HAZİRAN 2007'DE IRAK'A GİRMEKTE TEREDDÜT EDEN AKP'YE KIZANLAR ŞUBAT 2003'TE IRAK'A GİRMEK İSTEYEN AKP'YE ATEŞ PÜSKÜRÜYORLARDI
2003 Şubat'ında oylanan ve az bir oy farkı ile reddedilen meşhur tezkere hadisesinin hemen öncesinde yine bu sitede yazdığım iki yazının büyük bölümünü burada tekrar yayınlıyorum. O zaman tezkereyi savunan birisi olarak çok fazla küfre maruz kalmıştım. O günlerde sağda solda hemen herkes Ak Parti'ye tezkereyi kabul etmemesi için bağırıp çağırıyordu; bugün aynı kişiler Ak Parti'ye Kuzey Irak'a girmediği için bağırıp çağırıyorlar. O günlerde yazdığımız bir başka yazıda "Bugün girmediğimiz Irak'a bir gün çok daha büyük bedeller ödeyerek girmek zorunda kalabiliriz" demiştik. İşte Türkiye, o gün yaptığı bir hatayı 4 yıl sonra daha iyi idrak etmeye başladı. Bu yazıları tekrar yayınlamamın sebebi de işte bu; bugün yapılması gereken şeyin ne olduğunu daha iyi idrak etmek ve kesinlikle duygusal davranmamak... Sezai Şen Mehmetçik tabii ki Irak’a gitmelidir !
Mümtaz Soysal, benim üniversiteden Anayasa dersi hocamdır. Buyurmuşlar ki “Irak’a gidenler ne gazi ne de şehit sayılırlar.” Diğer yandan BBP Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu (kendilerini bizzat tanırım ve hemşehrimdirler) da “Coni’nin kalkanı olmak için asker gönderilmesine karşıyız. Dik duruş istiyoruz” deyivermiş.
Sayın Soysal'ın din ve diyanetle, anlatmaya çalıştığımız gibi, pek alakası olmaz. Ne var ki iş Irak’a asker göndermeye gelince, bu ülkenin menfaatlerinin nerede olduğunu anlamaktan imtina eden bir çok sağcı/İslamcı gibi, kitabın ortasından konuşmayı yeğliyor ve Irak’a gidecek askerlerle ilgili fetvayı, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan önce veriyor: “Irak’a gidenler ne gazi ne de şehit sayılırlar.”
MEHMETÇİK ÖLÜME DEĞİL IRAK’A GİDİYOR !
Irak’a asker gönderilmesine, ilk paragrafta vurgulamaya çalıştığım gibi, sağcısı solcusu neredeyse herkes karşı çıkıyor. Ortaya atılan ve karşı çıkmalarını temellendiren iki esas görüş ağırlık kazanıyor. Bunlardan birisi Mehmetçiğin ölüme gönderilmesi, ikincisi ise Muhsin Yazıcıoğlu’nun dediği gibi “Coni’ye kalkan” edilmesi.
Şu anda ortada bir “güvenlik” işi var ey muhteremler, bir savaş işi değil ! Savaş bitti, Irak gitti. 85-90 yıl kadar önce Osmanlı’yı satan, arkadan vuran zihniyet, şimdi bir kez daha kendi vatanını sattı. Amerikan ve İngiliz birliklerine karşı fazla bir direniş göstermediler. Çünkü Iraklıların buna değebilecek bir mazaretleri vardı bu sefer: Saddam’ın, diktatörlüğün zulmü.
Şu anda Irak, artık ABD ve İngiliz işgali altında. Yani burada bu ülkelerin koyduğu kurallar geçerli. Bunun ne zamana kadar süreceği, Irak’ta oluşturulacak yeni yapıya ve yeni düzene bağlı. Eğer Irak’ta asayiş sağlanamaz ise, bu ABD ve İngiliz birliklerinin burada daha uzun süre kalması için iyi bir bahane olacak.
Irak’ta savaş sonrası oluşan yönetim ve adalet boşluğu nedeni ile çok büyük bir sıkıntı yaşandı ve halen yaşanıyor. Yağmalamalar, hırsızlıklar, kadınlara tecavüz, kızların kaçırılıp iğfal edilmesi ve hatta öldürülmeleri gibi. Bir yerde insanlar, diktatörlük sonrasında birden bire buldukları özgürlüğün sarhoşu oldular ve bu sarhoşluk nedeni ile hiç bir yönetimin edemeyeceği şeyleri bile yaptılar.
Irak’taki bu boşluğun doldurulması, Irak’ın geleceği açısından çok önemli. Ancak bu bizim açımızdan da önemli. Çünkü böyle bir yönetim boşluğunda Türkiye’nin başına bela olan terör örgütleri yeniden toparlanabilir, kendileri için çok daha rahat çalışma imkanını bulabilirler.
ABD’nin bu boşluğu sadece silahlı güçlerle kapatabileceği yönündeki öngörüsü de boş çıkmış görünüyor. Çünkü onlar bu topraklara, bu toprakların insanlarına yabancılar. Bir yerde asayişi sağlamanın en iyi yolu, o bölgeyi, yöreyi en iyi bilen kişilerin gerekli yetkilerle donatılmasından geçer. Bu nedenle Irak’ta bulunan her kesimin adaletli bir şekilde temsil edildiği bir yapının kurulması, ülkedeki huzurun kalıcı olması bakımından birinci öncelikli hedef olmalıdır.
Ancak Iraklıların kendi kendilerini idare edecek bir düzene kavuşması zaman alabilecek gibi gözüküyor. Bu nedenle ülkedeki düzenin, hiç değilse belli bir süre, başkaları tarafından sağlanması lazım. Ve bu düzeni sağlayabilecek en uygun ülke de şüphesiz Türkiye.
Ortada böyle bir iş var. Şimdi biz bu işi hangi şartlarda yapıp, hangi şartlarda yapamaycağımıza karar vermemiz gerekir. Hiçbir görüşme, pazarlık yapmadan “Ben bu işte yokum” demek pek akıllıca bir yol olmasa gerek.
Bu pencereden bakınca; Mehmetçik Irak’a, Irak halkı ile savaşmaya gitmiyor. Hatta biz şu an Amerikan’nın Irak’ına gidiyoruz, Saddam’ın Irak’ına değil. Biz güvenliği etüd etmeye, Iraklıların huzuru bulmasına yardım etmeye gidiyoruz; onları rahatsız etmeye, öldürmeye değil. Milleti kandırmaya kalkışmanın, sanki Mehmetçik orayı gittiği zaman Amerikan askeri muamelesi görecekmiş gibi kamuoyuna yanıltmanın hiç bir anlamı yok.
Türkiye, özellikle yeni şekillenecek Irak yönetiminin belirlenmesinde ve Kuzey Irak’taki terör unsurlarının yok edilmesinde, Irak’ta yapılacak işlerden pay alınmasında arzu ettiği tavizleri alabilirse, Irak’a asayişin sağlanması ve insani hizmetlerin Irak halkına adaletli ve güvenli bir şekilde sunulması amacıyla asker gönderebilir. Bu hem Amerikan ve İngiliz askeri görmekten kısa sürede sıkılmış Irak halkı için hem de bizim için daha hayırlı olacaktır.
IRAK’A GİTMEMEK KENDİ BAŞIMIZA ÇUVAL GEÇİRMEKTİR
Böyle bir hadise, dünyanın bir numaralı süper gücü ABD ile olan ilişkilerimizi de tekrar güçlendirecektir. Yok bunu reddersek başımıza geçirilecek başka torbaların da bulunduğunu o zaman hepimiz göreceğiz. Aynen Süleymaniye olayında olduğu gibi, torba geçirmelere karşı koyacak ne askeri ne ekonomik ne de siyasi gücümüz var. Devlet Planlama Teşkilatı “Savunma Sanayii Özel İhtisas Alt Komisyon Raporu” na göre, TSK’nin ana silah, malzeme ve yedek parça ihtiyaçlarının sadece yüzde 21’lik bir kısmı yurt içinden temin edilebiliyor. Yüzde 79 dışa bağımlılık var. Tabii ki bu ihtiyaçların hemen hemen hepsi de ABD tarafından karşılanıyor.
Bu millet artık, sadece kendisinin başkasına karşı hissettiği duygularla hareket etmekten kurtulmalı, biraz da aklını kullanmalıdır. Nereden bakarsanız bakın, Irak’a gidecek askerimiz, bizim oradaki varlığımızı artırmamıza olumlu katkıda bulanacaktır. Mehmetçiğin Irak’a gitmesi ile birlikte bizim şirketlerimiz, ürünlerimiz, kültürümüz de Mehmetçik ile birlikte yeniden Irak halkı ile tanışacaktır.
Meselelere hep ters taraftan bakmak bize bugüne kadar bir şey sağlamamıştır. Bu yüzden Mehmetçiğin Irak’a gönderilmesine, sanki ölüme göndermek gibi kamuoyuna aktaranların durumu, aynen orman arazisini yıllardan beri bedavaya işgal eden ve şimdi bunun için azda olsa bir para ödememek için tasarının yasalaşmasına karşı çıkanların durumuna benziyor.
Yoksa Türkiye, Irak’ta sahip olduğu gücü, etkiyi tamamen kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Afganistan halkı nasıl Mehmetçik’ten ve onun Afganistan’da bulunmasından memnun ise, Irak halkı da memnun olacaktır.
Mehmetçiğin Irak’taki konumunu daha etkili hale getirmesinden en çok rahatsızlık duyacaklar ise, Irak’ta bir Kürt Devleti kurmak için, Türkiye ile ilişkileri bozulan ABD ile her türlü ilişkiye girmekten çekinmeyen kimi teröristler veya bunların sempatizanları olacaktır.
Benim tek arzum hem orman arazilerinin hem de Irak’ın bir an önce işgalden kurtulması, hem Türkiye’nin hem de Irak’ın daha huzurlu bir hale kavuşmasıdır.
Türkiye için çıkış yok !
Meclis’te, ABD askerlerinin Türkiye topraklarınad konuşlanmasına izin veren tezkerenin oylanmasına ramak kaldı. Meclis’ten tabii ki “evet” kararı çıkacak. Gönül vermese de akıl ve mantık başka bir şeye el vermiyor ki zaten.
ABD’nin teklifine Türkiye’nin evet demekten başka çaresi bulunmadığını bundan önceki yazımızda, gerekçeleri ile birlikte, ifade etmiştik. Bugün meselenin daha dramatik bir yönüne değinmek istiyorum.
Eğer Türkiye, ABD’ye “evet” demezse olacakları düşünmek bile istemiyorum. Sadece ekonomik ve askeri bağımlılıktan kaynaklanan sorunlar için söylemiyorum bunu. Bunu söylerken, ABD’nin Kürtler ile yaptığı bir takım anlaşmalara bakarak olabilecekler için söylüyorum.
Eğer Türkiye, ABD’ye “evet” demezse, belki yıllarca savaşmak zorunda kalacağı ve belki de savaşamayacağı bir yapılanma ile karşı karşıya kalacak Kuzey Irak’ta. ABD, olumsuz bir karar sonrasında tepesi atmış bir şekilde B planını uygulamaya sokacak. Geçen sonbaharda ki bir yazımızda, ABD ile Kürtler arasında varılan anlaşmanın, Kürtleri, Türkiye’ye ve İran’a karşı korumaya yönelik bazı maddeler içerdiğini belirtmiştik.
Türkiye, ABD’ye evet demezse ekonomik olarak gerçekten çok kötü günler yaşayabilir. Bunun ötesinde yaşayacağı problem Kürtlerle olacaktır. ABD, artık açıktan açığa Kürt Devleti’ne destek verdiğini belirtecektir. Hatta ABD, belki operasyonu bir süre erteleyecek, Kuzey Irak’ta ilan ettirdiği Kürt Devleti’nin kendi topraklarını ABD’nin kullanımına açmasını bekleyecektir. Bu belki zaman alır ancak ABD bunu bile deneyebilir. Bundan daha da ötesi, Türkiye kurulacak bir Kürt Devleti’ne karşı savaşamaz duruma getirilebilir de. Daha da kötüsü Türkiye, kurulacak Kürt Devleti ile yıllarca savaşmak zorunda bırakılabilir. “Hayır” ın maliyetini ne olacağı konusunda bir tahminde bulunmak bu yüzden çok zor.
Türkiye, duygusal davranacak kadar lükse sahip değil. Nihayetinde topraklarımızda ABD askeri bulunmasa bile hemen herşeyimizle ABD’nin emrindeyiz. Hiç değilse, bundan ekonomik ve siyasi olarak bir şeyler kazanıp, “hayır” dediğimiz zaman kaybedeceklerimizi kurtarmalıyız.
Sizi temin ederim Türkiye açısından “evet” ile “hayır” arasında yüzlerce milyar dolarlık fark ile birlikte, Irak’ta kurulacak yeni düzen ve Kuzey Irak’ta söz sahibi olup olmama ile bölgedeki etkisini tamamen kaybetmek gibi büyük farklar olacaktır. Duygusal davranmak ve ucuz kahramanlık taslamak için pek de uygun bir zaman ve pozisyonda değiliz.
Yorumlar Sarızeybek Bu adamın beyni sulanmış.Amerikayla Irak'a girecek mişiz?Neyse fazla yazarsam kendimi tutamayacağım.mert cihan yalancı adam yazarken utanmadınmı teskere sadece ıraka girelim girmeyelim meselesimi 60-70 bin abd askeri türkiyede hemde doğu ve güney doğuda kalacaktı ırakın kuzeyinde oluşturduklar kürt devletini ülkemizide bölerek kürdistan fiilen kurulacaktı iyiki mecliste chp varosman Tabi akape yalakaları tabi. Millet bunları yemez olur mu hiç?
Tamam atıyorsunuz, bari yutulur cinsten olsun da rezil olmayın...ismail işcan böyle bilinçsiz yazılar yazıp milletin kafasını karıştırma gerçekleri niye anlatmıyorsun akp hükümetinin nasıl pazarlık yaptığını niye anlatmıyorsun köşe yazarısınya aydınsınız ya niye gerçekleri araştırıp gerçekleri halka anlatmayıp beynini yıkıyorsunuz biz sizin gibi aydınların gerçek yüzlerinizi biliyoruz sizlerin maskeleri düştü sezaicim senin bu işlere aklın ermez..elmalarla armutları kıyaslayacagın aşk, hüzün, y ağmur, börtü böcek yazıları yaz..
pabucumun sivaslısı...Andaval Vatandaş dün dündür, bugün belki yarından da yakın.Veli GÜLEÇ BEYEFENDİ TEZKERE ŞARTLARI NEYDİ MİLLETİ ALDATMAYA ÇALIŞMAYIN. O ZAMAN ABD. HATIRLA BAKALIM ÜLKEMDE NERELERE HANGİ LİMAN VE HAVA ALANLARINI KURŞUN ATMADAN İŞGAL EDECEKTİ. YAZDIKLARINIZ TEK KELİME İLE TÜRKİYE DÜŞMANLIĞIDIR.roberto carlos sezai bey adamlarin niyeti irak a girmek veya girmemek yani turkiyenin menfaati degilki..onlar sadece ceplerine girenin hesabini yaparlar..saydiginiz insanlarin cogundada irsi olarak din dusmanligi mevcut oldugu icin ister istemez refleks olarak akp ne derse onun tersini yapiyorlar...ama 22 temmuzda gorusecez bu yalaklarla..mib su meshur tezkereyi savunanların aklına hayranım. tezkere gecmemiş degilki sipoplar kimi kandırıyorsunuz 5000 sorti ile abd turkiyeden ıraka gecti hammerler gecti hersey gecti at gecti eşşek gecti it gecti kurt gecti demek bi tezkere gecmedi ha.... bu milleti salak yerine koyanlar elbette dersini alacaktır. sn sezai sen gibi emparyel guclere kukla olmaktan ve onların lutfedeceği üç kurusa karnımı doyurup boynuma bir yafta vurmaktansa bu gunku hailimden dolayı Allaha hamdeder otururum. crazy turks bu yazıyı kaleme alanın gerçekleri çarpıtmada üstüne yok..
Teskere geçse bile Türk Askeri kuzey Irak a alınmayacaktı.
Teskere meselesi AKP nin misyonudur.
Bu konuda Ahmed Erimhanın Teskere sürecinden Süleymaniye baskınına Çuvaldaki müttefik adlı kitabını okuyun bir daha düşünün.
Minareler süngümüz dediniz,Teskereyi geçirmeyi misyon edindiniz.
Irak ta yıkılmadık minare kalmadı.
katkılarınızla .Hayati Harika bir yazı. Çok yerinde tespitler yapılmış. ama tabii Türkiye o şansı çoktan kaçırdı. Bir daha o şansın elimize geçmesi de mümkün değil. Bugün ayrılıkçı Kürtler, işgal sonrasında Irak ordusundan çaldıkları ağır silahlarla oldukça güçlenmiş durumdalar ve artık ABD tarafından korunuyorlar. ALPEREN Bir yazar bu kadar cahil olabilirmi?Vatandaş 1 Mart Tezkeresi öncesi ülke ağır ekonomik krizden çıkmıştı. Hükümet de Abdullah Gül'ün başbakanlığında emaneten kurulmuştu. O durumda nerede ise bütün yazar - çizerler ve düşünür - kaşınırlar 1 Mart tezkeresi geçmez ise Türkiye'nin batacağı, ekonominin tamamen çökeceği düşüncesini pompaladılar. Bu tezkere ile ABD'den gelecek para ile Türkiye'nin ekonomik krizi atlatabileceğini de söylüyorlardı.
1 Mart tezkeresi geçmedi, Allah'a şükürler olsun Türkiye'ye de birşey olmadı. Fabrikalar kapanmadı hatta yenileri açıldı. Ekonomi de ayağa kalktı.Ahmet Kocaturk Ben akillara durgunluk verecek su soruyu sormak istiyorum: 'Hukumete (AKP'ye) oy kaybettirecegini umarak verdigimiz sehitlere sevinen hainler var midir bu ulkede? Keske 'kesinlikle hayir' diyebilseydim. O zaman bize dusen 'Tukurun bu hayasizlarin yuzune' demek olacaktir.satuk buğra ŞU OLANLARA BAKTIĞIMIZDA 100 KÜSÜR YIL ÖNCE YAŞANAN 93 HARBİNDEN ÖNCEKİ GÜNLER AKLIMA GELİYOR.BİR TARAFTA MİTHAT PAŞA VE AVANESİ ÜLKEYİ SAVAŞA SOKMAK İÇİN ÇIRPINIYOR DİĞER TARAFTA ABDULHAMİT SONUCU BELLİ OLAN SONUCU FELAGET OLACAK SAVAŞA GİRMEMEYE ÇALIŞIYOR.SONUÇ BİRKAÇ BEYİNSİZİN YÜZÜNDEN SAVAŞA GİRİLİR VE 1000 LERCE VATAN EVLADI ŞEHİD OLUR.MİTHAT PAŞA GÖREVİNİ YAPMIŞ KINALAR YAKMIŞTIR..AYNI HADİSELER 30 YIL SONRA SARIKAMIŞTA YAŞANMIŞTIR.ENVER PAŞA REZALETİ İLE 90 BİN VATAN EVLADI ŞEHİD OLMUŞTUR.EY KAHRAMAN VE SAĞ DUYULU TÜRK HALKI KOLAY OLMAYAN SAVAŞA GİRMEMEK İÇİN BİRLEŞELİM.SAVAŞ SON ÇARE OLSUN.ALLAH DEVLATİ İDARE EDENLERE AKLI SELİM VERSİN.BİRGÜN KALKIP HADİ SAVAŞALIM,BAŞKA BİR GÜN SAVAŞAMAYIZ,BİRGÜN ASFALT YOK BAŞKA BİRGÜN PARA YOK ....BUNLAR NE DEMEK YA .MİLLET KAHRAMAN EVLATLARINI KİMLERE TESLİM EDİYOR.ÇOCUK OYUNCAĞIMI BU CAN VERİYORUZ TAVUK KESİLMİYOR N'OLUR BİRAZ İNSAF MERHAMET,ASKERLERİMİZ ÖLMESİN.xyz onların derdi trkyenin menfaati değil akp nin başının belaya girmesiAta Türkiye topyekün savaşa mı hazırlanıyor?
Seferberlik ilanının nasıl yapılacağı, kişiye yönelik seferberlik görev emrinin nasıl tebliğ edileceği ve hangi araçlara nasıl el konulacağına dair kanunda değişiklik yapıldı.
Türkiye savaşa mı hazırlanıyor ? Seferberlik kanununda yapılan değişiklikler bu soruyu akla getirdi. Meclis´in tatile girmeden yaptığı değişiklikle seferberlik ilanının nasıl yapılacağı, kişiye yönelik seferberlik görev emrinin nasıl tebliğ edileceği ve hangi araçlara nasıl el konulacağına dair başlıklarda değişiklik yapıldı. Değiştirilen tüzüğün ilgili bendi özel çağrı anlamını içeriyor. Ve Türk silâhlı kuvvetleri kurumlarının tamamının gerginlik ve buhran dönemlerinde seferi teşkilat ve kadro seviyesine çıkarılması ve harekat süresince bu seviyeyi korumaları için gerekli personel ve lojistik desteği sağlamayı kapsıyor.
Buna göre, trafik kanununa tabi olan araçlardan arazi vitesi olmayan otomobiller, zirai traktörler ve motorlu bisikletler dışındaki araçların kayıt bilgileri emniyet genel müdürlüğü kanalıyla her ayın ilk haftasında, toplu olarak milli savunma bakanlığına gönderilecek. Milli Savunma Bakanlığı da, silahlı kuvvetler ihtiyacına elverişli olanlara sefer görev emri düzenleyecek.
Sefer görevi verilmeyen araçlardan gerekli görülenlere mülki idare amirlerince sivil savunma ve diğer kamu hizmetleri için görev verilebilecek. Ticaret ve sanayi odalarının makine parklarındaki iş makinelerinin, kara, hava ve deniz taşıtlarının sicil fişlerinin milli savunma bakanlığına nasıl gönderileceği de yapılan değişiklikle netleştirildi.
Değişikliğe göre sefer görev emri çağrısıyla yapılan tatbikatların ve eğitimlerin süresi en çok 45 gün olabilecek.
sezai 2003 yılında Türkiye abd ile ıraka girse idi abd ve ingiltere ile birlikte işgalci durumuna düşerdik olrdan hiç bir farkımız kalmazdı 1 mart tezkeresinin geçmemesi bizim için daha hayırlı oldu bunu ancak bu gün anlayabiliyoruz şimdi ise ıraka girebiliriz hatta seçimleri bekleyip seçimden sonra girmemiz daha isabetli olur bunu yalnızda yapmamak gerekiyor İran ve suriyeyide yanımaza aldığımız zaman gerekirse ABD ile de savaşarak bu ecnebi miltetinin askerlerini buradan bir daha gelmemek üzere kovabiliriz çünkü ABD nin savaşacak gücümü kaldıki zaten onlar buraya Irak petrolleri için geldiler ve alacaklarınıda yaptıkları petrol anlaşmalarıyla yaptılar biz ise oraya girdiğimiz zaman oraya dedelerimizin yaptığı gisi yani Osmanlının yaptığı gibi adalet götürürsek eğer başarılı oluruz ve bunuda tarih altın harflerle yazar yalnız ecnebi milettinden medet uman onun uşaklığını yapan kürt liderleride dar ağacından salandırmak kaydıyla zamanında maraşal Fevzi Çaükmak ın yaptığı gibi çünkü kardeşi kardeşe kırdırıyor kanı bozum kuzey ıraktaki satılmış hainler bunların dedeside aynen böyle yapmıştı. Osmanlıyı arkadan vurdular ingilizlerle bir olup, zulümle abat olanın sonu berbat olurmuş etrafımızdaki islem ülkelerini yıyyardır bize düşman ettiller taku AKP ikdidara gelene kadar bu ise hemen hemen hiç birisiyle husumetimiz yok oturur onlarla anlışırsak bir gün sıranın bizlered geleceğini anlatırsak niye olmasın küfür tek millet fatih amaç terörü azaltmak değil amaç başka olunca çıkarlarına göre tavur alıyorlar
ırağa amerika ile girmiş olsaydık belki yine şehidimz olacaktı ama orda söz hakkımızda olacaktı
şimdi heriflik yapıyorlar
neyle saldıracaz onlara adam iki füze
ile şehirlerimizi yerlebir edecek bizde top ile onlara mı saldıracaz aklınızı başınıza alın asker kendini yenilemeli top devri bitti şimdi füze devri kurtuluş şavaşında değilizosman çakır yazarın ellerine sağlık ama ne fayda şimdi kuzey ırağa girmiyor diye hükümete aşağılık bir şekilde yüklenen sözüm ona milliyetçiler ve sözüm onlara ulusalcı (solcu)kardeşlerimiz sözüm hepinize türkiye ile alakalı bir konu gündeme geldiğinde bir şekilde medet bekleyerek acaba elde edebileceğim rant varmı diye ne yapıp yapıp tezkereyi engellediniz eeee şimdi bişe bişe niye ırak a girmiyoruz!!! maalesef türkiye çok basit düşünenlerin etkisi altında hükümet ağzı ile kuş tutsa nafile...saygılar.
Kainat bizim bakış açımıza göre bir anlam kazanmaktadır. Hayat bir insana tamamen anlamsız ve saçma gelebildiği gibi, başka birine sonsuz manalarla dopdolu hikmet ve güzellikler taşıyan bir süreç şeklinde görünebilmektedir.
Sivas'ta 39 yıldan bu yana fotoğrafçılık yapan Sönmez Kınaş ünlü sanatçının 1972 yılında askerlik yaparken siyah-beyaz çektiği fotoğrafını digital ortamda renklendirdi.
78. paralel üzerindeki Longyarbyön kasabasında bulunan küçük mezarlık bundan 70 yıl önce yeni cenaze kabul etmeyi durdurmuş. Çünkü kasabada cesetlerin, soğuk nedeniyle hiç bir şekilde bozulmadığını keşfetmişler.
Aysun Kayacı özel hayatı ile ilgili merak edilenleri konuk olarak katıldığı ’Orada Neler Oluyor’’ programında açıkladı. Sevgilisi Ozan Sevindik ile olan beraberliğini anlatan Aysun Kayacı ilk karşılaşmalarında futbol takımı yüzünden kavga ettiklerini ancak daha sonra bu kavganın mutlu bir birlikteliğe dönüştüğünü anlattı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bu şarkı Burada Bitmez adlı albümde seslendirdiği Bayazıt'a ait Sana Bana Vatanıma Ve Ülkemin İnsanlarına Dair şiiri TVNET tarafından klipleştirildi.
İstanbul halkı büyük bir tehlike ile karşı karşıya! Başbakan’ın da ofisinin bulunduğu Dolmabahçe Sarayı’nın tarihi havalandırma boşlukları 2 yıl önce yapılan kanalizasyon hatası nedeni ile tamamen doldu ve metan gazı sızmaları başladı.