Bu komplo teorisinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini çok değil yalnızca bir ay sonra hep birlikte öğreneceğiz. YAŞ kararları, bu teorinin ne denli ayakları yere basar olduğunu gözler önüne serecek. Sebahattin Çelebi
TSK içinde bir ağır bir çarpışma havası hakim. Bir süre önce mustakbel Genelkurmay Başkanımız İlker Başbuğ ve Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Ergin Saygun hakkında ortalara saçılan evraklar, fotoğraflar bize bu izlenimi verdi. Aynı çevreler, şimdiki Genelkurmay Başkanımız Org. Yaşar Büyükanıt, göreve başlamadan önce de aynı oyunu sahneye koymuşlardı.
Fakat durum bu kez biraz farklı.
Malum çevreler, nedense mustakbel Genelkurmay Başkanının yanısıra, Birinci Ordu Komutanlığı'na atanması beklenen Ergin Saygun'u da kurban seçtiler/afişe ettiler.
Org. Ergin Saygun'un sağlığıyla ilgili bütün ayrıntılı raporlar garip bir şekilde pazara çıktı bir süre önce.
Hemen herkes, ordu içindeki Ergenekon uzantılarının bu bilgi ve belgeleri servis ettiğinde birleşti.
Ancak burda dikkat çeken çok ufak bir ayrıntı vardı.
İlker Başbuğ'u anlıyorduk. Zira Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturacak kişi olması hasebiyle, bir takım çevrelerin hedefinde olması imkan dahilindeydi. Servis edilen fotoğraflarda Ağlama Duvarı'nın önünde dua eder haldeydi. Bu resmin üstüne balıklama atlayan Vakit gazetesi, muhtemelen bir takım karanlık çevrelerin belirlediği en iyi adresti. Zira, verilmek istenen görüntü, bu fotoğrafın dini bir altyapıya sahip kadro tarafından servis edildiğiydi. Dikkat çeken en önemli husus, "Yahudilik" temelli bir çamur atmaydı.
Başbakan, bu noktada en doğrusunu yaparak müstakbel Genelkurmay Başkanımıza olan inancını ortaya koydu.
İlker Başbuğ'u anlıyoruz da...
İkinci Başkan Ergin Saygun'un adının ortaya atılması nedendi?
Bunun birkaç ihtimali olduğu için biraz daha detaylandıralım:
1) Ergin Saygun'un Ergenekon'un hedefi olduğu ihtimali: Mümkündür. Ardından geleceklere yer açmak adına Saygun yıpratılarak emekliye sevkedilmek istenilmiş olabilir. Bunun için en masum, en kabul edilebilir gerekçe elbetteki sağlıktır. Sağlık sorunları nedeniyle Saygun'un görevden uzaklaştırılması, çok büyük gerginliğe sebep olmaz.
2) Ters köşeye yatırma ihtimali: Ergenekon ekibinin dikkatleri dağıtma veya hedef şaşırtma adına Saygun'la ilgili bilgileri servis etmesi söz konusu olabilir. Buna da hiç şaşırmamak lazımdır. Ancak burda en zor soru, "Neden Saygun'dur?"
3) İlker Başbuğ'la ilgili fotoğrafların servis edilmesinin ardından, bir başka grubun Ergin Saygun'a ait belgeleri servis etmesi söz konusu mudur? Ortaya saçılan evraklar veya fotoğraflar, iki ayrı grubun "belge" savaşı olabilir mi? Yani birileri İlker Başbuğ'un önünü tıkayarak, birilerine yol açmak istemiş, bu amaçla o malum fotoğrafları servis yapınca, diğer kadro, Saygun'la ilgili belgeleri pazara çıkararak karşılık verme amacı mı gütmüştür?
Ergin Saygun'un meşhur e-muhtıra olayının baş aktörü olduğu ve söz konusu muhtırayı Yaşar Büyükanıt Paşa'ya bilgi vermeden bir gazetecinin yardımıyla hazırlayıp, Genelkurmay'ın internet sitesine koydurduğu kulislerde konuşuldu. Saygun, bildirinin yayınlanmasının ardından Büyükanıt'ı arayarak, bilgi verdi, Paşa da, Genelkurmay'ın birlik görüntüsüne zarar vermemek adına, bildiriye sahip çıkmak zorunda kaldı. Bu iddialar internet ortamında yayınlanan ve asker kaynaklı iddialar.
Bir grup ordu mensubu tarafından yayınlanan ve internet ortamında halen bulmanın mümkün olduğu bir yazıda geçen bir cümle eminim sizlerin de dikkatini çekecektir:
"Org. Saygun mevcut hükümeti oluşturan parti ya da bir başkasının oluşturacağı istikrarlı bir Türkiye ortamında emekliliğinin kesinleşeceğinin farkında. Bunun için Zeyno Baran’la birlikte üstünde çalıştıkları yeni ve güncel bir konu daha var. Nogaylaroğlu’nun da katkıda bulunduğu bu dosyanın işleme konulma tarihi Temmuz’un ilk haftaları."
Temmuz'un ilk haftaları...
7 Temmuz'da yapılması planan bazı toplumsal olayların afişe olduğunu hatırlayalım.
Devam ediyoruz:
"Seçimlerinden önce mevcut hükümeti gözden düşürerek oy oranını azaltamayı planlayan dosyanın ana konusu, Başbakan, Dışişleri Bakanı ve kabinede ekonomi ile ilgili bakanlar başta olmak üzere bazı milletvekillerinin bazı radikal İslamcı örgütler ile ilişkileri olduğu, mevcut hükümete buralardan kirli para akışı yapıldığı şeklinde. Bu iddialar bazı resim ve belgeler ile hazırlanarak ABD ve Türk medyasında yoğun olarak yayınlatılacak. Böylelikle ABD ve Avrupa’nın hükümete desteğinin engelleneceği, seçime kadarki kısa sürede kendini aklayamayan hükümetin şaibe altında kalacağı düşünülüyor."
Bu suçlamalar ile Ergenekon iddianameleri arasındaki benzerlik biraz ürkütücü olsa da dikkatlerden kaçmıyor.
Evet, ordu içinde iki grubun, muhtemelen Ergenekon'un etki alanındaki kadrolar ile gerçek vatansever kadroların yürüttüğü bir soğuk savaşa şahitlik yapıyoruz sanki.
Ağustos'ta, emekliye ayrılanlar ve rütbe kazananlar, manzarayı biraz daha net görmemizi sağlayacak. İlker Paşa'nın Genelkurmay Başkanı olacağı kesin. YAŞ kararları ile Ergin Saygun'un emekli edilmesi durumunda yukardaki soruları aydınlatmak için bir ışık almış olacağız.
Ergenekon Davası'nın seyrine göre de, sanırım sorularımıza cevap bulacağız.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.