gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Caiz mi beyefendi, hanımefendi!
Millete çektiği nutuklarda fedakarlıktan, kardeşlikten, sade yaşam biçiminden, sahabi gibi olmadan b...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Bombalar
Bu kaçıncı bombalı tezgah? Her tarafa döküp saçmışlar, bombaları… Korku imal edip Kaos'a oy...

Harun Tokak

Harun Tokak 'Yine ayakların üşüyor mu?'
“Yine ayakların üşüyor mu?” Soğuk kış gecelerinde kalacak yer bulamadığında sabahı a...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Gürcistan ve ABD Seçimleri
Doğrusu ben, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin Güney Osetya’yı kontrol alt...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Cüzzamlılar, başörtülü müdür?
Habertürk'ten meslektaşımız Balçiçek Pamir ilginç bir yazı kaleme aldı. Başörtülülere cüzzaml...

Halit Esendir

Halit Esendir Şuradan sürpriz çıkmadı
4-5 aydır Türkiye ve dünya gündemini etkileyen Cumhuriyet başsavcısının bir çoğu zorlama delillerle ...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Sadece AK Parti mi, ya da kollektif inşa
AK Parti’nin kapatılması dâvâsının ardından basında çıkan değerlendirmelerde genel olarak dikk...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Ergenekon'un Kürt Memetleri
Şu Ergenekon –ki bu operasyonun adının Ergenekon olması ta işin başından beri canımı sıkıyor- ...

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Tezkere gerçekleri...

Tamer Korkmaz Kimi tezkereciler son günlerde yeniden bayrak açtılar: 1 Mart Tezkeresi'nin baş müzakerecisi Deniz Bölükbaşı "Tezkere reddedildiği için tarihi fırsatı kaçırdık. Bugünkü belalarla karşılaştık" iddiasında... Dört yılı aşkın bir süre sesini çıkarmadan beklemiş, kalkmış şimdi feveran ediyor; neden acaba?
Tamer Korkmaz

Bölükbaşı, hükümeti/Erdoğan'ın danışmanlarını/Meclis Başkanı'nı suçluyor: İlk bakışta, Bölükbaşı'nın MHP'den siyasete atıldığı için böyle konuştuğu söylenebilir. Elbette bu faktörün de bir ölçüde etkisi vardır. Ancak konuyu sadece "siyasi rant elde etme" amacıyla açıklamanın yeterli olmayacağını düşünüyorum...

Dikkat ederseniz, yalnızca Bölükbaşı değil, belli başlı tezkerecilerin hemen hepsi -tam da Kuzey Irak'a harekat tartışmalarının yoğunlaştığı, bir başka deyişle "Ankara'ya gel gel!" tuzağı çekildiği bir dönemde- kılıçlarını kuşanıverdiler!

***

Bölükbaşı, tezkere günlerinde "Egemen Medya" tarafından "Türkiye'nin milli menfaatlerini canla başla savunan aslan yürekli baş müzakereci" gibi sunulmuştu. ("Türkiye'nin milli menfaatleri" adı altında ABD'nin çıkarlarını savunmuş, savaş tamtamları çalmış olan "fevkalade uyumlu" gazete ve televizyonlardan bahsediyorum.)

Bölükbaşı, Habertürk ekranında Zapsu ve Bağış gibi AKP'li danışmanların ABD'ye "arka kanal" açarak ilave bir ümit tesis edilmesinde etkili olduklarından yakınıyordu...

Oysa, Bölükbaşı o danışmanlarla "aynı tarafta" idi; yani tezkerenin geçmesini istiyordu. Bugün de yana yakıla "Keşke geçseydi" diyen kendisi olduğuna göre AKP'li danışmanlara öfkelenmemeli!

Tezkereyi geçirmeye çalışan "AKP lideri Erdoğan"dı. O esnada Başbakan olan Abdullah Gül, niyetini açık etmese de "tezkerenin geçmesini istemeyen" taraftaydı...

Bölükbaşı, "Meclis'e konunun öneminin anlatılmasını engellediği" iddiasıyla Bülent Arınç'ı da suçluyor. Arınç ise Bölükbaşı'nın sözlerini net bir biçimde yalanlıyor...

Bölükbaşı'nın "devlet sırlarını açıklıyor" anonsuyla ekranlardan yaptığı "tezkere çıkarması"nın kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu çok açık: O dönemde kendisine tevdi edilen belgeleri bugün bağlamından kopararak, özellikle yanlış değerlendirerek tezkere gerçeklerini saklıyor! (MHP lideri Bahçeli'nin Bölükbaşı'nın tezkere tezlerine katıldığını hiç sanmıyorum.)

"Tezkereci Cemaati" o günlerde kamuoyunu ABD'nin bölgesel çıkarları/politikalarıyla uyumlu/özdeş hale getirmek istemişlerdi. Hâlâ daha yaptıkları bundan farklı bir iş değil...

Tezkere geçseydi; Türkiye iddia ettikleri gibi Kuzey Irak'ta söz sahibi olamayacaktı. Hayli sınırlı bir şekilde içeriye girebilecektik. Askerlerimiz -Güneydoğu'da konuşlandırılanlar ile Irak'taki Amerikan güçleri tarafından "sandviç" pozisyonunda markaja tabi tutulacaktı...

Giderek Irak Batağı'na saplanacaktık. Sadece Irak'ta değil, bütün Ortadoğu'da aynen ABD ve İngiltere gibi işgalci güç olarak tanımlanacaktık. Şimdiki büyük prestijimizin zerresi olmayacaktı. ABD, PKK terörüne karşı arzu ettiğimiz sonucu almamıza kesinlikle izin vermeyecekti. Bizi Kerkük'e de yanaştırmayacaklardı.

Hepsinden önemlisi: Tezkerenin reddi, Ankara'nın tarihte ilk kez ABD ekseninden çıkmasını sağlayan sürecin en çarpıcı temel taşıdır...

Hal böyle iken, şimdilerde yeniden tezkereci tezlerin hortlatılmasının bir anlamı olmalı? "Keşke tezkere geçseydi" yanılsamasını yeşertenler -bugünlerde Ankara'nın Kuzey Irak'ta topyekun sıcak çatışmalara çekilerek tuzağa düşürülmesini isteyen Amerikan taktiğinin ekmeğine yağ sürmüş oluyorlar!

Bazılarının iddia ettiği gibi, Türkiye çaresiz falan değildir. Tersine eli güçlü olan Ankara'dır! "Provokatif Terör"ün çanları, TSK'yı Kuzey Irak'a yanlış bir zaman ve zeminde gönderebilmek uğruna çalıyor. Ama, Ankara bu tuzağa düşmeyecek...

Türkiye, şimdi değil; ABD'nin Irak'tan çekilmesinden sonraki süreçte bölgede etkili olacak!




01.Haziran.2007 11:30:06

Puan: 3.0/5 (10 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Mehmet Bursalı
Gittikçe içeriden ve dışarıdan demokratik alan daraltılıyor. Türkiye ve Türk milleti; geçmişte Irak'a, Libya'ya, Suriye'ye, İran'a yapılan muamelenin aynısı yapılmak isteniyor. Şu an bütün taşlar, dıştan içe güçlü bir müdahaleye veya askeri darbeye doğru döşeniyor...Benim de acizane teklifim, aynı; demokratik alanın ve cephenin geliştirilmesi, sivil toplum duyarlılığının arttırılması.. Ne yapılabilir? Bilemiyorum..Ama mesela Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı; acilen bir DEMOKRASİ PLATFORMU oluşturabilir. Bu Platformda; Aydın Menderes, Saadettin Bilgiç, Nahit Menteşe, Nilüfer Gürsoy-Naskali, Mehmet Ağar, Prof. Hüseyin Bağcı, Korkut Özal gibi isimler yer alabilir...Bu isimler projeler geliştirebilirler...Bence Mesut Yılmaz ve Süleyman Demirel de tamamen devre dışı tutulmamalıdır... İşin bir de TÜSİAD ve patronlar yönü var!..Bu alanda, maalesef Hükümetin ve Ak Parti'nin sağlıklı bir diyalog ve istişare mekanizması yok..Bu da önemli...İşadamları, patronlar ne istiyor? Neden istiyor?..Orta yol nedir?.. Bence uzlaşı, barışçı adımlar ve diyalog çok önemli! Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı da zaten bunun için var!..
   ERhan Bodur
Zaman, yaz-tatil abone-satış kampanyası başlatabilir!... Zaman gazetesi şu an birinci gazete görünüyor. Ancak yaz döneminde 100-150 bin tiraj kaybediyor. Çünkü öğrenci ve öğretmenler tatile çıkıyor. Geriye esnaf, işadamları, sanayiciler kalıyor; onların abonelikleri sürekli..Zaman; bir "yaz modeli" satış-abonelik geliştirebilir aslında. İki-üç şey birden yapabilir: 1-Aboneliğini geçici olarak iptal etmek isteyen her kişi iki abonelik bularak ara verebilir. 2-Abonenin tatil yeri adresi; günü gününe alınarak, gazetesi günü gününe ulaştırılabilir, böyle mobilize bir abonelik sistemi geliştirilebilir. 3-Türkiye'nin bütün tatil beldeleri, mekanları, otel ve motellerinde ZAMAN SATIŞ NOKTALARI oluşturulabilir. Türkçe-İngilizce abonelik kampanyası başlatılabilir. Antalya, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Didim gibi yerlerdeki otellerle anlaşılarak, reklam karşılığı her otele müşterilerine ücretsiz olarak hediye edilmek üzere 500'er adet Türkçe-İngilizce gazete bırakılabilir.. Bunlar benim ilk anda aklıma gelenler..Zaman; bu ülkede rahat bir milyon da satar! Biraz daha gayret olursa..Gazete, biraz daha yeni okurlarına hitap edebilecek değişiklikler-yenilikler yapabilirse...Ne yapabilir? Mesela; 1-Her hafta, Cuma günleri birer TATİL REHBERİ verebilir. 2-Kadınlara ve gençlere yönelik, aile ve insana yönelik haberler-yazılar daha da arttırılabilir. 3-Hafta sonları veya Pazartesi günleri; bir MİZAH DERGİSİ verilebilir. 4-Her hafta ÖDÜLLÜ SPOR/FUTBOL BİLGİ YARIŞMASI bulmacası verilebilir...
   A.B.D KAÇIYOR
BIZIM BASIRETSIZLER IRAKA DALMAK PESINDE.YAZIK YAZIK PLAN İŞLİYOR .BUNU YEMEMEK LAZIM.
   Ersan Koral
Neler oluyor bu ülkede? Bir tarafta Bilderberg toplanıyor! Dünyanın en ünlü adamları, söz sahibi, medya ve sermaye sahibi adamları İstanbul'da! Ama ses sada yok! Kimse farkında bile değil! Neler konuştular, niçin geldiler, ne yapmak istiyorlar?!! Bir tarafta Büyük Mason Locası toplanıyor! Türkiye'nin derin devleti, en kritik kadroların mensupları toplanıyor! Yine neler oluyor, bilmiyoruz?!! Ne yapmak istiyorlar, niçin bir araya geliyorlar?!! Bilmiyoruz... Her iki toplantı da basına kapalı!!!İşte demokrasi, işte basın özgürlüğü, işte şeffaflık! Nerede, hani?!!! Dünyayı ve Türkiye'yi kimler yönetiyor?!! Kim, kimin adamı?! Ve ülkemiz nereye sürükleniyor?!! Bilen var mı?!...Var ama, konuşma yasağı var, konuşmazlar ki!... Neden Bilderberg, bu sene Türkiye'de toplandı yine? Neden???
   ali irfan
silah tuccarlari ne istiyorsa o olur, bosuna kendinizi yormayin
   tuhaf yorumlar
Le Monde: Mitinglerdeki 'uyanan çoğunluk', 'gerçekte azınlık'... Fransız Le Monde gazetesi, Türkiye’deki düzenlenen dev gösterilere katılan laiklerden “uyanan çoğunluk" olarak söz edilmesine karşın “gerçekte azınlık" olduğunu savundu, “ayrıca bu hareketlerin, askerler tarafından planlandığı ve organize edildiği" iddiasına yer verdi. Fransız Le Monde gazetesi, Türkiye’deki gelişmeleri Sophie Shihab imzalı, “Atatürk’ün Torunlarının İrkilişi" başlıklı analizinde değerlendirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin “Küçük Asya" da tutmak istediği milyonlarca Türklerin “Laik ve modern, yani Avrupalı, olduklarını ve öyle kalmak istediklerini göstermek amacıyla" Nisan’dan bu yana mitingler yaptıklarına dikkat çekti. Yapılan büyük gösterilerin laik Türklerin AKP konusunda duydukları derin kuşku gerçeğini ortaya çıkarttığını kaydeden gazete, laiklerin, AKP’nin de AB değerlerini, küresel ekonomi ve İsrail ile ittifakı benimsese de ülkeyi İslamlaştırmak istediğinden kuşkulandıklarını belirtti. TÜRKİYE’DEKİ KRİZİN ASIL NEDENİ GÜÇ PAYLAŞIMI Fransız gazetesi, analistlere dayanarak da Türkiye’de yaşanan krizin asıl nedeninin din değil, eski ve yeni elitler arasındaki güç paylaşımı olduğunu öne sürdü. Türkiye’de yaşanan krizin, “halkın çoğunluğunu, kadınların sokağa başı örtülü çıktığı banliyöler ile diğer illerdeki halkı pek ilgilendirmediğini" öne sürerken, bu vatandaşların gösterilerin “rövanşını" sandıkta alacağını yazdı. Hiç kimsenin Nisan’da yaşananların sandığa nasıl yansıyacağını bilmediğini belirten Le Monde şu yorumu yaptı: “Krizi yatıştırmak için dört ay öne alınan 22 Temmuz seçimleri AKP’ye oy kaybettirebilir ve hükümet kurabilmek için başka bir parti ile bir araya gelmek zorunda kalır. Yeni parlamento da uzlaşı bir cumhurbaşkanı seçebilir ve o zaman kriz çözümlenmemiş olsa da en az ertelenmiş olur." Buna karşın AKP’nin seçimden çok güçlü çıkması halinde krizin süreceğini savunan gazete, Türkiye’deki anketlerin Türklerin yüzde 39’unun Genelkurmay’ın Nisan’daki müdahalesini onayladığını, bu oranın üniversite çevrelerinde yüzde 52’sine yükseldiğini gösterdiğine dikkat çekti. Fransız gazetesi, Türkiye’de iklimin hala gergin olduğunu belirtirken de, Türk ordusunun PKK’ya yönelik sınır ötesi operasyon ile “her zamankinden daha çok tehdit ettiği"ni de öne sürdü. MİTİNGLER Türkiye’deki düzenlenen dev gösterilere katılan laiklerden “uyanan çoğunluk"tan söz edilmesine karşın “gerçekte azınlık" olduğunu savunan gazete, “ayrıca bu hareketler, askerler tarafından planlandığı ve organize edildiği" iddiasına da yer verdi. Ancak bu gösteriler sırasında “spontane bir coşku" ortaya çıktığını ve bunu da AKP’nin çok hissettiğine dikkat çeken gazete, AKP’nin de birbirine rakip akımlardan oluştuğunu ancak başlıca yöneticilerinin provokasyona gelmediğini, laikleri korkutan yerel kadrolarını ılımlaştırdıklarını da yazdı. Gazete şöyle devam etti: “Bunu hiç kimse, onlar kadar iyi yapamaz, özellikle Ordu, ve bunu (Ordunun) en üstteki hiyerarşisi de biliyor. Askerlerin, Türk demokrasisi üzerindeki ipoteğinin ağırlığı her zaman hissediyorsa da, bu da Müslüman dünyasında benzeri olmayan, ‘laik otoritarizm" ile ‘İslami demokrasi’ arasında olgunlaşmayı sürdüren, bir ulaşıdır." ANKA
   Alıntı
TEKRAR TEKRAR OKUYUN!..Siyonist-küresel sermayeye ve Türk ordusuna ince mesajlar veriyor...Türk ordusunu kışkırtıyor!..ABD'nin Türkiye'de askeri darbe desteğini artırmaya çalışıyor..Dış destekli askeri üdahaleye ortam hazırlıyor!.. Abromowitz: Türkiye bölünüyor! NEW YORK(ANKA) ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, Türkiye’de seçim yaklaştıkça ortamın gergin olduğunu belirtti. Abramowitz, “Türkiye, giderek artan bir biçimde bölünüyor. AKP yine çoğunluğu elde ederse sorunlar katlanabilir. Askerler, kendi cumhurbaşkanı seçebilecek AKP’nin kontrolündeki bir parlamentoya izin verir mi?” ifadesini kullandı. Morton Abramowitz, Newsweek dergisinde konuk köşe yazarı sıfatı ile Türkiye’deki son gelişmeleri değerlendirirken “Türkiye, giderek artan bir biçimde bölünüyor, laik Türkiye giderek bölünüyor ve laik elit AKP’ye daha çok güç kaybetmekten çok korkuyor” görüşünü dile getirdi. Türkiye’nin yaklaşık her 10 yılda bir bir siyasi kriz yaşadığını belirten Abramowitz, ancak ufuktaki sorunun, geçmişteki krizlerin aksine “İslam’ın geri çekilmesi ile sonuçlanamayabileceği”ni savundu. Abramowitz, “Sorun, ayrı zamanda tüm İslam dünyası ve Batı’da etkileri olacak kilit bir meseleye vurgu yapıyor: Yani, İslam, siyasi hayatta ne gibi bir rol oynamalı?” diye yazdı. “AKP USULCA GİTMEYİ REDDEDİYOR” Abramowitz, 10 yıl önce generallerin Necmettin Erbakan’ı iktidardan uzaklaştırdıklarını ancak AKP’nin usulca gitmeyi reddettiğini kaydetti. AKP’nin askerlere meydan okuyarak genel bir seçim çağrısını yaptığını öne süren gazete, AKP’nin bu rest çekerken gücünü halkın arasındaki popülaritesinden aldığını belirtti. Halen Türkiye’de yaşanan kriz ile önceki krizlerin arasında diğer kilit bir farkının da ekonominin durumunu oluşturduğunu kaydeden Abramowitz, buna karşın Türkiye’nin giderek artan bir biçimde bölündüğünü, laiklerin AKP’ye daha çok güç kaybetmekten çok korktuklarını öne sürerek “Laikler, partiyi hor görüyor ve, fırsat verilirse, devleti Türkiye’nin yaşamının tüm alanlarında İslam’ı ilerletmek için kullanacağından eminler” yorumunu yaptı. LAİKLERİN ÇOĞU, SEÇMEYE ZORLANIRLARSA ASKERLERİ TERCİH EDER Kısa bir süre önce Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasında kendisi ile görüşen akademisyenlerinin AKP konusundaki kaygılarını dile getirirken “Siz Amerikalılar, ılımlı İslam’a inanıyorsunuz. Böyle bir şey yok” dediklerini aktaran Abramowitz, şöyle devam etti: “Birçok laik, askerlerin siyasete müdahale etmesi fikrinden hoşlanmıyor. Ancak laiklik ile demokrasi arasındaki seçim, yapmacık bir seçim olduğunu savunuyor: sadece birincisi (laiklik) ikincisinin (demokrasi) teminatıdır. Eğer, askerler ile AKP arasında bir seçim yapmaya zorlanırlarsa çoğunun askerleri seçeceğini sanıyorum.” Morton Abramowitz, AKP liderlerinin ise, partinin dini bir parti olmadığını, AB sürecine bağlı olduğunu ve Türkiye’yi İslamlaştırmak için herhangi bir adım atmadıklarını söylediklerini belirtirken “Onlar için asıl mesele din özgürlüğü: Türkler, devlet okullarında başörtüsü kullanmak anlamına gelse bile, herhangi bir dini hissiyatı dile getirmeye özgür olmalı” diye yazdı. Kriz büyüdükçe AKP’nin dikkatli davrandığını, dev protesto gösterilerinin ardından karşı gösterileri düzenlemekten kaçındığını belirten Abramowitz, “Ancak seçim yaklaştıkça ortam gergin. Ankara’nın merkezinde bir bomba saldırısı oldu, AKP’nin yasaklanmasından söz ediliyor ve Kuzey Irak’a askeri operasyon çağrıları yapılıyor” değerlendirmesini yaptı. Abramowitz şöyle devam etti: “Birçok Türk, AKP’yi, çoğunluğu olmadan yeniden iktidara geri getirecek adil bir seçim umuyor çünkü bir koalisyon hükümetinin gereklilikleri, cumhurbaşkanın belirlenmesi dahil olmak üzere, onu sınırlar. Ancak eğer, AKP yine çoğunluğu elde ederse sorunlar katlanabilir. Askerler, kendi cumhurbaşkanı seçebilecek AKP’nin kontrolündeki bir parlamentoya izin verir mi? Çünkü askerler onu önlemek için yoğun bir mücadele verdiler. Sorunu daha artıran unsur da AKP’nin geçirdiği ve cumhurbaşkanının doğrudan seçilmesini öngören anayasa değişikliği. Batı’nın gök kubbesindeki yerini derinleştirirken (Türkiye) hem özgür, hem demokratik hem de dindar olarak kalabilir mi? Bu soruya verilecek yanıt, tüm bölgede yankılanacak. Ortadoğulu demokratlar. AKP’yi iktidardan uzaklaştırmaya yönelik yumuşak bir darbenin dini partilerin demokraside bir rolü olmadığı mesajını vermesinden korkuyorlar. Avrupa da, çok yakından izliyor ve daha fazla bir askeri müdahale, Türkiye’nin AB’ye katılma hedefine son verebilir. Daha kötüsü, ülkedeki bölünmeyi daha da derinleştirebilir. Gün geçtikçe ve tutkular artıkça bir konsensüsün bulunması zorlaşıyor.”
   ibret
Küreselleşme fuhuşta da 1. George W. Bush'un Amerika'sı Irak'a girdi. Demokrasi götürecekti. Bunu da, Gestapo çizmesine esir düşmüş Fransa'ya 1944'te demokrasi götürdükleri için rahatlıkla söyleyebiliyorlardı. 44'ten bu tarafa köprülerin altından çok sular akmış, konjontür çoktan değişmişti ama olsun, yalanın sınırı yoktu. Dünya kamuoyu bu palavrayı yutmamıştı ama Türkiye'deki bazı petrolcü ve küreselci yazarların iştahı kabarmıştı, o vakitler, Ne olur biz de Amerika ile birlikte Irak'a girelim, diye strateji geliştirmeye kalkışmışlardı. Şimdi anlıyoruz ki, bilmeden Türkiye'yi pezevenk(!) ülke haline getireceklermiş... *** Irak'ın ırzına geçen Amerika'nın kendi gazetesi yazıyor, ben uydurmuş değilim. İşte Amerikan New York Times gazetesinden çarpıcı bir röportaj: *** Amerikan işgali altındaki Irak'ta, kocalarını, babalarını ve kardeşlerini kaybeden yaklaşık 1 milyon 200 bin kadın Suriye'ye iltica etti. Suriye, Arap ülkelerinden gelenlerden vize istemiyordu. Bu kadınlar, yaşlısı genci, çaresiz ve kadın başlarına kalmışlardı, küçük çocuklarıyla birlikte. Suriye'de bunları istihdam edecek ekonomik potansiyel yoktu. *** Başkent Şam'da, önce ara sokaklarda sonra daha büyük caddelerde usul usul pavyonlar açılmaya başlandı. Iraklı mülteci kadınlar için fahişelik yapmaktan başka seçenek yoktu. Gazetenin yazdığına göre, anneler, teyzeler kızlarını, yeğenlerini pazarlamaya başladılar. Genç kadınların bir kısmı pavyonlarda, bir kısmı da özel evlerde erkeklerin içki masalarında göbek atıyorlardı. *** Irak'ta kendi halinde bir hayat sürmekteyken, işgal yüzünden kendilerini fuhuş bataklığının içinde bulan bu kadınlar için çalışan rahibe Marie-Claude, gazetede şunları anlatıyordu: Geçenlerde birlikte yaşayan üç elti ile tanıştım. Üçü de fuhuş yapıyordu. Sonra parayı paylaştırarak çocuklarına bakıyorlardı. *** Şam, Ortadoğulu zengin Araplar için seks merkezi haline gelmiş. Özellikle Suudi Arabistan'dan çok sayıda erkek, 6 saatlik bir yolu katederek buraya gönüllerini eğlendirmeye gidiyorlar. Gazetenin röportaj yaptığı bir pavyonun park yerindeki araçların yarısından fazlası Suudi Arabistan plakalı... Amerikan gazetesinin yazdığına göre: Amerikalılar'ın ülkelerini işgal ederek fahişe haline getirdiği Iraklı kadınları, bölgedeki en sağlam Amerikan müttefiki Suudi Araplar öpüyor. Neo-liberallerin arş-ı alaya çıkardığı küreselleşme, fuhuşta da sınır tanımıyor. İlker Sarıer-Takvim
   Mehmet Gökoguz
Allahın işine bak.mhp'nin uzun süredir oturttuğu, antitezkere söylemini yerle bir etti bölükbaşı mhp'ye girerek..erdoğan abd 'nin adamı diye tavra satan mhp bundan sonra ne diyecek merak ediyorum.İLGİNÇ bir seçim süreci geçiriyoruz.laik cephe kendi kalesine gol atmaya başladı.anap dyp birleşmesi çatırdamaya başladı.chp'nin durumu da pek parlak görünmüyor.erdoğan su içse yarıyor:)
   YURDAGÜL ATA
ÖYLE BİR YERDE YAŞIYORUZ Kİ DARBE OLMUŞ OLMAMIŞ ASKER HÜKÜMETE SÖZÜNÜ DİNLETMİŞ VEYA DİNLETEMEMİŞ NE FARK EDER YOKSA SİZ BULUNDUĞUNUZ YERİ KAYBETMEKTEN Mİ KORKUYORSUNUZ HİÇ KORKMAYIN ALLAH DİLESE SİZİ VEYABİZİ BİR ANI SEYYALEDE AL AŞAĞI EDEBİLİR EĞER BİZ DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKARSAK ALAŞAĞI ETMEYECEĞİNE DAİR GARANTİ VERİYOR AMA DEĞİŞİK SEBEPLERLE BİZİ DENEYEBİLİR ÇOK BÜYÜK İNKILAPLARIN EŞİĞİNDE BULUNUYORUZ HERAN DÜNYADA DENGELER DEĞİŞEBİLİR BÜYÜK GÖRDÜKLERİMİZ KÜÇÜK KÜÇÜK GÖRDÜKLERİMİZ DE BÜYÜK OLABİLİR YETER Kİ BİZ ONUN NUR EFŞAN YOLUNDAN AYRILMAYALIM SELAMLAR

Tamer Korkmaz Arşivi
Bombalar 25.Ağustos.2008
HER-YERE-KON diyorlardı ya! 24.Ağustos.2008
"Yaramazlık yaptığı için vurulan" Turgut Özal! 22.Ağustos.2008
"Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!" 21.Ağustos.2008
“Özel Eleman”ın Örgüt Bağlantısı 20.Ağustos.2008
Çarpıcı Bağlantılar 20.Ağustos.2008
İflas 17.Ağustos.2008
Maalesef… 15.Ağustos.2008
Boşuna söylemiyor… 15.Ağustos.2008
Gizli Washington Portakalı'nın 'Eşref Saati' 12.Ağustos.2008
Fiş-gene-kon! 11.Ağustos.2008
Bir bulmacam var… 08.Ağustos.2008
YAŞ'ın ardından! 07.Ağustos.2008
Ergenekon-1993 05.Ağustos.2008
Meraktayım… 04.Ağustos.2008
Kışlalı metaforu 03.Ağustos.2008
Türkiye'yi ferahlatan karar 31.Temmuz.2008
Ahtapot'un Kolları 28.Temmuz.2008
Kim, kimin nesi oluyor? 27.Temmuz.2008
Bombaların Kilidi 25.Temmuz.2008
Hatırlamı-Yorum 24.Temmuz.2008
Sakın ha, kuşkulanmayın… 22.Temmuz.2008
PKK-Ergenekon 22.Temmuz.2008
Tereddütsüz Penaltı 20.Temmuz.2008
Çabalama kaptan, ben gelemem… 18.Temmuz.2008
Danıştay-Ergenekon Bağlantısı ve Deniz Bey'in Depresyonu 17.Temmuz.2008
İşte size Ergenekon İddianamesi… 15.Temmuz.2008
'Hayali' Bağlantılar! 14.Temmuz.2008
Kaçış yok… 13.Temmuz.2008
Darbe Günlükleri: Demek ki Neymiş? 11.Temmuz.2008
Ergenekon Operasyonu'na mı ateş edildi? 10.Temmuz.2008
Ergenekon'un avukatı! 07.Temmuz.2008
“Darbe girişimlerini inkar edelim, darbecileri kollayalım!” 06.Temmuz.2008
Darbeci Ergenekon Örgütüne Toz Kondurmayanlar 04.Temmuz.2008
Darbecilere 'Darbe' 03.Temmuz.2008
Dut Yemiş Bülbül 01.Temmuz.2008
Ne yazık ki, şu "dinci" Sosyalist Enternasyonal'e kapatma davası açılamıyor 30.Haziran.2008
'Kayıp Trilyon' değil, 'Kayıp CHP' davası açılmalı 29.Haziran.2008
Galiptir bu yolda mağlup… 27.Haziran.2008
“Kurgulanmış Korku”dan daha iyisi yoktur! 26.Haziran.2008
Gezegenimizi Ziyaret Eden Şu Tanıdık 'Yabancı' 24.Haziran.2008
Mesut, bahtiyar, ongun, mutlu ve apoletli… 23.Haziran.2008
Son Saniye Golü 22.Haziran.2008
Demirel'in "siyasi koşusu"nu kimler başlatmıştı? 20.Haziran.2008
“Bin Ladin Piyangosu” hangi başkana isabet eder? 19.Haziran.2008
Bu akşam müsaitseniz, '367 Sabih Bey Amca' sizi 'korkutma'ya gelecek! 17.Haziran.2008
“İftira” dünyaya hükümdar olmaz! 16.Haziran.2008
Beraber ve solo saldırılar 15.Haziran.2008
'Adrese Teslim' notlar 13.Haziran.2008
Ey CHP'liler, bana değil İsmet Paşa'ya kızın: İşte belgesi! 12.Haziran.2008
“Ana Evham Mahkemesi” 10.Haziran.2008
“Ergenekoncularla aynı karede olurlar; türbanlılarla asla!” 09.Haziran.2008
"Amerikancı Statüko'nun Utanmaz İşbirlikçileri" Hakkında 08.Haziran.2008
Bu hadise burada bitmez; finali görmeden kimse paçaları sıvamasın! 06.Haziran.2008
“Aslanlar Gibi Görevinin Başında” ya da “Yaşasın Pişkinler!” 05.Haziran.2008
'Arapça Ezan' ihtilal gerekçesi değil miydi? 03.Haziran.2008
CE HA PES: “Skandal Tuşuna Bas; Asla Özür ve İstifa Tuşlarına Basma! 02.Haziran.2008
Fos Çıkan Sav'lar, Çöpe Giden Telekulak Yayınları 01.Haziran.2008
“Telekulak Sav'ları” nelerin üzerini örttü? 30.Mayıs.2008
Yargıtay'ın bildirisiz tek bir günü geçmesin… 29.Mayıs.2008
“Türkiye'ye Yapılmış En Büyük Kötülüğün” yıldönümü 27.Mayıs.2008
Robert Kennedy'den Barack Obama'ya… 26.Mayıs.2008
Filmin sonunda ne olacağını hep birlikte göreceğiz… 25.Mayıs.2008
“Y-Muhtıra”nın Arka Planı 23.Mayıs.2008
Hudson'ların “Zeyno” 22.Mayıs.2008
Mahşerin İki Atlısı 20.Mayıs.2008
Danıştay, Ergenekon'u görmezden geliyor 19.Mayıs.2008
Yeter artık, bırakın yakasını: Tuncay iktidara gelmek istiyor! 18.Mayıs.2008
Devrimci gençlere bomba attıranlar 17.Mayıs.2008
Filmin sonunda ne mi oldu? 11.Mart.2008
Arzın merkezine seyahate cesaretiniz var mı? 13.Haziran.2007
ANKARA BU TUZAĞA DÜŞER Mİ? 12.Haziran.2007
Erol Taş'ın CHP'sinde asgari Önder Somer olmak gerekir! 08.Haziran.2007
"Zenith Süleyman" Saat Kaç? 06.Haziran.2007
ABDÜLLATİF DÜŞERKEN... 05.Haziran.2007
Tezkere gerçekleri... 01.Haziran.2007
TEZKERE GERÇEKLERİ 01.Haziran.2007
Rahmetli Menderes, Kesici'ye hakkını helal eder miydi? 30.Mayıs.2007
"O mahkeme salonuna cenazem girip çıkıyordu!" 29.Mayıs.2007
Dolmalık merak! 23.Mayıs.2007
"Odak"tan kapatamıyoruz: "Mayo"dan kapatalım! 22.Mayıs.2007
GENELKURMAY KİME BAĞLI! 18.Mayıs.2007
Ce-Ha-Pes liderinin Ecevit aşkı! 16.Mayıs.2007
On Üç, On Dört, On Beş... 15.Mayıs.2007
Kasabanın sırrı 11.Mayıs.2007
'Olay Yeri İnceleme' Raporu ya da 'CSI-Ankara' 09.Mayıs.2007
Demokrasi sınavında çakanların DP'si... 08.Mayıs.2007
Anayasa Mahkemesi acilen halkı kapatmalı 04.Mayıs.2007
Pek Yakında: '367 Sabih' 550 istemek zorunda kalacak! 02.Mayıs.2007
Hasıraltı'nda inecek var! 24.Nisan.2007
Malatya provakasyonunun anatomisi 20.Nisan.2007
Amerikan zinciri... 18.Nisan.2007
Turgut Özal öldürüldü mü? 17.Nisan.2007
Gerçeğin ta kendisi... 13.Nisan.2007
Çankaya uçuşundan önceki son anons... 11.Nisan.2007
367 Sabih, tahtaya... 10.Nisan.2007
TBMM seçecek; başka yolu YÖK! 06.Nisan.2007
'Gizli İktidar' için hayati sorun Özal'dı 04.Nisan.2007
Demirel'in itirafı 03.Nisan.2007
Darbe Girişimi Filmlerinin Emekli Yönetmeni 30.Mart.2007
ASKER-MECLİS-ÇANKAYA 27.Mart.2007
Baykal göreve... 23.Mart.2007
Dördüncü Yılın Sonu: İşgalin balyozcusu bile isyanlarda! 21.Mart.2007
Orgeneral Baykal, Çankaya Savaşı'nda! 20.Mart.2007
12 Mart'ın En Büyük Sırrı 16.Mart.2007
İyice bozulsun ezberiniz 14.Mart.2007
ABD Irak'tan tüyüyor, farkında mısınız? 09.Mart.2007
Eyalet Tartışmasını Özal Üzerinden Okumak 07.Mart.2007
EVREN PAŞA'YI BESLEYELİM Mİ YOKSA HEMEN ASALIM MI? 06.Mart.2007
"Hedefteki Darwin"den, Yaş Günü'ndeki Tezkere'ye... 02.Mart.2007
Cumhuriyet'in foyası meydana çıktı, farkında mısınız? 28.Şubat.2007
Yarın, 28 Şubat askeri müdahalesinin onuncu yıldönümü... 27.Şubat.2007
Vadiye inen, buz gibi sansürdür 23.Şubat.2007
JFK-Menderes Hattı'ndaki Derin Gerçek 21.Şubat.2007
'Muhteşem Süleyman' ya da 'Öpsün Seni, Sam Amcam!' 20.Şubat.2007
Kurtlar Vadisi Sansüristan 17.Şubat.2007
Üstünü iyi örtün derin dosyaların, hiçbiri üşütmesin... 14.Şubat.2007
Tüyler ürperten silah yemini 13.Şubat.2007
KURTLAR VADİSİ'Nİ DÖVMEK 09.Şubat.2007
YAMAN ÇELİŞKİ 07.Şubat.2007
ÖZAL'IN KUZEY IRAK ÇIKIŞINI HATIRLAMAK 06.Şubat.2007
Derin sular 02.Şubat.2007
FİKRİ TAKİP... 30.Ocak.2007
Uğur Mumcu Cinayeti: On Dördüncü Bölüm 26.Ocak.2007
KIZILMASKE'NİN YÜZÜ 24.Ocak.2007
PROVAKASYON MATRUŞKASI... 23.Ocak.2007
İSTEDİKLERİ KADAR AYAKTAYIZ DESİNLER, YIKILDILAR... 17.Ocak.2007
Çankaya'nın Yazgısı Beyaz Saray'ın Elinde Değil 16.Ocak.2007
BUSH'DAN YARDIM İSTEYEN İLHAN SELÇUK 12.Ocak.2007
ADNAN MENDERES'İN KATİLLERİ 10.Ocak.2007
Ezber bozan MİT 09.Ocak.2007
BEN ASMADIM, ELİM ASTI 05.Ocak.2007
2006-2007 29.Aralık.2006
GEÇTİ, O DEVİR... 27.Aralık.2006
MENEMEN MÜSAMERESİ 26.Aralık.2006
ÇIKMAYACAK... 22.Aralık.2006
MAHŞERİN DÖRT ATLISI 20.Aralık.2006
Çankaya Gerçeği 19.Aralık.2006
YİRMİ SEKİZ... 15.Aralık.2006
Perdenin arkası 13.Aralık.2006
Darbe Kuponu Çöpe Gitmeye Mahkûmdur 01.Aralık.2006
DARBE TOTO 29.Kasım.2006
YAKIT GEREKTİRMEYEN CUNTA MAKİNASI 28.Kasım.2006
ÇANKAYA KÖŞKÜ İÇİN YOL DURUMU 24.Kasım.2006
Denize sıfır içkili laiklik gösterisi 22.Kasım.2006
Ne yapsalar, boş... 17.Kasım.2006
MR.Kontrgerilla adlı filme ne dersiniz? 15.Kasım.2006
Üşü-yorum 14.Kasım.2006
The End 10.Kasım.2006
Üç Portre, Bir Cenaze 08.Kasım.2006
Ak Güvercin, Kara Oğlan, Mavi Gömlek 07.Kasım.2006
Şehit Anaları için de 'İkna Odaları' kurulmalı! 03.Kasım.2006
Gardı düşen boksör 01.Kasım.2006
Patenti Bizdedir! 20.Ekim.2006
"O Zat" 18.Ekim.2006
En iyi çare halkı kapatmaktır: Rejim kökten ferahlar! 10.Ekim.2006
28 Şubat Yanılsaması 04.Ekim.2006
Üç laiklik konuşması 03.Ekim.2006
Papa ile yarışan Rektör 29.Eylül.2006
Eylül’de elektrik kesintisi hayra alamet değildir! 27.Eylül.2006
Ezberbozan 26.Eylül.2006
ODTÜ Siyaseti 22.Eylül.2006
Sezer’in dogmatik laikliği 20.Eylül.2006
Papa notları 19.Eylül.2006
Artık çantada keklik değil 15.Eylül.2006
Hasıraltı Cemaati! 12.Eylül.2006
İki Adet Fikri Takip 08.Eylül.2006
Otopsi 06.Eylül.2006
Tabusal Alandan Enstantaneler 01.Eylül.2006
En büyük kabahati ‘demokrat’ olmaktı! 30.Ağustos.2006
Kamusal Alanda Espri Yapmak da Yasaklanmalı! 29.Ağustos.2006
Kritik tarihler 25.Ağustos.2006
İncirlik Yalanları 23.Ağustos.2006
Güdüleme Sanatının İncelikleri 22.Ağustos.2006
Tandem’in Yenilgisi 18.Ağustos.2006
Bu tabir kime yakışıyor acaba? 16.Ağustos.2006
Asmalarda üzüm, darbecilerde gözüm! 15.Ağustos.2006
Arzın Merkezine Seyahat 11.Ağustos.2006
Aslında Ne Oldu? 09.Ağustos.2006
Brandenburg Kapısı’ndan İTALYA geçti! 10.Temmuz.2006
Tahran'dan önce 'New York Times' vurulabilir! 07.Temmuz.2006
Nükleer Çifte Standartlar Enstitüsü 05.Temmuz.2006
B-ittifak 04.Temmuz.2006
‘Favori Brezilya’ Neden Elendi? 02.Temmuz.2006
Merak Etmeyin, Anlatmazlar! 30.Haziran.2006
An gelir, arşiv kafayı yer 28.Haziran.2006
Uçuş Serbest 27.Haziran.2006
İkinci Tur Başladı: Ev sahibi mutlu... 24.Haziran.2006
“Cinayet işleyebilirim ama asla adam öldüremem!” 23.Haziran.2006
Binaenaleyh... 21.Haziran.2006
Vizyondaki Film 20.Haziran.2006
Pişti... 15.Haziran.2006
Alakasız Haberler 13.Haziran.2006
ALMANYA-2006’NIN İLK ÜÇ GÜNÜNDE SAHAYA ÇIKAN 16 TAKIMA BAKIŞ 11.Haziran.2006
Dünya Kupası'na Altı Gollü Açılış Lokumu 09.Haziran.2006
Ters Köşe 09.Haziran.2006
Hadise 07.Haziran.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER

ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...

DEVLETTEN MAAŞLI ACZEMENDİ!

"Aczimendilerin Yalova'da Askeri bir kışlada eğitildiği" bilgisi daha sıcaklığını korurken, devlet görevlisi bir aczimendi ortaya çıktı.

MÜSLÜMAN ŞİRİNLER!

Avrupa, Şirinler'in Türkiye'de bazı TV kanallarında “İslami usul”de yayınlanmasını konuşuyor.

DAYAK YEMEKTEN BIKTI!

Sunucu Ece Erken, sürekli olarak dayak yediği kocasından boşanmak için davayı açtı. Erken oldukça yüksek bir tazminat istiyor.

GECEKONDUDA OTURDUĞU GÜNLERİ ÇABUK UNUTUYORLAR

Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.

NE ORMAN YANGINI, NE YAŞ NE ERGENEKON... İŞTE HÜRRİYET'İN EN ÇOK OKUNAN HABERİ!

Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!! Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!

BİR İLAÇ VE TATLI TARİFNAMESİ...

Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle:

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» GELİR GELMEZ CEMAAT DEDİ!
» ASKER BAYKALI İÇERİ SOKMAD!!!
» AZGIN TEKE MEHMET YAKUP... ZAMAN BENİ TEHDİT EDİYOR!

DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» İŞTE AZGIN TEKE MEHMET YAKUP'UN METRESİ İLE FOTOĞRAFLARI
» HEDEFİNİ ŞAŞIRAN TETİKÇİ MEHMET YAKUP FETHULLAH GÜLEN SAPLANTISINI YENEMİYOR!
» VAKİT GAZETESİ ÖZKÖK'ÜN KAÇAK İSKELESİNİ YIKTIRTTI
» BAYAN PAKSÜT ZANLI
» Cüzzamlılar, başörtülü müdür?
» İDDİA'YI ÇUKUROVA KAZANDI
» MÜSLÜMANLAR KÜRESELLEŞMEDEN YANA!

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA...
» 15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ?
» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
» EY DOST BİZE ÖLÜMDEN BAHSET!
» RUS SNİPER GÜRCÜ MUHABİRİ BÖYLE VURDU
» ÖLECEKLERİNİ DÜŞÜNEREK ŞAHADET GETİRDİLER, SONRA PRES PRES DİYE BAĞIRDILAR
» KABE İMAMINA NAMAZ SIRASINDA SALDIRI!
» YAŞAR BÜYÜKANIT'A BİR TRİLYONLUK OTOMOBİL
» ENKAZDAN SAĞ ÇIKTI
» YUH ARTIK... YOUTUBE'DAN SONRA DAİLYMOTİON VİDEO SİTESİ DE KAPATILDI
gasteci.com © 2008