Eğer Türkiye'deki medyatik ortam değişmemiş olsaydı, Başbakan Tayyip Erdoğan, Türk medya imparatoru Aydın Doğan'a karşı geliştirdiği şiddetli çıkışını gerçekleştiremezdi Nuh Gönültaş
Veya... gerçekleştirse bile bu çıkış geri teper, asla başarı şansı olmazdı.
Aydın Doğan'ın hatası, beş tane gazetesi, onbeştane tane televizyonu, onlarca dergisi, radyosu vs. olduğundan kendi grubundan başka gazetelerin kamuoyu üzerindei etkisini küçümsemesi, dolayısıyla medyaik ortamdaki değişikliği algılayamaması oldu!
Hasan Celal Güzel'in dediği gibi, Doğan Grubu gazeteleri ve televizyonlarını ele geçirmiş olan eski tüfek ihtilalci solcu gelenekle yetişmiş olan medya yöneticilerin hükümete karşı takındığı tavır Doğan ile Erdoğan'ın arasını bozuyor da olabilir.
Olabilir! Çünkü gerçekten Doğan Medyası'nda tepe noktalarda bulunan, köşe başlarını tutan kişilerin önemli bölümü eski tüfek ihtilalci solcu. Bunlar isim isim fraksiyonlarına kadar sayılabilir.
Hatta İslamcı denen gazetelerde bile bu solcu gelenekten gelen gazeteciler, yazarlar önemli yer tutuyor.
Gerçi çoğu kapitalist düzenle çok iyi bir ilişki geliştirdiler, ama yine de yılanları içlerinde gizli olduğu için zaman zaman eski ihtilalci anıları, amaçları depreşiyor olmalı.
Aydın Doğan’ın emrindeki bu gazetecilere sözününü geçiremediğini söylediğini Başbakan Erdoğan açıkladı.
Patronun emrindeki gazetecilere, yöneticilere söz geçirememesi gibi bir mazeret kabul edilebilir mi, ya da bu mazeret mazeret olabilir mi?
Olmaz tabii ki!
Çünkü bu tavır gazete patronlarının, aleyhte haberler, köşe yazıları, hatta yalan haberler önlerine konduğunda geliştirdikleri çok basit bir tavırdır. Bazıları böyle dediği gibi bazı patronlar da “siz merak etmeyin efendim ben onların kulaklarını çekerim” derler.
Evet Türkiye’deki medya ortamı değişti. Doğan medyası medyanın yarısına sahip olarak eski alışkanlıklarını devam ettirmek istiyor olabilir, ama artık diğer taraftan tek bir destekçi bulamıyorlar, bulamazlar.
Böylece kendi sınırlarının dışına taşmaları, kamuoyunu etkilemeleri oldukça zorlaştı.
Yorumlar hikmet cetin Bence butun bu surec "gizli bir el" tarafindan Dogan Medyasinin ileri gelenlerinin piminin cekilmesi icin yonetiliyor. Yanlis anlamayin haksizlik demiyorum tam tersi onlara karsi onlarin metodlariyla savasiliyor. ilk once imajlari yerle bir edilip sonra tepelerini binilecek.
Bu isin ucu yillanmis borclarin gundeme tasinip TMSF tarafindan el konulmak ve Ergenekon davasindan bir sabah ansizin kodese tikilmak da olabilir. Biraz vakit alicak tabii. Guc yetirilemediginden degil herseyin sirasi var
Hersey planlanan ay gun ve saatte gerceklesecek. Ister ilahi anlamda alin ister diger... arsız Müjde Ar'dan CHP'ye Ret!
Sanatçı Müjde Ar, partiden adaylık için teklif geldiğini doğrulayarak, cevabını verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Beyoğlu belediye başkanlığına aday olması için teklif götürdüğü sanatçı Müjde Ar, eşi aracılığıyla partiden teklif geldiğini ancak işlerinin yoğunluğu nedeniyle şu anda siyasete girmeyi düşünmediğini söyledi.
2/5 MEDYA KALACAK EVET BİRİLERİNİN PİMİ ÇEKİLDİ.TÜRKİYEDE BİRZAMANLAR BİR ZAT I MUHTEREM 2/5 GAZETE KALACAK DEMİŞTİ.SANIRIM O YÖNDE BİR GELİŞME VAR.DOĞAN MEDYASI BATAR VE TÜRKİYEDE MEDYADAN ÇEKİLİRSE TÜRKİYEDE KENDİNE GELİR.Ender Sümer Aron PAŞA ÇOCUKLARI, askerliklerini nerede yaparlar?...Birkaç örnek:
"Listemizde dokuz isimli ikinci generalimiz yabancı değil Emekli Org. Yaşar Büyükanıt. Yaşar Paşa’nın bir tane bile çürük yakını olmaması tebrike şayan. Damadı Ercan Caymaz kısa dönem askerliğinde acemiliğini İstanbul Levazım Okulu ve ustalığını da Ankara Muhabere Deposunda yaparken damat kardeşi Erhan Caymaz ise yedek subay olarak acemiliğini Ankara’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında ve ustalığını da İstanbul Deniz Harp Akademi’sinde tamamlamış. İstanbul’un Caymaz kardeşlerin ikametgah adresi olduğunu kaydedelim.” Haberin devamında Yaşar Paşa’nın yeğenleri de sayıldıktan sonra İlker Paşa’ya geçilmiş: “Rütbe sırasına göre gidersek, Org. İlker Başbuğ üç yakınıyla listede. Yeğen Aykut Çarmıklı, İstanbul ve Kocaelinde, yegen İskender Özkuş ise hem acemilik hem de ustalığını Ankara’da. Teyze oğlu Ardan Er ise İzmir ve İstanbul’da askerlik yapmış. Tabi hepsi askeri okullarda olmak üzere.”
AYHAN Onların sadece lise mezunu olduğunu biliyor muydunuz? M. Ali Birand, Latif Demirci, İsmet Berkan...hakkari iyi de medyadaki bu tek sesliliği ve kartelvari yapılanamyı kim kıracak ve herşeyi oyun kurallalrı içinde yeniden dizayn edecek?erdoğan mı?hiç zannetmem.adama sormazlar mı sen 22 temmuz seçimleri öncesinde doğanın poaştan var olan milyardolarları aşan borçlarını bir kalemde silerek 255 milyon dolara indiren?erdoğan aydın doğana milletin menfaati için horozlanmıyor.sadece olası bir askeri darbede askerin ihtiyaç duyacağı medya desteğini kesmenin peşinde.yani yine kendi kuyruğunu kurtarmanın peşinde.bu gerçeği dile getiren etyen mahçupyanın köşe yazısını dikkatle okumak gerek.Mehmet HANGİ ÜNLÜLER ASKERE GİTMEDİ?
Vatan borcu, namus borcudur derler... Askerliğini yapanlar da iyi bilir, sabah sporu sırasında koşarken söylenen bir tekerleme vardır...
Hep bir ağızdan "Her Türk asker doğar" diye bağırılır. Gerçekten de öyle... Eğer bebek, erkek olarak dünyaya gelmişse, daha kundakta iken, "Allah askerliğini de gösterir inşallah" temennileri başlar. Ardından okul hayatı gelir... Pek çok şeyi, askerliğimiz için ertelemek zorunda kalırız.
İş kuracaksak, "Nasipse askere gidip gelelim, ondan sonra" deriz.
Evleneceksek, askerliği yapmadığımız için kız vermezler...
Yani anlatmak istediğim, askerlik bizim için kutsal bir görevdir.
Ama gelin görün ki, bu kutsal görevden kaçan pek çok ünlü sanatçımız varmış. Bugüne kadar, hiç araştırmamıştım. Ancak Hakkari'de fidan gibi 12 Mehmetçiğimizin şehit olmasının ardından, araştırdım. Dedim ki, "artık gizli saklı kalmasın."
Her şeyi yazacağım.
10. YIL MARŞI'NI OKUDU AMA...
Şimdi sıra geldi askerlik yapmayan ünlü sanatçılarımıza...
Mesela Cem Özer...
Aslanlar gibi, fazlası var eksiği yok... Oldukça da sağlıklı görünüyor... Kaç kere evlendi, boyunca bir kızı, bir de ufak bir oğlu var... Yani; çoluk çocuk sahibi oldu ama askerlik yapmadı. Bu nasıl bir rahatsızlıksa, dev gibi adamı böyle bir onurdan mahrum bırakıyor. Ne kötü, ileride çocuğuna anlatabileceği bir askerlik anısı bile yok...
Sonra, Kenan Doğulu...
Hani şu ekrana çıkıp, dağlarda düşmana karşı göğüs göğüse çarpışmış gibi böbürlenerek 10. Yıl Marşı'nı okuyan sanatçımız...
Ses var ama icraat yok...
O da, askerlik yapmayan ünlüler arasında... Genç kızların sevgilisi Yalın için ne dersiniz?
Askerlik çağı yıllar önce geçmesine rağmen, şu ana da kadar vatan borcunu ödemedi. Yılların usta sanatçıları Zeki Alasya ve Metin Akpınar'a ne demeli peki? İkilinin de askerliğini yapmamaları, bir dönem tartışma konusu olmuştu... Şarkıcı Alişan, Emre Altuğ ve Gökhan Tepe'yi de eklersek, sanatçıların listesi daha da uzayabilir. Bu arada askerliğini yapmayan sosyeteden isimler de var. Bunların çoğu askerlik yapmamak için yurtdışında iş kuruyor... Mesela ilk aklıma gelen, babası Fahrettin Aslan'dan milyon dolarlar kalan, son dönemde oyuncu olarak da kendini Mehmet Aslan... İki ağabeyi aslanlar gibi askerliğini yaptı ama Mehmet Aslan'dan hâlâ ses seda yok. Haklı tabii, o kadar parayla gününü gün etmek varken, askerde niye zaman kaybetsin ki?
Sonra Ali Ramazanoğlu… Onun da adı, askerliğini yapmayan isimler listesinde yer alıyor.
HİÇ VİCDANLARI SIZLAMIYOR MU?
Hepsi de, paralı askerliğin çıkmasını bekliyorlar... Eee, güçleri paralarına geçiyor tabii...
Düşündüm de, sanatçılar askere gitseler ne olacak? Ellerine silah alıp, terörist avına mı çıkacaklar?
Bunu niye söylüyorum, nitekim vatani görevini yapanları da gördük... Hepsi, orduevlerinde konser vererek, askerliklerini tamamlamadı mı? Çok merak ediyorum, Güneydoğu'dan her şehit haberi geldiğinde acaba içleri hiç sızlamıyor mu?
"Ben de vatana olan borcumu ödemeliyim" diye hiç akıllarından geçirmiyorlar mı acaba?
Aslında, içlerinin sızladığını ya da akıllarından, "Ben de vatana olan borcumu ödemeliyim" diye düşündüklerini hiç sanmıyorum...
Eğer yürekleri sızlasa, pişmanlık duygusu yaşasalar, herhangi bir askerlik şubesine başvurup, "Beni de askere alın" derlerdi.
Henüz liseyi yeni bitirmiş, reşit olup olmadığı tartışılan genç kızlar, yaşı başı ilerlemiş kadınlar, askerlik şubelerine başvurup, "Bizi de askere alın" diyorlar.
Bu da mı hiç ağırlarına gitmiyor?
Eğer gitmiyorsa, benim daha fazla söyleyecek sözüm yok.
Yukarda ismini açıkladığım ünlülerin, ne sebeple askerlik yapmadıklarını bilmiyorum. Ama, gördüğüm kadarıyla hepsi de askerlik yapabilecek kadar sağlıklı görünüyor.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.