Bu konuda oldukça ciddiyim. Bunun için yeterli gerekçem de var. Bu gerekçelerin en önemlisi de yapılacak bir operasyonun hiçbir faydasının olmayacağıdır. Çünkü biz ABD gelip oraya yerleşmeden önce sık sık operasyonlar yaptık; faydası olmuş olsaydı bugün hala oradan kaynaklanan terör hadiseleri devam etmezdi. Sezai Şen
Operasyonları yapmadan önce PKK’nın bütün dostlarına yani ABD ve AB ülkelerine haber veriyoruz., onlar da PKK’yı haberdar ediyorlar. Zaten trene yüklenmiş iki tane tank görse gazetecilerimiz ordu operasyon hazırlığı yapıyor diye manşetten veriyor, son dakika haberi ile duyuruyor televizyonlardan. Böylece teröristler inlerini boşaltıyorlar; biz de bu milletin alın terinden kesilen vergiler ile elde edilmiş mühimmatı boş mağaralara, dağlara taşlara atıp geliyoruz. Sıfıra sıfır elde var eksi bir oluyor. Çünkü karşı tarafa bir şey olmuyor, sadece bir süreliğine canları sıkılıyor, ondan sonra tekrar yerlerine dönüyorlar ve faaliyetlerine devam ediyorlar. Biz de maddi olarak büyük kayıplara uğruyoruz.
İşte bu nedenle operasyonlar hiçbir işe yaramıyor. Oraya gittiğimiz zaman kalıcı olmamız, bölgeyi kontrol etmemiz lazım. Bunun adına başkaları ‘işgal’ diyebilir belki ama aslında orası bizim toprağımız. İngilizlerin kontrolüne geçti, ondan sonra bir Irak kuruldu ama hiçbir zaman burası huzurlu bir bölge olmadı. Tam tersine bir terörist besleme merkezi haline getirildi. Bu bataklığı geçici operasyonlarla ortadan kaldırmak mümkün değil. Yıllardan beri hem biz hem İran bombalayıp duruyor, ortaya hiçbir şey çıkmıyor.
Bizim bölgeyi ele geçirmemize ABD ve AB karşı çıkacaktır. Özellikle ABD ile karşı karşıya gelmemiz muhtemeldir. Ancak ABD, teröristlere karşı bizim karşımızda yer alamaz. Alırsa da aynen Kıbrıs Barış Harekatı’nda olduğu gibi çok da umurumuzda olmaz. Bize karşı Kuzey Irak’taki kabilelere el altından yardım eder mi orasını bilemem. Ama bu ABD’ye hiçbir şekilde güven olmaz. Bunların ne yapacakları asla belli olmaz. Çünkü bu ABD hem bizim Genelkurmay başkanlarımıza liyakat madalyası verir hem de bize karşı savaşan teröristlere arka çıkar. Keşke Sayın Büyükanıt, ABD’nin 2005 sonunda verdiği Liyakat Madalyası’nı reddetseydi belki ABD, PKK’ya fiil olarak destek olmaktan bir parça utanırdı. Paşalarımız hem bu milletin vergilerinden maaş alıyorlar hem ABD’den liyakat madalyası. Bunlar neyin karşılığında veriliyor? Veya verilen bu madalyalar karşılığında nelerden vazgeçiliyor, uzak duruluyor? Bunların bir masaya yatırılıp, sorgulanması lazım. Mesela niye bizim ülkemizde bu kadar çok uçak düşüyor? Neredeyse ayda iki tane uçak düşüyor. Ama maalesef biz de hiçbir şey sorgulanmıyor.
Kuzey Irak’ta gerçekleştireceğimiz kalıcı bir operasyon nedeni ile AB rüyasına elveda dememiz gerekecektir. Gerçi Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Türkiye’nin AB’ye el sallaması, veda etmesi akıllıca olacaktır. Aslında Fransa’nın bu tutumu, AB yolunda bir hayli emek vermiş hükümeti zorda bırakmaktadır ancak Kuzey Irak’a yapılacak kalıcı bir operasyon için de elimizi rahatlatacaktır. Zira operasyondan dolayı bizi kınamaya kalkacak olan AB’yi dikkate almak zorunda kalmayacağız.
ABD ile silahlı bir çatışma riski olmadığı taktirde Türkiye’nin Kuzey Irak’ı işgal etmesi zor değildir. Ancak bunun için Irak’ın bölünmesini beklememiz, Kuzey’deki Türkmenlere yapılacak kötü muameleleri iyi reklam edip ondan sonra buraya girmemiz çok daha akıllıca olur. Eğer biz bugün Kuzey Irak’ı tamamen ve kalıcı olarak ele geçirmezsek öyle görünüyor ki oradaki devletçik bir süre sonra devlet olacaktır. O devlet sürekli olarak Türkiye’deki Kürt vatandaşları aleyhimize kışkırtacak, öyle bir devletin varlığı teröristlere güç verecektir. Eğer o zamana kadar sabredebilirsek Kuzey Irak’ı ele geçirmemize daha az ses çıkacaktır. Çünkü o zaman bizim ülkemize yönelik bir terörist saldırıdan dolayı buradaki Kürt devletini suçlayıp, onlara savaş ilan edebileceğiz.
Ancak burada oldukça önemli bir nokta var. ABD ve İsrail, Kuzey Irak’ta kurulacak olan Kürt Devleti’ne nasıl bakmaktadırlar? Son on yıldan beri sürekli olarak vurguladığım bir tanımlamam var: İkinci İsrail. Eğer ABD’nin maksadı o bölgede İsrail prototipinde bir devlet kurmak ve bununla Suriye ve İran’ı zayıflatmak ve sürekli tehdit altında tutmak ise o zaman bizim müdahalemize hiç de iyi gözle bakmayacaklardır. Ancak Türkiye kararlı olduğu taktirde bunların hepsinin üstesinden gelebilir. Bizim oturup Kuzey Irak’ı ne zaman ve hangi şekilde tamamen ele geçirebileceğimiz üzerine bir plan yapmamız lazım. Bunu dışındaki operasyon seçenekleri ile boş yere vakit öldürmenin ve ekonomik olarak milyarlarca dolar harcamanın bir anlamı yok.
Kuzey Irak’ı tamamen ele geçirirken tabii ki bir takım can kayıplarımız olacaktır. Türkiye’de terör azacaktır. Belki Türkiye içinde de kayıplarımız olacaktır. Eğer ille de Kuzey Irak’taki terörist kamplardan kurtulmak istiyorsak başımıza gelen kayıplara da katlanmasını bilmemiz lazım.
Kuzey Irak’a 250 bin kişilik bir ordu ile yüzlerce tank, top, helikopter ve uçaklarla girdiğimiz ve oradaki devletçiğe ABD ve İsrail tarafından fiili destek verilmediği taktirde işimizin uzun süreceğini sanmıyorum. Önemli olan tamamen ele geçirdikten sonra oradaki halk ile iyi diyaloglar kurabilmek. Ondan sonraki aşamada, belli bir zaman o bölgede kalmamız, yerel unsurlardan yeni bir devlet oluşturmamız ve bölgeyi belli bir zaman barışsever Kürtlerle ve Türkmenlerle birlikte yönetmemiz, yeterli bir zaman kaldıktan sonra da Türkiye’ye geri dönmemiz (bu 30-40 yıl da sürebilir), bu arada petrol gelirlerinin bir bölümünü terörizmle savaş masrafı olarak Türkiye’ye bağlamamız yapabileceklerimizden bir kısmı. Geride bıraktığımız devlette Türkmenlerin de hak ettikleri ölçüde yer almalarını da garanti altına almamız akıllıca olacaktır.
Bu nedenle, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta ne yapacağına iyi karar vermesi ve ona göre politika üretmesi gerekmektedir. Eğer Kuzey Irak’taki terörist kamplardan kurtulmak istiyorsak Irak’ın toprak bütünlüğünü destekleyen politikalardan bir an önce vazgeçmemiz gerekiyor. Çünkü bu politikaların bize bir faydası yok. Irak üçe bölündüğü taktirde muhtemelen şu an hafif sayılacak iç savaş iyice alevlenecektir. Böyle bir ortamda Türkiye’nin ABD’nin Irak’tan ayrılmasını sağlayacak politikalar üzerinde yoğunlaşması elzemdir. Eğer ABD, Kuzey Irak’a yerleşirse bölünmeden sonra, oranın ABD’nin 53. eyaleti olacağını ve kelimenin tam manasıyla başımıza bela olacağını bilmemiz gerekiyor. İşte o zaman 10 yıldır kurulmakta olduğunu iddia ettiğim ‘İkinci İsrail’ ile komşu olduğumuz gerçeği ile yüzleşmiş oluruz. Bu bizim açımızdan ihtimallerin en kötüsüdür.
Yok eğer Kuzey Irak’ı tamamen ele geçirmeyeceksek, bence oturup içeride birbirimizi nasıl daha iyi yeriz, nasıl en olmadık nedenlerden dolayı muhtıra, e-muhtıra verir, darbe hazırlıkları yapar, bankaları batıracak hırsızlar üretiriz; bunları düşünelim. Çünkü içerideki bir takım hesaplar uğruna Kuzey Irak’a askeri sokup çıkarmanın, dağları taşları boş yere bombalamanın, AB yolunda bize en fazla zorlayacağı belli olan Fransa Cumhurbaşkanı’nın eline boş yere bir koz daha vermenin bir anlamı yok! Hem zaten bugüne bir sürü terörist affetmiş olan bir Cumhurbaşkanı’nı süresi bittiği halde başta tuttuğumuzdan böyle bir operasyon çok da anlamlı olmayacaktır! Düşünsenize bu teröristlerin “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı yine bizim arkadaşlardan birini affetmiş!” diye bağırıp, afları kutladıklarını? Tabii ki Sayın Sezer “Belki bu insanlığımızdan ders alırlar, akılları başlarına gelir; düzelirler” düşüncesi ile onları affediyor. Ama görünen köy de kılavuz istemiyor. Affedilen kişiler birbiri ardına tekrar senin polisin ile askerin ile çatışırken ele geçiriliyorsa artık bunlara karşı af kapısını ilelebet kapatacaksın. Yok eğer iki de bir Rahşan Affı gibi aflarla teröristlerin hapisten birkaç yıl içinde kurtulmalarına sebep olacaksanız, kimse kusura bakmasın, Kuzey Irak’a operasyon lafları, tangırtıları boş!
Yok eğer yıllarca Apo’nun yakalanıp asılması için nutuk atacak, yakalanıp eline verildiği zaman da Türkiye’nin Başbakan’dan sonra en iyi korunan ve en rahat ortamda beslenen kişisi yapacak kararın altına imzayı kuzu kuzu atacaksan, kurtluk taslamanın, efelik yapmanın bir anlamı yok. Her ne yapacaksak o konuda net olmak ve yapacağımızı söylediğimiz şeyi yapma konusunda kararlı olmalıyız. Yok yapmayacaksak boş yere o konu üzerinden birbirimizi yememizin, birbirimize düşmemizin ne anlamı var!
Yorumlar S BU HAYEL PERES DÜŞÜNCELERİ NERDEN BULUYORSUNUZ BİLMİYORUM AMA BOŞ ŞEYLER BUNLARmehmet akif nişancı bence yazarımız çom doğru tesbitler yapmış hatta eksik bile kalmış orta doğuda barışı sağlayacak tek güç biziz bunun yoluda israilin ortadan kalkmasıdır pkk yıda abd yide oraya getiren israildir bence hazır girmişken israilden çıkmaktır en temizi budur unutmayın ki abd nini ırakta olmasının asıl sebebi israilin güvenliğidir sefik nuroglu soylediklerinize aynen katiliyorum ama 1-2 eklemek istedigim nokta var.
1.Bu cok buyuk bir kumar bunu unutmamak lazim.ALLAH korusun birde kaybedersek o zaman Guneydoguda gider.
2.Turkiye bu savasa girmek icin kesinlikle acele etmemeli Amerikanin defolmasini ve dogru zamani beklemeli.Unutmamak lazim ki Rumlar Kuzey kibrisi isgale 1968 de basladi ama operasyon 1974 te yapildi. belki hemen yapsaydik bu kadar basarili olmazdi.
3.Fetih operasyonun hakli bir dayanagi olmali.Amerika Irana saldirdiginda Turkiye Amerikayla cok iyi pazarlik yapip sembolik bazi destekler karsiliginda(Ama tabii asil destegi el altindan Irana vermeli ki Amerika agir bir yenilgiyle defolup gitsin) Kerkuk icin garantorluk hakki falan alip Kurtler Turkmenleri katletmeye basladiktan sonra bu hakki kullanarak girmeli.
4.Irana da cok dikkat etmek lazim. Onlarlada bir sekilde anlasilip sus payi verilmesi gerekebilir. Belki garip gelecek ama mesela bir Sadr grubunun Mehdi ordusu veya Bedir Tugaylari kurt direniscilere destek verirse isimiz iyice zorlasabilir
ALLAH bu operasyona katilacak askerlimizin yar ve yardimcisi olsun aaaaaa yazar kendini hayal dünyasında zannediyor.Bağdat'ı da mutlaka alalım ; Öğle ile ikindiyi İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin Azamiye Külliyesinde ; akşam ile yatsıyı Abdulkadir Geylani dergahında kılalım ; nasıl olsa geceyi ibadet ile ayakta geçirceğimiz için girecek olan sabah namazını da kılıp evlerimize döneriz inşaALLAH.
( İmam-ı Azam'ın kabri de mevcut olan külliyesi ile Abdulkadir Geylani dergahı da Bağdat'tadır. )
Bugün haberler de dinledim :
Bağdat'taki Abdulkadir Geylani türbesi hedef alınarak yapılan bir intihar saldırısında 24 kişi hayatını kaybetmiş ve Geylani külliyesinde de maddi hasar meydana gelmiş.
Eğer bu iş ŞİA asabiyyeti ile organize edilmiş vahhh yazıklar olsun !
( Bu saldırı ile internette resim gören var ise ekleyebilir mi? )nursuz sayın şen, yıllardır teröre karşı verilen mücadelerden pek bi bilginiz yok sanıyorum, teröre kaç şehit verdiğimizi şehitlerin en küçüğünün kaç yaşında olduğunu da bilmiyorsunuzdur eminim ki, bu ülkenin evlatlarının terör konusunda umarsamaz bir tutumda olduğunu düşünmüyorum, ki bunu da medya her gün gösteriyor toprağa verilen şehit haberlerini göstererek öncelikle içimizde ki akrebin zehirini akıtmayı sonrada feht etmeyi öneriyorum sizce de olumluysa tabi....fethiye boşkalfa Bugün de 'fetih günü'ymüş.Hem AB'ye giriyoruz,hem de sizden nassı da aldık söke söke Konstantinopol'ü diyoruz Yunan kardeşlerimize(sözde kardeş)böyle şenliklerle filan...Ceddin Deden 'Kıtipiyoz AB kriterleriyle bir yere varamıyoruz,övünüyoruz,güveniyoruz,çalışmayı boşveriyoruz,Bağdat'a girelim'diyoruz.Arabian Cariyeler ve Petr Oil bizleri bekliyor pek kahraman ulus devletimizin dünyaya şan vermiş(tiler miydi aceba,eşek arıları soksun dilleri e mi)orduları!Haydar cariye varmı cariyebarbaros abd bir an önce girelim diye gözümüzün içine bakıyor.bop projesinin türkiye ayağı çok geri kaldı canları sıkılıyor.türkiye girecek sınırlarını genişletecek abd de biraz naz yapacak önceleri ama için için sevinecekler.sonra iş federasyon ve bölünme.bu illede sınırların yeniden çizilmesi olarak düşünülmesin 15-20 yıl içinde etnik yapıda sadece yahudi asıllı kürtler bölgede kalır.ya da hakim güç olur.kürtlerin sürülmesine gerek yok.azınlıklar çok güzel çoğunlukları yönetir bu dünyada örnek vermeye gerek yok sanırım...halil özkan tek kelimeyle süper yazılmış
m.n. ULUSALCILARDAN rahmetli BAŞBUĞ TÜRKEŞ'e ağır saldırılar var....
"TÜRKEŞ NE KADAR TÜRK?" diyorlar!
Birinci iddia ailesinin pınarbaşındaki kökeniyle ilgili Türkeş'in verdiği bilgilerin çelişkili olması ve birbirini tutmaması. Bu noktada Türkeş'in seceresini gizlemeye çalıştığı öne sürülüyor.
Bir başka iddia ise Anadoludan Kıbrıs'a kaçan bir Ermeni ailesinden geldiği. Yine bu kanıyı güçlendirecek bir delil olarak sunulan olay ise Türkeş'in askeri liseye başvurması. Bilindiği gibi Türkeş ilk başvurusunda "sen Türk değilsin" diye askeri liseye kabul edilmemişti. Sonra birisi araya girdi ve kaydı yapıldı.
Biz bu birisinin Fevzi Çakmak olduğunu biliyorduk. Ama bir iddiaya göre Türkeş'e sahip çıkan Kazım Karabekir'di. Ve aynı Karabekir yetim Ermeni çocuklarına küçük yaşta sahip çıkan, bir nevi onları devşirip topluma kazandıran bir kişilikti. Yine Türkeş'in kız kardeşini tek kelime Türkçe bilmeyen bir Kürt ağasıyla evlendirenin de Karabekir olduğu söyleniyor. Buna bir de Türkeş'in kızını Peter Hall adlı bir İngilizle evlendirmesi eklenince tablo tamamlanıyor.
Çünkü Türklerin ve hatta müslümanların gayrimüslimlerle evlilik yapmadıkları biliniyor. Buradan da aynı şekilde Türkeş'in Türkmen olmadığı sonucu çıkartılıyor.
Son olarak Türkeş'in nüfus kütüğünün kaybedildiği ve şu an bulunamadığı iddiası da tüm bunların üzerine adeta tüy dikiyor
TÜRKSOLU GAZETESİ SAYI 61
Ayrıntı ve yorumlar:
http://kemalistler.net/viewtopic.php?t=3707Ozgur Cag Bılıyosunuz bır hadısı serıf var soyle dıyor, “İhtimal, Fırat’ın suları çekilecek, kuruyacak. Ortaya altından bir hazine çıkacak, kim orada bulunursa, hiçbir şey almasın.” (Buhari, Fiten, 24) bu gun Irak a gıren batıyor. Turkıyenın gırmesıyle bu hadıs arasında bır baglantı kurulabılırmı ıstersenız bunun uzerınde bıraz tartısalım.
Saygılarımla SERDAR bence haklısın bunun tek çaresi bu..
ama bunu yapacak dirayetli kişilerin başımıza geçmesi lazım bu kişinin tayyip erdogan OLAMAZ. tabi şimdi piyasada olan hiç bir siyasetçinin bunu yapabilme cesareti göstereceğini sanmıyorum böyle bi şeyin olması için FATİH SULTAN MEHMET,YAVUZ SULTAN SELİM,ATATÜRK gibi büyük devlet adamlarının olması gerekiyo.adaminbiri Beni gaza getirmeyin Sezai Şen Bey, bugünler gelip geçici, 20 yıl sonra bölgede bugünkü unsurlardan hiçbiri kalmayacak...BAĞDATA KADAR İNELİM Bağdat'ı da alalım anasını satayım.
*****************************************************************************
Böylece İmam-ı Azam Ebu hanife ile Abdulkadir Geylani dergahları da biizim idaremize geçer. Allah'ın izniyle Arabların kıymetini bilemediği bu mübareklerin etrafı da ABD kafirlerinden temzilenmiş olur...
İNŞAALLAH...
"İNNA FETEHNA LEKE FETHEN MUBİNA"
"NASRUN MİNALLAHİ ve FETHUN KARİB"
Allah razı olsun .GÖZLEMCİ kürtler arasında müthiş bir çekişme var.pkk barzanin olası bir kürdistan devletinin kurulmasını engellemeye çalışıyor.pkk eylemleri hızlandırarak türkiyeyi kuzey ıraka saldırtmak istiyor.olası bir barzani kürdistanı pkk'nın gücünü kıracaktır.türkiye çok dikkatli olmak zorunda.dışımzıda oynanan bu oyunu iyi okuması gerek.OYUNU İYİ GÖRÜP ONA GÖRE POLİTİKA GELİŞTİRMEMİZ GEREK.Yüksel Yüce Kantemir "GÜVENLİK" her şey midir?...ABD, İngiltere, İsrail gibi ülkelerin dünyayı salt "güvenlik" sorunlarına kilitlemesi, bizde de etkili oluyor. İnsanlar, yöneticiler; bütün dikkatlerini salt güvenlik önlemlerine ve teknolojilerine dikiyorlar.
Kazanan; dünyanın en büyük savunma sanayi, güvenlik, askeri malzeme üreten; silah-ilaç üreten firmaları oluyor.
Nedense bütün güvenlik sorunları da hep belli ülkeler üzerinde; genelde İslam ve Türk coğrafyasında...
Türkiye bu küresel tuzağa düşmemeli. O halde ne yapmalı?
1-Dünyanın her yerinde organize, etkili bir Türk lobiciliği oluşturmalı.
2-Bilhassa Batı ülkeleri; Avrupa ülkeleri ve ABD üzerinde; onların Türkiye üzerinde yaptıklarının benzerlerini yapabilmeli. O ülkelerin her birisiyle ilgili basın özgürlüğü, insan hakları, cezaevleri ve mahkumlar, azınlıklar, kadın ve çocukların durumları, eğitim-sağlık ve güvenlik sorunları konularında değişik raporlar hazırlayıp bunları yüksek sesle açıklamalı...
3-Büyük ülkelerle, Avrupa ülkeleri ve ABD ile ilişkilerinin tamamını mütekabiliyet esasına göre gözden geçirmeli. Mesela burada ABD'nin, Fransa'nın, Almanya'nın misyoner okulları veya üniversiteleri varsa; biz de o ülkelerde Türk üniversiteleri açabilmeliyiz...
4-Bütün dünya ülkeleri ile temasa geçmeliyiz. Bize vize uygulayan bütün ülkelerin vizelerini ya kaldırmalı, ya da oldukça kolaylaştırmalıyız..
5-Doğu, Güneydoğu ve terör meselesini; önce kendimiz iç meselemiz olarak bakmalı; içeride bütün unsurlarla barış ve kardeşliği tesis edecek diyalog ve ortamlar geliştirmeliyiz. Aşırı ırkçı, tekçi yaklaşımları bırakmalıyız. Bu ülkede insanları bölücü, irticacı, şucu-bucu diye sınıflandırmayı, kategorize etmeyi, etiketleyip kamplara ayırmayı bırakmalıyız; devlet bırakmalı, ordu bırakmalı, Jandarma ve MİT bırakmalı, medya bırakmalı...Kim suç işlemişse, etiket yapıştırmadan cesanını vermeliyiz...
6-Adalet herkese işlemeli..Uzan'lara da, Demirel'lere de, Dinç Bilgin'lere de, Aydın Doğan'lara da, Sayın M. Yaşar Büyükanıt'lara da; herkese...
7-İl il, ilçe ilçe toplumsal barış, ekonomik ve sosyo-kültürel kalkınma projeleri hazırlayalım. Hükümetler bu konuda samimi olsun. Vali ve kaymakamlar, başlarını kaldırsınlar, daha ufuklu ve kucaklayıcı somut adımlar atsınlar...Bürokratik işler, yazışmalar, törenler, kırtasiyecilik içinde boğulup kalmasınlar.
8-Medya ülkenin ekonomik, bilimsel, teknik ve teknolojik kalkınma ve gelişmesi için seferber edilmeli. Medyaya malzeme ve proje dosyaları verilmeli. Film ve belgeseller hazırlanmalı. Kalkınma, sanayileşme, işsizliği yenme bir moral, bir heyecan, bir birlik-beraberlik(sinerji) işidir..İşte özellikle medya vasıtasıyla devletin ve halkın her kesiminde bu oluşturulmalı...
9-Üniversiteler mutlaka harekete geçirilmeli. Yurtiçi, yurdışı alan çalışamalarına ağırlık verilmeli. Özel konularda uzmanlaşma olmalı. Üniversitelerde özel sosyal konularda uzmanlaşma çalışması ve araştırma yapan enstitiler, merkezler açılmalı. Bunlardan aktif proje ve çalışmalar alınıp değerlendirilmeli...Mesela; üniversiteler; neden bir NATO'yu, bir Irak petrollerini, bir Irak'ta aşiret yapılarını, bir Musul-Kerkük'ün statüsünü uzmanlara tartıştırmıyor; sempozyum ve konferanslar düzenlemiyor; çıkan sonuçları hükümet ve devletle paylaşmıyorlar..Üniversiteler bir an önce anlamsız siyaset, ideoloji, iç çekişmelerden kurtarılmalı..Rejim kavgalarıyla, boğuşmalarıyla yıllar ve gençlik heba edilmemeli..Fırsatlar kaçırılmamalı..
Kısacası; güvenlik elbette çok önemli; ama her yerde güvenli ortamı hazırlamak, içte ve dışta barış imkanlarını tesis etmek, iç barışı kurmak, bu konuda cesur ve kararlı adımlar atmak çok daha önemli!..okurun biri Bence de en iyisi ya birşeyi tam yapmak ya da sözünü bile etmemek. Aksi taktirde yaparız ederiz diyeres saygınlığımızı kaybediyoruz. Hatta aşiret reislerinin ülkemizle dalga geçmesine sebep oluyoruz. Bence de operasyonlar çok fazla bir işe yaramaz.hekim kasım saçmamehmet SAYIN SEN
HARRY POTTER KIRMIZI BASLIKLI KIZ VE SIZIN YORUMUNUZ HARKULADE!
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: