2006 sonbaharında Newsweek'te “darbe toto” oynayan “Zeyno”dan; Türkiye üzerine “kanlı kabus senaryoları”nın yazıldığı Hudson Enstitüsü'nün malum aktristi “Baran”dan söz ediyorum.
Hafta başında Sabah'ta yayınlanan röportajda ise şunları söylüyordu, Zeyno Baran:
“Rusya ekseni derken kast ettiğim; Batı'dan kopuk, dahası Batı'ya karşı görüşlerin ve komplo teorilerinin halk arasında hatta elit düzeyde gittikçe daha fazla kabul görmesidir. Ergenekon bunun bir parçasıdır.”
Zeyno Baran, Ergenekon'u “Türkiye'yi ABD'den koparmaya çalışan ve Rusya'ya yönelen bir örgütmüş gibi” tasvir ederek hakikati örtbas etmeye çalışıyor:
Böylelikle, arka plandaki büyük resmi yani “ABD-Ergenekon” bağlantısını hasıraltı etmeye özen gösteriyor.
Dört darbenin ve sayısız provokasyonun perde arkasında NATO-ABD'nin gizli ellerinin olduğu daha kaç defa ispatlanacak? “Komplo Teorisi” yaftasını asarak bu açık gerçeklerden hiç kimse hiçbir yere kaçamaz.
Öncekiler bir yana, Ergenekon'un son iki yıldaki provokasyonların tamamıyla bağlantısı ortaya çıktı:
“Komplo teorisi” itirazları, bu yüzde yüz ilişkiyi “Washington'la fevkalade uyumlu gözbağcı tezler doğrultusunda” örtbas etme söylemidir.
Sanırsınız ki, Hudson Enstitüsü Moskova'da faaliyet gösteren bir kuruluştur; o karanlık senaryoları Rusya hesabına yazmıştır!
“Türkiye NATO'yu terk edecek mi?” diye soran Zeyno Baran da, onun Neo-Con dostları da Ankara'nın Washington'dan bağımsızlaşması sürecinden müthiş rahatsızlar:
Hadise budur…
Türkiye “NATO'nun içinde” ABD'ye karşı koyuyor ya, Baran bundan dolayı neredeyse çıldırıyor!
Ergenekon destekçisi Cumhuriyet gazetesinde Elçin Poyrazlar imzalı kimi haberlere göz atınız; onların da adeta Zeyno Baran gibi konuştuğunu daha doğrusu “Washington ağzıyla konuştuğunu” göreceksiniz.
“Washington'ın Kafkasya Platformu girişimini tehlikeli bulduğu belirtiliyor” manşeti de (21.8.08) “Amerikalı yetkililer, Türkiye'nin Kafkasya'da nasıl bir role soyunmak istediğini anlamadıklarını söylediler” haberi de (4.9.08) Cumhuriyet'in Washington Temsilcisi Poyrazlar'a aitti.
İlhan Selçuk'un Ergenekon sorgusu esnasında “Dick Cheney'le bizzat hiç görüşmemiştir. Sadece Cheney'ye yakın çevrelerle haber temin etmek amacıyla temaslarda bulunmaktadır” diye savunduğu Poyrazlar'dan bahsediyorum…
Selçuk, bu cevabı “Neden Amerika muhabiriniz Elçin Poyrazlar'ın Başbakan Erdoğan'a rakip bir aday konusunu Cheney'le görüşmesini istiyorsunuz?” sorusuna binaen vermişti!
Yorumlar TÜMER İstanbul Emniyeti'nde şok!
Emniyet Amiri Muttalip Günay görevinden alındı. Ergenekon Soruşturması'nın beyni Emniyet Amiri Muttalip Günay'a sürgün şoku.
Türkiye'yi sarsan Ergenekon Soruşturması'nın beyni olarak bilinen Emniyet Amiri Muttalip Günay'ın geçtiğimiz günlerde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün yapmış olduğu fuhuş opersasyonunda elebaşı Kolsuz Bülent lakaplı Bülent Elaldı ile yemek yediği fiziki takiple belirlenmişti.
Konuyla ilgili ifadesi alınan Günay, İstanbul Emniyet Müdürü Cellalettin Cerrah tarafından Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne sürgün edildi.
GENCAY ETÖ'den gözaltında Behiç'in babası Emekli Ali İhsan Gürcihan Paşa diyor ki: "Bu ülkede huzura kavuşmak ve gerçekten doğruyu bulmak istiyorsak;
Esas olarak demokrasi söylemleri ile kendini çok iyi maskelemiş Cumhuriyet karşıtı olan çıkarcıların ve işbirlikçilerin üzerine gidilmesi gereği açıkça ortadadır."
Kaynak: Ali İhsan Gürcihan-www.edirnepostasi.net
KİM O Cumhuriyet karşıtı olan çıkarcılar ve işbirlikçiler?..
Mandacı NATO(ABD-İngiliz-İsrail ajanları) istihbaratçıları paşalar mı, mandacı masonlar ve mason maşaları mı?...KİM?..Vedat Sinkil NELER OLUYOR ORADA?...Genelkurmay, Şırnak, Siirt, Hakkari ve Van'ın bazı bölgelerinin geçici güvenlik bölgesi ilan etti.
Genelkurmay Başkanlığı, Şırnak, Siirt, Hakkari ve Van'ın bazı bölgelerinin geçici güvenlik bölgesi olarak belirlendiğini duyurdu.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, “geçici güvenlik bölgesi” ilan edilen bölgelere ait koordinatlar ve giriş yasağı tarihleri bildirildi. Buna göre, 13 Eylül-13 Aralık 2008 arasında bu bölgeler “geçici güvenlik bölgesi” ilan edildi.
Galip Sedan ETÖ zanlıları içeride, cezaevinde..Ancak ÖRGÜT FAALİYETLERİ de aynen, hatta fazlasıyla devam ediyor!...Bu ne iş?..ÖRGÜT YAYINLARI da aynen devam ediyor!...Vedat Yenerer'in, Behiç Gürcihan'ın web siteleri, inanılmaz TEZVİRATTA bulunuyorlar...İşte bir örnek: "Ergenekon gözaltılarının Eylül ayından sonra devam edeceği iddia ediliyor.
İnternetajans’a gelen bilgilere göre, AKP hükümeti kendisine muhalif olanları karalamaya ve sindirmeye devam edecek. Bu kapsamda “Ergenekon teröristi” diye gözaltılara devam edecek.
Eğer mahkeme Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir ciddiyetteki bu tutuklamalara “Dur” demezse yerel seçimlerin yapılacağı Mart 2009’a kadar AKP’ye karşı olan tanınmış isimler tek tek toplanarak hapse atılacak. Duyduk duymadık demeyin. Bizden söylemesi.
İnternetajans diyor ki: AKP ve PKK karşıtı olan herkes “Darbeci faşist” olarak gözaltına alınabilir. F tipi cezaevi için temiz çamaşırlarınızı hazır tutun. İçeridekileri mahkeme serbest bırakınca yerine yenilerini koymaya devam edecekler."
İnternetajans-ÖZEL
Kutlay Arpacı Genel Yayın Yönetmeni ve başyazarı dahil; yöneticileri ve yazarları Ergenekon'cu olan, ETÖ'den tutuklanıp yargılanmayı bekleyen 70 bin tirajlı Cumhuriyet gezetesine Genelkurmay'a GİRİŞ YASAĞI yok! Ama 800 bin abonesi ve 5 milyon okuru bulunan HALKIN GAZETESİ Zaman'a yasak var! Bu ne akla-mantığa, ne vicdanlara, ne de hak ve hukuka sığar!..Dünyaya rezil oluyoruz!..TSK; terörün ve terör zanlılarının, terör yayınlarının yanında nasıl yer alabilir?..TSK; azılı ETÖ militanlarına nasıl yardım, himaye ve yataklık yapabilir; onları cezaevinde ziyaret edebilir?..O zaman bugüne kadar binlerce DTP'li niye yargılandı, cezalandırıldı?..DTP yaparsa suç; CHP, MHP, TSK yaparsa suç değil!...Olur mu böyle şey; adamına ve kurumuna göre muamele?...yunus Kendi adıma söylersem, Tamer beyin çizdiği resimler ,genelde , zihinde canlanmıyor.Boşluklar , bulanıklıklar hissediliyor. Net , bütüncül ve silsile-i meratib ortaya koyar durumda değil. tezleri doğru olabilir , fakat , bu zihne oturmuyor. Adeta , anlatmak istediği konuyu , sadece zaten biliyor olanların anlayacağı gibi bir durum oluşturuyor bazen.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.