|
|
|
|
|
Titanik batmaz!
Türkiye nefesini tuttu Ergenekon iddianamesinin içeriğini bekliyor. Daha doğru bir ifadeyle Ergenekon’un ne menem bir şey olduğunu öğrenebileceğimiz iddianamenin açıklanmasını bekliyor. Böylece aylardır konuştuğumuz, hakkında onlarca haberin çıktığı örgütün ne tür bir yapılanma olduğunu anlayabileceğiz.
Gasteci Kulislerde
Fakat operasyonun başladığı haziran 2007 tarihinden bu yana medyaya yansıyan haberlerde dikkat çeken bir nokta var. Neredeyse bütün operasyonun can alıcı noktaları telefon kayıtları ve örgüt yöneticilerin bilgisayarlarından elde edilen belgelerden temin edilmiş. Neler yok ki bu telefon kayıtlarında ve bilgisayar verilerinde. Hatta şahıslar ‘ nasıl olsa dinliyorlar ama boşver’ deyip suikast planlarını bile açık seçik telefonda konuşmuşlar.
Bilgisayarlarda ise yok yok. ‘ Çok Gizli- Hassas’ MİT belgeleri bile örgüt yöneticilerinin günlük kullandığı bilgisayarlardan çıktı. Öyle ki bütün planlar, suikast hesapları, yüzlerce sayfalık arşivler vs.
Cevabı aranan soru şu; “ Nasıl bu kadar tedbirsiz davrandılar ? Birileri darbe yapmayı planlıyor ama darbe planlarını masa üstü bilgisayarda bırakacak kadar rahatlar .?.
Operasyonları yakından takip eden bir yöneticinin yorumu ise durumu net bir şekilde ortaya koyuyor ; “ Titanik batmaz sendromu diyoruz bu duruma. Meşhur Titanik filminde bir sahne vardı. Gemi denize indirilecekken kaptan ‘ bu gemiyi Tanrı bile batıramaz’ der. Ama aslında sonun başlangıcıdır çünkü en zayıf anınız kendinizi en güçlü sandığınız andır. Kendilerine o kadar güveniyorlar ki ‘bize kimse bir şey yapamaz’ havasındalar. Çünkü çok iyi korunmuşlar. Kimse onlara bir şey yapmamış. Polis bize bir şey yapamaz, yargı zaten y anımızda, sırtımızı da asker ve bürokrasiye dayadık. Bu devletin sahibi biziz.”
Yani operasyonda her şeyi çorap söküğü gibi dökülmesi olağan üstü yöntemlerle yürütülen soruşturmadan, 007 savcılardan çok Ergenekoncuların ‘açık’ vermesinden kaynaklanıyor.
18.Temmuz.2008 19:13:19
|
|
|
|
|