Türkiye'de zaman ve zemin gerginliklere gebe. Ergenekon tartışmalarına kimi gülüp geçerken, kimi işin arkasında daha "derin" bağlantılar bulunduğuna neredeyse emin. Ümraniye'de ele geçirilen silahlarla başlayan düğümde, ipin ucu tutulmuş olabilir mi? Sebahattin Çelebi
Bunu zaman içinde göreceğiz. Tabi görmemize izin verildiği kadarıyla yetinmeyi bilerek.
Türkiye Cumhuriyeti, Ergenekon'u aşabilir mi?
Mevcut yapıya ve derin bağlantılara bakılacak olursa zor..
Çok zor.
Almanya da bu derin bağlantıları çözemedi. Sırların derinlerde olması, işi daha içinden çıkılmaz bir noktaya sürüklüyor bu yüzden. İllegal bir yapılanmayı çözmek için, uzun yıllar gerekiyor.
Almanya'nın yakın tarihindeki "Oktoberfest" (Ekim Bayramı) terör saldırısı, ciddi anlamda Gladio endişelerinin yaşanmasına yol açmıştı. Amerikan resmi dökümanlarına göre, Gladio'nun tahmin edilenden hayli uzun zaman önce Alman topraklarında görev yaptığı ortaya çıkmıştı. Özellikle 26 Eylül 1980 tarihinde cereyan eden Oktoberfest saldırısı ile Almanlar ciddi anlamda Gladio bağlantısını kurmaya başladılar. Yaklaşık bir buçuk kilo TNT patlayıcının kullanılması sonucu, 13 kişi hayatını kaybetmiş, 68'i ağır olmak üzere 211 kişi yaralanmıştı. Ölenler arasında yine aşırı sağ görüşlere sahip Gundolf Köhler'in bulunuyor olması da kafaları karıştırmıştı. Frank Lauterjung adlı bir görgü şahidi, patlamadan çok kısa bir süre önce Köhler adlı aşırı sağcının elinde bir çanta olduğunu gördüğünü açıklayacaktı. Köhler, ormanlar ve dereler arasında silahlı olarak eğitimlere katılmıştı ve Karl-Heinz-Hoffmann adlı Neonazi askeri spor grubunun bir üyesiydi.
Köhler'in iki kişiyle tartıştığını da gördüğünü söyleyen Laterjung, tıpkı filmlerdeki gibi, bir iki hafta sonra kalp yetmezliğinden ölü bulunacaktı.
Saldırıyı gerçekleştirdiği tahmin edilen Köhler'in cesedi tamamen tanınamayacak hale gelmiş ve pasaportu sayesinde kimliği tespit edilebilmişti. Dönemin Bayern eyaleti İçişleri Bakanı Tandler, "Köhler tek başına eylem yaptı" şeklinde açıklamada bulunacaktı.
Eldeki bilgiler ilginçti...
Olayda kullanılan patlayıcı maddeler, Lünerbuger Heide adlı ormanlık alanda görev yapan bir Alman birliğine ait "gizli depo" kaynaklıydı. Ve işin en ilginç tarafı, bu depoyu işleten ve Alman Gladio'suna bağlı olarak görev yaptığı tahmin edilen Heinz Lembke adlı şahsın, eylemi gerçekleştiren Köhler gibi aşırı sağcı özellikler taşımasıydı.
Alman Aksiyon Grupları Birliği adlı aşırı sağcı terörist örgütün içinde üye konumunda bulunan Raymund Hörnle ve Sibylle Vorderbrügge adlı iki isim, Oktoberfest terör saldırısından tam bir gün sonra, aşırı sağcı Heinz Lembke'nin kendilerine, silahlardan, patlayıcı maddelerden, cepnanelerden ve silah depolarından bahsettiğini anlatacaklardı. Bu açıklamanın ardından, Lembke 33 illegal silah ve patlayıcı madde ile birlikte Uelzen adlı şehre bağlı Lüneburger Heide adlı ormanlık alanda 1981 yılında yakalanacaktı.
Olayın faillerini ve arkasındaki karanlık kişileri yakalamak için derin araştırmalar yapan, belli bir noktaya kadar gelen ve Lembke kontrolünde 33 silah ve mühimmat deposunun olduğunu ortaya çıkaran dönemin Cumhuriyet Savcısı, bir süre sonra Lembke'yi hücresinde asılmış olarak bulacaktı. Gladio'ya bağlı çalıştığı tahmin edilen Lembke, 1960'tan bu yana, aşırı sağcı yapılanmalarda genel müdür seviyesinde etkili görevlerde bulunmuş bir isimdi.
Şimdi Lembke ile birlikte bulunan malzemelere bir bakalım.
14 bin mermi, 50 panzersavar, 156 kg patlayıcı madde, 258 el bombası.
Soruşturma ne mi oldu?
Bütün kamuoyu Glaudio bağlantısını merak ediyordu. Büyük merak dalgasına yanıtı dönemin İçişleri Bakanlığı görevlisi Andreas von Schoeler verecekti...
"Es besteht keine Verbindung!"
Yani "Bir bağlantı yoktu!"
Şimdi gelelim Ümraniye'ye...
Kanas suikast silahı, dürbün, kalaşnikof tüfek, 12 el bombası, A4, C4 ve TNT patlayıcılar, tahrip kalıpları, saniyeli fitiller, tabanca, susturucu.
Bunlar sadece bir depodan bulunuyor.
Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırıda kullanılan silahlarla Ümraniye'de bulunan silahlar aynı kaynaktan.
İki müttfefik...
İki NATO üyesi ülke...
Ergenekon adlı çetenin üyesi olmak iddiasıyla tutuklu bulunan Veli Küçük'ün, Kemal Kerinçsiz ile birlikte Alman Faşistleriyle toplandığının ortaya çıkması üzerine, yakın tarihte yaşanan bu karmaşık ancak gizemli bağlantıları sizlere aktarmak istedim.
Yorumlar angut vatandas Ikinci dünya savasindan sonra, Yahudiler yasamis olduklari ülkeler icinde kontrolü ele gecirmek ve bir daha böyle bir zarar görmemek icin devlet kadrolarinda üst düzeyde görev yapan birtakim önemli kisileri tabiri caizse VATAN MILLET SAKARYA ücgeninde (ayni kendi ücgenleri gibi) devamli illegal olarak örgütlemislerdir. Eger dikkat edilecek olursa, FASIST egilimleri asiri olan ülkelerde GLADIO hep ayni amacli ve nerdeyse hepsi ayni kesimin insanlari tarafindan yönetilen bir olusum sergilemistir.
Saygilarimlamehmet alp Yakin tarihimiz icin aydinlatici biilgiler. morhan korhan amelikadan maash almiram..
heh heh heeperihan demir amerika'dan ne kadar maaş alıyorsunuz?
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.