Bütün planlarının temelinde güçsüz-parçalı bir meclis yatıyor.
Bütün darbeler, muhtıralar, müdaheleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor. Nuh Gönültaş
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahele imkanı ile her zaman Türkiye’de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi.
Ve her seferinde bunu başardı.
Geldiler…
Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler…
Ve geri çekildiler…
Ne ilginçtir, her müdahele on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahele ortamı meydana geliyor.
Ve bu kısır döngü Türkiye’yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs’dan en son tekno-muhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önünü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef.
Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak…
Bir NATO ordusunun ABD’den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size “yanılıyorsunuz” denilir.
Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amarikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar!
Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
İşte işin püf noktası burada.
Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyar da kışlasına dönüyor sorusu “amacına ulaşmakla” ilgili.
Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktadar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar.
Onlar uğraşıyorlar İMF ile Dünya Bankası ile… her yıl silahlanyaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla…
Kenan Evren 12 Eylül’den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti, ve solda da tek parti…
28 Şubat’tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. İstedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor.
Dikkat ederseniz en son müdahele meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk’ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. İlginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk’ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahele etmesi…
Yorumlar abidin türksoy yazıklar olsun bu vatanın ekmeğini yiyerek bu vatana hizmet ettiğini iddia eden vatan hainlerine.! pkk'yı yıllardır niye Bİ TİR Mİ YOR LAR.!!!!!!! HER ŞENİ BİR SONU VE ÖLÜMÜ VARDIR DEĞİLMİ?firat Bu ülkede siyaset kitleleri sürüklemek ve sürüklemeye ivme kazandırıldıktan sonra ülke kaynaklarını yandaş,eş, dost partililerin yağmasına tabi tutmaktan ibaret oldukça parçalı meclis daha iyi gibi duruyor. Sonuçta darbe heveslileri de bazı realitelere dayanarak harekete geçiyor. tasvip etmiyorum ama cumhurbaşkanı seçimi AKP nin de katkısıyla bu hale gelmiştir. Gül, AKP nin açgözlü siyasetine kurban gitmiştir. 3 Kasımda iktidara gelenler şimdi M.E.B. de bir gecede el altında binlerce yönetici atadı. Kendi yaptıkları sınavları kazananları bile hiçe sayarak. Yani demem o ki bazı kesimlerde ötekileşme tırmandırılıyor. Oysa dindar kesim şimdiye kadar bundan muzdaripti. Geniş kitlelerde bu iktidara karşı korku başlamış bile. Ve o kitleleri Tuncay ÖZKAN meydanlara davet etmiştir. AKP kitle partisi olma yolundan kendi saptı. Rahmetli Özal başarabilmişti oysa her düşünceden insanı ülke kalkınması için seferber etmeyi. Ben söylüyorum. AKP için kanaat şu. Erbakan Hoca siyasetinin örtülü biçimi. Bu akım hastalıklı bir akımdır. Son dönemde AKP hızla bu kulvara gidiyor. Demokrat değiller açıkçası. Bir de iplerinin global aktörlerin elinde olduğunu söylersek fotoğraf tamamlanır. Global Siyonizm Türkiyede "sol" atından inmiş, İslamcı söylemlere sahip kitlelerin sırtına binmiştir. Çare laik diktatorya değildir elbet. Çare samimiyettir. AKP bundan fersah fersah uzakta.
Tarkan ABD-CIA'NIN ETNİK İLGİSİ:
Türkiye Devletinde ayrıntısına kadar etnik dağılım...
"Joshua Project" adlı Amerikan misyoner organizasyonunun yaptığı araştırma. Türkiye’deki etnik dağılım. Yeniçağ gazetesinde yayınlandı bu araştırma. Bilgiler tutarlı gözüküyor. Siz de bir kontrol edin. Türkler’i 10-15 parçaya ayırmışlar, ben toplamını da hesapladım. Diğer etnik gurupları da Türk kültürüne ve coğrafyasına yakınlık ve uzaklık derecesinde sıraladım.
TÜRKLER:
Türk: 51.000.000
Kırım Tatar: 2.000.000
Tatar: 21.000
Azeri: 530.000
Yörük: 327.000
Tahtacı: 110.000
Türkmen: 900
Kara Kalpak: 62.000
Kazak: 20.000
Gagauz: 14.000
Macar: 6.200
Özbek: 2.000
Kumuk: 1.200
Kırgız: 1.100
Uygur: 500
Bulgar: 270.000 (Gazetede Bulgar olarak yazıyor ama Türkiye’de 270bin Bulgar yok. Burada sanırım Bulgaristan göçmeni Türkler kastedilmiş, o yüzden buraya ekledim)
TOPLAM: 54.365.900 TÜRK SOYLU KİŞİ VAR.
Abaza: 55.000
Adigey Çerkes: 270.000
Doğu Çerkes: 280.000
Çeçen: 6.600
Batı Osetyalı: 31.000
Laz: 30.000
Gürcü: 40.000
Arnavut: 15.000
Boşnak: 91.700
Pomak: 302.000 (bu abartı gibi geliyor bana)
Balkan Çingenesi: 55.000
Ortadoğu Çingenesi: 20.000
Arap Levanten: 213.000
Arap Kuzey Afrikalı: 100.000
Arap Alevi: 50.000 (acaba burada fellahlar mı kastediliyor?)
Kırmançi: 6.300.000
Türkçe bilen kürt: 5.600.000
Kürt Alevi: 140.000
Heiki kürdü: 35.000
Şıkaki kürdü: 18.000
Zaza: 1.200.000
Batı İranlı: 800.000 (bunlarda kürt herhalde, belki de farstır. Zaten aynı şey)
Doğu İranlı: 4.300
Ermeni: 45.000
Asuri: 30.000
Yahudi: 12.000
Rum: 4.000
Süryani: 3.000
Han Çinlisi: 42.000 (nerden çıktı bu kadar Çinli ?)
Afgan-Peştun: 53.000
Pakistanlı: 18.000
Kaldeli+Aramik: 500
KÜSÜRATLAR:
Sırp: 20.000
Rus: 18.000
Romanyalı: 18.000
Amerikalı: 11.800
Alman: 9.500
İtalyan: 7.600
İngiliz: 3.700
Fransız: 2.600
Hollandalı: 2500
SONUÇ: Araştırmaya göre 70,5 milyonluk Türkiye nüfusunun 54,5 milyonu Türk soyundan... Bu da %77,5'a tekabül ediyor.
KAYNAK:
http://www.turkcu.net/forum/viewthread.php?tid=6423Suna Hakverdi Yaa işte gel de hak verme Sn.Baba'ya.İrtica paranoyaları çağdaşlaşmamızı engelliyor,at the same time megas alexandrosum(mute), bu durumu fırsat bilen ticaret erbabı da hırsızı da yolunu buluyor.Seyfi Baba ATO; muhtıraya neden olan İRTİCA'nın inine indi ve mürtecileri buldu!..
İşte İRTİCA, İşte MÜRTECİLER!..
Ankara Ticaret Odası (ATO), 2002-2006 döneminde işlenen suçların bilançosunu çıkardı. ATO’nun Emniyet Genel Müdürlüğü rakamlarından yararlanarak hazırladığı “Suç Terörünün Bilançosu Raporu”, Türkiye’nin asayiş sorununun terör kadar tehlikeli bir tehdit unsuruna dönüştüğünü ortaya koydu.
ATO’nun “Suç Terörünün Bilançosu Raporu”na göre, hırsızlık, yankesicilik, kapkaççılık, darp, yaralama ve mala zarar verme son 5 yılda en çok işlenen 10 suç arasında yer alıyor. Son 5 yılda en çok işlenen 10 suç arasında ilk sırayı “evden hırsızlık” aldı. Raporda, 2002 yılı başından 2006 yılı sonuna kadar 229 bin 649 eve hırsız girdiği belirtildi. Geçen sene ise evden hırsızlık suçu, 2002 yılına göre yüzde 227.2 oranında artış gösterdi. İlk 10 içinde yer alan diğer suçlar ise darp, işyerinden hırsızlık, otodan hırsızlık, yaralama, diğer hırsızlıklar, oto hırsızlığı, yankesicilik ve kapkaççılık, ruhsatsız silah taşımak ve meskun mahalde havaya ateş açmak olarak kaydedildi.
Hurriyet
Ayfer GÜNEŞLİ EGEMEN MEDYANIN DEMOKRASİ HAZIMSIZLIĞI!...
Başbakan'ın kilometrelerce uzunluktaki Türk bayraklı ERZURUM mitingi; bir süredir İngiliz televizyonu gibi, hatta daha da düşmanca ve militarist-subjektif yayın yapan NTV'nin de, CNN'in de, Kadal D'nin de ve diğerlerinin de pek ilgi alanına girmedi, canlı yayın gereği duymadılar! Tabii TRT bile!..
Şimdi gözler yarınki CHP mitinginde! AK partililer; reklam pastalarını iyi ayarlamalılar! Bilhassa NTV ve CNN'e zırnık koklatmamalılar! Gönüllü Bekçi Rejim elden gidiyor! Nerede? Nasıl mı?!
"AVRUPA'NIN GÖBEĞİNDE MİNİ ETEK YASAĞI!"
Polonya’da sağcı koalisyonun iktidara gelmesinin ardından, kamusal yaşamı ilgilendiren bir dizi yasak gündeme geldi.
Muhalefetteki Cumhuriyetçi Hak Partisi, Polonya Meclisi’ne mini etek, düşük bel pantolon, derin dekolte ve ağır makyaja yasak getiren bir yasa tasarısı sundu. Adalet Bakanlığı muhafeletin tasarısına olumlu baktığını açıkladı. Cumhuriyetçi Hak Partisi Başkanı Artur Zawisza, “Mini etek kadınları seks objesi olarak gösteriyor..Sıradan bir genç kız, gece eğlendikten sonra evine dönerken hayat kadını muamelesi görüyor. Buna son vermeliyiz” dedi.
Vatan
35 1/2 demokrasi demokrasi demokrasi...işte bütün mesele buel kürdi bu döngi biraz zorkirilir cünki kurumlar degisik zihniyetlere ayriliyor birde önemli kurumlar herbiri ayri bir süper devletin uzantisi olarak calisiyor kurumlar yani asker polis yargi vs kendi icinde parcalara bölünmüs tabi kurumlar da calisan memurlar pisliklerin üstünü örtmek icin birde halki bölüyorlar bu nedenle kefere daha cok oyun oynar anadolu insanina pls bu bastaki askerlerin kendi menfaatleri halkin menfaatlerinden cok onde...kendi saltanatlari icin bu ulkeyi yakarlarda yikarlarda...kimin ordusu bu? neye hizmet ediyor?kime hizmet ediyor?OKAN ER evet esas dediğiniz noktadadır elbette...ama başka bir esas daha var ki her zaman söylenen hadisi şerif....nasılsanız öyle yönetilirsiniz....daha demekki kişisel hayatımız anlamında rabbimize iyi bir kul olamadık ki allahı teala bizi bu süfyan ordusuyla imtihan ediyor....önce biz kendimize çeki düzen veremedik...manevi hayatımız anlamında inhiraflar yaşıyoruz...bence ilerlemenin en baştaki gerekçesi bu....yoksa adamlar zaten gayretulllaha dokunup duruyo....rabbimiz bizden bi ışık görse indirecek kafalarına ama....biz biz olamadık arkadaşlar....yoksa bu dedikleriniz zaten artık biliniyor...kusura bakmasın türk ordusu ama onlar olduğu müddetçe ilerleyemeyiz....daha doğrusu sözüm o anadolunun yiğitlerine değildir orda görev yapan...sözüm yarı sabetayist yarı mandacı....4-5 defa nüfus kütüğünü değiştiren türk olmaktan nefret eden ve kendisine opus dei felsefesini şiar edinmiş aynı zamanda akreditasyonlara imza atan ve amerikadaki bir toplantıda bir gazeteciye hergün bana iyi geçiriyorsunuz diyen nezaketsiz yahudi uşaklarınadır.....sözüm amerikan boarddan burs alıp haydi kızlar okula diyen gerçek din simsarlarınadır....ve daha arkası kesilmicek münafık ordusuna....UYAN TÜRK.....ŞAHSİ HAYATINA ÇEKİ DÜZEN VER....BAK RABBİN BUNLARI NASIL ÇİL YAVRUSU GİBİ DAĞITIYOR....YOKSA NUH ABİNİN DEDİĞİ ŞEYLER ZATEN ARTIK BİLİNİYOR.....saygılarımla....OKAN ERKadir Durmus Darbeciler kafalarini ellerinin arasina alip düsünsünler kac defa yaptik yinede halk kedi istedigi yapiyor.Mehmet Gökoguz evet başarılılar halka sıkıntı verme konusunda.tek başarılı oldukları konu bu zaten.her defasında toplumu yeniden dizayn etme gayretiyle yola çıkanlar duvara toslamışlardır.her zaman murad ettikleirnin tersi gerçekleşmiştir.tersi gerçekleşmekle kalmamış yazdıkalrı yanlış receteler sonucu ülkeyi kötürüm bırakmışlardır.çünkü bunlarda bu donanım yok.birikim yok.sebeb sonuç arasında ilişki kuracak muhakeme kabileyetleri asla yoktur.fizkte en basit kural olan ''baskı artınca basınç artar''denklemini salt bir fizk kuralı sanırlar.darbeleri bir kenara bırakalım.ülkenin güneydoğusu yıllarca kanamakta.kücücük bir talabe örgütü olarak başlayan ayrılıkcı terör örgütü( o dönemde bölge halkı bunlara talabe diyordu,heycanlı gençler diyordu)bugün kürt halkının nerdeyse yarısını arkasına almışsa bu yaklaşım tarzının aksi tesirlerini hesaplamamız gerekiyor... sadece söylememiz gerekmiyor şunu dememiz gerekiyor bu yol yol değil...kendi mesleklerinin dışında başka mesleklere el atmanın sonucudur bu aynı zamanda.şunu söyleminin zamanı geldi geçiyor KRAL CIPLAK.. endişelenmeyin sayın gönültaş...bize şer gibi görünen bu duurumlar hayra dönüşecektir.ve olup bitenleri ciddiye alsamda bunların güçlerini ve akıllarını ciddiye almıyorum...MURAT HAKYEMEZ Korkunun ecele faydası yok.geriye dönüp baktığımızda hiç bir darbeye ciddi bir direniş gösterilmemiş.bunu iyi gören darbe ekibi canı her sıkıldığında eften püften nedenlerle darbe yapmaya devam etmiş.diyeceğim o ki köpeksiz köyde degneksiz dolaşmayı marifet saymış.bizlerin payına da darbeleri analiz etmek kalmış.acı ve dahi acıtıcı ama gerçek bu..malum ,darbe öncesi önce zemin hazırlanır aykırı sesler korkutulur sindirilir gelebilecek tepkiler ölçülür ...ciddi bir direncin olmayacağı hesaplandıktan sonrada düğmeye basılır.bu defa denenmeyeni denemeliyiz ve direnceğimizi kararlıkla GÜR SESLE HAYKIRMALIYIZ..ister bunun adına pasif direniş diyelim isterseniz demokratik direniş.her defasında dış kaynaklı her defasında saçma sapan gerekçelerle darbe... yetti artık..BU MİLLETİ ŞAMAR OĞLANINA ÇEVİRMEYE KİMSENİN HAKKI YOK..artansela Siz şuna at izi it izine karışmış desenize bilader.Bir yanda CUMHURİYETin temeli HALK tan korkanlar PARTİSİ diğer taraftan DEMOKRATlık tan bihaberler PARTİSİ öte yanda çizgisinden MİLLİYETÇİ HAREKETsizler PARTİSİ ve diğerleri,diğerleri.Yani kendilerince bir hesapları olsa gam yemem de BİR MÜTEKAİT REİS-İ CUMHUR'un ve BİRKAÇ MÜTEKAİT GENERAL'in aklına uyarak memleketi uçuruma sürüklemeleri akıl karı değil.Aslında izler karışık değil.Bütün izleri takip ettiğinizde sizi GÜNİZ SOKAK'a götürüyor.O na muhterem yok mu o nasipsiz, memleketi de kendi hevesleri uğruna perişan etmeye ahdetmiş 83'lük hırs mahkumu.Kısır döngü o adamın oyunlarının bozulmasıyla mümkün.Şener Yekta Güngör Özden; bu defa EZAN aleyhinde bir konuşma yapmış! Mesele Özden meselesi değil ki! İşgal var, işgal!..Neden bunu görmüyoruz? Neden???
Y.G. Özden; fanatik ulusalcı Türk Solu dergisinde..Uzun süredir Türk-Kürt, laik-antilaik kışkırtıcılığı yapıyorlar! Cumhuriyet savcılıkları seyrediyor! Arkalarında masonlar ve yabancı+yerli istihbarat var!
Özden'in bütün akraba çevresi mason, rotaryen, lions! Kendisi de onların konferansçısı! Hedefleri ve tek düşmanları; İslam! İslam'la ilgili olan her şey! Gerisi teferruat, maske, takıyye, şal...
Devletimizi ve Cumhuriyetimizi ne yazık ki Amerikan-İngiliz sömürgecileri, Yahudi-siyonist uşakları, piyonları, maşaları; NATO/Gladio-CIA-MOSSAD örgütlenmesinin ve İngiliz istihbaratının elemanları, mandacı masonlar ve masonik örgütler ele geçirmiş durumda!
Laik Cumhuriyet, devlet ve vatan resmen ve fiilen işgal altında! Sevr günlerinden daha beter!
Çünkü şimdi işgalciler sureti haktan görünüyor, maskelerle dolaşıyorlar; birer takıyye profesörleri!...
Bu söylediklerimi abartılı bulan varsa; masonların, lions ve rotaryenlerin internet sitelerine bir girsinler; Türkiye'yi il il, ilçe ilçe, semt semt nasıl parsellemişler, nasıl mahalle-semt komiteleri oluşturmuşlar ve nasıl yabancılarla içli dışlılar ve organik ilişkiler içerisindeler!..SEV, ADD, ÇEV, ÇYDD gibi misyoner muhibbi kuruluşlarla ne derece samimiler!..Siyaseti, orduyu, Çankaya'yı, özellikle bürokrasiyi ve medyayı nasıl yönlendirmeyi ve kullanmayı çalışıyorlar?!..
Bu tehlikeyi ne yazık ki hala ne Genelkurmay, ne MGK, ne hükümetler, ne de istihbarat görmüyor, görmek istemiyor!kader(!) despotik sistemler dünyada bir bir çökerken bizde haala gücünü korumaya devam ediyor...bu işte bir yanlışlık var ama ne?ve ilginç olan bu despotik sistemler halkı müsluman olan ülkelerde.sovyetler dağıldı.halkı müsluman olmayan uydular demokrasiye geçerken 5i türk biri tacik müsluman ortaasya ülkelerinde despotizm haala sürüyor.ve tarihi daha eski diğer halkı müsluman ülkerin hiç birinde demokrasiye geçilemedi.demokrasi dışardan lütfedilen bir şey olmalı diye düşünüyorum.yoksa bizlerde çoktan geçmiş olmalıydık. demekki diyorum bize layık görmüyorlar.. süürünmeye devam...demokrasi kazanılan bir şeyden öte verilen bir lutuf olmalı.ve gene ilginçtir gelişmekte olan bir ülkenin hiç gelişme sürecini tamamladığını görmedik duymadık.hala gelişmeye devam ediyor:)) uzakdoğudaki abd , batıavrupa sermayesi yanıltmasın.peki bu döngü nasıl kırılır? bu döngü kırılırmı, kırılırsa nasıl kırılır?? bu döngüyü kırmayı bu ksıırdöngüye neden olanlardan mı bekleyeceğiz? çözüm?????mustafa akkaya bu kısır döngü hiçbir zaman bitmez ikişık hariç ya döngünün dışına çıkıp döngüye bakmak yada döngünün merkezinde yer almak her ikisindede döngüyü yönlendirebilirsiniz sanırım meselenin çözümü burada
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...