Deniz Baykal, Ecevit'i ne kadar da seviyormuş böyle?
Son günlerde yere göğe sığdıramıyor, Ecevit'i... Tamer Korkmaz
"Ecevit'e ihtiyacımız var"la başladı...
Ardından solda birleşmeyi "Ecevit'le helalleşme" eksenine oturttu: "CHP ile DSP'nin işbirliği büyük projedir. En büyük üzüntüm Bülent Ecevit'in sağlığında böyle bir birlikteliği yapamamış olmamızdır. Şimdi bu işbirliğini gerçekleştiriyoruz. Böylelikle kendimi Ecevit'le helalleşmiş gibi hissediyorum" dedi...
Dün de partisinin grup toplantısında "Ecevit'i liderimiz olarak kabul ediyoruz. DSP ile birleşmek suretiyle Ecevit kimliğini CHP kimliği haline getirebiliriz" diye konuştu...
Baykal'ın kulağa hoş gelen bütün bu sözleri "Ey güvercin kardeş, o güzel sesinle bir birleşme şarkısı söyle! Olmaz, yapamam dersen en azından seçim işbirliği parçası çal!" kapsamındadır...
CHP-DSP işbirliği son birkaç gün içinde ciddi biçimde sıkıntıya girince Baykal, "Ecevit Türküleri"ni artırıverdi!
***
Ce-Ha-Pes lideri, üç büyük ildeki devasa mitingleri "Altı Ok"un hesabına yazarak DSP'yi kafalamak istiyor. "Fırsat bu fırsattır" diye düşünüyor...
DSP cenahı ise aynı "fırsata" kendi siyasal menfaati açısından yaklaşıyor. "Astronomik transfer ücreti isteyen futbolcu" misali pazarlık marjını çok yüksek tutuyorlar...
Birleşme işi de baş aşağı gidiveriyor...
Baykal, Ecevit hayatta iken DSP ile birleşme konusunda neden böylesine arzulu, ısrarlı olmadı?
Sebebi gayet açık: Ecevit ile Baykal arasındaki kan uyuşmazlığı ta 12 Eylül öncesinde başlamıştı...
Bülent Ecevit'in 1981'de bütün partiler kapatıldığında CHP liderliğinden istifa etmesinin temelinde bu uyuşmazlık başat bir yer tutar...
CHP'nin yeniden kurulduğu 9 Eylül 1992 Kurultayı'ndan sonraki süreçte (1995 ve 1999 seçimleri) DSP, CHP'den çok daha iyi durumdaydı...
Bu dönemde Baykal'ın "Ecevit'i liderimiz olarak kabul ediyoruz!" dediğini duyan var mı?
2002'de Ecevit'in DSP'si silinirken CHP ana muhalefet partisi oldu. Sonrasında Ecevit yoktu. Baykal, Ecevit'le ilgili sıcak cümleler kurmaya ancak -eski başbakanı GATA'da umutsuz günler yaşarken başlayabildi. İş işten geçtikten sonra!
Şimdilerde Deniz Bey, Ecevit'le ilgili "güzel sözler köşesi" hazırlamış da müsamereye çıkmış gibi konuşuyor...
Demek ki, "En iyi Ecevit, hayatta olmayan Ecevit"miş!
Bu saatten sonra CHP-DSP birlikteliği kurulsa dahi Baykal'la Ecevit "helalleşmiş" olmaz. Baykal "helalleşmiş gibi" yapar, o kadar...
Diyelim ki, son anda işler düzeliverdi; CHP-DSP seçim işbirliği hayata geçti. Bu birliktelik ciddi bir sinerji meydana getirmez. En fazla üç puan boyları uzar...
CHP, kutuplaşmaya oynayarak daha fazlasını AKP'ye kazandırıyor!
Bir de Baykal'ın İzmir mitingini değerlendirirken söyledikleri var: "Mitingdeki yüz binler Türk milletinin öz parçasıdır. Bunları yok sayarak millet tarifi yapamazsınız. O insanları düşman sayarak ülkeyi yönetmek mümkün değildir."
Tümüyle haklı cümleler: Peki, milletin diğer taraftaki öz parçasının sandıktan çıkan iradesini yok sayan kim? Ce-Ha-Pes'in lideri Baykal!
Son bir soru: Geçmişte bu milleti "düşman" kabul eden kimdi? El Cevap: İkinci İnönü Savaşı sürerken subaylar ve ailelerinden oluşan bir kafileye "Bu millet düşmanınızdır" diye seslenen İsmet Paşa! (Kaynak: İnönü'nün Hatıratı)
Yorumlar Altan F. Gürbulak TÜRKİYE'DEKİ OPERASYONLARIN PERDE ARKASINDA KİMLER VAR???...
Türkiye'de zina, içki ve mayo yasağı tartışılıyorsa ve ortalık bu tartışmalar yüzünden alevlenmişse; bilin ki bunun arkasında dış güçler vardır! Evet, evet; komplo değil bu! İşte ABD'nin en ünlü Yahudi-siyonist gazeteci-yazarı, düşünce kuruluşu duayeni Daniel Pipes böyle buyuruyor:
Ana hedefi ABD'nin Ortadoğu bölgesindeki çıkarlarını ilerletmek olan ve Middle East Quarterly adlı dergisi ile de tanınan Middle East Forum'un direktörü Daniel Pipes, İsrailli Jerusalem Post gazetesinde "Türkiye'de Laikleri Destekleyin" başlıklı bir makale yayınladı.
Merkezi Philadelphia kentinde olan Middle East Forum direktörü Pipes, Türkiye'deki son gelişmeleri değerlendirirken, ülkenin giderek İslamcı yollara dönüş yaptığını, bunun da İslamcıların parlamentodaki temsil gücünü artırdığını kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin, 1996-1967 döneminde yaşanan "fiyasko"dan ders alarak daha ihtiyatlı bir tavır benimsediklerini, ekonomi, AB ve Kıbrıs gibi konularda iyi bir performans gösterdiklerini belirten Pipes, ancak geçen ay Erdoğan'ın "fazla ileriye giderek" Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı adayı göstermesi üzerine laiklerin sokaklara döküldüklerinı, askerlerin darbe iması yaptıklarını yazdı.
Daniel Pipes, AKP'nin "gizli bir gündemi"nin olup olmadığının sorulduğunu belirtirken, anketlerin Türklerin oldukça kararsız olduğunu gösterirken yabancı hükümetlerin AKP'ye destek çıktığını, Avrupa Konseyi'nin de askerlerin müdahalesini kınadığını kaydetti.
RİCE DAHA İLERİ GİTTİ
Ancak ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın "daha ileri giderek" Avrupa'ya yakınlaştırdığı gerekçesiyle AKP'yi övdüğüne dikkat çeken Pipes, Rice'nin açıklamalarında ise, AKP'nin zina, içki yasağı, kara para ve dini azınlıklar gibi konulardaki tutumunu gözardı ettiğini öne sürdü.
AB'nin, paradoksal olarak Türkiye'nin aşırı derece laik askerlerinin siyasi rolünü azaltarak, İslami hukukun uygulanması yolunu kolaylaştırdığını iddia eden Pipes, Rice'ın da, AKP'nin ABD-Türk ilişkilerinde yol açtığı gerilimleri görmezlikten geldiğini savundu. Pipes şöyle devam etti:
"Buna karşın, (Rice'ın) düzeysel analizinin istenmeyen bir yararı var: Türkiye'nin bu günlerdeki Amerikan karşıtlığı dikkate alınırsa, AKP'ye yönelik Amerikan desteği, onun oy kaybetmesine yol açabilir. Sinik mizahı bir kenara bırakırsak, Washington, AKP'yi güçlendirmekten vazgeçmeli ve bunun yerine doğal müttefiki olan laiklerin yanında yer almalı."
anka
Ogan Ey yurtseverler, dostlar, canlar!...
Sözde "Cumhuriyet" mitinglerine katılan ve halkı ayaklandırmaya ve birbirine düşürmeye çalışan Türkiye'deki mason locaları ve masonlar; localarında hangi dili konuşurlar? Hiç merak ettiniz mi? İşte yanıtı:
The Grand Lodge of the Free and Recognized Masons (Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası)
www.mason.org.tr
More than 10.000 members. Lodges in Istanbul, Ankara, Izmir, Adana, Antalya, Bursa and Bodrum.
***English speaking lodges: Dikmen (Ankara), Freedeom (Istanbul), Ephesus (Izmir)
***French speaking lodges: Atlas (Istanbul), Humanitas (Istanbul), Prométhée (Izmir)
***German speaking lodge: Libertas (Istanbul)
Nuru Ziya Sokak 25, Beyoğlu
Tel: (212) 249 24 51
Fax (212) 249 47 53
The Grand Lodge of Free Masons of Turkey (Özgür Masonlar Büyük Locası)
www.mason-mahfili.org.tr
More than 2.500 members. Lodges in Istanbul, Ankara, Izmir, Adana, Antalya and Bursa.
***English speaking lodge: Wisdom (Istanbul)
***French speaking lodge: Etoile d’Orient (Istanbul)
Müeyyez Sokak No. 3, Beyoğlu
Tel: (212) 292 00 34
Fax: (212) 252 13 77
The Grand Lodge of Women of Turkey (Kadın Masonlar Büyük Locası)
More than 500 members. Lodges in Istanbul, Ankara, Izmir, Adana, Antalya and Bursa.
Arslanyatağı Sokak, Jönes Apt 13/3, Sıraselviler-Taksim
Tel: (212) 244 27 64
Fax: (212) 244 27 60VEDAT ÇELİK Vuran, vurana; VURUN KAHPEYE!...
Masonlar ayaklandı! NATO-Gladio ajanları ayaklandı! Mandacılar ayaklandı! Şu hale bakın ki; bu ülke birden Afrika ülkelerini bile rahmet okutacak derecede itibar ve irtifa kaybetti!
Genelkumay vuruyor, yüksek yargı vuruyor, YÖK vuruyor, cuntacı parti ve STK'lar vuruyor, cuntacı barolar ve sendikalar vuruyor ve medya vuruyor, hem de alçakça!...
Hepsinin de tek düşmanı; Türk ulusu, laik Cumhuriyet!..
İşte egemen medya; Hürriyet, Posta, Radikal, CNN, Güneş, Akşam, Tercüman, NTV... müslümanları haince vuruyor! Yok haremlik-selamlık 19 Mayıs'mış! Yok MAYO krizi imiş!..Bu iğrenç yayınlar, yalan ve iftiralar ne zamana kadar sürecek böyle? Bunların maskelerini kim indirecek? Bunlar KIPKIZIL TÜRK düşmanı, İslam düşmanı!
Şu NTV; bir aydır; fiilen ve resmen iç savaş kışkırtıcılığı, etnik ve dini bölücülük yapıyor; bu ülke insanını aşağılıyor! Neden kimse ses çıkarmıyor?8sutun Ankara'daki çok gizli görüşme
EMEKLİ GENERALLERDEN SAADET'E ÖZÜR VE İLGİNÇ TEKLİF!
Saadet partisinin en önemli üç ismi, geçtiğimiz hafta aralarında eski genelkurmay başkanı Doğan Güreş'in de olduğu bir grup emekli generalle bir araya geldi. 10 Mayıs günü Ankara'da Doğan Güreş'in ofisinde gerçekleşen gizli toplantıda, emekli generallerden Saadet partisinin en önemli üç ismine şok bir itiraf ve teklif geldi.
8sutun'un edindiği bilgiye göre generaller 28 Şubat döneminde Erbakan'a yönelik operasyonla ilgili günah çıkarttılar. Erbakan'dan özür dileyen generaller "Erbakan'ı şimdi anlıyoruz. Erbakan'ın ne kadar milli bir duruşu olduğu şimdi anlaşılıyor" dediler. Erbakan ile bugünkü AKP'yi kıyaslayan generallerin, daha milli olduğunu ısrarla vurguladıkları Saadet partili en üst düzey üç isme şok bir telkinde de bulundular. Generaller Saadet Partisinden AKP'ye karşı mutlaka ittifaka gidilmesini, bir blok oluşturulmasını istediler. Generaller BBP'yle, Genç Parti'yle, DSP'yle, kimle olursa olsun mutlaka bir ittfaka gidilmesini telkin ettiler.
8sutun'un edindiği bilgiye göre toplantıda Saadetli yetkililer de generallerin AKP'yle ilgili endişelerine hak verdiklerini belirttiler.
S.Özkan Pülümür Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a sitem...
Son yıllarda bazı marjinal aşırı sol ve sağ kesimlerin yoğunlaştırılmış ortak propagandaları sonucu Türk devletinin, Türk ordusunun hemen her kademesinde, her biriminde Fethullah Gülen ve Türk Gönüllüler Hareketi üzerine evham ve cinnete dayalı bir alarm, bir karşı duyarlılık oluşturuldu. Bu propaganda, telkin ve empoze yöntemlerin etkisiyle bazı insanlar neredeyse; ağaçtan düşen her yaprağın arkasında dahi Fethullah Gülen'i ve sevenlerini arar hale geldi...
Fethullah Gülen ve Türk Gönüllüler Hareketi; bir defa nev-zuhur bir uzaylılar hareketi değil. Kökleri ta Orta Asya'ya kadar giden, bin küsur yıllık bir tecrübe ve geçmişi olan bir sosyolojik hareket. Salt İslami hareket değil; bir sosyolojik hareket; bir insan ve insanlık sevgisi projesi. Elbette özünde İslam sevgisi, hoşgörüsü, barışı, adaleti var. Ama her kesimi kucaklayan; çatışmacı değil, uzlaşmacı olan; diyaloğa açık bir gönüllüler hareketi! Siyasi veya ideolojik bir proje, hele yönetim projesi hiç değil...
İşte bu gerçeğe rağmen, hatta bu gerçeği ABD'den Rusya'ya, Almanya'dan Japonya'ya, Fransa'dan Kenya'ya kadar bütün dünyanın, hatta ve hatta en duyarlı kurumların görmesine rağmen içeride, ülkemizde bazı kurum ve kuruluşlar ve bunları temsil eden kişiler adeta bir paranoya, bir cinnet hali yaşıyorlar:
Fethullah Gülen ve Gönüllüler Hareketi hakkında hiçbir şey dinlemiyor, bilmek istemiyor, içten gözlemleme ve bilgilenme yoluna gitmek istemiyor. Sadece belli odakların, kin-nefret ve çatışmaya odaklanmış bazı marjinal kesimlerin akıllara ziyan yalan-dolan, düzmece, tamamen gerçekdışı komplolara ve iftiralara dayalı, saçma-sapan propaganda malzemelerine güveniyor, onlara dayanıyor, buna göre ahkam kesiyor, hatta bunlarla devleti, sistemi kilitlemeye çalışıyorlar!.
Şimdi ne yazık ki Türkiye ve Türk dünyası için, bilhassa demokratik-laik sistemimiz için bir büyük şans ve fırsat olabilecek olan sosyolojik bir hareket; Türkiye'yi ayağa kaldırma yerine, ayağa düşürme yolunda heba ediliyor! Çok yazık!cafer elibol dolunay çıkınca
Sayın TK her dolunayda olduğu gibi yine kurtlaşacaktı.
fenerin hakkı yeniyordu her şeye rağmen şampiyon olunacaktı. Şampiyonda olunuyordu. Ancak onları Avrupalılarda anlamıyordu.(Avrupa'nın önde gelen kulüplerinin kurduğu ve G-14 olarak adlandırılan futbol birliğinin yeni başkanlığına geçecek olan Olympique Lyon'un patronu Jean-Michel Aulas, Galatasaray'ı göklere çıkardı. Birliğe yeni katılacak dört takımdan birinin Cim-Bom olacağını belirten Aulas, "Çünkü Galatasaray'ı, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en güçlü takımlarından biri olarak görüyorum. Türkiye'de birliği temsil edecek tek takım Galatasaray'dır" ifadesini kullandı.).Onlar haklıydı çünkü fitnenin başı ulusoy ve teziç GS lıydı.Fener ise Akkaşıktı. Sayın TK ve Mr editor.Ufkunuz bu kadar, ilkeniz buraya kadar başkalarını eleştirirken aslan kesiliyorsunuz.Kendinizi eleştirdiğimizde sansür..
Sizin demokratlığınızda buraya kadar işte.
Tonguç Börtüböcek Yakında menderese ihtiyacımız var diye ağlıyacak. Zaten menderesin partisine de şimdi eski chp li bürokratik oligartlar geçti. inal batu gibi.
hepsi birleşince köylerde dans okulları açacaklar, inal batunun kızı güneydoğuda bale dersi verecek. herkes tuttuğunu öpecek. cenk işler yazar kan uyuşmazlığı diyor fakat açıklamıyor bari ben açıklayayım..baykal yörük türkmeni ecevit yahudi kanlı..yani sabetayist..kan uyuşmazlığı burdan geliyor..orhan palaz tamer bi senin bırak yazı muhtevanı başlıkların bile yeter ce_ha pes mutiş olmuş devam et abi
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: