gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Bu fener başka fener!
Güzel bir isim. Bir hayır kurumu için çok iyi düşünülmüş bir isim...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Bombalar
Bu kaçıncı bombalı tezgah? Her tarafa döküp saçmışlar, bombaları… Korku imal edip Kaos'a oy...

Harun Tokak

Harun Tokak Gurbettekiler için ezan vakti
Gece ilerliyor… Yıldızlarda bir telaş… Gökyüzü şehrayin hazırlığında… ...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Gürcistan ve ABD Seçimleri
Doğrusu ben, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin Güney Osetya’yı kontrol alt...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Deniz Feneri olayı...
Aslında filmin böyle biteceği belliydi. Deniz Feneri olayından bahsediyorum tabii ki. ...

Halit Esendir

Halit Esendir Jandarma teşkilatı sivil ve askeri olarak yeniden yapılandırılmalı...
AK parti iktidarı uzun bir aradan sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi, erken genel seçimler ve kapatma dav...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kurgulanmış zamanlar-öğretilmiş ayrılıklar (Yanlış bir tarih okumasının düzeltilmesi üzerine
“Ermeni meselesi, Ermeniler meselesi değildir.” Sultan II. Abdülhamid...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Kenya'ya kar yağıyor!
Kenya’ya kar yağmış… Beş altı yıl önce de Arabistan’a yağmıştı. Demek ki ...

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Hasidik Hareketin Kökenleri

Aydoğan Vatandaş Hasidism ile ilgili yazımız okuyucularımızdan büyük ilgi gördü. Bu yazımda da aynı konuya devam ediyorum.
Aydoğan Vatandaş

Modern Hasidizmin daha yakın bir dönemi ise aslında on ikinci yüzyılda Almanya’daki Hasidik hareketiydi.

Alman Hasidizmiyle birlikte binlerce Yahudi Polonya’ya göçe zorlanmıştı. Bunda Haçlıların Sami karşıtı seferlerinin etkisi büyüktü. 1096’da ilk Haçlı savaşı sırasında, Haçlılar Mainz’daki Yahudi nüfusunu kırarken çok sayıda Yahudi doğuya göç etmeye başladı. Haçlıların bir tek günde binden fazla Yahudiyi öldürdüğü söylenir.

O kasvetli dönemde Yahudi tarihi ile ilgili bilgilerde büyük kayıplar yaşandı, fakat, Hasidizm hareketini belirli bir tarihsel kesite yerleştiren ilk ciddi bilim adamı 1941’de Riga’da Nazilerce öldürülen Rus tarihçi Simon Dubnow’du. Dubnow Hasidismin anlaşılmasında önemli bir rol oynadı.

Dubnow, History of the Jews in Russia and Poland [Rusya ve Polonya’daki Yahudilerin Tarihi]nde, Orta Çağlarda bir Polonya Yahudisinin hayatındaki en önemli şeyin ‘tehlike’ olduğunu söylüyordu. Bazı krallar Yahudileri korumaya çalışmışsalar da, Yahudilere karşı şiddetli düşmanlık eden Katolik ruhbanlar, bunu büyük ölçüde engellediler. Kilise kendi yasalarını geçirdi: Yahudilerin Hıristiyan hizmetçi, sütanne, ya da hastabakıcı edinmelerini ve Hıristiyan mahallelerinde yaşamalarını yasakladılar.

Hıristiyanların afaroz olma riskine karşı birlikte yemek ya da içmek için Yahudileri davet etmeleri, ya da etlerini satın almak da (zehirli olabilir diye) yasaktı. Yahudilerin kilise alayları geçerken kendilerini evlerine kapatmaları da bir başka zorunluluktu. Yahudi erkek ve kadınlarının üst giysilerinin sol yanına kırmızı kumaştan bir halka dikmeleri de zorunluydu. (Orhan Pamuk'un 'Benim Adım Kırmızı' adlı romanının esin kaynağı da budur.)

Diğer yandan derebeyleri olan Polonyalı soylular, mali yetenekleri, toprak ve iş idaresindeki uzmanlıklarıdan dolayı doğuya göç eden Avrupalı Yahudileri kabul ettiler. Sonuçta çoğu Yahudi, soyluların kahyası oldu ve bu rolleriyle de derebeylerine duyulan nefreti de kendilerine çekmiş oldular.

Zaman ilerledikçe, Yahudiler yeni yurtlarında daha çok görülür oldular. On altıncı yüzyıla kadar, terzi, fırıncı, kuyumcu, vergi toplayıcısı ve han sahibi olmuşlardı; kendi cemaatlerinin 'kahal' denen kasaba meclisleri ve gelişmiş bir eğitim sistemleri vardı. Polonya’da Leh soylularının özel mülkü olan kasaba ve nahiyelerde vergi toplayıcısı ve gelirlerinin büyük kısmını soylu toprak ağalarına getiren sürüleri, değirmenleri ve damıtma evlerinin idaresine yardım eden kira toplayıcıları (arendar) oldular. Kuşkusuz Yahudileri kiliseden ve Sami karşıtı güruhtan korumak toprak ağalarının çıkarınaydı fakat korumadılar.

Hasidik hareketinin geliştiği on dokuzuncu yüzyıl Ukraynası, Yahudilerin yirminci yüzyıla kadar maruz kaldıkları en kötü pogrom dizilerine tanık oldu. Çoğunluğu Rum Ortodoks Kilisesine bağlı olan köylüler, ağır vergilerle eziliyor ve kendilerine Roma Katolik Kilisesinin gösterdiği aşağılama ve düşmanlıkla küçük düşürülüyorlardı. Kendi Leh lordları ya da Leh kilisesinin korumasından yoksun, Rus bozkırlarından ve Kırım Kağanlığından gelen Tatarlara karşı koymak için örgütlendiler. Ardından, Polonya hükümetine karşı tavır alarak bir güç halini aldılar.

“Kosak ve Ukraynalı köylülerin 1648’deki ayaklanması” diye yazıyor Dubnow, “Doğu Avrupa Yahudilerinin tarihinde, Güney Rusya’nın sonraki kuşaklara miras kalan pogromlar devrini” başlatmış. İsyan bayrağını açmış köylüler ve kasaba sakinleri evlerini terk edip çeteler halinde örgütlenerek mülkleri talan etmişler, mülk sahipleriyle birlikte kahyalarını ve Yahudi 'arendarlarını' da öldürmüşler. Asiler yalnızca Yunan Ortodoks inancını kucaklayanların yaşamasına izin vermişler.”

1648 ile 1658 yılları arasında üç yüz bin kadar Yahudinin can verdiği tahmin edilmektedir.

On yedinci yüzyılın sonlarında, Yahudilerin tuhaf iddialarla yargılanmasına tanık olundu. Kilise sakramentlerinin kirletilmesi ve çocukların ayinsel biçimde öldürülmesi gibi iddialar mahkemelerde yaygın görülen şeylerdi. Bir kaç Leh kralı yine Yahudilerin iş ve mülk haklarını korumaya ve tacizlere karşı onlara kalkan olmaya çalıştı. Fakat bu girişimlerin çoğu bir kez daha, Katolik ruhbanlarca kontrol edilen Leh Dietinin düzenlemeleriyle boşa çıkarıldı.

Yahudilerin İspanya’dan sürüldüğü 1492'den beri, sürgün ve kefaretle ilgili görüşler Yahudi alimlerinin önemli bir meşguliyeti olmuştu. On yedinci yüzyıla kadar, çoğu haham, Allah’ın seçilmiş bir halkın sefaletine izin vermesini ve cennet dönemini ertelemesini, kendilerinin O’nun yasalarına yeterince bağlı kalmadıklarından kaynaklandığını ve bu yüzden de toplu olarak cezalandırıldıklarını düşünüyordu. Bunu düzeltmek için, Hahamlar Tanrı’nın emirlerini daha dikkatlice izleyecek ve Talmud alimleri tarafından şekillendirilen kongreler toplanacaktı. Ne ki, buna, Yahudi kabalistler ve gizemciler itiraz ediyordu.

Kabalistlere göre, bu anlayışa kutsal metinlerde ve her Yahudinin günlük yaşamında mevcut olan gizli sembolizme ancak gözlemlenerek ulaşılabilirdi. Çoğunlukla, bu kimseler aynı zamanda cemaatlerin de üyesiyler. Herkes bu büyük gizemcilerin gördüğünü görmeye “hazır” olarak görülmüyordu ve ayak takımının kabalistik bilgiye ulaşmasını engellemek için katılımcıların yaş, cinsiyet (kadınlar kabul edilmiyordu), ahlak ve bilgi birikimine dikkat ediliyordu.

Yahudi gizemciliğinin en erken aşaması olan M. Ö. birinci yüzyıldan M. S. onuncu yüzyıl arasına kadar, gizem öğretisi çoklukla sözeldi ve dünyanın yaratılışı, ilk ilahi vahiyler ve Allah ile daha derin, içsel irtibat yolları bulmakla ilgileniyordu. Gizli bilgiler bu yüzden ruhsal olarak hazır olmayanlar için tehlikeli olarak değerlendiriliyordu. Bu alana derinlemesine giren M. S. ikinci yüzyılın ünlü alimleri olan - Ben Azai, Ben Zoma, Ben Abuyah ve Haham Akiva’nın kaderleri yeni gelen öğrencilere anlatılıyordu, zira bu dördünden yalnızca Haham Akiva zarar görmeden çıkmıştı: Ben Azai “baktı ve öldü,” ''Ben Zoma çıldırdı'' ve ''Ben Abuyah dinden çıktı''.

Hazır olmayanları benzer tehlikelerden korumak için, gizli bilgiler genellikle hocadan talebeye sözel olarak nakledilirdi. Yazılı gizem risaleleri ortaya çıktığında, bunlar genellikle ancak bir avuç Yahudi nüfus dışındaki insanlar için anlaşılmaz şeylerdi. Yahudi gizemciliğinin bu erken aşamasında, ilahiler, nefes alıştırmaları ve oruç, acemi talebeyi dış dünyadan kolaylıkla uzaklaştıracak araçlar olarak kullanılıyordu.

Yahudi gizemciliğinin ikinci aşaması 1175’te Provence’da, 'Berraklık Kitabı' olarak adlandırılan yazarı belirsiz bir kitabın ortaya çıkmasıyla başladı. Fransa ve İspanya Yahudilerinin çoğunun dikkatini kabalistik nosyonlara çeken Berraklık Kitabı(Book of Brilliance), daha çok doğu öğretilerinde kullanılan bir teknik olan, bedenden aktığına inanılan ruhsal bir enerjiye odaklanmayı öneren bir tür ezoterik rehber kitabıydı.

Bununla birlikte, Yahudi gizemciliğinin diğer dinlerle her kadar benzerliği olursa olsun, çoğundan yorum bakımından ayrılıyordu.

Berraklık Kitabı’nın dolaşımda olduğu zamanlarda, Almanya’da Mütedeyyin Kitabı(Book of Pious) adı verilen bir başka kitap daha ortaya çıktı ve çoğu Kuzey Avrupa Yahudisince okundu. Ortaçağ Hasidikleri, çocuklarla zaman geçirmek gibi masum zevkleri tatmayı bile uygun görmüyorlardı.

Yahudi ilim dünyasıyla ilgili olarak herkesin kabul ettiği şeylerden biri de büyük Yahudi gizemcilerinin yaşamları hakkında şaşılacak kadar az şey olduğudur. Yahudi gizemciliğinin en önemli isimlerimden biri olan Gershom Scholem, onlarla ilgili “bize kişilikleri hakkında bir izlenime ulaşmanın imkansız değilse bile zor olduğu gizem kitapları bıraktılar” demişti. Örneğin Hasidik dünyasının başlıca kitaplarından biri olan ve Scholem’in bir tür “gizem romanı” olarak tanımladığı Sefer HaZohar, ya da İhtişam Kitabı’dır ve bu kitabın yazarının kimliği bile tartışma konusudur. Genel olarak adlandırıldığı üzere Zohar, ikinci yüzyılda Filistinin’de yaşamış kuşağının lideri olan Haham Shimon ben Yohai, oğlu Eleazer ve çeşitli takipçilerinin gizemli konuşmalarını içeriyor. Scholem’in yıllar süren araştırmalar sonucunda eserin 1305’te ölen İspanyol kabalisti Moses de Leon’un eseri olduğunu tespit etmiş olmasına karşın, çoğu Hasidik hala kitabın Shimon ben Yohai tarafından yazıldığına inanmaktadır. Zühd ve kişisel gizem tecrübelerini vurgulayan erken kabalistik çalışmalarından farklı olarak, Zohar diğer şeylerle birlikte yaratılışta her şeyin birbiriyle irtibatsızlığını vurgulamaktadır ve asla kolay ulaşılamayan bir kitap olmasına karşın, erken dönem gizem çalışmalarının çoğundan daha sade bir biçimde yazılmıştır.

Fakat Doğu Avrupa Yahudiliği felsefesi üzerinde hiç bir kabalistin, on altıncı yüzyıl Safad gizem okulunun lideri olan Isaac Luria (1534-1572) kadar büyük etkisi olmamıştır. Filistin’deki Celile Denizi’nin kuzey kıyısında bir şehir olan Safad, Yahudiler için, özellikle de on beşinci ve on altıncı yüzyıllarda İspanya’dan sürülenler için önemli bir ekonomik ve ruhsal merkezdi.

Luria’nın teorilerinin hiç bir açıklaması olmamasına ve kırkına varmadan ölmüş olmasına karşın, felsefi vaazları ve önceki kabalistik çalışmalarla ilgili sentezleri bir talebesi olan Chaim Vital tarafından kaydedilmiş ve sonuçta da Scholem’in Judaizm’in “gerçek theologia mystica [gizem ilahiyatı]” olarak adlandırdığı şeye dönüşmüş. Luria’nın girift ve anlaşılması zor düşünce sistemi, Allah’ın İsrail oğullarını sürgün ve sıkıntılarına ikna edici bir yorum getirmiş olmasaydı, sanırım bu kadar popülerleşmezdi. Luria dünyada sıkıntı ve şerrin mevcudiyetinin nedeninin yalnızca Yahudilik değil, bizzat “İlahi Mevcudiyet”in de kaynağından ayrılmış olması olduğunu önermişti. ‘Bedensel dünyanın var olması için’, diyor Luria, ‘Tanrı “Işığı”nın bir kısmını büzdü, bir boşluk açıldı (Luria’nın tzimtzum, ya da yoğunlaşma ve geri çekilme diye adlandırdığı bir süreç) ve ilahi “araç” ya da “kabuk”lar Tanrı’nın “Işığı” ile doldu.

Tzimtzum’un bir diğer sonucu da, kabalistlere göre bütün insan yetenekleri ile varlığın bedensel ve ruhsal boyutlarını temsil eden sefirot’un (İbranice sefirah sözcüğünün çoğulu olan sefirot, diğer dillerde tam bir eşdeğeri olmamakla birlikte çok kabaca enerji özü anlamına gelmektedir) ortaya çıkışıdır. Bu kavrama ilk değinen gizem çalışması Berraklık Kitabı gibi görünmektedir. Sefirot diagram olarak pek çok biçimde, fakat en sık olarak kökleri insan muhayilesinin ötesindeki cennet kürelerinde olan Yaşam Ağacı yapısında tasvir edilmiştir. Bütün Hasidik inancının temelindeki bu ezoterik kavramın anlam ve önemi her kuşaktan alimin sayısız meditasyonuna esin kaynağı olmuş. Luria’nın kabalistik talebeleri bir sonraki adımda ne olduğu konusunda bir anlamda uyuşmazlık içindedirler, fakat hepsi de sıradakinin – modern bir okuyucu için modern fizikteki Big Bang teorisinin tuhaf bir çağrıştırıcısı olan – kozmik bir felaket olduğu konusunda hemfikirler. İlahi “Işığın” enerjisine dayanamayan “araç” ya da “kabuklar” sarsılır ve karmaşa hakim olur. Kıvılcımların bazıları kaynaklarına dönerler. Sarsılan araçla birlikte karışan geri kalanı her bir hayvana, bitkiye ve dünyanın mineral kısmına düşer. Kaynaklarına ya da kendi verdiği adla “köklerine” geri dönmeleri için “kutsal kıvılcımları kabuklarından ayırmak,” diyor Luria, ‘insanın görevidir.’ Son tikkun ya da tamir – kefaret – gelene kadar bütün kuşakların bu süreçte oynayacağı bir rol vardır.

“Kabalistlere göre bütün tarih yalnızca iç ruhsal süreçlerinin bir dış yansımasıydı. İspanya’dan sürgün edilişleri iç dünyalarında gerekleşmekte olan gerçek felaketin bir dış yansıması olarak görülmüştü. Fakat Yahudilerin bu dağılışının bir amacı vardı; kıvılcımları toplamak ve dünyayı Büyük Tikkunu’na hazırlamak için her yere gitmeleri gerekti. Dolayısıyla bu sürgün durumu, her bir Yahudi bireyinin ve bir bütün olarak İsrail halkının üzerine düşen kozmik bir görevdi. Yahudi bu görevi gerçekleştirmedikçe dünya restore edilmeyecekti.”

Eğer Luria doktrini diasporadaki bütün Yahudilere dağılmalarının nedeni açıklayabildiyse, aynı zamanda da ‘altı yüz on üç emri’ uygulamak için de tatminkar bir altyapı oluşturmuştu. Tabi ki gözlemci için emirleri uygulamanın temel nedeni bunları Tanrı’nın emretmiş olmasıydı ve olacaktı. Fakat kıvılcım, sefirot ve Büyük Tikkun teorisi sıradan Yahudilere Tanrı’nın emirlerini üstlenmenin – ister Şebt’e hazırlanmayla ilgili, ister koşer yemekle ya da ayin banyosuna gitmekle ilgili olsun – daha derin kozmik bir amacı gerçekleştirdiği duygusunu veriyordu.

Hasidikler bu görüşleri Doğu Avrupa Yahudiliği kitlesinin kapısının önüne getirmesinden yüz yıl sonra Lubavitçli bir Hahamın bir öğrencisine ‘hasidus’un’ (Hasidik düşünce çalışması) geleneksel kabala ve felsefe üzerinde ne tür bir avantaj sağladığı soruldu. O da şöyle cevap verdi: “Kabala sefirot’u tanımlar; felsefe, birisi Tanrı’yı bilirse kendisi de Tanrı olacağı için, Tanrı’nın betim ve tanımlamanın nasıl ötesinde olduğunu, kimsenin O’nu asla gerçekten anlayamayacağını açıklar; fakat Hasi­dus, hala “O’nu bil ve O’nun gibi ol”a inanır.”

Şaşırtıcı biçimde, Luria restorasyon sürecinin nerdeyse tamamlandığına ve Mesih’in ortaya çıkmasıyla ilan edilecek olan son kefaretin yakında geleceğine inanıyordu. Takipçileri ise işi, Mesih’in geleceği – ilahi kurtuluş yerine Yahudilere Khmelnitsky pogromlarını getirdiğini bilenler için ironik bir şekilde – 1648 yılını tahmin etmeye kadar vardırdılar.

-devam edecek-

28.Mayıs.2008 10:22:44

Puan: 4.1/5 (272 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   mehmet alp
okurken aklima bir sey geldi. Orhan Pamuk galiba yahudilerle baglantisindan dolayi nobel ödülü aldi, ne dersiniz?
   hilal dogan
Hasidizm bir takikat mi? Onlarin inanc,felsefe ve gayeleri diger yahudilerden farkli mi? Dunyanin kaderini etkilemeye calisan yahudilerle amaclari ayni mi? Yoksa bunlar kendi halinde saf ve mistik bir gurup mu?

Aydoğan Vatandaş Arşivi
Gürcistan ve ABD Seçimleri 22.Ağustos.2008
Ergenekon 2001'de neden kapatıldı? 08.Ağustos.2008
Agarta, parapsikoloji ve Ergenekon! 02.Ağustos.2008
‘Agarta meselesi’ ya da ‘iddianameyi sulandırma çabası’! 18.Temmuz.2008
ABD İran'a saldıracak mı? 26.Haziran.2008
Hasidik Hareketin Kökenleri 28.Mayıs.2008
Hasidik Yahudilerin gizli dünyası 17.Mayıs.2008
Ekim ayına dikkat! 11.Mart.2008
NUH GÖNÜLTAŞ'I DOĞRU OKUMAK! 13.Haziran.2007
GENELKURMAY’IN TERÖRE KARŞI KİTLESEL TEPKİ ARAYIŞI 09.Haziran.2007
TERÖR VE FIRSAT OPERASYONU! 07.Haziran.2007
Beatles’ın ‘Dr. Robert’i bir Türkmüş! 08.Mayıs.2007
NY TIMES: ABDULLAH GÜL ORTA SINIFIN YÜKSELİŞİ! 26.Nisan.2007
TÜRKİYE ÇOK DİKKAT ETMELİ! 18.Nisan.2007
Amerikan Kongresi’ne New York çıkarması 11.Nisan.2007
Psikolojik Savaş Filmlerle devam ediyor: 300 Spartalı 15.Mart.2007
Hayalet Sistemi! 02.Mart.2007
Amerika’da Eğitim 25.Şubat.2007
Yahudi Efendi, Vahdettin ve Emmanuel Karasu! 17.Şubat.2007
Amerikan Senatosu’na mektup kampanyası 04.Şubat.2007
Tahrik ve Milliyetçi Öfke! 28.Ocak.2007
Hrant Dink Cinayeti: Bir Taşla birkaç kuş 19.Ocak.2007
Çetin Paşa Ne Demek İstiyor? 14.Ocak.2007
Tayyip Erdoğan Sokakta kazandı, Sokakta kaybeder! 12.Aralık.2006
‘ERKE’nin Makinesi’ ve ‘Ya Tutarsa?’ 24.Kasım.2006
İSMET ÖZEL'DEKİ EGO ECEVİT VE GÜLEN'DE YOK! 11.Kasım.2006
Artık gitmesi gerekenler! 10.Kasım.2006
Kongre Seçimleri: Bush Yönetimi İçin Sonun Başlangıcı! 09.Kasım.2006
AHMEDİNEJAD... BİR YAHUDİYE SARILIRKEN? 23.Eylül.2006
Dün ben de oradaydım 12.Eylül.2006
Din Üzerinden Siyaset! 05.Eylül.2006
Doğu Perinçek’i Anlamak 02.Eylül.2006
Yaşar Büyükanıt Dönemi Nasıl Olacak? 02.Ağustos.2006
Hz. İsa Barış timsaliydi. 31.Temmuz.2006
Reha Paşa Olayı! 18.Temmuz.2006
ERTUĞRUL BEY'İN SARI TİŞÖRTÜ 04.Temmuz.2006
TÜRKİYE BİR DAHA HAPISHANE OLMAYACAK 02.Temmuz.2006
GENELKURMAY BAŞKANI KİM OLACAK? 22.Haziran.2006
Nuh Gönültaş'tan korkulur! 19.Haziran.2006
FEHMI KORU’NUN BILDERBERG TOPLANTISINA KATILMASI NE ANLAMA GELIYOR? 13.Haziran.2006
Bir köşe Yazarı Olarak Komplo Teorisyeninin Portresi 08.Haziran.2006
Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök'e daha ne kadar dayanabilir? 03.Haziran.2006
Cemaat klübeleri mi, cemaat klüpleri mi 01.Haziran.2006
DERIN DEVLET, ERGENEKON VE EROL MUTERCIMLER 27.Mayıs.2006
New York’ta Turk Haftasi 23.Mayıs.2006
DA VINCI YALANI 18.Mayıs.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

İFTAR ÇADIRI AMERİKA'YA KADAR ULAŞTI!

Uzun yıllardır Türkiye'nin dört bir tarafında kurulan iftar çadırları, ABD'ye kadar ulaştı. Milky Way Education Derneği tarafından bu yıl ilk kez New Jersey Clifton Park'ta kurulan iftar çadırına; Müslüman Türk toplumu yoğun ilgi gösterdi.

MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER

ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...

DEVLETTEN MAAŞLI ACZEMENDİ!

"Aczimendilerin Yalova'da Askeri bir kışlada eğitildiği" bilgisi daha sıcaklığını korurken, devlet görevlisi bir aczimendi ortaya çıktı.

MÜSLÜMAN ŞİRİNLER!

Avrupa, Şirinler'in Türkiye'de bazı TV kanallarında “İslami usul”de yayınlanmasını konuşuyor.

DAYAK YEMEKTEN BIKTI!

Sunucu Ece Erken, sürekli olarak dayak yediği kocasından boşanmak için davayı açtı. Erken oldukça yüksek bir tazminat istiyor.

GECEKONDUDA OTURDUĞU GÜNLERİ ÇABUK UNUTUYORLAR

Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.

NE ORMAN YANGINI, NE YAŞ NE ERGENEKON... İŞTE HÜRRİYET'İN EN ÇOK OKUNAN HABERİ!

Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!! Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!

BİR İLAÇ VE TATLI TARİFNAMESİ...

Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle:

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» Kenya'ya kar yağıyor!

DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» KADIN, PARA, MAKAM... DİKKATLİ OLUN AK PARTİLİLER!
» ERGENEKONCU PAŞALARI ZİYARET İYİ OLMADI!
» Bu fener başka fener!
» OĞLUM DEVLET İÇİN 90-95 ADAM ÖLDÜRDÜ!
» BARAJ KURUYUNCA CEPHANELİK ORTAYA ÇIKTI
» DİKKAT! KOMUTAN HALKIN ARASINDA
» ÖNCE İFTAR SONRA MAÇ...
» ŞEHİT AİLELERİNE ÇANKAYA'DA İFTAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ!
» BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA...
» 15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ?
» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
» EY DOST BİZE ÖLÜMDEN BAHSET!
» RUS SNİPER GÜRCÜ MUHABİRİ BÖYLE VURDU
» ÖLECEKLERİNİ DÜŞÜNEREK ŞAHADET GETİRDİLER, SONRA PRES PRES DİYE BAĞIRDILAR
» KABE İMAMINA NAMAZ SIRASINDA SALDIRI!
» YAŞAR BÜYÜKANIT'A BİR TRİLYONLUK OTOMOBİL
» ENKAZDAN SAĞ ÇIKTI
gasteci.com © 2008