gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ömür denilen şey...
İnsan yaşlandıkça, vücut hatları yuvarlaklaştığı gibi fikir ve düşüncelerindeki sivrilikler de zam...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz "Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!"
Ergenekon kapsamında tutuklanan Emekli Albay Arif Doğan'ın Yalova'daki otelci arkadaşı Ali Haydar Ya...

Harun Tokak

Harun Tokak Babacığım! Ceketin 'Sen' kokuyor
“Ben babamın ilk göz ağrısı ve en iyi dostuydum. Geçen hafta ilk defa bir babalar gününü bab...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Ergenekon 2001'de neden kapatıldı?
Şu sıra herkesin yanıtını aradığı soru bu. Dün ‘Sis Perdesi’ başlığıyla verdi Milliyet g...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Ölümü gösterip, sıtmaya razı etme kararı!
Anayasa Mahkemesi'nin kararı kesin! Bu kararı değiştirecek merci yok. Karar aslında son dere...

Halit Esendir

Halit Esendir Şuradan sürpriz çıkmadı
4-5 aydır Türkiye ve dünya gündemini etkileyen Cumhuriyet başsavcısının bir çoğu zorlama delillerle ...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Gülen'e düşünsel hazırlık ve fikirlerinin çalışılması üzerine
Akşam Gazetesi genel yayın yönetmeni Serdar Turgut, Yeni Şafak Gazetesinden Mehmet Gündem’le y...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Gürcistan dramından Asya Medeniyetine...
Şu Gürcistan olayını “ezberleri bozacak” bir bakış açısıyla ele alabilir miyiz acaba? Ya...

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Bir annenin tutmayan yanı...

Sezai Şen Bir evlat olarak annemin tutmayan yanı, konuşan dili, yürüyen ayağı, hareket eden eli kolu olmak istedim. O zaman fark ettim ki bazı şeyleri ne kadar çok istersek isteyelim asla gerçekleştiremiyoruz. Belki bu gerçeğin farkına varmak beni biraz daha fazla yıktı. Benim hayatıma karşılık annemin sağ tarafına yeniden can verilebilmesini diledim Rabbimden, ama olmadı...
Sezai Şen
Bir insanın, insanlar arasındaki en büyük kaybı annesini kaybetmesi ya da annesinin bir yanını kaybetmesi olsa gerek…

Tarihler 5 Nisan 2004’ü gösteriyordu rahmetli babamı kaybettiğimde. Babam ahirete göçtüğü zaman ben memleketime uçakla kesintisiz 11 saat uçmak gerekecek kadar uzaktaydım. O yüzden cenazesine katılmak da mümkün olamadı. Gurbetteyken babamı kaybetmem, cenazesine bile katılamamam nedeni ile, bana gerçekten çok ağır gelmişti. Zamanla gördüm ki insanın çok daha fazla ağrına giden şeyler de başına gelebiliyormuş!

Bir düşünün; anneniz hayatta ama sizinle konuşamıyor, ayağa kalkamıyor, yemek yiyemiyor. Bir başka deyişle annenizin sağ tarafı tutmuyor. İşte böyle bir halde, inanın, insanın hiçbir yanı tutmuyor!

7 Haziran akşamı, küçük kardeşim beni cep telefonundan arayıp, bir gün önce konuşmak istediğim ancak o an uyumakta olan annemle konuşmam için telefonu ona uzattı. Benim için hayatımın en acı telefon konuşmalarından biriydi. Çünkü annem adeta konuşmayı unutmuştu; söylediği hemen hiçbir kelimeyi anlamıyordum, tabii anneme ne olduğunu da.

Kardeşim, rahatsızlandığı için annemi hastaneye götürdüklerini ve doktorun bazı ilaçları yazdığını, 4-5 saat hastanede kaldıktan sonra tekrar eve geldiklerini söyledi. Durumun ciddiyetinin farkına vardığım için o akşam hemen Kayseri’ye hareket ettim. Sabahın erken saatlerinde küçük kardeşimin evindeydim.

En çok sevdiğimiz insanları hiç sevmediğimiz bir durumda görmek bizi yıkar, bizi büyük üzüntüye sevk eder. Bugüne kadar kendisinden uzakta çektiğim hemen hiçbir sıkıntıyı kendisine aktarmadığım, kendisini sevindirecek herhangi bir şey yaptığım veya bir başarı elde ettiğim zaman ise derhal onunla paylaştığım annemi gördüğüm zaman ben de işte o acıyı duydum; yaşı 75’e gelmesine rağmen oldukça sağlıklı olan, hemen her işini kendisi yapan, sabah erkenden uyanıp bahçede gezinen o kadın gitmiş; onun yerine vücudunun sağ tarafını oynatamayan, konuşamayan, ayağa kalkamayan, dolayısıyla hiçbir isteğini tam olarak size tarif edemeyen, sanki bir anda çökmüş bir kadın gelmişti. Sağ kolunu çok uğraştığı taktirde bir miktar oynatabiliyor, konuşmaya çalışsa da sözlerinden hemen hiçbir şey anlaşılamıyordu.

Bir evlat olarak annemin tutmayan yanı, konuşan dili, yürüyen ayağı, hareket eden eli kolu olmak istedim. O zaman fark ettim ki bazı şeyleri ne kadar çok istersek isteyelim asla gerçekleştiremiyoruz. Belki bu gerçeğin farkına varmak beni biraz daha fazla yıktı. Benim hayatıma karşılık annemin sağ tarafına yeniden can verilebilmesini diledim Rabbimden, ama olmadı...

Ertesi sabah, pazartesi sabahı, annemi tekrar hastaneye, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdük. Yaklaşık 40 saat önce annemi muayene eden bayan doktor ile bir kez daha görüşüp, durumu izah ettik. Hastanın, hastanede tedavisi için ‘yatış’ verdi. “Annenizin durumu Cumartesi günü böyle değildi; konuşabiliyor ve yürüyebiliyordu. Aksi taktirde kesinlikle eve göndermezdik” deyiverdi bana. Sonra da annemin rahatsızlığını açıkladı: Bazı şeyleri kendisine çok dert edinmiş olmalı. Tansiyonu yükselmiş, beyne giden damarlardan biri tıkanmış. Bu yüzden sağ tarafı tutmuyor. Şimdi ilaçla o damarı açacağız. Bazıları bir haftada iyileşir, bazıları bir ayda, bazıları da bir yılda!
Kimi durumlarda sizin içiniz ne kadar yanarsa yansın, maalesef, insanoğlunun yapabileceklerinin bir sınırının olduğu gerçeğini aşamıyorsunuz. Böyle durumlarda yapabilecekleriniz, modern tıbbın gereklerinin en iyi şekilde yerine getirilmesini beklerken, dua etmek ve hastanıza moral olabilecek bir takım şeyleri yapmakla sınırlı kalıyor. Annem olan bitenin, gelip gidenin farkında olabildiği için kendi başına gelmiş olan bu rahatsızlığın verdiği moral bozukluğunu, kendi evlatlarını etrafında pervane olurken görerek atlatabilirdi. Bu yüzden kardeşlerimle birlikte Kayseri’ye adeta çıkarma yaptık.

Yazılarımı yakından takip etme fırsatı bulanlar aslında içimin hemen her yanışında yüreğimi anneme açtığım yazılar yazdığımı da bilirler. Ne var ki yazdığım hiçbir yazıyı, başkası kendisine aktarmadığı veya okumadığı taktirde annem okuyamaz. Benim kendisine yazdığım herhangi bir yazıyı da bugüne kadar okuyamadı. Ama annem benim yüreğimi her zaman okumasını bildi. Biliyorum, bize çok aciz kalmış bir durumda gözükmekten dolayı da bir garip sıkıntı yaşadı, belki utandı. Belki ayağa kalkıp dimdik yürümek, eskiden olduğu gibi ayakları üstünde gezinmek, kimi konularda bize sitemlerini iletmek istedi. Biliyorum, sırf biz mutlu olalım diye zaman zaman sağ ayağını oynattı, son iki gün bazı sıvı gıdaları almaya da başladı. Ve biliyorum biz üzülmeyelim, mutlu olalım diye yakında iyileşecek de…

Bu arada, gazetemiz sahibi Murat Altınçekiç ve gazete personelimiz, Şehir Gazetesi’nde çalışan arkadaşlarımız başta olmak üzere çok sayıda arkadaşımız, dostumuz telefonla arayarak üzüntülerini dile getirip, bizlere moral destek oldular. Anlayışlarından, desteklerinden ve samimi dualarından dolayı hepsine en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Bu arada Sayın Murat Altançekiç’in çok değerli ağabeyleri Kemalettin Altınçekiç’i de kaybettik. Benim Kayseri’de Murat Bey’in de Bursa’da bulunmak zorunda kaldığı zaman dilimi içinde gazetemiz personelinin, meydana gelen teknik aksaklıklara rağmen gazetenin siz değerli okurlarımıza en iyi şekilde ulaştırılması için gösterdikleri gayretin de takdire şayan olduğunun altını çizmem gerekiyor. Sayın Altınçekiç’in başı sağ olsun, Allah ağabeylerine rahmet eylesin.

Bu arada, annemin rahatsızlığı vesilesi ile bir kez daha yüz yüze geldiğim sağlık sistemimiz ile ilgili birkaç şey de söylemek istiyorum.

Kayseri, oldukça büyümüş bir şehir. Nüfus almış başını gitmiş. İç Anadolu’nun Paris’i gibi görünen bir il olmuş. Bu yüzden çevre illerden de çok sayıda hasta Kayseri’ye geliyor, getiriliyor. O yüzden hastaneler bazı günler tam bir mahşer yeri gibi; hastalardan ve yakınlarından adım atacak yer adeta kalmıyor. İnsanlar hala kuyruklarda bekliyorlar. Kayseri Tıp Fakültesi Hastanesi’nde durumun çok daha kötü olduğunu söylemeye gerek bile yok. Doğrusu ben Eskişehir’de hastanelerde bu kadar yoğunluk hiç görmedim. Bu yüzden Eskişehirliler sahip olduklarının değerini iyi bilmeliler.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi gerçekten çok çalışmış, şehrin altyapısını bitirmiş. Şimdi hafif raylı sistem ağı ile donatıyor şehri. En ücra mahallelere kadar hemen her sokak asfaltlanmış. Kayseri’nin şehir içi yollarının Eskişehir’dekilerden en büyük farkı arabanızla ilerlerken hemen hiç çukura düşmeden yol almanıza neden olacak kadar düzgün yapılmış olması. Arabanızdaki hastanız her çukurda veya tümsekte yeni bir sarsıntı geçirmek zorunda kalmıyor. Keşke Araştırma Hastanesi’nin binaları arasındaki alan da asfaltlar kadar iyi bir zemine sahip olabilse. O zaman hastanızı hasta sandalyesinde sarsmadan, incitmeden bir yerden başka bir yere götürebilirsiniz ve bu durumda hastanızın daha fazla rahatsızlanmasının önüne geçebilirsiniz.

Allah, annelerimize sağlık versin, onları bizim başımızdan eksik etmesin. Çünkü annelerin yokluğu ya da annelerin bir yanının yokluğu gerçekten çok acı. Dilerim hiçbiriniz bu acıyı yaşamaz, böyle bir sıkıntıyla karşılaşmazsınız. Tekrar, bu zor günlerimde tesellileri ve duaları ile bana yardımcı olmaya çalışan dost ve arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız…

(Bu yazı Eskişehir'de yayın hayatını sürdüren Burç Gazetesi'nde yayımlanmıştır...)


17.Haziran.2008 01:46:28

Puan: 4.2/5 (12 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Mehtap
Sezai Bey, Allah annenize şifalar versin. İnşaallah en kısa sürede sağlığına kavuşur anneniz.

Sezai Şen Arşivi
Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM 14.Ağustos.2008
AK PARTİ'Yİ KAPATACAKLAR! 24.Temmuz.2008
YOKSA SİNAN AYGÜN, ERGENEKON'UN BASIN TOPLANTILARINI MI YAPIYORDU? 05.Temmuz.2008
GÜLEN, ASLINDA GURBETTE AĞLAYANDIR 26.Haziran.2008
ALLAH ANKETİNİZİ KABUL ETSİN! ( Yüzde 82 Türkler kazanır) 24.Haziran.2008
Bir annenin tutmayan yanı... 17.Haziran.2008
Bu nefreti anlayabiliyor musunuz? 20.Mayıs.2008
HAZİRAN 2007'DE IRAK'A GİRMEKTE TEREDDÜT EDEN AKP'YE KIZANLAR ŞUBAT 2003'TE IRAK'A GİRMEK İSTEYEN AKP'YE ATEŞ PÜSKÜRÜYORLARDI 08.Haziran.2007
IRAK SINIRINA YIĞINAK YAPARKEN PÜLÜMÜR'DE BASKIN YEMEK 05.Haziran.2007
SÖYLEDİKLERİNİN HİÇBİRİNİ YERİNE GETİRMEYENLER PARTİSİ SEÇİM VAATLERİNİ GURURLA SUNAR! 04.Haziran.2007
OPERASYON İŞE YARAMAZ BİZ EN İYİSİ FETH EDELİM! 25.Mayıs.2007
TEKRAR AKP GELİRSE DARBE OLUR (YERSENİZ!) 21.Mayıs.2007
AK PARTİ'Yİ KAPATMAZLAR! 10.Mayıs.2007
DARBE VE MUHTIRALARDAN BUNALMIŞ BİR VATANDAŞIN MUHTIRASIDIR! 01.Mayıs.2007
BU ORTAMDA SEÇİM OLURSA AK PARTİ YÜZDE 50 OY ALIR! 28.Nisan.2007
SAÇMALIYORLAR! 25.Nisan.2007
GURBETİN TRENLERİ GEÇER İÇİMDEN... 23.Nisan.2007
KANATSIZ MELEK! 15.Nisan.2007
SEZER'İN KONUŞMASI SANKİ MİTİNGE ADAM TOPLUYOR!! 14.Nisan.2007
RUHUMA SIKILAN BU AZAP NİYE? 02.Nisan.2007
BAHARI UNUTTUM! 07.Mart.2007
DÖNÜŞÜM OLMAYACAK! 19.Şubat.2007
MERHABA DOSTUM HÜZÜN! 03.Şubat.2007
SADDAM'DAN ÖNCE HUZUR VE DEMOKRASİ ASILDI! 07.Ocak.2007
ESKİ ATICILARDAN BİR CEM UZAN KALDI GALİBA! 15.Aralık.2006
DİNDAR MIYIZ YOKSA SAHTEKAR MI? 26.Kasım.2006
BAŞLIKSIZ YAZI 14.Kasım.2006
HAKARET İPİNE BAĞLI NOBEL! 14.Ekim.2006
RAMAZAN BEREKETİ BÜTÜN AÇLARI DOYURMAYA YETER Mİ? 23.Eylül.2006
ASKER GÖNDERMEYELİM; YARININ ASKERLERİNİ YETİŞTİRELİM! 02.Eylül.2006
GÜN GELECEK İSRAİL İLE SAVAŞACAĞIZ! 13.Ağustos.2006
EY 'KÜFREDER' TİTRE VE KENDİNE GEL! 26.Temmuz.2006
ZULMÜN ARTMASINA NEDEN OLMAK DA ZULÜMDÜR! 14.Temmuz.2006
4 MİLYAR DOLAR BİR AYDA NASIL 6 MİLYAR DOLAR OLUR? 07.Temmuz.2006
KUSURA BAKMA ANNECİĞİM, KUSURA BAKMA! 19.Haziran.2006
ÖKSÜZLER (şiir) 12.Haziran.2006
SENSİZ OLAMAM Kİ ÇEŞM-İ SİYAHIM 31.Mayıs.2006
AĞLATAN AŞKTIR 24.Mayıs.2006
SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRENLER BELLİ! 19.Mayıs.2006
'Neler oluyor?'un cevabı: Kendi pimini çeken millet 13.Mayıs.2006
HÜRRİYET, BAŞBAKAN'A BUNU NİYE YAPTI? 05.Mayıs.2006
ACELE KARAR VERME! 04.Mayıs.2006
AK Parti ile ‘Tek Parti’ dönemi! 30.Nisan.2006
Irak'ta PKK, Meclis'te TMK operasyonu! 27.Nisan.2006
Demokrasiden bahsetmek suç galiba! 25.Nisan.2006
Bildin mi şehidim? 24.Nisan.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

DEVLETTEN MAAŞLI ACZEMENDİ!

"Aczimendilerin Yalova'da Askeri bir kışlada eğitildiği" bilgisi daha sıcaklığını korurken, devlet görevlisi bir aczimendi ortaya çıktı.

MÜSLÜMAN ŞİRİNLER!

Avrupa, Şirinler'in Türkiye'de bazı TV kanallarında “İslami usul”de yayınlanmasını konuşuyor.

DAYAK YEMEKTEN BIKTI!

Sunucu Ece Erken, sürekli olarak dayak yediği kocasından boşanmak için davayı açtı. Erken oldukça yüksek bir tazminat istiyor.

GECEKONDUDA OTURDUĞU GÜNLERİ ÇABUK UNUTUYORLAR

Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.

NE ORMAN YANGINI, NE YAŞ NE ERGENEKON... İŞTE HÜRRİYET'İN EN ÇOK OKUNAN HABERİ!

Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!! Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!

BİR İLAÇ VE TATLI TARİFNAMESİ...

Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle:

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» JANDARMA HÜKÜMETE BAĞLANIYOR
» AKŞAM GAZETESİNİ ERGENEKON KARARGAHI HALİNE ILICAKLAR GETİRDİ
» KADINLA TOKALAŞMAYANA İŞ YOK!
» TERÖRİST'E TEŞEKKÜR İLANINI BİR TEK GAZETE YAYINLADI
» ARAP KADINLAR İÇİN ÖZGÜRLÜK KENTLERİ
» "Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!"
» UNUTMA UNUTTURMA
» AMERİKAN SAVAŞ GEMİLERİ BOĞAZDAN GEÇİYOR..
» ERBAKAN'A AFFI ELEŞTİRENLERİN SEZER ÇELİŞKİSİ
» RUSYA NATO İLE İŞBİRLİĞİNİ DONDURDU

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
» EY DOST BİZE ÖLÜMDEN BAHSET!
» RUS SNİPER GÜRCÜ MUHABİRİ BÖYLE VURDU
» ÖLECEKLERİNİ DÜŞÜNEREK ŞAHADET GETİRDİLER, SONRA PRES PRES DİYE BAĞIRDILAR
» KABE İMAMINA NAMAZ SIRASINDA SALDIRI!
» YAŞAR BÜYÜKANIT'A BİR TRİLYONLUK OTOMOBİL
» ENKAZDAN SAĞ ÇIKTI
» YUH ARTIK... YOUTUBE'DAN SONRA DAİLYMOTİON VİDEO SİTESİ DE KAPATILDI
» SIRP KASAP KARADZİÇ HESAP VERMEYE BAŞLADI!
» İSTANBUL SALDIRILARI İLE İLGİLİ PKK AÇIKLAMASI
gasteci.com © 2008