Türkiye’de nasıl milletvekili olunur? Hangi dengeler etkili olur?
Parti içi oligarşik yapılardan, siyaseti finanse eden müteahitlerin belirleyici gücünden, hatta bazı partilerdeki gizli örgütlenmelerden bahsedilebilir. Nuh Gönültaş
Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Sekreteri Ertuğrul Günay, AK Parti’ye katılmasından sonra İzmir’den milletvekili adayı olması bekleniyor. Kim ne derse desin Günay Türk solunun lordlarındandır ve AKP’ye katılmasıyla bu kimliği sona ermez. Olsa olsa Müslüman solcu kimliği pekişir. Kendi deyimiyle 20 yıldır sol partilerdeki oligarşi tarafından hakkı yendi ve dışlandı. Nihayet kendine uygun bir mecra buldu.
İzmir 24 milletvekili çıkarıyor. Halen Meclis’te CHP’nin 15 İzmir milletvekili var, AK Parti’nin ise 7. Bir bağımsız, bir de ANAP’lı var.
İzmir iki seçim bölgesinden oluşuyor. Ertuğrul Günay’ın 2. bölgeden liste başı olması bekleniyor. Birinci bölgeden liste başı olması beklenen kişi ise Abdullah Gül’ün eniştesi Mehmet Tekelioğlu. Her iki bölgeden aday adayı olan öteki isimlere bakınca; siyasetin gerçeklerini daha rahat görebiliyorsunuz.
İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığından beri Tayip Erdoğan’ın yanında olan ve halen Başbaakn Başmüşaviri olarak görev yapan ve ileri derecede İngilizce bilen İzmir doğumlu Mehmet Duman; muhtemelen Ertuğrul Günay’ın altında ikinci sırada yer alacak. Teşkilatın teamül yoklamasında birinci olan il başkan yardımcısı Rahmi Taştan’a ise üçüncülük kalıyor!
Devlet Bakanı Mehmet Aydın Elazığlı ama, İzmir’den aday gösteriliyor. Muhtemelen de Abdullah Gül’ün eniştesinin altında ikinci sırada yer alacak. Üçüncü sırada AKP Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar var. Dördüncü sırada ise, Abdülkadir Aksu’nun bacanağı Tevfik Ensari var. Ensari de Mersin’li olmasına rağmen İzmir’den aday… Muhtemelen Güneydoğulu oyları kapmak için… Bir de yine buradan, Abdullah Gül’ün dayısının gelini Gülsüm Sertoğlu aday. Sertoğlu, eski AKP kadın Kolları Başkanı…
Elazığlı bir bakan, Mersin’li bir bacanak, bilmem nereli bir enişte ve gelin…
Solun simge isimlerinden bir lord, Başbakanın yakını bir bürokrat, delegenin desteğini sağlamasına rağmen üçüncülüğe düşmüş bir teşkilat emekçisi.
Bunlar işte Türkiye’de siyasetin gerçekleri. Yoksa, milletvekilliği öyle herkese altın tepside sunulmuyor…
Geçmiş yıllarda DSP’den ve 29002 seçimlerinde AK Parti’den, seçilemeyecek yerlerden aday gösterilmelerine rağmen öteki partiler barajı aşamayınca piyango ile Meclis’e giren milletvekilleri hariç tabi… Onlarınkine de şans deyin. Adam, 16. sıraya konuldu diye küsüp ABD’ye gitmişti, ama milletvekili olarak döndü!
CHP’de de durum farklı değil. Geçmişin toprak ağaları gibi bir “siyaset ağası” olan Kemal Anadol başta olmak üzere CHP’liler de parti oligarşisinin icazetiyle ancak milletvekili olabilirler.
Allah’tan partilerin oy korkusu var da seçmen nezdinde itibarı olan bazı insanlar kendilerine yer bulabiliyor. Yoksa, şimdi bazı örnekleir görülen babadan oğula devir tarzındaki milletvekilliği Türkiye’de gelenekselleştirildi.
Yorumlar Tonguç Börtüböcek Dar bölge, milletvekili tercihli seçim sistemi. Bir dahaki seçimlerde bu seçim sistemini getirmeyi taahhüt eden bir parti olmassa, bir daha oy falan vermem.Mehmet Bursalı Altan beyin teklifi hoş, olabilir. Başka projeler de geliştirilebilir. Benim de ciddi endişelerim var: Gittikçe içeriden ve dışarıdan demokratik alan daraltılıyor. Türkiye ve Türk milleti; geçmişte Irak'a, Libya'ya, Suriye'ye, İran'a yapılan muamelenin aynısı yapılmak isteniyor. Şu an bütün taşlar, dıştan içe güçlü bir müdahaleye veya askeri darbeye doğru döşeniyor...Benim de acizane teklifim, aynı; demokratik alanın ve cephenin geliştirilmesi, sivil toplum duyarlılığının arttırılması..
Ne yapılabilir? Bilemiyorum..Ama mesela Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı; acilen bir DEMOKRASİ PLATFORMU oluşturabilir. Bu Platformda; Aydın Menderes, Saadettin Bilgiç, Nahit Menteşe, Nilüfer Gürsoy-Naskali, Mehmet Ağar, Prof. Hüseyin Bağcı, Korkut Özal gibi isimler yer alabilir...Bu isimler projeler geliştirebilirler...Bence Mesut Yılmaz ve Süleyman Demirel de tamamen devre dışı tutulmamalıdır...
İşin bir de TÜSİAD ve patronlar yönü var!..Bu alanda, maalesef Hükümetin ve Ak Parti'nin sağlıklı bir diyalog ve istişare mekanizması yok..Bu da önemli...İşadamları, patronlar ne istiyor? Neden istiyor?..Orta yol nedir?..
Bence uzlaşı, barışçı adımlar ve diyalog çok önemli! Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı da zaten bunun için var!..Zeki Karamercan Ak Partiyi zora sokacak yeni kampanyalar başladı, devam ediyor!...AYNI merkezden yönlendirilen egemen mandacı-masonik medya, bugünlerde ORGANİZE kampanyalar düzenliyor. Hem de hem YABANCILARI çıldırtacak, hem TURİZMCİLERİ kaçırtacak, hem de ORDUYU ve askerleri iyice tahrik edecek tarzda; sorumsuzca, ama bilinçli, haince!...Sözde İÇKİ YASAĞI haberinden sonraki son kampanyalara bakalım:
1-BİKİNİLİ reklam yasağı uydurması.
2-Lisede NAMAZ rezaleti uydurması.
3-İHL dışındaki okullarda fuhuş var uydurması-çarpıtması...
Bu haberlerin hepsi de aynı merkezlere hitap ediyor...Amaç; İslam'ı, müslümanları, dindarları; yobaz, bağnaz, çağdışı, ilkel gösterip sırtlarından hançerlemek, sindirmek, korku bombardımanıyla bazı kesimleri de içlerine alarak yeni operasyonlara ve dış müdahalelere zemin hazırlamak!..
Hürriyet, Milliyet gazeteleri internet siteleri epey zamandır SOFT PORNO web sitesi olarak çıkıyor! Haberden çok teşhir var, tahrik var! Bu medya; Türk ulusu üzerinde inanılmaz bir yozlaştırma, asimilasyon ve sürüleştirme politikaları uyguluyorlar yayınlarıyla...
Hala farkına varamadık mı acaba?!..
Türkiye'de fuhuş BM verilerilerine göre inanılmaz boyutlarda artıyor...Alkollü içki tüketimi ve uyuşturucu yaşı 10'a kadar düştü...Cinayetler ve hırsızlık; hayatın bir parçası oldu adeta: öldüren öldürene! İnsanın bir tavuk kadar değeri kalmadı bu ülkede!..
Ve bütün bu olaylar AK PARTİ döneminde katlanarak arttı, artıyor!..Hala neyin kampanyası yapılıyor, hala neden İslam bir tehdit ve tehlike olarak gösteriliyor!..Yabancılar, gerçekten öyle zannedip, bir an önce Türkiye'ye müdahale edilmesini isteyecekler!..Irak gibi Türkiye'nin de fiilen işgal edilmesini isteyecekler!..İş, buna doğru gidiyor!..ERhan Bodur Zaman, yaz-tatil abone-satış kampanyası başlatabilir!...
Zaman gazetesi şu an birinci gazete görünüyor. Ancak yaz döneminde 100-150 bin tiraj kaybediyor. Çünkü öğrenci ve öğretmenler tatile çıkıyor. Geriye esnaf, işadamları, sanayiciler kalıyor; onların abonelikleri sürekli..Zaman; bir "yaz modeli" satış-abonelik geliştirebilir aslında. İki-üç şey birden yapabilir:
1-Aboneliğini geçici olarak iptal etmek isteyen her kişi iki abonelik bularak ara verebilir.
2-Abonenin tatil yeri adresi; günü gününe alınarak, gazetesi günü gününe ulaştırılabilir, böyle mobilize bir abonelik sistemi geliştirilebilir.
3-Türkiye'nin bütün tatil beldeleri, mekanları, otel ve motellerinde ZAMAN SATIŞ NOKTALARI oluşturulabilir. Türkçe-İngilizce abonelik kampanyası başlatılabilir. Antalya, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Didim gibi yerlerdeki otellerle anlaşılarak, reklam karşılığı her otele müşterilerine ücretsiz olarak hediye edilmek üzere 500'er adet Türkçe-İngilizce gazete bırakılabilir..
Bunlar benim ilk anda aklıma gelenler..Zaman; bu ülkede rahat bir milyon da satar! Biraz daha gayret olursa..Gazete, biraz daha yeni okurlarına hitap edebilecek değişiklikler-yenilikler yapabilirse...Ne yapabilir? Mesela;
1-Her hafta, Cuma günleri birer TATİL REHBERİ verebilir.
2-Kadınlara ve gençlere yönelik, aile ve insana yönelik haberler-yazılar daha da arttırılabilir.
3-Hafta sonları veya Pazartesi günleri; bir MİZAH DERGİSİ verilebilir.
4-Her hafta ÖDÜLLÜ SPOR/FUTBOL BİLGİ YARIŞMASI bulmacası verilebilir...Ersan Koral Neler oluyor bu ülkede? Bir tarafta Bilderberg toplanıyor! Dünyanın en ünlü adamları, söz sahibi, medya ve sermaye sahibi adamları İstanbul'da! Ama ses sada yok! Kimse farkında bile değil! Neler konuştular, niçin geldiler, ne yapmak istiyorlar?!!
Bir tarafta Büyük Mason Locası toplanıyor! Türkiye'nin derin devleti, en kritik kadroların mensupları toplanıyor! Yine neler oluyor, bilmiyoruz?!! Ne yapmak istiyorlar, niçin bir araya geliyorlar?!! Bilmiyoruz...
Her iki toplantı da basına kapalı!!!İşte demokrasi, işte basın özgürlüğü, işte şeffaflık! Nerede, hani?!!!
Dünyayı ve Türkiye'yi kimler yönetiyor?!! Kim, kimin adamı?! Ve ülkemiz nereye sürükleniyor?!! Bilen var mı?!...Var ama, konuşma yasağı var, konuşmazlar ki!...
Neden Bilderberg, bu sene Türkiye'de toplandı yine? Neden???Altan F. Gürbulak Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na bir teklif, bir istirham:
Bu vakıf bugüne kadar çok hayırlı işlere ve hizmetlere imza attı, millet vicdanında makes bulan çok güzel işler yaptı. Bu vesileyle ülkemizin giderek daraldığı ve hatta önümüzdeki 3-4 ay içerisinde bütünüyle tıkanmak istendiği DEMOKRATİK ortamının yeniden rayına oturtulup sükunete kavuşturulması konusunda, yine bu vakfın aktif siyasi ve ideolojik tartışmalardan uzak olarak önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyorum...
Ülkemizde son zamanlarda her ne pahasına olursa olusun laik, demokratik, hukuk devletimizi ve özgürlükleri korumak, kollamak ve savunmak için çaba sarfeden TÜRK AYDININI ve duyarlı insanlarımızı; Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, bir "Demokratik Cumhuriyet ve Toplumsal Barış Ödülü" koyabilir, verebilir..Bu alanda benim önerebileceğim, bilhassa gazetelerden başlıca şu isimler şunlar olabilir:
HÜRRİYET: Altan Altan, Gila Benmayor, Soner Yalçın, Enis Berberoğlu, Cüneyt Ülsever, Ayşe Arman...
MİLLİYET: Can Dündar, Metin Münir, Hasan Cemal, Güngör Uras, Serpil Yılmaz...
ÖNCE VATAN: Abdullah Akosman, Levon Panos Debağyan...
VATAN: Tuğçe Baran, Necati Doğru, A. Savaş Akat, Elif Ergu, Haşmet Babaoğlu, Leyla Umar, Seyfettin Gürsel, Cengiz Aktar, Cengiz Özdemir, Yavuz Semerci, Bilal Çetin...
RADİKAL: Ayşe Karabat, Haluk Şahin, Perihan Mağden, Murat Belge...
BİRGÜN: Nazım Alpman, Hayri Kozanoğlu, Oğuzhan Müftüoğlu, Rıdvan Akar...
MİLLİ GAZETE: Hakan Albayrak, Mustafa Miyasoğlu, Kemal Belgin...
ORTADOĞU: Alişan Satılmış, Seyfi Şahin...
TÜRKİYE: Sabahat Emir, Resul İzmirli, Metiner Sezer, M. Necati Özfatura...
AKŞAM: Şakir Süter, Serdar Turgut, Deniz Gökçe, İsmail Küçükkaya, Ahmet Çavuşoğlu...
SABAH: Soli Özel, Umur Talu, Aslı Aydıntaşbaş, Ergun Babahan, Yavuz Donat, Mahmut Övür, Erdal Şafak, Muharrem Sarıkaya, Savaş Ay...
YENİ ŞAFAK: Kürşat Bumin, Fehmi Koru, Hayrettin Karaman, Hüseyin Hatemi, Nazif Gündoğan, Dücane Cündioğlu, Mustafa Özel, Abdullah Muradoğlu, Nazmiye Yılmaz, Bekir Hazar, Osman Akkuşak...
VAKİT: Ali İhsan Karahasanoğlu, Lütfü Oflaz, Hasan Karakaya, Yavuz Bahadıroğlu...
STAR: Ardan Zentürk, Necef Uğurlu, Şamil Tayyar, Sami Selçuk, Ahmet Kekeç, Ayşe Önal, Mehmet Altan, Eser Karakaş, Prof. Mustafa Erdoğan, Hadi Özışık, Mustafa Karaalioğlu, Berat Özipek, Nasuhi Güngör...
ZAMAN: Hilmi Yavuz, Nuh Gönültaş, Alev Alatlı, Herkül Milas, Bejan Matur, Mustafa Ünal, Tamer Korkmaz, Şahin Alpay, Ekrem Dumanlı, Mehmet Niyazi, Leyla İpekçi, Melih Arat, Sami Uslu, M. Ali Yıldırımtürk, A. Turan Alkan, Ali Bulaç, Ahmet Selim, Fikret Ertan. A. Halit Aslan, Selim İleri, Bülent Korucu, Elif Şafak, Mümtazer Türköne, İbrahim Öztürk, Hüseyin Gülerce, Nihal B. Karaca...
YENİ ÇAĞ: M. Nuri Yardım, Mehmet Gül...
TAKVİM: Nazlı Ilıcak...
YENİ ASYA: Faruk Çakır, Abdurrahman Şen, Mustafa Özcan...
Ayrıca; Taha Akyol, Gülay Göktürk, Ahmet Taşgetiren, Mehmet Barlas, Emre Aköz, Nevzat Tarhan, Ümit Kardaş, Zeynep Dağı, Haluk Özdalga, Hikmet Sami Türk, Servet Kabaklı, Etyen Mahçupyan, M. Doğan, Gültekin Avcı, Fikret Başkaya, Oral Çalışlar, Alper Görmüş...ismail işcan aldatmış kandırmış partisi izmirde hüsrana uğrayacak benden söylemesi Mehmet Gökoguz Erken uyarı!.. akp'nin bu tür görüntülerden kaçınması gerekir.
Uzun yıllardır Türkiye'nin dört bir tarafında kurulan iftar çadırları, ABD'ye kadar ulaştı. Milky Way Education Derneği tarafından bu yıl ilk kez New Jersey Clifton Park'ta kurulan iftar çadırına; Müslüman Türk toplumu yoğun ilgi gösterdi.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: