gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ömür denilen şey...
İnsan yaşlandıkça, vücut hatları yuvarlaklaştığı gibi fikir ve düşüncelerindeki sivrilikler de zam...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Hatırlamı-Yorum
Duvara dayandığında “Hatırlamıyorum” deme rekoru ABD eski başkanlarından Ronald Reagan...

Harun Tokak

Harun Tokak Babacığım! Ceketin 'Sen' kokuyor
“Ben babamın ilk göz ağrısı ve en iyi dostuydum. Geçen hafta ilk defa bir babalar gününü bab...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş ‘Agarta meselesi’ ya da ‘iddianameyi sulandırma çabası’!
Aylardır beklenen iddianame açıklanınca ve de Ergenekon’un Agarta efsanesinden etkilendiği s...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Ergenekoncu Destanı!
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde.. develer tellal, pireler berber iken.. Türkler namıyla bir ...

Halit Esendir

Halit Esendir Şura öncesi generallerin iktidar mücadalesi
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu dönemde 20 yıl Genel Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak dönemi ...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Dağlıca'dan İstinye'ye...
Son dönemlerde Türkiye’de gündemin ön sıralarında Şener Eruygur ve Hurşit Tolon gibi ...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Evet bu bir hesaplaşmadı
CHP lideri Baykal’ın, son grup toplantısında yaptığı konuşma, hiç de uzlaşma arayışlarına hizm...

Sezai Şen

Sezai Şen YOKSA SİNAN AYGÜN, ERGENEKON'UN BASIN TOPLANTILARINI MI YAPIYORDU?
Bazıları hala Ergenekon için 'balon', 'faso fiso' ya da 'uyduruk' diyor. Halbuki fotoğrafa dikkatli ...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Titanik batmaz!
Türkiye nefesini tuttu Ergenekon iddianamesinin içeriğini bekliyor. Daha doğru bir ifadeyle Ergeneko...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Meleğimin adını söyler misin?

Harun Tokak Dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek, Rabb'ine sorar:

"Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?”
Harun Tokak
“Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak, o seni koruyacak.

“Seni karşılayan meleğin sana her gün şarkı söyleyecek, her an sana gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.”

“Peki... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım?”

“Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel, en tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.”

“Peki, Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?”

“Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.”

“Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak?”

“Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.”

“Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.”

“Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.”

O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:

“Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem, meleğimin adını söyler misin?”

“Meleğinin adının önemi yok, sen onu anne diye çağıracaksın.”

***

Anne…

Bugün anneler günü…

Günlerin güzeli…

Yazıların ise en zoru…

Bilgisayarımın başına oturduğumda kendimi, doğum sancıları içindeki aciz bir ana; ya da ana rahmindeki günleri tamamlayıp hiç bilmediği bir dünyaya adım atmak üzere olan çaresiz bir bebek gibi hissederim.

Yazı da yetişmek zorundadır.

İçimizdeki ilk kıpırtıyla kelimeler birer ikişer kanatlanmaya başlar.

Tıpkı ananın içindeki ilk kıpırtı gibi…

Bütün analar da o ilk kıpırtıyla, kelebekler gibi kanatlanmaz mı?

İlk sesi duyduklarında, gül yüzleri fecir sabahının sevinciyle gülmez mi?

Çünkü içini ısıtan, dünyasını aydınlatan güneşi göz kırpmıştır.

Bir anne için en güzel şey içindeki o ilk kıpırtıyı duymaktır. O kıpırtı onun anne olduğunu haykıran ilk çığlıktır.

Bir anda ikliminde hüzünle esen rüzgârlar bahar esintisine dönüşüverir.

Yine o ilk kıpırtıyla başlar bütün zorluklar… Sorular peş peşe sıralanır. Sağlıklı mı doğacak sağlıksız mı? Uzuvları tam mı olacak yoksa eksik mi?

Metal gibi bir ağız… En sevilen yemeklerden duyulan tiksinti… En bulunmaz yiyeceklere duyulan iştah… Yemek kokularından kaçış… Ardı arkası kesilmeyen perhiz günleri… “Yediklerim yavruma dokunur” diyerek en lezzetli yemeklerden uzak durulan günler…

Sonra en sevdiği elbiselerle vedalaşmak…

Ağırlaşan adımlar…

Koltuktan kalkamayan ağırlaşmış bedenler.

Bir gün gelir bütün bunlar geride kalır. Doğum sancıları da biter.

Doğum sancıları bitse de dünyada sancıları hiç bitmez anaların.

……….

Bir kaç gün önce gazetelerde; “ yapay kulakla artık duyuyor” diye İngiltere'de doğuştan kulaksız olan Joshua Bull adındaki bir çocuğun haberini gördüm. Joshua Bull, ilk duymaya başladığında kuşların cıvıltısını çok sevdiğini söylüyordu.

Duymak sahip olmaktı. Duymadığımız seslere, görmediğimiz güzelliklere sahip değildik. Her bahar çiçeklerin açışını, kuşların cıvıltısını, suların şırıltısını görmeyen ya da duymayan insanları düşündüm ve bir önceki akşam okuduğum hikâyeyi daha bir derinden hissetmeye başladım.

Hastane odasında bir anne…

Zorlu günler geride kalmış, bebeğinin gelişiyle gül yüzü gülmüştür. İlk çığlıklar, geceyi yırtan bir ışık gibi aydınlatır karanlık dünyasını. Uykusuz geceler başlayacaktır ama o bir sabır meleği gibi nice sabahlara uykusuz ulaşmaya hazırdır.

Henüz daha bebeğini görememiştir.

Meraklanır.

"Doktor bey bebeğimi görebilir miyim?" dediğinde, kucağına yumuşak bir bohça içinde bebeği verilir.

Anne mutludur.

Bebeğini, kutsal bir emanet gibi alır kucağına.

Ramazan gecelerindeki mehtabın lahuti aydınlığı gibi parlar yüzü.

Canlılar arasına inmiş bir şefkat abidesi gibi bağrına basar bebeğini.

Kendi kokusunu duyar onda.

Hiç kapanmamak üzere şefkatle açılır kalbi ve bir kuş kanadı gibi titrer bebeğinin üzerinde.

Bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açar.

Gördükleri karşısında nutku tutulur. Sevinci, hüznün düş kırıklığına dönüşür.

Annenin perişanlığına dayanamayan doktor, arkasını döner ve camdan dışarıya bakmaya başlar.

Bebeğin kulakları yoktur...

Sancıları yeniden başlamıştır ananın.

Talihsiz yavrum, diye koklar bebeğini.

Mevsimler sık sık yer değiştirir anaların ikliminde.

Aradan yıllar geçer, çocuk büyür ve okula başlar. Bir gün okul dönüşü eve koşarak gelir ve kendisini annesinin kollarına atar.

Hıçkırıklara boğulur...

"Büyük bir çocuk bana ucube dedi.” diye inler.

Annesi onu teselli eder.

Küçük çocuk bu duygularla büyür.

Annesi, ona her " arkadaşlarının arasına karışmalısın" deyişinde, yüreğinde derin bir acı ve şefkat hissetmektedir.

Bir gün baba aile doktoruna;

"Hiçbir şey yapılamaz mı?" diye sorar.

"Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir."

Çocuk için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlanır.

Aradan iki yıl geçer…

Bir gün babası;

"Hastaneye gidiyoruz oğlum, sana kulaklarını verecek birini bulduk” der.

“Bu fedakâr insanı bilmek istiyorum babacığım”

“Oğlum bu bir sır, söyleyemeyiz”

Operasyon çok başarılı geçer ve güzel görünümlü bir çocuk olur. Hem duymaya hem de konuşmaya başlar.

Artık genç ve de güzeldir.

Psikolojisi de zamanla düzelir.

Okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde eder.

Daha sonra diplomat olur ve evlenir .

Yıllar sonra babasına:

"Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım."

”Oğlum! Bir şey yapabileceğini sanmıyorum, fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin."

Bu derin sır yıllarca gizlenir.

Ancak bir gün açığa çıkma zamanı gelmiştir.

Hayatının en hüzünlü gününde annesinin cenazesi başında babasıyla birliktedir.

Babası, " Yavrum! Annen hiç saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutluydu." der, “ Ama bu yüzden hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi. Çünkü gerçek güzellik fiziksel görünüşte değil, kalptedir!

Gerçek sevgi, gözümüzle değil, yüreğimizle gördüğümüzdedir.

Gerçek mutluluk, görünende değil, asıl görünmeyendedir...!."

Her ikisinin gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarını ıslatırken; babası, yavaşça annesinin başına doğru elini uzatır ve kızıl kahverengi saçlarını geriye doğru aralar.

Annesinin kulakları yoktur.

Anne artık dünyanın son durağındadır.

Anne adlı melek, Cennet yolunun bir burağıdır.


17.Mayıs.2008 06:35:31

Puan: 3.5/5 (13 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar

Harun Tokak Arşivi
Babacığım! Ceketin 'Sen' kokuyor 22.Haziran.2008
“Adsız oğlan” öldü 15.Haziran.2008
Veda busesi 08.Haziran.2008
Bir sevdadır Türkiye 01.Haziran.2008
Anasız acılar 25.Mayıs.2008
Bizim iller sensiz… 18.Mayıs.2008
Meleğimin adını söyler misin? 17.Mayıs.2008
Yoldakiler 11.Mart.2008
O Küheylan… Süvarisiz döndü ülkesine 10.Haziran.2007
Önden Giden Atlılar ki... Geçtiler Ülkelerinden 03.Haziran.2007
Güneş yeni bir çağa doğar 27.Mayıs.2007
Krizantem Çiçeği 22.Mayıs.2007
Güller de yanar dumansız 13.Mayıs.2007
Hüzünlü bir tebessümdür ki… Dondu anıların dudaklarında 06.Mayıs.2007
Coşkun'dur Türkçe'nin gül günleri 30.Nisan.2007
Allah'a yazılan mektup 22.Nisan.2007
ALDANIŞ DEDE... 16.Nisan.2007
Lefter... 10.Nisan.2007
Bir Pribadi ölür, bin Pribadi doğar 01.Nisan.2007
Ölümü bir yorgan gibi çekti üzerine… 25.Mart.2007
Yiğitlerin saçları bakımlı olmalı… 18.Mart.2007
Çığlıklar yükselirdi yanık çöl gecelerinden 11.Mart.2007
Yusuf Yüzlüler Dolaşıyor Nil Kıyısında 04.Mart.2007
Ölüm treninden bozkıra savrulanların aşkı biter mi? 25.Şubat.2007
Benden sonra ölüm gelir 18.Şubat.2007
Rû- be- Rû 11.Şubat.2007
Suya Düşen Kan: Kerbela 04.Şubat.2007
DELİK AYAKKABILAR VURDU BENİ 29.Ocak.2007
Ayçürök 21.Ocak.2007
Bir Kınalı Küheylan 14.Ocak.2007
Yeşeren düşler 08.Ocak.2007
Baba gitmesen olmaz mı? 01.Ocak.2007
Ateşinde üşüdüm bir meçhul adamın 17.Aralık.2006
Yollar derin uçurumlara varmadan 11.Aralık.2006
Kanlı postallar 03.Aralık.2006
Gözümün nuru, canım ağabeyim! 27.Kasım.2006
“Damarlarımda Türk kanı var” 19.Kasım.2006
YORGUN GÜVERCİN 12.Kasım.2006
MAGADANLI EMİNE 06.Kasım.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

SALİH ADEM YAZDI: VAROLUŞUN TEMEL SORUNLARI ÜZERİNE

Kainat bizim bakış açımıza göre bir anlam kazanmaktadır. Hayat bir insana tamamen anlamsız ve saçma gelebildiği gibi, başka birine sonsuz manalarla dopdolu hikmet ve güzellikler taşıyan bir süreç şeklinde görünebilmektedir.

BU FOTOĞRAFTAKİ KİM?

Sivas'ta 39 yıldan bu yana fotoğrafçılık yapan Sönmez Kınaş ünlü sanatçının 1972 yılında askerlik yaparken siyah-beyaz çektiği fotoğrafını digital ortamda renklendirdi.

İSRAİLLİ ASKER FİLİSTİNLİYİ BÖYLE VURDU

Batı Şeria'da İsrail askerlerinin gözaltına aldıkları bir eylemciye yakın mesafeden ateş ettiğini belgeleyen görüntüler ortaya çıktı.

BU KASABADA ÖLMEK YASAK!

78. paralel üzerindeki Longyarbyön kasabasında bulunan küçük mezarlık bundan 70 yıl önce yeni cenaze kabul etmeyi durdurmuş. Çünkü kasabada cesetlerin, soğuk nedeniyle hiç bir şekilde bozulmadığını keşfetmişler.

SEVGİLİSİ İLE GÖRÜCÜ USULÜ TANIŞMIŞ, NASIL OLUYORSA!

Aysun Kayacı özel hayatı ile ilgili merak edilenleri konuk olarak katıldığı ’Orada Neler Oluyor’’ programında açıkladı. Sevgilisi Ozan Sevindik ile olan beraberliğini anlatan Aysun Kayacı ilk karşılaşmalarında futbol takımı yüzünden kavga ettiklerini ancak daha sonra bu kavganın mutlu bir birlikteliğe dönüştüğünü anlattı.

BAŞBAKAN'IN SESİNDEN BİR ERDEM BEYAZIT ŞİİRİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bu şarkı Burada Bitmez adlı albümde seslendirdiği Bayazıt'a ait Sana Bana Vatanıma Ve Ülkemin İnsanlarına Dair şiiri TVNET tarafından klipleştirildi.

DOLMABAHÇE SARAYI HER AN PATLAYABİLİR!

İstanbul halkı büyük bir tehlike ile karşı karşıya! Başbakan’ın da ofisinin bulunduğu Dolmabahçe Sarayı’nın tarihi havalandırma boşlukları 2 yıl önce yapılan kanalizasyon hatası nedeni ile tamamen doldu ve metan gazı sızmaları başladı.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» AK PARTİ'Yİ KAPATACAKLAR!
» ÖZKÖK: 13 KİŞİYE GÖNDERİLMİŞ ÖZEL MEKTUP
» HİZBULLAHI TEOMAN PAŞA BAŞIMIZA BELA ETTİ
» NE OLDU ŞU İHLAS'IN BORCU?
» ERGENEKON'DA MESUT YILMAZ'A AĞIR SUÇLAMA
» ERGENEKON'DA MESUT YILMAZ'A AĞIR İTHAM
» GÜZEL'DEN ANAYASA MAHKEMESİNE MEKTUP
» BAKAN ÇUBUKÇU NİÇİN GÖZYAŞINA BOĞULDU?
» DENKTAŞ'DAN TUTUKLU PAŞALARA İLGİNÇ YORUM
» ACABA ORDUYA SALDIRI MI KIŞKIRTMA MI VAR?

DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» BU KADARINA PES! YAZARMI MÜNECCİM Mİ?
» VELİ PAŞA'NIN UYUŞTURUCU SERVETİ
» SABAH'A ANKARA TEMSİLCİSİ OLMAK İÇİN OKYANUSU AŞTI VE KİMİNLE GÖRÜŞMEYE ÇALIŞTI?
» ERGENEKON'DA 7.DALGA... YENİ GÖZALTILAR VAR
» ŞENER'İ YARI YOLDA BIRAKTILAR!
» PUTA TAPIYORLAR,ACAYİP RİTÜELLERİ VAR
» AZGINLIĞIN, HADDİ AŞMANIN SONUCU... KÖPÜK PARTİSİ FACİASI!
» HOCAEFENDİ'Yİ DUYGULANDIRAN SORU
» BAŞBAŞA GÖRÜŞTÜLER!
» ERUYGUR VE TOLON PAŞA'DAN HAKAN'A MESAJ

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» ARŞİV YALAN SÖYLEMEZ... ERGENEKONCULARLA ERGENEKON BELGESELİ
» ÖLÜM RİSALESİ... ERDEM BEYAZIT'IN SESİNDEN
» İSRAİLLİ ASKER FİLİSTİNLİYİ BÖYLE VURDU
» DARBE GÜNLÜKLERİ İDDİANAMEDE NEDEN YOK
» YALÇIN KÜÇÜK'TEN ATATÜRK'E AĞIR HAKARETLER!
» BAŞBAKAN'IN SESİNDEN BİR ERDEM BEYAZIT ŞİİRİ
» İŞTE KURTLAR VADİSİ'NDEKİ AGARTA
» GUANTANAMO'DAN İLK SORGU BANDI
» ULUSALCILAR BÜYÜKANIT'A SALDIRIYOR... BÜYÜKANIT SUSKUN ÇÜNKÜ YALI ALMIŞ!
» CANLI YAYINDA KOLUNU KESİYOR
gasteci.com © 2008