Bir yanda partisi, genel başkanı ”Din de bizim, millet de bizim, devlet de bizim” derken, Peygamber efendimize adıyla hitap ederek, üstelik bir de dalga geçerek, siyasi kariyerinin en kötü hatasını işledi Sav.
Sebahattin Çelebi
İçindekini dışa vurma, diyebileceğimiz bu kontrolsüz, refleks ifadeler CHP’yi oldukça zor duruma sokacak.
CHP’nin dine bakışında, hastalıklı bir yan var. Sakat, çürük; Marksist deseniz Marksist değil, Maocu deseniz Maocu değil.. Adı konamayan bir hastalık bu. Bir yanda Kur’an’dan ayetler alıp, Şeyhülislamlığa soyunuyor, diğer yandan kızların başlarını dinlerinden dolayı örtmesini “yobazlık” olarak yorumluyorlar. Sonra da birgün birden bire ağızlarındaki baklayı çıkarıveriyorlar: "Bakarsın Muhammed seni bırakmaz, buraya göndermez. Onun için sen yine şey yapma."
“Şey” yapmak…
Hacca gitmenin adı “şey” yapmakmış Önder Sav’a göre...
“80'ime geldim, bir ayağım çukurda" diyen partiliye Önder Sav’ın bu ifadeleri, turnusol kağıdı gibi CHP’nin dine yaklaşımını ortaya koyuyor. Yıllar evvel cumhuriyetin ilk yıllarında okullarda okutulan ders kitaplarını bulmuştum. Kitaptaki ifadelerde, peygamberimiz için sürekli olarak “Muhammed” diye hitap ediliyor; bazı yerlerde de, “Muhammed’in yazdığı kitap” diye Kur’an’a vurgu yapılıyordu. CHP zihniyetinin dine nasıl baktığını o zamanlardan anlama imkanı bulmuştum.
Bugün Önder Sav, ağzından kaçırdığı o patavatsız cümlelerle partisinin, din, peygamber ve Kur’an konusundaki duruşunu ortaya sermiş oldu.
Keşke alemlerin efendisi Hz. Muhammed (SAV) bizleri bırakmasa..
Keşke yanında, dizinin dibinde tutsa..
Ve keşke, hepimiz “şey” yapabilsek...
Not: Değerli okurlar!
www.gasteci.com sitesinde meydana gelen bir teknik arıza nedeniyle, birçok yazar arkadaşımızla birlikte benim de son aylarda yazdığım bütün yazılar silinmiştir. Sitenin databankına yönelik bir saldırı olduğunu söyleyen site editörümüz Nuh Gönültaş, daha güvenli bir altyapı için çalışmaların sürdüğünü belirtmiştir. Ben de aracı olarak sizlere duyurmak istedim. Diğer yazılarım www.platformdergisi.net adresinde bulunmaktadır.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.