“İnsan zor zamanlarda belli” olur derdi rahmetli dedem. Hatta Şair İsmet Özel’in “Zor zamanda konuşmak” adlı bir kitabı da var. Nuh Gönültaş
Gördünüz mü Tuncay Özkan’ın son halini… O “küçük dağları ben yarattım” havası gitmiş, yerine bezmiş, çökmüş, omuzları düşmüş bir adam gelmiş.
Bir günde insan nasıl bu hale gelir?
“Polisin eline düşersen gelirsin” diyecek oluranız size Ergenekon’un 8.dalgasında gözaltına alınan Nurseli İdiz’in sözleri ile cevap verilebilir:
“Gözaltı sırasında bize çok iyi davranıldı. Hem organize suçlarla mücadele şube müdürlüğünde, hem de cumhuriyet savcılığında inanılmaz medeni bir yaklaşımla karşılaştık. Çok değişmiş herşey. Bunu görmekten de mutluluk duyduk.”
Her ne kadar bu sözler daha once tutuklanıp serbest bırakılan Sinan Aygün’ün tutuklu kaldığı süreyi “Devletimizde misafir olduk, ekmeğini yedik suyunu içtik, devletimizin bize hakkı geçti” şeklinde anlattığı gibi anlatıyor olsa da bütün bunlardan en azından polisin gözaltılarda zanlılara iyi davranığı fikrini çıkarabiliriz.
O halde Tuncay Özkan nasıl bu hale geldi?
Basit… Yıldızı söndü, yaldızları döküldü. Dava adamlığı test edildi, onaylanmadı…
Demek ki bu işler meydanlarda başörtülü kadınların başını açmaya benmemiyor muş!
Veya Türkiye güzeli kadınlarla birlikta yaşamaya hiç benzemiyormuş!
Demek ki bu ülkede öyle “Bu ülkede bana kimse birşey yapamaz” mantığıyla kabadayıca ona buna çatmanın, hareket etmenin de bir bedeli varmış!
Adil Serdar Saçan, Gürbüz Çapan Tuncay Özkan…
Soyadlardaki uyuma bakarmısınız… Dün üçü de Ergenekon gerekçesiyle tutuklandı.
Pınar Kür diye yaşlı bir hatun var. NTV’de Aysun Kayacı ve Müjde Ar’la birlikte “Haydi gel bizimle ol” programını yapıyorlar. Tam bir “iki çiçek bir böcek programı…”
Aysun ve Müjde ne kadar güzelse, bu kadın o derece güzel değil. Ama kendisini Saba Melikesi ya da Kleopatra sanıyor olmalı ki, göğüs çatalı açık kıyafetler giyiyor. Bu durum elbette beni ilgilendirmez, ama Akşam’dan Burhan Ayeri yazmış, aktarıyorum:
“Pınar Kür çatlamış asfalta dönmüş göğüs kısığını kamufle ederse daha mutlu olacağız…”
Bu Pınar Kür, Nurseli İdiz’in gözaltında geçirdiği sure ile ilgili söylediği olumlu sözleri “Gözaltında sana tecavüz etmedikleri için böyle konuşuyorsun” diyerek eleştiriyordu.
Acaba Pınar Kür’ün böyle bir tecrübesi mi var?
Herşey değişir tabii ki polislerde… Ama bu tiplerin kafa yapısı asla değişmez.
Yorumlar H.Ü: Oh, Ohhhh!...CHP'li Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, mason üstadının evinde oturuyor, kirayı da belediyeye ödetiyor!.. Erkan Türker NUH BEY; Ankara-Çankaya Belediyesinde, bizzat BELEDİYE BAŞKANININ İTİRAFLARIYLA da sabit; İSKİ'yi aratmayacak AKILLARA ZİYAN yolsuzluk, rüşvet, irtikap, dolandırıcılık, çete, tehdit, şantaj olayları yaşanıyor..Belediye arsaları, devlet imkanları YANDAŞ ve PARTİLİlere peşkeş çekiliyor!..İnanılmaz skandallar var..SİZ ve web siteniz henüz bir şey yazmadınız, bu AKILLARA ziyan DEVLET içinde DEVLET uygulamalarını ve hukuk dışılıkları HABER yapmadınız..CHP'yi kayırıyor musunuz yoksa?cem Seyhan Soylu(SİSİ): Cumhuriyet Kadınları Projesi’ni daha da büyütmek istiyoruz. Bununla ilgili en çok da AKP’li, Saadet Parti’li veya bize karşı olan yerlerde gösterimizi yapmak istiyoruz ki biraz daha kendimizi ifade edebilelim. Çünkü biz yaptığımız gösteriyle çok mücadele ettik, çok para harcadık ve bu gösterinin amacına ulaşabilmesi için çok insana gösterilmesi lazım. Öncü kadınlarımızı tanıtmak ve kadınlarımızı daha bilinçli hale getirmek istiyoruz. Nahide Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli’nin eski eşi Songül Zileli ve Ümit Zileli’nin kayınbiraderi DSP’li Devlet eski Bakanı Erdoğan Toprak...RİFAT Tuncay'ın ekibinden bugünün hızlı Ergenekon'cusu, Cumhuriyet yazarı ÜMİT ZİLELİ; Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisinin militan yönetici kadrosundan..Örgütün başında D. Perinçek var..Ferit İlsever de yardımcısı.. Ümit Zileli de..Bu resim bir zamanlar "Sıkıyönetim Komutanlıklarınca aranan" teröristlere ait broşürlerden bir tanesine, Dogu Perinçek ve arkadaşları tarafından 1971'de kurulan "Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi Gizli Örgütünün" lider ve militanlarına ait. (Resmi büyük olarak görmek için buraya tıklayın): http://www.atin.org/detail.asp?cmd=articledetail&articleid=392
K.Milliye BİR BAŞKA ERGENEKONCU HÜCRE. Enteresan isimler bir arada:
Ali Mert.
Arslan Bulut.
Ayşe Kocatürk.
Bülent Esinoğlu.
Kıymet Nadir Bindebir.
M.Galip Baysan.
Erol Manisalı.
Hulki Cevizoğlu.
Mahiye Morgül.
Mehmet Eskicioğlu.
Mustafa Çınkı.
Ogün Ozansoy.
Ümit Zileli.
Yaşar Hacısalihoğlu.
Yiğit Bulut.
Dragon LAİKÇİ SALTANAT ve SAADET ZİNCİRİ: Askeri Ve Yargı Birimleri Cumhuriyetin Atatürk'ten Sonraki Dönemlerinde Genelde Hep Belirli Kesimlerin Elinde Kalmıştır..Çocuklarını Yetiştirip Sürekli Buralara Yerleştirdiler..Adamlar Uyanık İş Bitirici Noktalar Hep Ellerinde..İsimlerini Vermeyeceğim İş Farklı Noktalara Gidebilir...
Neden Buraya Girdim Derseniz Çünkü İşin Özü Burda Başlıyor..Bugün Son 7-8 Yıla Bakın Bu Yolsuzluklardan Hapse Atılanların Büyük Çoğunluğu Hep Bu Kesimdendir..Örneğin Acarkent Villaları Ve Beyazkonak Evleri? Bu Villaların Bulunduğu Arsalar Trilyonluk Ve Devletin Tapulu Malı Oldugu Halde Adamlar Rahatça Kapışmışlar..Kapışanlar Kim Dersiniz?Tabiki Cumhuriyetin(Sözde) Yılmaz Bekçileri.Bu Yılmaz Bekçilerin Listeside Şöyle İyi Okuyun:
Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ ve babası Metin Yalçındağ, Milliyet yazarı ve Basın Konseyi 2. Başkanı Mehmet Doğan Heper ve yeğeni Mehmet Burak Heper, CHP İstanbul Milletvekili ve Türk-İş (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) eski Başkanı Bayram Meral’in oğulları Kemal Meral ve Mustafa Meral, DSP’li Kültür eski Bakanı İstemihan Talay’ın çocukları Murat Ali Talay ve Emine Talay Turan, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Komutanlığı’nda görevli Tümgeneral Tuncay Çakan, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Hayri Bülent Alpkaya, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Salim Dervişoğlu’nun oğulları Mehmet Erdem Dervişoğlu ve Burak Ahmet Dervişoğlu, Jandarma Genel Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme eski Başkanı ve emekli Korgeneral Nurettin Çakır, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski Müsteşarı Sönmez Köksal, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’ndan emekli olan Zekeriya Dilsizoğlu ve eşi emekli hakim Raziye Nurten Dilsizoğlu ve Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yalçın Çakalır,Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, damadı Ercan Saatçi, Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Ercan Kumcu, Milliyet gazetesi yazarı Halil Derya Sazak ve Kanal D Spor Müdürü İlker Yasin, Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli’nin eski eşi Songül Zileli ve Ümit Zileli’nin kayınbiraderi DSP’li Devlet eski Bakanı Erdoğan Toprak, İstanbul Büyükşehir eski Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’ın oğlu Altay Burak Dalan ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) eski Başkanı Fu at Miras’ın oğlu Ömer Faruk Miras
Listede Gördüğünüz Gibi Chp-Ordu-Dsp-Yargı-Kartel Medyası Ve Hatta Emek Savunucusu Sendikacılar İşin İçinde..Bakan Ben Bunları Yıkacağım Dedi Ama Yıkamadı Çünkü Yargıtay Bırakmıyor Olay Mahkemelerden Dönüyor Habre..Yagıtayda Kimin Elinde Geçen Hafta Netleşti Kimin Elinde..Ne mi Oldu Dersiniz?Hazır Olun 2 Yıldır El Konulmuş Demirellerin Malları İade Edildi..Halbuki Yahya Demirelin Banka Paralarını Bavullarla Bankadan Çıkardıgı Kameralara Yakalanmış Ve Devamında da Parayı BABA ya Ve BABA nın Kardeşine Değişik Yollarla Aktardıgı Belgelerle Kanıtlanmıştı..
Şimdi Sorarım Size Bu Ergenekon,TİT,Atabeyler vs... Çetelere Yıllarca Tek Bir SEs Çıkarmamış Bir Yargının Doğru Dürüst Karar verebileceği Bir Başörtüsü Davası Olabilirmi Asla!!! Çünkü Onların Derdi Zaten Hep Sadece Makam-Mevki Ve Çıkarlarını Korumak Olur..Böyle Oluncada Kürt Olmakta Sorun Olur,Başörtüsü Takmakta Sorun Olur,Sisteme Karşı Gelmekte Hanilik Olur Onların Gözünde...
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.