gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Baskın tekerrür ediyor!
Bu nasıl terörle mücadele? Türkiye Cumhuriyeti’nin bir sınır karakolu aynı yöntemlerle, ç...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Aktütün, Karatütün...
Acımız çok büyük: Hakkari/Şemdinli'deki Aktütün jandarma karakoluna teröristlerce girişilen saldırıd...

Harun Tokak

Harun Tokak Ramazan çocukları
İlk görev yerim küçük bir kasabaydı. Liseden mezun olduğum yıllar… İçimde ilk defa gurbe...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Washington-New York arasında birkaç küçük not
Amerika’da din konusunda kalem oynatan muhabir ve yazarlara yardım amaçlı kurulmuş bir kuruluş...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi İyi gözetlemeler komutanım!
Astsubay Çavuş Hasan Önal. Uzman Çavuş Cahit Yıldırım. Uzman Çavuş Selçuk Can.

Halit Esendir

Halit Esendir Deniz Feneri Almayna Türkiye savaşı
AK Parti başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Doğan grubu gazetelerinin Almanya’da...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Anti terör konsepti
Aktütün Karakolu’na yapılan terör saldırısı Türkiye’de akl-ı selim olanlar dahil herke...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Neden askerler hiç mesul olmazlar?
Ben bu yazıma “Geçmiş bayramınız mübarek olsun” diye başlayacaktım. ...

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Anasız acılar

Harun Tokak
Kendine geldiği an, vücudunda bir ağırlık hissetti. Kıpırdamak istedi, başaramadı. Yüz üstü yattığı yerden ellerinin yardımıyla kalkmaya çalıştı…

Harun Tokak
Yapamadı.

Mecalsiz, yere bıraktı kendini. Üstüne düşen dolabın ağırlığı gittikçe artıyor, kalçasından bacaklarına doğru bir hissizlik yayılıyordu.

Her taraf zifiri karanlıktı.

Etrafı dinledi; bir ölüm sessizliği hâkimdi.

Ürperdi.

Telâşla:

”Kimse yok mu?” diye bağırdı.

Cılız sesi harab odanın karanlığında boğulup kaldı. Etrafa göz gezdirdi. Hiçbir şey göremiyordu. Kendini bir mezarın içinde sandı; kabir karanlığı bu olsa gerek, diye düşündü. Soğuk soğuk terlemeye başladı.

Kalkamıyor, kımıldayamıyordu.

Anneannesinin; “Kızım Allah'ın kullarına olan merhameti nihayetsizdir.” sözü geldi aklına.

"Allah'ım ölmek istemiyorum." diye inledi.

Kendini toparlayarak, olayı hatırlamaya çalıştı.

Her şey bir anda olmuştu.

Annesi mutfakta akşam yemeğini hazırlarken, kendisi de ders çalışıyordu.

Şehir, binbir başlı bir ejderha gibi yerin altından gelen gürültülerle sarsılmaya başlamıştı.

Birden kalkıp kapıya doğru koşmak için davrandı.

Sonrası...

Sonrası çıldırtan karanlıklar...

Tekrar kendine geldiği zaman annesi aklına düştü.

"Ah anacığım! neredesin" sözleri döküldü dudaklarından.

***

Geçtiğimiz günlerde Abant Platformu Yönetim Kurulu'nu kabulünde Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, güzel bir söz söylediler; “Problemlere bir anne gibi yaklaşmak lazım.”

O gün bu gündür düşünüyorum da, en müşkül meseleleri çözmede bundan daha sihirli bir söz olamaz.

İçinde anne şefkati olmayan yollar çıkmaz sokaktır.

Acılar yetim…

Problemler çözümsüz…

Hadiseler, Himalayalar kadar büyüyor.

Acılar, okyanuslardaki binlerce koçbaşı dev dalgalar gibi üstümüze üstümüze geliyor.

Altından kalkamıyoruz, dayanamıyoruz.

Son günlerde ülkemize ve yorgun dünyamıza üst üste baskınlar düzenleyen felaketlerle baş etmenin bir tek yolu var:

“Ana formülü.”

Haberlere, resimlere bakarken, acılar bastırıyor yüreğimize; nefes almakta zorlanıyoruz;

Dev blokların altındaki insanları düşündükçe…

Son dersleri ölüm olan yavruları gördükçe…

Saçını başını yolan yakınlarının çığlıklarını duydukça…

İçimiz burkuluyor.

Ağzımızda lokmalar büyüyor…

Bir bisikletin üzerinde, beline bağladığı ölmüş hanımını morga götüren adamın bacaklarındaki mecalsizliği düşünüyor, yüreğinin yangınlarına dalıyoruz.

Belki de daha birkaç yıl önce gelin arabasının içinde kelebekler gibi mutluluğa kanat çırpmışlardı.

Bir gencin, beton blokların altında kalan bacağı kesilirken feryatları çığlıklanıyor ekranlarda.

Bir yanda da iktidarımızı elimizden alırlar paranoyası ile ülkeye sokulmak istenmeyen yardımlar…

Yaşanan bütün acıları yok sayarak sandığa gitmeler…

Gönderilen ilaçları karaborsa satmaya kalkan idareciler…

Kahroluyorsunuz…

Ve içinizde çığlıklaşıyor isyan…

Artık acılar da yetimdir.

“Neredesin ana?

Neredesin ana şefkati?

Neredesin analarla dolu Anadolu?” diye haykırasınız geliyor.

İnsanlık çaresiz…

Akvaryumdaki balıklar gibi sağa sola tosluyor…

İnsanlık kaybettiği anayı, yitirdiği ana şefkatini arıyor.

Bir televizyon programında…

Yeni bebeği olmuş on sekiz yaşında sevimli bir bayan…

Yıllarca görmediği anasını arıyor.

Sunucu soruyor;

“Neden daha önce aramadın anneni?”

“Kardeşimle beni terk ettiği için çok kızıyorduk.”

“Kardeşin nerde?”

“O gelmedi, hâlâ çok öfkeli”

“Peki sen neden geldin?”

“Bebeğim doğduktan ve anne olduktan sonra anladım ki bir anne çocuğunu asla terk etmez; sadece terk etmek zorunda kalır.”

Siyah sürmeli gözlerini gülpembe bestesiyle açılan kapıya doğru dikiyor;

“Anneciğim nerdesin? Ne olur gel, olmuyor sensiz.” diyerek hıçkırıyordu.

Annesi onları terk etti edeli, onlar hep mahzun ve kederliydi…

Milyonların nefesini tuttuğu andı.

“Anneciğim bizi neden bıraktığını sormayacağım sana çünkü anne bırakmaz ama ne olur gel.”

Güzel gözlerinden fışkıran hüzün hüzmeleri anne yüreğine değdi.

Ve anne geldi…

Birbirlerine sarıldılar.

Kilitlediler ellerini bellerine.

Hoyrat rüzgârın önünde çiçeğini dökmekten korkan bir ağaç gibi kızına sarılmış sağa sola salınarak ağlıyordu anne.

Sunucu gelip ayırdı.

Anne gelir…

Şimşek gibi şefkatiyle, karanlıkları yırtarak gelir…

Gökyüzünde merdiven gibi duran dağları aşarak gelir…

Üzerimize bir kâbus gibi çöken hadiselerin, enkazından çeker alır bizi.

Kapkaranlık dünyamıza bir ışık gibi doğar. Yüzünde şavkıyan şefkat ısıtır içimizi.

Bazen de, dünya ile ahireti perdeleyen incecik tülü aralayarak gelir.

Düzce depreminde, dev blokların altında son anlarını yaşayan Tülin'e, annesinin geldiği gibi…

En çaresiz anındadır Tülin;

"Ah anacığım şimdi yanımda olsaydın ne vardı?" diye geçirir içinden ve;

”Anne!... Neredesin?” diye bağırır.

"Kızım...Yavrum."

Ses; kâbuslarının üzerine bir ışık gibi yayılır, bir müjde gibi bütün yalnızlıklarını siler.

Tülin, bu müşfik sesi tanır ve gülerek ağlamaya başlar.

Annesinin sesidir bu.

Biraz sonra, mutfaktan yana duvarın taşlarının oynadığını fark eder.

Açılan delikten annesi görünür.

Elinde bir pet şişe dolusu su… Her tarafı toz toprak... Sürünerek Tülin'e yaklaşır… Bir anne şefkati ile okşar kızını… Getirdiği suyu içirir.

”Korkma kızım kurtulacaksın,” diyerek kızının üzerindeki dolabı var kuvveti ile iteler. Dolap yana doğru kayar.

Tülin rahat bir nefes alır.

”Seni Allah gönderdi anne!”

Annesi her zamanki gibi o melek masumiyetiyle bakarak;

”Evet kızım. Allah seni kurtaracak.”

”Birlikte kurtulacağız anne.”

Annesi bu söze gülümser.

Tülin, aradan ne kadar zaman geçti bilemiyordu.

Kazma ve kürek seslerini işittiğinde birilerinin onları kurtarmak için geldiğini anlar. "Buradayız."diye bağırır.

Ancak sesini kimseye duyuramaz

Kazma ve kürek sesleri hızlanmaya başlar. Az ilerdeki duvarın taşlarının oynadığını görür. İri bir taşın düşmesi ile gün ışığı karanlığa bir nur gibi doğar.

Açılan delikten içeri doğru bakan bir yüz belirir ve;

“Kimse var mı?” diye seslenir.

”Buradayız!...”diye bağırır, Tülin.

Dışarıdan birisi, ”Bir ses duydum.” der.

Sesler, yakınlaşır.

Bir müddet sonra açılan delik büyür.

Tülin önce annesini çıkarmak ister. Ancak annesi kızını dışarı doğru iterek:

”Haydi kızım önce sen çıkacaksın.”der.

Tülin'i yavaşça dışarı çekmeleriyle birlikte bir alkış tufanı kopar.

İtina ile sedyeye yatırırlar.

İçlerinden birisi, ”Kıza su verin” diye bağırır.

O anda Tülin, sedyenin yanındaki insanların arasında üstü başı perişan babasını görür.

” Annem, içerde bana su içirdi baba. Siz annemi kurtarın. Annemi...Annem içerde.”

Babanın bittiği andı.

Gam yükü gözlerle kızına baktı…Baktı…

Hıçkırıklar boğazına düğümlendi.

“Anneni toprağa vereli üç gün oldu kızım,” diyemedi…


25.Mayıs.2008 11:50:43

Puan: 4.6/5 (24 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar

Harun Tokak Arşivi
Ramazan çocukları 05.Ekim.2008
Musibet meteorlarını parçalayan kadın 29.Eylül.2008
Mozambik'te Ramazan Esintileri 21.Eylül.2008
O arslan ayakta öldü 14.Eylül.2008
İslam'ın sesi Bilal 09.Eylül.2008
Gurbettekiler için ezan vakti 31.Ağustos.2008
'Yine ayakların üşüyor mu?' 24.Ağustos.2008
Babacığım! Ceketin 'Sen' kokuyor 22.Haziran.2008
“Adsız oğlan” öldü 15.Haziran.2008
Veda busesi 08.Haziran.2008
Bir sevdadır Türkiye 01.Haziran.2008
Anasız acılar 25.Mayıs.2008
Bizim iller sensiz… 18.Mayıs.2008
Meleğimin adını söyler misin? 17.Mayıs.2008
Yoldakiler 11.Mart.2008
O Küheylan… Süvarisiz döndü ülkesine 10.Haziran.2007
Önden Giden Atlılar ki... Geçtiler Ülkelerinden 03.Haziran.2007
Güneş yeni bir çağa doğar 27.Mayıs.2007
Krizantem Çiçeği 22.Mayıs.2007
Güller de yanar dumansız 13.Mayıs.2007
Hüzünlü bir tebessümdür ki… Dondu anıların dudaklarında 06.Mayıs.2007
Coşkun'dur Türkçe'nin gül günleri 30.Nisan.2007
Allah'a yazılan mektup 22.Nisan.2007
ALDANIŞ DEDE... 16.Nisan.2007
Lefter... 10.Nisan.2007
Bir Pribadi ölür, bin Pribadi doğar 01.Nisan.2007
Ölümü bir yorgan gibi çekti üzerine… 25.Mart.2007
Yiğitlerin saçları bakımlı olmalı… 18.Mart.2007
Çığlıklar yükselirdi yanık çöl gecelerinden 11.Mart.2007
Yusuf Yüzlüler Dolaşıyor Nil Kıyısında 04.Mart.2007
Ölüm treninden bozkıra savrulanların aşkı biter mi? 25.Şubat.2007
Benden sonra ölüm gelir 18.Şubat.2007
Rû- be- Rû 11.Şubat.2007
Suya Düşen Kan: Kerbela 04.Şubat.2007
DELİK AYAKKABILAR VURDU BENİ 29.Ocak.2007
Ayçürök 21.Ocak.2007
Bir Kınalı Küheylan 14.Ocak.2007
Yeşeren düşler 08.Ocak.2007
Baba gitmesen olmaz mı? 01.Ocak.2007
Ateşinde üşüdüm bir meçhul adamın 17.Aralık.2006
Yollar derin uçurumlara varmadan 11.Aralık.2006
Kanlı postallar 03.Aralık.2006
Gözümün nuru, canım ağabeyim! 27.Kasım.2006
“Damarlarımda Türk kanı var” 19.Kasım.2006
YORGUN GÜVERCİN 12.Kasım.2006
MAGADANLI EMİNE 06.Kasım.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

ARTIK KERİZ DEĞİLİM, PARAYA ÖNEM VERİYORUM

Nihat Genç, televizyon programı için artık daha fazla para istediğini açıkladı.

AHMEDİNEJAD LARY KİNG'İN KONUĞU OLDU!

Dünyaca ünlü 'talk showcu' ağır politik konulardan, özel yaşamına kadar Ahmedinejad'a pek çok soru sordu..

FADİME ŞAHİN OLAYINDA SİSİ KOORDİNATÖRDÜ!

Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.

METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...

Metallica'nın son klibi Amerika'yı karıştırdı. Klipte iki Amerikan askerinin Irak ya da Afganistan'da yaşadıkları anlatılıyor.

YANILMIŞIM, TANRI VARMIŞ!

Ünlü ateist artık Tanrı’ya İnanıyor: Dünyanın önde gelen ateistlerinden biri artık, büyük ölçüde, bilimsel kanıtlara dayanarak Tanrı’ya inanıyor.”

BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!

Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.

MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER

ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» AKTÜTÜN KARAKOLUNU PARASIZLIK YÜZÜNDEN TAŞIYAMAMIŞLAR! PALAVRA! PALAVRA! PALAVRA!
» ABD GAZETESİNDE KAHREDEN TABLO!
» Anti terör konsepti
» ÖLDÜRÜLEN TERÖRİSTLERDEN DÖRT TANESİ YABANCI UYRUKLU ÇIKTI!
» ARTIK KERİZ DEĞİLİM, PARAYA ÖNEM VERİYORUM
» ŞEHİT OĞLUNUN ARKASINDAN İNTİHAR ETMEK İSTEDİ

DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» İyi gözetlemeler komutanım!
» Aktütün, Karatütün...
» Neden askerler hiç mesul olmazlar?
» Aktütün denklemi, Zehirli bal...
» Ramazan çocukları

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
» ÇANAKKALE DE TÜRK ASKERİNİN YEMEK LİSTESİ NASILDI? VİDEODOO
» BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!
» HOCAEFENDİ'NİN BİR ŞİİRİ TRT'DE İLK DEFA OKUNDU
» BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ!
» BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA...
» 15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ?
» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
gasteci.com © 2008