Eşi Carla Bruni ve 450 kişilik bir heyetle İsrail’i ziyaret ederek ilişkilerde yeni sayfa açan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “Fransa, varlığına yöneltilecek her tehdit karşısında İsrail’i savunacak. Nükleer İran kabul edilemez. İsrail’i yok etmek isteyen herkes, karşısında Fransa’yı bulacaktır. İsrail yalnız olmadığını bilmelidir” dedi geçen hafta. Aydoğan Vatandaş
Sarkozy’nin basına yansıyan bu sözleri aslında tehlikenin ne kadar yaklaştığının açık işaretlerinden sadece biri.
Ne ki, ABD’nin İran’a saldırma olasılığı hala yeterince analiz edilebilmiş değil. Bununla birlikte, ABD yönetiminin İran odaklı girişimlerinin ABD ordusunda nasıl yankı bulduğu, bazı Amerikalı generallerin istifaları da yeterince yer bulmadı Türk medyasında.
Bunun nedeni, kuşkusuz, ABD yönetiminin iç siyasetteki başarısızlıklarından ötürü İran’a karşı askeri bir harekat gerçekleştiremeyeceği yanlış öngörüsünden kaynaklanıyor olmalı.
Yanılıyorlar.
Mart ayında Amerikalı bir diplomatla yapmış olduğum bir görüşmede Cheney yönetiminin İran’a Ekim ayında saldıracağı bilgisini bu sitede yazmıştım. O yazıda bazı generallerin Cheney yönetimine İran konusunda defans uyguladıklarını da yazmıştım. Bu yazımdan bir süre sonra bazı generaller görevlerinden istifa ettiğini şaşkınlıkla izledim.
O halde Ekim ayı ile ilgili öngörüyü de dikkate almamız gerekiyor. Zira Kasım ayında Başkanlık seçimleri var ve Ekim ayında yapılacak böyle bir saldırı Başkanlık seçimlerini pekala etkileyebilir ve ABD seçmeni Obama’yı böylesine önemli bir güvenlik sorunu ile karşı karşıya kalındığı gerekçesiyle tercih etmeyebilirler. (Ben yine de Obama’nın şansının azaltılamayacağı kanaatini taşımaya devam ediyorum.)
Diğer taraftan, İran’ın ABD ile anlaşması ihtimali de son derece düşüktür. Zira kaybedilecek bir savaşın bile rejimin kenetlenmesine neden olacağına inananlar var İran rejimi içerisinde. Diğer taraftan petrol fiyatlarının artmasını isteyen petrol lobisi ve her iki tarafta da savaşın kıyametin gelişini hızlandıracağına inananlar (Evanjelikler-Hüccetiye) bu savaşı şiddetle istiyor da olabilirler.
Diğer taraftan hem Bush, hem de ihtiraslı lider Ahmedinecat, dünyayı siyah-beyaz görmeye meyilliler. Bütün bu nedenlerle taraflar aslında savaş istemeseler dahi, savaşmaktan kendilerini alamayabilirler.
Ne ki, İran’a yönelik askerî bir harekât Türkiye açısından istenmeyen tahmin edilemez bazı sonuçlar yaratabilir. Türk kamuoyunun aylardır tartışmakta olduğu suni gündemler, maalesef İran’a olası bir saldırının Türkiye’yi nasıl etkileyeceği konusunu rafa kaldırmıştır.
Dahası, İktidarda bulunan bir partiye tam da bu sırada kapatılma davasının açılmış olması, devlet erkinin parçalı bir görüntü vermesi, konu ile ilgili sağlıklı kararların alınabilmesini de olumsuz kılmaktadır, kılacaktır.
ABD Başkan yardımcısı Dick Cheney’in kapatma davasından iki hafta sonra Türkiye’ye gelmiş olması kuşkusuz tesadüf değildir ve elbette İran merkezli olmalıdır.
Böyle bir harekâtın Türkiye açısından en önemli olumsuz etkisi, kaçınılmaz olan Irak’ın bölünme ihtimalini artırması olacaktır. Bununla birlikte Iraklı Şiilerin, Hamas ve Hizbullah’ın, bölgeyi ateşe verecek olmalarını tahmin etmek zor olmayacaktır.
Türkiye’de yaşanan gerginliğin kanımca en önemli nedenlerinden biri, ABD’nin İran’a gerçekleştireceği olası saldırı ile yakından bağlantılıdır. Zira ABD yönetimi İran konusunda AKP yönetimine yeterince güvenmemektedir. Suriye’de bundan sadece bir süre önce gerçekleştirilen başarısız bir darbe girişimi de maalesef Türk kamuouyunun dikkatini çekememiştir. Ki bu darbe girişimi de kanımca İran konusuyla bağlantılı olmalıdır.
Kanımca, bu saldırıda sadece nükleer tesisler değil, Devrim Muhafızları ve istihbarat kurumları gibi rejimin sinir merkezleri ve Körfez bölgesindeki füze bataryaları gibi İran’ın karşılık verme kapasitesi de hedef alınacaktır.
Türkiye de büyük olasılıkla bu sırada, başörtüsü, artık kabak tadı veren rejim tartışmaları ve AKP ile ilgili tartışmalara odaklanacaktır.
***
Yukaradaki yazıdan tamamen bağımzıs olarak anımsatmak istediğim bir diğer konu ise Marmara’da olası bir depremin etkilerinin ne olacağı. Türkiye’de son zamanlarda olası bir Marmara depremi ile ilgili haberlerde artış gözlendi. Geçen on yıl içerisinde maalesef gerekli tedbirlerin alınmadığı ifade ediliyor. Umarız Allah benzeri acıları milletimize bir daha yaşatmaz!
Yorumlar h.d. Ferit Bey, Aydogan Beyin bu konudaki yazisini forumgazetem.com'da okuyabilirsiniz.ferit dogan güzel yazılarınızı çok aralıkla yazıyorsunuz, biraz daha sık olsa.
ayrıca bu agarta nedir tam anlayamadık nuh bey bir şeyler demiş ama bir de sizden alalım. selamlar.Ahmet Demiir Yusuf Bey dogru anlamis...Yusuf Alper Bir şey dikkatimi çekti YAPAY DEPREM ile ilgili araştırması bulunan yazar bu yazısındaki son paragrafta sanki mesaj veriyor.Türkiye gündemi ABD ve İSRAİL'in İRAN OPERASYONU SIRASINDA YAPAY OLAYLARLA GÜNDEMLERİN OLUŞTURULACAĞI, DİĞERİ İSE MARMARA DA DEPREM OLABİLECEĞİ.. YANİ ŞUNU MU DEMEK İSTİYOR DAHA ÖNCEKİ DEPREM GİBİ ABD TÜRKİYEDE MARMARA BÖLGESİNDE TÜRKİYEYİ KENDİ DERDİNE DÜŞÜRECEK YAPAY BİR DEPREM Mİ PLANLIYOR.. ? AÇIKÇA BEN BUNU ANLADIM... Böylece Türkiye İran meselesinde ABD'ye onay vermiyor olmasının bir tür cezalandırılmasına mı maruz kalacak ?
h.d. Evet gözüken o, fakat bence vurmayacak, daha doğrusu vuramayacak çünkü dünyada bır tek Amerika yok. Amerika kadar muktedir olmasa da dünyada başka dengeler de var. Ayrıca Aydoğan beye katılmakla birlikte Türkiyede yaşananların tek nedeni Amerika olmadığını da düşünüyorum. servet aydoğan beyin ve link teki sayın Polatın yazıarını okuduktan sonra gözüken şu ki ABD-İrana vurur.alperen savaşla ilgili iyi bir yaz-da aşağıda var,isterseniz bir bakın..
http://www.gazeteport.com.tr/YAZARARANIYOR/NEWS/GP_234330
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: