedendir acaba kuyruk acısımı varerhan eyvallah hocam gitmiyoruz...yedi ceddi karga hocam nerde var 300 yil yasamis karga reca ederim. insaf izan ve de itibar...
bu arada Ataturk ismi yanlis yazilmis yazida, lutfen duzeltiniz.Kibariye Elti CHP kontenjanından Ergenekoncu RTÜK üyesi; bir ajan gibi Başkanı Zahid Akman ve arkadaşlarını adım adım takip eden-ettiren ve fişleyen Hülya Alp ve GATA Örgütlenmesine yıllarını veren Ergenekoncu eşi Tabip Albay Ömer Alp..Estetik Cerrahi İthalatı-İhtracatı vs. işleri ondan sorulur..Pahalı Estetik Cerrahi işleri de....Ve..RTÜK'e sızan Ergenekoncu üye Hülya Alp; Eşi de ÇEKÜL'den Prof. Dr. Ömer Alp..ÇEKÜL; tam bir Ergenekon buluşması zaten..E. Tabip Albay Ömer Alp'in asıl ağı; GATA'da...Askerliğini Deniz'de GEMİde yapmış!..Sonra GATA'ya kapak atmış..1981'den beri GATA bağlantılı mafyalaşma, çeteleşme işlerinin merkezinde..10 yıla yakın GATA'da fiilen çalışmış! Mason Üstadı Işımer Paşalarla birlikte...Süleyman Demirel'le aynı baronlar içinde..Mason, mandacı, Türk düşmanı gruplarla...Evet..RTÜK’ün CHP'li bir diğer üyesi Hülya Alp ise yurtdışını pek sevmiyor… Hülya Hanım’ın yurtdışına gitmeye vakti yok. Daha çok estetik konularıyla ilgili Hülya Hanım… Kocası emekli albay ortopedist estetik uzmanı olan Hülya Hanım, kocasının mesleki tecrübesini kişisel görünümüne uyarlıyor, eşsel avantajlardan bol bol yararlanıyor… Ajda Pekkan’a laf atanların dili çıksın!
Hülya Alp; ailesi ÖNGEN ailesiyle yakın akraba..Şu büyük yolsuzluk, hırsızlık olaylarıyla anılan..Maymuncuk..Sülemyan Demirel ve eski TRT Müdürü Yücel Bey'e de çok çok yakınlar...Elti CHP'li RTÜK üyesi Hülya Alp; sıkı Ergenekoncu çıkmış!..Hülya Alp' dünyanın Jaguar'a binen ilk ve tek devlet memuruymuş. Eşine ait olduğunu söylediği Jaguar, aylarca İstanbul TV'nin bahçesinde göz kamaştırıp durmuş.
Elin ağzı torba değil ki büzesin..
Buyrun size bir başka iddia:
'Hülya Alp, kendisini TV Müdürü yapan Yücel Yener'in koltuğuna oturmaya o kadar gönüllüymüş ki, kendi tabiriyle 'Bu uğurda bıçak altına yatmayı' bile göze almış. Kulise başlamadan önce gitmiş, askeri hekimlikten ayrıldıktan sonra Allah'ın 'Yürü ya kulum' dediği estetikçi eşi Ömer Alp'in kliniğinde bir operasyon geçirmiş.
Alp'le ilgili söylentiler bu kadarla da bitmiyor.
'Kendisi, Kemal Horzum'un Emlak Bankası'nı hortumlaması olayına adı karışan bankanın Kızılay Şubesi eski Müdürü Fikret Öngen'in baldızıymış.'
Hani şu adının karıştığı olay yüzünden 14-15 yıl kaçtıktan sonra 1997 yazında İstanbul Baltalimanı'nda bir evde yakalanarak cezaevine konan Öngen... Hatta Uğur Dündar da olayı Arena programı'nda da dile getirmişti.bukelamunlar Bu tür filmleri çevirenler yakın tarihimizi bilmeyen ve yakın tarihimizdeki olayları kendi hayal kurgularına göre efsaneleştiren bazı dalkavukalrdan başkaları olamazlar.Osmanlıyı bilmeyen ve onun hakkında görüş belirtirken onu sadece saray içi komedya zanneden azınlık bozuntularının çevirdiği filmlerdense seyretmey gerçektende değmez. Yarın birileri bu tür filmleri MEB de okul çocuklarına zorla seyrtettirirlerse esas vaehamet işte ozaman! Sakın MEB bu tür dalkavuk filmlerini okullara sokmasın! Yoksa eşeğin aklına karpuz kabuğu gelirde,tüm aileler bu film için vergiye tabi olurlar(sorunlu seyir) Esas tabu da bu olur sanırım!
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.