gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Önce edep, sonra haşema!
Bu sütundan "Caiz mi hanımefendi, beyefendi" diye sordum kıyamet koptu. Meğer Türkiye'de haşeması...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Bombalar
Bu kaçıncı bombalı tezgah? Her tarafa döküp saçmışlar, bombaları… Korku imal edip Kaos'a oy...

Harun Tokak

Harun Tokak 'Yine ayakların üşüyor mu?'
“Yine ayakların üşüyor mu?” Soğuk kış gecelerinde kalacak yer bulamadığında sabahı a...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Gürcistan ve ABD Seçimleri
Doğrusu ben, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin Güney Osetya’yı kontrol alt...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Cüzzamlılar, başörtülü müdür?
Habertürk'ten meslektaşımız Balçiçek Pamir ilginç bir yazı kaleme aldı. Başörtülülere cüzzaml...

Halit Esendir

Halit Esendir Şuradan sürpriz çıkmadı
4-5 aydır Türkiye ve dünya gündemini etkileyen Cumhuriyet başsavcısının bir çoğu zorlama delillerle ...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Yeni inisiyatif ve derinlik avantajı
Mehmet Z. İbrahimgil ve Neval Konuk tarafından Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkmış olan R...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Başbuğ ve ideolojik muhalefet döneminin sonu!
Biraz erkence varılmış bir hüküm gibi algılayabilirsiniz bu başlığı....

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

AK PARTİ'Yİ KAPATMAZLAR!

Sezai Şen Eğer Ak Parti’yi kapatmayı düşünmüş olsalardı ANAP ile DYP’yi, CHP ile de DSP’yi birleşmeye zorlamazlardı. Çünkü bunu yapan iradenin düşüncesine göre özellikle ANAP-DYP birleşmesi, Ak Parti’nin bu dönemdeki kadar bir milletvekili ile Meclis’e tekrar girmesine engel olmaya yetecektir. Aynı irade aslında CHP-DSP birleşmesinin gerçekleşmemesini, bunun gerçekleşmeme sebebinin DSP olarak bilinmesini ve CHP’nin bu sayede daha fazla oy almasını da arzu eder.
Sezai Şen
Bu ülkede olup biteni anlamak çok zor değildir; sadece anlamak istemek yeterlidir. Demokrat olmak için de gerçekleri söyleyebilecek, doğrudan yana tavır alabilecek kadar cesaret sahibi olmak gerekmektedir.
28 Nisan tarihli yazımızda da belirttiğimiz gibi devletin gerçek gücünü elinde bulunduranlar tarafından Ak Parti’yi bir kez daha tek başına ve Meclis çoğunluğunu elinde bulunduracak şekilde iktidar etmemek için bir plan hazırlandı. Bu planın en önemli ayağını mevcut iktidara, aynen Sezer’de olduğu gibi kendilerinin önerdiği birisi tercih edilmediği taktirde, Cumhurbaşkanı seçtirmemek vardı.
HÜKÜMETE MESAJ: GERÇEK İKTİDAR BENİM!
12 Nisan tarihinde Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı’nın nasıl birisi olması gerektiğine yönelik olarak mevcut hükümete talimatını verdi: Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak. Aslında Genelkurmay’ın yasal olarak Hükümet’e böyle bir talimat verme yetkisi yoktu ancak Hükümet gerilim oluşmasın diye üzerinde fazla durmadı. Nihayetinde ertesi gün Ankara Tandoğan’da ‘Tayyip Cumhurbaşkanı Olmasın Mitingi’ gerçekleştirilecekti. Böyle bir ortamda gerilimi artırmanın bir anlamı yoktu. Hükümet böyle düşünüyordu düşünmesine ancak CHP önderliğinde harekete geçen devletin gerçek gücünü elinde bulunduran çevreler gerilimi arzu ettikleri şekilde artırmakta kararlıydılar. Hükümet’in söylenilenleri kulağına küpe etmemesi üzerine 27 Nisan tarihinde Genelkurmay hem ordumuzun hem de ülkemizin küçük düşmesine neden olan, e-muhtıra olarak da nitelendiren sert açıklamayı yaptı. Hükümete verilmek istenen mesaj gayet açıktı: Dikkat et! Gerçek iktidar sen değilsin; gerçek iktidardakilerin canını daha fazla sıkma!
BÖYLE BİR İLKE NE ZAMANDAN BERİ VAR?
27 Nisan tarihli Genelkurmay e-muhtırasında çok ilginç bir bölüm var.
…Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir…
Dikkat edilirse burada çok değişik bir ilkeden bahsediliyor: Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak.
Daha önce ben böyle bir ilke duymadım. Atatürk ilkeleri arasında da böyle bir ilke yok. Bu tahmin ediyorum Genelkurmay İlkesi. Keşke bu ilkeden daha önce haberimiz olsa idi; keşke bu ilke de okullarda ders olarak okutulsa idi. Belki hükümetin bundan daha önce haberi olsa, bu ilkeye göre de hareket etmeye çalışabilirdi ve yaşanan bunca gerginliğe hiç gerek kalmazdı! Ama burası öyle acayip bir ülke ki kimin ne zaman yeni bir ilkeye imza atacağı ve o ilkenin ne zaman uygulamaya geçileceğini de sadece kendileri biliyor.
DARBELER REJİMİ KURTARMAK İÇİN YAPILIYORSA REJİM HALA NEDEN KURTARILACAK HALDE?
Bizim silahlı kuvvetlerimizin neredeyse siyasi partiler kadar çok ve kamuoyu önünde açıklama yapması az rastlanır bir durum değildir. Silahlı Kuvvetler bu tür açıklamalarla direkt vatandaşın ve canını sıkan siyasilerin yüreğine korku salmayı, arzu ettiği bir işin yapılmasını kolaylaştırmayı hedeflemektedir. Bu tamamen yanlıştır. Silahlı Kuvvetlerimiz, sivil iradelerin, partiler kanalıyla Türkiye halkının yapması gereken bir işi, kendisini siyasi partilerden ve hükümetlerden üstün gören bir tavır içinde yapmayı alışkanlık haline getirmiştir. Bu tür darbeler veya muhtıralar bu ülkeye hiçbir fayda sağlamamıştır. İddia edildiği gibi rejimi de kurtarmamıştır. Zaten rejim kurtarılacak bir halde değildir. Bu nedenle rejimi kurtarmak için yapıldığı iddia edilen bunca darbeden, muhtıradan sonra bile rejim hala tehlike içinde bulunmaktadır! Sağ-sol çatışmasını bir günde nokta koymayı başaran bir ordunun rejimi hala tehlikeden kurtaramamış olmasını, rejimin gerçekte tehlikede olmadığını ifade etme dışında, neyle ve nasıl açıklayabiliriz ki?
SİVİLLERİN ASKERİ ZİHNİYETE SAHİP OLDUĞU BİR YERDE ASKER NE YAPSIN?
27 Nisan e-muhtırasına da bu pencereden bakmakta fayda vardır. Benim kanaatim Genelkurmayımız, AB için bir takım demokratik adımlar atan, MGK Sekreteri’ni sivilleştiren Hükümete ‘Sen istediğin kadar reform yap. AB için tırmalayabildiğin kadar tırmala, ben yapacağımı yine yaparım. Biz bu ülkenin gerçek iktidarıyız. Her ne zaman arzu edersek burada bizim borumuz öter; arzu etmediğimiz bir şeyi de ne kadar güçlü bir halk desteğini arkana alırsan al gerçekleştirme fırsatı vermeyiz sana’ mesajını vermiştir. Çünkü Genelkurmay’daki en üst düzey generallerimiz de çok iyi bilmektedirler ki bizim ülkemizde MGK Sekreteri sivilleşse, MGK’daki sivillerin sayısı da artsa askeri zihniyette bir azalma olmaz. Çünkü sivillerin önemli bir bölümü, askerlerden daha fazla askeri zihniyete sahiptirler; onlar askerin namlusunu diğer siviller üzerine doğrultarak politika yapmaktan, yüreklere ve zihinlere pompalanan korkular sayesinde hedeflerine ulaşmaktan çekinmezler.
BİR HALKIN SEÇTİĞİ, BİR DE ASKERİN BELİRLEDİĞİ İKTİDAR VAR!
Türkiye’de askerlerin siyasal alanda bu kadar etkin olmalarının en önemli sebebi bizzat sivillerin bir bölümünün hemen hemen her türlü işini askerlerle birlikte yapma veya askerlere yaptırma alışkanlığıdır. Bu ülkede gerçek manada egemen olmanın sağladığı imkanlar ancak askerin yardımı ile belli bir çerçeve içindeki insanlar tarafından kolayca elde edilebilmektedirler. Bu sayede halk tarafından seçilip hükümet olmaya da gerek kalmamaktadır. Bu nedenle olsa gerek CHP, iktidar olabilecek politikalar peşinde hiç koşmamakta, daha ziyade ana muhalefet partisi olmayı tercih etmektedir. Bu nedenle CHP, Anayasa Mahkemesi’ni açık bir şekilde tehdit edebilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ni Baykal değil de Tayyip Erdoğan aynı cümlelerle tehdit etseydi siz görürdünüz o zaman kopartılan kızılca kıyameti! Ondan sonra böyle bir kişinin nasıl olup da ülkede Başbakanlık yaptığı, nasıl olup da Cumhurbaşkanı seçilmeyi istediği yönünde öfkeyle açılan ve köpükler saçan ağızlardan çıkan sözlerle sorgulanırdı. Ne var ki Anayasa Mahkemesi’ni açıktan tehdit eden Baykal’ın tavrı hiçbir şekilde sorgulanmamaktadır. Baykal’ın bu sözleri üzerine henüz bir askeri yetkili tarafından en küçük bir eleştiri getirilmiş de değildir. Çünkü bu ülkede askeri yetkililerin hangi kesimleri hedef alan açıklamalar yapabilecekleri bellidir ve bunlar değişmez de. Bu nedenledir ki askerlerimiz bu güne kadar yüzlerce milyar dolarlık yolsuzluk yapanları, gençlerimizi uyuşturucu ve fuhuş bataklığına sürükleyenleri bir kez bile öncelikli tehdit kapsamına koyma gereği duymamışlar, bu çevrelerin canını sıkacak tek bir açıklama dahi yapmamışlardır. Ama işin daha da kötüsü bu egemen güçler, silahlı kuvvetlerimizi halkın geniş bir bölümü ile karşı karşıya gelecek bir davranışın içine itmektedirler veya öyle bir davranışın içindeymişler gibi göstermektedirler. Elbette Türk halkı ile Türk ordusu arasında bir takım gerginliklerin yaşanması ancak bu ülkeye karşı içlerinde kötü niyet besleyenleri sevindirir. Bu açıdan bakıldığında Genelkurmay adına yapılan açıklamaların oldukça dikkatli bir dille yazılması, milleti, milletin inancını, yaşam biçimini ve demokratik ortamı hedef alacak ifadelerden kaçınılması elzemdir.
Pekiyi bütün bu gerçekler ışığında Ak Parti’nin bir kez daha tek başına ve Anayasa’yı değiştirecek, Cumhurbaşkanı’nı seçecek bir çoğunlukla iktidara gelmesini engellemek için gerekirse partiyi de kapatırlar mı?
AK PARTİYE KAPATACAK OLSALARDI BİRLEŞMELERİ YAPTIRMAZLARDI
Bir kere hemen şunu söyleyeyim. Bunu seçimden önce yapmazlar. Eğer parti kapatmayı düşünecek olsalardı, 27 Nisan tarihli bildirinin içinde sözü edilen bir takım faaliyetlerden dolayı Ak Parti hakkında kapatma davasını çoktan açmış olurlardı. Eğer Ak Parti’yi kapatmayı düşünmüş olsalardı ANAP ile DYP’yi, CHP ile DSP’yi birleşmeye zorlamazlardı. Çünkü bunu yapan iradenin düşüncesine göre özellikle ANAP-DYP birleşmesi, Ak Parti’nin bu dönemdeki kadar bir milletvekili ile Meclis’e tekrar girmesine engel olmaya yetecektir. Aynı irade aslında CHP-DSP birleşmesinin gerçekleşmemesini, bunun gerçekleşmeme sebebinin DSP olarak bilinmesini ve CHP’nin bu sayede daha fazla oy almasını da arzu eder. Aynı irade, AB’ye karşı yükselen milliyetçilik duyguları sayesinde MHP’nin de barajı aşarak Ak Parti’nin Meclis’teki gücünü azaltacağını umar ve bu nedenle MHP’ye de dolaylı olarak koltuk çıkar. İşin en ilginç yanı DYP ve ANAP’ın yanı sıra MHP’nin de sistem partisi olmayı kabul etmesidir. Ne var ki sistem partisi olmayı kabul edenlerin sayısı artmasına rağmen sistem partilerine kıl olan vatandaşların sayısında bir azalma gerçekleşmemektedir. Bunun doğal bir sonucu olarak Ak Parti’nin bir önceki seçimden çok daha yüksek bir oy alması fazla şaşılacak bir hadise olmayacaktır. ANAP’ın İstanbul’da yaptığı kongrede insanların Erkan Mumcu’yu terk etmesi, DYP, CHP ve MHP’den istifaların birbiri ardına gelmesi de şaşılacak bir durum değildir.
AK PARTİ TEKRAR TEK BAŞINA İKTİDAR OLURSA GERGİNLİĞİ AZALTACAK ADIMI ATAR
Ak Parti, 22 Temmuz tarihli seçimde Anayasa’yı değiştirecek, Cumhurbaşkanı’nı tek başına seçecek bir çoğunlukla tekrar iktidara geldiği taktirde, kendisinden bahsettiğimiz güç yeni hükümetin tavrına bakacaktır. Burada iki durumla karşılaşmak mümkündür. Eğer Ak Parti yüzde 45-50 gibi bir oy oranı ile iktidar olursa böyle bir durumda ülkede gerçek gücü elinde bulunduranların işi de zorlaşacaktır. Nihayetinde ülke, hükümeti zor durumda bırakmak isteyenler tarafından organize edilen krizlere rağmen derin bir krize girmemiş, ekonomik istikrar bir türlü bozulmamıştır. Şu muhtıra günlerinde bile Türkiye ekonomisi büyük bir sıkıntı yaşamamıştır. Ak Parti tekrar iktidara geldiği halde askerin siyasi hayata bir müdahalesi sonucu hem siyasi hayat hem ekonomik hayatın sekteye uğradığını görürse, vatandaşların büyük bir bölümü tarafından bunun sorumlusu olarak askerler görülecektir. Bu nedenle güçlü bir Ak Parti iktidarında askerler tarafından tercih edilecek ilk yol, kendilerinin de sıcak bakabileceği, eşinin başı açık bir Ak Partiliyi Cumhurbaşkanı seçtirerek bu gerilimi bitirmek olacaktır. Benim kanaatim Ak Parti tekrar tek başına iktidar olduğu taktirde zıtlaşma yoluna gitmeyecek böyle bir çözüm ile gerilimi sonlandıracaktır. Çünkü Ak Parti iktidarı ülkede gerginlikler çıkmasın diye YÖK’ü kaldırmaktan, başörtüsünü serbest bırakmaktan, Şemdinli Davası’nda açıkça suçlanan askerlerin karşısında yer almaktan özenle uzak kalmıştır. Nihayetinde şu andaki gerginlikten bir şekilde siyasi bir menfaat elde eden Ak Parti, seçimden hemen sonra gergin ortamı sürdürmenin anlamsız olacağını da düşünecektir.
AK PARTİ’YE KAPATMA DAVASI AÇMAK DA ÇÖZÜM DEĞİL
Ak Parti’nin kapatılması seçimden önce teknik olarak da mümkün değildir. Geride kalan süre içerisinde bir siyasi partiyi kapatma davası açmak ve davayı neticelendirmek mümkün değildir. Eğer bu kadar kısa sürede bu gerçekleştirilirse vatandaşın vicdanı kanatılmış, ülkede gerçek bir huzursuzluk başlatılmış olur. Ak Parti böyle bir durumda bir başka partiyle birlikte, örneğin BBP ile, seçime girerek kapatılmayı da anlamsızlaştırabilir. Kapatılma riski altında seçime giren bir Ak Parti hiç umulmayacak kadar çok oy da alabilir. Bütün bunları yan yana koyduğumuz zaman Ak Parti’nin seçimler öncesinde kapatılması, egemen güçler açısından pek anlamlı, makbul ve mümkün görülmemektedir. Seçimden sonra böyle bir sürecin başlaması da kolay olmayacaktır. Böyle bir sürecin başlayabilmesi için Ak Parti’nin mevcut inatlaşmayı sonuna kadar sürdürmesi gerekmektedir. E-muhtıra şeklinde can sıkıntısını belirten egemen güçler açısından iktidardan arzu ettikleri her şeyi değil arzu ettikleri bazı şeyleri koparmak önemlidir.
ABD VE İSRAİL ETKİSİNİ GÖZARDI ETMEMEK LAZIM
Bu arada Ak Partili yöneticiler, kendilerini rahatsız eden egemen güçlerin, her ne kadar söze geldiğinde karşıymış gibi görünseler de, özellikle ABD ve İsrail ile yakın ilişkiler içinde bulunduğunu da gözden kaçırmamalıdırlar. Türkiye’de gerçekleşmiş darbe ve muhtıralarda ABD’nin etkisi unutulmamalıdır.
Evet burası Türkiye. Burada her şey mümkün. Ancak çok fazla paniğe kapılmaya da gerek yok. Belkide bu gerginliklerin hepsi çok kontrollü bir şekilde gerçekleştiriliyordur…


10.Mayıs.2007 00:57:31

Puan: 3.0/5 (6 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   T.K
Yorum isteniyorsa; hakaret olmayan suç olmayan herşey yazılmalıdır sadece yazanı öven yazılar yorum niteliği taşımamalı diğerlerinede yer verilmelidir.Sn. denetleyici
   cenk işler
bütün bu yapılanlar akp yi sivriltip milli devleti hükümet eliylede güçlendirip tam bağımsız bir türkiyeyi ilan etmektir.17 nisan muhtırasının en önemli özelliği cumhurbaşkanlığı seçimlerini sabete eden sabetayist cemaatin liderliğini kırıp tekrar milli yörüngeye sokup cumhurbaşkanını seçtirmektir.sanıldığı gibi olay başörtülü eşin cumhurbaşkanı olmamması olayı değildir.milli devlet ve hükümet hiçbir devlet sürecine sabetayistleri dahil etmek istememektedir.olay budur.
   sibel
Bu ulkekede Mutlu bir azinlik yaziyor. Zavalli fakir halkin yuzu gulmemesi isteniyor. Ama aslinda en buyuk silah halktir halk direnirse bu kara ve kani dondurucak oyunlar yenilebilir. Fatih kimlere o ulkeyi feth etmis. Tam fransiz ve amerikan ceteleri buschun usaklari. Allah belalarini verir. bu halkin yuz gulmiyecek gibi görunuyor... Zalimler icin yasasin cehennem... Tapinak sövalyeleri inallah birgun son verir umudundagim.
   mib
sonucta akparti iktidarda kalabilmek ugruna herseye katlanır.. abd israil işbirliğini genişletir..hiçbir problemi cözmeye niyet etmez.. eyleme gecmez..kapanacam korkusuylamı yapar bunları içinden gelerekmi yapar.. ne yaparsa yapsın akp nin karsı durus haricindeki butun tutumları o tarafa yarayacaktır. akpartinin kendine gelmesi yetkierini hatırlaması korkmaması tırsmaması gerekiyor ve bugune kadar salladıgı işleri artık yapması gerekiyor direnmeden olmuyor malesef.. aklıma bir söz geldi : coluk cocuk bunlar deniyordu yoksa öylemiymiş
   dinlerler belki
Olur,söyleriz kapatmazlar.
   Yunus
Her seyden once bu cesur yazin icin seni kutluyorum.Umarim ileride rotandan hic sapmadan Turkiye capinda takdir edilen bir yazar olursun.Ancak sana acizane okur kardesinden bir tavsiye: ''AB için kıçını yırt, ben yapacağımı yine yaparım'' cumlesi amac olarak yerinde soylenmis olsa da bu kadar insanin okudugu bir yazida kullanilacak cumle degildir.En azindan ben okur olarak, sizin seviyenizdeki birinden daha yuksek bir duzey bekliyorum. Bence demokrasi savunan bu yaziya ifade hic yakismamis.Bu cumleden oturu begenerek okudugum yazinin tadini alamadim...
   bencede
verin akp ye satılmamış zaten az kamu alanı vardı onlarda satılsın ATATÜRKÜMÜZÜN resimlerini indirsinler........ve bir ton şey bu ülke sahipsiz değil şeriatçilerin tarikatçilerin satılmışların bop eşbaşkanlarının değil TÜRK MİLLETİNİN buraya dikkat TÜRK TÜRK MİLLETİNİN
   Darbe Deme
Yani AKP kapatılırsa darbe olmuş demektir.. diğerleride kapanır. sonra geliyor diye bas bas bağırdıkları irtica'yı (eskiye dönüş ) kendileri getirmiş olur..ama gocuncaklarını da zannetmiyorum..Bazen düşünüyorum da : Bunlar gerçekten Ülkemiz için ne yapıyor..Laiklik,Cumhuriyet,irtica demekten başka..ve bunlar gerçekten Ülkemizi seviyor mu?
   MESUT ELMA
HER ŞEYİ DENEYECEKLER DP BARAJI AŞAMAZSA BAZI SOLCULARIN MHP YE OY VERMESİNİ SAĞLAYARAK BARAJI AŞMASINI SAĞLAYACAKLAR BÜTÜN BUNLAR OLMAZSA KAPATMA DAVASI AÇACAKLAR AMAOLSUN BEN VATANDAŞ OLARAK YİNE OYUMU AKP YE VERECEĞM SONRA DA KEFENLERİYLE YOLA ÇIKTIKLARINI SÖYLEYENLERİN ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPMALARINI BEKLEYECEĞİM
   FATMA YILMAZ
SAYIN SEZAİ ŞEN SİZİDE CESUR YAZILARINIZDAN DOLAYI KUTLUYORUM. BİLİYORSUNUZ, CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ KİLİTLENMİŞ, BUNDAN SONRA MECLİSİN SEÇME İMKANI KALMAMIŞTIR. TEK ÇIKAR YOL HALKIN SEÇMESİDİR. BUNDAN DAHA İYİSİDE OLAMAZ. ANCAK; BU GÜZEL FIRSATI MİLLET OLARAK DESDEKLEMEMİZ GEREKMEZMİ. BİRDE CUMHURBAŞKANI ZANNEDERİM HER ZAMAN SİYASİ DAVRANDIĞI GİBİ, BU SEFERDE AYNI DAVRANARAK BU OLAYI VETO EDİP MEMLEKETİ ÇIKMAZA SÜRÜKLEYEBİLİR. BENİM TAVSİYEM VATANDAŞIN DUYARLI OLMASI. SİZ VE SİZİN GİBİ YAZARLARIN VATANDAŞA TEPKİLERİNİ VERMELERİNE TEŞVİK ETMELİSİNİZ. BİRDE CUMHUR BAŞKANI 2000 YILINDA DSP'NİN TEKLİFİYLE ADAY OLDU MHP KERHEN DESDEK VERDİ. ŞU ANDA DSP %1-BELKİ %2 BU KADAR DESDEĞİ VAR. TABİ BU 4-5 YILDIR BÖYLE. O GÜN OY VEREN PARTİLERİ SAYSAK BİLE EN SON GENEL SEÇİMDE % KAÇ DESTEĞİ VAR. HADİ ZORUNLU OLARAK BU GÜNE KADAR GELDİK. SÜRESİ DOLMASINA RAĞMEN BİRDE ÇIKMAZA GİREN ÜLKEYİ TIKAYARAK CUMHUR BAŞKANLIĞINA DEVAM ETMESİ ŞIK OLURMU? ARTIK VATANDAŞ AYAK OYUNU İSTEMİYOR. ARTIK KENDİ İSTEDİĞİNİ GÖRMEK İSTİYOR. BUNUN YÜSSÜZCE ENGELLENMESİ, HALKIN ÖNÜ TIKANMASI KASO GİRMEK, BİRDE O MAKAMI BUNLARI YAPARAK İŞGAL ETMEK ÇOK ÇİRKİN OLMAZMI DİYORUM?. MİLLETE LÜTFEN ÇAĞRI YAPIN DİYORUM. FATMA YILMAZ
   MURAT HAKYEMEZ
Eli kalem tutan yazar çizer okur kardeşlerim..darbe dışında AKP KAPATILAMAZ.......BARİ SİZLER YAPMAYIN BUNU...367 MESEELSİNDE ALINAN KARAR GİBİ PARTİ KAPATMA DAVASINA BAKILMAZ.. KAPATMA DAVASI SÜRECİ ÇOK FARKLI BİR SÜRECİ İÇERMEKTEDİR.. Burda sizlere tek tek teknik ayrıntılara girmeyeceğim.....BUNUN ÖN RAPORU VAR RAPORLARIN İNCELENMESİNİ , DELİLLERİN TOPLANMASI VAR , SAVUNMASI VAR VAR OĞLU VAR.. NERDEN BAKSAN 1 2 YIL SÜRECEK BİR MESELE BU...ŞİMDİDEN BU KONUYU OLUMLU YADA OLUMSUZ SPOTLARA TAŞIMAK YANLIŞ... YANLIŞ OĞLU YANLIŞ.. parti kapatılana kadar atı alan üsküdarı geçer.. telaş yapmayın...ya da bundan başka çıkarsamalara yönelmeyin..bir an önce akp ye seçmen kazandıracak çalışmalara başlayın:))))
   Mehmet Gökoguz
anadoluda bir tabir var'' şerim şer eteğine işerim''diye...adamlar tüm şirretliklerini pervasızca sergiliyorlar biz ise çoğunluk olarak sessizce olup bitenleri , öfkelerimizi içimize atarak bekliyoruz.biz bekledikçe bundan cesaret alan şer odakları gemi azıya almış vaziyette millete meydan okumaya devam e diyorlar..istiyorlarki kapı pençeelerini indirip yerle bir edelim ... hayır bunu yapmacağız ilk fırsatta sandıkta bunlara unutamayacakları bir ders vereceğiz.sessiz atın tekmesi pek olur.. not...partiyi bugünden kapatmaya kalksalar en az 1 yıl sürer..darbe dışında kısa vadede parti kapatmaları teknik olarak mümkün değil. parti kapatma davaaları duruşmalı bir davadır..tek bir üyenin ön raporu inceleyeceğim demesi dahi 45 gün zaman kaybettirir..savunma hakkı v.s en erken 1 yılı alır.. bu anlamda parti kapatma meselesini spotlara taşımayı anlamsız buluyorum..işimize bakalım ..
   ismail
Ak partiyi kapatacak olsalar birleşmeleri yaptırmazlardı deniyor,ne alakası var,Amerika ve avrupaya Ak partinin alternetifini sunacakları için bunu yapıyorlar,alternatifi oluşturup kapatacaklar
   ismail
Partiyi kapatacaklar,sarsak sarsak ortada dolaşacaklarına ellerinde yetki varken bunu durdursunlar,derinciler olan problem ortada öteleye öteleye nereye kadar,gerekli mücadelenin verilmesinin tam zamanı
   orhan çolak
türkiyede tehlikeli oyunlar oynanıyor.akp yi bitirmek için savaş senaryoları yazılıyor.güneydoğudaki şehit haberleri kafamı karıştırıyor.bir yetkili çıkıp açıklasın.5 yıldır güneydoğuda çalışıyorum.halk ta pkk ya karşı sempati çok az.niye bitirilemiyor anlaşılır gibi değil.şemdinli aydınlatılamadığı için soru işaretleri sürüuor.danıştay saldırısı,dink cinayeti,malatya olayı,atabeylewr,saunalar,mitingler hiç te normal şeyler değil.allah bizi korusun.lütfen tuzaklara düşmeyelim.
   Aycan Balatlı
Muhtıranın üç sessiz aktörü: Türkiye'de demokrasinin bir muhtırayla bir kez daha rafa kaldırılmasında kimlerin rolü daha büyük? Bana göre pek üzerinde durulmayan, ama üst üste antidemokratik müdahalelere zemin hazırlayan, "demokratik Cumhuriyeti" sahiplenmeyerek hatta müdahalelere teşvik eden üç isim var: 1-Cumhurbaşkanı A. N. Sezer. 2-Bakan Cemil Çiçek. 3-Bakan Vecdi Gönül. Son iki ismin Çankaya hevesi ve iktidar hırsı; aynen Baykal, Ağar ve Mumcu gibi ülkeye ve partilerine çok zarar verdi. Bakan Çiçek zamanında bütün hortumcular cezaevlerinden çıkarıldı, UZAN operasyonu kadük oldu; fatura amcaya çıkartılıp elebaşı Uzan'lar yine ihya oldu!. Bakan Çiçek'in umursamaz tavırları sonucu; memleket derin devlet destekli, öldürme yeminleri eden çetelerin, devlet mafyalarının arenası, çiftliği haline geldi. Hatta Bakan Çiçek; utanmadan olayların abartıldığını söyledi, dedikodu etti; İçişleri BAkanlığı'nın, bilhassa Türk polisinin çok başarılı başarılı operasyonlarını savcı, hakim ve mahkemeleri harekete geçirmeyerek boşa çıkarmaya çalıştı. Bakan Çiçek sayesinde; artık Türkiye'de zina da suç değil, uyuşturucu içmek ve üzerinde bulundurmak da. Silah üzerine öldürme yeminleri etmek de. Derin devlet destekli çeteler kurmak da. Ya Bakan Vecdi Gönül ne yaptı? Bilen var mı? Askeriye muhtıra verme aşamasına gelmiş; Sayın Bakan, Genelkurmay'la içiçe çalışıyor; ama Bakan'dan GIK yok! Çünkü Bakan, sadece kendine bakıyor olmalı; kendi ikbalini düşünüyor olmalı!..Savunma Bakanları sadece; ADB'de, İsrail'e...uçak, helikopter ihalesi mi verirler?.. Sayın Vecdi Gönül, Çankaya rüyaları görürken TERÖR vuruyor; Mehmetçik ölmeye devam ediyor; tabut tabut gariban Türk halkının evlerine şehit cenazeleri taşınıyor. Sayın Bakan nerede? Genelkurmay nerede? Genelkurmay; KUTLU DOĞUM etkinliklerini takip ediyor; Peygamberimizin anılmasını en büyük tehlike ve tehdit olarak görüp MUHTIRA veriyor! Kime? Türk ulusuna, TBMM'ne ve laik Cumhuriyete karşı? Hem de bağlı bulunduğu Başbakana ve Hükümete karşı! ÖNEMLİ BİRKAÇ NOT: Şu Yeniden Milli Mücadeleci takıma bakın; zor zamanlarda ne yapıyorlar ve kimlerin safında yer alıveriyorlar? Ali Müfit Gürtuna, Cemil Çiçek, Yaşar Okuyan... Okuyan; şimdi "Şeriata Hayır" diyen İslam düşmanı, kıpkızıl Türk düşmanı ulusalcılar, masonlar, marksist-leninist-maocu militanlarla beraber miting meydanlarında, salon toplantılarında. Allah selamet versin!.. Ya "hamasi Türkçülük sloganlarıyla" kimliğine şal çeken eski Özal'cı Namık Kemal Zeybek?.. Zeybek, en son bir tarikat şeyhi olan Ahmet Yesevi adına kurulan üniversiteyi 28 Şubat'ın kilit isimlerine teslim etmişti...Süleyman Demirel'in övgü ve iltifatlarına mazhar olmuşlardır herhalde... Bir de şu Erkan Mumcu denilen "şöhret ve makam hırsı budalası" görünen adam var ya, o, Mesut Yılmaz'ın annesi ve Süleyman Demirel; üçü de Ispartalı. ..mı acaba?.. Mumcu ve diğer ANAVATAN milletvekillerinin bugün aldıkları maaşlar helal mi acaba? Yarın emeklilik maaşları helal olacak mı? Çünkü onları Ak Partili seçmen seçti ve Meclis'e girsinler diye seçti; onlar ise hem seçmenlerine, hem TBMM'ne ve milli iradeye, hem de demokratik Cumhuriyete ihanet ettiler!.. Bilhassa şu Mumcu ve ANAVATAN'lıların aldıkları maaş, kuruşuna kadar haram olmalı!..
   Emre
Yukardaki yoruma katılmıyorum.AK parti yukarda denilenleri yaparsa Halkta düşünür! AK partiye değil özgürlüklere sahip çıkana destek verir. Halka zulmedenlerin dediğini yapmak, gerginlik istememek değildir. Tam tersi gergingiğe çanak tutmaktır.
   gngr_tr
yillardan beri sure gelen bu duzenin 4-5 yil gibi kisa bir surede degismesi beklemek abesle istigal etmekle birlikte ak parti bazi konularda cok korkak davrandi. bakalim bunu tabaninia secmenine nasil izah edecekler. son muhtirada oldugu kadar dik durabilselerdi ne o soz konusu muhtira olurdu nede bugun ki mevcut kriz yasanirdi. egri oturalim dogru konusalim:semdinli konusunda iktidar tam bir fiyasko yasamis ve halkimiza yasatmistir. sayin basbakan Tayyip bey siradan vatandaslara aslan kesiliyor fakat amcamlara gelince kuzu gibi oluyor. bence tam tersi olmali,halka daha sevecem, art niyetli odaklarada hadleri bildirilmedir.halk bunu icin arayis icersindedir. secim zamaninda halkimiza verilen sozler vaadler yerine getirilmelidr. su bilinmelidir ki halkimiz hala bir arayis icinde, kafasinda ki iktidari yani hukmedebilen bir hukumet buluncaya kadar arayis devam edecegi kanaatindeyim. yillardan beri devam edegelen bazi basi bozukluklara hukumet el atmalidir. kisir tartismalardan ziyade cozum ureten liderlere ihtiyac vardir. YOK konusunda da hukumet cok pasif kalmistir.cumhurbaskani hazretleri ile iyi diyalog kurulamayinca,cumhurun niyeti acica belli olunca...... milletimiz mevcut cumhuru reisi hayirla yad etmeyecektir. bu demek degildir ki hukumet mazeret uretsin.COZUM istiyoruz. selametle
   said okur
bence kapatilma ihtimali hala mevcut. Ilerleyen gunlerdeki oyunlarinin neticelerine gore karar verecekler. Birlesmelerin amaci da AK parti kapatildigi zaman secime katilim oranini en azindan %50'de tutmak olabilir...
   Sami Yozak
'Çünkü Ak Parti iktidarı ülkede gerginlikler çıkmasın diye YÖK’ü kaldırmaktan, başörtüsünü serbest bırakmaktan, Şemdinli Davası’nda açıkça suçlanan askerlerin karşısında yer almaktan özenle uzak kalmıştır.' diyorsunuz. AKP bunu yapmistir da neden bir muhtirayla karsilasmistir o zaman? Demek ki ne yaparsan yap o irade bildigini okuyor. O zaman AKP'nin uzerine dusen aldigi oyun hakkini verip halkin taleplerini iktidari suresince gerceklestirmek olmalidir. Anayasa Mahkemesi'ni kaldirmak, YOK'un yapisini ve uye kompozisyonu ve secim surecini degistirmek, basortusunu bir insan hakki olarak ele alip ozgurlestirmek ve halkin iradesine tecavuz girisiminde bulunanlari gereken cezaya carptirmak... iste bunlar AKP'nin yapmasi gerekenler. Eger aldigi oylarin hakkini veremeyecek ise o zaman iktidarda bulunmanin bir anlami yok.

Sezai Şen Arşivi
Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM 14.Ağustos.2008
AK PARTİ'Yİ KAPATACAKLAR! 24.Temmuz.2008
YOKSA SİNAN AYGÜN, ERGENEKON'UN BASIN TOPLANTILARINI MI YAPIYORDU? 05.Temmuz.2008
GÜLEN, ASLINDA GURBETTE AĞLAYANDIR 26.Haziran.2008
ALLAH ANKETİNİZİ KABUL ETSİN! ( Yüzde 82 Türkler kazanır) 24.Haziran.2008
Bir annenin tutmayan yanı... 17.Haziran.2008
Bu nefreti anlayabiliyor musunuz? 20.Mayıs.2008
HAZİRAN 2007'DE IRAK'A GİRMEKTE TEREDDÜT EDEN AKP'YE KIZANLAR ŞUBAT 2003'TE IRAK'A GİRMEK İSTEYEN AKP'YE ATEŞ PÜSKÜRÜYORLARDI 08.Haziran.2007
IRAK SINIRINA YIĞINAK YAPARKEN PÜLÜMÜR'DE BASKIN YEMEK 05.Haziran.2007
SÖYLEDİKLERİNİN HİÇBİRİNİ YERİNE GETİRMEYENLER PARTİSİ SEÇİM VAATLERİNİ GURURLA SUNAR! 04.Haziran.2007
OPERASYON İŞE YARAMAZ BİZ EN İYİSİ FETH EDELİM! 25.Mayıs.2007
TEKRAR AKP GELİRSE DARBE OLUR (YERSENİZ!) 21.Mayıs.2007
AK PARTİ'Yİ KAPATMAZLAR! 10.Mayıs.2007
DARBE VE MUHTIRALARDAN BUNALMIŞ BİR VATANDAŞIN MUHTIRASIDIR! 01.Mayıs.2007
BU ORTAMDA SEÇİM OLURSA AK PARTİ YÜZDE 50 OY ALIR! 28.Nisan.2007
SAÇMALIYORLAR! 25.Nisan.2007
GURBETİN TRENLERİ GEÇER İÇİMDEN... 23.Nisan.2007
KANATSIZ MELEK! 15.Nisan.2007
SEZER'İN KONUŞMASI SANKİ MİTİNGE ADAM TOPLUYOR!! 14.Nisan.2007
RUHUMA SIKILAN BU AZAP NİYE? 02.Nisan.2007
BAHARI UNUTTUM! 07.Mart.2007
DÖNÜŞÜM OLMAYACAK! 19.Şubat.2007
MERHABA DOSTUM HÜZÜN! 03.Şubat.2007
SADDAM'DAN ÖNCE HUZUR VE DEMOKRASİ ASILDI! 07.Ocak.2007
ESKİ ATICILARDAN BİR CEM UZAN KALDI GALİBA! 15.Aralık.2006
DİNDAR MIYIZ YOKSA SAHTEKAR MI? 26.Kasım.2006
BAŞLIKSIZ YAZI 14.Kasım.2006
HAKARET İPİNE BAĞLI NOBEL! 14.Ekim.2006
RAMAZAN BEREKETİ BÜTÜN AÇLARI DOYURMAYA YETER Mİ? 23.Eylül.2006
ASKER GÖNDERMEYELİM; YARININ ASKERLERİNİ YETİŞTİRELİM! 02.Eylül.2006
GÜN GELECEK İSRAİL İLE SAVAŞACAĞIZ! 13.Ağustos.2006
EY 'KÜFREDER' TİTRE VE KENDİNE GEL! 26.Temmuz.2006
ZULMÜN ARTMASINA NEDEN OLMAK DA ZULÜMDÜR! 14.Temmuz.2006
4 MİLYAR DOLAR BİR AYDA NASIL 6 MİLYAR DOLAR OLUR? 07.Temmuz.2006
KUSURA BAKMA ANNECİĞİM, KUSURA BAKMA! 19.Haziran.2006
ÖKSÜZLER (şiir) 12.Haziran.2006
SENSİZ OLAMAM Kİ ÇEŞM-İ SİYAHIM 31.Mayıs.2006
AĞLATAN AŞKTIR 24.Mayıs.2006
SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRENLER BELLİ! 19.Mayıs.2006
'Neler oluyor?'un cevabı: Kendi pimini çeken millet 13.Mayıs.2006
HÜRRİYET, BAŞBAKAN'A BUNU NİYE YAPTI? 05.Mayıs.2006
ACELE KARAR VERME! 04.Mayıs.2006
AK Parti ile ‘Tek Parti’ dönemi! 30.Nisan.2006
Irak'ta PKK, Meclis'te TMK operasyonu! 27.Nisan.2006
Demokrasiden bahsetmek suç galiba! 25.Nisan.2006
Bildin mi şehidim? 24.Nisan.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER

ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...

DEVLETTEN MAAŞLI ACZEMENDİ!

"Aczimendilerin Yalova'da Askeri bir kışlada eğitildiği" bilgisi daha sıcaklığını korurken, devlet görevlisi bir aczimendi ortaya çıktı.

MÜSLÜMAN ŞİRİNLER!

Avrupa, Şirinler'in Türkiye'de bazı TV kanallarında “İslami usul”de yayınlanmasını konuşuyor.

DAYAK YEMEKTEN BIKTI!

Sunucu Ece Erken, sürekli olarak dayak yediği kocasından boşanmak için davayı açtı. Erken oldukça yüksek bir tazminat istiyor.

GECEKONDUDA OTURDUĞU GÜNLERİ ÇABUK UNUTUYORLAR

Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.

NE ORMAN YANGINI, NE YAŞ NE ERGENEKON... İŞTE HÜRRİYET'İN EN ÇOK OKUNAN HABERİ!

Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!! Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!

BİR İLAÇ VE TATLI TARİFNAMESİ...

Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle:

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» GELİR GELMEZ CEMAAT DEDİ!
» AZGIN TEKE MEHMET YAKUP... ZAMAN BENİ TEHDİT EDİYOR!
» ASKER BAYKALI İÇERİ SOKMAD!!!
» Önce edep, sonra haşema!
» Başbuğ ve ideolojik muhalefet döneminin sonu!
» Yeni inisiyatif ve derinlik avantajı

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA...
» 15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ?
» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
» EY DOST BİZE ÖLÜMDEN BAHSET!
» RUS SNİPER GÜRCÜ MUHABİRİ BÖYLE VURDU
» ÖLECEKLERİNİ DÜŞÜNEREK ŞAHADET GETİRDİLER, SONRA PRES PRES DİYE BAĞIRDILAR
» KABE İMAMINA NAMAZ SIRASINDA SALDIRI!
» YAŞAR BÜYÜKANIT'A BİR TRİLYONLUK OTOMOBİL
» ENKAZDAN SAĞ ÇIKTI
» YUH ARTIK... YOUTUBE'DAN SONRA DAİLYMOTİON VİDEO SİTESİ DE KAPATILDI
gasteci.com © 2008