|
|
|
|
|
Ekim ayına dikkat!
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Türk askerinin Kuzey Irak’tan ABD’nin isteği doğrultusunda çekildiği şeklindeki değerlendirmelerini hakaret kabul ettiklerini söylemiş.
Aydoğan Vatandaş
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, haklı olarak bu tür tartışmaların, sınır ötesi operasyonun başarısını gölgelediğini düşünüyor ve bu tür eleştirilerde bulunanların da karşılarında kendilerini bulacaklarını söylüyor.
Yaşar Paşa, bu konuda yerden göğe kadar haklı. Türk askeri Kuzey Irak’tan ABD’nin isteği doğrultusunda çekilmedi. ABD, Türk askerinin çekildiğini uydularıyla zaten görebilecek donanıma sahip. Dolayısıyla ABD bu açıklamayla elbette psikolojik üstünlük sağlamak istemiş olabilir. Yani Türkiye nasıl ABD’nin sesini minimum düzeyde çıkarabileceği bir zamanlamayı seçtiyse, ABD’de bu durumu avantaja çevirme konusunda son derece başarılıydı. Buna ‘Fırsat Operasyonu’ deniyor.
Anlaşılan Genelkurmayın gerek yazarlarla gerekse de Muhalefete laf yetiştirmesi Fırsat Operasyonu’nun devam ettiğini gösteriyor.
Yaşar Paşa davasında haklıdır. Ama dünyanın hiçbir gelişmiş demokrasisinde bir Genelkurmay Başkanı muhalefet parti liderleri ile söz dalaşına girmez.
Hükümet, kendisine yönelik askeri müdahaleleri nasıl anti demokratik buluyorsa, Muhalefete yönelik bu tür çıkışları da tasvip etmediğini ifade etme olgunluğunu gösterebilmeliydi.
Tam da bu arada, AKP’nin ağır toplarından Cüneyt Zapsu’nun AKP’nin MKYK üyeliğinden istifası kanımca önemlidir. Kimilerine göre Zapsu AKP’de güç oyununa girdiği için tasfiye edildi, kimilerine göre de bazı ekonomik çıkarları için. Benim tezim ise farklı. Kürt kökenli Zapsu, AKP Hükümetinin Kuzey Irak konusunda askerle bu denli uyumlu çalışmasından duyduğu rahatsızlıktan ötürü de istifa etmiş olabilir pekala. Kanımca Zapsu, AKP Hükümeti’nin beraber belirledikleri Kürt siyasetinden sapmış olduğunu farketmiş olmalıdır!
Şimdi başka bir konuya geçmek istiyorum.
Geçenlerde ABD Dış İşleri Bakanlığı’nda görevli bir dostumuzla New York’ta yediğimiz bir akşam yemeğinde ilginç bazı noktalar yakaladım.
Buna göre, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve ekibi, ABD’nin 2008 Ekiminde Suriye ve İran’a saldırma konusunda çok büyük bir çaba içerisinde. Bu saldırının ise en önemli nedeni İsrail’in güvenliğini sağlamaya odaklı olacak.
Ancak ABD Ordusunda buna karşı direnen bir odağın bulunduğuna ilişkin bir değerlendirem çıktı geçenlerde Washingtton Post Gazetesi’nde.
Kasım ayında ise Başkanlık seçimleri olacak.
ABD Halkı böyle bir durumda Ortadoğu pasif bir siyaset izleyeceği sinyalleri veren Obama’ya değil asker kökenli- şahin- Cumhuriyetçi McCain’e oy verecektir.
Obama değil de, Hillary Clinton McCain’in karşısında belirirse, bu kez de bir ‘kadın’ bu tür sorunlarla başa çıkamaz’ diye şartlandırılacaktır Amerikan halkı.
Yani her iki durumda da ABD Başkanlığı için Mc Cain’in şansı daha fazla olabilir.
Ekim ayına dikkat!
Dolayısıyla Türk içsiyaseti de ABD’nin Suriye ve İran’a saldırma hesaplarına göre şekillenebilir.
Zira ABD Türkiye’nin böyle bir durumda yanında olmasını isteyecektir.
Bu arada Türkiye tüm hesaplarını Demokratların kazanacağı ihtimaline göre yaptı.
Ya yine Cumhuriyetçiler yani Mc Cain kazanırsa? Ki bu ihtimal hiç düşük değil.
Bu arada kim gelirse gelsin, ABD Iraktan çekilmenin değil, oradan çekilme-menin yollarını arayacak!
11.Mart.2008 21:28:15
|
|
|
|
|