İnönü Vakfı Başkan Yardımcısı ve CHP Ankara eski milletvekili Gülsün Bilgehan, dedesi İsmet Paşa'nın “günlük siyasete karıştırılmasını” üzüntüyle izliyormuş…
Tamer Korkmaz
Adı geçen vakıf, son tartışmalara binaen açıklama yapmış:
“Önceki dönemlerde de Atatürk'e dil uzatamayanlar onun en yakın dava arkadaşı İsmet İnönü'yü hedef almışlardı. Anlaşılan yine bazıları 'suçluların telaşı' içine girmişler.”
Hepsinden evvel, İnönü'yü gündelik siyasete karıştıran, bu yolla “TRT'de av yapmaya” niyetlenen; Gülsün Bilgehan Toker'in sevgili CHP'sidir…
CHP'li vekillerin dün yayınladığım İsmet İnönü belgesine verebilecekleri hiçbir cevap yok…
Meclis kürsüsünde ağızlarını bozup bas bas bağırıyorlardı; belgeden sonra kayıplara karıştılar!
Bu kapı gibi belgeye Gülsün Bilgehan da tek kelime edemiyor: Edemez de…
İnönü Vakfı'nda mutlaka dedesinin hatıratı vardır…
Şayet cesareti varsa, oradan açıp baksın; İsmet İnönü'nün vaktiyle “Kimse işitmesin bu millet düşmanınızdır” dediğini, sonrasında bu hadiseyi Ulus'ta tam kırk yıl önce yayınlanan hatıratında yazdığını öğrensin…
“Atatürkçü” İnönü, iktidarı döneminde paraların üzerinden Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün resimlerini kaldırmış, banknotlara kendi resmini koydurtmuştu:
CHP'liler uzun yıllar boyu debelenip duruyorlar ama şu banknot resimleri meselesini bir türlü izah edemiyorlar!
1930'lu yıllarda, Atatürk-İnönü arasında hayati bir kavga vardı: Bu tarihi hakikati ne Gülsün Bilgehan, ne CHP'li vekiller, ne de bir başkası hasıraltı edebilir…
Gülsün Hanım'ın yakın tarihimizin yeterince anlatılmamış bu bölümüyle de; dedesinin Milli Şef sıfatıyla başında bulunduğu dikta dönemiyle de yüzleşmeye cesareti yok.
Hiç olmazsa, bir miktar “Attila İlhan” okuyabilirdi…
İlhan, “İnönü, 40'larda Mustafa Kemal hareketinin anti emperyalist niteliğini unutturmaya çalıştı” diye yazmış; İnönü'nün çağdaşlaşmayı “Batılılaşma” olarak uyguladığını uzun uzadıya anlatmıştı…
(Daha önce de bahsettim: 11 Haziran 1944, Türkiye'de “Amerika'ya Göbekten Bağlı Gizli İktidar”ın kurulduğu “saklı kalmış” tarihtir! İnönü'nün “Milli Şef” olarak hüküm sürdüğü dönemden söz ediyoruz.)
Attila İlhan, “Hangi Atatürk” adlı eserinde “İnönü diktasından başlayarak Türkiye'de uydurma bir Atatürkçülük icat edilmiştir” der ve ekler:
“Biz 40 kuşağının toplumcuları o tarihlerde İnönü diktasının belasını çektiğimiz, işimizden olduğumuz, tabutlukta yattığımız için İnönü düşmanı diye damgalandık.”
Şayet “İnönü Vakfı”na girişi yasaklanmamışsa; bu kitabı Gülsün Bilgehan'ın kolaylıkla bulabileceğini sanıyorum.
* * *
Önceki akşam “Statükocular Sitesi!”nde ilginç bir yemek vardı: Tesadüf bu ya, Gülsün Hanım'ın annesi/İsmet Paşa'nın kızı Özden Toker de katılmış yemeğe…
Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu'nun evinde toplanan davetliler arasında; Eski Cumhurbaşkanı Sezer, “Kambersiz Düğün Olmaz”ların Sabih Kanadoğlu, “Cumhurbaşkanı Olamama Nobel'ine Aday Gösterilme Rekortmeni” Hikmet Çetin, eski rektör Nusret Aras gibi isimler dikkat çekti…
Konuklar, Sezer'e “Anayasa Mahkemesi üyelerini atarken çok isabetli bir seçim yapmışsınız. Fire vermediniz. Rejim sayenizde ayakta!” diye teşekkür etmişler…
Daha ziyade “kutlama yemeği” şeklinde geçmiş bu “En Baba Statükocular” toplantısı…
İçinde bulunduğumuz “gerilim filmi”nin final sahnesini gördükten sonra da böyle bir yemekli toplantı düzenlerler mi, bilemiyorum, tabii…
Şu “isabetli seçim teşekkürü” vesileyle merak ettim:
Geçen yıl 1 Mayıs'ta 9-2 sonuçlanan “367 lehindeki” karardan sadece iki ay sonra (5 Temmuz'da) Anayasa Mahkemesi'nin bu defa anayasa değişikliği paketi içindeki 367 hakkında 5'e karşı 6 oyla “aleyhte” karar vermiş olması hakkında acaba ne düşünüyordur, “367 Sabih” Beyefendi?
Bu “yaman çelişki”yi bunca zamandır izah edebildiğine şahit olmadık. Yakınından bile geçemedi:
Kanadoğlu, söz konusu hususu “Bugünkü AYM üyelerinin sekizini atamış olan” Ahmet Necdet Sezer'e sormuş mudur, mesela?
Yorumlar kabardey alınma sarızeybek seni yargılayan yok,hükmü allah verecektir zaten,kim hangi cehenneme gider elbet allah bilir,lakin konu başka,müslüman ülkesinde din alimleri neyin nasıl yapılacağına karar vermişler bize başım gözüm üstüne demek düşer,,gücü temsil eden kılıç zalimin elindeyken ona horozlanmak pek akıl karı değil,,bilmediğin meselelerde ahkam kesme,dünya devletleriyle aynı masa etrafında oturmaz isen seni boş bırakmazlar uygun bir SEHPA mutlaka bulurlar,dengeleri gözeteceksin gücünü kuvvetini bileceksin,günümüz dünyası bu denklemi bilmeyen ülkelerin perişaniyetlerine şahittir,gücün kadar taviz alacak ve verecek,sözünün tesiri ölçüsünde dinleneceksin,,hal böyleyken durumdan vazife çıkartıp ak partiyi insafsızca eleştirmekde ne oluyormuş,,Sarızeybek Yaptığın yanlış da bu kardeşim.Sen Allah mısın beni yargılıyorsun?Ezanın Türkçe okunup okunmamasını din bilginleri tartışır,belki de senin dediğin doğrudur.Ama amaç Allah'ın bana dediklerini daha iyi anlamaktı.Sen bunu dinsizlik algılıyorsun.Ben hadi bunları yapmadığım için Allah beni cehenneme atacak.Ben namaz kılmıyor belki günah işliyorum ama senin savunduğun adamlar insanları öldürenlerle anlaşıyor ve müslümanları dünyadan yok ediyorlar,ama doğru onlar namaz kılıyor kesin cennete giderler.kabardey yaşar nuri hoca bir tv programında ezanı muhammedinin türkçeleştirilmesi ve namaz sürelerinin türkçe okunması konusunda hararetli bir tartışmanın içerisindebulur kendisini ve cansiperane bir üslupla ezanın ve namazın türkçeleşmesini savunur,'allah arapçadan başka bir dil bilmiyor mu der,bu allaha en büyük saygısızlıktır der,toplum kendi diliyle ibadetini yapmalı buna karşı gelenler şudur budur der,der oğlu der,ve konuşmasının sonunda öyle bir lahana yer ki geğirmesi mümkün değildir,,dediği şudur,ben işte bu yobazlara inat namazımı ZAMAN ZAMAN türkçe eda ediyorum,,,,haydaaaaa dem kalmadı çaydaaa,,bu ne perhiz bu ne lahana turşusu,,,hani yaşar hoca namazını hiç kaçırmaz diyelim sana ne oluyor sarımtırak zeybek kaç kez gittin camiye,vakit namazları kılıyormusunda ezana ve namaza yeni bir stil getirmeye kalkıyorsun,sende dahil olmak üzere pek çoklarınız namaz kılmadığınız halde,ezanı muhammedinin çağrısına kulak vermediğiniz halde ilgili konu hakkında cahilane laflar eder ve çok ama çok komik durumlara düşersiniz,,komik olma sarımtırakzeybek gülesim yok,,Sarızeybek Kabardey yazı yazarken kafan iyi herhalde.Bu ne utanmazlık.Ezanı Türkçeleştirmekteki maksat halkın manasını bilerek okuyup kendisini Allah'a daha yakın hissedebilmesini sağlamaktır.Senin gibi düşünenleri halk linç etti Kurtuluş Savaşında.Bu halkı kandıramayacaksınız bunu kafanıza iyice sokun.kabardey kurtuluş harbinden yıllar sonra ezanı muhammedinin asli dilinden uzaklaştırılıp ''tanrı uludur tanrı uludur''şekline sokulacağı milletçe bilinse idi acaba mücadelenin şekli şemali nasıl olurdu,örtü düşmanlarının türeyeceğini bilseydi o pek yüce aziz milletimiz kim hangi safta yer alırdı ve mücadelenin neticesine etki edermiydi??hele hele atatürkün ölümünden sonra milli şef ünvanıyla anılan ismet paşanın camileri ahıra çevirmesine ne demeli,vatanseverlik mi denmeli??seçimle iş başına gelmiş bir iktidarı alaşağı etmek için olmadık kumpasları sahneleyen ekip ismet paşanın ekibidir,son dakika çıkışıyla kendisini bu işlerin dışında gösterme çabaları beyhude çabalardır,yani kısaca şu söylenebilir ki,,ismet paşa başkadır atatürk başkadır,ve ismet inönüyü en ideal şekliyle temsil eden yegane siyasetçi DENİZ BAYKALDAN başkası değildir,,,alperenoğuz Ardaşlarımız tartışmaları pek de makul olmayan bir zihniyet ezberi veya öğretilmişlik üzerinden yapıyorlar. Öğretilmişlik bazen yönlendirilmişliktir. Ulus Gazetesi'ndeki ifade de "millet bizim düşmanımızdır." cümlesi düz bir mantıkla okunmaz. Metinler okunurken her hangi bir cümlenin ne zaman, niçin hangi şartlarda ve ne maksatla söylendiğine dikkat edilmelidir. İsmet Paşa inkar edilmemez bir gerçeğe parmak basıyor. Ankara Hükümeti ile İstanbul hükümeti arasında o dönemlerde ortaya çıkan otorite mücadelesinde İstanbul ve İtilaf devletleri yaptıkları propagandalar ile Anadolu halkını Ankara'ya karşı önyargılı hale getirmek için gizli ve açık yönlendirmelere tabi tutmuşlardır. Bu cümlede kast edilen şey; "Millet bize düşman edilmiştir." şeklinde de okunabilir ki büyük ihtimalle bu amaçla söylenmiştir. Bilindiği üzere Ankara Hükümeti'de bu tip kirli propagandaları savuşturmak amacıyla Ankara Müftüsü'nden Kuvvayı Milliye lehinde fetvalar alma zorunluluğu duymuştur. Değerli ve demokrat gazeteci Tamer Bey bu cümleyi hangi maksatla dile getirdi bilemem lakin o cümle bugün basında anlaşıldığı şekilde değildir. Yani CHP eksenli bir çizgi ile günümüze uygulamak sakıncalı gibi geliyor. Tarihi tartışırken onu önyargılardan arındırılmış bir şekilde okumakta azami derecede fayda vardır. Sarızeybek Ya kardeşim kimsenin bize birşey okuttuğu yok.O belgelerden hep haberimiz var bizim.Senin bin yıllık devlet anlayışı Osmanlı'da kafes usülü geldikten sonra çökmüştür.Vahdettin'in geri dön emri yok mu?Atatürk'ün Anadolu'da yapacaklarını bilseler izin verirler miydi hiç?Anzavur'u,Yozgat'ı bilmiyor musun? Ölüm kararlarını bilmiyor musun?Vahdettin o kadar iyiydi de niye kaçtı Avrupa'ya?kabardey milli mücadeleyi milletle mücadele etmek olarak algılayanların gözünde istiklal bir nevi kanepe hükmündedir,kim önce oturursa ona aittir,,sarı zeybek!!sana okutmuşlar bir türkü söyler durursun,,Atatürk’ün Samsun’a padişah Vahdettin’in özel talimatı ve İngilizlerin resmî vizesiyle gittiğine dair belgelerden haberin yok ki,konu hakkında ahkam kesesin,,işgal edilmiş bir ülkenin hiç bir ferdi ülkesine ihnet etmez,hele hele bin yıllık devlet anlayışına sahiplerse,,namlunun ucunda hedef haline gelmiş birisi nasıl başkaldırabilir,bu olabilir mi??sultan vahdettin kurtuluş mücadelesine değil karşı olmak bizzat mustafa kemal atatürkü görevlendirmek suretiyle desdek olmuştur,,işgal devletlerine karşı ikircikli oynamasını sen ihanet olarak algılıyorsan algılamaya devam et,,serbestsin,,,Sarızeybek Kabardey milli mücadele dönemimizi kaç kere okudun merak ediyorum.Ordaki özne aslında yine halk.Ama sen tek taraflı baktığın için anlamıyorsun.İlk başlarda padişah yanlılarıyla savaşmadık mı?kabardey kimseler işitmesin bu millet düşmanınızdır cümlesindeki özne kim acaba,yunan milletimi yoksa türk milletimi,cahil cühela takımı diye tabir edilen halk hangi ırkın mensubu acaba?türk ırkının mı yoksa alman ırkının mı??eveleyip gevelemek çok kolay kolay olmasınada bu hakaretamiz ifadeleri tevil etmek her solcunun harcı değil,,karıstı ortalık sap saman her bırbırıne gırdı...sonumuz hayırlı olsunalperenoguz Tamer Bey,
İnönü ile ilgili başlattığınız tartışmaları izliyorum. Ulus Gazetesi'ndeki hatıralar daki ifadeleri gördüm. Bir tarihçi olarak şahsım adına şunu söylemek istiyorum; ciddi anlamda "tarihi metin okuma hatası" yapmışsınız. O cümleden gündemdeki yorum çıkmaz. Gerçekte o ifade milli mücadele tarihindeki Kemalist-İstanbul Hükümeti yanlısı grupların gerginliğini ifade etmek için kullanılmış. Bu hassas dönemlerde daha hassas olmakta fayda var.Kültgin Kılcın Zülfikar kılıcı gibi.Osman gibi munislere ihtiyacımız olduğu gibi Ömerlere Alilere de ihtiyacımız var,Ömerlerin azaldığı bu dünyada. Allah yar ve yardımcın olsun.Zübeyir Güngör Uslu Evham bahane, hüküm şahane,*
Vehim yasadır, sanki keş hane,*
Dünyada eşsiz, bizde bir tane,*
Altı kavaldır, üstü şeş hane,*
***
Dokuz mu büyük, dört yüz on bir mi ?*
Yüzde sekseniz, millet keriz mi ?*
Atanmış azlık, halktan elit mi ?*
Siz ey hakimler, gaye şeflik mi ?*
***
Şahsi emele, hukuk kılıfı,*
Ana yasada, var mı bir vasfı,*
Her bir hükmünüz, solun tarafı,*
Niyet okumak, kin itirafı,*
***
Uyan ey vicdan, kin garaz sussun,*
Ülkem ufkuna, adalet doğsun,*
Bunaldık artık, nasıl hukuksun,*
Mazlum hakları, adil sunulsun.*
***
Aşık Uslu der, bizler mahzunuz,*
Zalim hukuktan, hakça mazlumuz,*
Hak arşı titrer, ah, var duyunuz,*
Gerçek hukuku, artık bulunuz.*
***
Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngorUslu)
Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön.0542.4230056.Samsun
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...