Ergenekon iddianamesi açıklandığında, Ergenekon iddianamesinde örgütün Agarta efsanesinden etkilendiğine ilişkin iddialar kimi köşe yazarları tarafından hafife alnımıştı. Aydoğan Vatandaş
Ben de geçen yazımı bu konuya ayırmış ve bu konunun Ergenekon İddianamesinin sulandırılması olarak değerlendirmiş ve örgütün ezoterik, okült bağlantıları ile ilgili savcılığa ait delillerin beklenmesi gerektiğine işaret etmiştim. İddianamenin ilgili bölümlerini okuyunca açıkçası bunun bir sulandırma faaliyeti değil açıkça bir 'ön alma' faaliyeti olduğunu düşünmeye başladım. Zira İddianemde örgütün ezoterik, okült inanışları ile ilgili bölümleri yenilir yutulur gibi değil.
Ve bu bölümler örgütün bizzat kendi belgelerinden elde edilmiş bilgiler. Bana en ilginç gelen kısım ise Örgütün 'parapsikoloji, gizli ilimler' ile ilgili faaliyet yürüten birimi. Belgelere göre bu grubun adı 'Erenler.' Bu konu söz konusu belgelerde örgütün en gizli konusu olarak belirtiliyor ve yöneticilerinin asla deşifre edilemeyeceği anlatılıyor. Burası son derece enteresan, zira İBDA-C lideri Salih Mirzabeyoğlu geçmişte kendisine parapsikolojik yollarla zihin kontrolü operasyonlarının yapıldığını idda etti. Bu konuyla ilgili bir de Telegram adlı bir kitap yazdı.
Bu belgelere bakıldığında, Örgütün, Alman Thule Örgütünün referansları ile birebir örtüştüğü açık bir şekilde görülüyor. Zira Thule de aynı efsanesen etkilenmişti. Dahası bu örgüt İstanbul'da kurulmuştu ve kurucusu da Mason ve Bektaşi olan bir Türk vatandaşıydı.
Ben uzun zamandır gizli örgütler üzerinde kafa yorduğumdan Ergenekon'un da motivasyonları ve ilham kaynağı efsaneleri üzerinde düşünmüş, Kayıp Kitap Barnabas'ın Sırrı' adlı romanımda bu konular üzerinde durmuştum. Doğrusu bir çok noktada haklı çıktığımı görmüş bulunmaktayım.
Savcılık makamı bu belgelere yer vererek son derece önemli, taraihi bir iş yapmıştır. Zira ideolojisi, felsefesi, efsanesi olmayan gizli örgüt olmaz. Savcılığın ele geçen belgeleri yok sayma ya da gizleme lüksü de yoktur.
Bu arada adı geçen örgütün Özel Harp Dairesi şimdiki adıyla Özel Kuvvetler Komutanlığı personelinee özel bir ilgi gösterdiği söz konusu belgelerde de açıkça görülmektedir.
Dileyenler bakabilir. Agarta kelimesi toplam 11 sayfada geçiyor. Bunlar sırasıyla, 120, 936, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 981 ve 982.sayfalar.
Daha bir süre öncesine kadar bu konuyu sulandırmak isteyenler acaba ilgili bölümlere baktılar mı?
Yorumlar ŞENOL KURTALAN Ben TGC üyesi, basından gelme bir devlet memuruyum. Şu ergenekon-mergenekon işlerinin çözülmesi biraz da derin arşiv, bilgi, belge mesele. İyi arşiv, belge tuttuğunu bildiğim kişilerden mutlaka ve mutlaka yararlanılmalı: Mehmet Eymür, Korkut Eken, Tahir Tamer Kumkale, Yakan Cumalıoğlu, Soner Yalçın, Murat Bardakçı(dedesi Cemal Bey; T.C.'nin ilk Emniyet Müdürü, mason üstad, bektaşi), Ufuk Ötesi dergisinden Kemal Çapraz, Kemal Kerinçsiz'in yardımcısı Ramazan Bakkal, Şaban Gülbahar(Avrasya Bir'den), Süleyman Sefer Cihan(Batı Trakya dergisinden), Kıbrıs'tan Hüseyin Macit Yusuf, Ilgaz Zorlu, Nefi Demirci, Hüseyin Ergün, E. binbaşı Zeki Bingöl, İBDA-C danışmanı, yazarı; İsviçre'de oturan Dr. Hakkı Açıkalın, Cumhuriyet yazarı Hikmet Çetinkaya, Murat Yetkin, Adil Serdar Saçan, İrfan Ülkü, Dr. Muhsin Kadıoğlu, Necdet Sevinç, gazeteci yazar Zahide Uçar, açıkistihbarat'tan Sibel Yüksek, Neval Kavcar, Mustafa Yıldırım, emekli askerler Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu, Yüksel Özgür, Altay Tokat, Erol Bilbilik, Talat Turhan, Mehmet Emin Değer, Av. Emin Emir, Celal Adan, Akkan Suver, Ali Rıza Bayzan, Yaşar Okuyan, profesörler Mustafa Erkal, Enis Öksüz, İbrahim Çetin Yetkin, Anıl Çeçen, Alparslan Işıklı, Ertuğrul Zekai Ökte, e. vali Mahmut Yılbaş, Bülent Berkarda, Necla Arat, Aysel Ekşi, Nazan Moroğlu, Burhan Şenatalar, e. generaller Servet Cömert, Korkmaz Tağma, Cumhur Evcil, Soner Yalçın, Yalçın Küçük, Oray Eğin, Özdemir İnce, Arslan Bulut, Sabahattin Önkibar, Derya Sazak, Fikret Bila, Cüneyt Arcayürek, Özgen Acar, Melih Aşık, Hıncal Uluç, Yalçın Bayer, Ruhat Mengi, Yalçın Doğan, Prof. Yalçın Erceber, Yaşar Eroğlu, Oktay Ekşi, Mehmet Ali Birand, Can Dündar, Uğur Dündar, Ali Kırca, Dr. Hasan Ünal, Can Ataklı, Tufan-Pınar Türenç, Kurtul Altuğ, Prof. Ercan Çitlioğlu, Rahmi Turan, Nail Güreli, Orhan Koloğlu, Ergun Hiçyılmaz, Prof. Ahmet Örs, Hulki Cevizoğlu, Saygı Öztürk, Prof. Ahmet Ercan gibi..Bu kişiler mutlaka dinlenilmeli, bilgi ve belgelerine başvurulmalı..Pir Sultan Abdal Derneği ve Avrupa Alevi Dernekleri Federasyonu, Tarih Vakfı ve TESEV bilgi-belge arşivleri de çok önemli..Naciye Ayşe Arbat Pierre Caporal, Fransız Lasallien Hıristiyan Misyoner Tarikat Okulları Türkiye Kurucu Temsilcisi...Lozan Antlaşması dışında faaliyet yürüten, Türkleri Hıristiyanlaştırmak veya İslam'dan uzaklaştırmak için kurulan misyoner okullarından birisi olan Saint-Joseph Lisesi'nin de duayeni, hamisi..Böyle 20 kadar Fransız Hıristiyan Tarikat okulu var ülkemizde. Mezunlarının çoğu 150-200 yıldır yüksek sivil-askeri bürokraside, sanayide, sanat çevrelerinde; bilhassa da MİT, yargıda ve Dışişlerinde görev ve yöneticilik yapıyorlar..Ünlülerin ünlü avukatlarının çoğu Fransız ekolündendir..Bir ara Büyük Mason Locası Yolsuzluklarına adı karışan Prof. Dr. Yalçın Erceber ve Nurten de Fransız ekolündendir..Nurten, Mütevelli Heyeti üyesi..Önceki MİT Müsteşarları Şenkal Atasagun ile Sönmez Köksal, YÖK eski Başkanı Erdoğan Teziç hep FRANSIZ EKOLÜNDEN kişilerdi..150-200 yıldır Türkiye bürokrasisinin tepe isimleri, ünlü sanayiciler, sanatçılar ve bilim adamlarının yanısıra Dışişleri memurlarının çoğu Fransız Misyoner Tarikat Okulları veya Galatasaray Okullarından mezundu..Kamhi'den Koç'ların damadı Kıraç'a kadar çok sayıda sivil ve asker parlak isim, Fransızlardan LEJYONERLİK MADALYASI aldı..Peki Pierre Caporal'ın yardımcıları, sır dostları ve Katolik Lasallien'lerin Türk Mütevelli üyeleri kimler?..Birkaç isim: Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, Refik Birand, Bülent Akarcalı, Prof. Dr. Ateş Vuran, Nurten Erceber vs. görünüyor...Bir zamanlar MHP Yöneticisi olan Murat Sökmenoğlu gibi daha çok Fransız ekolü ve Büyük Kulüp üyesi Türk ünlüler var..Pierre Caporal'ın izinde, uzun ince bir yolda...İsa Uslu Çağdaş Eğitim Vakfı(ÇEV), Jandarma Komutanlığı tarafından MİSYONERLİK ve PKK, Hizbullah militanlarının yakınlarına burs vermekle suçlanıyor..Vakıf web sitesi, dost site linklerini vermiş. Yabancı değil. Zaten Şener Eruygur da vakfın yönetiminde..Yani bir kişi birkaç STK'da..Sözde STK..Ama başında, yönetiminde general var!..Üstelik O da bir zamanlar Jandarma Komutanı idi..Eruygur'un İstihbarat Komutanı Levent Ersöz ise hala kayıp!..Rusya'ya kaçmıştı!..İşte ÇEV ve dostları webte: http://www.cev.org.tr
http://www.cydd.org.tr
http://www.add.org.tr
http://www.cumhuriyet.com.tr
http://www.koyenstituleri.net
http://www.dildernegi.org.tr
http://www.tgb.org.tr
Remzi Aydar Doç Dr. Ümit SAYIN'ın deşifre olan MSN'lerini okudunuz mu?..İnternette bir sitede Ergenekon Terör Örgütü üyeliğinden tutuklu Doç Dr. Ümit Sayın'ın MSN mesajlarını okudum. İyice aklım karıştı. Kendisinin de üst düzey mason olduğunu vurgulayan Sayın, masonluk ve masonlarla ilgili bilinenlerden başka inanılmaz bilgiler veriyor..Asker, diplomat, üst düzey siyasetçi, bürokrat, dinadamı bazı kişilerin masonluk üye listeleri Emniyete gönderilmiyormuş. Sayın çok üst düzey mason olan ünlülerden bahsediyor: Doğu Perinçek(Perinçek'in İngiliz İstihbaratı M15 ve 16'ya yakınlığını da vurguluyor!), Dinç Bilgin(basın patronlarının çoğu diyor!), Rahçi Koç, Zafer Mutlu, Erol Manisalı, Ahmet Örs, Savabcı ailesinin tamamı..Bunlar, Türkiye'de her şeyle ilgili İSTİŞARE KONSEYİ, karar mercileriymiş..Ümit Sayın; Necip Hablemitoğlu cinayetini Kemal Yavuz Paşa, Vural Savaş gibi kişilerin iyi bildiğini ima ediyor. Ümit Sayın; Necati Özgen Paşa ile Van eski Valisi ve milletvekili Mahmut Yılbaş'ın HİZBULLAH'la yakın ilişkisini vurguluyor!..Yine Sayın; Prof. Dr. Suut Kemal Yetkin'in gayri meşru çocuğu olduğunu ima ettiği Prof. Dr. İbrahim Çetin Yetkin'in İsrail ajanlığı konusunda çok kesin konuşuyor: Yahudilerin 500. Yıl Vakfı avukatı olan Çetin'in İsrail'de Yahudi istihbaratçı binbaşı SEvgilisi olduğunu belirtiyor..Ergenekoncuların beyin kadrosundan ve en karanlık ismi olarak anılan İ. Çetin Yetkin'in hem Jak Kamhi, hem de Cefi Kamhi ile çok yakın ilişkileri varmış!..Ümit Sayın; emekli İlhan Kılıç Paşa'nın masonluk bağlantılarını anlatıyor. Damadının mason olduğunu ve askeri helikopter firması ihalesine sokulduğunu vurguluyor. Kızı Neriman Yüce'nin yakışıksız işlerinden bahsediyor..Daha neler var neler o MSN yazışmalarında...Şimdi bunlar doğru ise, Ergenekon Soruşturmalarında daha yolun başındayız ve asıl kıyamet de bundan sonra kopacak demektir..Bu Temiz Eller; Temiz Devlet-Temiz Millet Ergenekon Soruşturma ve Operasyonlarına Genelkurmay, TSK, MİT ve Dışişleri de, medya da aktif destek vermelidir!..Tarihi bir dönüm noktasındayız!.Hasan Ali Gürbüz 5 maddede bundan sonra Ergenekon Davası-Soruşturmaları:
1-Can güvenliğinden endişe eden kişilerde de, vatandaşta da Ergenekonla ilgili çok önemli bilgi, belge, tanıklıklar var..Çok önemli..Bunlar değerlendirilmeli..Bu sayede de biçok fail-i meçhul ve kirli sırlar aydınlatılacaktır..Bunun için..Bir an önce Devlet Güvencesinde telefonla veya internet üzerinden bir ALO ERGENEKON İHBAR HATTI kurulmalı. Ve bir İLETİŞİM ADRESİ verilmeli. GİZLİ TANIKLIK özendirlmeli. Ve bunların güvenliği iyi sağlanmalı...
2-Henüz daha yüzlerce hücreden 5-6'sının deşifre edildiği anlaşılıyor..Operasyonlar aralıksız 50., 60. operasyonlara kadar devam etmeli..
3-Bundan sonra MGK'nın da başgündem maddesi, mutlaka ERGENEKON TERÖRÜ olmalı..TSK, MİT, Dışişleri ve diğer hassas kurumlar da bağırsaklarını temizlemeli; ucu nereye dayanırsa dayansın bu kurumlarda da düğmeye basılmalı..Son sözü, hukuk söylemeli..DOKUNULMAZ kalmamalı!..
4-Ergenekon Savcıları, hakim ve soruşturma, mahkeme görevlilerinin sayısı birkaç kat arttırılmalı. Bu konuda hem bilgi ve belgelerin, hem de mahkeme ve üyelerinin, savcıların can-mal güvenliği iyi sağlanmalı.
5-'= EKİM'de başlayacak davanın bütün duruşmaları son derece şeffaf gerçekleştirilmeli..TRT dahil, en az 5-6 TV kanalı duruşmaları aralıksız olarak CANLI vermeli..Yerli ve yabancı medya iyi, doğru, anında, aynı oranda enforme edilmeli..Basına bol malzeme sağlanmalı..TBMM de bu davaya tam sahip çıkmalı..
Temiz Eller; Temiz Devlet-Temiz Millet için hepimiz SEFERBER olalım..Dünya tarihine geçecek bir dava bu! Yüz, hatta BİN yılın davası!..
Ferhat Kaplama ABD'nin ve NATO paşalarının baskısıyla kapatılan ve yayınlarına son verilen ünlü web sitesi aloihbar.org; şimdi satışa çıkarıldı ve internet sayfalarında Türkçe ve İngilizce ilan verildi...İşte siteye, kapatılmadan önce iletilen ihbar mektuplarından birisi:
"Sayın Aloihbar.org yayıncısı,
Sizler gibi sağlıklı biri iken, iç güvenlikle ilgili riskli görevler almış bir askerim. Güneydoğu'da bıraktığım sağlığımla ilgili en küçük bir şikayette bulunmak veya vatanıma hizmet düşüncesiyle yaptığım görevler için sırtımın sıvazlanmasını beklemek için size yazmıyorum. Ülkemin bütünlüğü için vermiş olduğum onurlu mücadelenin hayatımın en anlamı kazancı olduğundan en küçük bir şüphem yok.
Ben sağlığımı neden kaybettiğimi çocuklarıma ve (bu yarım yamalak halimle o kadar yaşarsam) torunlarıma gururla anlatırım. Ancak biraz sonra anlatacağım durumu kimseye açıklayamam.
Bir arkadaşımın, "Aloihbar.org" isimli sitedeki ciddi ihbarları okumamı önermesi üzerine sitenize girdim. Bir iki dakika sonra Hava Pilot Kurmay Albay Özdilek ÖCALAN isminin Hava Kuvvetleri 4 ncü Üssünde yapılan bazı usulsüzlüklere karışanlar arasında olduğunu görünce gözlerime inanamadım.
Şu anda da PKK ile mücadelenin ön saflarında yer alan bazı arkadaşlarım birkaç yıl önce Hava Kuvvetlerinde PKK lideri Abdullah ÖCALAN'ın nüfus kaydını değiştiren bir akrabasını tespit ettiklerini ve ilgili makamlara durumu ilettiklerini bana anlatmışlardı. O zamanlar bunun öğrenilmesinden sonra böyle bir kimsenin Türk Silahlı Kuvvetlerde barınamayacağını, bir an önce bünyeden çıkarılacağını düşünmüştüm.
Ne kadar yanılmışım…
Albay ÖCALAN meğer Hava Kuvvetlerinin kıdemli bir Kurmay Albayı olmuş ve her nasılsa bu günlere kadar fark edilmeden gelmiş.
Silahlı Kuvvetlerin en tepesine aday olanların sahip olduğu "Kurmay" sıfatına sahip olan Albay Özdilek ÖCALAN bu kadar yıl kendini nasıl gizlemiş ve bu kişiye neden "dokunulmamış" ben anlayamıyorum.
Bu şahıs hakkında yaptığım araştırmada ulaştığım sonuçlar suratıma tokat gibi inmiştir; Albay ÖCALAN Çocuklarına kürtçe "Baran" ve "Berfin" isimlerini koymuştur.
"Aslına ihanet etmeden" orduda önemli bir rütbeye gelmiştir. Albay ÖCALAN'ın babası, tarihin kara lekesi Abdullah ÖCALAN'la akrabalıklarını gizlemek için nüfus kayıtlarını Urfa'nın Halfeti ilçesinden Elazığ'ın Sarıyakuplu köyüne aldırmıştır.
Dikkatli bir nüfus kaydı araştırması ile ortaya çıkarılan bu korkunç gerçeği ben anlamakta çok zorlanıyorum ve onuruma yediremiyorum. Biz yıllarca terörist başı Abdullah ÖCALAN gibilerin üzerimize saldırttığı hainlerle sağlığımız, hayatımız pahasına mücadele edelim, bölücü başı bir hainin kürtçülük yapan bir akrabası mensup olduğum şerefli orduda kurmay albaylık gibi önemli bir rütbeye gelmiş olsun!
Buna bilerek veya bilmeyerek kayıtsız kalanlara yazıklar olsun! Bizler canımız pahasına cepheye koşarken birileri çoktan altımızı kazmışlar. Ne kadar acı...
Saygılarımla."
Bir Gazi.
(www.aloihbar.org
Yazım: 09:22 EET - 16 Temmuz 2007)
Adnan Mersinli DEMOKRASİYE direnen son YANYALI Sabetay: ONUR ÖYMEN ve Öymen ailesi: Hıfzırahman Raşit Öymen (Altan, Örsan ve Gülden Öymen’in babası) ve Münir Raşit Öymen (eski büyükelçi, şu anda CHP Milletvekili), iki öğretmen kardeş. Ancak sıradan öğretmenler değil, örneğin, Hıfzırahman Raşit Bey, Milli Eğitim’de çok önemli görevler üstlenmiş, Halkevleri Dergisi’ni çıkarmış ve 1950’ye kadar süren bir milletvekilliği de var. Trabzonspor’un kurucuları arasında da en başta gelen isimlerden birisi. Öymen Ailesi, Yanyalı.
Altan Öymen, Aysel Sevindi ile evlenmiş. Babanzadelerin ünlü ismi, gazeteci, milletvekili ve bakan Cihat Baban’ın sahibi olduğu Tercüman ve Yeni Gün gazetelerinde en tepedeki isim olduğu zaman 25 yaşındaymış. Bazıları bu kadar yetenekli oluyorlar işte. 25 yaşında iki gazetenin birden başına geçebiliyorlar.
Babanzadelerin bir kızı Yaşar Kemal’le evlendi, bir kızları da Necip Fazıl’la evlenmiş. Babanzadeler "kendilerinden" olmayana kız vermiyorlar. Öymen Ailesi de Karakaş.
Münir Raşit Öymen, eski büyükelçi CHP Milletvekili Onur Öymen'in babasıdır.
ONUR ÖYMEN KİMDİR?..1940-İstanbul'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Galatasaray Lisesinde yaptı. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Aynı fakültede doktora yaptı. Doktora tezi: 'Teknolojik Gelişme ve Savunma Politikası'.
1964:
Dışişleri Bakanlığına girdi.
1964 - 1966:
Askerlik görevi.
1966 - 1968:
NATO Dairesinde İkinci katip.
1968:
Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği'nde İkinci katip daha sonra da başkatip.
1972:
Ankara'da Siyaset Planlama ve Avrupa Konseyi, daha sonra da Kıbrıs Dairelerinde Şube Müdürü.
1974:
Lefkoşe Büyükelçiliği Müsteşarı.
1978:
Dışişleri Bakanı'nın özel danışmanı.
1979:
Ekonomik İşler Daire Başkanı.
1980:
Prag Büyükelçiliği Müsteşari.
1982:
Madrid Büyükelçiliği Müsteşarı.
1984:
Ankara'da Siyasi İnceleme ve Değerlendirme Daire Başkanı.
1985:
Siyaset Planlama Dairesi Başkanı.
1988:
Kopenhag Büyükelçisi.
1990:
Bonn Büyükelçisi.
1995:
Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı.
1997:
NATO Daimi Temsilcisi.
2002:
Ağustos emekli.
2002:
Kasım 2002'den beri CHP İstanbul Milletvekili
2003:
Kasim 2003'den beri CHP Genel Başkan Yardımcısı
2007:
Temmuz 2007'den beri CHP Bursa Milletvekili.
Üyesi olduğu uluslararası kuruluş
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Londra.
Ödülleri:
1995
Yılın Bürokratı Ödülü.
Nokta dergisi
'95, '96, '97
Yılın Hariciyecisi Ödülü.
Türkiye Sanayiciler ve İşadamları Vakfı
1997
Abdi İpekci Barış Ödülü
Milliyet Gazetesi.
2005
Yılın Politikacısı Ödülü
Nokta Dergisi.
Bildiği yabancı diller:
İngilizce, Fransızca, Almanca ve İspanyolca.
Onur Öymen evli ve iki çocuk babasıdır.
(KAYNAK: http://www.onuroymen.com/)
Prof. Yalçın KÜÇÜK'e göre, ONUR ÖYMEN, İRTİCA ile mücadeleye karşı MAHŞERİN ÜÇ ATLISINDAN BİRİ:
"28 Şubat’tan önce ben Paris’teydim. Bir Trimvua kuruldu, bir üçlü var dedim.İttihat Terakki günleri gibi bir yeni parti Türkiye’yi yapıyor dedim. Üç ismi de verdim; Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Onur Öymen; o zamanki MİT Müsteşarı Sönmez Köksal ve o zamanki Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir. 28 Şubat’ın planlamasını yapan bu üçünden en az ikisi Sabetayisttir."
Osman Arkun Kürşat Başar'ın babası kontrgerilla çıktı...(Habervitrini: 09.10.2007):
"Meğer babam Özel Harpçiymiş, gazeteci olunca öğrendim."
Kürşat Başar'ın babası Çetin Başar da Özel Harp Dairesi'nde görev yapan subaylar arasında. 1960'lı yılların sonunda ve 1970'li yılların başında Özel Harp Dairesi'nin Kıbrıs'la ilgili çalışmalarını yürüten Başar, "Orhan Bey" kod adıyla 1974- 176 yılları arasında dairenin Kıbrıs'ta faaliyet yürüten gizli örgütü Türk Mukavemet Teşkilatı'nın da liderliğini yaptı. Hem Cihat Akyol hem de Kemal Yamak'ın başkanlığı döneminde dairenin eğitimlerden sorumlu olan Başar, Özel Harpçiler tarafından "Özel Harp Dairesi'ni kurumsallaştıran isim" olarak kabul ediliyor. Ordudan korgeneral olarak emekli olan ve daha sonra yaşamını yitiren Çetin Başar'ın oğlu Kürşat Başar babasının Özel Harpçi olduğunu nasıl öğrendiğini SABAH'a anlattı: "O dönemde ben ilkokuldaydım. Özel Harp Dairesi'nde değil Genelkurmay Başkanlığı'nda çalıştığını biliyordum. Babamın Özel Harp Dairesi'nde görev yaptığını galiba gazeteciliğe başladığımda öğrendim. Tam hatırlamıyorum. Ama medyada yer aldığım için Özel Harp Dairesi'ni az çok tanıyordum. Zaten bu kurumla ilgili söylenenlerin çoğununu doğru olmadığını düşünüyorum. Sonra Kıbrıs'a gittiğimde oradaki insanlar babamın yaptıklarını anlattılar. Orada ne kadar fedakâr işler yaptıklarını gördüm."
Üstün Cem Akmen İkinci F. Sarıkaya Vak'ası mı olacak?.. Ergenekon Savcıları, başta Z. Öz; sürekli tehdit alıyorlarmış!..Bu sistemli, psikolojik yıldırma ve caydırma savaşı tabii. Başta Deniz Baykal, Cumhuriyet'in Savcısına DÜELLOya davet ediyor!..Bir Ak Partili, böyle bir konuşma yapsa kıyamet kopar! İlk önce de Oktay Ekşi ile E. Özkök kıyamet koparır..Ama CHP'ye her şey mübah!..CHP'li M. Özyürek de; Savcı ve polisler EŞKIYA demişti!..Aslında bu düpedüz suç!..Ama bir siyasi parti lideri, açıkça bir TERÖR ÖRGÜTÜNÜN avukatı olduğunu beyan etmişse, işte orada hak-hukuk bitmiştir!..Bence sayıları üç olan Ergenekon Savcılarının sayısı, en az 5-10 kat arttırılması..Çünkü DAVA, çok büyük dava, YÜZYILIN DAVASI..Bir de bu Savcılara sıkı korumalar ve DOKUNULMAZLIK verilmeli..Ergenekoncuların amacı; Zekeriya Öz'e de Ferhat Sarıkaya muamelesi yapıp toplumsal LİNÇ PSİKOLOJisi oluşturmak!..Sonunda davayı anlamsız kılmak!..Şener E. ve Hurşit T. paşaların; savcılar üzerinde çok büyük baskısı var! Belli merkezlere baskı ve tehdit yaptırıyorlar..Savcılar hakkında seri davalar açtırıyorlar; daha Ergenekon Davası başlamadan!..Hukuka bu çirkin GÖZDAĞI ve TEHDİTe Hükümet son vermeli gereğini yapmalıdır!..2003 2003'de Aydoğan'ın yazı da ilginç...
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/01351/
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.