gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Tuncay Güney'in sıradışı portresi...
Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim?...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Eğrisi, doğrusu…
Doğu Perinçek'i aslında 'Batı' Perinçek diye okumak gerektiğini dün bu sütunda dile getirdik…...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu İttihadçılar ve Carborani 1889
Bilindiği üzere İttihad ve Terakkî Cemiyeti (1911 tarihinde İttihad ve Terakkî Partisi ismini almışt...

Harun Tokak

Harun Tokak Ey kervancı! Çek kervanı sevgilinin köyüne
Sarışın sonbahar günleri geride kalıyor. Kış kapımızda… Son baharın bu son günlerinde; ü...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Obama’nın Başkanlığı bir devrim midir?
Barack Obama’nın ABD’nin 44. Başkanı olarak seçilmesi elbette devrim niteliğinde bir o...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar
Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar vesilesiyle monotonluğun kısırdöngüsü kırılıyor. Alışılmı...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Bizden Obama çıkmaz!
Amerika'nın 44. Başkanı herhalde bu kadar ülkeyi etkileyeceğini hesap etmemiştir. Bütün dünyada müth...

Halit Esendir

Halit Esendir Susurluk trafik kaza raporu Ergenekon'u gösteriyor...
3 Kasım 1996’da meydana gelen Susurluk kazasının suikast olduğunu gösteren bir çok iddia ve de...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut CHP nereye koşuyor?
Yıl 1999 - 2000 Kamuran Çörtük beyin BRT televizyonunda çalışıyorum. Rahmetli Şakir Süter’i...

Sezai Şen

Sezai Şen BİZDE ŞEHİT CENAZESİ DE TERÖRE LANET DE NİYE HİÇ EKSİK OLMAZ Kİ!
Bu memlekette, jandarma dahil, 1 milyonun oldukça üstünde asker var. Rütbeli askerlerimizin sayısı b...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

İflas

Tamer Korkmaz
Ergenekon işi iflas etmiştir. Ergenekon davasının hiçbir ciddiyeti kalmamıştır. Bu davadan ne bir arınma ne bir demokrasi çıkar…”
Tamer Korkmaz

Bu sözlerin sahibi kim mi?

“Ergenekon'un Avukatı” Deniz Baykal…

Baykal'ın darbeci Ergenekon örgütüne canla başla sahip çıkan açıklamasını alkışlayan da Cumhuriyet'in “Gizli Washington Portakalı” patronu İlhan Selçuk…

Türkiye'ye kast eden “Ergenekon” gerçeğini hasıraltı etmek için her türlü tezviratı yapmaktan çekinmeyen bu ikiliyi müthiş rahatsız eden hadise nedir?

Türkiye'de Statüko'nun iflas etmesi,”ABD-NATO'ya bağlı derin yapılanmanın lağvedilmesi”dir!

* * *

Baykal “Ergenekon işi iflas etmiştir” diyor; bir gün sonra

Ergenekon Operasyonu'nda yeni bir dalga kıyılarımıza vuruyor:

Tutuklu Veli Küçük'ün sağ kolu olan JİTEM'ci Albay Arif Doğan gözaltına alınıyor…

Ümraniye ve Eskişehir'de ortaya çıkarılan cephane evlerin ardından Beykoz'da Arif Doğan'a ait ofis-depoya yapılan baskında askeri mühimmat ve JİTEM'in Arşivi'ne ait olduğu belirtilen yüklüce gizli belge ele geçiriliyor.

Ergenekon kapsamındaki üçüncü cephanelik bu…

Veli Küçük'le birlikte JİTEM'in kurucuları arasında yer alan, bir dönem Silopi ve Batman'da JİTEM Grup Komutanlığı da yapmış olan bir emekli albayın ofisindeki “hiçbir ciddiyeti olmayan!” uzun namlulu silahlardan, tabancalardan, binden fazla mermiden falan söz ediyoruz…

Ergenekon'un aynı zamanda CHP'nin genel başkanı da olan “avukatı”na soruyorum:

Bu durumda, kim iflas etmiş oluyor?

* * *

Gözaltına alınan Arif Doğan, Cem Ersever'in de arkadaşıydı:

Albayın adı, ilk kez 16 Eylül 1989'da Şırnak-İdil'de üç köylünün öldürülmesi hadisesi ile duyulmuştu.

Olayın üzerinden dokuz yıl geçtikten sonra Arif Doğan'ın da içlerinde bulunduğu asker, korucu ve itirafçılardan oluşan bir çok kişiye “silahlı çete oluşturmak”tan dava açılmıştı.

Davanın akıbeti ne mi olmuştu?

Diyarbakır DGM Savcılığı, Nisan 1998'de Jandarma Genel Komutanlığı'na yazı yazarak -Arif Doğan, Veli Küçük ve Cem Ersever'in de dahil olduğu kimi askerler hakkında- bilgi istemesine karşılık sonuç alamamış; “görevsizlik” kararı verilerek dosya rafa kaldırılmıştı!

* * *

Emekli Albay Doğan, ifadesinde Ümraniye'de ele geçirilen bombaların Cem Ersever'e ait olduğunu söylemiş; “Ersever öldürüldükten sonra bombalar sürekli el değiştirdi” diye konuşmuş!

Bütün bunlara karşılık, Doğan “Ergenekon'la alakası olmadığını” iddia etmiş; “JİTEM'in dağlardaki uygulayıcısı olduğundan” bahsetmiş:

Teoman Koman Paşa da, 28 Şubat döneminde JİTEM konusunu sulandırmak için “JİTEM Fak-Fuk-Fon gibi bir kuruluştur” diyerek 'hasıraltı' çalışmıştı…

JİTEM'in 'karanlık' izleri Ergenekon'a; Ergenekon'un derin izleri de bir tür “Baronlar Konseyi” diye tarif edebileceğimiz “Gizli İktidar” yapılanmasına çıkıyor!

* * *


Ergenekon Davası, Ekim'de başlıyor: Bu dava uzun sürecek ancak müthiş “öğretici” olacak…

Henüz başlangıç aşamasındayız: Fevkalade heyecanlı, hayli sarsıcı sahnelerle karşılaşacağız, ilerleyen bölümlerde…

'Ergenekon' adlı dizi filmin sonunda Türkiye'nin “Gizli Tarihi”ni, Bu Millet öğrenecek.




17.Ağustos.2008 12:50:50

Puan: 3.0/5 (39 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Yunus Otuzaltı
Aysun Rakıcıoğlu'nun haberde adı geçmediği halde buraya yazdığı yorumda Cengiz Özakıncı'dan bahsetmesi garibime gitti. Başka bir habere yazdığım yorumda belirttiğim gibi: Cengiz Özakıncı’yı okumadan, tanımadan, bilmeden hakkında ileri geri yazan arkadaşlara teessüf ederim. Ben kitaplarını okuduğum için biliyorum, Cengiz Özakıncı herşeyden önce bir Müslümandır. 2004 yılında vefat eden kardeşi Uğur Özakıncı, ölene dek yıllarca Zaman gazetesinde köşe yazıları yazmıştı; bunların da çoğusunu okudum. Zaman yayınlarından çıkan “An-lamak” diye bir kitabı da var. Cengiz Özakıncı’nın “Dolmakalem Savaşları” adlı kitabı ile “İslamda Bilimin Yükselişi” adlı kitaplarının tanıtımları, çeşitli zamanlarda Aksiyon dergisinde tam sayfa olarak yayımlanmıştı. Ben ilk defa Aksiyon’da görüp kitaplarını aldım. Okuduğum “Euro-Dolar Savaşı” adlı kitabında, Zaman gazetesi yazarı Fikret Ertan’ın konuya ilişkin görüşle-rini aktarıp bunları kaynak olarak gösteren Cengiz Özakıncı, “Dil ve Din / Kur’an’ı Doğru Anlamak” adlı kitabının kapağında İbrahim Suresi’nden ayetler aktarıyor, merhum Mehmet Akif Ersoy’un görüşlerini savunuyor. Özakıncı’nın kitaplarının hepsi “Yaradan’a Sığınarak” ibaresiyle, pek çok kitabı da Kur’an’dan ayetlerle başlıyor. İslam adına yapılan çirkinlikleri eleştiri konu-su ediyor ama, Müslümanlığın vahye dayalı en yüce din olduğunu, hiç bir çirkinliğin ve kötülüğün Kur’an’a, Peygamber’e ve Müslümanlığa yüklenemeyeceğini de açık seçik, defalarca belirtiyor. İnternetteki biyografilerinden öğrendiğime göre, kendisi bir 12 Eylül mağduru. 12 Eylül döneminde 5 yıl askeri hapisanelerde türlü işkencelere maruz bırakılmış. Cengiz Özakıncı’nın kitaplarında, askeri darbeler ve darbecilik açıkça kınanmakta, ayrıca Atatürkçülüğü ve laikliği dinsizliğe alet edenler ile mason-lar ve siyonistler de yerden yere vurulmaktadır. Son okuduğum “Derin Yahudi” adlı kitabında (Sayfa: 135): “Darbe dalaverele-rinin sonunun nereye varacağını biliyorum çok şükür; şaşarım darbeye umut bağlayanların aklına!..” diyor. “Türkiye’nin Siyasi İntiharı” adlı kitabında, daha PKK 1984’te Şemdinli baskınını yapmadan üç yıl öncesinde, 1981 yılında, 12 Eylül Genelkurma-yı’nın Türkiye’yi 67 eyalete bölmeyi amaçladığını belgesiyle yazmış. Sayfa: 405-407. Yine bu kitabında, darbeci İttihatçıların bütün kirli çamaşırlarını gözler önüne sermiş; darbeci – ittihatçı zihniyeti yerden yere vurmuş. Ben kendisini Papa’nın Türki-ye’ye geleceği günlerde çıktığı bir televizyon programında canlı yayında ekrandan gördüm ve dinledim. Papa’nın İslamiyeti kan dökerek kılıçla yayılmış bir din olarak suçlayan görüşünü televizyonda canlı yayında saatlerce konuşarak lanetleyen Cen-giz Özakıncı, İslam’ın güzel ahlakla, akılla, irfanla, bilimle, ilimle yayıldığını savundu, “İslam’da Bilimin Yükselişi” kitabından örnekler gösterdi, İslamın değil asıl kilisenin kanla kılıçla insanlara zorla din dayattığını, kilisenin katliamlarını gösteren resim-leri bir bir ekrana getirerek anlattı. Daha sonra kendisini AVRASYA BİR vakfında verdiği konferansta dinledim. Konferanstan sonra sohbetimiz oldu. Bu konferansın özeti http://www.huryildiz.com/Detay.asp?yazar=2&yz=1317 sitesinde “Yazar Cengiz Özakıncı'nın AVRASYA Bir’deki konferansı” başlıklı makalede var. Uğur Mumcu’yu Atatürkçü olduğundan dolayı dinsiz, solcu olduğundan dolayı ateist olarak biliyorduk. Ama Yeni Şafak gazetesinde, abisi Ceyhan Mumcu ile yapılan 18 ağustos 2008 tarihli mülakatı okuyunca, bu düşüncemizin yanlış olduğunu, Uğur Mumcu’nun Müslüman bir aydın olduğunu hayretle gör-dük. Mülakatın o bölümü şöyle: Soru: “Uğur Mumcu'nun İslam'a bakışı nasıldı?” Abisinin cevabı: “Bence iyiydi. Bizim aileden kalma bir adetimiz vardı. Her Ramazan camide mevlit okuturduk, Uğur da hepsine gelir, o vaktin namazını kılar ve dua ederdi. Hatta bir defasında ayakkabısı çalındı.” Soru: “İnançlı mıydı?” Abisinin cevabı: “İnançlı olmasa camiden kaldırmazdık. Maltepe Camii'nde mukabele okuttum. Güldal'ı, Uğur'un mücadelesinden taviz veriliyor diye kışkırtmak istediler. Kimse bilmez ama Uğur pek çok caminin yapılmasına yardım etmiştir. Uğur'un hiçbir zaman dinsel değerlere saygısızlığı yoktu. Uğur'la bizim anlaşamadığımız ilk olay babamızın vefatından sonra kütüphanesindeki Abdulbaki Gölpınarlı'nın Kur'an tefsirini kimin alacağı konusu oldu, tefsir onda kaldı.” Soru: “Nasıl bir evde büyüdünüz, Uğur'la birlikte?” Abisinin cevabı: “Dedem Mehmet Akif'in arkadaşıydı. Onun dergahına gittiği için 90 gün hapis yatmış. Babam hafızdı, Saadetin Kaynak'la çok iyi arkadaşlardı, sık sık bize gelirlerdi. Ramazan'da bizde iftar yaparlardı. Ben de Uğur da iyi bir dini terbiye ve kültür aldık. Ramazanlarda birlikte Hacıbayram'a giderdik.” (http://yenisafak.com.tr/Roportaj/ ?t=18.08.2008&i=135194) Vaktiyle Uğur Mumcu’ya yaptığımız gibi şimdi de Cengiz Özakıncı’yı ceff-el-kalem değerlendirip bir yerlere bağlamak hiç doğru değil bence.
   Arif
Yahudilere Göre Dönmeler: Sabetay Sevi’nin Müslüman olması bütün Yahudi dünyasında şok tesiri yaptı. Taraftarları, onun bir sahtekar olduğunu kabul etmektense, gizli bir görev nedeniyle din değiştirdiğine inandılar. Sevi hayattayken, Edirne’de toplanmış 200 kadar Yahudi ailesi, liderlerini izleyip Müslüman oldular. Bunların arasında tanınmış din adamları ve kabalistler de vardı. İslamı kabul etmeyenler diğer “maaminin” liderlerini izleyip din değiştiren Yahudilerin ilahi bir emirle gizli görevlere bağlandıklarına inandılar. Sevi’nin ölümünden (1676) sonra, ideolojisini izleyen, din değiştirdikleri için “Dönme” tabir edilen tarikatın faaliyet merkezi Edirne’den Selanik’e geçti. Sabetay Sevi’nin son karısı ve Selanikli meşhur haham Jozef Filozof’un kızı Yoheved, burada “kerido” lakabıyla bilinen erkek kardeşi Yaakov Filozof’un Sabetay Sevi’nin ruhuna sahip olduğunu ilan etti. Bu gelişmeler üzerine Dönme tarikatı bölündü ve bir bölümü kerido’nun safına geçti. 17. yüzyılın sonlarına doğru, Osmanlı’nın değişik kentlerinden birçok dönme Selanik’e yerleşti. Dönmeler dışa doğru gerçek Müslüman, kendi aralarında Sebataycı olarak yaşamaya devam ettiler. Hatta Yaakov Kerido, İslama “sadakatini” göstermek için hacca bile gitti. 17. yüzyılın sonunda tarikat içinde anlaşmazlıklar belirdi ve iki alt-tarikat oluştu: İzmirliler ve Yaakovlar. Ertesi yüzyılın başında, Osman Baba adını alarak Müslüman olan Baruhia Ruso, Sevi’nin ruhunu taşıdığını ilan etti ve “konyozos” ya da “karakaşlar” adıyla anılan üçücüncü bir alt-tarikat kurdu. Konyozoslar aşırı eylemci bir tutum takınarak, yeni bir dinsel ideoloji geliştirdiklerine inandılar. Görüşlerini Polonya, Almanya ve Avusturya Yahudi cemaatleri arasında da yaymaya çalışan Konyozoslar 1720-26 yılları arasında Avrupa kentlerinde büyük heyecan ve sarsıntılara yol açtılar. Dönmeler kendilerine göre bir yaşam şekli benimseyerek Selanik’te bir mahalleye yerleştiler. Özellikle derviş tarikatlarıyla iyi ilişkiler kurdular. Öte yandan dışa doğru tam Müslüman görünen bu grubun kendi içinde Sabetaycı-Yahudi olarak kaldıkları anlaşıldığında Müslüman çevre bu kişilere “Dönme” lakabını taktı. Bu lakabın Yahudilikten Müslümanlığa geçtikleri için mi, yoksa gerçek Müslüman olmadıkları için mi takılmış olduğu açık değildir. Dönmeler zamanla İbranice’yi unuttular ve Ladino’yu kullanmaya başladılar. 19. yüzyılın sonlarından itibaren de tarikatın konuşma dili Türkçe oldu. Toplumsal yapı açısından bu üç alt-tarikat arasında bariz farklar vardı: İzmirliler grubu (İzmirim veya İzmirlis) zengin tüccarlar, orta sınıf ve aydınlardan meydana geldiğinden bunlar “aristokrat” sınıfıydılar. İzmirlilere aynı zamanda “Kavayeros” ya da “kapancılar” da denirdi. İzmirliler 19. yüzyılın sonundan itibaren Türk çevreye karışma ve özümlenme eğilimi göstermeye başladılar. Yaakovlar (Yaakoviyyim) daha çok alt-orta memur sınıfını içerir, çoğunluğu oluşturan Konyozo grubuysa küçük zanaatçı ve proletaryadan oluşurdu. Dönmelerin hem Türk hem de İbrani adları vardı (dış ve iç kullanım için); bazıları Sefarad soyadlarını özellikle edebi eserlerinde kullanmışlardır. Dönmelerin kullandıkları dinsel metinler kolayca saklanabilmesi için, küçük puntolarla yayılır ya da basılırdı. Bu tarikattan kişiler siyasal faaliyete katılmışlar ve özellikle jön Türkler hareketinde rol oynamışlardı. (Maliye bakanı Cavit Paşa gibi). Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nı izleyen nüfus hareketleri sırasında Selanik Dönmelerinin büyük bir bölümü İstanbul’a yerleşti. Dönme tarikatı Sabetay Sevi’ye sadakatini ve onun Mesih olduğuna inancını korudu. Bunlar Tora’ya ve 10 Emir’e değişik, liberal ve mistik bir yorum kazandırdılar ve yeni bayramlar ikdas ettiler. Dönmelerin dinsel törenlerde kullanmış oldukları bazı İbranice metinler yayımlanmıştır. Kaynak: Şalom. 2 Temmuz 2008.
   Aysun Rakıcıoğlu
Hakkı DEVRİM; Ergenekonculara ve darbecilere "irtica malzemesi" hazırlayan yayıncı, gazeteci-yazar Cengiz Özakıncı'yı yazmış, ama ne yazmış!.."Dün Nilgün Belgün ile Cengiz Özakıncı'nın birlikte çekilmiş fotoğraflarını görünce iki büyük gazetemizde, gene irkildiğimi fark ettim. (Hürriyet, ve Sabah, 13 mayıs) Amaç, gene kitap tanıtımıydı. Birlikte yazmışlar, Bir Kadın / Bir Erkek, düet ve düello (Filika Yay.). Kol kola, sırt sırta çekilmiş cilveli fotoğraflar. Belgün'ün sırtındaki kombinezon değilse de, fileli çorapla bacak bacak üstünde verdiği poz cömert sayılır; magazin havalı... Peki, bu kerre neden rahatsızsın Hakkı Efendi? Nilgün Hanım gazeteci değil, bir sahne, perde sanatçısı. Nasıl isterse öyle oturur, açılırsa açılır, saçılırsa saçılır... Sana ne oluyor? O zaman anladım ki ben, gazeteciye yakıştıramadığım pozdan, tavırdan değil, kitabın düşürüldüğü durumdan rahatsızım. Bazen geç anlıyorum. Belgün ile Özakıncı diyeyim burada (Yazının başlığına soyadlarını sığdıramamaktan rahatsızım), ortak bir kitap yazmışlar. Kolaylıkla, zevk alarak okudum kitaplarını. Tanınmış bir yazar olan Cengiz Özakıncı, Belgün'ün yayımcısıyken giderek yazı-ortağı durumuna girmiş. Onun gönderdiği müsveddeler üzerinde konuştukları bir akşam, Kızkulesinin romantik gece dekorunda söz bir noktaya gelmiş ki Belgün: - Gelin biz bu kitabı birlikte yazalım, demiş. Öyle de yapmışlar. İçinde anlamlı fotoğraflar, desenler de kullandıkları alışılmıştan çok farklı bir kitap olmuş. Belgün bütün içtenliği (ve benim ekranlarda da fark ettiğim sevimliliğiyle) yaşayarak öğrendiklerini, Özakıncı yaşarken bir yandan da okuyup düşündüklerini koymuşlar ortaya... Bir bardak da iyi şarap ikram etmekten geri durmuyorlar okurlarına... İnanın, tadına doyum olmuyor bu sohbet sofrasının! Evet kadını erkeği, bu demektir ki aşkı, daha doğrusu bir asrı yarılamış hayat tecrübesiyle biraz da kendi aşklarını anlatıyor, tartışıyorlar. - Eskiden aşk başkaydı, demekte ısrar ediyorlar. Bu sefer okurları, babaları yaşında bir adam. Sohbetlerine kulak verirken, yaşlılığımı o kadar da hissetmedim." (Tarih: 14 Mayıs 2005; Radikal)
   altay
abi sen varya bitanesin yazılarınla gerçek yazr nasıl olur herkese gösteriyorsun seni çok seviyorum devam abi Allah yar ve yardımcın olsun
   Davud
KİM KİMDİR?.. Meryem Serkisyan Elazığ-Keban nüfusuna kayıtlı Ohannes-Ano çiftinin çocuğu. 1995’te Hıristiyan olup Türkan Akcan olan adını Meryem Serkisyan olarak değiştirdi. Turan Turuncu İstanbul Süryani Kadim Patrikliği’nin düzenlemiş olduğu ihtida belgesine göre 1991 yılında İslamiyetten Süryaniliğe geçti. Davut-Lamia çiftinin oğlu. Emrah Başaran 2003’te Los Angeles Başkonsolosluğu’nun düzenlediği belgeyle ABD uyruklu eşinin dinine geçti. Hülya Manan 1993 yılında Ermeni-Hıristiyan Karnik Serkis Nanan’la evlendikten sonra Ermeni Patrikliğinin düzenlediği belgeyle Hıristiyanlığa geçti. Tezcan Levi Musevi Mordehay Levi ile evlendikten sonra din değiştirdi. Leyla Up Üst düzey Mason Mehmet Vedat Urul’un eşi. 1992 yılında 63 yaşında iken İslamiyetten Hıristiyanlığa geçti. Emine Tülay Kuzucan Eniştesi İstanbul Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Derneği Başak Locası üyesi. 1998 yılında Hıristiyan oldu. Yılmaz Nakkaş Mason Locası Derneği Erenler Locası üyesi Bedri Yalın’ın kuzeni. 1965’te Hıristiyan oldu. Leyla Melek Akbay Kocası Dışişleri Bakanlığı’nda üst düzey görevlerde bulundu. Kayınbiraderi Ankara Hukuk Fakültesi Dekanlığı yaptı. Fikret Hakan’ın yakın akrabası. 2000 yılında Latin Katolik Kilisesinin düzenlediği ihtida belgesiyle Hıristiyan oldu. Mine Yıldırım Emekli orgeneral Münür Kemal Yavuz’un gelininin kardeşi. 1997 yılında Hıristiyanlığa geçen Salih-Yaşar çiftinin kızı. Mine Yıldırım halen misyonerlik faaliyetlerinde bulunuyor. Suna Alıcı 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı’nın kuzeninin gelini. 1988 yılında Hıristiyan oldu. Sevim Tekinalp Türk milliyetçiliğinin teorisyenlerinden, asıl adı Moiz Kohen olan Yahudi Munis Tekinalp’in torunu. 1987 yılında Museviliğe geçti. Mustafa Ateş Ermeni asıllı. Dersim isyanının elebaşlarından. 1938 yılında Paht Köprüsü’nü yakarak isyanı başlattı. 1993 yılında 84 yaşında iken Hıristiyanlığa geçen Tunceli-Merkez nüfusuna kayıtlı muhtedi İlyas-Muhtedi Suna’dan olma. 1906 doğumlu. Sadık Bakırcıoğlu PKK mensubu olup örgüte kuryelik yapan, birçok kez tutuklanıp hapis yatan, 1978 yılında Gerger müftülüğünün hazırladığı belgeyle Müslüman; 1996’da da Kumkapı Ermeni Patrikliği’nin ihtida belgesiyle Hıristiyan olan Ermenistan uyruklu Narine Jarahyan ile evlendi. Adıyaman-Gerger doğumlu. Nejla Genç 1969 Nazimiye-Ramazan kütüğüne kayıtlı. 05 Ağustos 2003’te Kumkapı Ermeni Patrikliği’nce düzenlenen ihtida belgesiyle Hıristiyan oldu. Aynı gün oğlu Hüseyin, kızı Seranur da Hıristiyan oldu. Kamer Genç’in akrabası. Gürcan Alptekin Uyuşturucu kaçakçısı Ermeni asıllı Behçet Çantürk’ün akrabası. 2003’te ihtida belgesi alarak Hıristiyan oldu. Naciye Sırmaçekici İstanbul-Fatih-Arabacı Beyazıt kütüğüne kayıtlı. 1880 İstanbul doğumlu. 16 Ocak 1937’de öldü. Ölümünden 62 yıl sonra 1999 yılında yakınları kayıt düzeltme ile din hanesini Hıristiyan olarak değiştirdi. Torunu Fatoş Banu Sırmaçekici Ankara Kurtuluş Kilisesi’nin 2003 yılında verdiği ihtida belgesiyle Hıristiyan oldu. Bir diğer torunu 1977 doğumlu Burak Zafer Sırmaçekici de Ankara Bağımsız Protestan Türk Cemaatinin 1999 yılında düzenlediği ihtida belgesiyle Hıristiyan oldu. Melisa Çakır 19 Şubat 2004 doğumlu. Ailesi 27 Mayıs 2004’te Beyoğlu Kaymakamlığı’na verdiği dilekçe ile nüfus hanesindeki Müslüman ibaresini Hıristiyan olarak değiştirdi. Annesi Suzan babası Serkiz Çakır Hıristiyan Ermeni. Meral Tahincioğlu Süryani Cemaati Lideri Yakup Tahincioğlu’nun kızı. 1993 yılında nüfusundaki Müslüman ibaresini Hıristiyan olarak değiştirdi. Özgür Gültekin 1975 doğumlu. İstanbul’da bulunan dede-babalardan Ali Hikmet Gültekin’in yeğeni. 2002’de Hıristiyan oldu.
   AZİZ ERGEN
KUVVAİ MİLLİYE DERNEĞİMİZ, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişi olan 27 Aralık itibarıyla resmen kuruldu. İnternet sitemizden Dernek kurma aşamasına geçtiğimiz günlerde arkadaşlarımızın tümünün birçok konuda çalışmaları ve yorgunlukları oldu. Hepsi sağ olsun ve varolsunlar. Ben bu günkü yazımda bir telefonla bilgilendirdiğim ve derneğimize davet ettiğim “Savaş; senin, gazilerin ve şehit ailelerinin olduğu her yerde, her oluşumda seve seve bulunur ve görevimi yaparım” diyen, Yönetim Kurulu ve Kurucular Kurulu üyemiz ve aynı zamanda Derneğimiz halka ilişkiler ve basın sözcüsü olan Aziz ERGEN’e yer vermek ve onu sizlere tanıtmak istedim. AZİZ ERGEN KİMDİR? Öncelikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin bağrından çıkan gerçek VATANSEVER subaylardan biri olup, Kurmay Albay olarak 2005 yılı içinde emekli olmuştur. O benim ve kendisini tanıyan Türk halkının gözünde ve yine biz Gaziler içinde bir kahraman olup VATANINI EN ÇOK SEVEN ONA EN İYİ ŞEKİLDE HİZMET EDENLERDEN biridir. Aziz ERGEN 1979 Kara Harp Okulu mezunu olup çekmiş olduğu kura ile Jandarma Teğmen olarak göreve başlamıştır. 9 yıl kıtalarda Bölük Komutanlığı ve 1992 yılında Kurmay olduktan sonra 5 yıl Jandarma Genel Komutanlığında görev yapmıştır. 1997 - 2000 yılları arasında Batman Jandarma Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak görev yaptı. PKK ve Hizbullah’la ilgili operasyonların planlanmasına katılmıştır. 2000 - 2001 döneminde Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına getirildi. Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı iken, kendisi gibi değerli bir görev adamı olan Ankara DGM Savcısı Talat ŞALK’la birlikte; Cumhuriyet tarihimizin en büyük yolsuzluk, hırsızlık ve vurgunlarından biri olan BEYAZ SERİLİ Operasyonları yönetti. En önemlisi hükümeti sarsan BEYAZ ENERJİ OPERASYONU’nu yönetti. Aziz ERGEN BEYAZ ENERJİ soruşturmasını açarak, ülkemizin içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermiş; Rüşvet karşılığında enerji ihalesi vermek, ihalelere fesat karıştırmak, usulsüzlük, yolsuzluk gibi olayları ortaya çıkarmış, o dönem içinde iktidar içinde ve yakınlarında bulunan bazı yönetici ve bürokratların tekerine çomak sokmuştur. Enerji ihalelerindeki yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla düzenlenen bu operasyonu diğer operasyonlardan farklı kılan, bu operasyonu polisin değil, başında Aziz ERGEN gibi değerli bir komutanı bulunan jandarmanın yürütmüş olmasıdır. O dönemde en çok konuşulan bir operasyon olan Beyaz Enerji ‘Düğmeye kim bastı?’ sorusuyla asker-sivil tartışmasına dönüşmüştür. TSK’nin bilgisi dâhilinde Kim mi bastı? Tabi ki Savcı Talat ŞALK ve Albay Aziz ERGEN. Ve daha sonra ki günlerde Aziz ERGEN Albayın tüm uyarılarına ve haykırışlarına rağmen bu davanın bazı dosyaları göz göre bazı güçlerce yok ettirilmiştir… ? Aziz ERGEN, ANAYOL iktidarının başta olduğu bu dönemde, jandarmanın bağlı bulunduğu İçişleri bakanlığınca görevinden alınarak, Jandarma Okullar Komutanlığı Kurmay Başkanlığına atanmış, adeta ANAP iktidarınca cezalandırılarak başarılı bir komutanken Generalliğe terfi ettirilmesi engellenmiştir. Niye mi? Tabi ki dönemin ANAP iktidarı ve Prensleri… 2003 - 2004 yılları arası Albay Aziz ERGEN, Şırnak Gülyazı Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığına atanarak burada; Sınırlarımızın korunması, Kaçakçılıkla mücadele, Terörle mücadele ve Operasyonların Planlanması gibi görevlerde bulundu. Gülyazı Alay Komutanı iken 19 Mayıs 2004 günü, sınırımızdan Kuzey Irak içlerinde ki Terör faaliyetlerini ve sızmaları takip etmekle görevli olan timimizden gelen telsiz anonsuyla, beraberindeki bir subay ve birkaç muhafız ile Kokpitepe bölgesine gelerek komutayı ele almış, ÇUVAL Olayında olduğu gibi aynı şekilde askerlerimizi alıp götürmek isteyen ABD’li Albay Martin Rollinson ve ekibini ayrıca beraberindeki Peşmerge ve PKK militanlarının bir kısmını rehin alarak 5 saat boyunca sorgulayıp gözaltında tutarak üslerinden gelen bir emirle bırakan kişidir. Bu davranışıyla ikinci bir ÇUVAL HADİSESİNİ engellediği gibi kırılan onurumuzu azda olsa okşayarak, en azından çuval olayının olmasa bile İncirlik Üssü girişinde hakarete uğrayarak eşinin yanında kelepçelenen subayımızın intikamını almıştır. 2004 - 2005 yılları arasında Şırnak Tümen Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevinde bulunmuş ve sonrasında emekli olmuştur. Aziz ERGEN’in en büyük özelliklerinden biri Şehit Aileleri ve Gazilere olan düşkünlüğüdür. Aynı zamanda bacanağı ve devresi olan Şehit Yüzbaşı Temel KUĞUOĞLU’ndan dolayı bir şehit ailesi olup bugün Cebeci Şehitliğinde yatmakta olan iki şehidi vardır. Temel KUĞUOĞLU ve Hakan ÇALIŞKAN. Başka söze hacet var mı? Aramıza HOŞGELDİN Komutanım. -Savaş-

Tamer Korkmaz Arşivi
Eğrisi, doğrusu… 02.Aralık.2008
Çürüttü ve de ürküttü… 30.Kasım.2008
Çelişkilerin Davetiyesi 28.Kasım.2008
Deniz Bey'in elinde “siyasi simge ölçer” var… 23.Kasım.2008
“İkna” oldum! 21.Kasım.2008
İnceldiği yerden kopsun… 17.Kasım.2008
Suikast Raporu 16.Kasım.2008
İMF baskısı... 11.Kasım.2008
Akla Ziyan Paşa 09.Kasım.2008
Siyah Saray 06.Kasım.2008
Gizli Muslukçu 03.Kasım.2008
Kapak olsun… 02.Kasım.2008
O 'Kaptan Köşkü' babasının malı mı? 30.Ekim.2008
İllüzyonist 30.Ekim.2008
Darbeci Ulusalcıların Kamuflaj Elbisesi 30.Ekim.2008
"Anayasa benim!" diyen bir Anayasa Mahkemesi… 26.Ekim.2008
Müthiş… 23.Ekim.2008
Başlıyor... 20.Ekim.2008
Hala 'kriz' çıkmadı; bunalımdayım… 19.Ekim.2008
Afiyetle yiyelim, ters köşeye yatalım… 17.Ekim.2008
“İçimizdeki İrlandalılar” 14.Ekim.2008
"Amerika Şirketi Yıkılıyor" 12.Ekim.2008
Aynı adres… 10.Ekim.2008
Aktütün, Karatütün... 05.Ekim.2008
John McFelaket! 02.Ekim.2008
“Ergenekon'un Avukatı”ndan Kirli Propaganda 26.Eylül.2008
Tuncay'ın Koşusu 25.Eylül.2008
Çankaya'ya barikat kuracağımız günler gelecek demişti, Tuncay! 24.Eylül.2008
“Boykot” deyince… 22.Eylül.2008
Ne haber? 21.Eylül.2008
'Köktendinci rolünde oyna' bana; börekler açarım sana! 19.Eylül.2008
Postadan Çıkmayan Mektup 18.Eylül.2008
Hepsi tesadüf… 16.Eylül.2008
“Avukatlar”ın asıl derdi ne? 15.Eylül.2008
Restleşmeye devam… 14.Eylül.2008
“Terk edecek mi?” 11.Eylül.2008
Bombalar 25.Ağustos.2008
HER-YERE-KON diyorlardı ya! 24.Ağustos.2008
"Yaramazlık yaptığı için vurulan" Turgut Özal! 22.Ağustos.2008
"Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!" 21.Ağustos.2008
“Özel Eleman”ın Örgüt Bağlantısı 20.Ağustos.2008
Çarpıcı Bağlantılar 20.Ağustos.2008
İflas 17.Ağustos.2008
Maalesef… 15.Ağustos.2008
Boşuna söylemiyor… 15.Ağustos.2008
Gizli Washington Portakalı'nın 'Eşref Saati' 12.Ağustos.2008
Fiş-gene-kon! 11.Ağustos.2008
Bir bulmacam var… 08.Ağustos.2008
YAŞ'ın ardından! 07.Ağustos.2008
Ergenekon-1993 05.Ağustos.2008
Meraktayım… 04.Ağustos.2008
Kışlalı metaforu 03.Ağustos.2008
Türkiye'yi ferahlatan karar 31.Temmuz.2008
Ahtapot'un Kolları 28.Temmuz.2008
Kim, kimin nesi oluyor? 27.Temmuz.2008
Bombaların Kilidi 25.Temmuz.2008
Hatırlamı-Yorum 24.Temmuz.2008
Sakın ha, kuşkulanmayın… 22.Temmuz.2008
PKK-Ergenekon 22.Temmuz.2008
Tereddütsüz Penaltı 20.Temmuz.2008
Çabalama kaptan, ben gelemem… 18.Temmuz.2008
Danıştay-Ergenekon Bağlantısı ve Deniz Bey'in Depresyonu 17.Temmuz.2008
İşte size Ergenekon İddianamesi… 15.Temmuz.2008
'Hayali' Bağlantılar! 14.Temmuz.2008
Kaçış yok… 13.Temmuz.2008
Darbe Günlükleri: Demek ki Neymiş? 11.Temmuz.2008
Ergenekon Operasyonu'na mı ateş edildi? 10.Temmuz.2008
Ergenekon'un avukatı! 07.Temmuz.2008
“Darbe girişimlerini inkar edelim, darbecileri kollayalım!” 06.Temmuz.2008
Darbeci Ergenekon Örgütüne Toz Kondurmayanlar 04.Temmuz.2008
Darbecilere 'Darbe' 03.Temmuz.2008
Dut Yemiş Bülbül 01.Temmuz.2008
Ne yazık ki, şu "dinci" Sosyalist Enternasyonal'e kapatma davası açılamıyor 30.Haziran.2008
'Kayıp Trilyon' değil, 'Kayıp CHP' davası açılmalı 29.Haziran.2008
Galiptir bu yolda mağlup… 27.Haziran.2008
“Kurgulanmış Korku”dan daha iyisi yoktur! 26.Haziran.2008
Gezegenimizi Ziyaret Eden Şu Tanıdık 'Yabancı' 24.Haziran.2008
Mesut, bahtiyar, ongun, mutlu ve apoletli… 23.Haziran.2008
Son Saniye Golü 22.Haziran.2008
Demirel'in "siyasi koşusu"nu kimler başlatmıştı? 20.Haziran.2008
“Bin Ladin Piyangosu” hangi başkana isabet eder? 19.Haziran.2008
Bu akşam müsaitseniz, '367 Sabih Bey Amca' sizi 'korkutma'ya gelecek! 17.Haziran.2008
“İftira” dünyaya hükümdar olmaz! 16.Haziran.2008
Beraber ve solo saldırılar 15.Haziran.2008
'Adrese Teslim' notlar 13.Haziran.2008
Ey CHP'liler, bana değil İsmet Paşa'ya kızın: İşte belgesi! 12.Haziran.2008
“Ana Evham Mahkemesi” 10.Haziran.2008
“Ergenekoncularla aynı karede olurlar; türbanlılarla asla!” 09.Haziran.2008
"Amerikancı Statüko'nun Utanmaz İşbirlikçileri" Hakkında 08.Haziran.2008
Bu hadise burada bitmez; finali görmeden kimse paçaları sıvamasın! 06.Haziran.2008
“Aslanlar Gibi Görevinin Başında” ya da “Yaşasın Pişkinler!” 05.Haziran.2008
'Arapça Ezan' ihtilal gerekçesi değil miydi? 03.Haziran.2008
CE HA PES: “Skandal Tuşuna Bas; Asla Özür ve İstifa Tuşlarına Basma! 02.Haziran.2008
Fos Çıkan Sav'lar, Çöpe Giden Telekulak Yayınları 01.Haziran.2008
“Telekulak Sav'ları” nelerin üzerini örttü? 30.Mayıs.2008
Yargıtay'ın bildirisiz tek bir günü geçmesin… 29.Mayıs.2008
“Türkiye'ye Yapılmış En Büyük Kötülüğün” yıldönümü 27.Mayıs.2008
Robert Kennedy'den Barack Obama'ya… 26.Mayıs.2008
Filmin sonunda ne olacağını hep birlikte göreceğiz… 25.Mayıs.2008
“Y-Muhtıra”nın Arka Planı 23.Mayıs.2008
Hudson'ların “Zeyno” 22.Mayıs.2008
Mahşerin İki Atlısı 20.Mayıs.2008
Danıştay, Ergenekon'u görmezden geliyor 19.Mayıs.2008
Yeter artık, bırakın yakasını: Tuncay iktidara gelmek istiyor! 18.Mayıs.2008
Devrimci gençlere bomba attıranlar 17.Mayıs.2008
Filmin sonunda ne mi oldu? 11.Mart.2008
Arzın merkezine seyahate cesaretiniz var mı? 13.Haziran.2007
ANKARA BU TUZAĞA DÜŞER Mİ? 12.Haziran.2007
Erol Taş'ın CHP'sinde asgari Önder Somer olmak gerekir! 08.Haziran.2007
"Zenith Süleyman" Saat Kaç? 06.Haziran.2007
ABDÜLLATİF DÜŞERKEN... 05.Haziran.2007
Tezkere gerçekleri... 01.Haziran.2007
TEZKERE GERÇEKLERİ 01.Haziran.2007
Rahmetli Menderes, Kesici'ye hakkını helal eder miydi? 30.Mayıs.2007
"O mahkeme salonuna cenazem girip çıkıyordu!" 29.Mayıs.2007
Dolmalık merak! 23.Mayıs.2007
"Odak"tan kapatamıyoruz: "Mayo"dan kapatalım! 22.Mayıs.2007
GENELKURMAY KİME BAĞLI! 18.Mayıs.2007
Ce-Ha-Pes liderinin Ecevit aşkı! 16.Mayıs.2007
On Üç, On Dört, On Beş... 15.Mayıs.2007
Kasabanın sırrı 11.Mayıs.2007
'Olay Yeri İnceleme' Raporu ya da 'CSI-Ankara' 09.Mayıs.2007
Demokrasi sınavında çakanların DP'si... 08.Mayıs.2007
Anayasa Mahkemesi acilen halkı kapatmalı 04.Mayıs.2007
Pek Yakında: '367 Sabih' 550 istemek zorunda kalacak! 02.Mayıs.2007
Hasıraltı'nda inecek var! 24.Nisan.2007
Malatya provakasyonunun anatomisi 20.Nisan.2007
Amerikan zinciri... 18.Nisan.2007
Turgut Özal öldürüldü mü? 17.Nisan.2007
Gerçeğin ta kendisi... 13.Nisan.2007
Çankaya uçuşundan önceki son anons... 11.Nisan.2007
367 Sabih, tahtaya... 10.Nisan.2007
TBMM seçecek; başka yolu YÖK! 06.Nisan.2007
'Gizli İktidar' için hayati sorun Özal'dı 04.Nisan.2007
Demirel'in itirafı 03.Nisan.2007
Darbe Girişimi Filmlerinin Emekli Yönetmeni 30.Mart.2007
ASKER-MECLİS-ÇANKAYA 27.Mart.2007
Baykal göreve... 23.Mart.2007
Dördüncü Yılın Sonu: İşgalin balyozcusu bile isyanlarda! 21.Mart.2007
Orgeneral Baykal, Çankaya Savaşı'nda! 20.Mart.2007
12 Mart'ın En Büyük Sırrı 16.Mart.2007
İyice bozulsun ezberiniz 14.Mart.2007
ABD Irak'tan tüyüyor, farkında mısınız? 09.Mart.2007
Eyalet Tartışmasını Özal Üzerinden Okumak 07.Mart.2007
EVREN PAŞA'YI BESLEYELİM Mİ YOKSA HEMEN ASALIM MI? 06.Mart.2007
"Hedefteki Darwin"den, Yaş Günü'ndeki Tezkere'ye... 02.Mart.2007
Cumhuriyet'in foyası meydana çıktı, farkında mısınız? 28.Şubat.2007
Yarın, 28 Şubat askeri müdahalesinin onuncu yıldönümü... 27.Şubat.2007
Vadiye inen, buz gibi sansürdür 23.Şubat.2007
JFK-Menderes Hattı'ndaki Derin Gerçek 21.Şubat.2007
'Muhteşem Süleyman' ya da 'Öpsün Seni, Sam Amcam!' 20.Şubat.2007
Kurtlar Vadisi Sansüristan 17.Şubat.2007
Üstünü iyi örtün derin dosyaların, hiçbiri üşütmesin... 14.Şubat.2007
Tüyler ürperten silah yemini 13.Şubat.2007
KURTLAR VADİSİ'Nİ DÖVMEK 09.Şubat.2007
YAMAN ÇELİŞKİ 07.Şubat.2007
ÖZAL'IN KUZEY IRAK ÇIKIŞINI HATIRLAMAK 06.Şubat.2007
Derin sular 02.Şubat.2007
FİKRİ TAKİP... 30.Ocak.2007
Uğur Mumcu Cinayeti: On Dördüncü Bölüm 26.Ocak.2007
KIZILMASKE'NİN YÜZÜ 24.Ocak.2007
PROVAKASYON MATRUŞKASI... 23.Ocak.2007
İSTEDİKLERİ KADAR AYAKTAYIZ DESİNLER, YIKILDILAR... 17.Ocak.2007
Çankaya'nın Yazgısı Beyaz Saray'ın Elinde Değil 16.Ocak.2007
BUSH'DAN YARDIM İSTEYEN İLHAN SELÇUK 12.Ocak.2007
ADNAN MENDERES'İN KATİLLERİ 10.Ocak.2007
Ezber bozan MİT 09.Ocak.2007
BEN ASMADIM, ELİM ASTI 05.Ocak.2007
2006-2007 29.Aralık.2006
GEÇTİ, O DEVİR... 27.Aralık.2006
MENEMEN MÜSAMERESİ 26.Aralık.2006
ÇIKMAYACAK... 22.Aralık.2006
MAHŞERİN DÖRT ATLISI 20.Aralık.2006
Çankaya Gerçeği 19.Aralık.2006
YİRMİ SEKİZ... 15.Aralık.2006
Perdenin arkası 13.Aralık.2006
Darbe Kuponu Çöpe Gitmeye Mahkûmdur 01.Aralık.2006
DARBE TOTO 29.Kasım.2006
YAKIT GEREKTİRMEYEN CUNTA MAKİNASI 28.Kasım.2006
ÇANKAYA KÖŞKÜ İÇİN YOL DURUMU 24.Kasım.2006
Denize sıfır içkili laiklik gösterisi 22.Kasım.2006
Ne yapsalar, boş... 17.Kasım.2006
MR.Kontrgerilla adlı filme ne dersiniz? 15.Kasım.2006
Üşü-yorum 14.Kasım.2006
The End 10.Kasım.2006
Üç Portre, Bir Cenaze 08.Kasım.2006
Ak Güvercin, Kara Oğlan, Mavi Gömlek 07.Kasım.2006
Şehit Anaları için de 'İkna Odaları' kurulmalı! 03.Kasım.2006
Gardı düşen boksör 01.Kasım.2006
Patenti Bizdedir! 20.Ekim.2006
"O Zat" 18.Ekim.2006
En iyi çare halkı kapatmaktır: Rejim kökten ferahlar! 10.Ekim.2006
28 Şubat Yanılsaması 04.Ekim.2006
Üç laiklik konuşması 03.Ekim.2006
Papa ile yarışan Rektör 29.Eylül.2006
Eylül’de elektrik kesintisi hayra alamet değildir! 27.Eylül.2006
Ezberbozan 26.Eylül.2006
ODTÜ Siyaseti 22.Eylül.2006
Sezer’in dogmatik laikliği 20.Eylül.2006
Papa notları 19.Eylül.2006
Artık çantada keklik değil 15.Eylül.2006
Hasıraltı Cemaati! 12.Eylül.2006
İki Adet Fikri Takip 08.Eylül.2006
Otopsi 06.Eylül.2006
Tabusal Alandan Enstantaneler 01.Eylül.2006
En büyük kabahati ‘demokrat’ olmaktı! 30.Ağustos.2006
Kamusal Alanda Espri Yapmak da Yasaklanmalı! 29.Ağustos.2006
Kritik tarihler 25.Ağustos.2006
İncirlik Yalanları 23.Ağustos.2006
Güdüleme Sanatının İncelikleri 22.Ağustos.2006
Tandem’in Yenilgisi 18.Ağustos.2006
Bu tabir kime yakışıyor acaba? 16.Ağustos.2006
Asmalarda üzüm, darbecilerde gözüm! 15.Ağustos.2006
Arzın Merkezine Seyahat 11.Ağustos.2006
Aslında Ne Oldu? 09.Ağustos.2006
Brandenburg Kapısı’ndan İTALYA geçti! 10.Temmuz.2006
Tahran'dan önce 'New York Times' vurulabilir! 07.Temmuz.2006
Nükleer Çifte Standartlar Enstitüsü 05.Temmuz.2006
B-ittifak 04.Temmuz.2006
‘Favori Brezilya’ Neden Elendi? 02.Temmuz.2006
Merak Etmeyin, Anlatmazlar! 30.Haziran.2006
An gelir, arşiv kafayı yer 28.Haziran.2006
Uçuş Serbest 27.Haziran.2006
İkinci Tur Başladı: Ev sahibi mutlu... 24.Haziran.2006
“Cinayet işleyebilirim ama asla adam öldüremem!” 23.Haziran.2006
Binaenaleyh... 21.Haziran.2006
Vizyondaki Film 20.Haziran.2006
Pişti... 15.Haziran.2006
Alakasız Haberler 13.Haziran.2006
ALMANYA-2006’NIN İLK ÜÇ GÜNÜNDE SAHAYA ÇIKAN 16 TAKIMA BAKIŞ 11.Haziran.2006
Dünya Kupası'na Altı Gollü Açılış Lokumu 09.Haziran.2006
Ters Köşe 09.Haziran.2006
Hadise 07.Haziran.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

ÇARŞAFLI STAND UP CI

39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.

AKSİYON'DAN SÜPER KAPAK: YÜKSEK HEGEMONYA HSYK

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

İRAN'DA TOPLU İDAM...

İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.

FETHULLAH GÜLEN ONUN YÜZÜNDEN YURT DIŞINA ÇIKTI!

2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BU BAYKAL'I MUTLAKA DİNLEYİN
» İŞTE VATAN SAĞOLSUN DEMEYECEĞİM DİYEN BİR ŞEHİT ANASI DAHA DAHA!
» ÇILDIRTAN AYNA...
» İŞTE GENELKURMAY BAŞKANI'NIN SERTLİK TARİHİNE GEÇECEK KONUŞMASI
» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
» ÇANAKKALE DE TÜRK ASKERİNİN YEMEK LİSTESİ NASILDI? VİDEODOO
» BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!
» HOCAEFENDİ'NİN BİR ŞİİRİ TRT'DE İLK DEFA OKUNDU
gasteci.com © 2008