|
|
|
|
|
PKK, Ergenekon ve birileri...
Aktütün Karakolu baskınının duygu yoğunluğu bir tarafa şüphelerimize yardımcı olacak bazı şeyleri hatırlamanın zamanıdır. Tahrik kokan ve çok karışık bir denklemi içeren bu baskınla ilgili olarak dikkatimizi çeken bir haber geçmişte basına yansımıştı.
Taceddin Kayaoğlu
6 Ağustos 2007 tarihinde Aksiyon Dergisinde Gamze Polat tarafından “Kafa Kesme Operasyonu PKK’ya Sızdı mı?” başlıklı haberi Aktütün Baskını vesilesiyle tekrar gündeme getirmekte fayda var. Haberi yorumsuz olarak aynen alıyorum;
Biri PKK’ya Haber Uçuruyor!
08 Ağustos 2007 12:53 Türkiye ile ABD anlaşmıştı. PKK liderleri yakalanacaktı, lakin basına sızdı. Ama daha önemlisi var, operasyon PKK’ya da sızdırıldı. Peki hangi taraf ve nasıl sızdırdı?
PKK’ya yönelik Türkiye ile ABD’nin ortak operasyon yapacağı kararının, yaklaşık bir ay önce terör örgütünün üst düzey yöneticilerine bildirildiği öne sürülüyor.
Washington Post gazetesinde Bush yönetimine yakınlığı ile bilinen gazeteci Robert Novak tarafından kaleme alınan “Bush’un Türk Kumarı” başlıklı makale, Türkiye’de büyük yankı uyandırdı. Robert Novak’ın ortaya attığı iddiaya göre, Kuzey Irak’taki PKK varlığına karşı “örtülü” bir Türk-Amerikan askerî operasyonu yapılacaktı. Bu, klasik bir operasyondan ziyade, terör örgütü PKK’nın “kafasını kesme” şeklinde gerçekleşecekti. Ancak operasyonun yapılmadan deşifre olması, tüm planları altüst etti; askerî harekât şimdilik askıya alınmış gibi.
Örgüt İçindeki Tartışmalar
Peki, “kafa kesme” operasyonunda deşifre olmayan kısımlar da var mıydı? İşte bu kilit sorunun cevabı aslında bazı “ilginç” ilişkilerin ortaya çıkmasını da sağlıyor. Nitekim, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nda görevli Matthew Bryza’nın 23 Temmuz 2007 tarihinde yaptığı, “PKK’ya karşı 4 ya da 6 hafta içinde somut girişimler olabilir.” şeklindeki açıklamasıyla başlayan sürecin çok öncesinde “kafası kesilecek” terör örgüt liderlerine haber sızdırıldığı iddia ediliyor.
Sızdırmayı yapanların kim ya da kimler olduğu şimdilik meçhul. Ancak, bu bilgiler PKK’lı teröristlerin kendi aralarında yaptıkları tartışmalara da yansımış bulunuyor. PKK’nın önde gelen yöneticilerinin diğer bazı “komutanlara” haber vermediği için örgüt içinde bir tartışmaya sebep olduğu da gelen bilgiler arasında… Terör örgütünün Kandil Dağı’ndaki elebaşıları Murat Karayılan, Cemil Bayık, Hüseyin Fehman’ın Amerikalılarla anlaşıp, sadece beş kişiyi askerî operasyon yapacak güçlere teslim edeceklerine dair söz verdikleri ileri sürülüyor. Bu beş kişinin kim olduğuna dair bilgiler ise dile getirilmiyor. Ama terör örgütünü yöneten birincil kişiler olmadığının altı çiziliyor.
Geçtiğimiz hafta Kuzey Irak’taki Kandil Dağı’nda terör örgütü PKK’nın Avrupa’daki kasası olarak biline Rıza Altun’un da hazır bulunduğu bir toplantıda bir intihar eylemi gerçekleştirildi. İddiaya göre bu eylem; operasyondan haberdar olan, ancak diğer elebaşılara haber vermeyenlere karşı yapılmıştı. Fakat “hain” elebaşıların toplantıya katılmaması ve katılanların toplantıyı erken terk etmesi saldırıyı başarısız kılmıştı. Terör örgütü PKK, patlamayı Murat Karayılan’ın ağzından yalanladı. Ancak örgüt içindeki intikam yeminleri ve tartışmalar henüz durulmuş değil.
Bir Taşla İki Kuş!
Terörist Murat Karayılan’ın görüştüğü iddia edilen Amerikalı komutandan “kelle koparma” operasyonuna karşılık Türkiye’nin sınır ötesi operasyon yapmaması konusunda söz aldığı savunuluyor. Amerika’nın Türkiye ile birlikte yapmayı planladığı operasyona üçüncü güç olarak dâhil olan PKK’nın bir taşla iki kuş vurduğu da ortaya atılan diğer iddialar arasında. Terör örgütü, böylece hem büyük bir operasyona maruz kalmayacak, hem de zaten çıbanbaşı olan bazı komutanlardan bu vesileyle kurtulmuş olacaktı.
Türkiye, daha önce PKK konusunda ABD ile yürütülen çalışmalar çerçevesinde istediği 148 kişilik terörist listesini Amerikalılara vermişti. Listede; Remzi Kartal, Züyebir Aydar, Murat Karayılan, Cemil Bayık, Mehmet Ali Yiğit, Abdullah Hicap, Rüstem Cudi, Bergüzar Dumlu, Bozan, İbrahim Hüseyin, Ayfer Kordu, George Aryo, Cemal Şamoyan, Ömer Halep, Ferhat Abdi Şahin, Rıza Altun, Nizamettin Toğuç, Nilüfer Koç gibi isimler yer alıyordu.
Ancak bu listeye yönelik şimdiye kadar hiçbir operasyon yapılmadığı gibi, söz konusu şahısların tam olarak nerede olduğu da bilinmiyor. Bir kısmının Avrupa ülkeleri ile Kandil arasında mekik dokuduğu ileri sürülüyor. Bilindiği gibi terör örgütü yöneticilerinin “paket” şeklinde teslimi daha önce de gündeme gelmişti. Hatta operasyon ilk etapta terörist-başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi ve şu anda PKK dışında duran Osman Öcalan’la başlayacaktı (Gamze Polat, “Kafa Kesme Operasyonu PKK’ya Sızdı mı?”, Aksiyon Dergisi, Yıl: 2007, Sayı: 721).
Bir de yine Gamze Polat tarafından Aksiyon Dergisinde kaleme alınan 14 Temmuz 2007 tarihli şu habere dikkat edin;
“Ergenekon dalgalanması Kandil’i de sarstı. Terör örgütü PKK’nın içinde “Ergenekon çatlağı” başladığı ve örgütteki grupların birbirlerini ‘ajan’, ‘satılmış’, ‘Ergenekoncu’ olmakla suçlamaya başladığı belirtiliyor.”
Bütün bunlardan sonra Aktütün Baskını’nın sebeplerini de anlamamıza yardımcı olacak şu sorulara cevap aramak gerekiyor kanaatindeyim;
1. PKK Terör Örgütü’ne haber uçuranlar hangi derin odaklardır?
2. Bu derin odakların merkezi Türkiye midir, yoksa ABD midir?
3. Büyük bir ihtimalle merkezi ABD olan bu derin odaklar ile neo-concu şahinler arasında bağlantılar var mıdır?
4. Bu merkezlerin Türkiye bağlantıları hangi kurumlar içinde yuvalanmıştır?
5. Çok gizli olarak alınan bu kararlar nasıl dışarıya sızdırılmaktadır?
6. Gizli bilgileri sızdıranlar ile PKK arasındaki kanallar kimin üzerinden ve nasıl işlemektedir?
7. Bu merkezlerle bağlantılı olan PKK yöneticileri kimlerdir?
8. PKK’nın bütün kadrolarının bu bağlantılardan ve ilişkilerden haberi var mıdır?
9. Ergenekon Terör Örgütü dâvâsı neden PKK’da panik havası meydana getirmektedir?
Bence bütün bu soruların cevabı kimde biliyor musunuz?
Ergenekon savcısının aslında çok iyi bildiği ve fakat ismini açıklamadığı bir numaralı Gladyocu ağabeyimizde…
08.Ekim.2008 15:37:50
|
|
|
|
|