gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Tuncay Güney'in sıradışı portresi...
Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim?...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Eğrisi, doğrusu…
Doğu Perinçek'i aslında 'Batı' Perinçek diye okumak gerektiğini dün bu sütunda dile getirdik…...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu İttihadçılar ve Carborani 1889
Bilindiği üzere İttihad ve Terakkî Cemiyeti (1911 tarihinde İttihad ve Terakkî Partisi ismini almışt...

Harun Tokak

Harun Tokak Ey kervancı! Çek kervanı sevgilinin köyüne
Sarışın sonbahar günleri geride kalıyor. Kış kapımızda… Son baharın bu son günlerinde; ü...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Obama’nın Başkanlığı bir devrim midir?
Barack Obama’nın ABD’nin 44. Başkanı olarak seçilmesi elbette devrim niteliğinde bir o...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar
Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar vesilesiyle monotonluğun kısırdöngüsü kırılıyor. Alışılmı...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Bizden Obama çıkmaz!
Amerika'nın 44. Başkanı herhalde bu kadar ülkeyi etkileyeceğini hesap etmemiştir. Bütün dünyada müth...

Halit Esendir

Halit Esendir Susurluk trafik kaza raporu Ergenekon'u gösteriyor...
3 Kasım 1996’da meydana gelen Susurluk kazasının suikast olduğunu gösteren bir çok iddia ve de...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut CHP nereye koşuyor?
Yıl 1999 - 2000 Kamuran Çörtük beyin BRT televizyonunda çalışıyorum. Rahmetli Şakir Süter’i...

Sezai Şen

Sezai Şen BİZDE ŞEHİT CENAZESİ DE TERÖRE LANET DE NİYE HİÇ EKSİK OLMAZ Kİ!
Bu memlekette, jandarma dahil, 1 milyonun oldukça üstünde asker var. Rütbeli askerlerimizin sayısı b...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Eyvah, AK Parti kapatılmıyor! (Adnan Menderes Çıkmazı'nda kan gölü=

Mehmet Ali Bulut Şu imi cümle ile birçok insanın hışmını çekebileceğimi biliyorum.


Elbette aklı başında hiç kimse bir parti kapatılıyor diye “oh” demez. Kapatılmıyor diye de ‘eyvah’ demez. Ama siz de biliyorsunuz ki bugün ‘oh!’ diyecek de var, “eyvah!” diyecek de...

Mehmet Ali Bulut

Yakın bir zamana kadar, AK Parti’nin kapatılacağına inancım, kesine yakındı. Sonra ne oldu ne bitti ise içimdeki ibre kapatılmayacağı yönüne meyletti.


Şimdi de öyle inanıyorum ki inşallah kapatılmayacak. Ve sanırım, kapatılmayacağını, başkaları da hissetmeye başladı ki, şu elim hadise meydana geldi.


Hem de Adnan Menderes Çıkmazı’nda! Onlarca masum insan Adnan Menderes Çıkmazı’na çağırıldı ve orada katledildi!


İlginç değil mi Adnan Menderes Çıkmazı! Yeterince açık değil mi?


Birileri AK Parti’nin kapatılmayacağını hissettikleri için, adalet terazisine sanal ağırlıklar koymaya çalışıyorlar. Kan ve terörle AK Parti hakkında karar verecek 11 kişiyi etkilemeye çalışıyorlar...


Adnan Menderes Çıkmazı!


Katliam yapmak için seçilen yer ilginç cidden.


Sabahleyin haber toplantısında bütün arkadaşlar ‘neden Güngören’ sorusuna cevap aradılar. O dakikada ben şahsen bu cinayetin Adnan Menderes Çıkmazı’nda işlendiğini bilmiyordum…


Bu açık bir mesaj! Bu, eylemi koyanların kimliği açısından da açık bir mesaj. Yahut, bizim öyle düşünmemizi istiyorlar!


Öylesine açık! Güya demek istiyorlar ki “Adnan Menderes’in başına gelenler sizin de başınıza gelir!”


İşte ben de o yüzden diyorum ki ey millet kalk ve sen de sivil tavrını koy! “Geçti Bor’un pazarı…” de. Oyuna gelmeyeceğini göster ve şu sivilleşme davasına sahip çık. Mesele salt bir AK Parti meselesi değil, inanın. O gitse onun yerine sizi temsil eden bir başka isim veya parti gelse ona da aynı şeyi yaparlar, yapmak isterler… Çünkü bunların halkın iradesi ile derdi var…


Hatırlarsanız birkaç yazı öncesinde “Yarasalar gündüz uçuyor, demek ki, karanlıklar da aydınlanıyor. Orda da huzurları kalmadı!” demiştim. İşte şu saldırı, o öfkenin dışavurumudur! Aydınlıktan rahatsız olanlar, ufuktan yükselen huzur ve istikbal güneşini karartmaya çalışıyorlar.


Başta üniversiteler olmak üzere yargı, medya, iktisadi kuruluşlar ve sendikalara varıncaya kadar her bir alana yaydıkları ve yıllardır sürdürdükleri istibdatların ve siteleştirdikleri krallıklarını kaybettikçe daha da hırçınlaşacaklar!


Ama biz de demokrasiye, özgür yaşamaya, değerlerimizi korumaya, cumhuriyet ve demokrasinin bize tanıdığı hakları kullanmaya kararlıyız.


Hem de hakkın hizmetinde olarak!


* * *

-Peki bu nasıl olacak?

-Tabii ki dürüstlükle!

-Elbette ki, doğrulukla!

-Ve muhakkak ki, sıdk ve sadakatle!


* * *


Elbette ki bu o kadar kolay değil. Zaten biz doğru dürüst ve sıdk üzere bir topluluk olsaydık, şu yaşanmakta olanlar olmazdı. Zaten asıl problem de orada yatmıyor mu?


Siz, herhangi bir fert olarak göğsünüzü gere gere ‘ben dürüst bir adamım ve harama asla tenezzül etmem’ diyebiliyor musunuz?


Ve sen ey bürokrat, kaç kere milletin hazineleri sana emanet edildi de sen ondan kendine bir şey almadan onu idare ettin?


Ve siz ey siyasiler, kamuya ait bir imkânı ‘şahsileştirmek’ için bir ihtimal doğduğunda hanginiz, onu elde etmenize mani olan bürokratı ezmedi, yahut ensesine çökmedi!


İşte ben, AK Parti’ye açılan davayı, hem oy verenleri, hem de siyasetçileri açısından, “nefsî mürakabe”ye sevk edeci bir muharrik olarak algılamıştım. “Bir musibet bin nasihatten evladır” kaziyesince, kapatılma ihtimalinin, ‘kendimize çekidüzen vermek’ noktasında bir fırsat olacağını düşünüyordum.


Çünkü önümüzde uzun, çetin ve aşılması zor maniler, bazen sabır ve tevekkül, bazen sebat ve azimet ve çoğu kere cehd, gayret ve feragat gerektirecek bir mücadele görüyorum.


Önümüzde azim çöller var. Bu çöllerden sonra varıp bir yudumdan fazlasını içmenin haram olduğu nehirler var!


Hatırlayın, yüzyıllardır çölde tükenip giden İsrailoğulları sonunda kendilerine vadedilen topraklara girmek için Talut’un emrinde zoraki bir araya geldiklerinde, dört bin kişilik bir ordu idiler.


Ama bu dört bin kişilik ordunun çok azı, kalkışılan işin bilincindeydi. Çoğu kendi çıkarlarının peşine düşüp orduya katılmışlardı. Sonunda Cenab-ı Hak, onları denedi. Uzun bir çölü geçtikten sonra bir nehrin kenarına vardılar. Talut askerine “Kim bir avuçtan fazla su içerse benden değildir” dedi.


Tabii çok azı müstesna kimse onu dinlemedi. Yüzde 93’ü, kana kana su içti. Emre uyanlar sadece 314 kişilerdi. Bedir’e katılanların da 314 kişi olduğunu hatırlayın ve dahi Pi sayısının da 3,14 olduğunu…


Şöyle bir bakın etrafınızdaki insanlara ve siyasetçilere. Kaç kişi gösterebilirsiniz, nehri geçtiği halde kana kana su içmemiş!


İşte yöneticilerimizin asıl problemi burada. Ümmet olarak rezil rüsva olmuşuz. Millet olarak acze düşmüşüz. Bunun yegane sebebi, bizi temsil edenlerimizin aynı zamanda hemen hemen en çürüklerimiz olmalarındandır.


‘Vehen’ ve ‘hayat hırsı’ yüreklerimize çöreklenmiş, dünya nimeti ve arzuları için ideallerimizi de inançlarımızı da bir şekilde evirebiliyoruz.


Bu da gadab-ı ilahîyi üstümüze çekiyor ve kadere dedirtiyor ki “bunlar sürünmeye müstahaktır”.


* * *

Cenab-ı Hak her nimete bir fiyat koymuştur. Her nimetin bir şükrü vardır. İktidar olmanın şükrü dürüstlüktür, tokluktur, tevazudur ve halka samimi hizmettir!


- Peki siz siyasilerimiz için “evet iktidarın şükrünü eda ediyorlar” diyebilir misiniz?

- Hayır. Azıcık yakın tarihe göz atsak bütün şu kavgaların temelinde nefse mağlubiyet ve dünya nimetine tamah etmelerin yattığını görürüz.

Maksadım bizzat bir partiyi kınamak ya da karalamak değil…

-Ya ne?

- Onları dikkatli olmaya çağırmaktır, ikaz etmektir.

Çünkü göz önündeki şu grubun ve şu yüksek meclisin ef’ali taklit edilir. Kusurlarını, millet ya tenkit ya taklit eder ki ikisi de zarardır!


Çünkü Bediuzzaman’ın da ifade ettiği gibi “Onlarda hukukullah, hukuk-ı ibadı da tazammun eder.” Onlar bilmeseler de millet onları dindar ve dine hürmetkâr oldukları için destekliyor. Onlarda dine, ahlaka ve edebe mugayir bir hal görüldüğünde, bu doğrudan milletin dinine, imanına ve ahlakına yansır. Onu ifsat eder. Yahut da onları, manevi değerlerin hakikatı hakkında vehme düşürür…


Halbuki yüksek davalar, hemence nefsine mağlup olanlarla yürütülemez. Bizi bekleyen şu yüksek medeniyetin temel taşlarının sağlam olması gerekir.


Şu partinin, şahs-ı manevisi, milletin manevi şahsiyetini ve manen üstlendiği ‘kudsî vazife’ olan ila-yı kelimetullah’ı da ihtiva ediyor. Bu sebeple yöneticilerinin tam bir adalet ve hakkaniyet ile mücehhez olmalarını gerektirir. Kendileri adil olmayan, nefsine mağlup olmuş, bencil, ayırımcı ve kayırımcı bir ‘güruh’ ile büyük işler başarılmaz çünkü.


Millet, şu parti vasıtasıyla, kaybettiği imparatorluğun satvetine yeniden kavuşacağını, fakirlikten kurtulacağını, izzetine kavuşacağını, refaha, huzura ve adalete kavuşacağını umduğu için bu denli destek veriyor.


Bu sebeple, muhalifleri onları incittikçe millet de feryat ediyor. Onlar, şu partiyi yok etmek istedikçe, millet onları daha da büyük bir gayretle destekliyor…


Öyleyse şu parti dahi, onların muradına mâsadak olmalı. Olmazsa, kulların hukukunu rencide etmiş olur, yani hukukullahı…


***

Ben inanıyor ve emin olmak istiyorum ki bu partinin temel unsurları içinde 314 “gerçek er” vardır. Tarihî ve dinî hadiseler gösteriyor ki, en büyük inkılâplar, böyle granit gibi sağlam 314 kişi ile gerçekleştirilebiliyor. Hatta Hz. Peygamber, o büyük inkılâbını şu sayının yarısı ile gerçekleştirdi. Muhacir ve Ensar’dan oluşan 156-157 kişilik bir grupla…


Yeter ki siz ahlaklı, adil, dünya hazlarına karşı tok, nefsine karşı tavizsiz, zalime karşı aziz, mazluma karşı zelil bir topluluk olun… Allah sizin az gibi görünen cemiyetiniz eli ile çok başarılar halkeder.


Yoksa çocuklarımızla ilgili bin türlü rivayet ortalıkta dolaşırken, her birimiz dünya nimetlerine karşı zaaf içinde yuvarlanırken, membaı belli olmayan nimetlerle beslenirken, biz kutsî, yüksek ve âlicenap bir medeniyetin mimarı olamayız.


Hiçbir mani olmasa bile, kader-i ilahi, ha bire önümüze yeni birtakım engeller çıkarır da bizi şu “Ergenekon”a mahkûm eder. Şu “demirden dağlar”ı eritip “saadet sarayları”na varmak için yeni Zülkarneyn’ler beklemeye bizi mecbur eder.


Diğer milletler saadet burçlarına doğru uçup gittiler. Bizim onları yakalayabilmemiz için yükümüzün hafif olması gerekir. Her bir haram lokma, her bir kayırma, atlarımızın ayağına takılan bir bukağıdır…


İstikbal inkılâbıyla inşa edilecek saadet sarayının temeli helal lokmadır, harcı cehd ve gayrettir, taşı marifet ve hikmettir. Çatısı, her bir ferdinin mesut ve bahtiyar olduğu hakiki bir medeniyettir. Çünkü o saadet sarayının mukimi, insaniyet-i Kübra olan İslamiyettir…


Bana, “Eyvah AK Parti kapatılmayacak” dedirten; şu suni ‘teneffüs’ten hâsıl olacak rehavetin, marazlarımızı görme fırsatını kaçırma endişesidir.


Kendimizi gözden geçirmek ve şu yüksek saadet doruklarına tırmanırken, bize yük olacak zaaflardan kurtulmaya vesile olurdu öyle bir sadme.


Eğer bu sözlerim de, ‘tarafgirlik’in kulakları sağır, gözleri kör, kalpleri katı ve basiretsiz kıldığı şu ortamda, istibdat zamanlarından kalma “kol kırılır yen içinde kalır” mantığı ile karşılanır ve değerlendirilmezse zamanıma da acırım, partiye de acırım, partiliye de!


Kardeşime “kardeşim ama senin de hatan var” diyemiyorsam ve o benim bu ikazımı maksatlı sanıp bunu beni linç etme vesilesi yaparsa, ben de sözümü gayba atarım.


Muhatap bulmayan ikaz, sahiplenilmeyen ah, gayba atılan taştır.


Gayba atılan taş, feleğin kubbesine çarpıp döndüğünde, gadab-ı ilahi onunla hangi başları kırar belli olmaz!


29.Temmuz.2008 01:36:22

Puan: 5.0/5 (17 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Şeddat
TOPLU RESİM: İşte Türk Gladyo'nun, Ergenekon Terör Örgütü yöneticilerinin, TMT'nin, Kıbrıs İngiliz Otello-Hamlet mason locası üyesi Rauf Denktaş'ın destekçisi emekliler...Ya muvazzaflar?..80 üniversiteden 35’i Dekan 927 Profesör, 325 Doçent, 347 Yardımcı Doçent, 272 Doktor ve Uzman Doktor, 468 Araştırma Görevlisi, 147 Öğretim Görevlisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli yüzlerce subay, ADD’nin 100 şubesi, ÇYDD ve Türk Ocakları’nın çeşitli şubeleri, kitle örgütleri, meslek odaları ve sendikaların yöneticileri, CDP, BCP, CHP, DSP’nin pekçok örgütünün yönetici ve üyeleri, binlerce üniversite öğrencisi ve onbinlerce vatandaş...(E) Orgeneral Tuncer Kılınç (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Edip Başer (İkinci Ordu Eski Komutanı), (E) Orgeneral Doğu Aktulga (Ege Ordusu Eski Komutanı), (E) Orgeneral Necati Özgen (Harp Akademileri Eski Kom.), (E) Hv. Orgeneral Salih Nahit Özgür (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Hikmet Bayar (Kara Kuvvetleri Eski Kom.), (E) Oramiral Bülent Alpkaya (Deniz Kuvvetleri Eski Kom.), (E) Orgeneral Çetin Doğan (1. Ordu Eski Kom.), (E) Orgeneral İbrahim Türkgenci (Harp Akademileri Eski Kom.), (E) Hv. Orgeneral Arif Toroslu (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Hikmet Köksal (Kara Kuvvetleri Eski Komutanı) (E) Korgeneral Hasan Sağlam (Milli Eğitim Eski Bakanı), (E) Korgeneral Selahattin Çetiner, (E) Hv. Korgeneral Sinan Bilge, (E) Korgeneral Kemal Gökçe, (E) Koramiral Aydan Erol, (E) Korgeneral Cengiz İdil, (E) Korgeneral Erdinç Demirbilek, (E) Korgeneral Metin Sağlam, (E) Korgeneral Hakkı Baha Tüzüner (E) Tümgeneral Osman Özbek, (E) Tümgeneral Prof. Dr. Ömer Şarlak (GATA eski komutanı), (E) Tümgeneral Dr. Sıtkı Aydınel, (E) Tümgeneral Celil Gürkan, (E) Tümgeneral Cevat Ülkekul, (E) Tümgeneral Cumhur Evcil, (E) Tümgeneral Sabri Demirbağ, (E) Tümgeneral Kâzım Aydan, (E) Tümgeneral Sabri Kirişoğlu, (E) Tümgeneral Ali Dikmen, (E) Tümgeneral Erdinç Aygün, (E) Tümgeneral Kadri Özer, (E) Tümamiral Tuncel Erdinç, (E) Tümgeneral Halil Sezal (E) Tuğgeneral Mehmet Karateke, (E) Tuğgeneral Atilla Başaran, (E) Tuğgeneral Aktan Dalçık, (E) Tuğgeneral Kenan Koman, (E) Tuğamiral Arif Güven, (E) Tuğamiral İlker Güven, (E) Tuğgeneral Hüseyin Yıldırım, (E) Tuğgeneral Muhsin Öztürk, (E) Tuğgeneral İhsan Salcıoğlu, (E) Tuğgeneral Cahit Özen, (E) Tuğamiral Cemal Üren, (E) Tuğgeneral Abdullah Öztekin, (E) Tuğgeneral Turgut Nasün, (E) Tuğgeneral Zeyyat Uran (E) Tuğgeneral Mümtaz Ün (Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) İstanbul Teşkilat Bşk.), Albay Edip Soytürk (TESUD İzmit Şube Bşk.), (E) Albay Halil Şenbaş (TESUD Samsun Şube Bşk.), (E) Albay İbrahim Kırat (TESUD Narlıdere Şube Bşk.), (E) Albay Ruhan Taylan (TESUD Akçay Şube Bşk.), Albay Nejat Erdil (TESUD Lüleburgaz Şube Bşk.), (E) Yarbay İhsan Arpaç (TESUD Adana Şube Bşk.), (E) Albay Nazım Er (TESUD Çankaya Şb. Bşk.), (E) Albay Yıldırım Can (TESUD Konak Şube Bşk.), (E) Yarbay Hamdi Değer (TESUD Bakırköy Şube Bşk.), (E) Albay Lütfi Soner (TESUD Yıldız Şube Bşk.) Mustafa Erol (Emekli Astsubaylar Der. Gen. Bşk. Yrd), Ahmet Atik (Emekli Astsubaylar Der. İst. İl. Bşk.) Yusuf Günaydın (Muharip Gaziler Der. Genel Sekr.), (E) Albay Saldıray Hakgüder (Muharip Gaziler Der. İzmir Şube Bşk.) Gönül Apaydın (Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği İst. Şb. Bşk.), Yıldız Namdar (Bursa Şehit Aileleri, Terör Mağdurları ve İnsan Hakları Der. Bşk.), Ahmet Özaydın (Eskişehir Harp Malulü ve Şehitleri Derneği Bşk.), Salim Yarar (Harp Malülü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimleri Der. Sakarya Şube Bşk), Av. Zeki Hacıibrahimoğlu (Şehit aileleri avukatı)...(Kaynak: http://www.adkf.org/baglantilar/index.htm)
   Temel Korur
Laik Cumhuriyet ve Türk demokrasisi kazandı. Hayırlı olsun..Bu arada şu bir yıl içinde maddi-manevi çok kaybımız oldu. En kısa zamanda toparlanmamız, atılıma geçmemiz lazım. Ak Parti Hükümeti daha kuşatıcı, marjinal de olsa her kesimin kaygılarını giderici, daha yapıcı bir siyaset yapmalı; bu merkezde politikalar üretmeli. İlk Önce Siyasi Partiler ve Seçim Yasasını değiştirmeli. Sonra AB konusunda kapsamlı bir plan hazırlayıp kamuoyu ile paylaşmalı. Uzlaşmayla yeni bir Anayasa Paketi hazırlamalı. Uzlaşmayla Kürt sorunu konusunda somut adımlar atmalı..Ve Alevilerin cemevleri "İslam vurgusu" yapılmadan "ibadethane" olarak kabul edilmeli. Bu çerçevede Bahailer, Yehova şahitleri, Yezidiler vb. dinsel gruplar da "inanç toplulukları" olarak yasal çerçeveye alınmalı. Hepsi de Kültür Bakanlığı bünyesine alınmalı. Evet, bütün Alevi kuruluşları ve cemevleri; Kültür Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini yürütmeli. Diyanet değil..
   YASEMİN Pertek
Ne olur biRAZ tepki......Biraz DuYArlılık.....Önder SAV, İslam'a saldırıyor....Mesut Yılmaz, İslam'a saldırıyor...YARSAV Başkanı, İslam'a saldırıyor...Diyanet nerede? Neden cevap vermiyor, tepki göstermiyor?..Bilmem kaç tane İlahiyat Fakültesi var; nerede o allı-şanlı İLAHİYATÇILAR? Hepsi ödlek, sözde İlahiyatçı mı?..Nerede Türkiye'de o kadar tarikat, cemaat var? Nerede Aleviler, Alevi müslümanlar, cemevleri, dedeler, babalar?..Önder Sav'ın İslam'a yönelik, İslam Peygamberine yönelik terbiyesiz üslup ve hakaretlerine katılıyor musunuz?.......Mesut Yılmaz'ın, YARSAV Başkanının; İslam'ı FAŞİZM ve NAZİZM ideolojilerine denk tutup en büyük tehlike ve tehdit gibi göstermesine bir TEPkiniz yok mudur?...Ey dindarlar!..Nedir bu üzerinizdeki atalet, miskinlik, perişanlık, dünyaya dalmışlık ve gaflet?....Nedir bu gıybet, dedikodu, laf taşıma, husumet, haset?..İslam, kimin dini?..İslam; öyle Mesut Yılmaz'ların, Ö. Faruk Eminağaoğulları'nın salladıkları gibi bir din mi?...Neden AKP, MHP, DP, ANAVATAN, BBP, DTP; İslam düşmanlarına bir tepki vermiyor, İslam'la ilgili her şeyi sineye çekiyorlar veya görmezden geliyorlar?..Ama Allah, her şeyi biliyor!..................Haydi meydanlara çıkalım; İslam'a hakaretlere, İslam düşmanlıklarını kınamak için!.....Önder SAV'ı, Mesut Yılmaz'ı, YARSAV Başkanını kınamak için meydanlara çıkalım!!!!..Pankartlı-afişli SESSİZ YÜRÜYÜŞLER yapalım!..Deniz Baykal'ın dediği gibi; SESSİZ YÜRÜYÜŞ; ama İslam, HZ. Muhammed (s.a.v.) için, inançlarımız için...Görüyorum ki, bizler daha MESUT YILMAZ'a bile doğru İslam'ı, İslam'ın doğrularını anlatamamış, öğretememişiz!...
   ahmet akkuş
Selamünaleyküm Mehmet ali ağabey Yazınız çok ağır olmuş.Yazınızı kendime hitap ediyor diye okudum.Valla beni bayağı sarstı.ama genede yazınız güzel olmuş.bayağı istifade ettim.Allah razı olsun sizden. “Dağ meyvesi acı olsa da devâdır, ama hazmı zordur” yazınız ağır olsada yazıyı kendime hitap ediyor diye okuyunca ruhumda ameliyat-ı cerrahiye yaptı.Allah şu mirac kandilinin hürmetine sizden razı olsun.mekanınızı Cennetül firdevs eylesin inşallah.”Amma, Hikmet-i Kur’ân’ın hâlis tilmizi ise; bir abd’dir. Fakat âzam mahlûkata da ibâdete tenezzül etmez. Hem, Cennet gibi âzam menfaat olan bir şey’i gaye-i ibâdet kabûl etmez bir abd-i azizdir.” Cenab-ı Allah bizi cennet gibi bir güzel menfaati bize gaye ettirmezken kırlılacak cam şişeleri hükmündeki dünyevi menfaatleri gayeyi maksat ettirir mi? Eğer dünyevi maksatları gayeyi maksat yaparsak Allah’ın Gadabından nasıl korunacağız.Cenab-ı Allah bizi rahmetiyle muhakeme etsin Allah sizden razı olsun Mehmet ali ağabey AHMET AKKUŞ
   Latif Konakdağ
Aynı anlarda, bildik tarzda ve bildik bombalarla İstanbul ve Kerkük kan gölüne çevrildi..Sayın Başbakan R.Tayyip Erdoğan da çok acele olarak, hemen bugün KERKÜK'e gitmeli..Türkmen, Kürt, Arap Kerküklülerin yaralarını sarmalı, en zor günlerinde onların yanında yer almalı. MİRAÇ Kandilini Kerkük'te geçirmeli..Yanında Abdurrahman Kızılay gibi Azeri, Mahsun Kırmızıgül gibi Kürt-Zaza sanatçıları da götürmeli. Hainlere en güzel cevap böyle olur..
   kaostan çıkış
ülkemiz ve bulunduğumuz bölge öyle bir kaostan geçiyor ki her tarafta ayrı bir senaryo ayrı bir menfaat ekoomi bielli daha doğrusu milletin cebindeki ekonomi terör belası devam ediyor çeteler hükümetin ve muhalefetin durumu yanıbaşımızda ırakın bizi de fazlasıyla etkileyen durumu amerikanın yakın gelecek iran planı israilin filistin bilmecesi tüm bunları düşündüğünüzde bunların tüm çözümünün başbakan erdoğana yüklerseniz haksızlık etmiş olursunuz onon gibi yanına yüz tane daha erdoğan kopyası koyarsanız o zaman bu kaotik ortamı ülkenin geleceğinin leyhine çevirebilirsiniz sancı burdan kaynaklanıyor devlettede zaman cemaat zamanıdır birlik olma zamanıdır vesselam

Mehmet Ali Bulut Arşivi
CHP nereye koşuyor? 25.Kasım.2008
APO'nun yeni komşusu İskender Büyük mü? 21.Kasım.2008
Siyasette müspet hareketler 20.Kasım.2008
Anayasanın değişmezleri... 14.Kasım.2008
Ergenekon savcısı 11.Kasım.2008
Obama'nın beriki yüzü 08.Kasım.2008
O ba ma, Necdet Sezer ve Cumhurbaşkanı Apo ! 06.Kasım.2008
Mustafa 04.Kasım.2008
Allah bizi sizin Cumhuriyetinizden korusun! 30.Ekim.2008
Evet, daha kötü günler geliyor, ama kime? 27.Ekim.2008
Temel Ağabey'i uğurlarken... 26.Ekim.2008
Sermaye ve iktidar! 20.Ekim.2008
Sayın başbakanım bu sizin gerçek duruşunuz ise... 17.Ekim.2008
Başbakan, Bahçeli'yi muhatap almak zorunda! 16.Ekim.2008
Kürt kimin umurunda be kardeş! 09.Ekim.2008
Neden askerler hiç mesul olmazlar? 05.Ekim.2008
AK Parti'nin geleceği 26.Eylül.2008
Benim hırsızım iyidir! 21.Eylül.2008
Başbakan'ın adamları ne yapıyor? 15.Eylül.2008
Talut Calut'u yener, nitekim yenmişti... 11.Eylül.2008
Kenya'ya kar yağıyor! 06.Eylül.2008
Bir sarhoş Yeltsin yok mu? 03.Eylül.2008
Türkiye için semirme vakti! 02.Eylül.2008
Başbuğ ve ideolojik muhalefet döneminin sonu! 29.Ağustos.2008
Ergenekon'un Kürt Memetleri 25.Ağustos.2008
Gürcistan dramından Asya Medeniyetine... 14.Ağustos.2008
Amerika'nın İp'i yahut kan oyunları 11.Ağustos.2008
Değerlerin ihyası! 08.Ağustos.2008
AK Parti'nin farzı, vacibi, sünneti... 05.Ağustos.2008
Bediüzzaman Önder Sav'a ne dedi 02.Ağustos.2008
Batı'nın Karlofçası 31.Temmuz.2008
Eyvah, AK Parti kapatılmıyor! (Adnan Menderes Çıkmazı'nda kan gölü= 29.Temmuz.2008
Evet bu bir hesaplaşmadı 24.Temmuz.2008
Agarta'nın gelini 18.Temmuz.2008
Perestroyka yahut temellerin çöküşü 12.Temmuz.2008
BU mu yanlış? 10.Temmuz.2008
AK Parti out olurken nasıl oluyor da Şener in? 09.Temmuz.2008
Yarasalar gündüz uçuyor, demek ki karanlıktakilerin de keyfi kaçtı 03.Temmuz.2008
Ben yazmasam bir şey olmaz ama siz tepki koymazsanız çok şey kaybederiz 01.Temmuz.2008
Firavun, Musa ve Deveyi Kesen 9 Kişi 07.Haziran.2008
Mustafa Kemal ve arkadaşları nerede, şu kafa yapısı nerede? 03.Haziran.2008
Öğretmeni kim mağlup etti? 28.Mayıs.2008
Önder Sav'a din öğretildi de o mu yanlış öğrendi? 23.Mayıs.2008
Turhan Çömaz Ali Suavi mi olmak istiyor? 20.Mayıs.2008

Gazetelerin 1. Sayfaları

ÇARŞAFLI STAND UP CI

39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.

AKSİYON'DAN SÜPER KAPAK: YÜKSEK HEGEMONYA HSYK

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

İRAN'DA TOPLU İDAM...

İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.

FETHULLAH GÜLEN ONUN YÜZÜNDEN YURT DIŞINA ÇIKTI!

2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BU BAYKAL'I MUTLAKA DİNLEYİN
» İŞTE VATAN SAĞOLSUN DEMEYECEĞİM DİYEN BİR ŞEHİT ANASI DAHA DAHA!
» ÇILDIRTAN AYNA...
» İŞTE GENELKURMAY BAŞKANI'NIN SERTLİK TARİHİNE GEÇECEK KONUŞMASI
» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
» ÇANAKKALE DE TÜRK ASKERİNİN YEMEK LİSTESİ NASILDI? VİDEODOO
» BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!
» HOCAEFENDİ'NİN BİR ŞİİRİ TRT'DE İLK DEFA OKUNDU
gasteci.com © 2008