Türkiye, anlamsız bir "telekulak" olayına takıldı gidiyor. Bazıları dinlenmiş olmayı, bir nevi reklam unsuru gibi kullanadursun, bu konuda girmeye çalıştığımız Avrupa ülkelerinde durum hiç de farklı değil.
Çok değil, daha birkaç hafta evvel koskaca Alman İstihbaratı (BND) Başkanı Ernst Uhrlau, Spiegel dergisinin dış haberler muhabiri Susanne Koebl adlı gazeteciden özür dilemek zorunda kaldı.
Sebahattin Çelebi
Basına yansıdığı kadarıyla, Gizli Servis BND, Haziran- Kasım 2006 tarihleri arasında Köebl'in bir Afgan politikacıyla yaptığı bütün email yazışmalarını takip etti. Başkan Uhrlau'nun oldukça uzun bir görüşmede, Susanne Koebl'den olay nedeniyle özür dileği açıklandı. AP'ye bu konuda bir açıklama yapan Alman Gizli Servisi, görüşmenin içeriği ile ilgili olarak bilgi vermemeyi tercih etti.
Yine Alman Frankurter Allgemeine Zeitung gazetesinin bir haberine göre, Alman Gizli Servisi çalışanları, "yıllar boyu" çeşitli gazetecileri takip ederek, onlar üzerinden bilgi almaya çalıştı.
Bizim Türk medyası, bunu siyasi bir skandal olarak nitelemeye ve işin ucunda hükümeti aramaya çalışadursun, bu sistem zaten dünyanın birçok ülkesinde işliyor. "Dinlemeye takıldı" ifadesi ile meşhur olan bu istihbari faaliyet, yeni bir şey değil. Eğer Türk Polisi, dinlemiyorsa, zaten çağın oldukça gerisinde demektir.
70li yıllarda başlayan gözetleme ve dinleme imkanları, bütün dünya genelindeki iletişim ağlarını gözetlemeye kadar gelişti. Echelon adlı sistemin 90lı yılların başında devreye girmesiyle de, Amerika, bu konuda tartışmasız bir üstünlüğe sahip olmuş oldu.
Echelon, gayet rutin bir şekilde, bütün telefon, faks ve email iletişimlerini, ister uydu üzerinden, isterse kıtalar arası bağlantıyı sağlayan okyanus altındaki iletişim kabloları üzerinden olsun, hepsini kontrol etme imkanı sunuyor.
Tabi bunlara, kablosuz telefonlar, kablosuz iletişim ağlarını da dahil etmek gerekiyor.
Echelon benzeri bir sistem, Alman istihbaratı BND tarafından da kullanılıyor. Ancak dinleme nispeten yasalarla sınırlandırılmış bulunuyor.
Echelon, benzeri ulusal dinleme sistemleri içinde en popüler olanı. 140 ulusal dinleme sistemine karşılık, Echelon Birleşmiş Milletlere bağlı 163 ülke tarafından tercih ediliyor.
Avrupa gibi demokrasiyi nispeten özümsemiş ülkelerde bile "telekulak" skandalları yaşanabilmekte. Dinleme için hakim kararı gerekmesine rağmen, bazen "dinlemeye takılan" konuşmalar da kayda otomatik olarak giriyor.
Türkiye'de Önder Sav'ın aymazlığı sonucu yaşadığımız son gündem tartışmaları bana bir kaç yıl evvel Alman kamuoyunu meşgul eden dinleme kapsamının genişletilmesi tartışmalarını hatırlattı...
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.