Ergenekon sanıklarından Ergun Poyraz'ın ev ve işyerinde ele geçirilen 'gizli' ibareli belgede AKP hükümetinin 2003-2004 arasında atadığı bürokratların geçmişleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Tamer Korkmaz
Jandarma kaynaklı belgenin başlığı: “AKP'nin Kadrolaşma Çizelgesi”
O dönemde Jandarma Genel Komutanı kim? Şener Eruygur…
2003-2004 sezonunda Eruygur'un lokomotifi olduğu Sarıkız, Ayışığı ve Eldiven kod adlı darbe girişimleri amacına ulaşamamıştı.
Ergun Poyraz'da ele geçirilen çizelge, Eruygur'un Jandarma'nın başında iken “Kadrolaşma var” diyerek AKP'nin atadığı 1500 bürokratı fişlemiş olduğunu ortaya koyuyor.
Ergenekon kapsamında tutuklanan Eruygur Paşa'nın orduevindeki ofisinden de fişleme kayıtları çıkmıştı:
Böylelikle, işadamlarından bürokratlara, din adamlarından öğretim görevlilerine kadar çok sayıda kişinin fişlendiği anlaşılmıştı.
* * *
“AKP'nin Kadrolaşma Çizelgesi” başlıklı 76 sayfalık belge; Ergenekon soruşturması kapsamında aranan (Rusya'da olduğu iddia edilen) Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'den tutanakla para aldığı ortaya çıkan Ergun Poyraz'dan elde edildi.
Levent Ersöz kimdi?
Şener Eruygur döneminin Jandarma İstihbarat Başkanı!
“Poyraz, 2003-2004 yıllarında dönemin İstihbarat Başkanı Ersöz'ün onayıyla Jandarma'dan 'istihbari amaçlı araştırmalarda kullanmak için' toplam 450 USD ve 2 bin 500 YTL almış…”
* * *
Levent Ersöz'ün adı Şırnak İl Jandarma Komutanlığı yaptığı dönemde “2 HADEP'linin kaybolması” olayına karışmıştı.
Ersöz hakkında, partinin Silopi İlçe Başkanı ile bir ilçe yöneticisinin kaybolmasıyla ilgili soruşturma açılmış; ancak Ersöz'ün ifadesi dahi alınamamıştı!
Ersöz'ün ekibinde yer alan bir başka ismin ise Şemdinli'de kitapevine bomba atan 'PKK itirafçısı' olduğu ortaya çıkmıştı.
* * *
Eruygur, Jandarma Genel Komutanlığı döneminde 1500 bürokratı fişlerken, kimi bürokratların isimlerinin karşısına 'İrtica', 'İHL kökenli', 'Diyet' veya 'Gül'ün Danışmanı' gibi notlar düşülmüş! (Radikal)
Bazı fişlemelerde 'kaynak' olarak gösterilen gazeteyi tahmin etmeniz hiç de zor değil: Cumhuriyet!
Tam burada, Çankaya Köşkü'nde iken “Cumhuriyet gazetesinin Cumhurbaşkanı” imiş gibi davranan Ahmet Necdet Sezer'in “fevkalade ilginç” bir uygulamasını hatırlıyoruz.
Sezer'in, Köşk'e gönderilen üst düzey kamu yöneticilerinin tayin kararnamelerini imzalamadan önce “normal istihbari bilgilerin dışında” araştırma yaptırdığı ortaya çıkmıştı.
Sezer'e “özel istihbarat” sağlayan “görevli”lerin, sözü edilen kamu yöneticilerinin evlerine gidip eşlerinin başörtülü olup olmadığını, bürokratların ibadet edip etmediklerini soruşturdukları anlaşılmıştı.
Başka?
Sezer, Eruygur'un başkanı olduğu ADD'ye Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 'sponsorluk yaparcasına' büyük bir bağışta bulunmuştu:
2006'da ADD'ye yapılan toplam 113.869 YTL'lik bağışın 100 bin YTL.'si Sezer tarafından karşılanmıştı.
Yorumlar Bülent Sarısözen Emekli general Osman Pamukoğlu; KEMALİST PARTİ kuruyor!.. PAMUKOĞLU, web sitesinde irtibat adersini verdi:
"Hak ve Eşitlik" kuruluşu adına
"HAK VE EŞİTLİK" KURULUŞU İRTİBAT NUMARALARI: TEL : 0 312 397 83 84.
FAX : 0 312 397 37 95. Pamukoğlu; baş slaganında; "TRAKYA" vurgusu yaptı tuhaf bir şekilde:
"ANADOLU VE TRAKYA'DA YAŞAYAN
TÜRK HALKI BU ÇAĞRI SİZE!" Bir başka şey, hazırladığı 20 maddelik manifestoda; bir madde kara cehaleti ortaya koyuyor: "15. Din bir vicdan işi olduğundan parti, dini dünya ve devlet işleri ile siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş medeniyet yolunda ilerlemesi için başlıca şartlardan bir sayacaktır. Bu ülkenin çocukları dinci, dinsiz, şu mezhepten bu mezhepten diye asla ayrılamaz, bölünme sebebi ve taraf tutmak kabul edilemez. Birbirlerine rastladıklarında : "Selamün Aleyküm" diyen de, "Merhaba" diyen de bu toprağın ve bu Kültürün çocuklarıdır."
Yahu Selamün Aleyküm de, Merhaba da İslam ve Kur'an merkezlidir. Birbirinin alternatifi değildir. Alevi-sünni herkes; yerine göre her ikisini de kullanırlar. Genelde önce Selam, sonra Merhaba ifadesi kullanılır...Pamukoğlu Paşa; herhalde yeni yeni halkın arasına karışıp Türk milletini tanıyacak!...Yoksa; manifestosunda çok "bölücülük" ifadeleri var; Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi ile kısa sürede başı derde girebilir.."PKK'yı hallettiğini, sıra irticaya geldiğini" ima eden Pamukoğlu'nun web sitesi:
http://www.osmanpamukoglu.org/Baha Atılgan Mehmet Eymür, Teoman Koman, Sönmez Köksal, Şenkal Atasagun, Mikdat Alpay, Yavuz Ataç, Korkut Eken, Mehmet Ağar, Akkan Suver...MİT, JİT, JİTEM...MİT bence olayların tam göbeğinde görünüyor..Bir Korkut Eken'in bile bağlantılarını bakın yeter!..İşin bir tarafında Çerkesler, Abazalar, Çeçenler vs. Kafkas kökenliler var, bir tarafında Rumeli kökenliler; göçmenler var..Bir de sabetayist ve mezhepçi örgütlenme; darbecilere zemin oluşturma, destek olma dedikoduları..MİT'teki kirli düzen, kirli örgütlenme, kirli işler ve bağlantılar çözülmediği, tasfiye edilmediği sürece pek mesafe alınamaz. Bence MİT'in başına Hanefi Avcı gibi biri, birileri getirilmeli. Temizlik MİT'ten, ordudan başlamalı...O zaman mesafe alabiririz..Yoksa, yine tıkanırız, tıkanacağız..Ak Parti nereye kadar gidebilir?..Partinin bu işte tek yürek, son derece kararlı ve cesur olamsı lazım. Ancak bugün bu heyecan eksik!..Sayın Başbakan, bu konuda mutlaka bir heyecan ve kollektif ruh oluşturmalı ki, işin ucu nereye varırsa varsın gidebilsinler..Bir de bu işleri üzerine alan veya alması beklenen SAVCILAR cesaretlendirilmeli, ödüllendirilmeli, can ve mal güvenlikleri garanti altına alınmalı..Kemal Yürüm Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Mecdet Sezer, en az Şener Eruygur kadar kirli olayların içinde ve suçlu!..Rahmetli Ecevit'le yarattığı ekonomik krizle de Türk devlet ve milletine en büyük ihaneti yaptı...PKK'lı, TKP-ML'li, DHPP-C'li teröristleri affetti..Sezer'in Tuncay Özkan'la da yakınlığı malum..Bu yakından nereden ileri geliyor acaba?..Ne yakınlığı?..Sezer, bir an önce tutuklanmalı; mutlaka ve mutlaka yaptıklarının, ihanetinin hesabını vermelidir.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.